… i Tümek ve kal‘a-i Hırtîz ve kal‘a-i Dâhil ve kal‘a-i Tiflis ve kal‘a-i Şeki ve
binâ-i
kal‘a-i Ereş ve feth-i kal‘a-i Bâbü'l-ebvâb a‘nî Demirkapu ve feth-i Eyâlet-i Ş …
Feth-i kal‘a-i Çıldır ve kal‘a-i Tümek ve kal‘a-i Hırtîz ve kal‘a-i Dâhil ve kal‘a-i Tiflis ve kal‘a-i Şeki ve binâ-i kal‘a-i Ereş ve feth-i kal‘a-i Bâbü'l-ebvâb a‘nî Demirkapu ve feth-i Eyâlet-i Şirvân {târîh-i vilâyet-i Şirvân,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 58b ·
metinde göster ·
kal‘ateyn-i Boğazhisâr: Anatolu kal‘asına Ankebût Ahmed Paşa'yı mu‘temed ü mübâ …
Sene (---) târîhinde binâ-i kal‘ateyn-i Boğazhisâr: Anatolu kal‘asına Ankebût Ahmed Paşa'yı mu‘temed ü mübâşir etdiler. Rûmeli tarafına kapudan Köse Alî Paşa'yı ta‘yîn etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 85a ·
metinde göster ·
Andan sene (---) târîhinde feth-i vilâyet-i Manya ve
binâ-i
kal‘a-i Zarnata be-dest-i Serdâr Kapudan Köse Alî Paşa, beş sancak askeri me’mû …
Andan sene (---) târîhinde feth-i vilâyet-i Manya ve binâ-i kal‘a-i Zarnata be-dest-i Serdâr Kapudan Köse Alî Paşa, beş sancak askeri me’mûr olup bilâ-ceng ü cidâl feth olduğuna târîh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 87a ·
metinde göster ·
… z-ı azîm üzre bir kubbe-i azîmi var kim ba‘zı ilm-i hendese sâhibleri yüz zirâ‘
binâ-i
müdevver kubbe-i pür-nûrdur der ve cümle altı yüz aded câm-ı billûr ve necef ve …
deyü rûy-ı dîvârda ta‘lîk hatt-ı celî ile tahrîr olunmuşdur, hakkâ ki mahallinde kayd olunmuş. Bu câmekânın ortasında mermer-i hâmdan bir havzı ve havz içre bir şâzirvânı fevvâre-vâr revân olmada bir berrâk mâ-i zülâldır. Yüzden mütecâviz na‘lin-süvâr natır-kârları vardır. Ve niçe mahbûb yatırkârları ve dellâk-i pâkları ve bî-bâkları ve âşıkân-ı sîne-çâkları vardır. Ve içeri havz-ı azîm üzre bir kubbe-i azîmi var kim ba‘zı ilm-i hendese sâhibleri yüz zirâ‘ binâ-i müdevver kubbe-i pür-nûrdur der ve cümle altı yüz aded câm-ı billûr ve necef ve moran ile müzeyyen bir kubbe-i nîl-gûn üzre ser-â-pâ rasâs-ı nîl-gûn mestûrdur. Ve havzı dâiren-mâdâr aşren fe-aşr ada-i kebîr bir havz-ı azîmdir ki gûya bir buhayredir. Cânib-i etrâfından altışar kademe mermer nerdübânlar ile inilir. Bu havzın cânib-i erba‘asında mermer-i hâmdan ejder ve arslan kelleleri tasvîrleri ağızlarından âb-ı germâ havz içre cereyân etmededir. Ve "sovukluk" ta‘bîr etdikleri mahalde bir şâzirvânı var kim âb-ı refî‘i kubbeye çıkar. Ve bu havzın cânib-i etrâfında sekiz aded tâk-i azîmler üzre kubbe-i âlî mebnîdir ve her tâk altında birer Hanefî kurnaları vardır ve (---) anlarda gasl eden mağsûller havz içre şinâverlik eden gassâlları seyr [u] temâşâ ederler bir temâşâgâhdır. Ve bu hammâm-ı rûşenânın cümle ferşi ruhâm-ı gûnâ-gûn ile mefrûşdur kim gûyâ mînâ-yı kâr-ı zer-gerdir. 