… Yedikulle'ye varınca dâ’iren-mâdar İslâmbol kal‘ası kâmil otuz bin adımdır. Ve
bin adımda
on kulle vâkı‘ olmuşdur. Bu hisâb üzre cümle dört yüz kulledir. Ammâ kara taraf …
Ve bu terkîm olunan hisâb üzre nefs-i İslâmbol'un cirmi Yedikulle'den Ayvansarıkapusu'na, andan Sarâyburnu'na ve Yenisarây ile ve Sarâyburnu'ndan yine tâ Yedikulle'ye varınca dâ’iren-mâdar İslâmbol kal‘ası kâmil otuz bin adımdır. Ve bin adımda on kulle vâkı‘ olmuşdur. Bu hisâb üzre cümle dört yüz kulledir. Ammâ kara tarafı üç kat kal‘a dîvârı olmağile anların kulleleri ile cümle burc [u] bârû-yı İslâmbol bin iki yüz yigirmi beş kulle-i azîmlerdir kim kimi çâr-kûşe ve kimi müdevver ve kimi şeşhâne-i mevzûn ibret-nümûn kullelerdir. Ve iki kulle mabeyni (---) bedendir. Bu hisâb üzre dâ’iren-mâdar İslâmbol kal‘asının etrâfında (---) bedendir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 15a ·
metinde göster ·
… dur. Anın tekyesinin kıblesi tarafına yokuş yukarı Eğerlidağ'ı bir tarafına iki
bin adımda
çıkup ol cebelin zirve-i a‘lâsında bir çemenzâr ve lâle-‘ızâr ve müşk-bûlu bir …
İbret-nümâ-yı sü‘bân-ı azîm: Yine bu Eğerlidağ'ın dâmeninde Hazret-i Resûl-i Ekrem'in alemdârı Abdurrahmân Gâzî medfûndur. Anın tekyesinin kıblesi tarafına yokuş yukarı Eğerlidağ'ı bir tarafına iki bin adımda çıkup ol cebelin zirve-i a‘lâsında bir çemenzâr ve lâle-‘ızâr ve müşk-bûlu bir fezâda bi-emrillahi Te‘âlâ bir başlı bir ejdehâ kara taş olmuşdur. Başından kuyruğuna varınca yedi yüz yetmiş adımdır. Başı Erzurûm sahrâsına nâzır, kuyruğu Malazgird kal‘ası yoluna vâki‘ olmuşdur. Paşa sarâyından dağları kar bürüdükde yahşi görünür. Vücûdunun cüsse-i arzı iki yüz adımdır. Dörd ayağı vardır. Her bir pây-ı haceri onar adım kalındır, kuyruğu minâre kalınlığıdır. Sultân Selîm-i Evvel asrına dek bu ejdehâ dörd ayağ üzre durup ağzını cânib-i şimâle açup durur imiş. Ol zamân bir zelzele-i azîm olup zelzeleden ejdehâ münhedim olup pâre pâre çemenzâr üzre olup yatar. Hatta kubbe-misâl kellesinin haceri iki şakk olup gözünün bir bebeği kellesinden çıkup cânib-i kıbleye, Malazgird yoluna galtân olup küçük hammâm kubbesi kadar müdevver ve mücellâ ve muşa‘şa olup yatar. Gûyâ çarhdan çıkma bir müdevver ayn-ı sü‘bândır. Ammâ sol gözünün bebeği yine kellesinde durur. Hikmet-i Hudâ bu sü‘bânın hacerleri kar yağdıkda kara siyâh katrân gibi taşı gâyet ayân u beyân temâşâ olunur. Zîrâ kar yağdıkda bu ejder taşları üzre aslâ kar karâr etmeyüp mahv oldukda cânib-i erba‘ası beyâz kar ortasında siyâh taşdan başı ve ağzı ve burnu ve dili ve kulakları ve dörd ayakları ve endam-ı vücûdu ve kuyruğu ayân u beyân nümâyândır. Hikmet bu kim şiddet-i şitâda kara taşı âteş gibi ıssı olup alev ber-alev buhârı zâhir olur. Ammâ temmûzda buz pâre olup misk yılanı râyihası-misâl bir hoş-bûsu şemm olunur. Acîb u garîb sırr-ı Hudâdır. Taş olması sebebi oldur kim kaçan Risâlet-penâh Dâr-ı bâkîye intikâl etdiklerinde alemdârı böyle bir Resûl-i Kevneyn'den cüdâ düşdüm deyü terk-i yâr-ı gâr [u] ashâb-ı güzîn edüp bu Erzurûm dağında bir gâr içre bakıyye-i ömr-i girân-mâyesin tâ‘at u ibâdet ile geçirirken bir sabâh savma‘asından çıkup görse dağdan bir büyük 289b ejdehâ ra‘d-vâr gürleyüp gelir. Hemân dem şeyh "Kıf yâ sü‘bân, kabr-i râhdır. Bi-emrillah ejder lisân-ı hâl ile "Erzurûm halkı yiyüp Van