Ammâ garâbet bunda kim bu kal‘a ile karşusundaki Kılburun kal‘alarının ve Özü kal‘alarının topları sular üzre kirpi gibi kat-ender-kat nâzır iken sene (---) İbrâhîm Hân asrında Kazak kâfiri bir gece yüz pâre şaykaların sırık hamalları gibi arkalarında ve gâh felenkler ve gâh kızaklar üzre gemilerin karadan getirüp Karadeniz'e çıkarup Karadeniz etrâfın nehb u gâret edüp Kâsım'dan sonra yine bu mahalle gelüp arkalarında gemilerin getirirken Tatar askeriyle Özü askeri yetişüp cümle kâfirleri dendân-ı tîğdan geçirüp cemî‘i İslâm esîrlerin halâs edüp bakıyyetü's-seyf olan kefereleriyle şaykaları Der-i sa‘âdet'e geldi, ya‘nî bu Özü Kazağı tâ bu mertebe div-dest kavm-i Benî Asfer kâfirlerdir. Her bâr Özü kal‘ası gâzîleri atlanup şeb [ü] rûz bu kâfirler ile ceng eder bir alay yarar ve bahâdır ve şecî‘ dilâver server-i hünerver gâzîlerdir. Bu gâzîlerin birkaç ağavâtlarıyla kayıklara binüp karşu tarafda Kılburun kal‘ası seyr [ü] temâşâsına gitdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 56a ·
metinde göster ·
… ya gitmek murâd edinen kimesneler bu mahalde gemilere ve sallara ve ma‘diyelere
binüp karşu
geçüp Malkara şehrine nîm sâ‘atde gider. Deryâ-misâl bir nehr-i azîmdir kim neh …
Ve bu İpsala'dan şehr-i Malkara'ya gitmek murâd edinen kimesneler bu mahalde gemilere ve sallara ve ma‘diyelere binüp karşu geçüp Malkara şehrine nîm sâ‘atde gider. Deryâ-misâl bir nehr-i azîmdir kim nehr-i Meriç Samakov dağlarından gelüp şehr-i Filibe ve Edirne'ye gelir ve nehr-i Tunca Kızanlık dağlarından yine Edirne'ye gelir ve nehr-i Arda (---) dağlarından gelüp bu üçü Edirne şehri içinde Mihâl köprüsü altında bir olup cereyân ederek cisr-i tavîlden akan Ergene nehri dahi {Adasar Hanlısı nâm karye kurbunda} bunlara mahlût olup ba‘dehû Fere şehrinden iki sâ‘at aşağı ve İpsala şehrinden aşağı Enez kal‘ası kurbunda Akdeniz'e deryâ-misâl mahlût olup andan şehr-i Edirne'ye gemiler gelüp şehr-i Edirne ve şehr-i İpsala ganîmet olur, ammâ şehr-i İpsala bir vâsi‘ fezâda bâğ u bâğçeli cümle (---) aded kiremit örtülü tahtânî ve fevkânî ma‘mûr u müzeyyen hânedânlardır ve dahi cümle 98a(---) aded mihrâbdır. Evvelâ çârsû içre (---) câmi‘i (---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 97b–98a ·
metinde göster ·
"Emn [u] amân ve îmân İslâm tarafındadır" deyü cemm-i gafîr ile birkaç transa gemilere binüp karşu tarafda Nigebolı müsellimi Memi Ağa'ya Kalga Sultân mektûblarıyla vardıkda, yine tecdîd-i îmân edüp mü’min ve muvahhid oldukda cümle ahâlî-i vilâyetden Çerkes Ömer Ağa ve alaybeğleri ve gayrı zu‘amâ ve tüfengçi usta Mustafâ dahi bu yeni müselmâna i‘zâz u ikrâm edüp sarây-ı âlîler verüp Nigebolı'da emn ü emân ve îmân bulup Tatar-ı adû-şikârın nehb u gâretinden halâs olup âkıbeti hayr oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 104a ·
metinde göster ·
… kal‘aya top çekmek mümkindir. Bu kal‘ayı dahi seyr-i temâşâ edüp yine kayıklara
binüp karşu
tarafda elçi paşa ordusuna gelüp ertesi gün Komaran mukâbelesinden küffâr asker …
Ve bu kal‘a Üstürgon'a on iki sâ‘atlik yerdir. Üstürgon'dan bu kal‘anın burc-ı bârûları ve âteşlerinin tütünleri nümâyândır, ammâ Ciğerdelen kal‘asına sekiz sâ‘at yerdir, zîrâ bu kal‘a Ciğerdelen'e aykırıdır. Ve her cânibinden bu kal‘aya top çekmek mümkindir. Bu kal‘ayı dahi seyr-i temâşâ edüp yine kayıklara binüp karşu tarafda elçi paşa ordusuna gelüp ertesi gün Komaran mukâbelesinden küffâr askeriyle kalkup cânib-i garba 6 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 46b ·
metinde göster ·
… ûm olunmuşdur. Anıniçün tekrâr tavsîfe hâcet yokdur. Andan bu Lipova'dan gemiye
binüp karşu
nehr-i Moriş kenârında,
Bu dahi Süleymân Hân asrında İkinci Vezîr Ahmed Paşa serdâr-ı mu‘azzam olup fethinde Ulama Paşa şehîd olup Tımışvar eyâletinde başka sancak beği tahtı olduğu Varat gazâsına giderken bâlâda mâ-vaka‘ı üzre mufassal memdûh [u] merkûm olunmuşdur. Anıniçün tekrâr tavsîfe hâcet yokdur. Andan bu Lipova'dan gemiye binüp karşu nehr-i Moriş kenârında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 82b ·
metinde göster ·
… ân da ılgar ile Anatolu iskelelerinden Sinab'a gelüp anda beş yüz pâre gemilere
binüp karşu
geçüp ale'l-gafle Eflak vilâyetin şebhûn ile basup niçe bin Eflak keferelerin t …
"Pâdişâhımdan ricâ vü temennâm oldur kim kaçan cedd-i ızâmın Yıldırım Bâyezîd Hân tâbe serâh sene (---) târîhinde Eflak vilâyetin feth edüp kabza-i teshîre aldıkda ol asırda benim berrâkulvech karındaşım Eflak beği beğenüp hikmet-i Hudâ cümle re‘âyâ karındaşım üzre gulû-yı âm edüp Yıldırım Hân'a isyân edüp ol sene harâcların vermezler. Hemân Yıldırım Hân da ılgar ile Anatolu iskelelerinden Sinab'a gelüp anda beş yüz pâre gemilere binüp karşu geçüp ale'l-gafle Eflak vilâyetin şebhûn ile basup niçe bin Eflak keferelerin tu‘ma-i şemşîr ve niçe binini esîr-i bend-i zencîr edüp karındaşım dahi esîr olup ilâ hâze'l-ân bî-günâh iken Bursa kal‘asında hâlâ hapisdir. Pâdişâhımdan ricâm oldur ki bizde emânet olan Hazretin dest-i şerîfi hürmetine ve sizde emânet ola[n] Rûhullâh makraması hürmetine olsun benim karındaşım hapisden ıtlâk eyleyüp yine Eflak beğliği sadaka olunmasın ricâ ederim" deyü yer öpdükde Mehemmed Hân eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 101a ·
metinde göster ·