… r-leb edüp yüz kantar mismâr ve cümle Akkirmân ve Kili mi‘mârların gemilere iki
bin kile
buğday ve beş bin kile darı dahi doldurup kendü bayraklarından yigirmi bayrak s …
Der-beyân-ı re’y [ü] tedbîr-i âhir: Hemân Akkirmân limanında sene-i sâbıkadan kalmış Varna cenginde alınan yigirmi pâre Urus-ı menhûs şaykalarının cümle mühimmâtların tarfetü'l-ayn içre koyup ve küçük şayka ve zarbuna ve şayka sandallarının sâhiblerine ücretlerin verüp elli pâre gemilere Akkirmân'dan on bin guruşluk keraste ve beksimâd ve bârûd-ı siyâh ve gülle ve gayrı âlet-i silâhlarla ve sâ’ir levâzımât mühimmâtlar ile elli pâre gemileri leb ber-leb edüp yüz kantar mismâr ve cümle Akkirmân ve Kili mi‘mârların gemilere iki bin kile buğday ve beş bin kile darı dahi doldurup kendü bayraklarından yigirmi bayrak sekbân ve sarıca ve Akkirmân kal‘ası kulundan bin aded güzîde şehbâz yiğitler ile cümle iki bin ma‘dûd asâkir-i pür-silâhı iki günde elli pâre gemilere doldurup Akkirmân'dan bi-emr-i Hudâ eyyâm-ı muvâfık ile sekiz sâ‘atde kal‘a-i Özü'ye varınca cümle asker-i İslâm elli pâre gemiyle gelen zahîre ve kerasteleri ve askeri görüp tâze cân bulup cümle cebehâne ve zahîreleri der-anbâr ve der-mahzen edüp kal‘anın ta‘mîr ü termîmine ve handak-ı azîmlerin tathîrine mukayyed olup bu asâkir-i İslâm sâlimîn ü gânimîn Özü'ye vâsıl oldukları haberi ertesi gün zahîre getüren gemilerle gelüp, Urus şaykalarının birkaçın bozup kal‘a ta‘mîrine iskeleler yapıldığı haberi Yûsuf Kethüdâ mektûbiyle gelüp Yalı Tatarların bi'l-cümle Özü ağaları ve Özü Beği Kargılı 53b Halîl Ağa ve sâ’ir iş erleri ve Yûsuf Kethüdâ dahi Tatar askerin istemiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 53a–53b ·
metinde göster ·
… ismâr ve cümle Akkirmân ve Kili mi‘mârların gemilere iki bin kile buğday ve beş
bin kile
darı dahi doldurup kendü bayraklarından yigirmi bayrak sekbân ve sarıca ve Akki …
Der-beyân-ı re’y [ü] tedbîr-i âhir: Hemân Akkirmân limanında sene-i sâbıkadan kalmış Varna cenginde alınan yigirmi pâre Urus-ı menhûs şaykalarının cümle mühimmâtların tarfetü'l-ayn içre koyup ve küçük şayka ve zarbuna ve şayka sandallarının sâhiblerine ücretlerin verüp elli pâre gemilere Akkirmân'dan on bin guruşluk keraste ve beksimâd ve bârûd-ı siyâh ve gülle ve gayrı âlet-i silâhlarla ve sâ’ir levâzımât mühimmâtlar ile elli pâre gemileri leb ber-leb edüp yüz kantar mismâr ve cümle Akkirmân ve Kili mi‘mârların gemilere iki bin kile buğday ve beş bin kile darı dahi doldurup kendü bayraklarından yigirmi bayrak sekbân ve sarıca ve Akkirmân kal‘ası kulundan bin aded güzîde şehbâz yiğitler ile cümle iki bin ma‘dûd asâkir-i pür-silâhı iki günde elli pâre gemilere doldurup Akkirmân'dan bi-emr-i Hudâ eyyâm-ı muvâfık ile sekiz sâ‘atde kal‘a-i Özü'ye varınca cümle asker-i İslâm elli pâre gemiyle gelen zahîre ve kerasteleri ve askeri görüp tâze cân bulup cümle cebehâne ve zahîreleri der-anbâr