… îneden çıkmışdır. Ol asrın hisâbınca beş yüz yük ve otuz yedi yük ve seksen iki
bin tokuz
akçe olur. Bu zamânımız hisâbı üzre iki bin iki yüz kırk bir yük akçe olur.
Ve bu bâlâda tahrîr olan hayrât [ü] hasenâtlar cümle Malta Rodos'u ve Budin Kızılelması ve Tuna Belgradı ve Bağdâd-ı behişt-âbâd misilli kal‘aların helâl [ü] zülâl gazâ mâlıyla binâ olmuş hayrâtlardır. Binâ emîni muhâsebesiyle merkûm hayrâtlarla sekiz kerre yüz bin ve toksan altı bin üç yüz seksen üç filori hazîneden çıkmışdır. Ol asrın hisâbınca beş yüz yük ve otuz yedi yük ve seksen iki bin tokuz akçe olur. Bu zamânımız hisâbı üzre iki bin iki yüz kırk bir yük akçe olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 46b ·
metinde göster ·
yüz toksan akçedir. Cümleden sonra feth oldu ammâ hatt-ı hümâyûn ile hîn-i tahr …
Hâss-ı feth-i cedîd cezîre-i Girid serdârı on bir bin tokuz yüz toksan akçedir. Cümleden sonra feth oldu ammâ hatt-ı hümâyûn ile hîn-i tahrîrde böyle hâs ihsân olunmamışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 50a ·
metinde göster ·
… de ve müsellemân tâ’ifesi vardır, nevbetleri ile cümle sefer eşerler yekûn altı
bin tokuz
yüz nefer asker olur. Yamakları ile yigirmi altı bin beş yüz nefer olur.
Livâ-i Anatolu'da piyâde ve müsellemân tâ’ifesi vardır, nevbetleri ile cümle sefer eşerler yekûn altı bin tokuz yüz nefer asker olur. Yamakları ile yigirmi altı bin beş yüz nefer olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 55a ·
metinde göster ·
… udan Ca‘fer Paşa bin kırk üç târîhinde kapudan iken deryâ kaleminde cümle tokuz
bin tokuz
yüz kılıç olup deryâda küffâr gezmez oldu.
Bin altı yüz on sekiz kılıçdır ammâ Sultân Murâd-ı Râbi‘ asrında bostâncıbaşılıkdan çıkmış Kapudan Ca‘fer Paşa bin kırk üç târîhinde kapudan iken deryâ kaleminde cümle tokuz bin tokuz yüz kılıç olup deryâda küffâr gezmez oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 55a ·
metinde göster ·
… ndır kim gûyâ her biri İremezâtü'l-imâddır. Her bir bâğda birer âdemden kırk üç
bin {tokuz
yüz} elli âdem eder. Ammâ ba‘zı bâğda beşer onar âdem vardır. Bunların dükkân [ …
Esnâf-ı bâğbân: Dörd mevleviyyet yerde cümle bâğ u bâğçe ve besâtîn aded 43950, hadîka-i ravza-i cinân, bâğ [u] bostândır kim gûyâ her biri İremezâtü'l-imâddır. Her bir bâğda birer âdemden kırk üç bin {tokuz yüz} elli âdem eder. Ammâ ba‘zı bâğda beşer onar âdem vardır. Bunların dükkân [ve] dezgâhları olmayup cümlesi terekecibaşı ma‘rifetiyle kırk bin asker-i pür-silâh ellerinde gûnâ-gûn kazmalar ve çapalar ve yabalar ve beller ve başlarında teller ve çapa taraklar ve tırmıklar ve küsküler ve aşlama destereleri ve keserler ve gûnâ-gûn bâğbânân âletleri ve niçe bin kınalı bostân dollâbları sığırların tezyîn edüp "Oha diha babam" diyüp "Allâh Allâh rahmet ver yâ Mevlâ, bereket ver yâ Mevlâ, kuvvet ver yâ Mevlâ" deyü feryâd [ü] figân edüp her bir bâğbânın ellerinde ve başlarında ucbe-likâ tâcları üzre gûnâ-gûn şükûfe ve ezhârlar ile donanup tarafeynde duran temâşâcılara şükûfe bezl ederler kim bir azîm ecnâs-ı mahlûk askerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 159a ·
metinde göster ·
… ce bin altı yüz sene olmuşdu. Vilâdetden zamânımızda Murâd Hân-ı Râbi‘e gelince
bin toksan
iki sene olmuşdu.
