… e üstâd-ı kâmiller var kim tîn-i mahtûm bir kûzeyi hedâyâ içün kırk elli guruşa
bey‘ edüp
pâdişâha ve vüzerâ ve a‘yâna teberrüken götürürler. Tâ bu mertebe üstâd-ı kâmil …
Bu kârhânelerde eyle üstâd-ı kâmiller var kim tîn-i mahtûm bir kûzeyi hedâyâ içün kırk elli guruşa bey‘ edüp pâdişâha ve vüzerâ ve a‘yâna teberrüken götürürler. Tâ bu mertebe üstâd-ı kâmiller vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 118b ·
metinde göster ·
… eri bizzât Hazret-i Resûl-i Ekrem'dir kim Mekke'den Busrâ şehrine sarık götürüp
bey‘ edüp
kendüler beyâz destâr-ı Muhammedî sardılar, sonra geysûdâr olup Hazret-i Alî il …
{Esnâf-ı dülbendciyân: Dükkân 100, neferât 500, bunlar dahi âmâde ubûr ederler. Pîrleri bizzât Hazret-i Resûl-i Ekrem'dir kim Mekke'den Busrâ şehrine sarık götürüp bey‘ edüp kendüler beyâz destâr-ı Muhammedî sardılar, sonra geysûdâr olup Hazret-i Alî ile siyâh imâme sardılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 192b ·
metinde göster ·
… le ve kalaylı münakkaş bâdiyeler ile zeyn edüp yedi sekiz elvân hoşâb-ı hayevân
bey‘ edüp
bahâr eyyâmlarında şerbet ve hoşâblar üzre la‘l-gûn gül varakları nisâr edüp ho …
Ve Bakkallar çârsûsu: Gâyet pâk ve nazîf ve müzeyyen dükkânlardır. Ve hoşâbcıları dükkânları gûnâ-gûn zî-kıymet kâse ve bakraçlar ile ve kalaylı münakkaş bâdiyeler ile zeyn edüp yedi sekiz elvân hoşâb-ı hayevân bey‘ edüp bahâr eyyâmlarında şerbet ve hoşâblar üzre la‘l-gûn gül varakları nisâr edüp hoşâb alanların kâselerine gülâb nisâr ederler, bu dahi bir diyâra mahsûs değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 228b ·
metinde göster ·
… beyâzı ve sarısı ve moru ve siyâh dudu meşhurdur. Çârsû-yı bâzârında dud kurusı
bey‘ edüp
niçe bin diyâra dud kurusu yük yük götürürler, başka tüccârı vardır. Ve dud bek …
Ve memdûhâtından, bâğ u bâğçesi içre âb-ı hayât uyûn-ı câriyeleri vâfir ve sahrâlarda hayrât [u] berekâtları mütekâsir vâsi‘atü'l-aktâr ve rahîsatü'l-eş‘âr her hubûbâtı firâvân bir şehr-i Erzincân-ı âbâdândır. Ve me’kûlât [u] meşrûbâtının memdûhâtından yetmiş gûne âbdâr emrûdu sicill-i şer‘-i mübînde mestûrdur. Hattâ bu şehri temâşâ etdiğimiz Kâsım'dan kırk gün mürûr edüp şiddet-i şitâ idi. Paşa'ya on yedi elvân âbdâr emrûd-ı gûnâ-gûn hedâyâ getirdiler. Ve bâğ tepeğinde yapraklarıyla hâk-i amber-i pâkde gömülmüş avnik üzümü getirdiler. Ve zerdâlüsü ve emrûd kurusu ve dud kurusunun beyâzı ve sarısı ve moru ve siyâh dudu meşhurdur. Çârsû-yı bâzârında dud kurusı bey‘ edüp niçe bin diyâra dud kurusu yük yük götürürler, başka tüccârı vardır. Ve dud bekmezinin gûnâ-gûnunu bahâr ile terbiye edüp bir kâse nûş edene hayât [u] cân verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 342a ·
metinde göster ·
… ı şerîf müyesser olmadan ma‘zûl olmağıla yedi re’s develerimizi yedi yüz guruşa
bey‘ edüp
