. Kıbleye nâzır bir demir kapusu var. Dâ’iren-mâdâr cirmi bin adımdır. İçinde al …
Eşkâl-i kal‘a-i Kilidü'l-Bahr-i Siyâh-ı Rûmeli: Leb-i deryâda şekl-i murabba‘ bir binâ-yı metîndir. Kıbleye nâzır bir demir kapusu var. Dâ’iren-mâdâr cirmi bin adımdır. İçinde altmış aded neferât hâneleri ve Sultân Murâd Hân'ın bir câmi‘i ve iki buğday anbârı ve cebehânesi ve yüz aded sağîr ü kebîr topları ve dizdârı ve üç yüz neferâtları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 138b ·
metinde göster ·
Bunu dahi sene (---) târîhinde Murâd Hân-ı Râbi‘ binâ etmişdir. Leb-i deryâda bir düz vâsi‘ zemînde şekl-i murabba‘ bir binâ-yı metîn kal‘a-i üstüvârdır. Dîvârının kaddi yigirmi zirâ‘dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 138b ·
metinde göster ·
… işdir. Semerkand, Belh, Buhârâ ve Lûristan ve Moltan seyyâhları, böyle musanna‘
binâ-yı metin
ve azîm hammâm görmedik, derler. Câmekânı bir vâsi‘ sahrâ üzre kubbe-i azîmlerd …
Evsâf-ı Yeni Kaplıca: Bir kapalı yerde vâkı‘ olmuş, bu dahi Eski Kaplıca gibi cümle imâreti kurşum örtülü binâ-yı azîmdir. Mâ-tekaddem binâ-yı muhtasar imiş. Süleymân Hân gelüp niçe kerre görüp nikrîs marazından şifâ bulup sadrıa‘zamı olan Sarı Rüstem Paşa'ya "Şunda bir binâ-yı azîm ile bir hammâm binâ eyle" deyü fermân etdikde sene (---) târîhinde bu Yeni Kaplıca'yı Rüstem Paşa binâ etmişdir. Semerkand, Belh, Buhârâ ve Lûristan ve Moltan seyyâhları, böyle musanna‘ binâ-yı metin ve azîm hammâm görmedik, derler. Câmekânı bir vâsi‘ sahrâ üzre kubbe-i azîmlerdir kim gûya kubbe-i eflâkdir. Bin âdem alır câmekân bir mekân-ı kebîrdir. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 227b ·
metinde göster ·
… ile ubûr olunur. Nehre karîb bir alçak sivri yalçın kaya üzre bir küçük Şeddâdî
binâ-yı metîn
kal‘a-i hısn-ı hasîndir. Dâiren-mâdâr cirmi sekiz yüz adım şekl-i murabba‘ bir …
Evsâf-ı kal‘a-i musanna Osmâncık: Bir tevârîhde Osmâncık bunda doğdu ve kal‘a-i Osmâncık hilâfetinde binâ etdi, derler. Ba‘dehû Etrâk-i nâ-pâk elinden sene 795 târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân fethi olduğu muhakkakdır. Çorum sancağı hâkinde ve voyvodalıkdır ve yüz elli akçe kazâdır. Ma‘mûr nevâhîleri vardır. Serdârı ve kethüdâyeri vardır, nakîbi ve müftîsi yokdur, a‘yânı azdır, bâğ u bâğçesi çokdur. Kal‘ası Kızılırmak kenarının karşu cânib-i şarkında cisr-i azîm ile ubûr olunur. Nehre karîb bir alçak sivri yalçın kaya üzre bir küçük Şeddâdî binâ-yı metîn kal‘a-i hısn-ı hasîndir. Dâiren-mâdâr cirmi sekiz yüz adım şekl-i murabba‘ bir kal‘a-i yekpâredir (---) nâzır ancak bir demir kapusu var. Gâyet bâlâ olmağıla içine girüp manzûrumuz olmamışdır, ammâ taşra varoşu bin mikdârı bâğ u bâğçeli tarz-ı kâr-ı kadîm Etrâk evleridir. Cümle tahta ve toprak örtülü imâr olmuş evlerdir. Yedi mahalle ve yedi mihrâbdır. Ve dükkânları azdır, ammâ yine her eşyâ mevcûddur. Üç hânı ve ırmak kenarında bir küçük hammâmı var, suyu dollâb ile Kızılırmakdan çekilir. Ve şehrin üç tarafı kumsaldır, aslâ çamur olmaz. Ve hevâsı şiddet-i hâr üzre olduğundan leziz âbdâr üzüm olur. Ve kumsallığında kebere nâmında bir gûne meyve hâsıl olup sirke ile turşu ederler, gâyet nâfi‘dir ve bu şehirde ol turşu meşhûr-ı âfâk olmuşdur. Ve cümle evleri fukarâyânedir. Ve halkı dahi fukarâ-yı Bektâşiyândır. Zîrâ bu şehrin cânib-i garbında bir mürtefi‘ yerde Sultân-ı Bektâşiyân medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 279b ·
metinde göster ·
… cümle on bir me‘âdin vardır. Kal‘ası, sâhil-i Araz'da bir bayır yüzünde Şeddâdî
binâ-yı metîn
ve şekl-i murabba‘ bir kal‘acıkdır. İçinde Süleymân Hân câmi‘i var. Ve cümle zî …
Evsâf-ı kal‘a-i Kağızmân hâk-i Azerbaycân: Nehr-i Araz'ın cânib-i kıblesi umûmen kılâ‘ [u] büldânları Azerbaycân hudûdu add olunur. Zîrâ bu mahalle nehr-i Araz cânib-i garbda Bingöl yaylağından tulû‘ edüp niçe kılâ‘ [u] büleydelere râst gelüp cânib-i şarka cereyân ederek Arpa çayıyla Ağrı dağı mahallinde nehr-i Zengî'ye mahlût olur. Bu kal‘a-i Kağızmân dahi Araz'ın karşu kıble tarafında olmağıla Azerbaycân hudûdundadır, ammâ Âl-i Osmân'ın Kars eyâletidir. Enûşirvân'ın kızlarından bir duhter-i pâkize ahterinin binâsı olmağıla anın ismiyle müsemmâ bir kal‘adır. Niçe mülûk destine girüp âhir Uzun Hasan Şâh destine, andan Şâh İsmâ‘îl destinden sene (---) târîhinde Süleymân'a itâ‘at edüp Kars