Esnâf-ı kalkancıyân: Dükkân 10, neferât 30, bunların pîri Hazret-i Dâvûd'dur. Anların dest-i mübârekleri ile amel etdüği kalkan hâlâ Kudüs-i Şerîf'de Sahratullâh kubbesinin sol tarafında kubbe içre dîvârda maslûbdur. Pûlâd-ı Nahçıvânîden düzülmüş bir mücellâ kalkan-ı azîmdir. Efvâh-ı nâsda ana âyîne-i İskender derler ammâ galatdır, şuğl-ı Dâvûd Nebî olduğuna şübhe yokdur kim be-kavl-i Muhammed bin İshâk, Dâvûd Nebî zamânından vilâdet-i Resûlullâh'a gelince bin altı yüz sene olmuşdu. Vilâdetden zamânımızda Murâd Hân-ı Râbi‘e gelince bin toksan iki sene olmuşdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 181b ·
metinde göster ·
… ize gelince Hicret-i Nebevî'den bin elli yedi sene olup İskender'den bu âna dek
bin tokuz
yüz otuz tokuz sene olmağıla mezkûr sedd-i İskender'in câ-be-câ yerleri münhedi …
Andan bu zamân-ı seyâhatimize gelince Hicret-i Nebevî'den bin elli yedi sene olup İskender'den bu âna dek bin tokuz yüz otuz tokuz sene olmağıla mezkûr sedd-i İskender'in câ-be-câ yerleri münhedim olup niçe yerde burc [u] bârûları kalmışdır. Her biri birer sedd-i Kahkahâ-misâl nümâyândır. Ve handak-i amîkleri rimâl-i türâb ile mâl-â-mâl olmuşdur. Manzûru olanlara nihân değildir. Ammâ Târîh-i Tuhfe kavli üzre "Bu Bahr-i Haraz'dan İskender'in yetmiş günde ka‘r-ı zemînde hafr etdirdiği yerden Bahr-i Haraz yol bulup zîr-i zemînden cereyân ederek Faşa çayıyla Karadeniz'e munsab olur", demiş ammâ hakîr buna i‘tirâz etdim ki bin elli târîhinde Azak gazâsına giderken kal‘a-i Tarabefzûn'dan Mikrilistân'a ve andan Abaza diyârına giderken mezkûr Faşa çay-ı azîminin sâhilinde meks edüp, bir âb-ı hayât nehr-i lezîzdir kim niçe kerre nûş etdik, bu hâlâ seyâhat edüp manzûrumuz olan Bahr-i Haraz zehr-i mâr-misâl bir semm-i helâhîl-i Bahr-i Haraz'rdır, âdem tahâret etse avret yerini âteş-misâl yakar. Niçe zîr-i zemînden Faşa çayının âb-ı hayâtıyla Karadeniz'e mahlût olur, galat tefekkürdir. Zîrâ
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 316a ·
metinde göster ·
… şından bu kadar haşerâtı def‘ edüp taraf-ı devletde ol. Benim birâderim, seksen
bin, toksan
bin askerle gelüp anlar cümle Üsküdar'da kalup sen ancak öz başın ile iki yenle …
Melek Paşa eyitdi "Dünyada ve âhiretde mestûr olmak istersen bu Haleb'den getirdiğin yüz bin kadar eşkiyâ ve eşirrânın ığvâsına uymayup bir kes’e adâvet edüp mâlına ve emvâl [u] erzâkına tama‘ edüp kan eyleme. Ve herkes ile hüsn-i ülfet edüp kulûb yap. Bu karındaşından ibret al kim benim zamân-ı sadâretimde on yedi vezîria‘zam var idi. Biri ibtidâ Bektâş Ağa ve Ömer Çelebisi ve İkinci Çelebi Kethüdâ ve Halîl Yazıcısı ve üçüncü Yeniçeri Ağası Kara Çavuş ve Kâtibi Yûsuf Çelebi ve Alahoz Mehemmed Efendi ve Sarı Kâtib ve Mi‘mâr Mustafâsı ve Vâlide Sultân ve Koca Mi‘mâr, bunların emsâli niçe yüz vüzerâlık peresesinde âdemlerden bî-zâr olmuşdum, ammâ ızdırârî mudârâ ederek on altı ay vezîria‘zam olup halâs oldum. Benden sonra Siyâvuş Paşa karındaşım vezîria‘zam olup cümleden melik olmak içün hazz-ı nefsiyçün 180a bu zikr olunan vüzerâ pâyesinde olanları, hattâ efendisi vâlidesi Kösem Vâlide'yi dahi cümle katl edüp ‘Hamd-i Hudâ cümle devlet bana münhasır kaldı’, derken elli dörd günde sezinmedüğü yerden, Cenâb-ı İzzet'den kendüye Kızlarağası Dîv Süleymân Ağa gibi bir zişt-i akûr eliyle kendüye bir sille-i pehlivânî urup Siyâvuş Paşa'dan mührü alup Gürcü Mehemmed Paşa'ya verdi. İmdi benim birâderim! Hamûl olup katl-i nefs etmeyüp başından bu kadar haşerâtı def‘ edüp taraf-ı devletde ol. Benim birâderim, seksen bin, toksan bin askerle gelüp anlar cümle Üsküdar'da kalup sen ancak öz başın ile iki yenlerine yapışup huzûr-ı pâdişâhîye vardın.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 179b–180a ·
metinde göster ·
… mlû olmuş. Hâlâ tathîre muhtâcdır. Ve bu kal‘anın kara tarafı dâ’iren-mâdâr beş
bin tokuz
yüz adımdır.