deryâsı kenarında Sübhân dağı gârlarında yavrularım vardır, anlara nafaka götürsem gerek" deyince hemân şeyh "Üskün bi-iznillahi misli'l-hacer ve imsek yâ cibâle Sübhân zürriyete sü‘bân" deyü gazâb-âlûd olup emr edince bi-emrillah bu ejder taş olur ve Van deryâsı kenarındaki Sübhân dağında ejderin evlâdları habs olup kâhîce niçe kerre zâhir olduğu inşallah mahalliyle tahrir olunur. Bir sırr-ı İlâhî ejderhâdır kim Erzurûm halkının ma‘lûmlarıdır, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 289a–289b ·
metinde göster ·
… ve ibtidâ aşağıdan bu kal‘aya urûc ederken yokuş 252a yukaru cânib-i şarka üç
bin adımda
gücile yedi kulle geçüp İçkal‘a kapusuna varılır kim cânib-i garba nâzır üç kat …
Der-vasf-ı ecrâm-ı kal‘a-i âlî Van: Bu kal‘a-i serbülendi bir vech ile adımlamak mümkin olmadı. Zîrâ her cânibi çâh-ı gayyâ ve derk-i esfelden nişân verir. Ol ecilden cânib-i edvârında asla handakı yokdur. Ancak şarkdan garba tûlânîce vâki‘ olmuş bir kal‘a-i bâlâ-misâldir ve ibtidâ aşağıdan bu kal‘aya urûc ederken yokuş 252a yukaru cânib-i şarka üç bin adımda gücile yedi kulle geçüp İçkal‘a kapusuna varılır kim cânib-i garba nâzır üç kat bâb-ı hadîdlerdir. Gûyâ derveze-i Şirvân diyârında İskender'in binâsı Demirkapu'dur. Bu Van kapuları mâbeynlerinde rûz [u] şeb sayf [u] şitâda beher yevm birer oda yeniçeri ve bir gün azeb-i hisâr ve bir gün hisâr erleri nigehbânlık ve dîdebânlık edüp bir ma‘sûm-ı pâk ve bir hâtûn-ı nâ-pâk bu kal‘a kapusundan içeri komak ihtimâlleri yokdur. Zîrâ bir kere niçe yüz Ekrâd avret libâsıyla bu kal‘aya girüp feth etmişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 251b–252a ·
metinde göster ·
… maz. Zîrâ başka kal‘adır. Ammâ yine bu yukaru Yeniçeri kal‘asından gider. Kâmil
bin adımda
dahi derd [u] belâ çekerek ana varılur.
Ammâ netîce-i kelâm kal‘a-i kapusundan içeri ta Kesik'e varınca bin adımdır ammâ Kesik kal‘aya varınca add olunmaz. Zîrâ başka kal‘adır. Ammâ yine bu yukaru Yeniçeri kal‘asından gider. Kâmil bin adımda dahi derd [u] belâ çekerek ana varılur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 252a ·
metinde göster ·
Andan bu mezkû[r] Su kapusundan teper aşağı Tabahâne varoşuna bu kapudan kâmil
bin adımda
Tabahâne'ye gider, şâhrâh yoludur, ammâ bu Suluk kapusunun iç yüzünde ve taşra …
Andan bu mezkû[r] Su kapusundan teper aşağı Tabahâne varoşuna bu kapudan kâmil bin adımda Tabahâne'ye gider, şâhrâh yoludur, ammâ bu Suluk kapusunun iç yüzünde ve taşra yüzünde zincîrler ile asma haşeb cisirleri var. Her gece içerden ve taşradan bu iki aded cisirleri hüddâmlar kaldurup içerde ve taşrada derk-i esfel-vâr handaklardan deyyâr zî-rûh kısmı ubûr edemez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 83b ·
metinde göster ·
… dâr on bin adımdır, zîrâ dîvâr üzre tabyadan tabyaya eğri büğrü yürünmek ile on
bin adımda
kal‘ayı dolaşdım, ammâ taşra handak kenârıyla doğru doğruya altı bin aded hatve …
El-hâsıl hemân bir kûh-ı azîmin ortasın delüp ve himmetü'r-ricâl ile oyup bir kal‘a etmişler. Hele makdûr-ı beşer değil bir kal‘adır kim dîvârı üstünden cirmi dâ’iren-mâdâr on bin adımdır, zîrâ dîvâr üzre tabyadan tabyaya eğri büğrü yürünmek ile on bin adımda kal‘ayı dolaşdım, ammâ taşra handak kenârıyla doğru doğruya altı bin aded hatvedir. Ve bu dîvârların altı dâ’iren-mâdâr sokak sokak yollardır ve üzerleri dağlar gibi yığılı toprakdır. Anıniçün bu kal‘aya lağım kâr etmedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 130b ·