eyâletinde başka sancak beği tahtıdır. Beğinin hâsı kânûn üzre 200.000 akçedir. Ze‘âmet 9 ve timar 178, alaybeğisi ve çeribaşısı vardır. Cümle tokuz yüz asker olur ve yüz elli akçe kazâdır. Dizdârı ve üç yüz kal‘a neferâtları vardır. Vazîfe-i mu‘ayyeneleri tuzlalarından hâsıl olur. Kal‘anın cânib-i garbîsinde tuzla-yı azîm ve me‘âdin-i kavîdir ve değirman taşı ma‘deni vardır. Acem'e ve Erzurûm'a ve sâ’ir diyârlara seng-i âsiyâb bu Kağızmân dağlarından gider. Ve yara taşı, cerrâhlar merhem-i Süleymânî edüp yaraya ve bereye korlar, mücerrebdir. Ve kuyumcular böresi ve berber bileğisi ve sümüger taşı, ya‘nî kayağan taşı ma‘deni bu Kağızmân dağlarında hâsıl olup kal‘a neferâtlarına mahsûlü kânûn üzre aklâm kayd olunmuşdur. İki yerde altun ve gümüş ma‘denleri vardır. Ammâ hâsılı harcına kifâyet etmediğinden hâlâ mu‘attaldır. Ve'l-hâsıl cümle on bir me‘âdin vardır. Kal‘ası, sâhil-i Araz'da bir bayır yüzünde Şeddâdî binâ-yı metîn ve şekl-i murabba‘ bir kal‘acıkdır. İçinde Süleymân Hân câmi‘i var. Ve cümle zîr ü bâlâsında yedi yüz hâne-i muhtasarı vardır. Câmi‘leri ve hânı ve hammâmı ve esvâk-ı muhtasarı vardır. Bender şehir değildir, ancak serhaddir. Revânın cânib-i garbîsinde nümâyân olan Ağrı dağı bu Kağızmân'a karîbdir kim memdûh-ı âfâk kûhların birisi dahi bu cebel-i Ağrı'dır. Terekeme Türkmânlarına yaylakdır. Ve bu Kağızmân Araz kenarında olmağıla âb [u] hevâsı sehl-i sevâhile karîb olup câ-be-câ bâğ u bâğçeleri vardır. Ve halûk ve halîm ve selîm ahâlîsi ve câ-be-câ mahbûbeleri vardır. Ekseriyyâ levendâtları Acem mânîsi teğannî ederler, hoş-âvâz ve hoş-tab‘ kimesneleri vardır. Bu şehre Kars a‘yânlarıyla {Kağızmân'a} dâhil oldukda beğinin dîvânına cümlemiz hâzır olup 325a Kars kullarıyla Kağızmân kullarımız azîm mücâdeleleri geçüp Kağızmân ağaları yemîn billah edüp "Biz Acem kârbânına dest-dırâzlık etmedik. Ancak kânûnumuz üzre bâcımız alırız" deyü inkâr ile cevâp verüp hakîr destimizde olan buyurdı-yı şerîfler ile Kağızmân ağalarından Hasan Ağa'yı ve Çalık Safer Ağa'yı ve yedi ağa dahi alup "inkâr etdiklerine göre isbât-ı vücûd etsinler" deyü,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 324b–325a ·
metinde göster ·
. Ve Alahân, vekâle-i âbâdândır. İbrâhîm Halîl nehri, içinden ubûr eder. Ve Hacı …
Cümle (---) aded mihmân hâne-i tüccârân-ı berr [u] bihâr. Evvelâ çârsû içinde Yemiş hânı kârgîr binâ-yı metîndir. Ve Alahân, vekâle-i âbâdândır. İbrâhîm Halîl nehri, içinden ubûr eder. Ve Hacı İbrâhîm hânı ve Samsad kapusu hânı ve Beğ kapusu hânı ve Beğ kapusundan taşra Sebil hânı ve Samsad kapusundan taşra mağaralardan hânlar var kim her biri beşer altışar yüz at alur. On aded yed-i kudret ile kayadan oyulmuş kârbânsarây-ı bî-misâllerdir kim içinde âdemîzâd gâ’ib olur. Hikmet-i Hudâ temmûzda bu kaya hânlar sermâdır ve vakt-ı şitâda germâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 56b ·
metinde göster ·
Ve cümle iki hândır. Biri çârsû içre Melek Ahmed Paşa'nın kiremit ile mestûr
binâ-yı metîn
ve ma‘mûr hân-ı sağîrdir. Biri dahi Emîn hânıdır. Bu iki hândan mâ‘adâsı na‘lba …
Ve cümle iki hândır. Biri çârsû içre Melek Ahmed Paşa'nın kiremit ile mestûr binâ-yı metîn ve ma‘mûr hân-ı sağîrdir. Biri dahi Emîn hânıdır. Bu iki hândan mâ‘adâsı na‘lband dükkânları hân-misâli dekâkînler olmağıla çokluk bu şehir halkı hâna muhtâc değillerdir. Zîrâ ganîmet şehir olmağıla cümle hânelerin ikişer kapusu vardır. Elbette küçük kapuları küşâdedir. Doğrulup varana sıladır. Bu gûne hâne-i bî-minnet sarâylar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 119b ·
metinde göster ·
… evkâf-ı sultânîdir. Unkapanı'ndan aşağı Uzunçârsûsu gâyet ma‘mûrdur. Ve kârgîr
binâ-yı metîn
bezzâzistânı ankâ bâzergân-ı hâcegiyânlar ile memlû bir bâzâr-ı hüsndür. Ve ule …
Ve cümle sekiz yüz elli beş aded dekâkîn-i evkâf-ı sultânîdir. Unkapanı'ndan aşağı Uzunçârsûsu gâyet ma‘mûrdur. Ve kârgîr binâ-yı metîn bezzâzistânı ankâ bâzergân-ı hâcegiyânlar ile memlû bir bâzâr-ı hüsndür. Ve ulemâ ü şu‘arâ ü sulehâsı çokdur. Ve meşâyih-i ızâmı ve e’imme vü hutebâsı ve a‘yân [u] kibârı ve dervîş-nihâd âdemleri bî-hadd u hasrdır. Cümle elvân çukalar ve akmişe-i fâhireler ve elvân sûflar ve zâğî ve mollayî gûnâ-gûn siyâb giyerler. Ve âb [u] hevâsı gâyet memdûh-ı Rûmdur. Husûsan Bulgar u Sırf u Çıtak mahbûbeleri haftada bir şehrin bâzârına geldiklerinden şehir pür-nûr olup âşıkân mesrûr olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 133a ·
