azîm kıbâb-ı âlîler var. Hatta Tuhfe-i Tevârîh'de tahrîr etdüğü üzre ilm-i mûsı …
Menzil-i evsâf-ı kal‘a-i kadîm makâm-ı Şurakir: Sene (---) târîhinde Hüseyn-i Baykara bu şehrin dibinden cereyân eden Arpaçayı'ndan ve hevâsından hazz edüp bu kal‘ayı Hakîm Şorakir'i ta‘lîmiyle ilm-i hikmet üzre bu şehri imâr ederler. Andan Kara Yûsuf tasarrufunda iken Timur harâb eder. Andan yine imâr olup 326a sene (---) târîhinde Süleymân Hân kal‘a-i Nahşivân üzre giderken tâlî‘a-i asker olan Lala Kara Mustafâ Paşa harâb etmişdir, ammâ Timur harâb etdüği âsâr-ı binâlar nehr-i Arpaçay sâhilin dutmuş tâk-i kisrâdan nişân verir âsâr-ı binâlar ve azîm kıbâb-ı âlîler var. Hatta Tuhfe-i Tevârîh'de tahrîr etdüğü üzre ilm-i mûsıkîde kitâb-ı edvârda on iki makâm ve yigirmi dörd şu‘be ve yigirmi dörd usûl ve kırk sekiz terkîbden olan Şorakir şu‘besin Hakîm Şorakir bu şehr imâr olurken bulduğu içün ol şu‘benin ismine Şorakir deyüp bu şehr ismiyle müsemmâ bir şu‘be-i hoş-hevâdır. Hattâ bu şehrin sağîr u kebîri cümle ehl-i zevk ü ehl-i hevâ olup tarz-ı Acemâne Şorakir'i ve araz-barî âğâzeleriyle muğanniyâtlar okurlar kim âdem safâsından mest [u] medhûş olur. Ammâ hâlâ bu şehr ol kadar ma‘mûr değildir. Kal‘ası harâbdır. Cümle üç yüz hânesi mestûr-ı türâbdır. Ammâ nevâhîlerinin nısfı Arpaçayı karşusunda olmağıla Revân hükmündedir. Beri tarafı cümle Kars hükmünde vilâyet-i âbâdân ve her cânibleri kurâ ve kûhistân ve binâ-yı ma‘mûr [u] âbâdân ve imâret-i hudûdesi firâvân bir ülke-i Gürcîstân'dır. Araz âbının nehr-i Zengî'nin cânib-i şimâlisi kırk konak kûh-ı Elburz'u aşup Bahr-i Haraz'a varınca Dağıstân ile ma‘an Gürcîstân add olunur tâ cânib-i garba, Erzurûm'a müntehî olur. Erzurûm, vilâyet-i Erzeni'r-Rûm'dandır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 325b–326a ·
metinde göster ·
… n ve ı‘lâm-ı hâbileden ve âsâr-ı azîme ve etvâr-ı acîbeden niçe bin aded âsâr-ı
binâlar ve
rasîf ve tur‘a ve Şeddâdî binâlar var kim benî Âdem gördükde ta‘accübâne engüşt …
Bu hâk-i Bağdâd'ın letâfeti sebebiyle nahl-i hurma serâmed olur. Zîrâ zemînine niçe bin peygamberân ve nize kerre yüz bin kibâr-ı kümmelîn-i âlimân bu zemîn-i Medâyin'e hayr du‘â-yı firâvân edüp anların du‘âları berekâtıyla bu hâk-i Bağdâd bir vâsi‘atü'l-aktâr ve rahîsatü'l-eşcâr bir dâr-ı diyârdır kim bu edîm-i arzda deyyâr-ı mânendi yokdur. Zîrâ vilâyet-i vâsi‘i ma‘mûr ve dâ’imâ halkı mesrûr, buk‘aları hûb ve hâk-i pâki beyne'n-nâs merğûb ve mezâri‘âtları vâfir ve hayrât [u] berekâtları mütekâsirdir. Ve bu arâzî-i Irâk'da niçe bin aded künûz-ı azîme ve defâyin-i cevâhir-i cesîme ve habâyâ-yı kesîre ve metâlib-i azîze vardır. Ve niçe yüz aded hükmü mensûh olmuş mutalsamât-ı garîbe âsârları var kim âdem hayrân olur. Hatta müverrih Mıkdısî-i Yarmenî eyle terkîm eder kim zemîn-i Medâyin'de bir hatve arz-ı hâliye yokdur kim anda medfûn bir genc-i Kârûn olmaya. Ve hâlâ Tâk-i Kisrâ'dan