228a Ve iki halveti var, sağ tarafındaki halvetde bir küçük havz var, suyu gâyet suhûnet üzredir. Lâkin kurbunda âb-ı sermâ vardır. Germ-âb ile sermâyı halt edüp ikisinden mu‘tedil âb peydâ olur. Gerçi bu germ-âbın nef‘i meşhûr değildir, ammâ bir müferrih ve dil-küşâ ve binâ-yı rûşenâ hammâm-ı ibret-nümâdır. Bu ılıcalarda herkes dilberânıyla sîne-ber-sîne koç-kocâğ olup bir bucağa gitmek tâze çağlıkdır ve ayb yağılık değildir. Âşık ma‘şûka sürûr [u] şâdmânî sağlıkdır. Husûsan köhne bahârda, cümle âşıkân sâf sâf ve cavk cavk olup şeb-i yeldâlarda bu kaplıcaları gûnâ-gûn şem‘-i kâfûrîler ile çerâğân edüp herkes yârânlarıyla havz içre girüp kimi perr-i tâvûsî ve kimi kebûter taklası atup kimi gavvâs-vâr dalup bir dilberin huzuruna çıkup selâm verir. Kimi bir biri üzre çıkup el ele olup aşağı zeber-dest âdemler deverân edüp üstünde çelebiler gûnâ-gûn lu‘bedebâzlıklar edüp ba‘dehû mâ-i zülâle perende atarlar. Kimisi futasını habâb gibi kıbâb edüp şinâverlik eder. Kimi elleriyle şâdırvânlar eder, kimi dehânı ve dendânından fevvâreler ederler. Ba‘zısı bir sâ‘at su üzre aslâ dest [u] pâsı hareket etmeyüp yatarlar. Ba‘zı zaman cümle âşıkân-ı sâdıkan yek dil, yek cihet olup el ele verüp keştî-bânların "[Hey] yâ Mevlâ" sadâları gibi bir hây-hûy ile el ele deverân etdikçe havz-ı azîm içre olan mâ-i tâhir girdâb-ı bahr-i Ummân gibi deverân edüp seyl-i deryâ gibi akdıkça önüne bir cân durmağa iktidârları olmayup cümle âşıkân kendi halleriyle durup su ile deverân ederler kim göz irmez bir seyrân-ı azimdir kim niçe bunun emsâli lu‘bedebâzlıklar vardır. Bursalıya mahsûs fünûn-ı garîbeler vardır; Ammâ bu kaplıcalara çok giren Bursa civânlarına şaka yüzünden "çekme su kaçırırsın" deyü latîfe ederler, ammâ Bursalılar hazz etmediklerinin bir aslı vardır kim "El-ma‘nâ fî batnı'ş-şâ’ir" olmak var. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 227b–228a ·
metinde göster ·
ziyâretgâh-ı Sarı Saltık Sultân: Çünki Sultân Bâyezîd-i Velî, sultân-ı fukarâ S …
Ezîn-cânib tetimme-i âsâr-ı binâ-i ziyâretgâh-ı Sarı Saltık Sultân: Çünki Sultân Bâyezîd-i Velî, sultân-ı fukarâ Saltık Bay rûhâniyyetinden istimdâd taleb edüp himmet-i azîz ile cemî‘i âsitâne ve hân u imâret ve medrese ü kârbânsarây [u] esvâk-ı sultân tamâm olup Kırım Hânı olan Menkli Girây Hân'ı Sultân Bâyezîd-i Velî bu imâretlere nâzır-ı nuzzâr nasb edüp cemî‘i levâzımâtların görmeğe me’mûr edüp fukarâ-yı Bektâşiyân'dan Kademli Dede Sultân hayâtda idi. Anlar Hacı Bektâş-ı Velî ile Horâsân'dan bile gelmiş, Sultân Bâyezîd'e ermiş bir pîr-i nâtüvân er idi kim iki yüz yedi yaşında idi, anları Saltık Bay Sultân üzre ser-çeşme-i Bektâşiyân, sâhib-i seccâde-i sultân edüp türbedâr oldu. Ve izn-i şer‘ ile cümle evkâfın bir temessükâtın ana ve bir temessükât-ı hudûdnâmelerin Menkli Girây Hân'a verüp Bâyezîd Hân Rûm'a revâne oldukda ol gice Saltık Sultân Kademli Dede'nin ve Menkli Girây Hân'ın vâkı‘asına girüp "Benim üzerimde olan kurşumlu kârgîr kubbeyi ref‘ edüp tahta kubbe