… İslâmbol kal‘ası ve hünkâr bâğçeleri ve'l-hâsıl mîrî ne kadar meremmât ve cedîd
binâlar var
ise bu şehremîni eliyle olur. Bu dahi kendü neferâtları üç yüzdür, anlar ile al …
Yigirmi beşinci, esnâf-ı şehremîni: Ağalık değildir kitâbetdir ammâ mahsûldâr emânetdir. Gökde uçan ve yerde gezen ve deryâda yüzen cümle bu şehremîni masârıfıyla olur. Muhâsebesi senevî bin kîse, kâhîce iki üç bin kîse ile görülür. İslâmbol kal‘ası ve hünkâr bâğçeleri ve'l-hâsıl mîrî ne kadar meremmât ve cedîd binâlar var ise bu şehremîni eliyle olur. Bu dahi kendü neferâtları üç yüzdür, anlar ile alayda ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 177b ·
metinde göster ·
… a dâhil olduk. Ammâ bu Vitoş yaylasında niçe yüz ibret-nümâ alâmetler ve âsâr-ı
binâlar var
kim âdemin aklı gider. Hatta bir ibret-nümâ binâ-yı kadîm var, cemî‘i mülûk anı …
Andan Resmî Çelebi Bismillah ile varup bilâ-tereddüd nûş etdi. Andan Muhzırzâde vardıkda kesilüp yine akdıkda alup nûş etdi. Buna cümle yârân bir netîce-i kelâm veremediler. Andan bizim bir gulâmımız varup bî-bâk u bî-pervâ nûş etdi. Hemân cümle yârân teveccüh-i asâyı hakîre dikdiler. Elbette siz de içersiz, deyü ibrâm [u] ilhâh teklîf-i mâlâ yutâk etdiler. Hakîr eyitdim "Bre âşıkân-ı sâdıkân, biz bu gûne âlüfte ve âşüfte hezâr âşinâ seyyâh-ı âlemiz. Bu hakîre bu teklîfi etmen" deyü ricâ etdikçe cümle yârân gülerek musırr olup "Elbette bizim mâhiyyetimize vâkıf oldun. Bir de seni görelim" deyü cebr-i mübrem-i kesîr etdiler. Hakîr dahi kendi hâlimden haberdârım ammâ yine derûnumda bir havf eseri idi. Hemân ecdâd-ı nâmım Türk-i Türkân Hoca Ahmed-i Yesevî hazretlerinin rûhâniyyetinden istimdâd taleb edüp Bismillah ile keşkülü ele alup mâ-i tâhirden 143a bu hakîr-i pür-taksîr tâhir sudan nûş etdim. Cümle yârân şâdumân oldular. Andan Sarrâc Mehemmed Çelebi aldı ve şükr-i Hudâ eyledi. Bu kerre bizi bu çeşmeye getiren Yürük kocasına teklîf etdiklerinde "Oğullar, benim tâli‘im yokdur. Belki su kesile" sevdâsında olup vardıkda alamayup ana dahi gülüşüp "Bre koca sen de mef‘ûl imişsin" deyü vâfir şakalar etdiler. Netîce-i merâm bu yalçın kayadaki çeşmeden yetmiş aded kimesne su içmeğe kasd edüp ancak beş kimesne nûş edüp gayriye müyesser olmadı. Bir garâ’ib ve acâ’ib mutalsam-ı ayn-ı câriyedir. Kimesne bu çeşmenin keyfiyyet-i esrârından vâkıf olamayup ertesi kırk birinci gün Sofya'ya dâhil olduk. Ammâ bu Vitoş yaylasında niçe yüz ibret-nümâ alâmetler ve âsâr-ı binâlar var kim âdemin aklı gider. Hatta bir ibret-nümâ binâ-yı kadîm var, cemî‘i mülûk anı Ferhâdî külünkler ile nakb edüp bir isr-i kâr etdirememişler. "Tûfândan sonra Sofya'da sâkin olan Sırfâyil oğlu Sırfa'nın kenzidir ve kabri kendidir" deyü kavm-i Latin ol zu‘mdadır. Ammâ diyâr-ı Rûm'da ve eyâlet-i Rûm-ı merzbûm-ı edna'l-arzda Hâlık-ı Kevneyn'in halk etdiği yetmiş aded kûh-ı serbülend ve yaylağ-ı dil-pesendler vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 142b–143a ·
