… âkin olup zemîne nüzûl ederken incîr yaprağı üzre şed bağlayup ba‘dehu Şîs Nebî
bez
dokuyup hırka edüp geymek Âdem Nebî'den kaldı. Anıniçün cümle evliyâ ve enbiyâ …
"Hazret-i Âdem'e Cenâb-ı Bârî nefh-ı rûh etdikden sonra Cibrîl-i Emîn ile tâc ve hulle gönderüp civârına da‘vet edüp huzûr-ı Hakka hırka ile mestûr vardı. Ve yedi yüz yıl, bir rivâyetde âhiret günüyle yedi gün, ürd-i behiştde sâkin olup zemîne nüzûl ederken incîr yaprağı üzre şed bağlayup ba‘dehu Şîs Nebî bez dokuyup hırka edüp geymek Âdem Nebî'den kaldı. Anıniçün cümle evliyâ ve enbiyâ lokma ve hırkaya muhtâcdır. Ammâ Arabistân ve Berberistân ve Fûncistân'da lâ-yu‘ad benî âdem hırkaya muhtâc olmayup ancak lokmaya muhtâcdır, zîrâ ac u zâcdır. İmâm Ca‘fer buyurur, hırkanın eteği şerî‘atdır, tarîkatı hakîkatdır, yakasında yâ Sabûr ve yâ Şekûr ve yâ Kerîm ve yâ Rahîm yazılmışdır ve dahi eteğinde yâ Vâhid ve yâ Ahad ve yâ Ferd ve yâ Samed yazılmışdır ve bedeninde yâ Vâsi‘ ve yâ Halîm ve yâ Karîb ve yâ Mücîbü's-sâ’ilîn yazılmışdır. Ve hırkanın ma‘nâsı ârifler nişânıdır kim mahzen-i esrâr-ı Hudâ'dır."
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 148a ·
metinde göster ·
… ata ve trinketa ve çekeleve biçimi yelkenler biçüp gemileri donadırlar. Pîrleri
bez
dokumada Hazret-i Şîs'dir ammâ Hazret asrında pîrleri ma‘lûmum değildir. Bunlar …
Esnâf-ı yelkenciyân: Dükkân 90, neferât 300, bu tâ’ife bezzâz-misâldir ammâ gemilere gûnâ-gûn mayısıra ve çember ve alborata ve trinketa ve çekeleve biçimi yelkenler biçüp gemileri donadırlar. Pîrleri bez dokumada Hazret-i Şîs'dir ammâ Hazret asrında pîrleri ma‘lûmum değildir. Bunlar dahi arabalar üzre küçük gemilere yelken yapar şeklinde pür-silâh olup bez arşınlıyarak ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 162b ·
metinde göster ·
… . Bunlar dahi arabalar üzre küçük gemilere yelken yapar şeklinde pür-silâh olup
bez
arşınlıyarak ubûr ederler.
Esnâf-ı yelkenciyân: Dükkân 90, neferât 300, bu tâ’ife bezzâz-misâldir ammâ gemilere gûnâ-gûn mayısıra ve çember ve alborata ve trinketa ve çekeleve biçimi yelkenler biçüp gemileri donadırlar. Pîrleri bez dokumada Hazret-i Şîs'dir ammâ Hazret asrında pîrleri ma‘lûmum değildir. Bunlar dahi arabalar üzre küçük gemilere yelken yapar şeklinde pür-silâh olup bez arşınlıyarak ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 162b ·
metinde göster ·
Esnâf-ı teleme peynirciyân: Neferât 300, bunların dükkânları yokdur. Ekseriyyâ cümle Arnavu[d] tâ’ifesidir. Sırıklar üzre ikişer üçer yüz beyâz bez tobralar içre teleme peynirlerin doldurup sırıklara bağlayup omuzlarında gezdirüp "Teleme peynir" deyü feryâd edüp gezerler. Ammâ Hudâ âlimdir bir ter ü tâze peynirdir kim bal ile mahlût olsa, ısıcak ekmek ile tenâvül olunsa âdem şehîd olmalı olunca yemek mümkündür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 167b ·
metinde göster ·
… idi ammâ bunlar Kili şehri ve İsmâ‘îl şehrinden gemiler ile gelen niçe yüz bin
bez
çuvallar ile pasdırma tâcirleridir. Ekseriyyâ dükkânları Odunkapusu'nun hâricin …
Bâlâda pasdırma emîni alayında tahrîr olunan pasdırma sığırı getiren bâzergânlar idi ammâ bunlar Kili şehri ve İsmâ‘îl şehrinden gemiler ile gelen niçe yüz bin bez çuvallar ile pasdırma tâcirleridir. Ekseriyyâ dükkânları Odunkapusu'nun hâricinde ve Kâsımpaşa'da ve Galata'da ve Tophâne'de ve Üsküdar'dadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 180a ·
