… yânen başında kardan monlâ sarıkları ve mücevvezeler ve buzdan harbeler ve niçe
bin kardan
topları birbirlerine ururken tarafeynde duran temâşâcılara dahi kar topları ura …
Ammâ bu ordu alayında karcıbaşı cümle tevâbi‘iyle pür-silâh olup kimi uryânen başında kardan monlâ sarıkları ve mücevvezeler ve buzdan harbeler ve niçe bin kardan topları birbirlerine ururken tarafeynde duran temâşâcılara dahi kar topları urarak şakalar ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 173a ·
metinde göster ·
… dasıyla ve altı topçu odasıyla topçubaşı ve on oda cebeciyle cebecibaşı ve yedi
bin kara
tayak Tatar askeri muhâfazacı kondu ve yedi sancak beği ve on iki alaybeği ile …
Mâh-ı mezbûrun on üçüncü gün debdebe ve velvelev-i Âl-i Osmân ile deryâ-misâl asker kal‘a-i Azak altına Serdâr-ı Mu‘azzam Civân Kapucubaşı Vezîr Mehemmed Paşa gelüp Kal‘a-i Azağ'ı hâlî buldular. Ammâ küffârın bir hıyel [u] şeytanatı vardır deyü üç gün ârâm edüp dördüncü gün kal‘a zemînine ezânlar okunup kol kol cemî‘-i Eflak u Boğdan'a fermânlar olup Kal‘a-i Azak'ın esâsına Bism-i İllâh ile hafirler kazılmağa mübâşeret olunup üç günde ka‘r-ı zemînden su zâhir olup temeline rahtım-i Horasân ile ısgaralar çatup Timurlenk nâm cezîrede bir münhedim olmuş kal‘a-i atîkden cümle keştîler taş-keşân olmağa me’mûr olup kal‘ayı binâ etmeğe mübâşeret olundu. Bir ayda iki kulle binâ olundu kim kadîm-i evvelde Ceneviz binâsından metîn oldu. Hâlâ bu kal‘a hakkında "Ceng-i Serdâr Deli Hüseyin Paşa, feth-i Bahâdır Girây Hân, binâ-yı Civân Kapucubaşı" deyü Kırım tevârîhinde mestûrdur. Ve ta‘mîr ü termîm olunup yine ke'l-evvel Kefe eyâletinde sancak beği tahtı olup iki tuğ ile mir-i mîrân (---) Paşa muhâfız kalup ve yeniçeri ağası yerine (---) Ağa yigirmi aded yeniçeri odasıyla ve altı topçu odasıyla topçubaşı ve on oda cebeciyle cebecibaşı ve yedi bin kara tayak Tatar askeri muhâfazacı kondu ve yedi sancak beği ve on iki alaybeği ile muhâfazacı yigirmi altı bin asker kondu ve kal‘a içine yetmiş balyemez ve kırk kolomborna ve üç yüz şâhî handak kenarlarına koyup gice ve gündüz ihtimâm-ı tâm ile kal‘a bir gün 264a evvel itmâm etmeğe sa‘y-ı belîğ edüp cemî‘î ammâl ve bennâlara ve sa’ir mühimmât u levâzımâtlara beş bin kîse harc olundu" deyü der-i devlete arz olundu. Ve bu kal‘a inşâ olunurken yedi kerre Tatar askeri Moskov diyârına sefer edüp on beşer yigirmişer bin esîr ile ordu-yı İslâm'a gelüp cümle asker-i İslâm onar guruşa esîr alırlardı. Âhirü'l-emr Moskov kralı "Aman, aman ey güzîde-i Âl-i Osmân" deyüp elçileri Âsitâne-i sa‘âdet tarafına akd-i sulh etmeğe revâne oldular. Kal‘a itmâm bulup içinde câ-be-câ hâneler imâr olurken Serdâr Mehemmed Paşa, Âsitâne'ye gidüp sâ’ir asâkir-i İslâm dahi vatanlı vatanlarına gidüp hakîr yine Tatar-ı adüv-şikârın Mansûrlu kabâ’iliyle gidüp geldiğimiz yollar ile yine sekiz günde vilâyet-i Kırım'a dâhil olduk. Yigirmi gün yine Bâğçesarây'da zevk idüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 263b–264a ·