ve mahfil imâmetin bir kîse guruşa Alî Hicâzî nâm bir kimesneye füruht edüp azm …
Şâm-ı şerîfe dâhil olup Şâm'ın garbîsi kenarında Gökmeydân nâm mahalde Murtezâ Paşa efendimiz cümle askeriyle serâperdesinde meks etmiş bulup hakîr dahi dâ’irede mertebemiz üzre haymemiz ile meks edüp paşa efendimizin hâk-i pâyine yüz sürüp on kîse ve iki kısrakı ve muhabbetnâme-i mektûbları verüp paşanın evvel-i azilde on kîse destine girince cümle karakollukçulara bahşîş ihsân edüp hakîre üç yüz guruş ve bir kısrak in‘âm eyleyüp hakîrin geldiğinden dünya kadar hazz edüp Şâm'ın Gökmeydânı'nda zevk u safâ edüp hacc-ı şerîf müyesser olmadan ma‘zûl olmağıla yedi re’s develerimizi yedi yüz guruşa bey‘ edüp ve mahfil imâmetin bir kîse guruşa Alî Hicâzî nâm bir kimesneye füruht edüp azm-i râh-ı Rûm derken Âsitâne-i Sa‘âdet'den Kara Murâd Paşa vezîrin ağalarından Alî Ağa nâm bir ağa Murtezâ Paşa efendimize eyâlet-i Sivas'ı getirüp Paşa ağaya bir kürk ve on kîse verüp ağa-yı mezbûr Rûm'a revâne oldu. Hakîr cümle ahibbâ ve dostânlar ile vedâlaşup ve Hazret-i Yahyâ'yı ziyâret-i vedâ‘ edüp andan Muhyiddînü'l-Arabî ve Şeyh Arslan ve eş-Şeyh Bilâl-i Habeşî ve (---)(---) cümle ziyâret-i vedâ‘ edüp ve rûh-ı şerîflerinden istimdâd taleb edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 50a ·
metinde göster ·
… e sayd olunan cümle sağîr ü kebîr yedi bin aded balığı on bir kiseye yine emîne
bey‘ edüp
emîne bir hil‘at-i fâhire geydirüp sarâyına revâne oldu.
Hikmet-i Hudâ Melek Ahmed Paşa efedimizin tâli‘ine yetmiş aded müteferrika ta‘bîr etdikleri morina balık geldi kim kırk elli seneden berü ol hizmetde tek [ü] pû eden müsinn âdemler bir günde bu mertebe yetmiş müteferrika {balık} çıkdığın görmedik, deyü engüşt-ber-dehen etdiler. Ba‘dehû paşa 121a ol gün tâli‘ine sayd olunan cümle sağîr ü kebîr yedi bin aded balığı on bir kiseye yine emîne bey‘ edüp emîne bir hil‘at-i fâhire geydirüp sarâyına revâne oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 120b–121a ·
metinde göster ·
… e bir mercân tesbîhi iki bin salavâta ve bir mücevher tüfengi bir hatm-i şerîfe
bey‘ edüp
herkes aldığı metâ‘ı salavâtı ve hatm-i şerîf der-uhdeleriyle hazînebaşı tahrîr …
Meselâ bir zırhı bin salavâta ve bir kılıcı elli bin salavâta ve bir semmûr kürkü bir hatm-i şerîfe ve bir mercân tesbîhi iki bin salavâta ve bir mücevher tüfengi bir hatm-i şerîfe bey‘ edüp herkes aldığı metâ‘ı salavâtı ve hatm-i şerîf der-uhdeleriyle hazînebaşı tahrîr edüp iç alay çavuşları dellâllık edüp leyle-i isneynde ve leyle-i Cum‘ada der-uhdelerin getirüp tilâvet ederler. Ve ol geceler gûyâ leyle-i Kadr olup mümessek Şâm fısdıklı ve bâdemli helvâlar ve hoşâblar tenâvül olunup du‘â vü senâlar olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 48b ·
metinde göster ·
… dur. Hattâ İbrâhîm Paşa bir köyü mahlûlden iki ayda tokuz âdeme yigirmişer kîse
bey‘ edüp
