… kırk elli bin fukarâları ile tevhîd-i sultânî ve zikrullâh-ı Yezdânî edüp niçe
bin alem
ü sarâf ve def ü kudüm ve nefîr ve zil ü bem ve nakâre ve tabl [u] kös ü kudüml …
Andan yüz yetmiş tarîkın meşâyihleri ve kırk elli bin fukarâları ile tevhîd-i sultânî ve zikrullâh-ı Yezdânî edüp niçe bin alem ü sarâf ve def ü kudüm ve nefîr ve zil ü bem ve nakâre ve tabl [u] kös ü kudümler çalarak cümle âşıkân mest [u] medhûş olup tarîk-ı âm üzre umûmen tevhîd-i erreler ederek ubûr ederler. Ve hoş-elhân savt-ı hazînli ve hoş-elhânlı zâkirûn ve şâkirûnlar zikir ve mevâl uzzâl ve gazeller okuyarak ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y198a ·
metinde göster ·
… ruz etmeğe kâdir değildir. Eğer zulmen bir şey etse, üçüncü gün Mısır'da yetmiş
bin alem
ile ulemâ-yı Mısır gulû edüp zulmü men‘ ederler.
Eyâlet-i Circe'de cümle (---) pâre âbâdân kurâdır. Lâkin bin yetmiş beş pâre kurâsı mîrî gılâle bağlıdır. Senevî bu kurâlar seksen sekiz bin erdeb gılâl verirler. Lâkin vilâyet-i Circe'yi dörd kerre yüz bin ve otuz altı bin erdeb gılâle yürüdürler. Yüz seksen bin erdebi Mısır paşasına fâ’iz kalır, mâ‘adâsı Circe hâkimine kalır. Ammâ eyâletindeki kurâlardan yüz kırk pâre belde-i azîmlerin gılâlleri bi'l-cümle vakfullâh tarafından hâkim zâbitleri tahsîl edüp câmi‘-i Ezher'e ve gayrı câmi‘-i selâtînlerin mürtezikalarına vazîfe verirler. Mezkûr kurâlara mîrimîrân-ı Circe vaz‘-ı yed edüp dahl [ü] ta‘arruz etmeğe kâdir değildir. Eğer zulmen bir şey etse, üçüncü gün Mısır'da yetmiş bin alem ile ulemâ-yı Mısır gulû edüp zulmü men‘ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y373a ·
metinde göster ·
zâhir olup âheste âheste bizim askere karîb oldular. Meğer Berberistân meliki Ş …
Bilâ-nihâye bir sahrâ-yı bî-pâyân ve nebâtâtlı ve mahsûldâr sahrâdır. Bunda meks olup hayme ve hargâhları kuruldu, ammâ kara çadır ve ihrâm çadır cihânı dutdu. Anı gördük: Vakt-i asırda cânib-i garbdan niçe bin alem zâhir olup âheste âheste bizim askere karîb oldular. Meğer Berberistân meliki Şâfi‘iyyü'l-mezhebdir, kırk bin asker-i zâğî ve yüz bin cemel-i bâğî ile Hüseyin Kan'ın imdâdına gidermiş. Vakt-i asrdan askerinin önü ubûr etmeğe başlayup mâh-tâbda nısfu'l-leyle dek ancak nihâyet bulup bizim askerin mukâbelesinde bir buhayre-i lezîz kenârında meks edüp bizimle gelen kal‘a kanları atlarına süvâr olup hakîr dahi ma‘an Berberistân meliklerine Y 398a istikbâle vardık.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y397b–Y398a ·
metinde göster ·