metinde göster ·
… n Paşa hânı, gâyet mu‘azzam kal‘a-misâl hân-ı azîmdir. Ve Rüstem Paşa hânı dahi
binâ-yı metîndir
. Ve Yemiş hânı ve Kapan hânı ve Ekmekçizâde Ahmed Paşa hânı ve Halîl Paşa hânı …
Ve Selîmiyye kurbunda Yemişçi Hasan Paşa hânı, gâyet mu‘azzam kal‘a-misâl hân-ı azîmdir. Ve Rüstem Paşa hânı dahi binâ-yı metîndir. Ve Yemiş hânı ve Kapan hânı ve Ekmekçizâde Ahmed Paşa hânı ve Halîl Paşa hânı ve Pamuk hânı ve Tahtalkal‘a hânı ve Sücâh hânı ve İmâret hânı ve Mihal hânı ve Şehâbeddîn Paşa hânı. Ammâ bu merkûm kârbânsarâylardan azîm mihmânhâne-i hasbî Eşe Kadın hânı'dır. Zamân-ı Sultân Ahmed Hânî'de bir küçük hân imiş. Defterdâr Ekmekçioğlu Ahmed Paşa esâsından ol hân-ı sağîri münhedim edüp bir hân-ı mu‘azzam etmişdir kim Edirne şehrinde ve İslâmbol'da misli yokdur. İllâ Tatarbâzârcığı'nda İbrâhîm Paşa-yı Makbûl kârbânsarâyıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 161b ·
metinde göster ·
… ekiz gözdür ammâ her tâkı Tâk-i Kisrâ'dır. Ve nehr-i Tunca üzre olmak ile gâyet
binâ-yı metîn
ü arîzdir. Edirne'den tarafı başında şehre giderken sâğ cânibde çâr-kûşe bir kı …
Ammâ bu kantara-i azîm Ebü'l-feth Sultân Mehemmed pederi hilâfet-i evvelinde Gâzî Mihal Beğ inşâ etmişdir kim cisrin yanında nehr-i Meriç cezîresi üzre bir câmi‘-i azîmi var. Ve Hacı Bektâş-ı Velî halîfelerinden Sefer Şâh Sultân'ın merkad-i pür-envârı âsitânesi dahi bu püll-i kavî üzre vâki‘ olmuşdur. Hulâsa-i kelâm âyende vü revendegâna sırât olmuş bir râh-ı râstdır kim bî-bedeldir. Andan sonra binâ olunan Sarrâchâne köprüsü, Şehâbeddîn Paşa'nındır. Ebü'l-feth vüzerâlarından olup 163b bu cisr-i azîme şürû‘ edüp nâ-tamâm iken Ebü'l-feth İslâmbol'da Mâldepe nâm mahalde merhûm olup bu cisr sâhibi Şehâbeddîn Paşa Bâyezîd Hân ile Edirne'ye gelüp bu kantarayı ol asrda itmâm etdi ammâ vâcibü's-seyr bir cisr-i bî-bedeldir. Cümle sekiz gözdür ammâ her tâkı Tâk-i Kisrâ'dır. Ve nehr-i Tunca üzre olmak ile gâyet binâ-yı metîn ü arîzdir. Edirne'den tarafı başında şehre giderken sâğ cânibde çâr-kûşe bir kıt‘a beyâz mermer üzre şeyh hazretlerinin bizzât kendi hatt-ı şerîfiyle "Emmere bi-inşâ’i hâze'l-imâret zamanu's-sultânı Bâyezîd Hân deyü niçe elfâz-ı dürerbâr elfâz ile tahrîr olunan netîce-i kelâm târîhidir "Sene hamse ve hamsîne ve semâne mi’e" [855] hattı merkûmdur. Ammâ şeyh hazretleri ne mertbe hattât-ı kâmil idüğü bu hatt-ı lâ-nazîrinden ma‘lûm ola. Hakkâ ki bu hatt-ı mu‘ciz ile bu kantara-i musanna‘ Sarrâchâne cisri nâmıyla şöhre-i şehr olmuşdur. Hâlâ sırât-ı müstâkim-i selâtîndir. Zîrâ pâdişâhların sarây-ı hâssı râhı üzre vâki‘ olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 163a–163b ·
metinde göster ·
. Ve bu rabta cümle sekiz yüz bâğ u bâğçeli ve serâpâ kiremit örtülü ve sekiz mi …
Ve bu hân-ı azîmin civârında Hafsa Hâtûn hânı, kiremitli bir hân-ı sağîredir ammâ gâyet kavî binâ-yı metîndir. Ve bu rabta cümle sekiz yüz bâğ u bâğçeli ve serâpâ kiremit örtülü ve sekiz mihrâblı kasaba-i ra‘nâdır. Ve dörd aded kiremit örtülü küçük hânları var. Ve Hafsa Hâtûn hânı kurbunda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 169b ·
metinde göster ·
… ir. Kal‘asının zemîni Şat kenârında bir yalçın taş üzre şekl-i murabba‘ Şeddâdî
binâ-yı metîn
bir kal‘a-i hasîndir. 2.000 toprak örtülü bâğlı u bâğçeli tahtânî ve fevkânî kâ …
Ve fâtihi, ibtidâ kayâsıralar elinden (---)(---)(---) feth edüp dâr-ı Ermen'dendir. Ba‘dehû sene (---) târîhinde Fâtih-i Çıldır Selîm Şâh-ı evvel vüzerâlarından Monlâ İdrîs ile Bıyıklı Mehemmed Paşa Kürdistân hâkimi Ulu Kucur Hân elinden feth edüp Diyârbekir altında hâlâ yine sancak beği hükmündedir. Beğinin hâssı taraf-ı pâdişâhîden 2.000 akçedir. Kal‘asının zemîni Şat kenârında bir yalçın taş üzre şekl-i murabba‘ Şeddâdî binâ-yı metîn bir kal‘a-i hasîndir. 2.000 toprak örtülü bâğlı u bâğçeli tahtânî ve fevkânî kârgîr binâ hâne-i ra‘nâlardır kim cümlesi yalçın kayalar üzre vâki‘ olmuş hevâdâr evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 197b ·
metinde göster ·
… ârında bezzâzistânı gâyet ma‘mûr u müzeyyen ve iki tarafı demir kapulu kâ[r]gîr
binâ-yı metîndir
. Ve ankâ bâzergânlar ile mâl-â-mâl olup cümle büldânın zî-kıymet kâlâ-yı vâlâla …
