… übtelâ olup demir kafes içre merhûm oldu. Akîbince Çelebi Sultân Mehemmed, kırk
bin benâm
ve güzîde asker ile cünd-i Timur'a yetişüp eyle bir satûr-ı Muhammedî urup cüml …
Ba‘dehû hicret-i Nebevî'nin sekiz yüz beşinci senesinde sû’-i tedbîr ve bed-hâh huddâmân re’yiyle Timur Hân, Hind [u] Acem diyârlarından hurûc edüp Yıldırım Hân ile cenge âheng etdükde Yıldırım Hân gördü kim cümle askeri kendüden yüz çevirüp Timur yanına firâr etdiler. Kapu kullarıyla kendüsü yalnız kalup meydân-ı ma‘rekede serbâzlık ve kâr-cengârlık edüp niçe yüz Tatar askerine kılıç yetişdürüp dilâverlik, servlik ve emîrlik ve bahâdırlık ederdi. Lâkin kendüleri iş görmemiş, yara bere yimemiş ve ark atlamamış nâ-tamâm tay ata süvâr olup bir dahi Tatar içre at sürünce atdan tekerlenüp at firâr edüp Tatar içinde piyâde kalup kâmil bir sâ‘at piyâdece Tatar ile ceng edüp tîrkeşinde hadengi kalmayup destinden kılıcı düşünce Tatar, Yıldırım Hân'ın başına üşüp dest ber-kafa kayd-bend ile Timur-ı bî-nûr huzuruna getürüp Timur ayağ üzre kalkup ta‘zîm edüp yanına oturdup "Safâ geldin, felek hâlidir, böyle olur, gam yeme" deyü niçe musâhabet 235a edüp esnâ-yı kelâmda Timur eyitdi "Ey birâder Yıldırım Hân! Senin destinde biz senin gibi ne‘ûzü billah münhedim olup beni senin yanına bu hâl ile getirseler, beni neylerdin" deyince hemân Yıldırım Hân gazabından "Seni demir kafes içine koyup Bursa şehrine götürürdüm" deyince hemân Timur âteş-pâre olup bir demir kafes içinde Yıldırım Hân'ı haps edüp diyâr-ı Acem'e götürmeğe azimet etdi. Üçüncü gün Yıldırım Hân dâğ-ı derûnundan hummâ-yı muhrıkaya mübtelâ olup demir kafes içre merhûm oldu. Akîbince Çelebi Sultân Mehemmed, kırk bin benâm ve güzîde asker ile cünd-i Timur'a yetişüp eyle bir satûr-ı Muhammedî urup cümle Tatar dendân-ı tîğdan geçüp Timur, Amasiyye câniblerine firâr edüp bakıyyetü's-süyûf olan esîr Tatarlara mürdelerin derilerin yüzdürüp derilerin sâyebân edüp Çelebî Mehemmed Hân, Tatar derilerinin sâyesinde oturup pederinin intikâmın aldı. Hâlâ ol sahrâya "Taşak ovası" derler. Zîrâ Tatar derileri kîrleri ve horde ve türtelleriyle yüzülüp sâyebân olduğundan "Taşak sahrâsı" derler. Ba‘dehû pederinin na‘şını Tatarlar elinden alup, ılgar ile Bursa'ya getirüp babası câmi‘i sahasında defn edüp bir kubbe-i âlî binâ etmişdir, ziyâretgâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 234b–235a ·
metinde göster ·
Bu gûnâ-gûn re’y-i tedbîr ile asker-i İslâm cenge âmâde Celâlîler tarafından çaşıtlar gelüp "İşte âsîler Kayışbınarı nâm mahalle geldiler. Yarın elbette cenk ederler" deyü haber gelince Sadr-ı a‘zâm Kara Murâd Paşa kırk bin tüfenk-endâz yeniçeriyâna ve sâ’ir yedi bölük askerine ve a‘yânına ve ser-i kârda olan iş erlerine niçe yüz va‘de-i kerîmeler edüp Novali'den Bosna ve Arnavudluk'dan on bin benâm, fitoz, şehbâz, bahâdır serdengeçdi yiğit ile Hazret-i Risâlet-penâhın alem-i şerîfiyle cenk meydânına çıkup Çarkacı Defterdârzâde Mehemmed Paşa ensesine kafadâr dururdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 32a ·
metinde göster ·
… arlardır. Ümerâ ve zu‘amâsı ve erbâb-ı timarı kânûn üzre cebelüleriyle cümle on
bin benâm
güzîde müsellah asker olur.