metinde göster ·
… alkan ve mızrak ve gayrı âlât-ı silâh ve eski pabuç ve çuka kenarı ve gömleklik
bez
ve bogası ve ocak demirleri ve kazan ve ocak içine kazan asacak demir zincir [v …
Evsâf-ı aşîret-i Suçalar : Beğlerinin ismi (---) Cümle on bin piyâde asker-i nâmdâr olur. Amma sengistân yerler olmağıla atlısı azdır. İskelesi vardır ammâ ismi ma‘lûmım değildir. Bunda bir gice Havdıka nâm bir köyde mihmân olup meğer ol gice bir düğünleri var imiş. Bize yüz tekne söğüş pişmiş koyun etleri ve böğrilce çorbaları ve bal suları ve bozalar ve pasta ve şılharcı ve sızballar getirüp niçe yüz pençe-i âfitâb gılmân ve bâkireler hizmet edüp ale's-sabâh Gönye ağası refîkımız sâhib-i hâneye bir dülbend bâğılsadıkda cihân anın oldu. Zirâ bu diyârlarda aslâ çârsû-yı bâzâr ve hân ve hammâm ve dükkân ve kenîse ve gayrı imâretlerden bir şey yokdur. Hemân dağlar başında kırkar ellişer hâneli köylerdir. İskelelerine yılda bir kerre her diyârın gemileri barut ve kurşu[m] ve tüfenk ve ok-yay ve fişenk ve kılıç ve kalkan ve mızrak ve gayrı âlât-ı silâh ve eski pabuç ve çuka kenarı ve gömleklik bez ve bogası ve ocak demirleri ve kazan ve ocak içine kazan asacak demir zincir [ve] tuz ve sabun (---)(---) bu makûle şeyleri tüccârdan alup bâkireler ve gılmânlar ve rûgân-ı şem‘ ve asel-i şem‘ ve zerdeva ve asel verirler. Aslâ ve kat‘â bu diyârda altun ve guruş olmaz. Bey‘ [u] şirâları değiş-tokuş iledir. Bu Suçalardan yine cânib-i garba leb-i deryâ ile iki konak gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 257b ·
metinde göster ·
… üsn-i ülfet edüp cümle bî-ma‘nî esbâblarımız ve kilim ve kebe ve keçelerimiz ve
bez
makûlesi eşyâlarımız verüp câriyeler ve mahbûb gulâmlar aldık. Hakîr dahi bir m …
Evsâf-ı aşîret-i Cembe : Beğlerinin ismi (---). İki bin piyâde askere mâliklerdir. Bunların iskelelerinde üç gün meks edüp cümle halkıyla hüsn-i ülfet edüp cümle bî-ma‘nî esbâblarımız ve kilim ve kebe ve keçelerimiz ve bez makûlesi eşyâlarımız verüp câriyeler ve mahbûb gulâmlar aldık. Hakîr dahi bir mahbûb Abaza gulâmı alup dördüncü gün yine cânib-i garba iki gün temâşâ ederek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 257b ·
metinde göster ·
… sahrâlarının pembeleri memdûh [u] firâvân olduğundan cümle ahâlîsi cüllâh olup
bez
dokurlar. Envâ‘ [u] elvân rakîk bogasıları olur. Andan yine cânib-i kıbleye 9 s …
Menzil-i kend-i Kerkene: Tebrîz eyâletinde Merend şehri hudûdunda üç yüz hâneli ve câmi‘ ve hân ve hammâmlı ve esvâk-ı muhtasarlı ma‘mûr kenddir. Lâkin halkı gâyet kızıl kızılbaş-ı bed-mâ‘aş, evbâş [u] kallâş-ı nâ-tırâşlardır. Kârları cümle pây-bâflardır. Zîrâ sahrâlarının pembeleri memdûh [u] firâvân olduğundan cümle ahâlîsi cüllâh olup bez dokurlar. Envâ‘ [u] elvân rakîk bogasıları olur. Andan yine cânib-i kıbleye 9 sâ‘at,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 296b ·
metinde göster ·
… isteriz" deyüp Defterdâr'a ve Kudde'ye Paşa eydür: "Bu ibâdullaha niçe kırmızı
bez
ve şâb ve sahtiyân vermişsiz" dedikde Defterdâr ve Kudde eyitdiler "Sultânım! H …
