… ûbât âvîzeler ile ma‘mûrdur. Ve evkât-ı hamse edâ olunur ma‘bedhâne-i kadîmdir.
Bi-kavli Tevârîh-i
İcmâl-i Enbiyâ, bi-kavli Muhammed ibn İshâk, Hazret-i Nûh'un ömr-i azîzleri dör …
Ziyâretgâh-ı Makâm-ı Hazret-i Nûh Nebî aleyhi's-selâm:: Cebelü'l-Lübnân dâmeninde Kerk-i Nûh nâm bir karye kim iki yüz hâneli ve bâğlı u bâğçeli ve câmi‘li ve hân u hammâm ve tekyeli vü esvâk-ı muthasarlı bir ma‘mûr kurâdır. Bukâ‘ subaşısı hükmünde Ba‘albek nâhiyesi hudûdunda ziyâretgâh-ı Hazret-i Nûh aleyhi's-selâmdır. Bir mürgzâr-ı çemenzâr içinde bâğ-ı cinânlı bir âsitâne-i azîmdir. Yüz aded fukarâ-yı tarîk-i Hasani'r-Râ‘î fukarâsı vardır. Kubbe-i pür-envârın Âl-i Emeviyyûn'dan Abdülmelik ibn Mervân binâ etmişdir. Kabr-i şerîfinin sandûkası yeşil çuka ile mestûrdur. Ve gûnâ-gûn şem‘dân ve maslûbât âvîzeler ile ma‘mûrdur. Ve evkât-ı hamse edâ olunur ma‘bedhâne-i kadîmdir. Bi-kavli Tevârîh-i İcmâl-i Enbiyâ, bi-kavli Muhammed ibn İshâk, Hazret-i Nûh'un ömr-i azîzleri dörd yüz seneye vardıkda Cenâb-ı Rabbi'l-İzzet'den vahiy gelüp yüz yigirmi sene halkı dîne da‘vet eyledi. Ancak cümle sekiz nefer kimesne imâna gelüp andan tûfân olup Nûh Nebî binâsı keştîye seksen nefer kimesne ile gemiye girüp tûfândan halâs olup Musul-ı Irâk'da Cebel-i Cûdî üzre kırk günden sonra karâr edüp ibtidâ Tûfân-ı Nûh'dan sonra edîm-i arzda imâr olan karye Cûde'dir kim Kur’ân-ı azîm'de delîl-i kat‘î ile müsbetdir. Sûre-i (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 34b ·
metinde göster ·
Acâyib-i diğer: Bu şehr-i Urfa kayalarında gâr-ı azîmler çok olmasının aslı kefere asrında her biri birer gûne puthâne imiş. Ve her birinde niçe bin ruhbân ve kıssîs ve bıtrîk ve kalayoroz ve keşîş ve ladika ve ruhbân ve hannâs-ı vesvâs şekilli kefereler ile mâl-â-mâl imiş. Ve her bir gârın birer gün ziyâreti olurmuş. Bu hesâb üzre gün başına birer gâr-ı put-gedeler vardır. Bi-kavli Tevârîh-i Yanvan-ı Yunaniyân Hazret-i Dâvûd Kuds-i Şerîf'de Mescid-i Aksâ'yı binâ etmeden mukaddem ma‘bedhâne-i kıble-i Nasârâ bu Urfa şehri idi. Hâlâ Kudüs'den sonra cemî‘i millet-i Mesîhiyye bu Urfa'yı ziyâret ederler. Ba‘dehû Hazret-i Mesîh Kudüs'de Beytü'l-lahm nâm mahalde mütevellid olduğuyçün ana i‘tibâr eder, ammâ yine cemî‘i Nasârâ bu Urfa deyrlerine dip Frengistân'dan nezerâtlar gönderirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 57b ·
metinde göster ·
