… zargâna satarlar. Bâzargân dahi Mısır'a götürüp bir fertûte-i Züleyhâ-yı Mısr'a
bey‘ eder
. Anda yigirmisine bâliğ olunca cündîlik ve silâhşorluk fenninde ol kadar üstâd- …
Ammâ ahvâl-i Seydî Ahmed Paşa: Kendilerinin takrîri üzre Abaza kavmi ile Çerâkise mâbeyninde bir gûne kavm vardır. Dağıstânlar içinde olur. Abazaca ve Çerkesce lisânı bilirler. Sadşe kavmi derler bir şecî‘, yarâr, bahâdır, hırsız kavm-i fetâ yiğitlerdir. Bu Seydî Ahmed Paşa anlardandır. Hattâ lehçe-i mahsûsu ol kavmden olmasın gösterirdi. Ammâ bu Sadşe kavminin ekseriyyâ ihtilâtları Abaza tâ’ifeleriyledir. Zîrâ Abaza diyârı Karadeniz sâhilinde olmağıla iskeleleri vardır. Dağlarda olan Sadşe kavmi anınçün Abaza'ya muhtâclardır. Bir gün Abazalardan Melek Ahmed Paşa akrabâlarından Zebhûs nâm-ı benâm nâmdârlar ile Sadşe dağlarına hırsızlığa gidüp Seydî Ahmed Paşa henüz on dördüne bâliğ olmadan Seydî Paşa'yı âlem-i sabâvetde serîka edüp Melek Ahmed Paşa aşîreti olan (---) kavm içinde bâliğ olup Abazalar bu Seydî'yi bir gün firâr eder deyü iskelede bâzargâna satarlar. Bâzargân dahi Mısır'a götürüp bir fertûte-i Züleyhâ-yı Mısr'a bey‘ eder. Anda yigirmisine bâliğ olunca cündîlik ve silâhşorluk fenninde ol kadar üstâd-ı kâmil olur kim yüz yetmiş altı gûne lu‘bede-bâzlığı tekmîl-i fünûn edüp ta‘tîl günlerinde cümle ahâlî-i Mısr, hâric-i Mısr'da mastabalarda cirîd oynarken at üzre kırk sekiz gûne san‘at ile kırkar ellişer dirhem tüfenk atmak ve kırk adım yirde at sıçradup rûy-i arzda üç kelle postu urup ol teng mahalde üç kerre üç silâh icrâ etmek ve Kavak meydânında altun topa ok ve kurşum atmak ve urmak, tutmak ve kapmak ve asmak ve basmak ve at üzre yay kurup yasmak misillü ma‘rifetler ile şöhre-i şehr-i Mısr olup nâmdâr bir server olur. Hikmet-i Hudâ mezkûr fertûte hâtûndan bu Seydî Paşa'yı (---)(---) bir kâşif alup bender-i Süveyş'den bahr-i Kulzum içre gemiler ile bender-i Cidde'ye giderken bi-emr-i Hudâ Şap deryâsında talattum-ı deryâ ziyâdesiyle cûş [u] hurûşa gelüp cezîre-i Hasan kurbunda Seydî'nin gemileri gark olup cümle âdemler helâk olup ancak Seydî bir tahta pâresiyle bir gün bir gice rûy-ı deryâda şinâverlik edüp âhir leyle-i Kadr'de kadre uğrayup beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 334b ·
metinde göster ·
… olup niçe bin aded külbe-i ahzândan dükkânlar dahi binâ edüp herkes metâ‘ların
bey‘ eder
.
Ve bu cem‘iyyet-i kübrâ kiraz meyvesi eyyâmlarında vilâyetin her nebâtât mahsûlâtları ganîmet üzre olduğu mahal olmağile niçe kerre yüz bin re‘âyâ vü berâyâlar me’kûlât [u] meşrûbâtlarını bu bâzâr-ı hüsne getirüp eyle ganîmet olur kim bir koyun on akçeye ve iki vukıyye ekmek bir akçeye ve sâ’ir eşyâlar dahi ana göre fürûht olup ganîmet olup niçe bin aded külbe-i ahzândan dükkânlar dahi binâ edüp herkes metâ‘ların bey‘ eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 242a ·
metinde göster ·
Ve bunlar aslâ bir mezhebde değillerdir. Freng'i dutup bize
bey‘ eder
, bizi dutup Freng'e fürûht eder. Ne millet-i Îsevî ve millet-i Mûsevî bir alay …
Ve bunlar aslâ bir mezhebde değillerdir. Freng'i dutup bize bey‘ eder, bizi dutup Freng'e fürûht eder. Ne millet-i Îsevî ve millet-i Mûsevî bir alay Mecûsî kefere şekilli mel‘ûnlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 335b ·
metinde göster ·
yetmiş yük akçe iltizâm mâl-ı pâdişâhîdir kim gâyet çok mâl-ı pâdişâhî hâsıl ol …
Der-beyân-ı temâşâgâh-ı ma‘den-i zift-i siyâh: Avlonya sancağı hâkinde aceb sun‘-ı Hudâ ma‘dendir kim bir dağdan çıkar. Ol dağı kûhkenler Ferhâdî külüngler ile delüp niçe yüz mağârâlardan yasdık gibi ve sandık gibi kıt‘a kıt‘a parçaları çıkarup cemî‘i Frengistân'dan bâzergânları gelüp zift emîni bey‘ eder yetmiş yük akçe iltizâm mâl-ı pâdişâhîdir kim gâyet çok mâl-ı pâdişâhî hâsıl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 360b ·
metinde göster ·