metinde göster ·
… e ve etvâr-ı acîbeden niçe bin aded âsâr-ı binâlar ve rasîf ve tur‘a ve Şeddâdî
binâlar var
kim benî Âdem gördükde ta‘accübâne engüşt ber-dehen eder. Hâlâ bu diyârın mezra …
Bu hâk-i Bağdâd'ın letâfeti sebebiyle nahl-i hurma serâmed olur. Zîrâ zemînine niçe bin peygamberân ve nize kerre yüz bin kibâr-ı kümmelîn-i âlimân bu zemîn-i Medâyin'e hayr du‘â-yı firâvân edüp anların du‘âları berekâtıyla bu hâk-i Bağdâd bir vâsi‘atü'l-aktâr ve rahîsatü'l-eşcâr bir dâr-ı diyârdır kim bu edîm-i arzda deyyâr-ı mânendi yokdur. Zîrâ vilâyet-i vâsi‘i ma‘mûr ve dâ’imâ halkı mesrûr, buk‘aları hûb ve hâk-i pâki beyne'n-nâs merğûb ve mezâri‘âtları vâfir ve hayrât [u] berekâtları mütekâsirdir. Ve bu arâzî-i Irâk'da niçe bin aded künûz-ı azîme ve defâyin-i cevâhir-i cesîme ve habâyâ-yı kesîre ve metâlib-i azîze vardır. Ve niçe yüz aded hükmü mensûh olmuş mutalsamât-ı garîbe âsârları var kim âdem hayrân olur. Hatta müverrih Mıkdısî-i Yarmenî eyle terkîm eder kim zemîn-i Medâyin'de bir hatve arz-ı hâliye yokdur kim anda medfûn bir genc-i Kârûn olmaya. Ve hâlâ Tâk-i Kisrâ'dan mâ‘adâ ı‘mâl-i sâbileden ve ı‘lâm-ı hâbileden ve âsâr-ı azîme ve etvâr-ı acîbeden niçe bin aded âsâr-ı binâlar ve rasîf ve tur‘a ve Şeddâdî binâlar var kim benî Âdem gördükde ta‘accübâne engüşt ber-dehen eder. Hâlâ bu diyârın mezra‘aları vâfir ve hayrât [u] berekâtları mütekâsir ve deşt-i hâmûnları nahlistân-ı gülistânlı arz-ı mukaddesdir. Ahâlîlerinin ni‘metleri firâvân ve zemîninin enhârları cârî ve revân bir şehr-i âbâdândır kim cemî‘i selâtîn-i mülûk mâbeyninde hasretü'l-mülûk bir şehr-i Irâk'dır. El-hâsıl bu hâk-i pâkde acâ’ibât-ı dehrden ve garâ’ibât-ı asırdan niçe bin âsâr-ı ibret-nümâlar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 346b ·
metinde göster ·
… taş kaldırım aslâ yokdur, zîrâ alçak ve sulu ve bataklı yerlerdir. Eğer kârgîr
binâlar var
ise cümle horasânî tula binâlardır, ammâ her hânedânda sehel bâğçecikler mukarr …
Bu şehir evlerinin dükelisi dörd yüz aded serâpâ tahta örtülü ve tahta havlılı ve tahta binâlı ve tahta döşeme kaldı[rı]mlı pâk ü pâkîze evlerdir. Bu şehirde aslâ taş binâ yokdur ve taş kaldırım aslâ yokdur, zîrâ alçak ve sulu ve bataklı yerlerdir. Eğer kârgîr binâlar var ise cümle horasânî tula binâlardır, ammâ her hânedânda sehel bâğçecikler mukarrerdir, zîrâ vâsi‘ büyût-ı mükelleflerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 62b ·
metinde göster ·
ise mermer amûdları ve gayri mermer ahcârâtları cümle bu kûh-ı bâlâdan kesildiğ …
Atina şehrinde her ne kadar âsâ[r-ı] binâlar var ise mermer amûdları ve gayri mermer ahcârâtları cümle bu kûh-ı bâlâdan kesildiği yerleri durur. Ve hâlâ niçe yüz aded kûhkenler Ferhâd-vâr mermer kesmededirler, garîb temâşâgâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 255b ·
