… ksiz Mevlevî-vâr semâ‘ ederek tâ Ahûrkapu'ya düşdüler. Çavuşlar bu hâli İpşir'e
bildirdiklerinde
on aded şedîd ve yüzsüz ve bî-edeb çavuşlar gelüp paşayı kaldırmak murâd edindi …
Hâne-i bîminnetimiz olan Kaya Sultân yalısında meks etdik. Hemân ol sâ‘at akîbimizce on aded telli çavuş ellerinde emirleriyle gelüp "Elbette bu ân ılgar ile diyâr-ı Van'a revân olursuz" deyü paşaya ibrâm [u] ilhâh teklîf-i mâlâ-yutâk etdiler. Paşa-yı gayyûr bunlara onar guruş verüp cümlesin bir kayığa koyup akıntıyla bunları kayıkçısız İslâmbol'a yolladıkda bunlar rûy-ı deryâda küreksiz Mevlevî-vâr semâ‘ ederek tâ Ahûrkapu'ya düşdüler. Çavuşlar bu hâli İpşir'e bildirdiklerinde on aded şedîd ve yüzsüz ve bî-edeb çavuşlar gelüp paşayı kaldırmak murâd edindiklerinde paşa bunlara deyenek deyüp cümle firâr eylediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 183b ·
metinde göster ·
… Bağdâd'ı bu yüzden taleb etdüğin Bağdâd a‘yânlarına te’dîben mektûblar gönderüp
bildirdi
.
Bağdâd'da dahi niçe kerre yerli kulu ve kapukulları mâbeyn olup birbirleriyle ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâl edüp gâhîce Bağdâd paşası üzre top çeküp ceng-i azîm edüp ol makâm-ı halîfede ale'l-ittisâl neberd-i azîmler eksik değil idi. Hâfız Ahmed Paşa dahi Diyârbekir vâlîsiyken eyâlet-i Bağdâd'ı taleb edüp "Derûn-ı Bağdâd'da olan eşkıyâları cümle katl edeyim." deyü der-i devletde Merre Hüseyin Paşa'ya arz eder. Merre Hüseyin Paşa da bu Hâfız Ahmed Paşa'nın Bağdâd'ı bu yüzden taleb etdüğin Bağdâd a‘yânlarına te’dîben mektûblar gönderüp bildirdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 335a ·
metinde göster ·
… ni Cenâb-ı Rabbü'l-İzze Hazret-i Risâlet'e bu âyet-i şerîfle alâ tarîkı'l-kasas
bildirdi
kim sûre-i (---) mastûrdur. Âyet:
Ba‘dehû yetîmin sâhibleri ol gemiyi sehel şey ile Nil'den çıkarup kullanırlar. Ve ol dîvârı kim münhedim etdim ve ol dîvâr esâsında bir yetîmin mâl-ı mevrûsu çokdan medfûn olup zâhir olmuşdu. Hâkim-i zâlim görmeyüp yine ol yetîme müyesser ola, deyü dîvârı münhedim edüp mâl dîvâr altında müstetir kaldı ve ol gulâmı ki katl eyledim ebeveynine ve ulu'l-emre âk olsa gerek idi. Emr-i Hak ile katl eyledim. Ey imdi yâ Mûsâ sen ilm-i bâtından haberdâr değilsin. Benim me’mûr olduğum şeylere mâni‘sin. Sen bana refîk olamazsın" deyü Hazret-i Hızır Hazret-i Mûsâ ile müfârakat eylediklerini Cenâb-ı Rabbü'l-İzze Hazret-i Risâlet'e bu âyet-i şerîfle alâ tarîkı'l-kasas bildirdi kim sûre-i (---) mastûrdur. Âyet:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 406b ·
metinde göster ·
… şerde bu vakfullâh sizden su’âl olunur’ deyü vâki‘ hâli sultânıma ahâlî-i Mısır
bildirdiler
" deyince,
"Sultânım, hayr ola bu gece vâkı‘amda cenâbınız ile cümle ağavât du‘âcıların Mısır şehrinde imişsiz. Anda iç kal‘ada Süleymâniyye câmi‘i nâmında bir câmi‘ var imiş. Niçe bin pîr [ü] cüvân sultânıma gelüp eyitdiler. ‘Sultânım, bu Süleymâniyye câmi‘i mihrâbının sol cânibi dîvârı şişüp taşra depüp münhedim oluyor. Mütevellîsi şeyh Ahmed Ağa ve kayyımı Evliyâ Çelebi bu câmi‘in harâb oluyorduğun hâkime bildirmeyüp yıkılup harâbe mü’eddî oluyor. Rızâ-yı Allâh içün olsun, siz keşf edüp bir hâl ile bu Süleymâniyye câmi‘in ta‘mîr [ü] termîm eylen. Tâ ecel-i müsemmânıza dek Mısır şehrinde hâkimü'l-vak[t]sin. Bu iş sizin başınızdadır. Rûz-ı mahşerde bu vakfullâh sizden su’âl olunur’ deyü vâki‘ hâli sultânıma ahâlî-i Mısır bildirdiler" deyince,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 32b ·