yine mahlûl olurdu. Ve yine böyle iken sokaklarda omuz omuzu sökmeyüp esvâklar …
Husûsan Mısır'a hakîr bin seksen ikide gelüp seyâhat etdükde Mısır şehri içinde sekiz kerre yüz bin âdem mat‘ûnen merhûm olduğu mezâhib-i erba‘a sicillâtında mastûrdur. Hattâ İbrâhîm Paşa bir köyü mahlûlden iki ayda tokuz âdeme yigirmişer kîse bey‘ edüp yine mahlûl olurdu. Ve yine böyle iken sokaklarda omuz omuzu sökmeyüp esvâklar içinde izdihâmdan geçilmez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y64a ·
metinde göster ·
… merhûm oldukda ol fıskıyye zîr-i zemînine defn ederler. Ne muhallefâtı kalursa
bey‘ edüp
mâlına göre eczâ-i şerîf ve hatm-i şerîf vakf edüp cümle fukarâ rûh-ı şerîfiyçü …
Bu haremin cânib-i erba‘ası kat-ender-kat fukarâ hücreleridir. Ve her hücrenin altında fıskıyyelerdir. Hücre sâhibleri merhûm oldukda ol fıskıyye zîr-i zemînine defn ederler. Ne muhallefâtı kalursa bey‘ edüp mâlına göre eczâ-i şerîf ve hatm-i şerîf vakf edüp cümle fukarâ rûh-ı şerîfiyçün tilâvet edüp du‘âcı dede merhûmun ismin yâd ederler. Bir tekyede böyle hayrât yokdur ve her hücre altı mezâr olmak bir tekyeye mahsûs değildir. Aceb tarz üzre tarh olunmuş bir âsitânedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y111b ·
metinde göster ·
… olup cümle hâr [u] hâşâki aşağı çöküp Rûmeli meydânında esrâr-hârlara kâse kâse
bey‘ edüp
nûş edenin esrâr-ı dili ayân u beyân olur. Ve,
Mâ‘î esrâr: Bu dahi bengilik ile Halîlü'r-rahmân bekmezin bir yere halt edüp iki gün cüllâb su içinde yatup berrâk olup cümle hâr [u] hâşâki aşağı çöküp Rûmeli meydânında esrâr-hârlara kâse kâse bey‘ edüp nûş edenin esrâr-ı dili ayân u beyân olur. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y240a ·
metinde göster ·
… anda fîller ile ceng edüp fîl dişlerin ve gergerdân boynuzların Habeş'e götürüp
bey‘ edüp
bez boğası alırlar.
Ve bu mahallerde Nîl tur‘aları ve halîcleri olmamak ile hûrmâ ve bersîm ve gayrı mahsûlât olmaz, ancak kızıl darı olur. Bu kavmin kârları pür-silâh olup Habeş dağlarına gidüp anda fîller ile ceng edüp fîl dişlerin ve gergerdân boynuzların Habeş'e götürüp bey‘ edüp bez boğası alırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y389b ·
metinde göster ·
… rdan on siyâh-çerde memlûk ve üç tavâşî ve iki cevârî Habeşe alıkoyup mâ‘adâsın
bey‘ edüp
altı Mısrî kîse mâlımız oldu. Ve ale't-tahmîn altı kîselik mâl dahi Hacı Ni‘met …
Ba‘dehu bize bâkî kalan hedâyâlarımızın bize lâzım olanlardan on siyâh-çerde memlûk ve üç tavâşî ve iki cevârî Habeşe alıkoyup mâ‘adâsın bey‘ edüp altı Mısrî kîse mâlımız oldu. Ve ale't-tahmîn altı kîselik mâl dahi Hacı Ni‘metullâh'ın kalyoniyle İslâmbol'a gönderdik. Murâd tahsîl-i mâl değil, seyâhat iken Cenâb-ı İzzet hem seyâhat ve hem ticâret ve hem niçe bin ziyâretleri müyesser etdi. El-hamdü lillâh, hâzâ min fazli Rabbî.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·