El-hâsıl üçyüz altmış altı 203a esnâfâtun dükkânları mevcûddur. Ammâ sipâh bâzârında bezzâzistânı gâyet ma‘mûr u müzeyyen ve iki tarafı demir kapulu kâ[r]gîr binâ-yı metîndir. Ve ankâ bâzergânlar ile mâl-â-mâl olup cümle büldânın zî-kıymet kâlâ-yı vâlâları ve girân-bahâ cevâhir makûleleri anda mevcûddur. Ammâ bu diyârda işlenen kılıç ve kaddâre ve külünk ve balta ve tîr ve hançer ve mızrak yalmanı ve ok peykânı bir diyârda işlenmez, meğer Isfahân-ı nısf-ı cihân haddâdları işleye.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 202b–203a ·
metinde göster ·
… tta bu nehr-i cân-perverin mahreci cenbinde İskender-i Zülkarneyn'in bir kârgîr
binâ-yı metîn
sedd-i nişîmeni var.
Hesâb-ı evvelde ve kelâm-ı İskender'de ibtidâ Şattu'l-Arab'ın başı budur. Buna ahâlî-i Palı Şatt-ı Bâğın derler. Zîrâ Bağın köyünde Bağın kayasından çıkar. Hakkâ ki edîm-i arzda lâ-nazîr bir âb-ı hayvândır. Bir âdem bir hayvân kuzuyu tenâvül edüp bu âb-ı nâbdan nûş etse yine cığan olurlar. Hatta bu nehr-i cân-perverin mahreci cenbinde İskender-i Zülkarneyn'in bir kârgîr binâ-yı metîn sedd-i nişîmeni var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 204b ·
metinde göster ·
… üz aded esvâk-ı muhtasarı var. Ve hâlâ hâkim-i vakt olan Murtezâ Beğ bir kârgîr
binâ-yı metîn
bir hân inşâ etmiş kim gûyâ bir hısn-ı hasîndir. Sengistân zemîn olmağile bâğ u …
Sitâyiş-i rıbât-ı Hazzo: Kal‘anın kıble cânibi dâmeninde bir vâsi‘ce zemînde bin aded hâneli henüz ma‘mûr olmada, cümle türâb ile mestûr büyût-ı ma‘mûrlardır. Cümle (---) aded mihrâbdır. Cümleden çârsû içinde (---)(---) câmi‘i (---)(---) câmi‘i ve Şeref Hân medresesi (---)(---)(---)(---)(---)(---) ve bir küçük kenîse hammâmı var ve üç yüz aded esvâk-ı muhtasarı var. Ve hâlâ hâkim-i vakt olan Murtezâ Beğ bir kârgîr binâ-yı metîn bir hân inşâ etmiş kim gûyâ bir hısn-ı hasîndir. Sengistân zemîn olmağile bâğ u bâğçeleri memdûh değildir, ammâ halkı şecî‘ ve tüvânâ fetâları olur. Piyâdesi ve hüssân süvarîsi meşhûrdur. Şeyhânî ve Ma‘arravî ve zıvzik kılıç urmada ve câb gödelec taşıyup ok atmada bî-bedel kavmdir. Ve gâyet musallî ve Şâfi‘îyyü'l-mezheb mü’min ve muvahhid recül-i sâlihleri vardır. Gerçi yaylalarında Halitî ve Çekvânî ve Zıbarı Yezîdî Kürdleri vardır ammâ anlar ile bey‘ u şirâ eylemezler. Bu şehrin cânib-i şimâlinde (---)(---) kal‘asıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 220b ·
metinde göster ·
… şet şiddet üzre temevvüc eder. Ve devri cümle beş yüz mildir ve etrâfında cümle
binâ-yı metîn
dokuz aded kılâ‘-ı hısn-ı hasînler ve sedd-i metînlerdir ve bu bahr-i Van içre …
Ba‘dehû Nemrûd-ı la‘în bu dağı dahi âlî etmeğe fermân edüp kendüsü Ruha şehrine ya‘nî Urfa'ya gidüp Hazret-i İbrâhîm'i mancınık ile âteşgede-i Nemrûd'a atmağa ihtimâm-ı tâm edüp mancınık binâ ederken beri tarafda Van arzında binâ etdiği kûh-ı bülend itmâm buldukda Cenâb-ı Allah azametiyle Cibril-i Emîn'e emr edüp ol cebel-i âlînin esâsına kanad urup ber-hevâ oldukda üzerindeki niçe kerre bin aded ummâl-ı Nemrûdîler ile ol cebel-i bülend ser-nigûn olup bi-emrillahi Ta‘âlâ ka‘r-ı zemîne geçüp ol yerden bir âb-ı siyâh çıkup deryâ oldu kim hâlâ Van deryâsı ol Nemrûd-ı la‘înin binâ etdüği dağın ka‘ra geçdüğü yerden zâhir olmuşdur kim dâ’iren-mâdâr cirmi on bir konak ihâta eder bir bahrdir kim asla bir bahre ittisâli yok, başka bir semm-i helâhil bahrdir. Şarkdan garba tûlânîsi altmış sekiz mildir ve vakt-i şitâda gâşet şiddet üzre temevvüc eder. Ve devri cümle beş yüz mildir ve etrâfında cümle binâ-yı metîn dokuz aded kılâ‘-ı hısn-ı hasînler ve sedd-i metînlerdir ve bu bahr-i Van içre iki büyük cezîreler vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 237a ·
metinde göster ·
… i azîmdir. Ve kal‘ası bir püşte-i âlî üzre serâmed kal‘a-mânend hısn-ı hasîn ve
binâ-yı metîn
hisâr-ı ibret-nigîndir. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi dokuz bin hatvedir. Etrâfında ha …
İmâret-i şehr-i Nihâvend'i beyân eder: Evvelâ Irâk-ı Acem hâkinde şehr-i Hemedân'ın cânib-i cenûbunda bir kûh-ı bülend üzre zemîni mehâbet ü salâbetli ve şimâl tarafından nümâyişli pây-ı taht-ı şâhân-ı kadîm ü şehr-i azîmdir. Ve kal‘ası bir püşte-i âlî üzre serâmed kal‘a-mânend hısn-ı hasîn ve binâ-yı metîn hisâr-ı ibret-nigîndir. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi dokuz bin hatvedir. Etrâfında handakı vardır ammâ vâsi‘ değildir. Kal‘a-i âlîsinde bir kuyusu vardır. Derûn-ı kal‘ada bin mikdârı bâğ u bâğçesiz hâneler vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 307a ·
