… kenîse-i nâdirü'l-asr idi kim hemân içinde papas ve kıssîs ve bıtrîkden on iki
bin dalâlet-âyîn
müşrikîn ile mâl-â-mâl idi. Niçe yüz sene ma‘mûr durup Hazret-i Risâlet-penâh s …
Cümleden biri bir âsâr-ı azîm etdi kim dillerde dâstân-ı dostân bir deyr-i ibret-nümâ idi kim ismine Erzâyil derler idi. İslâmbol'un tâ vasatında iki Karaman mâbeyninde bir kenîse-i nâdirü'l-asr idi kim hemân içinde papas ve kıssîs ve bıtrîkden on iki bin dalâlet-âyîn müşrikîn ile mâl-â-mâl idi. Niçe yüz sene ma‘mûr durup Hazret-i Risâlet-penâh sa‘âdetle rahm-ı mâderden müştak oldukları gece âteş-gede-i Nemrûd, Urfa şehri içre dâ’imâ çerâğân idi, söndü ve tâk-ı Kisrâ ve Kızılelma deyri kubbesi ve Ayasofya kubbesi ve bu Kostantîn binâ etdüği mezkûr Erzâyil kilisası dahi esâsından münhedim olup ba‘de'l-feth Gâzî Mehemmed Hân'ın yümn-i mukdimiyle Belde-i Tayyibe ya‘nî şehr-i Kostantıniyye feth [u] teshîre geldikde mezkûr deyrin esâsı üzre Sultân Mehemmed Hân bir câmi‘ binâ etmişdir kim hâlâ ma‘bedgâh-ı müslimîndir. İnşâ’allâh mahallinde tavsîf olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 12a ·
metinde göster ·
… ne-i kefere bir milyon hazîneye bey‘ ü şirâ olunurdu. Ve sâhil-i bahreynde kırk
bin dalyan-ı
mâhî var idi. Ve Yedikulle'den tâ Sarâyburnu'na gelince niçe sayyâd-ı mâhîler ı …
Ve bir hâne-i kefere bir milyon hazîneye bey‘ ü şirâ olunurdu. Ve sâhil-i bahreynde kırk bin dalyan-ı mâhî var idi. Ve Yedikulle'den tâ Sarâyburnu'na gelince niçe sayyâd-ı mâhîler ığrıb ve şebeke ve tor ve ağ ve serpme ve kafas ve düzenleri deryâya döküp gûnâ-gûn mâ’ideler ve hayvânât-ı bahrîler sayd edüp kifâflanırlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 14b ·
metinde göster ·
… erre yüz bin arabaların tekerleklerin yere dökmüş ve çalıları ve niçe kerre yüz
bin dallı
ve budaklı dıraht-ı müntehâları paçarız içün yere dikmiş ve beş yerde asma cisr …
Ol gece tabur içre küffârın bir harekât-ı hıyel ü şeytanat etmede cidd ü cehdleri var idi kim tâ sabâha dak aslâ râhat uykusu görmediler. Ale's-seher kim oldu bir mürtefi‘ yerden tabur mahalline nazar etdik. Tabur handakından taşra iki kat handak dahi kazup cereyân eden nehr-i (---) handak 42b içinden akıdup handaklar önüne niçe kerre yüz bin hurde kuyular kazup aralarına çarh-ı felekler şaranpav parmak[lık]lar ve niçe kerre yüz bin arabaların tekerleklerin yere dökmüş ve çalıları ve niçe kerre yüz bin dallı ve budaklı dıraht-ı müntehâları paçarız içün yere dikmiş ve beş yerde asma cisrler edüp etrâf-ı tabura on bir yere dağlar gibi topraklar yığup tabya-i azîmler inşâ eyleyüp her tabyaya kırkar ve ellişer pâre balyemez toplar koyup her cânibinde havân kumbaralar hâzır eylemiş ve handaklardan taşra püskürme bârûdlu lağımlar atmış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 42a–42b ·
metinde göster ·
… urları kazmış ve yığılan toprakların ardına niçe bin arabalar ve niçe kerre yüz
bin dallı
ve budaklı dıraht-ı müntehâları dizüp paça[rı]z etmiş ve bu taburun ortasında b …