metinde göster ·
… te gönderildi ve Melek Paşa Fâtıma Sultân nikâhından hazz etmediğin Sadrıa‘zama
bildirdi
. Andan 2 sâ‘atde,
Andan 9 sâ‘atde be-menzil-i kurb-ı şebeş'de serdârın ordusuna gelindi. Ol gün Hünkâ[r] Kapucular kethudâsına serdâr ve cümle vüzerâ ve mîr-i mîrânlar ve kral cümle yüz on kîse ve iki yüz esîr ihsân olunup "Kral henüz müstakil kral olup iki bin kîse mâl-ı pâdişâhî tahsîl olundu" deyü müjde ile ağa-yı mezbûru der-i devlete gönderildi ve Melek Paşa Fâtıma Sultân nikâhından hazz etmediğin Sadrıa‘zama bildirdi. Andan 2 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 30b ·
metinde göster ·
Vech-i tesmiyesi oldur kim sene 936 Süleymân Hân Budin gazâsına giderken Serdâr Sarı Rüstem Paşa bu kal‘ayı muhâsara edüp fethinde usret çekdiğin Süleymân Hân'a bildirdiğinde Süleymân Hân ol kal‘a-i bâlâyı "Sengsâr edüp feth etsinler" buyurduğunda hakîkatü'l-hâl havâlesi olan yerden kal‘ayı toplar taşlarıyla sengsâr edüp feth oldukda bu kal‘anın ismi Sengsâr olup galat-ı meşhûr evlâ olmağile tahfîf-i kelâm ile hâlâ Segsârdır. Budin zurefâları ve Peçoy ârifleri Seg hisârı, ya‘nî Köpek kal‘ası derler. Bu nâma Segsârlı gâyet müte’ellim olurlar, ammâ kefere zamânı ismi (---)(---) idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 70a ·
metinde göster ·
… deyü yine kemendli nerdübân ile kal‘adan endirüp Sadrıa‘zama ahvâl-i bî-me’âli
bildirdikde
,
"Benim askerim kırıldı demeniz, hâlâ kal‘ada yigirmi bin ceng eri Hıristiyanlarım vardır. Beş altı günden iki kerre yüz bin askerle çârsâr-ı sâhib-i vakârım benim imdâdıma yetişir. Bu kal‘a kralındır, vermeğe kâdir değilim. İki el bir baş içündür. Başıma yazılan her ne ise gördüm, dahi ne görecek isem emir Allâh'ındır. Mara Kot'umuz 109a bize yardımcıdır" deyü Fargaçi Kapudan bu gûne cevâb-ı hezeyân söyleyüp İpşirli Mehemmed Ağa'ya bir kîse guruş verüp "Hoş geldin ve safâ gitdin" deyü yine kemendli nerdübân ile kal‘adan endirüp Sadrıa‘zama ahvâl-i bî-me’âli bildirdikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 108b–109a ·
metinde göster ·
Ve beş aded balyemez top ve on aded şâhî top ve bir oda topçu ve bir oda cebeci verdiler. Anlar dahi ol tarafdan kal‘ayı döğmeğe başladılar, lâkin Kaplan Paşa topları kal‘anın dîvârların silüp ba‘dehu dîvârdan seküp beri tarafda bizim büyük orduda niçe âdem ve at ve katır ve develer helâk etdiğin Sadrıa‘zama bildirdiklerinde Kaplan Paşa'ya fermân olup kal‘anın sîne-i pür-kînesine gülle urmağa başlayup öte tarafda asâkir-i İslâm emîn oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 110b ·
metinde göster ·