ve der-mahzen edüp kal‘anın ta‘mîr ü termîmine ve handak-ı azîmlerin tathîrine mukayyed olup bu asâkir-i İslâm sâlimîn ü gânimîn Özü'ye vâsıl oldukları haberi ertesi gün zahîre getüren gemilerle gelüp, Urus şaykalarının birkaçın bozup kal‘a ta‘mîrine iskeleler yapıldığı haberi Yûsuf Kethüdâ mektûbiyle gelüp Yalı Tatarların bi'l-cümle Özü ağaları ve Özü Beği Kargılı 53b Halîl Ağa ve sâ’ir iş erleri ve Yûsuf Kethüdâ dahi Tatar askerin istemiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 53a–53b ·
metinde göster ·
… hele hamd-i Hudâ, kal‘a ağalarından Kargılı Halîl Ağa nâm kimesnenin der-mahzen
bin kile
darı ve üç bin kile buğdayı var imiş. Derhâl Yûsuf Kethüdâ anı alup ol ân bahâs …
"Bire gâzîler, siz zahîre bulun, ben bahâsın vereyim" dedikde hele hamd-i Hudâ, kal‘a ağalarından Kargılı Halîl Ağa nâm kimesnenin der-mahzen bin kile darı ve üç bin kile buğdayı var imiş. Derhâl Yûsuf Kethüdâ anı alup ol ân bahâsın verüp cümle levendâta ve ağavâtlara ta‘yîn verüp sac üzre kavurup ve su ile yoğurup kaşık ile tenâvül edüp def‘-i cû‘ etdiler, ammâ yine halkın gözleri doymaz ve yüzleri gülmez ve bir kimse bir kimseye hayır söylemezlerdi, ammâ karınları tok olmağın derûn-ı dilden ve cân [u] gönülden bu hâl üzre üç gün üç gece mahzûr olup kemâkân her bâr ceng-i sadkâr olurdu. Âhir-i kâr cümle guzât meşveret edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 58b ·
metinde göster ·
… l‘a ağalarından Kargılı Halîl Ağa nâm kimesnenin der-mahzen bin kile darı ve üç
bin kile
buğdayı var imiş. Derhâl Yûsuf Kethüdâ anı alup ol ân bahâsın verüp cümle leven …
"Bire gâzîler, siz zahîre bulun, ben bahâsın vereyim" dedikde hele hamd-i Hudâ, kal‘a ağalarından Kargılı Halîl Ağa nâm kimesnenin der-mahzen bin kile darı ve üç bin kile buğdayı var imiş. Derhâl Yûsuf Kethüdâ anı alup ol ân bahâsın verüp cümle levendâta ve ağavâtlara ta‘yîn verüp sac üzre kavurup ve su ile yoğurup kaşık ile tenâvül edüp def‘-i cû‘ etdiler, ammâ yine halkın gözleri doymaz ve yüzleri gülmez ve bir kimse bir kimseye hayır söylemezlerdi, ammâ karınları tok olmağın derûn-ı dilden ve cân [u] gönülden bu hâl üzre üç gün üç gece mahzûr olup kemâkân her bâr ceng-i sadkâr olurdu. Âhir-i kâr cümle guzât meşveret edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 58b ·
metinde göster ·
… ol mahalde Akkirmân'dan yigirmi pâre gemiyle üç bin pür-silâh yiğit ve yigirmi
bin kile
buğday ve un ve nohud ve sâ’ir zehâyirler geldi, ammâ ne çâre {gelen zahîreyi Ö …