Bi-kavli Tevârih-i Yanvan-ı Yunan, Rûm keferesi krallarından Filibe vilâyeti sâhibi Makedone nâm kralenin yaylağı tahtı idi. Ol asrda eyle imâristân u hadîka-i bostân [u] gül-i gülistân imiş kim Filibe sahrâsı içre aslâ İrem-i gülistândan bir hatve arz-ı hâliye yok imiş. Ba‘dehû bu şehir sâhibesi Makedone Krale sırf krallarından Dest-put kral ya‘nî "tuç elli" Kral-ı dâl Makedone avreti avretliğe almak ister. Bu Zağra şehri sâhibi Makedone Krale, "Ol Sırf kralıdır, ben bir Urûm kralesi Filibe ve Edirne sâhibi Makedone kralı olam, niçün ana avret olurum?" deyü da‘vâ-yı merde edince Sırf-ı Despat inâdına musırr olup Despot yaylasından iki kerre yüz bin kefere ve fecereyi başına cem‘ edüp ellerine tuç eldivanlar giyüp Filibe hâmûnunda biri dâll, biri mudille birbirleriyle ceng-i cidâl ü harb-i kıtâl edüp hikmet-i Hudâ Despot gâlib, Makedona mağlûb olup firâr ederken Filibe altında nehr-i Meriç geçidinden Makedone geçerken gark-ı âb olup cümle cüyûş-ı menkûsu Sırf keferesi elinde tu‘ma-i harbe olup şehr-i Filibe ve şehr-i Beğçe'ye ya‘nî bu Zağra şehrine kral-ı dâll olup Sırflar vilâyetine istîlâ edüp Zağra Yenicesi'n ihrâk bin-nâr edüp mürûr-ı eyyâm ile yine Bulgar tasallut edüp imâr edeler. Hâlâ kefere zamânındaki harâb olan âsâr-ı binâları şehrin cânib-i şimâlinde dağ eteklerindeki bağlar içinde ibret-nümâ temeller zâhir ü bâhirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 131a ·
metinde göster ·
… ebâb olmuş âsâr-ı binâlar görüp ta‘accüb edüp niçe eyyâm ol harâbistânda kaldı.
Bi-kavli tevârîh-i
Latin, Tûfân'dan kalan binâ Edirne'nin Zindân Kullesi tarafıdır, derler. Bu Edi …
Sebeb-i hâdise-i Edirne : Müverrihân-ı Rûm u nükte-perdâzân-ı zevi'l-mefhûm ki ferden-ferdâ cemî‘ edîm-i arzda olan vakâyı‘ât-ı dil-küşâyı bu yüzden tahrîr ü terkîm eylediler kim rûy-ı arzda ibtidâ mesken edinen Hazreti Âdem Safî'dir. Bi-kavli Muhammed b. İshâk, Hazret-i Âdem Nebî'den vilâdet-i Server-i Kâ’inât'a gelince sene 6.750 olup bu mâbeyne-hümâda yüz yigirmi dörd bin peygamber gelmişdir. Ammâ vilâdet-i Mefhâr-i Mevcûdât'dan sene 5590 mukaddem Hazret-i eb-i sânî Nûh Necî aleyhi's-selâm gelüp anın gemisiyle Tûfân'dan halâs olanları rûy-ı arz imâr olsun içün bu vech-i arza müstevlî eyleyüp ibtidâ Kalimon Hakîm'i arz-ı Mısr'a gönderüp Tûfân'dan evvel binâ olunan Heremîn dağları dibinde sâkin olup evlâd-ı evlâdları münteşir olup arz-ı Mısır'ı ve arz-ı Hâsân'ı imâr etdiler. Büyük oğlu Mısrâyim Mısr-ı atîki imâr etdiğiçün Mısır dediler. Mısrâyim fevt olup yetmiş aded evlâdları kalup Musul'da Hazret-i Nûh'a geldiler. Nûh Necî dahi bunların yetmişine birer ülke gösterüp her biri birer iklîm-i âhara gitdiler. Ammâ Sırfiyâil nâm bir oğlunu hayr du‘â ile Rûm'a gönderüp ibtidâ Rûm'a kadem