Andan azline mâdde-i sânî: Sene (---) târîhinde Karadeniz nihâyetinde kal‘a-i Azak'ı Kazak-ı Ak, Moskov u Potnak, Yunak, [u] Boynak muhâsara edüp Mehemmed Girây Hân imdâdıyla kal‘a-i Azak küffârın muhâsarasından halâs olup kal‘a-i Azak'dan cümle iş erlerinden feryâdcılar gelüp "Zahîre ve cebehâne ve cerâye ve alîkımız kalmayup bir senedir mevâcib yüzü görmedik. Elbette vazîfe-i mu‘ayyenemiz gelmezse kal‘a-i Azak-ı adâyı hâli üzre bırağup târmâr oluruz" deyü kırk yedi bölük ağalarından feryâdcılar gelince Melek Ahmed Paşa cemî‘i erbâb-ı dîvânın ihtiyârlarıyla meşveret-i azîm edüp netîce-i kelâmları oldur kim "Eğer zahîre ve cebehâne ve ulûfelerin Karadeniz'den göndersek, deryânın fırtına hâli dâ’imâ tehlikedir ve Karadeniz'de Azak Kazağı ve Özü Kazağı hâli istîlâ edüp iki yüz pâre kayıklar ile gezmededirler. Azağ'a imdâd etmek müşkildir. Hemân cümle zâhire ve cebehâneyi Kefe eyâletine mutasarrıf İbrâhîm Paşa'ya fermân edüp Kefe'den âsân vech ile Azağ'a vâsıl olur. Mevâciblerin bunda hazîne-i pâdişâhîden yetmiş bin guruş çıkarup cemî‘i ehl-i hırefe akçe tevzî‘ edüp râyic-i sûk-ı sultânî üzre şerîfî altun cem‘ edüp kırk elli aded ulakları bu mahaldan Kırkkilise beğine vâsıl ederiz. Anlar da Özü vezîrine, anlar da Özü beğine, anlar da Kırım hânına, hân dahi Tatar-ı sâbâ-reftâr-ı adüv-şikâr ile Azağ'a vâsıl olduğu haberi arz-ı muhzırlarla yiğirmi beş günde gidüp geldikleri haberi gelir. Bu re’y-i tedbîr ahsendir" deyü Fâtiha tilâvet olunup hazîne-i pâdişâ 102a hîden yetmiş bin guruş çıkarup cümle ehl-i hırefe ve meşâyihleri ve kethüdâlarına tenbîh edüp Kudde Kethüdâ ve Defterdâr Emir Paşa ve Gümrük Emîni Hasan Çelebi ve Moralı Mustafâ Çelebi ve gayri ser-i kârda olan efendi hâ’inleri yetmiş bin aded hazîne guruşların tebdîl edüp maksûs kuş gözü kalp Moralı akçesi esnâfa verüp Kudde Kethüdâ Diyârbekir Çermik'inden olması sebebiyle yetmiş deve yükü kırmızı Diyârbekir bezi ve kuyumcu şâbı ve Kayseriyye'nin sarı sahtiyânın cemî‘i esnâfa döküp üçer kat bahâların taleb edüp kuş gözü akçe ile ehl-i sûkdan altın yüz seksen akçeye iken hurde akçe ile yüz yiğirmi akçeye istediler. Cemî‘i ehl-i hırefin ihtiyârları Melek Ahmed Paşa efendimizin kendi dîvânına gelüp hâk-i pâyine yüz sürüp "Sultânım, bize zulmdür. Diyârbekir bezin üç kat bahâsına üzerimize dökdüler. Ve şâb ve sahtiyân döküp kuş gözü akçeyle yüz yiğirmiye Azak mevâcibi deyü altun isterler. Azîz başın içün bu fukarâ-yı sûka zulm-i Haccâc-ı Yûsuf'dur. Men‘ [u] def‘ eyle" deyü ricâ eylediklerinde paşa eydür "Âdemler! Biz size Diyârbekir bezi ve şâb ve sahtiyân vermedik. Yetmiş bin Sivilya riyâl guruş verüp esvâk-ı sultânîde râyic olduğu gibi altun isteriz" deyüp Defterdâr'a ve Kudde'ye Paşa eydür: "Bu ibâdullaha niçe kırmızı bez ve şâb ve sahtiyân vermişsiz" dedikde Defterdâr ve Kudde eyitdiler "Sultânım! Hoca Hânı'nda bir bâzergân âhirete intikâl edüp bu kadar mâlı mîrîye kabz olunup bu aralıkda bezleri ve şâb ve sahtiyânın bu esnâfa seyrü'n-nâs verdik. Ne var, Azak askerine imdâd etseler, ne olur" dediklerinde paşa dahi anların sözlerine tebe‘iyyet edüp eydür: "Yürün ümmet-i Muhammed ile olsun, guzât-ı müslimîne imdâd edin. Azağ'a ulûfe gönderdim" dedikde hemân cümle ehl-i hıref "Vâveylâ ve vâveledâ! Nedir bu zulm, ümmet-i Muhammed, yok mu" deyü cemî‘i ak sakal, mün‘im ü muhteşem ihtiyârlar ve niçe yüz sâdât-ı kirâmdan kimesneler ileri gelüp "Etme vezîr! Bu zulmü def‘ u ref‘ eyle!" dediklerinde hemân paşa tehevvüre gelüp çavuşbaşı elinden hezârân deyeneği kapup bir alay ibâdullahı