Evvelâ livâ-yı Amâsîyâ ve livâ-yı Çorum ve livâ-yı Bozok ve livâ-yı Divriği ve livâ-yı Canik ve livâ-yı Arabkîr ve livâ-yı Sivas, paşa sancağı tahtıdır. Hazîne defterdârı yokdur, ammâ ze‘âmet defter kethüdâsı vardır. Hâssı 80.200 akçedir ve ze‘âmet [u] timar defterdârı vardır. Hâssı 62.530. Defter emîni ve çavuşlar kethüdâsı 74b ve çavuşlar emîni vardır. Eyâlet-i Rûm ya‘nî Sivas cümle sancağıyla üç bin yüz otuz üç kılıçdır. Yüz tokuzı ze‘âmetdir. Mâ‘adâsı tezkireli ve tezkiresiz timarlardır. Ümerâ ve zu‘amâsı ve erbâb-ı timarı kânûn üzre cebelüleriyle cümle on bin benâm güzîde müsellah asker olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 74a–74b ·
metinde göster ·
… Dilber İstifan Beğ'e Boğdan Beğliği sadaka olup tuğ ve tabl [u] âlem verilüp on
bin be-nâm
güzîde asker fermân-ı şehriyârî olup Fazlî Paşalı Kemânkeş Ahmed Ağa iskemle ağ …
Haremeynü'l-Muhteremeyn re‘âyâsı sâkin olan diyâr-ı Boğdan'ınıza Rakofçi Kral'ın Macar-ı füccâriyle Burunsuz Kostanti nâm bî-nâm-ı bedgâm Boğdan'ın Yaş şehrin kabza-i tasarrufa alup hâlâ Kife Beği Boğdan'dan firâr edüp cezîre-i Kırım'da Bâğçesarây'ımızdadır ve Eflâk diyârında Cüvân Beğ nâm mel‘ûn dahi cümle Eflâk şehrinde olan tüccârları kırup ve Yergöğü kal‘asında Fazlî Paşa'yı ve Konakçı Alî Paşa'yı ve Cân Arslan Paşa'yı askeriyle cümle Tuna nehrine döküp ancak üç vezîr Yergöğü kal‘asına mütehassın olmuşlardır" deyü feryâdnâme Tatar Hân'dan Köpürlü'ye gelince hemân Köpürlü sa‘âdetlü pâdişâh huzûrunda Arapça nassı üzre müşâvere edüp cümle eyâlet-i Rûm'da olan mîr-i mîrânlara ve mîr-i livâlara ve yalı ağası ve Tatar Hân'a emrler ve hatt-ı şerîfler pârekende ve perîşân olup sâbıka Boğdan beğliğinden ma‘zûl olup Yedikulle'de haps-i ebed olan Lipul Beğ'in veled-i pelîdi Dilber İstifan Beğ'e Boğdan Beğliği sadaka olup tuğ ve tabl [u] âlem verilüp on bin be-nâm güzîde asker fermân-ı şehriyârî olup Fazlî Paşalı Kemânkeş Ahmed Ağa iskemle ağası olup ılgar ile Boğdan tahtı olan Yaşka şehrine gitmede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 100a ·
metinde göster ·
… seferinde şâm kurbunda Hâbiyye nâm mahalde Hazret-i Ömer'den Amr ibnü'l-Âs dörd
bin benâm
asker-i İslâm ayrılup şâm'dan Mısır üzre giderken ibtidâ diyâr-ı Askalân'ı ve k …
Hicret-i Nebeviyye'nin yigirmi bir senesinde Hazret-i Ömer halîfe iken Hazret-i Amr ibnü'l-Âs deryâ-misâl asker ile şehr-i Fustât ki Eski Mısır'dır, anı muhâsara etmeğe me’zûn olduğu mahal Kudüs-i şerîf fethinden sonra şâm-ı şerîfin dördüncü seferinde şâm kurbunda Hâbiyye nâm mahalde Hazret-i Ömer'den Amr ibnü'l-Âs dörd bin benâm asker-i İslâm ayrılup şâm'dan Mısır üzre giderken ibtidâ diyâr-ı Askalân'ı ve kal‘a-i Yâfa'yı ve kal‘a-i Tîne'yi ve kal‘a-i Dimyât'ı ve kal‘a-i Burlos'u ve kal‘a-i Reşîd'i ve kal‘a-i (---)(---)(---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y16a ·
metinde göster ·