metinde göster ·
… diri ve yetmiş bin gülle ve bin şüdde barûd ve sekiz yüz katar deve ve bu kadar
bin kara
çubuk atlar ve sâ’ir hayme vü hargâhlar ve bu kadar ordu-yı bâzâr-ı şâhî ve üç …
Cümle ihtiyâr-ı Van eyitdiler: "Sultânım, bu türâbı üç yılda bu Van kayasına Timur sürüp yığmışdır. Âhir zafer bulamayup yıkılup gitmişdir. Sonra sene (---) târîhinde Kel Rüstem Hân yedi ay bu kal‘ayı muhâsara edüp bu türâb üzre dahi türâb yığup kal‘aya zafer bulma sadedinde iken Âl-i Osmân tarafından Demirkazık Halîl Paşa ve Kara Murtezâ Paşa imdâda yetişüp Kel Rüstem Hân metrislerin bırağup firâr ederken biz dahi Van'ın üç kapusun açup ale's-seher ceyş-i Acem'i basup kıra kıra sekiz bin kelle ve üç bin diri ve yetmiş bin gülle ve bin şüdde barûd ve sekiz yüz katar deve ve bu kadar bin kara çubuk atlar ve sâ’ir hayme vü hargâhlar ve bu kadar ordu-yı bâzâr-ı şâhî ve üç yüz yigirmi aded darbzen top-ı sipâhî ve yigirmi aded balyemez top-ı gümrâhî bırakdırup ana göre mâl-ı ganâ’im bırakdırup hâlâ ol zamândan berü bu türâb yığılı kalmışdır" dediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 248b ·
metinde göster ·
… nı Âl-i Abbâsiyân selâtînleri binâ etmişlerdir. Her sene cânib-i etrâfında niçe
bin kara
çadırlı Kürd ve gûye-i Türkman u Urbân ve Acem-i uryân gelüp meks edüp her bir …
Hâsıl-ı kelâm her lisânda birer gûne ismi vardır. Ve Rûm u Arab u Acem'de niçe yüz ılıcalara girüp seyr [ü] temâşâ etmişiz ammâ menâfi‘ cihetinde bu mertebe hâsiyetli germâb-ı latîf görmedim. Yetmiş yedi gûne emrâz-ı muhtelifeye dâ-i devâ olduğundan mâ‘adâ Allahümme âfinâ burnu ve dudakları düşmüş fireng zahmetine mübtelâ olmuş kimesneler kırk gün girüp âb-ı germâbında aç karnına nûş etse bi-emrillah vücûdu kırk günde dürr-i beyz-âsâ olur. Zîrâ bizzât Hazret-i Alî'nin nazargâhı olduğundan ve bir kubbe-i havzını Hazret-i Alî binâ etdiğinden Alî Hammâmı derler. Öbir kıbâblarını Âl-i Abbâsiyân selâtînleri binâ etmişlerdir. Her sene cânib-i etrâfında niçe bin kara çadırlı Kürd ve gûye-i Türkman u Urbân ve Acem-i uryân gelüp meks edüp her bir milel kırk gün meks edüp cümle marîzleri dâ-i devâ bulup giderler ammâ garâbet andadır kim bu germâbların havzları içre cümle zift döşenmişdir. Aslâ mermer ve ruhâm döşeli değildir. Zift ısıcak sudan eriyüp fenâ bulmak ihtimâli yokdur ve eyle suhûniyyet üzre sudur kim yumurta pişer ve koyun paçası ve kellesi ütülenir. Ve bu zemînin şehr-i Şat aşrı karşusu (---) hâkidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 404b ·
metinde göster ·
… Omân'a geldüğü ve Kırım ağzında Or ağası Karaş Biy kal‘a-i Praslov'a gelüp kırk
bin Kardaş
Kazak ile bile geleceği haberi mektûblar geldi. Biz dahi üç gün kal‘a-i Izbaraş …