Dîvânhâne'de önüne katup anı anda urarak kimi kendüyi nerdübândan aşağı atarak, kiminin eli ayağı kırılarak firâr edüp cümle sâdât-ı kirâm "İhtiyâr müzevir herîfler, şâhid olun, bre Yahûdî deyüp üzerimize gelüp asâ ile urup mecrûh edüp zulmümüzü def‘ etmedi. Bunun vezâret [ü] hükûmeti câ’iz değildir. Emr şer‘-i Resûl-i mübînin!" deyü doğru nakîbü'l-eşrâfa ve Şeyhülislâm Azîz Efendi'ye varup murâd [u] merâmları üzre fetvâlar aldılar kim paşanın üzerine küfr isbât etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 101b–102a ·
metinde göster ·
… yüzlerinde harîr burka‘ları ve üzerlerinde beyâz Lefkûrî ve Behrâm pûrî miskâlî
bez
çârşef ve ızârlar bürünürler ve eylece şâhrâhlarda reftâr ederler.
Ve kabâ-yı gûnâ-gûn-ı zenân: Cümle zenâneleri altun ve gümüş arakiyye ve dîbâ takiyye giyüp yüzlerinde harîr burka‘ları ve üzerlerinde beyâz Lefkûrî ve Behrâm pûrî miskâlî bez çârşef ve ızârlar bürünürler ve eylece şâhrâhlarda reftâr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 310a ·
metinde göster ·
… ziyâret-i Hazret-i Eyyûb'dur. Bizzât kendüleri bir beyâz kubbe ortasında yeşil
bez
ile mestûr sandûka içre medfûndur. Göğinde on nefer fukarâsı var. Kubbe kapusu …
Ziyâretgâh-ı makâm-ı Hazret-i Eyyûb Nebî: Evkâfı yokdur. Bunda dahi Hindî fukarâları sâkinlerdir, ammâ Hazret-i Eyyûb'un vücûd-ı şerîflerin Karadere şehrinde ziyâret etdik. Ammâ be-kavl-i ulemâ-yı Şâm-ı cennet-meşâm Hazret-i Eyyûb Şâm eyâletinde Mezirît {kal‘ası} kurbünde karye-i Şeyh Sa‘duvi yarım sâ‘at geçüp nâhiye-i Çevlân'da ziyâret-i Hazret-i Eyyûb'dur. Bizzât kendüleri bir beyâz kubbe ortasında yeşil bez ile mestûr sandûka içre medfûndur. Göğinde on nefer fukarâsı var. Kubbe kapusu şimâle nâzır bir âdem eğilüp geçer küçük kapudur. Mihrâbının iki tarafında sancağ u bayrakları var ve taşra haremi vâsi‘dir. Kapusu cânib-i garbda Kunaytara tara{fına açılır ve kasaba-i Kunaytara ile bu Eyyûb Nebî} kurbünde bir âsitâne-i müfîd ü muhtasar içinde {Hazret-i Ukkâşe} medfûndur. Etrâfı dağ ve bir tarafı çölistândır ammâ Hazret-i Eyyûb'un cümle vücûdun kurdlar yeyüp bir kerre âh demedi. Müddet-i ömürleri yüz otuz sene oldu. Hâtûnuna Râhime derlerdi. Hazret-i Yûsuf'un oğlu Hazret-i Efrâyim kerîmesidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 392b ·
metinde göster ·
… kelimât edüp cümle serhadli esbâbı geyerler. Ve zenâneleri yassı baş olup siyâh
bez
ferrâce geyerler ve gâyet mü’eddebe gezer ehl-i ırz mü’minelerdir. Ve halkı cüm …
Ve ahâlîsi cümle Boşnakça kelimât edüp cümle serhadli esbâbı geyerler. Ve zenâneleri yassı baş olup siyâh bez ferrâce geyerler ve gâyet mü’eddebe gezer ehl-i ırz mü’minelerdir. Ve halkı cümle yârândan sofra sâhibi veliyyü'n-ni‘am merd-i Hudâ erlerdir. Ve cümle ehl-i ırz ve ehl-i hâl sâhib-i sülûk kimesneleri var ve gâyet garîb-dost ehl-i zevk u ehl-i şevk yârândan sebük-rûh âdemleri var. Hattâ Sultân Murâd Hân aleyhi'r-rahmetü ve'l-gufrân musâhibi olup hâlâ Sadrıa‘zam Köpürlüzâde Vezîria‘zam tezkireci efendisi olan Lâğarî ve Mezâkî Efendi bu Çayniçe hâkinden olmağile anın hânesinde hakîr meks edüp bu şehir halkıyla üç gün eyle zevk u safâlar etdik kim ta‘bîr ü tavsîf olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 145b ·
metinde göster ·
… gönü ve gemileri yağlamak içün don yağı ve esîrlere kara kendir bezi gömleklik
bez
verirler.