metinde göster ·
… mrüğe karîb müfîd [ü] muhtasar bir câmi‘i ve bir mükellef kiremit örtülü kârgîr
binâ-yı metîn
hânı ve birkaç dükkânları cümle Gümrük Emîni Tokatlı Mustafâ Ağa'nın hayrâtıdır …
Gâyet mahallinde binâ olunmuş elzem-i levâzımından kal‘a-i zîbâdır. Hâkimi gümrük emînidir kim on yük akçe iltizâm mu‘âf kasabadır ve yüz elli akçe kazâdır. Cümle yetmiş pâre nâhiye kurâlarından ve Beşdepe nâhiyelerinden kadısına senevî ber-vech-i adâlet üç kîse 34b mâl hâsıl olur, ammâ Silisre eyâletindedir kim Silisre alaybeğisi çerileriyle bu kal‘a etrâfını Rus-ı menhûsdan muhâfaza eder, ammâ bu Tulça varoşu sâfî saz ve hasır örtülü altı yüz aded Eflâk ve Boğdan ve Bulkar keferesi hâneleridir. Dağlarında bâğları ve nehr-i Tuna'da balık avlayacak ağları vardır ve bal suyu meyhâneleri vardır ve gümrüğe karîb müfîd [ü] muhtasar bir câmi‘i ve bir mükellef kiremit örtülü kârgîr binâ-yı metîn hânı ve birkaç dükkânları cümle Gümrük Emîni Tokatlı Mustafâ Ağa'nın hayrâtıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 34a–34b ·
metinde göster ·
… ti üşürüp temelinden bir esâs-ı kavî bırağup müceddeden binâ etdikde evvelkiden
binâ-yı metîn
ve müstahkem oldu, ammâ bu tarafın Tuna döğmek ile handakı yokdur, ammâ büyük k …
Ve bu kal‘anın Tuna tarafındaki dîvârların nehr-i Tuna yüzü dörd yüz arşın yerin harâb etmişdi. Melek Ahmed Paşa eli vilâyeti üşürüp temelinden bir esâs-ı kavî bırağup müceddeden binâ etdikde evvelkiden binâ-yı metîn ve müstahkem oldu, ammâ bu tarafın Tuna döğmek ile handakı yokdur, ammâ büyük kal‘anın kara tarafında bataklı âdem kaddi ve dahi âlîce handakı vardır, lâkin enlidir. Tuna tuğyân etdikde bu handakdan Tuna nehri cereyân edüp balıklar avlarlar sa‘b handakdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 66a ·
metinde göster ·
… mâ cümleden kadîm âyîn-i Mesîhgâh edecek Beğ sarâyının önünde Yaşka deyri gâyet
binâ-yı metîn
büyük deyrdir, ammâ musanna‘ ve müzeyyen değildir, zîrâ Yıldırım Hân asrında ve …
Cümle on bir aded düyûr-ı ma‘mûrları var kim misilleri meğer Maskov diyârında Kiyu kenîsesi ola, ammâ cümleden kadîm âyîn-i Mesîhgâh edecek Beğ sarâyının önünde Yaşka deyri gâyet binâ-yı metîn büyük deyrdir, ammâ musanna‘ ve müzeyyen değildir, zîrâ Yıldırım Hân asrında ve Süleymân Hân devrinde ma‘bedgâh-ı müslimîn olup ba‘dehû mihrâbın kapu edüp hâlâ kenîse etmişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 106a ·
metinde göster ·
… kin efvâh-ı nâsda şarkalut câmi‘i nâmıyla meşhûr-ı âfâkdır. Bu serhadlere böyle
binâ-yı metîn
ve serâpâ kırmızı kiremit ile mestûr bir serâmed minâresiyle ma‘mûr câmi‘-i hür …
nass-ı kâtı‘ı üzre kıble-i Mesîhâ-yı vely edüp hâlâ bir câmi‘-i kebîr, lâkin efvâh-ı nâsda şarkalut câmi‘i nâmıyla meşhûr-ı âfâkdır. Bu serhadlere böyle binâ-yı metîn ve serâpâ kırmızı kiremit ile mestûr bir serâmed minâresiyle ma‘mûr câmi‘-i hürrem-binâdır . (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) Bu câmi‘lerden mâ‘adâ mesâcidlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 159a ·
metinde göster ·
… u kal‘a dahi nehr-i azîm Tise sâhiline karîb bir kırlıkta havâlesiz bir Şeddâdî
binâ-yı metîn
kal‘adır. Bu dahi Saboç nâhiyesinde vâkı‘ olmuşdur, ammâ bu vilâyetlere Hayduşa …
Bu kal‘a dahi nehr-i azîm Tise sâhiline karîb bir kırlıkta havâlesiz bir Şeddâdî binâ-yı metîn kal‘adır. Bu dahi Saboç nâhiyesinde vâkı‘ olmuşdur, ammâ bu vilâyetlere Hayduşak derler. On iki bin kılıç yarar Macar-ı füccâr katanaları çıkardı. Çoğu Seydî Ahmed Paşa cenginde dendân-ı tîğ-ı âteş-tâbdan bî-tâb u tüvân geçdiler ve dâr-ı nîrâna gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 11b ·
metinde göster ·
… bakçelerdir. Ve kal‘anın beş aded yine tula rıhtım-ı horasânî ile mebnî kârgîr
binâ-yı metîn
tabyaları var, lâkin kal‘ası küçükdür ve handakı alçakdır. Derûn-ı hisâra Seydî …
Bunun dahi maşrık tarafına bayırlar ve depeler havâlesi var, sâfî bâğ u bakçelerdir. Ve kal‘anın beş aded yine tula rıhtım-ı horasânî ile mebnî kârgîr binâ-yı metîn tabyaları var, lâkin kal‘ası küçükdür ve handakı alçakdır. Derûn-ı hisâra Seydîzâde Mehemmed Beğ efendimiz bir oda yeniçeriler ile nigehbân ta‘yîn olunup anın sebebiyle hisârı seyr [ü] temâşâ etdik. Ma‘mûr çanlı kenîse ve hânları ve şindire tahta örtülü evleri ve müzeyyen esvâk-ı keferesi var. Cümle dekâkînlerde zenâne-i muhasseneler bey‘ u şirâ-yı nihânî ederler, ammâ her metâ‘larıyla askeri ganîmet ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 17b ·
