… bayrakların mâbeynine cerrârlar şeyhini ortaya alup şeyhleri du‘â etdükce yedi
bin fukarâ
bir sadâdan Allâh Allâh ile âmîn dediklerinde sadâları evce peyveste olur. Bu t …
Tâ’ife-i fukarâ-i dilenciyân: Nefer 7000, âye[t]: Arapça nass-ı kâtı‘ına mazhar olmuş bir alay-ı azîm cerrâr [ü] kerrâr garîblerdir. Herbiri birer hırka-i peşmîneler ve ellerinde gûnâ-gûn alemleri, başlarında bûryâdân ve lîf-i hurmâdan destârları ile Yâ Fettâh esmâsıyla cümle a‘mâları birbirinin omuzlarına yapışup kimi leng ve kimi a‘rec ve kimi ık‘ansis ve kimi meflûc ve kimi masrû‘ ve kimi bî-dest ve kimi bî-pâ ve kimi uryân ü büryân ve kimi hımâr-süvâr bir hengâme du‘â ile niçe bin bayrakların mâbeynine cerrârlar şeyhini ortaya alup şeyhleri du‘â etdükce yedi bin fukarâ bir sadâdan Allâh Allâh ile âmîn dediklerinde sadâları evce peyveste olur. Bu tertîb üzre anların dilenciler şeyhi alay içinde alayköşkü dibinden ubûr mahallinde durup pâdişâha hayır du‘â edüp ihsân [ü] in‘âmlar alup ubûr ederler. Pîrleri eş-Şeyh Hâfî'dir, Selmân belin bağlamışdır. Gazâdan gelen guzât-ı müslimînden âye[t]: Arapça nassı üzre "Şey’ullâh" deyüp sadaka alırdı. Kabri Medîne-i Münevvere'de Kıbleteyn kurbünde medfûndur. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 157a ·
metinde göster ·
mürîdi var idi. Âhir aşk-ı İlâhî ile merhûm olup Bursa içre (---)(---) mahalle …
Ve eş-Şeyh Akbıyık Sultân: Fukarâ-yı Bayrâmiyândandır. Zamân-ı Murâd Hân-ı Sânî'de pîşvâ-yı tarîk olup niçe bin fukarâ mürîdi var idi. Âhir aşk-ı İlâhî ile merhûm olup Bursa içre (---)(---) mahallesinde tekyesi içinde medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 239a ·
metinde göster ·
Ve bu mahalde ehl-i Medîne'nin cümle a‘yânı ve huccâcı ve ehl-i esnâfları gelüp bir azîm ordu bâzâr kurulup bey‘ ü şirâ olur. Ve ehl-i Medîne'den niçe bin fukarâ gelüp huccâc-ı müslimînin ümmîlerine ihrâma girmenin şurût [u] kuyûdın ta‘lîm ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y304a ·
metinde göster ·
… mi deve yükü ekmek cümle fukarâ-yı cî‘âna ve huddâmân-ı uryâna bezl olunup niçe
bin fukarâ
libâs-ı cedîd ile mülebbes olurlar.
Küpler nam mahalde rada ederler. Bu mahal Mısır vezîrinin hâsıl-ı harc ağası kırk elli aded haymeleri ile meks edüp Emîrü'l-hacca ve sâ’ir a‘yân-ı huccâca ziyâfet eder. Ve paşa kîsesinden bin don ve bin gömlek ve yüz kapama ve yigirmi deve yükü ekmek cümle fukarâ-yı cî‘âna ve huddâmân-ı uryâna bezl olunup niçe bin fukarâ libâs-ı cedîd ile mülebbes olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y386a ·
metinde göster ·
ve zu‘afâ cem‘ olup sabâha dak ihyâ edüp iki yüz üç yüz hatm-i şerîf tilâvet ol …
Gâyet ulu âsitânedir. Her sebt gecesi beş altı bin fukarâ ve zu‘afâ cem‘ olup sabâha dak ihyâ edüp iki yüz üç yüz hatm-i şerîf tilâvet olunur. Başka bir mahalledir. Cümle fukarâ-yı Şâfi‘îlerdir. Vakfullâhından fukarâlarına ni‘metleri mebzûldür. Ve mevlûd-ı Şâfi‘îde on bin âdem me’kûlât [u] meşrûbâtları ile varup ihyâ ederler kim ol gece ervâh-ı Resûl-i Ekrem anda hâzırdır, derler. Ve ana karîb,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y108b ·
metinde göster ·
alem [ve] def [ü] kudümleri ile {(---) nâm mahalden mahmel-i şerîfi donadup tez …
Cümle asker ve niçe bin fukarâ alem [ve] def [ü] kudümleri ile {(---) nâm mahalden mahmel-i şerîfi donadup tezyîn ile çıkarup} alay ile emîrü'l-haccın ve cemî‘i müsâfirîn huccâcın niçe yüz katır ağırlıkları ve cemî‘i Ka‘be-i şerîfe gidecek sahâbe develeri ya‘nî sebîl develeri niçe bin kırba yükü mâ-i tâhirle ve bâr-ı girân ile asker-i bî-pâyân ve meşâyih-i dervîşân-ı zîşânlar ile emîr-i hac kethudâsı köslerin döğerek alay ile mahmel-i şerîfi Kara Meydân'a getirüp Tâhir Baybars sebîlhânesi soffasında mahmel-i şerîfi devesinden endirüp anda korlar. Ve cenbinde emîrü'l-hac kethudâsı çergesin kurup meks eder. Ve sâ’ir emîrü'l-hac askeri (ve sâ’ir) ve meşâyihân-ı Mısır cümle hayme vü hargâhların ve bâr-ı şütürgâhların kurup meks ederler. Ve cümle niçe bin develeri Kara Meydân'da tavla tavla bağlayup karâr edüp paşaya mahmel-i şerîf Kara Meydân'a geldi, deyü haber olunup derhâl paşanın sâyebânın imrahor soffasına kurarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y199a ·