Der-sıfat-ı eşkâl-i taşra kal‘a-i varoş: Mezkû[r] Ortahisâr'ın kıble kapusu önünden yerlü(?) şâhrâh ile tâ lodos cânibinde Panayur kapusuna varınca tûlu bin yüz aded adım tavîl bir varoş-ı azîmdir. 62b Ammâ bu varoş kal‘a-i Ösek yalın kat çit dîvârlı palanka kalın ağaç direkden metîn hisârdır, lâkin tabyaları ve ebrâcları ve mazgal delikleri sıkdır. Bu dahi iki kapudur. Cânib-i lodosa Panayır Çârsûsu kapusu ve cânib-i kıbleye Val kapusu Vu[l]kovar kapusu derler, ammâ bedenleri bunun dahi yokdur. Ve Panayur kapusu üzre ancak on aded şâhî topları vardır, ve bevvâbları şeb [ü] rûz âmâdedir. Lâkin bu varoş kal‘asının handakı mürûr-ı eyyâm ile rimâl-i türâb ile memlû olmuş. Hâlâ tathîre muhtâcdır. Ve bu kal‘anın kara tarafı dâ’iren-mâdâr beş bin tokuz yüz adımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 62a–62b ·
metinde göster ·
… on altı aded kılâ‘ ve palankalardır. Ve cümle cümle on sancak yer eyâletinde üç
bin tokuz
yüz aded ma‘mûr u âbâdân müzeyyen kurâlardır. 79a Ammâ cemî‘i etrâf-ı eyâleti …
Ve kazâsı sancağında cümle yigirmi bir kazâ yerdir. Ve cümle bin altmış aded kurâlardır. Ve cümle Budin eyâletinde üç yüz on altı aded kılâ‘ ve palankalardır. Ve cümle cümle on sancak yer eyâletinde üç bin tokuz yüz aded ma‘mûr u âbâdân müzeyyen kurâlardır. 79a Ammâ cemî‘i etrâf-ı eyâletinde dârü'l-harb olan müşâsında iki kılıç altında, ya‘nî hem kâfire ve hem Budinliye harâ[c] ve tekâlif-i örfiyye verir yedi bin pâre ma‘mûr kefere köyleri vardır. Anlarda mü’min ve muvahhid ve câmi‘ ü mesâcid misilli imâretler yokdur, lâkin Budin gâzîlerinden bu köylere varup gelir çokdur. Bu kurâlar hisâbı üzre tahrîr-i Süleymân Hân'da eyâlet-i Budin yigirmi üç bin pâre köydür. Ve cümle eyâletinde altı kerre yüz bin ve elli üç bin re‘âyâ harâc kayd olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 78b–79a ·
metinde göster ·
… unda tamâm olup bu üç aded kapulu varoş-ı ma‘mûr içinde cümle kat-ender-kat iki
bin tokuz
yüz aded tahtânî ve fevkânî odalardır, ammâ bâğçeleri olmadığından mâ‘adâ aslâ …
İmdi azîz-i men bu varoşun üç aded kapusu bu çarh değirmeni kapusunda tamâm olup bu üç aded kapulu varoş-ı ma‘mûr içinde cümle kat-ender-kat iki bin tokuz yüz aded tahtânî ve fevkânî odalardır, ammâ bâğçeleri olmadığından mâ‘adâ aslâ havlıları yok daracık kesîf evleri vardır. Hattâ ba‘zı hânelerin meyyitlerin taşra sokaklarda gusl ederler, gâyet zîk hâneleri vardır, ammâ hîn-i muhâsarada bu varoşun evleri masûn u mahfûz ve tahta örtülü evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 97a ·
metinde göster ·
… r ve yerli gönüllü ve topçu ve cebecileri ve liman kulları cümle kapukullarıyla
bin tokuz
yüz aded pür-silâh gâzîleri var, ammâ tokuz yüzü mahsûs yerli kal‘a neferâtları …
Cümle iki kal‘ada (---) aded sağ ve sol ve azeb-i hisâr ve yerli gönüllü ve topçu ve cebecileri ve liman kulları cümle kapukullarıyla bin tokuz yüz aded pür-silâh gâzîleri var, ammâ tokuz yüzü mahsûs yerli kal‘a neferâtlarıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 154a ·
metinde göster ·