metinde göster ·
… hadîka-i ravza-i rıdvân misilli bâğ u bâğçeli kiremit ve kayağan örtülü kârgîr
binâ-yı metîn
ve hânedân-ı müslimîn ve sükenâ-yı muvahhidîndir. Ve cümle 15 mahalledir, Evvel …
Cümle bin sekiz yüz aded tahtânî ve fevkânî hadîka-i ravza-i rıdvân misilli bâğ u bâğçeli kiremit ve kayağan örtülü kârgîr binâ-yı metîn ve hânedân-ı müslimîn ve sükenâ-yı muvahhidîndir. Ve cümle 15 mahalledir, Evvelâ Bâyezîd Hân mahallesi ve Ali Beğ mahallesi ve Hüseyin Beğ mahallesi ve İskelebaşı mahallesi ve Müftî mahallesi ve Kara Hasan mahallesi ve varoşda bâzâr başında Mahkeme mahallesi ve (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 33b ·
metinde göster ·
… nazargâhı, gerçi bu hammâm ol Marzifon hammâmı kadar büyük değildir, ammâ gâyet
binâ-yı metîn
ve issi ve hoş-havâ 56b germâ-yı dil-küşâdır ve ferşi serâpâ siyâh kayağan ta …
Ve cümle bir aded Gâzî Mihal Beğ'in bir hammâm-ı atîki var, çifte hammâm-ı kebîrdir kim nazîri meğer Sivas eyâletinde Marzifon şehrinde Pîr Dede Sultân hammâm-ı nazargâhı, gerçi bu hammâm ol Marzifon hammâmı kadar büyük değildir, ammâ gâyet binâ-yı metîn ve issi ve hoş-havâ 56b germâ-yı dil-küşâdır ve ferşi serâpâ siyâh kayağan taş-ı mücellâ döşelidir. Ve kubâb tâklerinden aslâ bir çekîde arak akmaz âb [u] hevâsı latîf zü'l-vecheyn hammâm-ı rûşinâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 56a–56b ·
metinde göster ·
… ser-nigûn-ı nîlgûnlardır kim böyle latîf câmi‘ bir serhadde yokdur. Ve bir tula
binâ-yı metîn
vâsi‘ haremi var. Derûn-ı harem cümle cümle dıraht-ı müntehâlar ile müzeyyen bi …
Bu câmi‘-i pür-envâr Ortahisâr'dan çıkarken şâhrâhın sağ tarafında rusâs-ı hâs-ı nîlgûn ile mestûr kubâblı câmi‘-i pür-nûrdur kim tûlen ve arzen kâmil yüzer ayakdır. Ve minberi ve mihrâbı ve mahâfil-i Bilâlîsi sâde güzeli musanna‘ mihrâb ve minber ve mahâfildir. Taşra soffasında altı aded {mermer-i hâs ve beyâz} sütûnlar üzre yedi aded kubâb-ı ser-nigûn-ı nîlgûnlardır kim böyle latîf câmi‘ bir serhadde yokdur. Ve bir tula binâ-yı metîn vâsi‘ haremi var. Derûn-ı harem cümle cümle dıraht-ı müntehâlar ile müzeyyen bir mesîregâh-ı sâyedâr haremdir. Ve gâyet musanna‘ bir mevzûn minâre-i serâmed-i bâng-ı Muhammedîsi var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 63a ·
metinde göster ·
manastır-ı mu‘azzamları var. Cümleden büyüğü ve mükemmeli Macar kenîsesidir kim …
Ve bu kal‘ada üç aded mükellef ve binâ-yı metîn manastır-ı mu‘azzamları var. Cümleden büyüğü ve mükemmeli Macar kenîsesidir kim içinde aslâ timsâl-i asnâmâtdan putları yokdur. Hemân dürr-i beyz-âsâ mücellâ beyâz dîvârları var ve birkaç yerinde haçları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 131a ·
metinde göster ·
… Bulehnikli Hasan Paşa bu hânı çârsû içre bezzâzistân gibi kal‘a şeklinde kârgîr
binâ-yı metîn
edüp cemî‘i kubâbları rusâs-ı hâs-ı nîlgûn ile mestûr bir hân-ı ma‘mûr edüp kap …
Der-aded-i hân-ı hâcegiyân: Cümle üç aded vekâle-i tüccârân-ı sevdâgerânları var. Cümle Çîn ü Hıtâ vü Hoten metâ‘ları bulunur hânlardır, ammâ bu hân-ı zîbânın sâhibü'l-hayrâtı Bulehnikli Hasan Paşa bu hânı çârsû içre bezzâzistân gibi kal‘a şeklinde kârgîr binâ-yı metîn edüp cemî‘i kubâbları rusâs-ı hâs-ı nîlgûn ile mestûr bir hân-ı ma‘mûr edüp kapusu önünde iki lüleli âb-ı hayât çeşme-sârı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 144a ·
metinde göster ·
Ve hamusu bir aded hândır kim Velî Beğ câmi‘inin sokak aşırı karşusunda yine Velî Beğ hânı ma‘mûr mihmân-sarây-ı mücerredândır, ammâ gâyet binâ-yı metîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 149a ·
metinde göster ·
… yemez kolumburuna kal‘a-kûp topları var. Ve bu iç kal‘a şekl-i murabba‘ Şeddâdî
binâ-yı metîn
ve kesme yalçın kaya handaklı ve cânib-i kıbleye aşağı Voraniçse bâğlarına anda …