mâ‘adâ ı‘mâl-i sâbileden ve ı‘lâm-ı hâbileden ve âsâr-ı azîme ve etvâr-ı acîbeden niçe bin aded âsâr-ı binâlar ve rasîf ve tur‘a ve Şeddâdî binâlar var kim benî Âdem gördükde ta‘accübâne engüşt ber-dehen eder. Hâlâ bu diyârın mezra‘aları vâfir ve hayrât [u] berekâtları mütekâsir ve deşt-i hâmûnları nahlistân-ı gülistânlı arz-ı mukaddesdir. Ahâlîlerinin ni‘metleri firâvân ve zemîninin enhârları cârî ve revân bir şehr-i âbâdândır kim cemî‘i selâtîn-i mülûk mâbeyninde hasretü'l-mülûk bir şehr-i Irâk'dır. El-hâsıl bu hâk-i pâkde acâ’ibât-ı dehrden ve garâ’ibât-ı asırdan niçe bin âsâr-ı ibret-nümâlar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 346b ·
metinde göster ·
Ammâ evâ’il-i a’sârda şimdiki hâlde şehrin tâ ortası olan Yûsuf Efendi sarâyı yeri bir mürtefi‘ zemîndir. Anda bir kal‘a-i azîm var imiş. Hâlâ câ-be-câ esâs-ı binâlar ve nısf burc-ı bârûlar zâhirdir. Ve Kaydefâ(?) melikenin karındaşı Cimcime kralenin tahtı imiş. Eyvân dîvârları hâ’itleri hüveydâdır. Sene (---) târîhinde Sarhanoğulları renc [ü] anâ ile feth edüp bir dahi küffâr-ı dûzah-karâra karârgâh olmasın içün bu kal‘a ve bu tahtgâhı esâsından münhedim edüp harâb [u] yebâb ederler. Hâlâ niçe bin kâr-ı kadîm binâ âsârları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y29b ·
metinde göster ·
… edüp bu karyeyi ana hâs verirler, hâlâ bu karyede olan ibret-nümâ âsâr-ı acîbe
binâlar ve
gûnâ-gûn fıskıyye ve şâzrevân ve havzı ve selsebîller ve câm-ı Cem ta‘bîr etdik …
Karye-i Velanova: Cânib-i erba‘ası bâğ u bâğçe ile müzeyyen yetmiş Urum hâneli bir ma‘mûr köydür. Ve câ-be-câ müselmânları vardır. Âl-i Osmân neslinden Cem Şâh, Sultân Bâyezîd ile ceng edüp âhir münhedim oldukda Menteşe hâkinde bu Malta'ya ubûr edüp bu karyeyi ana hâs verirler, hâlâ bu karyede olan ibret-nümâ âsâr-ı acîbe binâlar ve gûnâ-gûn fıskıyye ve şâzrevân ve havzı ve selsebîller ve câm-ı Cem ta‘bîr etdikleri câmın durduğu amûd-ı ibret-nümûn bu köydedir. Ve çok âsârları mürûr-ı eyyâm ile münhedim olmuşdur. Andan Cem Sultân firâr edüp Fransa'da karâr edüp Bâyezîd Hân tarafından taleb olundukda bi'z-zarûrî bir saruşın âdemi zehirli ustura ile tırâş edüp boğup, Cem'dir deyü Âsitâne'ye irsâl edüp Bursa'da Murâdiyye'de defn ederler, hâlâ Fransa ol zu‘m üzre- Y 122b -dirler kim böyle hîle edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y122a–Y122b ·
metinde göster ·
… ağı enüp leb-i deryâ ile gâh türâb gâh niçe kurâ ve harâb ve niçe şeddâdî vîrân
binâlar ve
niçe ebre ser çekmiş kehkeşân-âsâ tâklı su kemerleri seyr [ü] temâşâ ederek 8 s …
"Yok siz bizi tâ Karagürgüz kal‘asına emniyyet üzre götürmeyince cümlemiz kırılırız. Size bir akçe verenlerden değiliz" deyince anlar dahi me’yûs olup Lena belinden tîz aşağı enüp leb-i deryâ ile gâh türâb gâh niçe kurâ ve harâb ve niçe şeddâdî vîrân binâlar ve niçe ebre ser çekmiş kehkeşân-âsâ tâklı su kemerleri seyr [ü] temâşâ ederek 8 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y150b ·