basan bu Sırfiyâil'dir. Evvelâ bu Edirne zemînine gelüp gördü kim Tûfân-ı Nûh'un talattum-ı temevvücünden harâb [u] yebâb olmuş âsâr-ı binâlar görüp ta‘accüb edüp niçe eyyâm ol harâbistânda kaldı. Bi-kavli tevârîh-i Latin, Tûfân'dan kalan binâ Edirne'nin Zindân Kullesi tarafıdır, derler. Bu Edirne zemîninde Sırfıyâyil karâr etmeyüp Firev nâm bir oğlun koyup kendi Sofya'yı imâr etmeğe gitdi. Tâ Hazret-i Süleymân asrına dek bu Firev nâm evlâd-ı evlâdları Edirne zemîninde tavattun etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 148b ·
metinde göster ·
Mıkdısî-i Yarmenî "İskender-i Zülkarneyn'in iki et parçasından pekçe iki boynuz …
Sebeb-i âmeden-i İskender-i Kübrâ, Încâ (---) bi-kavli tevârîh-i Mıkdısî-i Yarmenî "İskender-i Zülkarneyn'in iki et parçasından pekçe iki boynuzları var idi. Lisân-ı Arab'da karn boynuza derler. Ya‘nî iki boynuz sâhibi demekdir. İskender bu iki boynuzların veca‘ından bir sâ‘at hâb-ı râhata varamazdı. Âhir veca‘ı karneynine dâ-i devâ içün cihân-geşt olup cemî‘i nedim-i musâhibleriyle ve hukemâlarıyla ve niçe yüz bin askeriyle tâ zulumâta gidüp ‘âb-ı hayâtdan derdine bir dermân bulam’ deyü âb-ı hayât arardı. Hikmet-i Hudâ meğer ol asırda Hızır İskender'in askerî tâ’ifesinden idi. Hızır âb-ı hayâtı bulup ilâ hâze'l-ân zinde-i peygamberândır, ammâ nübüvvetinde ihtilâf-ı kalîl-i za‘îf de vardır. Âhir İskender âb-ı hayât bulmadan el yuyup hâ’ib ü hâsir yine boynuzlarının veca‘iyle yine cihânı geşt [u] güzâr ederek şehr-i Basra'ya gelüp Şattu'l-Arab'ı nûş idince karneyninin veca‘ayni teskîn olup sehel hâb-ı râhata varır. Netîce-i kelâm kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek nehr-i Batmân ile nehr-i Şatt'ın birbirleriyle mahlût olduğu mahalle gelüp ikisinden dahi nûş eder. Ammâ âb-ı Şatt'ın nef‘in müşâhede edüp boynuzunun vec‘i teskîn olduğundan sâhil-i Şatt'ı kovarak Diyârbekir'e gelüp andan yukaru bu Palu kal‘ası kurbünda Şatı bâğına gelüp nûş edüp karneyn veca‘ayni teskîn olur. Anınçün bu mahalde çetr-i mülammâ‘ın kurup bu mahalde bir sedd-i İskender-i neşimin binâ eder. Hâlâ ber-devâm bir mastaba-i hâss u âmdır. Anınçün İskender bu mahalle gelmişdir." deyü müverrih Mıkdısî böyle tahrîr etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 204b ·
metinde göster ·
Sâbiyye. Y 8b Hazret-i Yûsuf'a bu Reyyân fir‘avn idi. Zîrâ Mısır'da küfr üzre …
Andan bu Velîd'in oğlu Reyyân melik oldu. Bi-kavli Tevârîh-i Sâbiyye. Y 8b Hazret-i Yûsuf'a bu Reyyân fir‘avn idi. Zîrâ Mısır'da küfr üzre melik olanlara fir‘avn derler, cem‘ olunsa ferâ‘ine derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y8a–Y8b ·
