küffârı Vezîr Şeremet Ban ile ‘Hân seferdedir, ve Kırım boşdur’ deyü cümle küff …
"Pâdişâhım, işde üç kerre yüz bin Maskov küffârı Vezîr Şeremet Ban ile ‘Hân seferdedir, ve Kırım boşdur’ deyü cümle küffâr Kırım vilâyeti üzre gitmededirler. İki yüz pâre topları var ve iki kerre yüz bin aded kâmil Kalmık kâfirleri imdâdları var. Cümle beş kerre yüz bin kâfir oldu ve yüz binden ziyâde bârhâne götürmeğe ve kondukları yere arabaları tabur yapmağa demirden zencîrler ile bağlı arabaları var. Hâlâ nehr-i azîm Edil suyun cümle gemilerle geçüp Heyhât sahrâsı içinden ibtidâ Kırım'a varup andan kal‘a-i Azağ'a gelüp Azağı ve Kazağı alsa gerek. Hâlâ Maskov'un (---) nâm kal‘ası üzre deryâ-misâl leşker ile gitmededirler. Bilin, âgâh olun, ana göre pâdişâhım bir tedârik görün. Bolay kim bu kâfire bir kırlıkda ve Heyhât sahrâsı çölünde râst gelesiz" deyü Hân hazretlerine Maskov'un Heşdek müselmânlarından böyle haber gelince Hân-ı âlîşân şâd-ı handân olup cemî‘i iş erleri kart kişiler ve kart atalıklar ve ot ağaları ile müşâvere edüp fi'l-hâl kendü yanında olan seksen yedi bin aded Tatar-ı sabâ-reftâr-ı adû-şikârlarının cümle üsârâları ve mâl-ı ganâ’imlerin Kırım'a gönderdi, zîrâ Kırım Tatar ılgarıyla bir merhale yer kalmışdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 112a ·
metinde göster ·
… dük, ertesi gün vakt-i seherde iki kerre yüz bin Heşdek kavmiyle niçe kerre yüz
bin Maskov
küffârı ceng ede ede bizim mihmân olduğumuz Mujik şehri önüne gelüp yine bir ce …
Anı gördük, ertesi gün vakt-i seherde iki kerre yüz bin Heşdek kavmiyle niçe kerre yüz bin Maskov küffârı ceng ede ede bizim mihmân olduğumuz Mujik şehri önüne gelüp yine bir ceng-i azîm ederek tâ vakt-i seherde küffârdan bir cân halâs olmayup cümle Heşdek kavmi gemilere süvâr olup Alatır vilâyetine geçüp "Âl-i Osmân'a kul gideriz" deyü bir gün bir gece cümle ehl 173b[ü] ıyâlleriyle sahrâ-yı Heyhât'da hoş-nişîn olup kaldılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 173a–173b ·
metinde göster ·
Ammâ suya nâzır gâyet şâhâne topları var. Hattâ bir kerre yigirmi
bin Maskov
Kazağı ale'l-gafle gelüp on bir gün bu kal‘ayı toplarla döğüp hâ’ib ü hâsirûn g …
Ammâ suya nâzır gâyet şâhâne topları var. Hattâ bir kerre yigirmi bin Maskov Kazağı ale'l-gafle gelüp on bir gün bu kal‘ayı toplarla döğüp hâ’ib ü hâsirûn giderlerken nehr-i Muş kenârında konarlar. Bu kal‘a ise Kırım vilâyeti toprağında olmak ile Mehemmed Geray Hân küffârın bu hâllerin istimâ‘ edince kırk bin güzîde asker ile bir gün bir gecede Süd suyu kenârında Mehemmed Geray Hân küffâra yetişüp eyle bir sâtûr-ı Mehemmed Geray Hân urur kim ta‘bîr olunmaz. Bakıyyetü's-süyûfların esîr-i bend-i zencîr edüp sâlimîn ü gânimîn asker-i Tatar Kırım'a dâhil olurlar. Ol zamândan berü bu kal‘a-i Sedd-i İslâm üzre Kazak-ı âk kefereleri gelmemişdir ve tövbe eylemişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 186b ·
metinde göster ·
küffârı ve yer götürmez Kalmık Tatarları bu Sultâniyye'yi muhâsara edüp yigirmi …
Bu kulle-i azîmi itmâm edüp her mühimmât [u] levâzımâtların yerli yerlerinde görüp cemî‘i asâkir-i islâm bu kal‘ayı "Allâh'a ısmarladık" deyüp gitdiklerinde hemân evvel ayın(?) âhirinde yigirmi bin Maskov küffârı ve yer götürmez Kalmık Tatarları bu Sultâniyye'yi muhâsara edüp yigirmi gün yigirmi gece kal‘a-kûp toplar ile döğüp niçe yerlerin münhedim edüp küffâr dururken hemân bir gün vakt-i seherde kulle-i azîmin toplarına bir fitîlden âteş edince niçe bin küffârı top gülleleri helâk edüp hikmet-i Hudâ baş hatmanları ve baş vornikleri mürd olup küffâr içinde bir feza‘ u çeza‘ vâveylâ kopup kal‘aya istîlâ etmeden me’yûs olup firâr edüp Heyhât sahrâsı içre giderlerken yine bunlara Mehemmed Geray Hân'ın oğullarıyla kalga sultânı yetişüp tîr ü kemân ve şemşîr-i perrân çıkarmadan cümlesin esîr-i kayd [u] bend edüp vilâyet-i Kırım'a götürürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 187a ·
metinde göster ·