Ve her sene üç yüz kîse mâl hazîne-i pâdişâhîye gelüp kânûn-ı Süleymân Hân üzre matbah-ı âmireye üç yüz kîselik bal ve yağ ve balmûmu ve tuz getirirler. Ve her sene tershâne-i âmire içün üç yüz kîselik sığır gönü ve gemileri yağlamak içün don yağı ve esîrlere kara kendir bezi gömleklik bez verirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 102a ·
metinde göster ·
Ale’s-sabâh kırmızı ve mâvî bez gömleklerin geyüp hemân kalkınca üstünde yağmurluk çadırı arkasına keçe döşeyüp eğerin at üstüne koyunca atın biri kolan yerinden ve birin kasığından iki kolanın çeküp hemân tarfetü'l-ayn içre atına süvâr olup kılıcı ve tîrkeşin at üstünde koşunup ata bir iki kamçı şıdak urup yortar. Atı ve kendüsü ol şiddet-i şitâda 126a kızup azm-i râh ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 125b–126a ·
metinde göster ·
… şüp salyâneleri yerine abâ ve kebe ve yay ve tüfeng ve bârûd ve kurşum asdar ve
bez
ve boğası alup Osmânlı eli altlarındadır. Azl [u] nasbları yine Âl-i Osmân hükm …
Evvelâ Çerkes beğleri cezîre-i Taman'dan şark cânibinde yetmiş konak yer tâ kûh-ı Elburz'a varınca cümle salyâne ile kırk aded Çerkes beğleri vardır. Âl-i Osmân'ın bir seferi olsa Kefe paşasıyla sefer eşüp salyâneleri yerine abâ ve kebe ve yay ve tüfeng ve bârûd ve kurşum asdar ve bez ve boğası alup Osmânlı eli altlarındadır. Azl [u] nasbları yine Âl-i Osmân hükmündedir. Bir beği ölse yerini oğluna yâhûd akrabâlarının bir müstahıkkına ihsân olunur. Ammâ 139b tuğ ve sancağ u bayrağ u tabl [u] alemleri yokdur. Lâkin tablbâzları vardır. Tâ Özdemiroğlu Osmân Paşa'dan beri Âl-i Osmân'a gâyet mutî‘ [ü] münkâd idiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 139a–139b ·
metinde göster ·
… f bezler dokurlar. Ve cemî‘i kâfiristân ve Frengistândan ankâ bâzergânlar gelüp
bez
götürüp guruş altun getirirler. Anıniçün bu şehrin kefereleri de gâyet ankâlard …
Ve Yenişehir monlası nâ’ibi ve Gâzî Durhân Beğ evkâfı olmak ile anın tarafında[n] mütevellîsi ve bir yeniçeri çavuşu ve şehir subaşısı ve muhtesibi ve bâcdârı vardır. Ve harâc emîni Selânik yeniçeri ağasıdır kim bu şehrin cemî‘i re‘âyâ vü berâyâ keferelerinin mâlı Âl-i Osman'ın kırk bin yeniçeri kulları çukalarının gömleklik ve sarıklık asdarlarına kayd olunmuş harâc-ı azîmdir. Zîrî bu şehrin cümle küffâreleri bezzâz olup gâyet latîf bezler dokurlar. Ve cemî‘i kâfiristân ve Frengistândan ankâ bâzergânlar gelüp bez götürüp guruş altun getirirler. Anıniçün bu şehrin kefereleri de gâyet ankâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 235b ·
metinde göster ·
… eri gibi senin yoluna otuz iki dişlerim ol ân çıkardım, işte dişlerim" deyü bir
bez
içinde otuz iki aded sinlerin gösterüp mübârek ağzın açup,