Aşağı kal‘a ile yukaru kal‘a mâbeyni bir tüfeng menzili bâğ u bâğçelerdir. Bu mahalle Voraniçse derler. Bundan yokuş yukaru iç kal‘adır. Dâ’iren-mâdâr Şeddâdî metîn taş binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır, ammâ Aşağı Nova gibi kal‘a-i azîm değildir, lâkin pek sa‘bdır. Ve cümle topları Nova boğazının karşu tarafında Rosa limanına yetişüp döğer şâhâne balyemez topları var. Dahi andan yukaru Arnavudluk Karadağların döğer tavîl balyemez kolumburuna kal‘a-kûp topları var. Ve bu iç kal‘a şekl-i murabba‘ Şeddâdî binâ-yı metîn ve kesme yalçın kaya handaklı ve cânib-i kıbleye aşağı Voraniçse bâğlarına andan Büyük Nova'ya ener iki kat bir demir kapusu var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 154b ·
metinde göster ·
Bu kal‘a-i sedd-i İskender bir sahrâ-yı tîhin nihâyetinde bir Şeddâdî
binâ-yı metîn
bir küçük iç kal‘ası var, ammâ orta kal‘ası İslâmbol'un Galata'sına müşâbih bir …
Bu kal‘a-i sedd-i İskender bir sahrâ-yı tîhin nihâyetinde bir Şeddâdî binâ-yı metîn bir küçük iç kal‘ası var, ammâ orta kal‘ası İslâmbol'un Galata'sına müşâbih bir kal‘a-i bî-şibîhdir, ammâ taşra varoşu Haleb kal‘asından büyük olup içinde yetmiş aded manastır çanlığı saydım.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 3b ·
metinde göster ·
Ve kal‘asının eşkâli: Bir düz yerde şekl-i muhammes Şeddâdî taş
binâ-yı metîn
iç kal‘adır. Cânib-i garba ancak bir metîn kapusu vardır. Handakı bataklıkdır, …
Ve kal‘asının eşkâli: Bir düz yerde şekl-i muhammes Şeddâdî taş binâ-yı metîn iç kal‘adır. Cânib-i garba ancak bir metîn kapusu vardır. Handakı bataklıkdır, aslâ havâlesi yokdur. Ve cânib-i erba‘ası iki sâ‘atlik top menzilinden ba‘îd sarp ağaçlı dağlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 9b ·
metinde göster ·
… --) mahlût olur. Ammâ Göle kal‘asının iç hisârı sâfî tula rıhtım Şeddâdî kârgîr
binâ-yı metîn
ve kırk arşın yüksek şekl-i murabba‘ beş aded kulle-i bâlâlı iç kal‘adır kim ku …
Kal‘ası sahrâ-yı Tîh-misâl bir kırlık çölistân yerde cânib-i etrâfı bataklık ve çataklık ve sazlık vâki‘ olup aslâ ve kat‘â bir tarafdan havâlesi yok nehr-i Kiriş batağı içinde bir kal‘a-i mu‘azzamdır kim nehr-i Kiriş tâ Erdel vilâyetinde Şiçevar kal‘ası ve Lipyan dağlarından cem‘ olup gelerek Yanova kal‘ası handakları ve şehri içinden cereyân ederek gelüp bu Göle kal‘ası etrâfların reyy ü saky edüp bir azîm [ü] mehîb bataklı göl olup andan cânib-i garba Eğre eyâletinde Çon[g]rad kal‘ası handakı önünde nehr-i azîm (---) mahlût olur. Ammâ Göle kal‘asının iç hisârı sâfî tula rıhtım Şeddâdî kârgîr binâ-yı metîn ve kırk arşın yüksek şekl-i murabba‘ beş aded kulle-i bâlâlı iç kal‘adır kim kulleleri cümle darı ve buğday ve çeltikli pirinç ve sâ’ir mühimmât [u] levâzımât âlât-ı ceng eşyâları doludur. Ve bu iç kal‘ada ancak dizdâr ağa sâkin olup birkaç anbârlar ve cebehâne hâneleri ve bir âb-ı hayât kuyusu var, gayri şey yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 83a ·
metinde göster ·
… niçe kerre yüz bin aded binâ-yı azîm henüz üstâd-ı mühendis elinden çıkmış gibi
binâ-yı metîn
olduklarından hâlâ dururlar, ammâ bûm u gurâb ve masasa ve yarasa kuşlarına lân …
Hulâsa-i kelâm ve netîce-i merâm eğer bu şehr-i atîkde olan bî-hadd ü bî-pâyân hân ve câmi‘ ve hammâm ve mesâcid ve tekye ve medrese ve gayri niçe kerre yüz bin aded içinde benî âdem olmayan imâretleri târîhlerin tahrîr eylesem hemân bir mecmû‘a-i tevârihât olur. Hâlâ niçe kerre yüz bin aded binâ-yı azîm henüz üstâd-ı mühendis elinden çıkmış gibi binâ-yı metîn olduklarından hâlâ dururlar, ammâ bûm u gurâb ve masasa ve yarasa kuşlarına lâne olmuş bir şehr-i azîm-i harâb-âbâddır. Bu sinn-i sâlimizden sonra yine ma‘mûr u âbâdân görmemiz Cenâb-ı Allâh müyesser ede âmîn.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 138a ·
metinde göster ·
… şâhî topu var. Ve kal‘a taşrasında Arslan Beğ'in ve gayri mirzaların taş kârgîr
binâ-yı metîn
evleri vardır. Üstleri cümle saz örtülüdür. Bunlar her gün Kalmık Tatarıyla cen …
Ancak taraf-ı şimâle bir ağaç kapusu vardır. Cirmi dörd yüz germe adımdır. İçinde aslâ ev yokdur, ammâ keçeden obaları vardır. Ve bir küçük mescidi ve bir Tatar imâmı var. Cebehânesinden ancak üç şâhî topu var. Ve kal‘a taşrasında Arslan Beğ'in ve gayri mirzaların taş kârgîr binâ-yı metîn evleri vardır. Üstleri cümle saz örtülüdür. Bunlar her gün Kalmık Tatarıyla ceng ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 156b ·
metinde göster ·
… Ve evvel ve âhır Maskov kralı hükmündedir. Nehr-i Ten kenârında şekl-i murabba‘
binâ-yı metîn
olup cirmi kâmil üç bin adımdır.