metinde göster ·
Şehâbî sâ’ir haşerâtından gayrı iki kerre yüz bin kılıca gelür müsellah asker i …
Netîce bi-kavli Tevârîh-i Şehâbî sâ’ir haşerâtından gayrı iki kerre yüz bin kılıca gelür müsellah asker ile Selîm Şâh'ı Merc-i Dâbık'da karşuladı, ammâ âl-i Osmân cümle seksen yedi bin idi. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y48a ·
metinde göster ·
Yanvân rûy-ı arzda imârât-ı azîmelerden evvelâ biri Mısır'dır, biri Bağdâd'dır, …
Bi-kavli Tevârîh-i Yanvân rûy-ı arzda imârât-ı azîmelerden evvelâ biri Mısır'dır, biri Bağdâd'dır, biri Sîn'dir, biri Irâk-ı Dâdyân'dır. Rûy-ı arzda bu dörd şehr-i azîm sevâd-ı mu‘azzamlar imiş. Ammâ Mısır dünyânın ortasında vâki‘ olmağile gâyet ma‘mûr imiş. Hâlâ yine edîm-i arzda nazîri yokdur. Ammâ sene 912 târîhinde Çerâkese-i nâkese asrında askerî tâ’ifesinin isyân [u] tuğyânı olması sebebiyle kullarına ruhsat verüp zulümleri haddan aşup ahâlî-i vilâyet cilâ-yı vatan etmeğile şehrin amâr olan der ü dîvârları Y 76b ve kûçe bâzârları harâba müşrif olmuş. Ve câ-be-câ yerleri türâb u rimâl ve kömlük arasında pâymâl olmuş. Eski Mısır bir merzubûmdur kim köşeleri bûm ve masmasa ve kebûter âşiyânı olmuş. Mürûr-ı eyyâm-ı kurûn ile yaşı yetmiş bir pîr şehr-i kebîrdir. A‘zâ-yı hânelerine palâsı gelmiş, her der ü dîvârı pür-dil olmuş. Lisân-ı hâl ile çok zamândan haber ve niçe devrândan nişân verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y76a–Y76b ·
metinde göster ·
Hıtat-ı Makrîzî Tûfân-ı Nûh'dan sonra kehene Mısrâyim binâsıdır kim iklîm-i Mıs …
İbtidâ bânîsi bi-kavli Tevârîh-i Hıtat-ı Makrîzî Tûfân-ı Nûh'dan sonra kehene Mısrâyim binâsıdır kim iklîm-i Mısır'ı devr edüp ilm-i nücûm üzre bu zemînin âb [u] havâsın beğenüp bu şehri inşâ etdi. Mürûr-ı eyyâm ile niçe bin mülûklerin tasarrufuna girüp sene (---) târîhinde Mısır pâdişâhlarından Tâhir Baybars evâyil-i hâlinde bu şehirde kâşif iken ol dahi âb [u] havâsından haz edüp zamân-ı hilâfetinde bu şehri taht-ı sânî edinüp sâkin olurdu. İle'l-ân şehrin tâ vasatında kâşifler sarâyı kurbunda şehir içinden cereyân eden tur‘a üzre üç göz bir cisr vardır, her vakt-i işâda ol cisr üzre sekizer kat mehterhâne üç nevbet çalınur, Tâhir Baybars hazretlerinin asrından berü kânûn-ı selâtîndir, çalınup vazîfe ve cirâyelerin kâşifden alup dâ’imâ mehterhâne çalarlar, zîrâ taht-ı sânîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y356a ·
metinde göster ·
… Ba‘dehu Âd amâr etmiş. Tûfân'dan sonra Ebrehe harâb etmiş bir diyâr-ı yebâbdır.