edin" buyururlar. Ale's-sabâh iki sultânın gördükleri menâm birbirlerine muvâfık gelüp kârgîr kubbeyi münhedim edüp hâlâ kârgîr çâr-kûşe dîvâr üzre eflâke ser çekmiş bir gûne musanna‘ şındıra tahta örtülü kubbe-i serâmedlerdir kim ol diyârlarda misli yokdur. Altun ile mutallâ alemleri berk urur. Cânib-i şarka nâzır harem ve matbah u kilâr tarafına mekşûf türbe-i pür-envârın bâb-ı sâ‘âdetinin atebe-i ulyâsı üzre çâr-kûşe mermerde celî hat ile bu târîh mastûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 128b ·
metinde göster ·
… p andan Manya gibi bir bî-amân derbend-i calender vilâyeti feth edüp bu eşkâlde
binâ-i
azîm kal‘a yapup böyle bir gûne tasvîrin yazdım. İnkırâzu'd-devrân dest-i İslâm …
"Padişâhım cihân durdukça sağ olup elhamdülillâh devâm-ı devlet-i pâdişâhımda Kandiye kal‘ası gibi sedd-i Ye’cûc ve sedd-i İskender ve kal‘a-i Kahkahâ-misâl bir sedd-i metîn kal‘a fethinde bulunup ibtidâ-i fethinde ezân-ı Muhammedî okumak bu abd-i ahkara müyesser olup andan Manya gibi bir bî-amân derbend-i calender vilâyeti feth edüp bu eşkâlde binâ-i azîm kal‘a yapup böyle bir gûne tasvîrin yazdım. İnkırâzu'd-devrân dest-i İslâm'da mü’ebbed ola" deyüp hâmûş-bâş oldum.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 380a ·
metinde göster ·
Andan nîm sâ‘at bir düz sahrâda Ayasofya eşkâlinde bir
binâ-i
kadîm manastır-ı Nısyât gâyet ma‘mûrdur. Ve yüzden mütecâviz ruhbânları ve mahb …
Andan nîm sâ‘at bir düz sahrâda Ayasofya eşkâlinde bir binâ-i kadîm manastır-ı Nısyât gâyet ma‘mûrdur. Ve yüzden mütecâviz ruhbânları ve mahbûb mûğpîçeleri vardır. Cümle Frengistân'dan nezerâtı gelir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y177b ·
metinde göster ·
Mehemmed Hân-ı Râbi‘, be-dest-i Mehemmed Paşa-i Cisrî, yedi mîl bir cezîrenin ş …
Kal‘a-i Zenân: Binâ-i Mehemmed Hân-ı Râbi‘, be-dest-i Mehemmed Paşa-i Cisrî, yedi mîl bir cezîrenin şarkî cânibinde limana nâzır bir küçük kal‘adır. Cirmi bin adımdır. Tartûs kal‘ası kulunun nısfın ana ta‘yîn edüp cümle üç yüz kuldur. Ve dizdârı vardır. Ve şarka nâzır bir kapusu var. Ve cümle yetmiş evdir. Cümle neferâtları gece ve gündüz burc [u] bârûlarda Y 183a sâkinlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y182b–Y183a ·
metinde göster ·
… rk ayakdır. Ve derûn-ı câmi‘de cümle (---) altı amelî sütûnlar üzre toloz kemer
binâ-i
azîmli câmi‘-i kebîr'dir. Arzı yüz ayakdır. P 81b Ve mihrâb ve minberi ol kad …
Ve cümle (---) mihrâbdır. Evvelâ câmi‘-i [[(---) (---)]] Q 81b tûlu iki yüz kırk ayakdır. Ve derûn-ı câmi‘de cümle (---) altı amelî sütûnlar üzre toloz kemer binâ-i azîmli câmi‘-i kebîr'dir. Arzı yüz ayakdır. P 81b Ve mihrâb ve minberi ol kadar musanna‘ değildir. Tarz-ı kadîmdir ve mihrâbı üzre bir levhada âye[t]:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y185b ·
metinde göster ·
… içre âl-i Osmân'ın cemî‘i vüzerâlarının hayrâtları Mısır vezîri nezâretindedir.