metinde göster ·
mesâcid ve zâviye ve hücreleri var. Ammâ cümle binâları yine kayalara muttasıld …
Ba‘dehu Cenâb-ı Bârî Medyen şehrinde şu‘ayb Nebî'nin kavmin helâk edüp şehrin harâb etdükde Hazret-i şu‘ayb "Bu diyâra azâb nâzil oldu" deyüp evlâd [u] ensâbı ile Beyt-i Mukaddes'e gelüp bu kabr-i pür-envârları kurbunda tahrîr olunan karye-i Hattîn'de sâkin olup ba‘de'l-vefât bunda medfûndur. Merkad-i pür-envârları gerçi gârlardır. Ammâ taşrasında kârgîr kubbe binâlar ve mesâcid ve zâviye ve hücreleri var. Ammâ cümle binâları yine kayalara muttasıldır, zîrâ bir teng mahaldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y202b ·
metinde göster ·
… e Tavâşî Süleymân Paşa imdâdları ile Özdemir fâtih-i Habeş olmuşdur. Hâlâ cümle
binâlar ve
kal‘a ve câmi‘ler anın hayrâtıdır. Sikke ve hutbe sâhibi bir vezâret yerdir. Am …
Zamân-ı cehâletde pâdişâhlarına "Necâşî" derlerdi. Ba‘dehu büyük devlet-i dünyâya mâlik olmağile sultân dediler. Ba‘dehu sene (---) târîhinde Süleymân Hân asrında bakıyye-i asker-i Sultân el-Gavrî-i Çerkes, Özdemir Beğ Sinân Paşa ve Tavâşî Süleymân Paşa imdâdları ile Özdemir fâtih-i Habeş olmuşdur. Hâlâ cümle binâlar ve kal‘a ve câmi‘ler anın hayrâtıdır. Sikke ve hutbe sâhibi bir vezâret yerdir. Ammâ taht-ı hükûmetinde cümle elsine-i muhtelife sâhibi benî âdemlerdir kim biri de mezheb-i İslâm'da değillerdir. Zîrâ dâ’imâ ihtilâtları Portakal küffârıyla olup anları dahi dalâlete düşürmüşlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y33b ·
metinde göster ·
… dır. Bu câmi‘ içre gayrı câmi‘ler gibi direkler yokdur, hemân cümle toloz kemer
binâlar ve
üstleri ve cânib-i erba‘ası yedi yüz medrese hücreleridir. Hâlâ müte’ehhil câmi …
Ve bu câmi‘in tûlü ve arzı yüz seksener ayakdır, adım değildir. Ve harem-i azîminin cânib-i erba‘asında birer azîm yan soffaları vardır, her biri birer câmi‘ kadar vardır. Bu câmi‘ içre gayrı câmi‘ler gibi direkler yokdur, hemân cümle toloz kemer binâlar ve üstleri ve cânib-i erba‘ası yedi yüz medrese hücreleridir. Hâlâ müte’ehhil câmi‘ huddâmları sâkindir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y94b ·
metinde göster ·
… ur. Ve bu şehrin Nîl karşusunda evce peyveste olmuş kayalar üzre Fir‘avnî harâb
binâlar ve
kal‘a âsârları vardır. Ba‘zı tevârîhlerde bilâd-ı ma‘mûr olduğu mastûr. ⟦Y 365b …
Ve cânib-i selâsında bâğ u bâğçeleri çokdur. Ve bu şehrin Nîl karşusunda evce peyveste olmuş kayalar üzre Fir‘avnî harâb binâlar ve kal‘a âsârları vardır. Ba‘zı tevârîhlerde bilâd-ı ma‘mûr olduğu mastûr. Y 365b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y365a–Y365b ·
metinde göster ·
… enârında bin iki yüz hâneli binâ-yı azîmli şehr-i kadîm imiş. Hâlâ niçe bin âlî
binâlar ve
kehkeşân-âsâ tâk-ı Kisrâlar ve bî-had [u] bî-nihâye kubâblar ve niçe bin rimâl …