Bu mahalde Leh kralından yedi araba yalı ağasına hedâyâ ve yüz araba me’kûlât [u] meşrûbât gelüp hakîre dahi "El-hedâyâ tüşterek" deyüp hissemiz değdi. Hattâ bu mahalde Krakov Hâkimi Varşalka Kral cânibinden otuz bin müsellâh ve mükemmel Krakov askeri imdâd gelüp cümle küffâr başka konup bizim Tatar askeri başka konmağa başlayup cânib [u] etrâfımıza kolcular kurduk. Ve bu mahalde Nûreddîn Sultân'ın kal‘a-i Omân'a geldüğü ve Kırım ağzında Or ağası Karaş Biy kal‘a-i Praslov'a gelüp kırk bin Kardaş Kazak ile bile geleceği haberi mektûblar geldi. Biz dahi üç gün kal‘a-i Izbaraş altında meks edüp kal‘ayı seyr [ü] temâşâ etdik. Taşsız bir sahrâ-yı mahsûldâr içre şekl-i mukavves, ya‘nî yay gibi şeddadî binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır kim üç kapusu var. İç hisâra girmedim, ammâ varoşu cümle on dirsek kulle tabyalardır ve handakı alçakdır, ammâ pâkdir ve içi batakdır. Cebehânesi ve mefret topları vardır kim birer birer temâşâ etdik, mâni‘ olmadılar, ammâ Kazakların temâşâ etdiklerine Leh askeri rızâ vermezler idi. Ve gâyet musanna‘ kârgîr binâ sarâyları var, lâkin cümle şindire tahta örtülüdür ve bunun kapudan hatmanı yalı ağasına kal‘a hâricinde ziyâfetler edüp vâfir hedâyâlar ile yigirmi aded pâk Macar esîrleri verdi. Andan üçüncü günde cümle Leh askeri ve bizim Tatar askeri kalkup poyraz cânibine düz ormanlık içre gidüp 8 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 41a ·
metinde göster ·
"Evliyâm, hayr ola. Bu leyle-i mübârekede görürüm. Özü kal‘ası üstüne niçe
bin kara
kuşlar konup feryâd [u] figânlar ederek ayaklarında[n] ve minkarlarından ber-ha …
"Evliyâm, hayr ola. Bu leyle-i mübârekede görürüm. Özü kal‘ası üstüne niçe bin kara kuşlar konup feryâd [u] figânlar ederek ayaklarında[n] ve minkarlarından ber-havâ kal‘a içine birer taş bırakdılar. Hemân kal‘a içinden bir feryâd u figân kopup kal‘a kapuların açup cümle ümmet-i Muhammed kal‘adan kaçarken taşra çıkan âdemlerin niçesin kuşlar yemeğe başladı. Ve kal‘adan ba‘zı ümmet-i Muhammed niçe yüz kuşları ayaklarından tutup bağladılar ve birkaçın îzâ ve işkence ile öldürdüler. Ve cümle kara kuşlar bir yere cem‘ olup kal‘anın bir kullesi üzre konup etrâf [u] eknâfa uçup hâr-ı hâşâklar taşıyup yuva yapmağa başladılar. Hemân kal‘a içinden bir âteş zâhir olup cümle kara kuşların kanatları yanup yere düşüp kanatsız kuyruksuz dik dik kalkışmağa başlayup uçmağa medârları kalmadı" deyüp bu vâkı‘ayı hakîre dedikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 53a ·
metinde göster ·
… u geldi" deyü haber verdiklerinde ertesi çehârşenbe gün yigirmi bin Tatar ve on
bin Kardaş
Kazak-ı Ak küffâr ve on bin aded Eflak, Voynak ve baş Ispatar bu mezkûr kırk bi …
"Vallâhi sultânım on dâne top atılması on bin asker imdâd gelmesine işâretdir. İşte Komaran adası muhâfazasıyçün Zirinoğlu ve Beganoğlu ve Nadajoğlu geldi" deyü haber verdiklerinde ertesi çehârşenbe gün yigirmi bin Tatar ve on bin Kardaş Kazak-ı Ak küffâr ve on bin aded Eflak, Voynak ve baş Ispatar bu mezkûr kırk bin aded küffâra serdâr olup kal‘a-i Komaran cânibin muhâfazaya gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 116b ·