Binâ-i
azîm câmi‘ler vardır kim inşâallâh cemî‘i imârât hayrât [u] hasenâtları mahalli …
Andan Hayre Beğ Bâbü'l-vezîr'de tarîk-ı âm üzre bir câmi‘-i rûşen inşâ etdi. Hâlâ bir münevver câmi‘dir. Kendüleri sene 5, şehr 2 vezîr olup Süleymân Hân asrında merhûm olup câmi‘inin mihrâbı önünde medfûndur. Kânûn üzre câmi‘inin nezâreti Mısır vezîrlerinindir. Ve hâlâ Mısır içre âl-i Osmân'ın cemî‘i vüzerâlarının hayrâtları Mısır vezîri nezâretindedir. Binâ-i azîm câmi‘ler vardır kim inşâallâh cemî‘i imârât hayrât [u] hasenâtları mahalliyle ferâden ferâdâ alâ-kadri'l-imkân tahrîr ederiz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y75a ·
metinde göster ·
Ol mahaldir kim Eski Mısır mukâbelesinde Ravza derler bir cezîrenin cihet-i cenûbîsinde bir köşede kat-ender-kat bir kasr-ı âlîlerdir. Ve müte‘addid kâ‘alar ve gûnâ-gûn hücreler ve kilâr ve matbah ve iki yüz kat-ender-kat Ümmü'l-kıyâs şeyhi Reddâd oğulları hânesi ve bir köşede kırk sütûn-ı mermer üzre fevkânî Sultân Kayıtbay câmi‘i ve bir tabaka alçak minâreli ve bir vâsi‘ haremli bir câmi‘ ve bu evsâf-ı mastûr üzre binâ-i âlîli kasr-ı a‘lâdır. Ve taşra haremi vâsi‘ meydândır, cânib-i erba‘ası cümmeyz ağaclarıyla ârâste bir sâyedâr teferrücgâh fezâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y148a ·
metinde göster ·
… fn etdirdi. Ba‘dehu Yehûdâ'nın vâlidesi merhûm olup Feyyûm'da bâğlar içinde bir
binâ-i
azîmde medfûndur. Ba‘dehu Hazret-i Mûsâ vâlidesi Yûhâ Ana dahi merhûme olup anı …
Ba‘dehu Hazret-i Yûsuf karındaşlarının kuyuya atdıklarına kalmayup herbirine birer ülke verüp hâkim eyledi. Ana baba bir karındaşı olan İbn Yâmen mukaddemâ Hazret-i Yûsuf yanında idi, âhir civâr-ı rahmete vâsıl olup na‘şını Mısır'da Hazret-i Yûsuf oğlu Efrâyim türbesinde Züleyhâ Ana yanında defn etdirdi. Ba‘dehu Yehûdâ'nın vâlidesi merhûm olup Feyyûm'da bâğlar içinde bir binâ-i azîmde medfûndur. Ba‘dehu Hazret-i Mûsâ vâlidesi Yûhâ Ana dahi merhûme olup anı dahi Hazret-i Yehûdâ vâlidesinin yanında defn etdi. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·