… ir kız tezvîci husûsıyçün rakîb olup katl eyledi ve na‘ş-ı Hâbil'i neyleyeceğin
bilmedi
. Âhir gördü kim bir zâğ-ı siyeh-rû gelüp Kâbil huzûrunda bir cevz-i Hindî yere …
Esnâf-ı gûr kazan: Hübût-ı Âdem'den sonra pîrleri Kâbil'dir. Zîrâ Kâbil karındaşı Hâbil'i bir kız tezvîci husûsıyçün rakîb olup katl eyledi ve na‘ş-ı Hâbil'i neyleyeceğin bilmedi. Âhir gördü kim bir zâğ-ı siyeh-rû gelüp Kâbil huzûrunda bir cevz-i Hindî yere minkârıyla eşüp gömdü. Kâbil bu gurâbın minkârıyla cevizi yere gömdüğün görüp hemân zemîni kazup Hâbil'in na‘şın zemîne gömdü. Hâlâ kabr-i Hâbil cebel-i Arafât'da Âdem Matbahı zemîninde medfûndur. Zîrâ ibtidâ Âdem Serendîl'e enüp andan cebel-i Arafât'da Havvâ ile buluşup Şîs ve Hâbil ve Kâbil ve Ram‘ân ve Alcıga ve Şelvâz ve Asîde ve niçe evlâd-ı Âdem, cebel-i Arafât'da müştakk olmuşlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 154a ·
metinde göster ·
Kul eydir: "Ya sen bizi beğnemedin mi Kuşlu haddır(?) bire vura şu gidiyi" deyince Kara Abdullâh bire âdemler masharalığı koyuldum zann edüp ol ân Kara Abdullâh'ı hemân pâre pâre ve dilim dilim ve şılım şılım edüp na‘şını Mehterhâne kapusu önündeki parmaklığa ayaklarından salb etdiler, ammâ pâdişâhımızın kulun murâdları ne idiğin bilmedi ve musâhibler kulu pâdişâha hilâf inhâ ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 6a ·
metinde göster ·
… fermân edince Allâhu ekber yedi günde herîf mâla müstağrak olup neye uğradığın
bilmedi
. Ve Paşa'nın ta‘yînâtın alup kapucubaşı zümresine ilhâk eyledi ve,
Paşa buyurdular kim, "Her kim beni severse a‘yân-ı Erzurûm Hüseyin Ağa'ma cümle ri‘âyet eylesin" deyü fermân edince Allâhu ekber yedi günde herîf mâla müstağrak olup neye uğradığın bilmedi. Ve Paşa'nın ta‘yînâtın alup kapucubaşı zümresine ilhâk eyledi ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 18b ·
metinde göster ·
. Kâşki Osmânlı elinde olaydı" deyü kal‘adan çıkup ağlaşup feryâd ederek gitdikl …
"Hey gidi Seykelhit kal‘ası, senin kıymetin Osmânlı bilmedi. Kâşki Osmânlı elinde olaydı" deyü kal‘adan çıkup ağlaşup feryâd ederek gitdiklerinde hemân kırk elli bin Nemse re‘âyâsı kal‘a-i Seykelhit etrâfına mûr mâra üşer gibi üşüp kal‘aya yigirmi yedi yerde lağımlar kazup bârûd-ı siyâh ile ol nâzenîn kal‘a-i ra‘nâyı "Ender hevâ mu‘allakast" deyüp der-i dîvârların göğe atup cümle âsâr-ı binâları ol fecc-i amîk batak içine düşüp kal‘a bir günde harâb u yebâb olıcak hemân ol ân içinde on iki bin kılıç sâhibi Hayduşak askeri ve re‘âyâları baş kaldırup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 88a ·
metinde göster ·
… t-i ezelîsi ile isteyüp halk etmişdir. Cenâb-ı Çalab anın lahm-ı zâ’id olacağın
bilmedi
de mi halk etdi? Vücûd-ı insânda değil cemî‘i mevcûdâtı yed-i kudretiyle bilüp …
"Hallâk-ı Âlem on sekiz bin âlemi ve benî âdemi halk etdikde aslâ bî-ma‘nâ bir şey halk etmemişdir. Hep cümle hikmet-i ezelîsi ile isteyüp halk etmişdir. Cenâb-ı Çalab anın lahm-ı zâ’id olacağın bilmedi de mi halk etdi? Vücûd-ı insânda değil cemî‘i mevcûdâtı yed-i kudretiyle bilüp halk etdi" deyü Mu‘âz ibn Cebel’e i‘tirâz üzre cevâblara başlar. Ve yine Cingiz eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 131b ·
metinde göster ·
Hattâ Mısır beğlerinin bir mümtâz şâtırı geçeyim derken kısılup geçemeyince cümle huzzâr-ı meclis hây hûy ile şâtırın kollarından yapışup yine beri çıkınca hicâbından mı ne, hâl-i acîb oldu kimse bilmedi. Câmi‘den taşra çıkup rûh P 190b teslîm edüp tarfetü'l-ayn içre gasl edüp ba‘de salâti'l-cum‘a bu kadar kerre yüz bin ibâdullâh cenâzesi namâzına hâzır oldular. Aceb hikmetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y90a ·
metinde göster ·
at ayaġı külüg ozan dili çevük olur ḳazanuŋ ölüsini dirisini kimse
bilmedi
meger ḫanum ḳazanuŋ bir oġlançuġı var-ıdı böyüdi yigitçük oldı bir gün ata binü …
at ayaġı külüg ozan dili çevük olur ḳazanuŋ ölüsini dirisini kimse bilmedi meger ḫanum ḳazanuŋ bir oġlançuġı var-ıdı böyüdi yigitçük oldı bir gün ata binüp divana gelür-iken bir kişi aydur