metinde göster ·
, her biri gûyâ birer kal‘adır. Serâpâ la‘lgûn kiremit örtülü bâğsız ve bâğçesiz …
İçinde cümle beş yüz aded hâne Şeddâdî binâlar var, her biri gûyâ birer kal‘adır. Serâpâ la‘lgûn kiremit örtülü bâğsız ve bâğçesiz ve havlısız daracık dârları var kim cümle büyûtları birer gûne kat-ender-kat kasr-ı Havarnak-misâl cihânnümâ hâne-i zîbâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 277a ·
metinde göster ·
… t etmeden dest-i Âl-i Osmân'a girmek ile şâhâne vâcibü's-seyr ibret-nümâ Frengî
binâlar var
kim vasfında lisânlar kâsır ve kalemler kâsirdir. Serâpâ Ciniviz binâsı kal‘a-m …
Evvelâ Sakız kullesinin içinde cümle (---) mahalledir. Aslâ kefere yokdur. Ve cümle iki bin iki yüz kat-ender-kat beşer altışar tabaka kârgîr ve metîn ve zîbâ ve ra‘nâ ve musanna‘ ve müzeyyen evlerdir. Zîrâ ceng [ü] cidâl ile feth olmayup bir hâneye top-ı kûp ile zarar isâbet etmeden dest-i Âl-i Osmân'a girmek ile şâhâne vâcibü's-seyr ibret-nümâ Frengî binâlar var kim vasfında lisânlar kâsır ve kalemler kâsirdir. Serâpâ Ciniviz binâsı kal‘a-misâl büyûtları refî‘ü'l-bünyân ve halkı azîmü'ş-şândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y57b ·
metinde göster ·
kim diller ile ta‘bîr olunmaz. Hemen zamân-ı kadîmde ne mikdâr bender şehir idü …
Ve bu kapudan taşra aşağı varoşda olan ibret-nümâ binâlar var kim diller ile ta‘bîr olunmaz. Hemen zamân-ı kadîmde ne mikdâr bender şehir idüği şundan malûm ola kim hâlâ âsâr-ı binâlardan zâhir ve bâhir olan üç yüz hammâm ve yedi bezzâzistân ve yedi yüz kârgîr binâ hân ve yigirmi bin dükkân ve üç bin mesâcid ve sekiz yüz cevâmi‘ ve iki yüz medâris ve yetmiş imâret-i it‘âm ve üç bin çeşme-i âb-ı revân ve bin beş yüz mekteb-i sıbyân ve niçe yüz bin Y 68a sarây-ı âlî-i a‘yân ve niçe yüz bin büyut-ı bî-pâyân âsârları nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y67b–Y68a ·
metinde göster ·
… emşîd-i anîdin yaylağa çıktığı mahalde tahtı idi. Niçe yüz bin âsâr-ı imârâtdan
binâlar var
kim görenler vâlih olur. Ve niçe yüz uyûn-ı cârîler kenârında kasr-ı havernakla …
Zamân-ı kadîmde Cemşîd-i anîdin yaylağa çıktığı mahalde tahtı idi. Niçe yüz bin âsâr-ı imârâtdan binâlar var kim görenler vâlih olur. Ve niçe yüz uyûn-ı cârîler kenârında kasr-ı havernaklardan nişân verir maksûreler olduğundan efvâh-ı nâsda Köşk şehri derler. Aydın-ı Nûreddîn sancağında paşa hâssı ve yüz elli akçe şerîf kazâdır. Ve nâhiyesi kırk pâre kurâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y89b ·
metinde göster ·
… ş nerdübân ile enilir amûd-ı müntehâlar üzre su sarnıcları ve ibret-nümâ âsâr-ı
binâlar var
kim sekiz sâ‘atlik yolu dutmuşdur. Ammâ hâlâ vîrândır. Hamd-i Hudâ selâmetle bu …
