… pür olup pereme ve kayıklar girüp çıkması mu‘attal oldukda herkes hânesin ilerü
binâ ederek
hâlâ Halîc mu‘attal kalmışdır. Ammâ pederimiz hikâyet eder, "Kâsımpaşa esvâkı i …
Piyâle Paşa vefâtından sonra Halîc tathîr olmayarak bârân-ı rahmet selinin hâr [ü] hâşâkından Halîc türâb ile pür olup pereme ve kayıklar girüp çıkması mu‘attal oldukda herkes hânesin ilerü binâ ederek hâlâ Halîc mu‘attal kalmışdır. Ammâ pederimiz hikâyet eder, "Kâsımpaşa esvâkı içre Dörd Ağızlı nâm çâh-ı mâlara gelince deryâ geldiğin bilürüm" deyü buyururlardı. Hâlâ mülûk murâd edinse yine deryâ cereyân etmesi emr-i seheldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 125a ·
metinde göster ·
… yaparlar. Bunlar dahi ekmekcilere yamakdır. Arabalar üzre dükkânlarında kalbur
binâ ederek
ubûr ederler. Pîrleri Sa‘deddîn ibn Nâsır'dır, kemerin Selmân bend etdi, kabri …
Esnâf-ı galburcıyan: Dükkân 200, neferât 300, bunlar at derilerinden kalbur yaparlar. Bunlar dahi ekmekcilere yamakdır. Arabalar üzre dükkânlarında kalbur binâ ederek ubûr ederler. Pîrleri Sa‘deddîn ibn Nâsır'dır, kemerin Selmân bend etdi, kabri Kara Âmid'de medfûndur. Elzem-i levâzımından hirfetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 161a ·
metinde göster ·
kat-ender-kat olmuşdur, ammâ ziyâde amâr eden hâlâ Yedikulle'de mahpûs olup hâl …
Bir sarây-ı âlîdir kim her gelen beğ bir âsâr binâ ederek kat-ender-kat olmuşdur, ammâ ziyâde amâr eden hâlâ Yedikulle'de mahpûs olup hâlâ İstifan Beğ'in babası Lipul Beğ, ya‘nî Kurd Beğ mâl-ı Karûn harc edüp kasr-ı âlîler ve kasr-ı tahtânîler ve hammâm ve havuz u şazrevânlar ve dîvânhâneler inşâ etdirmiş kim diller ile ta‘bîr ü tavsîf olunmaz. Arnavud keferesi bir sâhib-i tab‘ Lipul'dur. Cümle revzenleri ve şâhnişînleri göle nâzırdır kim bu sarâyın etrâfı kal‘a-misâl şeddadî dîvârlı şekl-i müdevver taş binâ bir sûr-ı ra‘nâ gibidir. Cânib [u] etrâfında handakı ve semt-i şimâle nâzır bir demir kapusu önünde beş altı yüz tüfeng-endâz bevvâbân-ı dîdebân tarabansları âmâde durup gece gayrı dîdebânlar gelir. Ve bu sarây içinde üç yüz aded tarabans odaları, ya‘nî yayan yeniçeri odaları vardır. Ve bir azîm dîvânhânesi var. Beş bin âdem alup cümle pençereleri buhayreye nâzırdır ve yüzden mütecâviz kat-ender-kat sâfî kırmızı ve sarı ve yeşil ve beyâz ve mâvi sırça kiremitli iç oğlanlarının hücreleri ve kilâr ve matbah ve sarrâchâneler ve bistiyarhâneler, ya‘nî defterdâr oturacak yerler ile ârâste ve sarây meydânıyla pîrâste olmuş bir kal‘a-misâl sarây-ı şîrînkârdır ve bu sarây önünde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 105b ·
metinde göster ·
… ve eğir kökünün mahsûlâtından meşhûr-ı âfâk olup Ungurus banları dahi zamîme-i
binâ ederek
bir sedd-i sedîd kal‘a-i üstüvâr olur.
Ba‘dehu âb [u] hevâsının letâfetinden ve eğir kökünün mahsûlâtından meşhûr-ı âfâk olup Ungurus banları dahi zamîme-i binâ ederek bir sedd-i sedîd kal‘a-i üstüvâr olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 179b ·
metinde göster ·
… ünkler ile lağımlar ederek ve ba‘zı yerlerin üstâd bennâlar kârgîr Horasânî ile
binâ ederek
cebel-i Arafât'a getirdiler. Anda iki bürke-i azîmler binâ etdiler.
Tâ ki Âl-i Abbâsiyân hilâfetinde Hârûnü'r-Reşîd'in Sittiye ehli Zübeyde Hâtûn farîza-i nüsük-i Beytullâh edâ-yı hac edüp bir sene deryâ-misâl askerile şehr-i Mekke'de mücâvir kalup beyne'l-Abbâs ve'l-Ebtah bir cebel vardır kim cebel-i Arafât'ın cânib-i şarkîsi ve şimâli mâbeynine vâki‘ olmuşdur, Cebel-i Mehîb derler, anda bir uyûn-ı câriye var idi, anı Zübeyde Hâtûn niçe bin kûhken Ferhâdlar ile ol cebel-i âlîyi dere ve depeyi nakb edüp niçe uyûnlar zâhir olup cümlesin bir yere cem‘ edüp ilm-i hendese üzre o uyûn-ı zülâlin cereyânına göre ol kûh-ı bâlâları Ferhâdî külünkler ile lağımlar ederek ve ba‘zı yerlerin üstâd bennâlar kârgîr Horasânî ile binâ ederek cebel-i Arafât'a getirdiler. Anda iki bürke-i azîmler binâ etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y355b ·
metinde göster ·