metinde göster ·
… d Tatar-ı sabâ-reftâr-ı adû-şikâr ile ve altı kerre yüz bin atlarıyla ve on iki
bin Kardaş
Kazağı ve yetmiş aded Kazak hatmanları ve on sekiz bin güzîde esîrleri ve dörd …
Hikmet-i Bârî yârî kılup bu mahalde Tatar Hânzâde Ahmed Giray Sultân Orta Macar diyârından kırk bin aded Tatar-ı sabâ-reftâr-ı adû-şikâr ile ve altı kerre yüz bin atlarıyla ve on iki bin Kardaş Kazağı ve yetmiş aded Kazak hatmanları ve on sekiz bin güzîde esîrleri ve dörd bin araba mâl-ı ganâ’imleriyle bir alay-ı azîm ederek ordu-yı İslâm'a gelüp Sadrıa‘zama buluşup ziyâfet-i azîmden sonra Hânzâde'ye bir mücevher eyerli ve cevâhir rahtlı bir mu‘teber al at ve bir mücevher tîrkeş ve bir murassa‘ şemşîr ve mücevher hançer-i zü'l-feccâm ve bir zer-ender-zer dîbâ hil‘at-i hümâm ihsânlar olup sâ’ir imirzalara ve gayri ot ağalarına ve hatmanlara merâtiblerine göre ihsân [u] in‘âmlar olunup serâperdeden taşra gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 135b ·
metinde göster ·
… ârumâr olup niçe garîb ü gurebâ âdemler sovukdan donup kurıla kalmışlar ve niçe
bin kara
hırsızlar çadırları yarmışlar ve niçe yüz yük harâr yükleri alup gitmişler.
Her ne hâl ise bu gün de böyle geçüp ol gece bir leyle-i muzlim olup ve berf ü selc bârân-ı la‘net yağup aslâ göz açdırmadığından mâ‘adâ herkes haymesinde ve harârı dibinde yağmurluğun geyüp büzülmüş yatırlarken nısfu'l-leylde bir rûzgâr-ı zor-kâr esüp cümle atlar ve katırlar târumâr olup niçe garîb ü gurebâ âdemler sovukdan donup kurıla kalmışlar ve niçe bin kara hırsızlar çadırları yarmışlar ve niçe yüz yük harâr yükleri alup gitmişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 138b ·
metinde göster ·
… eng-endâz sekbânlar ile on iki bin aded Hân'ın kapu kulları ve'l-hâsıl cümle on
bin karaçı
halkı ve Badrak kavmi ve Safî Geray Sultân ve Hacı Geray Sultân ve gayri sadakl …
Hemân taburun sol kolundan on bin aded Mansûrlu Tatarı ve yigirmi bin askerle sağ koldan Şîrîn beğleri ve yigirmi bin bahâdırânlar ile Hân'ın sağ tarafından kalga sultân ve yigirmi bin askerle sadaklı ve savatlı erler Hân'ın solundan nûreddîn sultân ve hân hazretleriyle iki bin "Benem, dîğer nîst!" diyen şehbâz Rûm yiğidi tüfeng-endâz sekbânlar ile on iki bin aded Hân'ın kapu kulları ve'l-hâsıl cümle on bin karaçı halkı ve Badrak kavmi ve Safî Geray Sultân ve Hacı Geray Sultân ve gayri sadaklı ve savatlı yigirmi yedi aded sultânlar kul karavaşlarıyla ve cümle sekbânlar ile kol kol saf saf âmâde durup cümle Sincivit askeri ve Mankıtlı ve Arkınlı ve Dayirli ve Bolganaklı ve Çoyunçlu ve Küleçli ve Kerçli ve Tübelli ve Corganalı ve dahi niçe yüz aded el vilâyet kabîleleri cümle Hân kolunda hâzır-bâş durdular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 113b ·
metinde göster ·
… hi memdûhu bu sahrânın âb [u] hevâsı bi-emri Hudâ câmûsuna yaramışdır. Niçe yüz
bin kara
câmûsları olup sürü sürü gezerler.