"Bizden taşra şimdiki hâlde çıkar yokdur. Siz dahi varın Hasan Paşa {kal‘ası} altında mütehassın olun" dedikde, anlar {dahi} bu kadar mâl-ı ganâ’im üsârâları ve kelle ve paçalarıyla kal‘a-i Hasan Paşa'ya sâlimîn ü gânimîn varup bir yaylım top u tüfeng şâdumânları edüp Allâh Allâh sadâsıyla zemîni velvelenâk etdiler. Hikmet-i Hudâ ol mahalde Akkirmân'dan yigirmi pâre gemiyle üç bin pür-silâh yiğit ve yigirmi bin kile buğday ve un ve nohud ve sâ’ir zehâyirler geldi, ammâ ne çâre {gelen zahîreyi Özü kal‘asına komak muhâl.} Hemân Nigebolı Beği Yûsuf Kethüdâ'ya bir yarar atlı şahbâz yiğit gönderüp kâfirlerin meterisleri kurbuna gelüp kal‘a içine üç kerre ucu kâğızlı oklar atup yine kal‘a-i Hasan Paşa'ya ol yiğit firâr ederken küffâr bu yiğide belki üç bin kurşum atup hamd-i Hudâ birisi de isâbet etmeyüp ol yiğit yine Hasan Paşa kal‘asına vâsıl {oldukda beri Özü} kal‘asında {oklara bağlı} üç kıt‘a mektûblar bulunup biri Paşa'nın cümle gâzîlere selâmdan sonra,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 59a ·
metinde göster ·
… tişmek üzereyüz. İşte yigirmi pâre gemiyle üç bin serdengeçdi yiğit ile yigirmi
bin kile
buğday 59b ve un ve sâ’ir zahîre göndermişim. Eğer mümkün ise bir ceng arasın …
"Feryâdnâmeniz bir gecede vâsıl olup Bozcaadası donanmasının altıncı gecesi sabâhında mahsûr olmuşsuz. Hudâ kerîmdir. Dîn-i mübîn gayretin elden koman. İnşâ’allâh üç günde ve dörd günde kırk bin Bucak Tatarıyla ve altı bin benim askerimle ve toplar ile sizlere imdâd yetişmek üzereyüz. İşte yigirmi pâre gemiyle üç bin serdengeçdi yiğit ile yigirmi bin kile buğday 59b ve un ve sâ’ir zahîre göndermişim. Eğer mümkün ise bir ceng arasında kâfire bir velvele gösterüp bir tarafdan varan imdâd zahîreleri kal‘aya alasız ve illâ sâbit kadem olup durasız".
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 59a–59b ·
metinde göster ·
dakîk-i hâlisi getirüp niçe bin teknelere hamîr edüp bu ekmeklerin kadlarınca k …
"Bu kadar bin kile dakîk-i hâlisi getirüp niçe bin teknelere hamîr edüp bu ekmeklerin kadlarınca kazılmış kal‘a handakları gibi çukurlar içre nerm âteşler yakup ol handaklara cemî‘i hamîrleri doldurup üzerlerine elenmiş kül korlar dahi üstüne ve yanlarına dağlar gibi kömür yakarlar. Yedi sâ‘atdan sonra âteşleri 18b teskîn edüp ekmekleri handaklardan bu kadar âdem çıkarup ba‘zı yanan yerlerin bıçaklarla kazıyup ba‘dehu kırkar çift su sığırı arabalarına yükledüp bu ziyâfete getirdiler" dedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 18a–18b ·
metinde göster ·
… â ahidnâme-i Süleymân Hân'da bizim Hersek nâhiyelerinden kendü akçeleriyle kırk
bin kile
buğday almak kanûndur, ammâ bu bahâne ile ellerinde olan hatt-ı şerîfleri mûceb …
Ve cânib-i şimâli ve şarkî ve garbîsin cümle Hersek sancağı hâki ihâta edüp cümle gılâli Hersek'den gider. Hattâ ahidnâme-i Süleymân Hân'da bizim Hersek nâhiyelerinden kendü akçeleriyle kırk bin kile buğday almak kanûndur, ammâ bu bahâne ile ellerinde olan hatt-ı şerîfleri mûcebince beher sene 154a niçe kerre yüz bin kîle gılâl alup beş bahâsına cümle kâfiristâna ve bizim hasmımız olan âsî Venedik'e gılâl verir sûret-i hakdan görünür bir kâfirlerdir. Ve bir iki kerre bizim Nova kal‘asın kâfire vermeğe bunlar sebeb olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 153b–154a ·
metinde göster ·