Ammâ bu kal‘a gâyet metîn ağaç kal‘adır. Ve evvel ve âhır Maskov kralı hükmündedir. Nehr-i Ten kenârında şekl-i murabba‘ binâ-yı metîn olup cirmi kâmil üç bin adımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 180b ·
metinde göster ·
… kârgîr binâ cümle kiremit örtülü ve cümle kemer kapulu ve kefere binâsı Şeddâdî
binâ-yı metîn
kat-ender-kat evlerdir. Ve cümle soka[k]ları serâpâ pâk kaldırım döşelidir. Ve …
Ve olancası derûn-ı hisârda bin tokuz yüz aded bâğsız ve bâğçesiz ve daracık kârgîr binâ cümle kiremit örtülü ve cümle kemer kapulu ve kefere binâsı Şeddâdî binâ-yı metîn kat-ender-kat evlerdir. Ve cümle soka[k]ları serâpâ pâk kaldırım döşelidir. Ve cümle şâhrâhları ilm-i hendese üzre çırpı ile tarh olunmuş sadranç nakşı tarîk-i âmlardır. Lâkin kal‘a içi olmak ile daracık sokaklardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 248b ·
metinde göster ·
Bir mürtefi‘ püşte üzre şekl-i murabba‘ bir Şeddâdî
binâ-yı metîndir
ammâ küçükdür. Küffâr elinde olmak ile murâd [u] merâmım üzre kemâl mertebe tem …
Bir mürtefi‘ püşte üzre şekl-i murabba‘ bir Şeddâdî binâ-yı metîndir ammâ küçükdür. Küffâr elinde olmak ile murâd [u] merâmım üzre kemâl mertebe temâşâ edemedik, ammâ gâyet ma‘mûr ve pür-silâh kal‘a-i âmâdedir. Ba‘zı kal‘a-misâl manastırları ve kortiyeleri ve müzeyyen çiftlikleri nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 264a ·
metinde göster ·
… binâ olunmuşdur. Yıldızdan lodosa tûlânîce gûyâ surâhî bardak-misâl bir Şeddâdî
binâ-yı metîndir
kim cânib-i erba‘ası deryâdır, ammâ yıldız tarafında dörd yüz adım seng-i hârâ …
Mora cezîresinin hâkinde kıbleye karşu bir alçak kayalı yerde leb-i deryâda bir burun üzre binâ olunmuşdur. Yıldızdan lodosa tûlânîce gûyâ surâhî bardak-misâl bir Şeddâdî binâ-yı metîndir kim cânib-i erba‘ası deryâdır, ammâ yıldız tarafında dörd yüz adım seng-i hârâ karaya muttasıl kayadır, ammâ bu taraf iki kat kesme kaya handak-ı azîm vâsi‘dir. Ve bu dörd yüz adım olan kara tarafındaki handakı küffâr 268b ol kadar derk-i gayyâ-vâr amîk etmiş kim kal‘ayı çevirüp cezîre gibi etmeğe az kalmış. Hemân sehel dahi kayaları kesilse bu kal‘a-i Moton bir ada olur, acîb ü garîb himmet edüp kesmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 268a–268b ·
metinde göster ·
… ya üzre havâleli şekl-i murabba‘dan tûlânî ve kıbleden garba surâhî bir Şeddâdî
binâ-yı metîndir
. Dâ’iren-mâdâr cirmi bin elli adımdır kim cânib-i erba‘ası çâh-ı gayyâ-misâl ol …
Kal‘ası leb-i deryâdan (---) mîl ba‘îd Manya dağları içinde bir sarp taşlı yalçın kaya üzre havâleli şekl-i murabba‘dan tûlânî ve kıbleden garba surâhî bir Şeddâdî binâ-yı metîndir. Dâ’iren-mâdâr cirmi bin elli adımdır kim cânib-i erba‘ası çâh-ı gayyâ-misâl olmak ile aslâ bir tarafında handakı yokdur. Ve cümle girdâ-gird yalın kat dîvârdır, ammâ beş arşın enli kârgîr binâ dîvârdır. Ve dâ’iren-mâdâr cümle on iki aded metîn ebrâclardır. Ve şimâl cânibi on minâre kaddi derk-i esfel-vâr uçurum olmak [ile] ol tarafın kal‘a dîvârı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 275b ·
metinde göster ·
… unan iki aded bölme hisâra gelince dîvârlarının kalınlığı yüz ayak enli Şeddâdî
binâ-yı metîndir
. Ve kırkar arşın yüksek dîvârdır kim cümle rûy-ı dîvârları iç yü[z]üne eğridir. …
Ammâ iç kal‘a bu zikr olunan iki aded bölme hisâra gelince dîvârlarının kalınlığı yüz ayak enli Şeddâdî binâ-yı metîndir. Ve kırkar arşın yüksek dîvârdır kim cümle rûy-ı dîvârları iç yü[z]üne eğridir. Kaçan kim hîn-i muhâsarada top gülleleri te’sîr etmeyüp kayup gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 279b ·
metinde göster ·