İlâhî ol sana Mûsâ'yı ve Îsâ'yı şefî‘ dutdu ise ben senin izzet-i Celâl-ı azamet-i Kibriyâ-yı Ceberût'unu ve yüz yigirmi dörd bin peygamberlerini ve yetmiş yedi bin sıfât-ı kümmelîn gavs-ı a‘zamlarını ve Veys el-Karanî âşıkın Habîbin Muhammedü'l-Mustafâ aşkına otuz iki dişin çıkardı ve yere kendi kanın dökdü, anları dahi şefî‘ dutarım. Anların yüzleri suyuna ve izzet-i Ceberût'un hakkıyçün olsun ve otuz iki dişlerim Veys el-Karanî âşıkının dişleri gibi senin yoluna otuz iki dişlerim ol ân çıkardım, işte dişlerim" deyü bir bez içinde otuz iki aded sinlerin gösterüp mübârek ağzın açup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 299b ·
metinde göster ·
… ile gezerken bir zeytûn dırahtı altında bir pençe-i âfitâbe avret başına yeşil
bez
örtüp kucağında dahi bir yeşil bez örtülü bir ma‘sûmu olup hemân ol avret ayağ …
Temâşâ-yı garîbe: Bu köyü tahrîr edüp atlar ile gezerken bir zeytûn dırahtı altında bir pençe-i âfitâbe avret başına yeşil bez örtüp kucağında dahi bir yeşil bez örtülü bir ma‘sûmu olup hemân ol avret ayağ üzre kalkup kucağındaki ma‘sûmun yere bırağup lisân-ı Urûm lehçesi üzre "Âh cânım Evliyâ Çelebi" deyüp feryâd ederek hakîrin atı rikâbına sarılup gözlerinden kanlı yaşların çekîde çekîde döküp tazarru‘ [u] nâlişler etdikde ciğerim pâre pâre olup aklım başımdan gitdi. Hemân hakîr eyitdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 337a ·
metinde göster ·
… tında bir pençe-i âfitâbe avret başına yeşil bez örtüp kucağında dahi bir yeşil
bez
örtülü bir ma‘sûmu olup hemân ol avret ayağ üzre kalkup kucağındaki ma‘sûmun ye …
Temâşâ-yı garîbe: Bu köyü tahrîr edüp atlar ile gezerken bir zeytûn dırahtı altında bir pençe-i âfitâbe avret başına yeşil bez örtüp kucağında dahi bir yeşil bez örtülü bir ma‘sûmu olup hemân ol avret ayağ üzre kalkup kucağındaki ma‘sûmun yere bırağup lisân-ı Urûm lehçesi üzre "Âh cânım Evliyâ Çelebi" deyüp feryâd ederek hakîrin atı rikâbına sarılup gözlerinden kanlı yaşların çekîde çekîde döküp tazarru‘ [u] nâlişler etdikde ciğerim pâre pâre olup aklım başımdan gitdi. Hemân hakîr eyitdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 337a ·
metinde göster ·
Ve ekseriyyâ halkı çuka ferrâce ve serhaddî ve kontoş ve nâzik boğası elvân
bez
geyerler. Ve niçe bin fukarâları muhibb-i Mevlânâ olmak ile Mevlevî külâhı üzre …
Ve ekseriyyâ halkı çuka ferrâce ve serhaddî ve kontoş ve nâzik boğası elvân bez geyerler. Ve niçe bin fukarâları muhibb-i Mevlânâ olmak ile Mevlevî külâhı üzre destâr-ı Muhammedî sararlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y38b ·
metinde göster ·
Ve cümle halkı çuka ferrâce ve serhaddî esbâb geyerler. Fukarâları pembe bezi haftân geyerler. Ve tâze cüvân yiğitleri serâpâ Cezâyirli esbâbı geyüp başlarında kırmızı fes ve bellerinde pala bıçak ve ellerinde balta nacaklı şehbâz yiğitleri vardır. Serâpâ boyanmış mâvî dimi dizlik geyerler. Ve boyacı çârsûsunda yetmiş aded boyahâne kârhânesi olmak ile Denizli şehrinden ve gayri yerlerden niçe bin yük bez getirüp gûnâ-gûn boya boyarlar. Ammâ isperek neftisi gâyet makbûldür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y78a ·
metinde göster ·
Ve câ-be-câ mahbûb u mahbûbeleri çokdur. Ve ekseriyyâ halkı mâvî ve beyâz
bez
ferrâce geyerler. Ve zenâneleri dahi beyâz izâr ve muhayyer ferrâce geyerler.
