… edüp evc-i Illiyyinde karâr etdüğü gün ale'l-akîb Çelebi Sultân Mehemmed yetmiş
bin "Benem
, diger nîst!" diyen bahâdır ve şecî‘ dilâver niçe server ü hünerver erler ile T …
Ammâ Yıldırım Hân bir gazûb pâdişâh-ı Cem-cenâb olmağıla Timur'u aslâ seng-i mezâr yerine komayup niçe kerre "Behey Timur-i bî-nûr, leng-i meks-i bî-kes!" derdi. Âhir esnâ-yı kelâmda Timur eydür: "Ey Yıldırım Hân? Sen beni böyle münhedim edüp beni huzûruna piyâde getirseler beni neylerdin?" der. Hemân Yıldırım Hân, "Seni bir demir kafes içre koyup Bursa şehrine götürüp andan Amasiyye gibi Kahkahâ kal‘asında seni habs ederdim" deyince Timur tez bir demir kafes düzdürüp "Yıldırım Hân'ı demir kafese koyun. İrân'a götürem" derken Yıldırım Hân hummâ-yı muhrıkaya mübtelâ olup kafesde iken mürg-ı rûhu tayerân edüp evc-i Illiyyinde karâr etdüğü gün ale'l-akîb Çelebi Sultân Mehemmed yetmiş bin "Benem, diger nîst!" diyen bahâdır ve şecî‘ dilâver niçe server ü hünerver erler ile Timur askerine urup (---)(---) nâm mahal sahrâsında Timur'a bir kılıç çalup pederi Yıldırım Hân'ın âhın alup Timur ol mahalden yedi yüz atlı ile ancak firâr edüp Âzerbâycân'a cân atup anda dahi karâr edemeyüp şehr-i (---) vefât edüp hâlâ anda medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 74a ·
metinde göster ·
… şemşîr-i pâdişâhî bend kılup ve Korkmaz Hân'ı ve birkaç dilâver sultânları kırk
bin "Benem
, diğer nîst" diyen güzîde askere bu hânları ve sultânları başbuğ edüp asker-i İ …
Yine şâh-ı Acem istîlâ edüp sene 995 târîhinde Murâd Hân-ı Sâlis vüzerâlarından Cığaloğlu Sinân Paşa Bağdâd-ı behişt-âbâddan deryâ-misâl asker ile Hemedân üzre gelirken Şâh Abbâs-ı Evvel haber alup Kürdistân hâkimi Şâhverdi Hân bir mürtedd-i benâm şâha henüz kul olup şâhdan tâc geymiş idi. Şâh-ı gümrâh Şâhverdi Hân'a istimâletler verüp vezîri pâyesinde edüp başına ablak-ı şâhî ve kemerine bir murassa‘ şemşîr-i pâdişâhî bend kılup ve Korkmaz Hân'ı ve birkaç dilâver sultânları kırk bin "Benem, diğer nîst" diyen güzîde askere bu hânları ve sultânları başbuğ edüp asker-i İslâm üzre gönderüp şehr-i Hemedân kurbünde kûh-ı bülendler içre cüyûş-ı bed-ma‘âş-ı evbâş kemîngâhlarda hâmûş-bâş olup yatırlar. Çûn asker-i İslâm zîr-i Hemedân'a meks-i hıyâm edüp ota otluğa giden huddâmândan niçe kimesneler giriftâr-ı bend-i belâ olurlar. Hemân Serdâr Sinân Paşa sinânın destine alup niçe beğleri ve beğlerbeğileri cânib-i erba‘aya karavullar ve çarhalar ta‘yîn edüp Alî Fakı nâm bir paşayı ve Deli Dızman Beğ'i çarhacı ta‘yîn edüp der-ân Kızılbaş-ı kallâş bu iki dilîrin üstüne düşüp ceng kızışup ikisi de şehîd olup beri tarafdan hemân asker-i İslâm Kızılbaş üzre "Allah" deyüp hücûm edince mukaddemâ kemîngâhlarda pinhân olan Sorserânlar dahi pocalardan çıkup "Şâh, şâh!" diyerek Hemedân sahrâsında deryâ-misâl iki ceyş-i azîm birbirlerine karılup katılup bir ceng-i sultânî ve neberd-i İrânî olur kim yedi sâ‘atde kanlar dem-nühûr-vâr cereyân eder. Görseler kim Nihâvend tarafında yeşil alemler ile bir asker gelüp Âl-i Osmân askeri içine girerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 311a ·
metinde göster ·
, diğer nîst!" diyen yiğit çıkar. Ve yigirmi bin zor-batırlar Karasu kazâsından …
Bu kurâlardan mâ‘adâsı Karasu kazâsı çölistânıyla müşâ olmağın ol kadar bâğ u bâğçeli kurâlar değildir. 67b Ammâ tereke mahsûlünde gâyet ziyâde gılâl kânı kurâlardır ve yine bizim Babadağı kazâsının kurâlarıdır, lâkin ekseriyyâ câ-be-câ re‘âyâsı Tatarşe olup Tatar ile ülfetleri olduğundan Tatar Hân bir sefere atlansa hemân bunlar dahi haber alup kübelenüp sadak savatlanup Bucak Tatarı'yla hem-ınân olup sefer eşerler, zîrâ gâyet şecî‘ ve bahâdır fetâ zor-âver ve dilâver ve server-i hünerver yiğitleri var. Hîn-i gazâda hemân Babadağı kazâsından yigirmi bin "Benem, diğer nîst!" diyen yiğit çıkar. Ve yigirmi bin zor-batırlar Karasu kazâsından çıkar ve otuz bin yiğit Dobruca ve Hacıoğlu kazâsından çıkup Âl-i Osmân "Ha dese" bu üç kazâ yerden altmış bin salt atlı yiğit çıkar ve kırk sekiz bin yiğit dahi Bucak Tatarı'ndan çıkar. İltifât olunsa belki dahi ziyâde asker çıkar, zâdekallâhu te‘âlâ.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 67a–67b ·