yüz aded bâğsız ve bâğçesiz ve daracık kârgîr binâ cümle kiremit örtülü ve cüml …
Ve olancası derûn-ı hisârda bin tokuz yüz aded bâğsız ve bâğçesiz ve daracık kârgîr binâ cümle kiremit örtülü ve cümle kemer kapulu ve kefere binâsı Şeddâdî binâ-yı metîn kat-ender-kat evlerdir. Ve cümle soka[k]ları serâpâ pâk kaldırım döşelidir. Ve cümle şâhrâhları ilm-i hendese üzre çırpı ile tarh olunmuş sadranç nakşı tarîk-i âmlardır. Lâkin kal‘a içi olmak ile daracık sokaklardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 248b ·
metinde göster ·
… ında cümle on bir aded tabya-i azîmleri ve kırk yedi aded ebrâc-ı metîneleri ve
bin tokuz
yüz aded dendân-ı bedenleri var. Ammâ cümle tabyadan mehîb ü metîn sedd-i İsken …
Ve bu kal‘anın cânib-i erba‘asında cümle on bir aded tabya-i azîmleri ve kırk yedi aded ebrâc-ı metîneleri ve bin tokuz yüz aded dendân-ı bedenleri var. Ammâ cümle tabyadan mehîb ü metîn sedd-i İskender Süleymân Hân asrında binâ olunan Yahyâ Paşazâde Mehemmed Paşa'nın binâsı Havâle tabyası gûyâ sedd-i Ye’cûc'dur. Ve Beg tabyası sankim püşte-i Me’cûcdur kim limana nâzır olup üç kat top çeker. Ve maşrık tarafında Süleymân Hân tabyaları iki aded sedd-i Kahkahâlardır kim münhedim olan Livadye kal‘ası yerine ve limana nâzırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 271b ·
metinde göster ·
Ve ba‘de'l-feth küffârların rivâyât dirâyâtları üzre kal‘a içinden bizim tarafa firâr edüp İslâm ile müşerref olanlar ve gayri soltat ve mortatlar ve beğzâdeler ve pür inâdlardan "Cümle bin tokuz yüz yigirmi aded küffârlar taşra firâr edüp size çıkmışlardır" deyü Sadrıa‘zama böyle defter verdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 309a ·
metinde göster ·
yüz aded ehl-i hıref dükkânlarıdır, lâkin bezzâzistânı yokdur, ammâ Venedik kör …
Der-tastîrât-ı çârsû-yı bâzâr-ı bezzâzistân: Hamusu bin tokuz yüz aded ehl-i hıref dükkânlarıdır, lâkin bezzâzistânı yokdur, ammâ Venedik körfezi adası iskelesi ve Parga iskelesi ve Saya Ada iskelesi ve Dalyan iskelesi yakın olmağın cemî‘i Frengistân'dan dîbâ ve şîb ü zerbâf ve gûnâ-gûn kâlây-ı vâlây akmişe-i fâhireler gelüp fürûht olunur. Gerçi tertîb üzre kârgîr binâ değildir, ammâ benî âdem der[yâ]sı şehir olmağile ma‘mûr u müzeyyen dekâkînlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 348b ·
metinde göster ·
Ve bu şehrin enderûn [u] bîrûnunda ve cümle cezîresi içre sağîr ü kebîr
bin tokuz
yüz altmış kenîse ve deyr-i kefereler vardır. Ammâ cümleden mükellef ü müzeyyen …
Ve bu şehrin enderûn [u] bîrûnunda ve cümle cezîresi içre sağîr ü kebîr bin tokuz yüz altmış kenîse ve deyr-i kefereler vardır. Ammâ cümleden mükellef ü müzeyyen ve ma‘mûr büyük kenîse Freng Y 60a deyridir kim ismine Kapala kilisesi derler. Niçe kerre yüz bin guruş evkâfı vardır. Ve biri dahi San Basadya kilisesidir kim binden mütecâviz kıssîs ve bıtrîk ve ruhbânları ve mûğpîçe gulâmları var kim her biri birer pençe-i âfitâbdır kim gören uşşâkânın aklı zâ’il olur. Ve niçe yerde kızlar kenîseleri var kim kendülerini Îsâ ve Meryem Ana yoluna vakf eyleyüp yüz sene mu‘ammere olmuş bâkire kızlar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y59b–Y60a ·