Bi-kavli Tevârîh-i
Hıtat ve Muhammed ibn İshâk, rahmetullâh, ve Tevârîh-i Şehâbî'de dahi mufassald …
Ve Hazret-i Nûh aleyhi's-selâm bu Hasaylîm asrında gelüp Tûfân'da bu Hasaylîm Nûh Nebî ile gemide bile idi. Sekiz yüz sene mu‘ammer oldu. Anıniçün müverrihler bu İsvân içün Tûfân'dan evveldir derler. Zîrâ ekseriyyâ âsâr-ı binâları Hasaylîm ve babası Elûhîm ve dedesi Aryâk binâları vardır, İbrî hattı ile kayalar mastûrdur. Ba‘dehu Âd amâr etmiş. Tûfân'dan sonra Ebrehe harâb etmiş bir diyâr-ı yebâbdır. Bi-kavli Tevârîh-i Hıtat ve Muhammed ibn İshâk, rahmetullâh, ve Tevârîh-i Şehâbî'de dahi mufassaldır. Ammâ hakîr ayne'l-yakîn târîhleri ile tahrîr ederim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y385b ·
metinde göster ·
Kıbtiyân ibtidâ şehri amâr eden Donkol ibn Hâm ibn Nûh aleyhi's-selâmdır. Nûh N …
Bi-kavli tevârîh-i Kıbtiyân ibtidâ şehri amâr eden Donkol ibn Hâm ibn Nûh aleyhi's-selâmdır. Nûh Nebî bin sene ömr-i azîzi içre Tûfân'dan sonra bir cây-i selâmet bulmağa geşt [ü] güzâr ederek Y 404a bu diyârlarda niçe sene tevattun etdi. Ba‘dehu oğlu Hâm'a bir kız verüp ol kızdan bir ciğerkûşe tevellüd edüp lisân-ı İbrîce ismine Donkol dediler. Mürûr-ı eyyâm ile bu Hâm'ın evlâdı ve te‘allukâtı çok olup bir gün Hazret-i Nûh Necî ü Nebî cemî‘i kavm kabîlesile bu Hâm'ı ziyâret etmeğe gelüp mihmân oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y403b–Y404a ·
metinde göster ·
Sâbiyye: Tûfân-ı Nûh'dan evvel Mısır'a mâlik olan Nakrâveş idi kim el-kâhin min …
Bu şehri ibtidâ binâ eden bi-kavli tevârîh-i Sâbiyye: Tûfân-ı Nûh'dan evvel Mısır'a mâlik olan Nakrâveş idi kim el-kâhin mine'l-kühhân gâyet Y 447b üstâd-ı kâmil kehene idi. Şehr-i Emsûs'u bu Nakrâveş binâ edüp yüz seksen sene mu‘ammer olup merhûm oldukda yerine oğlu Natrâş melik oldu. Bu dahi babası gibi sâhir-i mâhir kehene olup üç yüz yıl mu‘ammer olup bu Elvâh-ı Evvel'i evvel binâ etdi. Andan karındaşı Mısrâm yerine müstakil melik olup bu dahi hakîm-i mâhir ve kehene-i köhne sâhir idi. Bu Elvâh'ı ol kadar ma‘mûr [u] âbâdân etdi kim ol asırda Emsûs şehrinden ziyâde amâr etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y447a–Y447b ·
metinde göster ·
Şehâbî: Fir‘avn-ı Mûsâ bin asrında geldi ve dörd yüz sene mu‘ammer olup Hazret- …
Andan Kâşim ibn Ma‘dân melik olup bi-kavli Tevârîh-i Şehâbî: Fir‘avn-ı Mûsâ bin asrında geldi ve dörd yüz sene mu‘ammer olup Hazret-i Mûsâ ile ceng ederken âhir Süveys deryâsında Kolondur boğazı nâm mahalde münhedim olup atıyla firâr ederken Bahr-i Süveys'e atıyla girüp gark oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·