… erde ve çorba ve yetmiş gûne ni‘met ile altı bin sahan ta‘âm-ı gûnâ-gûn ve elli
bin ekmek
summât-ı Muhammedîlere yetmiş yerde ni‘metler döşenüp Akkirmân çayırları üstüne …
Ve niçe mirzâlara zırh [u] zereh-külâh ve kılıçlar ve tîrkeşler verilüp ol gün üç yüz koyun kebâb ve elli kazgan pilav ve zerde ve çorba ve yetmiş gûne ni‘met ile altı bin sahan ta‘âm-ı gûnâ-gûn ve elli bin ekmek summât-ı Muhammedîlere yetmiş yerde ni‘metler döşenüp Akkirmân çayırları üstüne kebâb ve pilav yahni konup Tatar askeri birbirine girüp yedi günlük ta‘âmı bir günde yeyüp pilav zerde ve çorbayı kalpaklarına koyup koşlarına götürdüler. Bu ziyâfet-i azîm hâlâ Akkirmân'da ve Kırım diyârında dâsitân-ı dûstândır. 51a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 50b–51a ·
metinde göster ·
"Beher yevm ikişer kerre yetmiş yerde {ta‘âm summât-ı Muhammedî'de} ellişer
bin ekmek
ve beş yüz koyun ve ellişer sığır ve onar at kulunu ve yigirmişer at eti kebâb …
"Beher yevm ikişer kerre yetmiş yerde {ta‘âm summât-ı Muhammedî'de} ellişer bin ekmek ve beş yüz koyun ve ellişer sığır ve onar at kulunu ve yigirmişer at eti kebâb pişirüp onar kazgan yahni ve onar kazgan pilav ve onar kazgan karanfilli aselî mümessek zerde ve onar kazgan pirinç çorbası ve onar kazgan herîse" pişmek içün vekîlharca tenbîh olup bunlardan mâ‘adâ {Tatar} Hân'a rûz-merre üçer kerre summât-ı Muhammedîler çekilüp Hân tevâbi‘lerine mahsûs otuz üç yerde summâtlar keşîde kılınup her summâtı üçer yüz matbah-ı Keykâvusî sahanları çekilmek içün fermân olunup Akkirmân şehrinden kâmil on yedi bin sahan defterle cem‘ olup üzerlerine dîdebânlar ta‘yîn olundu, zîrâ Tatar ba‘de't-ta‘âm yağmaya öğrenmişlerdir, ammâ Hân huzûruna ale's-sabâh yüz aded münebbet fağfûr tabaklar ile mümessek hulviyyât ve zülbiyyât ve katr-ı nebât-ı hamevi ve mümessek hamîre ve külbe şekerler ve gûnâ-gûn emlec ve kâbülî ve mümessek ve mu‘amberîn reçel-i gûnâ-gûnlar ile perhîz çorbaları ve maslûkalar ile nebâtî hoşâblar gelirdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 51a ·
metinde göster ·
Ve beher yevm muhtesib ağa defteriyle altışar kerre yüz
bin ekmek
yenir. Evlerde pişen nânpârelerin hisâbın Rezzâk-ı âlem bilür. Tâ bu mertebe ni …
Ve beher yevm muhtesib ağa defteriyle altışar kerre yüz bin ekmek yenir. Evlerde pişen nânpârelerin hisâbın Rezzâk-ı âlem bilür. Tâ bu mertebe ni‘met tenâvül olur âdem deryâsı bir şehr-i mu‘azzamdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 132a ·
metinde göster ·
… ola, Şâmîzâde Re’îs Efendi'den on dâne muharrâ pişmiş beslenmiş koyunlar ve beş
bin ekmek
ve bin aded at yemi gelüp cümle ni‘metullâhı mahlûkullâhlara bezl edüp cümle gu …
Ammâ atlar aç ve bizler aç. Hele bir orman içine girüp cümle atları çayıra salup etrâfımıza karavullar koyup sehelce istirâhat etdikde Hudâ mu‘în ü zahîri ola, Şâmîzâde Re’îs Efendi'den on dâne muharrâ pişmiş beslenmiş koyunlar ve beş bin ekmek ve bin aded at yemi gelüp cümle ni‘metullâhı mahlûkullâhlara bezl edüp cümle guzâtın cânları yerine gelüp kâmil bir sâ‘at bu mahalde ârâm edüp andan yine esb-i sabâ-peymâlarımıza "Niyyetü'l-gazâ" deyü süvâr olup "Azm-i râh-ı cânib-i küffâr" deyü giderken ibtidâ Serasker Ali Paşa'ya Bosna askeriyle râst geldik ve Kaplan Paşa ve Yûsuf Paşa ve Çavuşzâde Mehemmed Paşa ve Budin vezîri Siyâvuş Paşa karındaşı Hüseyin Paşa ve Sührâb Mehemmed Paşa ve Kanbur Mustafâ Paşa ve Defterdâr Hüseyin Paşa ve Sıska Ken‘ân Paşa ve Hısım Mehemmed Paşa ve Gürcî Koca Mehemmed Kethudâ Paşa ve Seydîzâde Mehemmed Paşa ve Cân Arslan Paşa ve Çatrapatra Ali Paşa ve Konakçı Kara Ali Paşa ve Kıbleli Paşa ve Kaplan Paşa ve Kurd Paşa ve niçe bunun emsâlleri vüzerâ ve mîr-i mîrânlar ve niçe yüz ümerâlar cümle asâkir-i İslâmlarıyla kuşluk vaktinden tâ Uyvar'a varınca dağlara ve taşlara ve bâğlara ve ormanistân u çengelistân mahûf yollara ve bellere girüp tâ vakt-i asra dek gezüp elli altmış bin asâkir-i İslâm dağlarda taşlarda av arar gibi arayup tâ vakt-i asra dak sâlimîn ü gânimîn her cânibe at saldılar, ammâ kızıl kan içinde kaldılar ve bin yedi yüz aded kelle dahi aldılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 106a ·