metinde göster ·
… kara cânibleri bir deryâdan bir deryâya varınca serâpâ bâğ u bâğçedir ve cümle
bin tokuz
yüz bâğdır. Andan mâ‘adâ mahsûllü dağdır.
Ve bu Rodos'un bu mezâristânlardan mâ‘adâ kara cânibleri bir deryâdan bir deryâya varınca serâpâ bâğ u bâğçedir ve cümle bin tokuz yüz bâğdır. Andan mâ‘adâ mahsûllü dağdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y121b ·
metinde göster ·
yüz dekâkîn-i sûk-ı sultânîdir. Ve iki bezzâzistânı var ammâ uzun çârsûsu ve sa …
Ve cümle üç bin tokuz yüz dekâkîn-i sûk-ı sultânîdir. Ve iki bezzâzistânı var ammâ uzun çârsûsu ve sarrâchânesi ale't-tertîb binâ olunmuş üstleri örtülü kâ[r]gîr ve metîn ve müzeyyen dekâkînlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y163b ·
metinde göster ·
… şmeleri ve cümle kuyuları ve sâkıye ve havzları ve cümle acı çeşmeleri ve sekiz
bin tokuz
yüz aded tarîk-ı âmları ve şehir içinden cereyân eden halîclerin bânîleriyle ay …
(---) 38 ve hartada, tiryâk-ı fârûkun envâ‘ın ve gûnâ-gûn edviyeleri ve havâsların ve ahâlî-i Mısır'a hayât veren sebîlleri târîhleriyle ve âb-ı hayât çeşmeleri ve cümle kuyuları ve sâkıye ve havzları ve cümle acı çeşmeleri ve sekiz bin tokuz yüz aded tarîk-ı âmları ve şehir içinden cereyân eden halîclerin bânîleriyle ayân u beyân eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y454b ·
metinde göster ·
… mvâl-i müteferrika ve gayrı mezkûr aklâmlardan tahsîl olunan emvâlin mecmû‘u üç
bin tokuz
yüz seksen bir kîse ile yigirmi dörd bin sekiz yüz kırk dörd para eder, kim vez …
Ve Muhâsebe kaleminden tahrîr olunan emvâl-i müteferrikadan yüz kîse ile beş bin beş yüz kırk sekiz para ve beher sene vâlî-i Mısır tarafından ber-vech-i maktû‘ tekmîl-i hazîne içün mahlûlâtdan vâki‘ olan hulvân kurâ tahtında matlûb kırk kîse mâl, ve Şecerüddür Hâtûn'un kisve-i şerîf evkâfı kurâlarından yigirmi iki kîse ile on beş bin yetmiş para, ve dîvân-ı Mısır'da vâki‘ olan masârîf-i lâzimeden mu‘tâd-ı kadîm üzre kırk bir paradan bir para kat‘ olunup tefâvüt-i lâzıme denmekle ma‘rûf olan mevâtdan senevî elli beş kîse ile on iki bin beş yüz para ki cem‘an senevî bâlâda tafsîl ve icmâli zikr olunduğu üzre ibtidâ-i Tût'dan âhirine değin harâc-ı arâzî ve küşûfiyyeler ve hulvân kurâlar ve yedi aded bender iskelelerden ve sâyir mukâta‘ât ve emvâl-i müteferrika ve gayrı mezkûr aklâmlardan tahsîl olunan emvâlin mecmû‘u üç bin tokuz yüz seksen bir kîse ile yigirmi dörd bin sekiz yüz kırk dörd para eder, kim vezîr-i mükerrem müşârun-ileyh hazretlerinin zamân-ı şerîflerinde bâliğ oldukdan sonra masârîf sene-i kâmile-i vâhidede ibtidâ-i Tût'dan âhirine değin ümerâ-yı Mısrıyyenin senevî sâlyâneleri ve mevâcib-i asâkir-i mansûreleri ve gayrıhâ iki bin yüz kırk iki kîse ve yedi yüz toksan dörd para mevâcibât ve Haremeynü'ş-şerîfeyn mâlı üç yüz kırk yedi kîse ile on yedi bin tokuz yüz yigirmi beş para eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y71b ·
metinde göster ·
… d para mevâcibât ve Haremeynü'ş-şerîfeyn mâlı üç yüz kırk yedi kîse ile on yedi
bin tokuz
yüz yigirmi beş para eder.