Memdûhâtından: Balı ve yağı ve her fevâkihe müsmirât-ı âbdârı memdûh olup illâ kiraz-ı gülnâr-ı hoşhoru rub‘-ı meskûnda yokdur, meğer İslâmbol'un Hisâr kirazı ola. Ve dahi memdûhu bu sahrânın âb [u] hevâsı bi-emri Hudâ câmûsuna yaramışdır. Niçe yüz bin kara câmûsları olup sürü sürü gezerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 265a ·
metinde göster ·
… 'l-fecereti ve'l-mülhidîn, tâcü'd-dünyâ ve'd-dîn İbrâhîm bin el-merhûm Muhammed
bin Karaman
ez‘afallâhu iktidârahu ve ile'l-hayrât hâzihi'l-imârâte'l-medresetil-mübâreke l …
"Benâ es-sultânü'l-efham ve hâkânü'l-mu‘azzam mâlikü rikâbi'l-ümem mevlâ mülûki'l-Arab ve'l-Acem, vâzı‘u merâsimi'l-adli ve'l-ihsân, hâdimü kavâidi'l-cûdi ve't-tugyân ve kâtilü zenâdikati'l-müşrikîn, kâhirü'l-fecereti ve'l-mülhidîn, tâcü'd-dünyâ ve'd-dîn İbrâhîm bin el-merhûm Muhammed bin Karaman ez‘afallâhu iktidârahu ve ile'l-hayrât hâzihi'l-imârâte'l-medresetil-mübâreke li-sene sitt ve selâsîn ve semâni mie." [836] tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y145b ·
metinde göster ·
… bir limanı azîmdir. Küffâr zamânında gâyet ma‘mûr imiş. Hâlâ bin pâre galyon ve
bin karaka
ve kadırga alur. Lâkin cânib-i garb ve şimâl ve yıldız rûzgârlarına ağzı açıkdı …
Ve liman bu şehrin garbında bin adım ba‘îd bir limanı azîmdir. Küffâr zamânında gâyet ma‘mûr imiş. Hâlâ bin pâre galyon ve bin karaka ve kadırga alur. Lâkin cânib-i garb ve şimâl ve yıldız rûzgârlarına ağzı açıkdır, demir kuvveti ile yatılır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y187a ·
metinde göster ·
Ve yine bu mahalde bir soffa üzre fuzalâ-yı ulemâ el-Mevlâ Mustafâ
bin Kara
Dâvûd Mekke-i mükerreme mollâsı iken rehzen-i ecel yolun kesüp hâk-i Bakî‘-i am …
Ve yine bu mahalde bir soffa üzre fuzalâ-yı ulemâ el-Mevlâ Mustafâ bin Kara Dâvûd Mekke-i mükerreme mollâsı iken rehzen-i ecel yolun kesüp hâk-i Bakî‘-i amber-pâkde medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y300a ·
metinde göster ·
Urbân mâbeyninde bunlara kelâfîş ya‘nî şey değildir, demekdir. Çadırları yokdur, cümle bu kayalarda olan mağârâlarda sâkin olurlar. Şeyhleri Çâdillâ bize bir gâr-ı yetîmân gösterüp cümle atlarımız ile girüp şiddet-i hârdan halâs olduk. Gâyet sovuk gârlardır. Bu kara taşlık içinde üç bin kara âsî kavmdir. Keçileri gâyet çokdur, ammâ gayrı hayvânâtları yokdur. Me’kûlâtları darı ve lahm-ı cemel ve teysdir ya‘nî keçidir. Ve timsâhı kebâb edüp yerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y389b ·
metinde göster ·
… slan sûreti var. Kal‘a hâkimi sekiz yüz âdeme mâlikdir, ammâ re‘âyâsı kırk elli
bin kara
saçlı kara Arab kavmine mâlikdir. Ve cümlesi mü’min ü muvahhid Mâlikiyyü'l-mezh …