Ve câ-be-câ mahbûb u mahbûbeleri çokdur. Ve ekseriyyâ halkı mâvî ve beyâz bez ferrâce geyerler. Ve zenâneleri dahi beyâz izâr ve muhayyer ferrâce geyerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y95b ·
metinde göster ·
… iyesi var. Ve kubbesi eflâke ser çekmiş beyâz serâmed kubbedir. Ortasında yeşil
bez
ile mestûr sandûka içre âsûdedir. Kubbesinin kapusu şimâle nâzır. Bir âdem eğil …
Karye-i ziyâret-i Hazret-i Eyyûb ibn (---) aleyhi's-selâm: Vücûd-ı şerîflerin kurdlar yeyüp bir kerre âh demedi ve müddet-i ömürleri otuz sene oldu. Hâtûnuna Râhime derlerdi. Hazret-i Yûsuf oğlu Efrâyim Nebî'nin kerîmesidir. Ammâ bu Hazret-i Eyyûb'un yatdığı hâk-i amber-pâke nâhiye-i Çevlân derler. Köyü ol kadar ma‘mûr değildir. Ancak (---)(---) içinde bir türbe-i âliyesi var. Ve kubbesi eflâke ser çekmiş beyâz serâmed kubbedir. Ortasında yeşil bez ile mestûr sandûka içre âsûdedir. Kubbesinin kapusu şimâle nâzır. Bir âdem eğilüp geçer küçük kapudur. Ammâ taşra haremi kapusu garb tarafına Kuneytıra'ya nâzırdır ve (---)(---)-bının yemîn ü yesârında sancağ u bayrağları vardır. Hâssa bir âdem sâfî maraz olsa bu Eyyûb Nebî türbesi kurbundaki Sa‘dûn köyündeki Eyyûb Nebî aynına ol âdem girse be-emr-i Hayy-ı Kadîr ol âdem cemî‘i illetden halâs olup vücûdu dürr-i beyz-âsâ olur.} Hâlâ (---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y261b ·
metinde göster ·
Âl-i Osmân'a mutî‘ olup alâ-tarîkı'l-hedâye matbah-ı sultânîye yüz bin
bez
ve sunkur doğanlar ve ispiriler ve toykun doğanlar ve mahbûbe kızlar ve oğlanla …
Âl-i Osmân'a mutî‘ olup alâ-tarîkı'l-hedâye matbah-ı sultânîye yüz bin bez ve sunkur doğanlar ve ispiriler ve toykun doğanlar ve mahbûbe kızlar ve oğlanlar verirler. Bu Dâdyân kavmi âb [u] hevâsı latîf cây-ı menâs yer bulmağile tenâsül bularak bu dağıstân cengelistân içre beş tabaka oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y34a ·
metinde göster ·
… santa ağacı yaprağı tozu ve dahi üstüne siyâh yağlı meşin pâreleri koyup şermût
bez
pâreleri ile sarup cümle ma‘sûmları bu hâl üzre kat‘-ı tenâsül eder. On nefer b …
Esnâf-ı cerrâh-ı cellâb: Y 178b Nefer on âdemdir. Hânelerinde olur. Bunların kârları Allâhümme âfinâ kırk elli ve yüz aded kavm-i May Bornî ve Câcûvî ve Kırmankî ve Bağaniskî Habeşî ve Fûncî ve Afnuvî siyâh-çerde ma‘sûmları tavâşî etmeğiçün ba‘de't-ta‘âm za‘ferânlı şerbet verüp ale't-tertîb yüz iki yüz ibâdullâh ma‘sûmları dizüp bir ucdan ustura ile zeker ve hayâların kesüp zekeri yerine bir kamış sokup vilâyet-i Sûdân'da hâsıl olur bir nebâtât gubârıdır, anı eküp bi-emrillâh kanı munkatı‘ olur. Ve üstüne santa ağacı yaprağı tozu ve dahi üstüne siyâh yağlı meşin pâreleri koyup şermût bez pâreleri ile sarup cümle ma‘sûmları bu hâl üzre kat‘-ı tenâsül eder. On nefer bî-rahm [ü] bî-emân cellâbedir kim yüzlerinde ve gözlerinde nûrsuz ve uğursuz abûs zişt ve esmer-çehre âdemlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y178a–Y178b ·
metinde göster ·
ve ak kenârlı gömlek bezi ve gûnâ-gûn eşyâlar fürûht edüp kifâf-ı nefs edinirle …
Kâr [u] kisbleri alaca ve peştemâl ve mâvî bez ve ak kenârlı gömlek bezi ve gûnâ-gûn eşyâlar fürûht edüp kifâf-ı nefs edinirler. Yetmiş yağ değirmeni ve yüz yigirmi gendüm dakîk-ı rakîk değirmeni ve yigirmi aded kahvehânesi ve bozahânesi ve meyhânesi bulunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y367b ·
metinde göster ·
… r ile ceng edüp fîl dişlerin ve gergerdân boynuzların Habeş'e götürüp bey‘ edüp
bez
boğası alırlar.