Ve Muhâsebe kaleminden tahrîr olunan emvâl-i müteferrikadan yüz kîse ile beş bin beş yüz kırk sekiz para ve beher sene vâlî-i Mısır tarafından ber-vech-i maktû‘ tekmîl-i hazîne içün mahlûlâtdan vâki‘ olan hulvân kurâ tahtında matlûb kırk kîse mâl, ve Şecerüddür Hâtûn'un kisve-i şerîf evkâfı kurâlarından yigirmi iki kîse ile on beş bin yetmiş para, ve dîvân-ı Mısır'da vâki‘ olan masârîf-i lâzimeden mu‘tâd-ı kadîm üzre kırk bir paradan bir para kat‘ olunup tefâvüt-i lâzıme denmekle ma‘rûf olan mevâtdan senevî elli beş kîse ile on iki bin beş yüz para ki cem‘an senevî bâlâda tafsîl ve icmâli zikr olunduğu üzre ibtidâ-i Tût'dan âhirine değin harâc-ı arâzî ve küşûfiyyeler ve hulvân kurâlar ve yedi aded bender iskelelerden ve sâyir mukâta‘ât ve emvâl-i müteferrika ve gayrı mezkûr aklâmlardan tahsîl olunan emvâlin mecmû‘u üç bin tokuz yüz seksen bir kîse ile yigirmi dörd bin sekiz yüz kırk dörd para eder, kim vezîr-i mükerrem müşârun-ileyh hazretlerinin zamân-ı şerîflerinde bâliğ oldukdan sonra masârîf sene-i kâmile-i vâhidede ibtidâ-i Tût'dan âhirine değin ümerâ-yı Mısrıyyenin senevî sâlyâneleri ve mevâcib-i asâkir-i mansûreleri ve gayrıhâ iki bin yüz kırk iki kîse ve yedi yüz toksan dörd para mevâcibât ve Haremeynü'ş-şerîfeyn mâlı üç yüz kırk yedi kîse ile on yedi bin tokuz yüz yigirmi beş para eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y71b ·
metinde göster ·
… içün irsâliyye cümle bin iki yüz kîse-i Mısriyye ki bâlâda zikr olunan üzre üç
bin tokuz
yüz seksen bir kîse ile yigirmi dörd bin sekiz yüz kırk dörd para masârîf-i sen …
Ve mahrûse-i Mısır'da asâkire ve huddâmât-ı huccâca ve huddâmân-ı kisveye ve gayrı ser-i kârda olanlara elzem-i levâzımından olup iştirâ olunan eşyâlar bahâsile müfredâtı defter-i rûznâmede Y 72a mazbût olduğu üzre otuz üç kîse ile iki bin dörd yüz yigirmi dörd para ki bâlâda tahrîr olunan ulemâ ve ümerâ ve hil‘at mevâdlarının mecmû‘u iki bin yedi yüz seksen bir kîse ile yigirmi dörd bin sekiz yüz kırk dörd para etmeğile bâkî atebe-i aliyye-i felek-fersâ-yı hâkânîye ve südde-i seniyye-i şehinşâhî-i sultâniyyeye hazîne-i âmire içün irsâliyye cümle bin iki yüz kîse-i Mısriyye ki bâlâda zikr olunan üzre üç bin tokuz yüz seksen bir kîse ile yigirmi dörd bin sekiz yüz kırk dörd para masârîf-i seneviyye zabt u tahrîr olunup îrâd-ı senevî masârîf-i seneviyye ile müsâvî olduğun zâhir ü mübeyyin oldukdan sonra bâlâda zikr olunan mutahassılât-ı senevîden mâ‘adâ vezîr-i muhterem-i müşârun-ileyh hazretlerinin sa‘y u tahsîlleri ile zamân-ı tasarruflarında târîh-i kitâba değin rûznâme ve