metinde göster ·
… ç bin tavuk ve elli kazgan pilâv ve elli kazgan zerde ve çobra ve iki kerre yüz
bin ekmek
serâperde önündeki çemenzâr üzre bu kadar ni‘met-i firâvân döşenüp bu kadar bin …
Hattâ bu ziyâfet-i azîmde üç yüz aded koyun ve elli sığır ve üç bin tavuk ve elli kazgan pilâv ve elli kazgan zerde ve çobra ve iki kerre yüz bin ekmek serâperde önündeki çemenzâr üzre bu kadar ni‘met-i firâvân döşenüp bu kadar bin asker bu ni‘metlere üşüp koyun ve sığır kebâbların pâreleyüp yağmâ ederken ba‘zı sığır kebâbları içine usta aşbâzlar diri tavşan ve güvercinler komuşlar, kimi uçar ve kimi kaçar ve kimi sıçar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 114a ·
metinde göster ·
… düp kâmil bin aded koyun ve elli bin tavuk ve elli bin güvercin ve on kerre yüz
bin ekmek
, yüz bin yağlı çörek ve buna göre sâ’ir me’kûlât [u] meşrûbâtın hisâbın bir Mev …
Ale's-sabâh yevm-i cum‘a olup yine tahte'l-kahve bir müfîd [ü] muhtasar summât-ı Halîl çekilüp ba‘de't-ta‘âm Y 145b Ümmü'l-kıyâs havuzunun kenârına cümle ulemâ ve sulehâ varup Ümmü'l-kıyâs Şeyhi İbnü'r-Reddâd du‘â edüp cümle ümmet-i Muhammed âmîn deyüp herkes mesâlih-i mevâni‘lerine gidüp sekiz gün sekiz gece Ümmü'l-kıyâs ziyâfetleri ve tathîr olunması tamâm olur. Ammâ her kim başçavuş bulunursa ol dahi tamâm olur, zîrâ on Mısrî kîse masrûfu vardır, azîm dâhiyedir. Zîrâ sekiz gün sekiz gecede bu ziyâfetde iki yüz aşbâz hizmet edüp kâmil bin aded koyun ve elli bin tavuk ve elli bin güvercin ve on kerre yüz bin ekmek, yüz bin yağlı çörek ve buna göre sâ’ir me’kûlât [u] meşrûbâtın hisâbın bir Mevlâ bilür Hudârâ Hudâ bilür. Selîm Kethudâ başçavuş iken böyle masrûf gitmişdir. Zîrâ beher yevm iki yüz sahan ta‘âmı Ravza bâğlarında ve Mısr-ı atîk şehrinde ve Ümmü'l-kıyâs cânibinde câmi‘inde odabaşılara ni‘met-i bî-imtinânı firâvân çekilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y145a–Y145b ·
metinde göster ·
… âste edüp niçe bin kantâr kelle şeker ve niçe bin erdep gılâl ve niçe kerre yüz
bin ekmek
ve boksımâtı kız ile Nîl'e bile bırağırız. Andan ertesi yâhûd ol gün nokta düşü …
"Yâ Amr âdet-i kadîmimiz oldur kim Nîl taşmazdan bir gün evvel her sene Nîl-i mübâreke bir mahbûbe-i müzeyyene pençe-i âfitâb duhter-i pâkize-ahteri la‘l [u] ya‘kût cevâhir murassa‘ât ile ârâste edüp niçe bin kantâr kelle şeker ve niçe bin erdep gılâl ve niçe kerre yüz bin ekmek ve boksımâtı kız ile Nîl'e bile bırağırız. Andan ertesi yâhûd ol gün nokta düşüp Nîl taşmağa başlar", dediler. Amr ibnü'l-Âs eyitdi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y147b ·
metinde göster ·
… n koyun ve yigirmi bin erdeb hınta ve kırk erdeb şa‘îr ve beher yevm yigirmişer
bin ekmek
, her ekmeği seksener dirhem-i Sa‘îdî olmak üzre, ve bin kantâr yağ ve yetmiş ka …
Bu hedâyâlardan sonra Circe muhâfazasında olan Mısır'ın yedi bölük askerîsine ve kendü tevâbi‘inden bin aded askerine ve gayrı vâcibü'r-re‘âyâ ve lâzımü'l-himâye olan kimesnelere ve e’imme ve hutebâ ve meşâyihâna külfe ta‘yînât verdüği masârıf senevî dörd bin koyun ve yigirmi bin erdeb hınta ve kırk erdeb şa‘îr ve beher yevm yigirmişer bin ekmek, her ekmeği seksener dirhem-i Sa‘îdî olmak üzre, ve bin kantâr yağ ve yetmiş kantâr bal ve iki yüz ferde kahve ve bin gemi odun ve niçe bin deve yükü kurâlardan ta‘yîn-i cille ya‘nî sığır tezeği ve gayrı gûnâ-gûn ta‘yînât verilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y374a ·
metinde göster ·