metinde göster ·
meşakkat ile enilir ve çıkılır. Cümle yüz yigirmi aded bâğçeli hânelerdir. Anca …
Ve bu kal‘adan aşağı varoşa kâmil üç bin adımda meşakkat ile enilir ve çıkılır. Cümle yüz yigirmi aded bâğçeli hânelerdir. Ancak bir câmi‘-i sağîri var. Mescid ve mekteb ve tekye ve hân u hammâm, dükkânlardan bir âsâr-ı binâ yokdur, ammâ bâğ u bâğçesi çokdur, lâkin küffâr zamânı varoşu gâyet büyük imiş. Hâlâ her tarafında üçer kat metîn esâs-ı dîvârları nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 168b ·
metinde göster ·
… tı tarafına Kanlıjak özeğin ve Çatal özeğin ve Kazıklı özeğin geçüp kâmil sekiz
bin adımda
acele yürüyüp cânib-i garba gidüp,
Bu kal‘a-i Azağ'ı birkaç gün temâşâ edüp bir gece nehr-i Ten gâyet katı donup kudret cisri oldu. Hakîr dahi fursatı ganîmet bilüp birkaç refîklerimizle piyâde olup pür-silâh Azak'dan çıkup buz üzre batı tarafına Kanlıjak özeğin ve Çatal özeğin ve Kazıklı özeğin geçüp kâmil sekiz bin adımda acele yürüyüp cânib-i garba gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 186a ·
metinde göster ·
enilir, ammâ yarı yolda yol üzre bir uçurum mürtefi‘ yerde iki aded âb-ı hayât …
Bu kal‘a-i bâlâdan cânib-i şimâle yokuş aşağı beş bin adımda enilir, ammâ yarı yolda yol üzre bir uçurum mürtefi‘ yerde iki aded âb-ı hayât çeşmeler var kim Hudâ hakkiyçün Rûmeli diyârında öyle bir âb-ı hayât meğer Erdel vilâyetinde nehr-i azîm Şamos suyu ola. Şehre yakın olan çeşme-i cân-perverin târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 258b ·
metinde göster ·
Ve aşağı limandan yukaru kal‘aya yokuş yukaruya üç
bin adımda
çıkılır gâyet dik kayalı yokuşdur. Ol tarafda şarka nâzır bir demir metîn ve ka …
Ve aşağı limandan yukaru kal‘aya yokuş yukaruya üç bin adımda çıkılır gâyet dik kayalı yokuşdur. Ol tarafda şarka nâzır bir demir metîn ve kavî bâb-ı âlîsi var. Bu kapudan içerisine aşağı kal‘a derler. Cümlesi seksen aded kiremitli bâğ u bâğçesi kârgîr binâ daracık evlerdir, ammâ her biri cihân-nümâdır. Ve Sultân Bâyezîd-i Velî câmi‘i bundadır, ammâ müfîd [ü] muhtasar câmi‘-i kâr-ı kadîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 266b ·
metinde göster ·
… ehrin ensesinde cebel-i Duman üzre vâki‘ olmuşdur. Ve aşağı şehirden kâmil dörd
bin adımda
çıkılır bir kal‘a-i bâlâdır. Ve şekl-i muhammes bir Şeddâdî seng-âbâd Q 18a ⟦ …
Ve kal‘ası şehrin ensesinde cebel-i Duman üzre vâki‘ olmuşdur. Ve aşağı şehirden kâmil dörd bin adımda çıkılır bir kal‘a-i bâlâdır. Ve şekl-i muhammes bir Şeddâdî seng-âbâd Q 18aP 18a kal‘adır. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi iki bin iki yüz adımdır. Ve cânib-i erba‘asında aslâ handakı yokdur. Zîrâ kızıl kara kaya taşlık üzre vâki‘ olup etrâfı çâh-ı gayyâdan nişân verir. Ve yıldız cânibine nâzır aşağı şehre açılır bir demirli metîn kapusunun iç yüzündeki kemer üzre kemândâr pehlivân Şücâ‘ın kemânı maslûpdur. Dizdârı ve neferât dâ’imâ bu mahalde sâkinlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y33b ·
metinde göster ·
… u şark tarafına şehir içinden gidüp dağdaki eski kal‘a-i kahra varınca kâmil üç
bin adımda
çıkılır. Serâpâ şehir içinden gidilir.