(---)(---)(---)(---)(---)(---) Bu üç pâre kılâ‘-ı hısn-ı hasîneler ve sedd-i üstüvâr-ı metîneler aslâ itâ‘at etmeyüp ve ahidnâme ile varan elçileri te’ezzî ederek kimin döğüp kimin söğüp kovarak elçiler dahi vâkı‘-i hâli Sadrıa‘zama bildirdiklerinde Sadr-ı âlî-vakâr "Olmaya illâ hayr" deyüp yerinde karâr etdiklerinde mezkûr Litre ve Leve ve Novigrad kal‘alarının katanaları yarar ve Senc Efrenc ve Nemse ve Macar kâfirleri olmak ile Uyvar'dan etrâf [u] eknâfa çete ve poturaya giden gâzîlerden üç dörd bin âdem esîr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 122a ·
metinde göster ·
… emse küffârı alup içine asker koduğunun haberin Erdel kralı der-i devlet-masîre
bildirdikde
hikmet-i Hudâ Süleymân Hân'ın kemâl mertebe pîr-i fânî olup mübtelâ-yı nikrîs v …
Ba‘dehu küffâr günden güne şîrînlenüp Erdel vilâyetinde olan şehrlerimizi ve kal‘alarımızdan Mekke ve Medîne hâssı olan Sekelhit kal‘amız ve Sakmar kal‘amız ve Varat ve Arat ve Tokay ve Kalu ve Kâlü nâm kal‘alarımızı Nemse küffârı alup içine asker koduğunun haberin Erdel kralı der-i devlet-masîre bildirdikde hikmet-i Hudâ Süleymân Hân'ın kemâl mertebe pîr-i fânî olup mübtelâ-yı nikrîs ve herem ve niçe emrâz-ı müzmine ile derd-i sakam sâhibi idi, ammâ yine gayret ü hamiyyet-i pâdişâhîyi elden komayup sene 973 mâh-ı Şevvâl'inin 9 gün serâperde-i Süleymânîsin Çırpıcı Çayırı nâm sahrâda meks-i hıyâm edüp ol gün vezîr-i sânî olan Koca Pertev Paşa'yı Erdel diyârına seksen yedi bin asker ile serdâr edüp Erdel banı olan mutî‘ [u] münkâd Zidmon, Yanoş Kral'a Pertev Paşa'yı imdâd gönderdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 172a ·
metinde göster ·
. Senin içün pâdişâhımdan emirler geldikde sen de benim ardım sıra gelesin. O za …
"Pâdişâhıma senin geldiğin bildirdim. Senin içün pâdişâhımdan emirler geldikde sen de benim ardım sıra gelesin. O zamâna dek hevâlar da küşâde olup yaz günleri olur, huzûr ile gelirsin" dedikde elçi kalkup konağına gitdikde hakîr Ak Mehemmed Paşa'ya eyitdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 187a ·
metinde göster ·
… mi? Ne çok va‘z [u] nasîhat etdi" deyüp ubûr eder. Bu güftârı Haccâc-ı Zâlim'e
bildirdiklerinde
"Bu sözden anlanan ricâ etmekdir. Tîz Zübeyr'i endirin" deyüp endirirler. Ve ga …
"Dahi bu Şeyh Zübeyr minberden enmedi mi? Ne çok va‘z [u] nasîhat etdi" deyüp ubûr eder. Bu güftârı Haccâc-ı Zâlim'e bildirdiklerinde "Bu sözden anlanan ricâ etmekdir. Tîz Zübeyr'i endirin" deyüp endirirler. Ve gasl etdirüp Harem-i şerîfde yine Haccâc cenâze namâzına hâzır olup tâbût-ı şerîfin bir cânibine Haccâc girüp yedi kerre cenâze-i Zübeyr'i tavâf etdirüp Mu‘allâ'ya defn ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y341b ·
metinde göster ·
Bu balığa hût-ı İdrîs dahi derler. Alabalık gibi münakkaş bir balıkdır kim niçe derde devâdır. Kaçan Hazret-i İdrîs bu diyârların halkına ba‘s olundukda Cenâb-ı Bârî İdrîs'e gökden mâ’ide ya‘nî pişmiş balık ve tere gönderüp tenâvül edüp def‘-i cû etdikde kemiklerin Nîl'e atdıkca bu balık halk olurmuş. Andan Hazret-i İdrîs ümmetini bu balığı yemeden men‘ edüp hâssıyyetlerin ümmetlerine bildirdi. İlâ hâze'l-ân mu‘âlece içün isti‘mâl ederler, ammâ yemeğe cür’et edemezler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y164a ·
metinde göster ·