Menzil-i kasaba-i Sabanca: İbtidâ İzmitli bir koca bu mahalde dağıstân ve muğaylânistânı kurup saban yürütdüğünden Sabancı Koca nâmıyla müsemmâ bir kurâ olur. Mürûr-ı eyyâm ile Süleymân Hân asrında bir kasaba-i şîrîn olup Sarı Rüstem Paşa, bir hân-ı azîm binâ edüp yüz yetmiş ocakdır. Bir câmi‘-i latîf ve bir hammâm-ı nasîf ve bir esvâk-ı münîf inşâ olunup cümle rasâs-ı hâlis ile mestûr bin kiremit örtülü hâne-i ma‘mûrlu kasaba-i şîrîndir. {Ve Koca Mi‘mâr Sinân binâsıdır ve Hân-ı Pertev Paşa dahi kâr-ı Mimar Sinan'dır.} Cümle bu hayrât [u] hasenâtlar Rüstem Paşa'nın olmağıla anın mütevellîsi hâkimdir. Başka yeniçeri serdârı vardır. Memdûhâtından beyâz kirazı ve hammâmı dibinde bir ekmekçi dükkânı var. Bir dervîşin hayr du‘âsı berekâtıyla bir gûne hâs ve beyâz somunu pişer kim sabanca somunu deyü rub‘-ı meskûnda meşhûrdır. Hatta kırk gün dursa kuruyup lezzeti mütegayyir olup küflenmek ihtimâli yokdur. Şöhre-i şehr olduğundan ılgar ile niçe somunlarından Acem şâhına götürmüşler, pesend ahsend etmişler. Tâ bu mertebe lezîz ve hâs ve beyâz ekmeği olur, ammâ suyunun hâssasındandır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 277a ·
metinde göster ·
… altında Koyun köprüsü nehrine Gerizler suyu derler. Bu varoş-ı âzim cümle (---)
bin kiremitli
ve toprak ile mestûr sarây-ı azîmler ve kâr-ı kadîm fevkânî ve tahtânî hâne-i m …
Sitâyiş-ı şehr-i Kayseriyye: Aşağı şehir bir düz vâsi‘ zemînde şekl-i murabba‘ ahcâr-ı mutarraş ile mebnî niçe mülûk-i selef binâsı bir köhne kal‘a-i varoş-ı mu‘azzamdır ve şehir altında Koyun köprüsü nehrine Gerizler suyu derler. Bu varoş-ı âzim cümle (---) bin kiremitli ve toprak ile mestûr sarây-ı azîmler ve kâr-ı kadîm fevkânî ve tahtânî hâne-i ma‘mûrlardır ve dâ’iren-mâdâr bu varoşun etrâfı sûr-ı atîkdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 64a ·
metinde göster ·
… bin yerde âsâr-ı binâları zâhir ü bâhirdir. Ammâ şimdi dest-i Osmân'da cümle üç
bin kiremit
örtülü tahtânî ve fevkânî kârgîr binâ-yı ma‘mûrlardır. Ve cümle on beş mahalle- …
Ahvâl-i kal‘a-i kadîm Çorlu: Bânisi Yanko ibn Madyan'dır. İbtidâ sene 720 târîhinde Edirne Fâtihi Gâzî Hudâvendigâr fethidir. Yire beraber münhedim edüp kendüler Kosova'da şehîd olduktan sonra küffâr müceddeden ta‘mîr ü termîm edüp sene (---) dest-i tasarruflarında durup ba‘dehû sene (---) târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân feth edüp cümle der-i dîvârların münhedim edüp hâlâ eser-i binâları Çorlu şehrinin cânib-i şimâlinde nümâyândır. Ba‘dehû sene (---) târîhinde Ebü'l-Feth Mehemmed Hân fethidir. Edirne hâkimi hükmünde (---)(---) yüz elli akçe şerîf kazâdır. Ve nâhiyesi otuz pâre kurâdır. Kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve muhtesibi ve yeniçeri kolluğu yasakçıları vardır. Sebeb-i tesmiyesi oldur kim Koca Gâzî Hudâvendigâr bu kal‘ayı feth etmede usret çeküp "Şu Çorlu dahi feth olmadı" deyüp feth oldukda ismine Çorlu dediler. Gerçi yayla yerde hevâsı latîf yerdir ammâ ekseriyyâ Çorlu halkı çorlulardır. Ammâ sefer-i hümâyûn oldukda her memleket halkının birer gûne oran derler isimleri vardır. Ol ismile birbirin çağırup çadırların ve tevâbi‘ [u] levâhıkların