Âdem gelince derin küçük küçük kuyular ve çukur çukur çukurlar kazmış kim hîn-i ma‘rekede Türk askeri tabura yürüyüş ederse kuyulara ve çukurlara düşsünler mülâhazasıyla niçe kerre yüz bin aded mülhid çukurları kazmış ve yığılan toprakların ardına niçe bin arabalar ve niçe kerre yüz bin dallı ve budaklı dıraht-ı müntehâları dizüp paça[rı]z etmiş ve bu taburun ortasında bir kat küçük tabur dahi kazup gûyâ iç kal‘a edüp cümle hazîne ve mâl-ı erzâkı bunda idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 179b ·
metinde göster ·
evc-i âsumâna kad-keşân olmuşdur, ammâ mezkûr büyük dalları kırk elli âdem boyu …
Ve bu dıraht-ı azîmin aşağıdan cüssesi yigirmi iki âdem el ele verüp kucakladık. Güc ile el ele kavuşduk. Tâ bu mertebe kalın ağaçdır, ammâ cümle yüz yetmiş aded dalları var kim bu haşeblerin de her birini onar âdem ancak kucaklar. Ve yüz yetmiş aded dalların her birinde olan beşer altışar âdem kucaklar. Dalların ve budakların hisâbın Cenâb-ı Allâh bilür. Niçe bin dalları evc-i âsumâna kad-keşân olmuşdur, ammâ mezkûr büyük dalları kırk elli âdem boyu yükseğinden sonra cânib-i etrâfına doğru doğru yayılmış yüz yetmiş nihâl-i azîmlerdir kim bu dırahtın sâye-i zıll-ı himâyesinde bârgâh-ı Âl-i Osmân kurulsa gölgesinde kalır. Tahmînen bu dırahtın sâyesinde bin sürü koyun avlağılanır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 153a ·
metinde göster ·
… kâ ki bu dıraht niçe bin yıl mu‘ammer olmasına alâmeti oldur kim niçe kerre yüz
bin dalları
şecer-i Tûbâ gibi baş aşağı bitmişdir. Bu kadar bin yıldan berü içi çürüyüp mu …
İbret-nümâ-yı mübâliğa-i azîme: Hakkâ ki bu dıraht niçe bin yıl mu‘ammer olmasına alâmeti oldur kim niçe kerre yüz bin dalları şecer-i Tûbâ gibi baş aşağı bitmişdir. Bu kadar bin yıldan berü içi çürüyüp mu yâhûd eyle halk oldu mu? El-hâsıl içi boş olup bir hayli vâsi‘ meydândır. Niçe köşelerinde postlar döşelidir. Hattâ kıble cânibinde bu dırahtın yere berâber sînesinde bir kulaç ende ve iki kulaç yükseklikde bir kapusu var, ammâ kapu yerinde çürüklük alâmeti yok. İm‘ân nazar ile takayyüd edüp gördüm. Hattâ âyende vü revendelerin niçe ehremenleri "Bu ağacın kapusu etrâfını balta ile kesmesinler" deyü bir sâhibü'l-hayr kapunun etrâfına kalın demir kaplamış, ammâ kapunun kanatları yokdur. Hemân şöyle küşâde durur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 153b ·
metinde göster ·
birbirine halka halka bağlanup çim-ender-çim olmuşdur. El-hâsıl garîb ü acîb ib …
Ve Hikmet-i Hudâ bu çınârın niçe bin dalları birbirine halka halka bağlanup çim-ender-çim olmuşdur. El-hâsıl garîb ü acîb ibret-nümâ kâr-ı Perverdigâr'dır. Ba‘zı kimesneler bu çınârın evsâfın hikâyet edüp derler ki:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y106a ·
metinde göster ·
… gülbângden sonra cemî‘i P 136b asâkir-i İslâmda ve huccâcda iki üç kerre yüz
bin dalyan
ve kol tüfenglerine def‘aten vâhide âteş edince el-azametüllâh zemîn [ü] âsumân …
Benî âdem dahi bu gülbângden sonra cemî‘i P 136b asâkir-i İslâmda ve huccâcda iki üç kerre yüz bin dalyan ve kol tüfenglerine def‘aten vâhide âteş edince el-azametüllâh zemîn [ü] âsumân dir dir ditreyüp Mîne vâdîsi ve cebel-i Mürselât güm güm gürleyüp vâdî-i Arafât'ı bârûd-ı siyâhın dûdı ebr-i siyâh-vâr ber-havâ urûc eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y328a ·
metinde göster ·