Kal‘ası bir cezîre-i amelî içinde bir yalçın kaya üzre Şeddâdî-binâ bir kal‘a-i müstahkemdir. Bu kal‘a Nîl'in cânib-i garbına karîb olmağile kara cânibinden türâbı kesüp kal‘a cezîre-misâl bir kaya üzre kalmış. Şarka nâzır bir kapusu üzre bir arslan sûreti var. Kal‘a hâkimi sekiz yüz âdeme mâlikdir, ammâ re‘âyâsı kırk elli bin kara saçlı kara Arab kavmine mâlikdir. Ve cümlesi mü’min ü muvahhid Mâlikiyyü'l-mezheb musallî âdemlerdir. İki câmi‘i ve bir mahkemesi ve bir kahvesi ve yedi bozahânesi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y395b ·
metinde göster ·
saçlı esvedü'l-vech âdemlerdir. Ve cümle uryânlardır, ancak avret yerleri mestû …
Bu kal‘aya tâbi‘ re‘âyâları kırk elli bin kara saçlı esvedü'l-vech âdemlerdir. Ve cümle uryânlardır, ancak avret yerleri mestûrdur. Lâkin gâyet musallî kavmdir. İki câmi‘i ve yedi zâviyesi ve altı kahvehâne ve altı bozahânesi var. Çârsû-yı bâzârdan alâmet yokdur, lâkin haftada bir kal‘a hâricinde azîm bâzâr durur. Ve Habeş bu mahalle on yedi konak karîbdir. Ve bu şehirde gece ve gündüz berâberdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y396a ·
metinde göster ·
… dim'dir, bevvâbları Hâcib'dir. Askerî tâ’ifesi Sülâm'dır kim cümle üç kerre yüz
bin kara
zâğî Urbâna mâlikdir, ulûfeleri yokdur.
Ve huzûruna gelen şakîler karnı üzre ya‘nî yüzü koyu yatup da‘vâ eder. Müdde‘in aleyh dahi yanına gelüp ol dahi yüzü üzre yatup melik yanında kadıları da‘vâ dinler. Ammâ gâyet fâzıl ulemâ-yı Mâlikî'dir, zîrâ Berberistân Sûdân diyârları cümle Mâlikiyyü'l-mezhebdir. Kadının ismi Şefî‘üddîn, sultânları Melik Kakan, vezîri Kanfin'dir, ve defterdârı Dâbir Kan'dır, kâtibi Birrânî Kan'dır, şehir hâkimi Sirdim'dir, bevvâbları Hâcib'dir. Askerî tâ’ifesi Sülâm'dır kim cümle üç kerre yüz bin kara zâğî Urbâna mâlikdir, ulûfeleri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y413b ·
metinde göster ·
dâmeninde meks etdik. Habeş eyâletidir. Bu vâdîde Yesrî Urbânı konar. On
bin kara
çadırlı kara Zengî kavmdirler ve Ca‘ferî mezhebindendirler. Bu sahrâda dahi eşm …
dâmeninde meks etdik. Habeş eyâletidir. Bu vâdîde Yesrî Urbânı konar. On bin kara çadırlı kara Zengî kavmdirler ve Ca‘ferî mezhebindendirler. Bu sahrâda dahi eşme kuyular kazdık, âb-ı hayât Y 435a suları çıkdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y434b–Y435a ·
metinde göster ·
… e ve koyun ve bakar bu Elvâhât tarafından kara Urbânlar ve kara cellâbeler niçe
bin karaları
götürürler.
Ve bu Elvâhâtların yedisi dahi Circe eyâleti hükmündedir. Ammâ kâşifi Menfalût kâşifi hükmündedir, anın tarafından hil‘at geyüp kâşif olur. Zîrâ Menfalût'da azîm gümrük vardır. Senede niçe kerre yüz bin deve ve koyun ve bakar bu Elvâhât tarafından kara Urbânlar ve kara cellâbeler niçe bin karaları götürürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y448a ·
metinde göster ·