bulurlar. Haleb diyârının oranı "Yâ ahad"dir. Ve Diyârbekir'in "Âmid"dir. Bu Çorlu'nun oranı olan "Beğ" çağrılır, Çorlu çağrılmaz. Şehr-i kadîmdir. Kefere zamânında bunda bir deyr-i metîn var idi. Sarı Saltuk anda makâm edinmekle anın şerefiyetine bu şehir gâyet ma‘mûr [u] âbâdân idi. Hâlâ niçe bin yerde âsâr-ı binâları zâhir ü bâhirdir. Ammâ şimdi dest-i Osmân'da cümle üç bin kiremit örtülü tahtânî ve fevkânî kârgîr binâ-yı ma‘mûrlardır. Ve cümle on beş mahalle-i müslim ve on beş mahalle-i kefere addolunur. Tâ kefere asrındaki imâretden kalmış fecerelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 106b ·
metinde göster ·
… garbî ve yıldız ve poyraz rûzgârları tarafında bir varoş-ı azîmdir kim yigirmi
bin kiremit
ile örtülmüş kat-ender-kat beşer altışar tabaka ma‘mûr u âbâdân ve müzeyyen kâr …
Der beyân-ı imârât-ı varoş-ı İremezât: Bu kal‘anın taşrasında keşişleme ve garbî ve yıldız ve poyraz rûzgârları tarafında bir varoş-ı azîmdir kim yigirmi bin kiremit ile örtülmüş kat-ender-kat beşer altışar tabaka ma‘mûr u âbâdân ve müzeyyen kârgîr binâlı ve bâğ-ı İremli evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y59a ·
metinde göster ·
… sûk-ı sultânlı bir bâğ-ı İrem-misâl bâğ u bâğçeli ve uyûn-ı enhârı firâvânlı üç
bin kiremitli
ma‘mûr ve âbâdân hıyâbânlı evlerdir. Cümle Tire şehri halkının ba‘de'l-asr tefe …
Şehrin şarkında yine şehre muttasıl câmi‘li ve müte‘addid hânlı ve hammâmlı ve imâret ve mescid [ve] medreseli ve çârsû-yı bâzârlı binden mütecâviz sûk-ı sultânlı bir bâğ-ı İrem-misâl bâğ u bâğçeli ve uyûn-ı enhârı firâvânlı üç bin kiremitli ma‘mûr ve âbâdân hıyâbânlı evlerdir. Cümle Tire şehri halkının ba‘de'l-asr teferrücgâhları bu Kara Kadı semtidir. Ve yakın olmak ile her gün cümle yârân-ı bâ-safâ ve erbâb-ı ma‘ârif-i ehl-i vefâ ve zümre-i zurefâ gürûh gürûh gelüp bu Kadı bâğlarında cilveler ederek kesb-i tarâvet edüp kelleler germ ve sîneler nerm olup kavl-i edvâr üzre ilm-i mûsıkîye ri‘âyet edüp her âşıkân bülend-âvâz-ı muhrik ile hoş-elhânlık edüp nevâhânlık ederek makâm-ı uşşâkda uşşâkda uşşâka âşıkâne kavl-i uşşâk terennümâtların terennüm edüp birbirlerine müselsel âheng olurlar. Ve bu kasabanın her köşesinde niçe yüz yerde gülistân [u] bostânlar içre Hüseyin Baykara fasılları olur. Ve cümle mahallâtları çârsû-yı bâzârları içre çemenzâr soffalar üzre çınâr-ı ra‘nâ ve bîd-i sernigûnlar sâyesinde cümle yârân [u] ihvân zevk [u] safâ ederler. Böyle bir cây-ı sürûr kasaba-i ra‘nâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y84a ·
metinde göster ·
… ar ile ârâste ve murgzâr gülistân [u] lâle-ızâr bostânlar ile pîrâste olmuş iki
bin kiremit
örtülü sarây-ı âlîler ve kâ‘a-i vâlîler ile tezyîn olmuş bir kasaba-i şîrîndir.
Mısra‘ı mazmûnunca ayne'l-yakîn hâsıl etmeyince bilinmez bir İremezâtdır. Müte‘addid selâtîn kurşumlu câmi‘ ve medrese ve hân u hammâm [ve] mesâcid ve mekteb ve tekye ve imârâtlar ve çeşmesârlar ile ârâste ve murgzâr gülistân [u] lâle-ızâr bostânlar ile pîrâste olmuş iki bin kiremit örtülü sarây-ı âlîler ve kâ‘a-i vâlîler ile tezyîn olmuş bir kasaba-i şîrîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y84a ·
metinde göster ·