Ve gâyet metîn ü müstahkem kal‘adır. Bizzât Sultân Mehemmed binâsıdır. Kâfirden kalma değildir. Ammâ bu kal‘adan yukaru şark tarafına şehir içinden gidüp dağdaki eski kal‘a-i kahra varınca kâmil üç bin adımda çıkılır. Serâpâ şehir içinden gidilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y44a ·
metinde göster ·
… ı ve serdârı vardır, ammâ sipâh kethudâyeri yokdur. Ve bu kal‘adan aşağı varoşa
bin adımda
enilir. Ammâ bu varoş etrâfın dahi bir kat rabât-ı kavî ihâta etmiş metîn üstüv …
Dizdârı ve yigirmi aded neferâtları ve serdârı vardır, ammâ sipâh kethudâyeri yokdur. Ve bu kal‘adan aşağı varoşa bin adımda enilir. Ammâ bu varoş etrâfın dahi bir kat rabât-ı kavî ihâta etmiş metîn üstüvârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y94a ·
metinde göster ·
… alı, eşekler ile taşırlar. Kâmil yukaru kal‘aya bir sâ‘atde çıkılır. Hakîr dörd
bin adımda
Y 123a çıkdım.
Mâ-tekaddem bir kayadan sehel su çıkar alâmeti var imiş, anı üstâd lağımcılar getürdüp Ferhâdî külünkler ile azîm bacalar açup bir âb-ı hayât-ı cân-efzâ-yı ferah-fezâ su çıkup beş göz çeşme icrâ etmiş. Her lülesi âdem gerdanı kalınlığı pertâb eder. Cümle Mısır ve Cezâyir ve sâ’ir memâlik-i mahrûseye gidüp gelen bunda lenger-endâht olup sulanırlar ve yukaru kal‘alı, eşekler ile taşırlar. Kâmil yukaru kal‘aya bir sâ‘atde çıkılır. Hakîr dörd bin adımda Y 123a çıkdım.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y122b–Y123a ·
metinde göster ·
enilüp varoşu vardır Kal‘ası yalın katdır, ammâ bu dahi gâyet metîndir. Cümle y …
Ve bu kal‘adan şark tarafına aşağı bin adımda enilüp varoşu vardır Kal‘ası yalın katdır, ammâ bu dahi gâyet metîndir. Cümle yüz Y 184a hâne-i neferâtdır. Bir câmi‘i ve bir mescidi ve bir mekteb-i sıbyân ve bir hammâm ve iki vekâle ve kırk elli mikdârı dekâkînler var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y183b–Y184a ·
metinde göster ·
Bu mahalde Tûr-ı Zeytâ'nın karâfe ziyâretleri dahi tamâm olup Tûr'dan aşağı
bin adımda
Cehennem deresi nâm mahalle enüp bu dere içre yekpâre kayalardan çâr-kûşe kasır …
Bu mahalde Tûr-ı Zeytâ'nın karâfe ziyâretleri dahi tamâm olup Tûr'dan aşağı bin adımda Cehennem deresi nâm mahalle enüp bu dere içre yekpâre kayalardan çâr-kûşe kasır-misâl gûnâ-gûn kubbeler var kim her birinin ilm-i mi‘mârîsine âdem hayrân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y219b ·
metinde göster ·
urûc olunur bir musattah yerdir. Anda bir kubbe-i âlî içre Hazret-i Risâlet-pen …
Evvelâ şâm'ın cânib-i garbîsinde Sâlihiyye nâm kasabaya hâ’il cebel-i Kaysûn tâ zirve-i a‘lâsına sekiz bin adımda urûc olunur bir musattah yerdir. Anda bir kubbe-i âlî içre Hazret-i Risâlet-penâh'ın taşa te’sîr etmiş kadem-i şerîfleri nakşı vardır. Bu mahalden Dımışk'ı temâşâ edüp rücû‘ etmişlerdir ki "Dünyâ cennetine girmem" buyurmuşlar. Bu mahalden sahrâ-yı şâm ve imârât-ı dârü's-selâm leme‘a-i ilâhî gibi berk urduğu zâhir ü bâhirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y252a ·
metinde göster ·
… ‘a dîvârı içindedir. Ve bu kapudan taşra eski kal‘a dîvârı dibinden gidüp kâmil
bin adımda
,
Bâb-ı Hûhü'l-mağrib: Mu‘izzüddîn asrında Mağribîlerin garâfesi imiş. Kıbleye nâzır bir küçük tahta kapudur. Ve hâlâ dîvârları yeni binâ olunmuş. Bunda olan mezâristân cümle eski kal‘a dîvârı içindedir. Ve bu kapudan taşra eski kal‘a dîvârı dibinden gidüp kâmil bin adımda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y86b ·
metinde göster ·