Circe eyâletinde başka kâşiflikdir. İki yüz askerle kırk kîse mâl-ı gılâli tahsîl eder. Gayrı mustahfızân çorbacıyân yokdur, müftî ve nakîbi ve a‘yânı hem-çünân yokdur. şehri Nîl kenârında bin iki yüz hâneli binâ-yı azîmli şehr-i kadîm imiş. Hâlâ niçe bin âlî binâlar ve kehkeşân-âsâ tâk-ı Kisrâlar ve bî-had [u] bî-nihâye kubâblar ve niçe bin rimâl içre pâymâl zî-kıymet amûdlar âşikâredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y383a ·
metinde göster ·
… u‘azzam imiş kim üç sâ‘atlık yerde Nîl kenârında tâk-ı Havernak'dan nişân verir
binâlar ve
amûd-ı bî-hadler ve niçe bin kubbe-i âlî ve hân ve hammâm ve bezzâzistân ve gûn …
Ve bu kal‘anın taşrasında varoşu bâğlı ve bâğçeli ma‘mûr u âbâdân yedi yüz hânedândır. Ba‘zısı kâr-ı kadîmden harâb olan hânelerdir kim amâr edüp sâkin olurlar. Bunda dahi câmi‘ler ve zâviyeler vardır, ammâ çârsû-yı bâzâr yokdur. Kahvehâneleri haşebden, ba‘zı külbeden dükkânlar vardır, ammâ kârgîr değildir. Zamân-ı kadîmde eyle sevâd-ı mu‘azzam imiş kim üç sâ‘atlık yerde Nîl kenârında tâk-ı Havernak'dan nişân verir binâlar ve amûd-ı bî-hadler ve niçe bin kubbe-i âlî ve hân ve hammâm ve bezzâzistân ve gûnâ-gûn vâcibü's-seyr köhne tılısmâtları ve ibret-nümâ alâmet-i imâretleri var, gûyâ henüz üstâd bennâ elinden çıkmışdır. Lâkin içlerinde zâğ [u] kebûter-i vahşî âşiyân edüp râğlar vâ deyüp feryâd ederler. Vakt-i şitâda cümle murgân lânelerin bırağup sevâhile giderler, andan Künûz Urbânı gelüp bu vîrânelerde meks ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y386a ·
metinde göster ·
Ve bu diyârda olan acâyibât [u] garâyibât-ı ibret-nümâ âsâr-ı
binâlar ve
mutalsamât-ı garîbeler ve vâcibü's-seyr eflâke kad çekmiş kûh-ı Bîsütûn içre ma …
Ve bu diyârda olan acâyibât [u] garâyibât-ı ibret-nümâ âsâr-ı binâlar ve mutalsamât-ı garîbeler ve vâcibü's-seyr eflâke kad çekmiş kûh-ı Bîsütûn içre mağârâlar var kim tahrîr eylesek bir tomar-ı tavîl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y444a ·
metinde göster ·
Ve bu şehrin enderûn [u] bîrûnunda ve geldiğimiz çöl çölistânında olan âsâr-ı
binâlar ve
alâyimât-ı bî-nihâyeler ve niçe bin mutalsamât-ı garîbeler ve niçe bin künûzât- …
Ve bu şehrin enderûn [u] bîrûnunda ve geldiğimiz çöl çölistânında olan âsâr-ı binâlar ve alâyimât-ı bî-nihâyeler ve niçe bin mutalsamât-ı garîbeler ve niçe bin künûzât-ı acîbeler medfûndur kim niçe kerre yüz bin elvân sommâkî ve mermer sütûn-ı firâvân alâmetleri vardır. İlâ-hâzihi'l-ân kavm-i Mağâribe insân bu künûz [u] defâyinlerden istihrâc etmededirler, ferd-i âferîdeden bir kimesne mâni‘ değillerdir. Ammâ her kenzin müvekkilleri mâni‘ olup her kenz başında niçe bin Hindî ve Sindî ve Mağribî-i Cirbevî helâk olup pâymâl-i rimâl kadîd olup yatırlar. Ba‘zısına dahme-küşâlık müyesser olup murâdına vâsıl olur. Hâlâ Mısır'da ihrâm-fürûht Hacı İmrân andan kâmrân sâhib-i huddâmân olmuşdur, derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y449a ·
metinde göster ·