metinde göster ·
… cân ve baş oynadup fî-sebîlillâh uruş eden gâzîlerden kal‘a muhâfazasına on iki
bin "Benem
, diğer nîst!" diyen şahbâzlara tîmâr u ze‘âmet ve gedik terakkîler ile câ-be-câ …
Andan serdâr-ı mu‘azzam Alî Paşa kal‘a-i Vârat fethinde cân ve baş oynadup fî-sebîlillâh uruş eden gâzîlerden kal‘a muhâfazasına on iki bin "Benem, diğer nîst!" diyen şahbâzlara tîmâr u ze‘âmet ve gedik terakkîler ile câ-be-câ harâb olmamış hânedânlar verüp çerâğ-ı efrûhte etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 126a ·
metinde göster ·
… Bosna eyâletinde ve Kanije eyâletinde bu mezkûr eyâletlerden dahi yigirmi altı
bin "Benem
, diğer nîst!" diyen ser-kaplan, bahâdırân, serverân yiğitler olup cümle Budin k …
Evvelâ bu zikr olunan on aded sancaklardan mâ‘adâ Eğre eyâletinde ve Varat eyâletinde ve Tımışvar eyâletinde ve Bosna eyâletinde ve Kanije eyâletinde bu mezkûr eyâletlerden dahi yigirmi altı bin "Benem, diğer nîst!" diyen ser-kaplan, bahâdırân, serverân yiğitler olup cümle Budin kal‘ası muhâfazasına gelüp Kile sahrâsında sekiz ay muhâfaza etmek kanûn-ı Süleymân Hân'dır. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 78b ·
metinde göster ·
… ı bu Uyvar'a ta‘yîn olunup ve sâ’ir eyâlet ve gayri sancaklardan cümle on sekiz
bin "Benem
, diğer nîst!" diyen asâkir-i İslâm Budin vezîri Hüseyin Paşa ile Uyvar'da kalup …
Ve Sirem ve Semendire ve Alacahisâr ve Budin kulunun ve Üstürgon kulu nısfının yayaları bu Uyvar'a ta‘yîn olunup ve sâ’ir eyâlet ve gayri sancaklardan cümle on sekiz bin "Benem, diğer nîst!" diyen asâkir-i İslâm Budin vezîri Hüseyin Paşa ile Uyvar'da kalup herkes şiddet-i şitâ gelmeden kal‘a hâricinde külbe-i ahzânlar ve mükellef hâneler yapup bir ayda Uyvar'ın hâricinde bir şehr-i azîm oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 132a ·
metinde göster ·
… daklı ve savatlı erler Hân'ın solundan nûreddîn sultân ve hân hazretleriyle iki
bin "Benem
, dîğer nîst!" diyen şehbâz Rûm yiğidi tüfeng-endâz sekbânlar ile on iki bin ade …
Hemân taburun sol kolundan on bin aded Mansûrlu Tatarı ve yigirmi bin askerle sağ koldan Şîrîn beğleri ve yigirmi bin bahâdırânlar ile Hân'ın sağ tarafından kalga sultân ve yigirmi bin askerle sadaklı ve savatlı erler Hân'ın solundan nûreddîn sultân ve hân hazretleriyle iki bin "Benem, dîğer nîst!" diyen şehbâz Rûm yiğidi tüfeng-endâz sekbânlar ile on iki bin aded Hân'ın kapu kulları ve'l-hâsıl cümle on bin karaçı halkı ve Badrak kavmi ve Safî Geray Sultân ve Hacı Geray Sultân ve gayri sadaklı ve savatlı yigirmi yedi aded sultânlar kul karavaşlarıyla ve cümle sekbânlar ile kol kol saf saf âmâde durup cümle Sincivit askeri ve Mankıtlı ve Arkınlı ve Dayirli ve Bolganaklı ve Çoyunçlu ve Küleçli ve Kerçli ve Tübelli ve Corganalı ve dahi niçe yüz aded el vilâyet kabîleleri cümle Hân kolunda hâzır-bâş durdular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 113b ·
metinde göster ·
… 'ına Kefe tahtı hükûmetin ricâ eyleyüp ricâsı kabûl oldukda oğlu Süleymân'a beş
bin benem
dîger nîst diyen asker verüp iki yüz pâre gemi ile Tırabuzan'dan üç yüz mîl bir …
Hemân Şehzâde Selîm oğlu Süleymân dahi tüvânâ yiğit olmuşdu. Babası Sultân Bâyezîd'e Süleymân'ına Kefe tahtı hükûmetin ricâ eyleyüp ricâsı kabûl oldukda oğlu Süleymân'a beş bin benem dîger nîst diyen asker verüp iki yüz pâre gemi ile Tırabuzan'dan üç yüz mîl bir muvâfık eyyâm ile Kefe'ye varup ber-taht nişîn olup başına asker cem‘ etmeğe başladı. Ale'l-akab Şehzâde Selîm dahi beş yüz pâre gemi ile on bin asker gemilere dolup muvâfık eyyâm ile bir gecede Kefe limanına çıkup Kefe kal‘asına girüp Tatar Hân'dan Mengli Geray Hân ile mülâkat olup keşf-i râz eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y41b ·
metinde göster ·