metinde göster ·
Bu dahi bir alay-ı azîm ile niçe bin fukarâ ve meşâyihân deff [ü] kudümlerin çalarak sancakların açarak yalın ayak, başları kabak esmâ-i "Yâ Rezzâk" çekerek tevhîd [ü] tezkîr ile âdâb-ı Resûlullâh üzre hulû‘ [u] huşû‘ üzre ubûr ederler. Bunlarda melâmiyyûn ve mecâzibûn yokdur, zîrâ bu tarîk-ı Burhânî tarîk-ı sultânîdir. Üslûb-ı sâbık üzre dîvân-ı Kayıtbay'a çıkup paşadan izin buyurduları alup tevhîd-i erreye meşgûl olarak ubûr ederler. Bunların teşrîfât üzre hâliyeleri yokdur, ammâ Mısır vezîri merhameten bir yeşil destâr ve bir vukiyye ûd ihsân edüp şeyhi Şerefüddin hazretlerinin du‘â-i hayırların ricâ eder. Anlar dahi alay-ı azîmler ile şeyhlerin hânelerine götürüp herkes vatanına giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y220b ·
metinde göster ·
… oldular. Azîzin rumûz-ı künûzları üzre niçe yüz bin asâkir-i İslâm ve niçe yüz
bin fukarâ
ve hâs u âm deryâ-misâl olup azîzin salât-ı cenâzesin câmi‘-i Ezher'de edâ edüp …
Hikmet-i Huda, mâh-ı mezbûrun on sekizinci gün ale's-sabâh cümle asâkir-i Mısır pür-silâh olup huccâc-ı müslimîni alay-ı azîm ile Bürketü'l-hacc'a velvele ve gulgule ve debdebe ve tantana ile alay sadedinde iken ol sâ‘at şeyh hazretlerinin rûh-ı pür-fütûhları cânib-i Hakk'a teveccüh etdükde câmi‘-i Ezher'de ve Mısır'ın cemî‘i hulefâ câmi‘lerinde salâlar tilâvet olunup şeyhin merhûm olduğu dâsitân-ı dostân olup cümle huccâc ve asâkir-i Mısır pür-silâh câmi‘-i Ezher'e varup cenâze-i şeyhe hâzır oldular. Azîzin rumûz-ı künûzları üzre niçe yüz bin asâkir-i İslâm ve niçe yüz bin fukarâ ve hâs u âm deryâ-misâl olup azîzin salât-ı cenâzesin câmi‘-i Ezher'de edâ edüp vasıyyetleri üzre dörd âdem hayvânı üzre tahmîl edüp niçe kerre yüz bin şukka-i alemler ile tevhîd [ü] tezkîr ederek huccâc-ı müslimîn alay ile şeyhi karâfe-i müsâfirîne götürüp anda seferleri tamâm olup karârgâhları dârü'l-karâr oldu ve rûh-ı şerîfleri dâhil-i evc-i illiyyîn olup dâr-ı fânîden dâr-ı bâkîye irtihâl etdi, rahmetullâhi-aleyh. Târîh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y276b ·
metinde göster ·
… da paşa huzûrunda baş halîfe fukarâlarına "Üzkürullâh" deyince bir ağızdan niçe
bin fukarâ
tevhîd-i sultânîye rehâ buldurup altun mutallâ alemler baş kaldırup deff ü kudü …
El-azametullâh, on binden mütecâviz fukarâ-yı Bedevî deff ü kudümleri ve direfş-i Kâviyânî-misâl şukka alemleri ile ba‘zısı âlât-ı harbe müstağrak olup ellerinde zerdeste ve nobutlar, bellerinde pâlheng tennûreler, dillerinde zikrullâh ile niçe yüz bin sancağ u bayrağ ile sarây meydânın ve esvâk-ı sultânîlere fukarâ mâl-â-mâl olup gûnâ-gûn sancağlar ile şehr-i Mısır'ı Y 278a lâlezâr edüp sarây meydânında paşa huzûrunda baş halîfe fukarâlarına "Üzkürullâh" deyince bir ağızdan niçe bin fukarâ tevhîd-i sultânîye rehâ buldurup altun mutallâ alemler baş kaldırup deff ü kudüm ve nakâre ve tabllar çalınup ve sûr-ı İsrâfîl-vâr nefîrler nefh olunup üç bin yedi yüz meşâyih ve on bin mikdârı pâ-bürehne ve ser-bürehne fukarâ-yı bâbullâhlar tevhîd-i erreye meşgûl olarak taraf taraf mecâzibûn na‘ralar urarak sarây meydânında bir tevhîd-i sultânî olmuşdur kim bi-rabbi Ka‘be sadâ-yı Allâh Allâh evc-i âsumâna peyveste olup felekde melekler dahi reşk edüp ta‘accübâne "Sübhânellâ"h dediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y277b–Y278a ·
metinde göster ·