Ve niçe bin kenîse ve manastır ve kal‘a ve değirmen arkları ve kırkar ellişer ayak taş nerdübân ile enilir amûd-ı müntehâlar üzre su sarnıcları ve ibret-nümâ âsâr-ı binâlar var kim sekiz sâ‘atlik yolu dutmuşdur. Ammâ hâlâ vîrândır. Hamd-i Hudâ selâmetle bunları ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y134a ·
metinde göster ·
… e nazargâh-ı Hazret-i Îsâ aleyhi's-selâmdır. Mısır Yûnânîler destinde iken azîm
binâlar var
imiş, hâlâ ancak bir kâ‘a ve bir zâviye kalmış. Ve anda bir havuz vardır, cümle …
Mısır'ın şimâlinde iki sâ‘at ba‘îd bâğ u bâğçeler içinde nazargâh-ı Hazret-i Îsâ aleyhi's-selâmdır. Mısır Yûnânîler destinde iken azîm binâlar var imiş, hâlâ ancak bir kâ‘a ve bir zâviye kalmış. Ve anda bir havuz vardır, cümle marîz andan girüp şifâ bulurlar. Cemî‘i tevârîhlerde ve tevârîh-i Yûnânîlerde mastûrdur kim Hazret-i Îsâ vâlidesi Meryem Ana ile Nâbulus şehrinden hicret edüp bunda sâkin olmuşlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y227a ·
metinde göster ·
imiş kim alâmetleri cümle hânelerin der-i dîvârlarında iri taşlar üzre eşkâl-i …
Ve bu şehr-i atîkde ol kadar acâyibât ü garâyibât binâlar var imiş kim alâmetleri cümle hânelerin der-i dîvârlarında iri taşlar üzre eşkâl-i garîbe ve acîbe tasvîrâtları ile âşikâredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y298b ·
metinde göster ·
… misli meğer Azak'da ola. Ve deryâ içre olan (---)(---)(---) ibret-nümâ âsâr-ı
binâlar var
kim akıllar hayrân olur.}
Ve masnû‘ât u menbûtâtının memdûhâtından gömleklik nazîf ketân bezi ve penbeden rakîk kız dimisi ve beyâz kuskusî havlı nâzik ihrâmları ve kırmızı sahtiyânı bir diyârda olmaz, meğer Edirne kırmızısı ola. Ve hâs beyâz ekmeği ve gûnâ-gûn balığı ve Bostân adası kavunu ve gûnâ-gûn incîri olur. {Ve kebbârî ya‘nî kebere turşusu ve nâbıkası ve Câbir Ensârî sahrâlarında niçe bin gûne elvân şükûfelerinin râyiha-i tayyibesi âdemin demâğın mu‘attar eder. Ve lezîz ve beyâz tuzu olur. Ve Bostân adasında niçe elvân sâ‘at kumu gibi incedir olur kim misli meğer Azak'da ola. Ve deryâ içre olan (---)(---)(---) ibret-nümâ âsâr-ı binâlar var kim akıllar hayrân olur.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y326b ·
metinde göster ·
Ve bu İsvân kal‘asının Nîl'i kenârında sûr dîvârı-misâl Şeddâdî
binâlar var
kim ana Hâyitu'l-acûzi's-sâhir derler. Her taşı kırkar ve ellişer zirâ‘ çâr-gûş …
Ve bu İsvân kal‘asının Nîl'i kenârında sûr dîvârı-misâl Şeddâdî binâlar var kim ana Hâyitu'l-acûzi's-sâhir derler. Her taşı kırkar ve ellişer zirâ‘ çâr-gûşe hammâm kubbesi kadar âlî seng-i hârâlardır kim cümle hadîd kinedler ve rusâs ile mebnî hacer-i azîmlerdir kim iki hacerin birbirine imtizâcları âşikâre değildir, gûyâ sedd-i İskender-vâr yek pâredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y388a ·
metinde göster ·