Ve bu mahallerde Nîl tur‘aları ve halîcleri olmamak ile hûrmâ ve bersîm ve gayrı mahsûlât olmaz, ancak kızıl darı olur. Bu kavmin kârları pür-silâh olup Habeş dağlarına gidüp anda fîller ile ceng edüp fîl dişlerin ve gergerdân boynuzların Habeş'e götürüp bey‘ edüp bez boğası alırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y389b ·
metinde göster ·
… e lâ-yuhsâdır. Bu bilâdlarda makbûl olan eşyâlardan Mısır'ın ketân bezi ve mâvî
bez
ve ok ve yay ve kılıc ve mızrak, bu makûle âlât-ı silâhlar makbûldür.
Ammâ altun ve guruş ve akmişe-i fâhire bu diyârda nâdirdir ve makbûl değildir. Mâlları fîl ve at ve cemel ve koyun ve sığır ve câmûsdur kim lâ-yu‘ad ve lâ-yuhsâdır. Bu bilâdlarda makbûl olan eşyâlardan Mısır'ın ketân bezi ve mâvî bez ve ok ve yay ve kılıc ve mızrak, bu makûle âlât-ı silâhlar makbûldür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y400b ·
metinde göster ·
… oyun verirdi. Ol diyârda ise on koyun bir zirâ‘ asdar bezine verilir, bir zirâ‘
bez
ise Circe'de bir para ve iki cedîde ya‘nî iki mankıradır. Ve derim haymesinde d …
Andan bildim ki bu Berberî meliki hasîsdir. Zîrâ lâ-yu‘ad ve lâ-yuhsâ koyundan gelen a‘yân-ı eşrâf ulemâya beşer onar koyun verirdi. Ol diyârda ise on koyun bir zirâ‘ asdar bezine verilir, bir zirâ‘ bez ise Circe'de bir para ve iki cedîde ya‘nî iki mankıradır. Ve derim haymesinde deve südü ve darı ekmeği yerdi. Dâ’imâ kıllet ü hisset [ü] denâ’et üzre ayş [u] nûş ederdi, dâ’imâ boza içüp giderdi. Yine bu hakîr ana nazar etmeyüp hüsn-i ülfet ederdim. Zîrâ beyit:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y403b ·
metinde göster ·
… er. Bir iki hafta bir hâtûnu nikâh-ı mut‘a ile isti‘mâl edüp bir zirâ‘ Y 415b
bez
nikâhın verüp koyun talağın yâd edersin, mahbûbeleri andan ma‘lûmdur.
Siyâh-çerde mahbûb u mahbûbelerine nihâyet yokdur. Ya‘nî esmerü'l-levn olma cihetinden şütürleb ve abûsü'l-vech Zengî-sıfat ola, hayır eyle değildir. Eyle nerm [ü] râm mahbûb-ı gülfâm reftârı güftârı şîvekâr bintânlar var kim herbiri dil-i âşıkı mecrûh edüp nigerân ederler, sübhâne'l-Hallâk el-Bâkî. Zîrâ Yed-i Kudret ile mükahhal merâlî ve gazâlî gözlü ve şîrîn sözlü nazîf ve serâmed kâme mahbûbâtları olur kim gören hayrân olur. Hâlâ mezheb-i Mâlikî'de menkûhalığa görüp almak câ’izdir ve nikâh-ı mut‘a memnû‘dur. Ammâ ulemâları bir kavl-i za‘îf üzre mehil vermişler. Bir iki hafta bir hâtûnu nikâh-ı mut‘a ile isti‘mâl edüp bir zirâ‘ Y 415b bez nikâhın verüp koyun talağın yâd edersin, mahbûbeleri andan ma‘lûmdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y415a–Y415b ·
metinde göster ·
… ay şehrine gelüp aynü'l-hir ve tibr ve seng-i râsûk getürüp boğası ve gömleklik
bez
ve katrân ile değiş ederler. Anlar ile kelimât etdik, anlar nakl etdiler kim,
Ve Nîl'in başında şehr-i Kamer kavminden âdemler dâ’imâ bu Cersinkay şehrine gelüp aynü'l-hir ve tibr ve seng-i râsûk getürüp boğası ve gömleklik bez ve katrân ile değiş ederler. Anlar ile kelimât etdik, anlar nakl etdiler kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y430a ·
metinde göster ·