mukâta‘ât ve defâtir-i aklâm-ı müteferrika nâtık olduğu üzre Âsitâne-i sa‘âdete irsâl buyurdukları icmâlden sonra ziyâde-i hazîne-i âmire yigirmi üç kîse ile yigirmi bin paraya bâliğ olduğun müşârun-ileyh vezîr-i mükerrem ve düstûr-ı muhterem mahzar-ı cumhûrda istintâk P 184a ve istifsâr buyurduklarında cümlesi defâtir-i mezkûrede mastûr olduğu üzre senevî dîvân-ı Mısır'a îrâd olunan mâlın mecmû‘u üç bin tokuz yüz seksen bir kîse ile yigirmi dörd bin sekiz yüz kırk dörd paraya bâliğ olduğu ve masârîf-i seneviyye dahi rûznâme ve sâyir aklâmların yedimizde olan defâtirleri nâtık olduğu üzre Âsitâne-i sa‘âdet tarafına beher sene irsâli lâzım olan bin Q 186a iki yüz kîse ile ma‘an masârîf-i seneviyye üç bin tokuz yüz seksen bir kîse ile yigirmi dörd bin sekiz yüz kırk dörd para zabt u tahrîr olunup îrâd-ı senevî masârıf-ı seneviyye ile müsâvî ve bâlâda mezkûr olan mutahassılât-ı seneviyyeden mâ‘adâ vezîr-i müşârun-ileyh hazretlerinin sa‘y [u] himmetleri ile zamân-ı tasarruflarında târîh-i kitâbet-i sıhhat-nisâba dek rûznâme ve muhâsebe ve mukâta‘ât ve sâyir defâtir-i aklâm-ı müteferrika nâtıka olduğu üzre Âsitâne-i sa‘âdete irsâl buyurduları icmâlden sonra ziyâde cizye-i âmire yigirmi üç kîse ile yigirmi bin paraya bâliğ olduğun bi't-tav‘ insâf ikrâr ve i‘tirâf eyledikden sonra ba‘de'l-yevm hatt-ı hümâyûn-ı sa‘âdet-makrûn ile ma‘yûr olup düstûrü'l-amel olan defâtir kâyimmakâmlar zamânında hazîne-i âmireye ve sâyir îrâd u masârıf emvâlinin bir para ve bir hâbbesine zarâr u noksân ve halel ü husrân vâki‘ defterdâr-ı mezkûr ve sâyir erbâb-ı aklâm-ı mezkûre bi-esrihim deyn-i uhde Y 72b eylediklerinden sonra âye[t] sûre-i (---):
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y71b–Y72b ·
metinde göster ·
… ezkûrede mastûr olduğu üzre senevî dîvân-ı Mısır'a îrâd olunan mâlın mecmû‘u üç
bin tokuz
yüz seksen bir kîse ile yigirmi dörd bin sekiz yüz kırk dörd paraya bâliğ olduğ …
Ve mahrûse-i Mısır'da asâkire ve huddâmât-ı huccâca ve huddâmân-ı kisveye ve gayrı ser-i kârda olanlara elzem-i levâzımından olup iştirâ olunan eşyâlar bahâsile müfredâtı defter-i rûznâmede Y 72a mazbût olduğu üzre otuz üç kîse ile iki bin dörd yüz yigirmi dörd para ki bâlâda tahrîr olunan ulemâ ve ümerâ ve hil‘at mevâdlarının mecmû‘u iki bin yedi yüz seksen bir kîse ile yigirmi dörd bin sekiz yüz kırk dörd para etmeğile bâkî atebe-i aliyye-i felek-fersâ-yı hâkânîye ve südde-i seniyye-i şehinşâhî-i sultâniyyeye hazîne-i âmire içün irsâliyye cümle bin iki yüz kîse-i Mısriyye ki bâlâda zikr olunan üzre üç bin tokuz yüz seksen bir kîse ile yigirmi dörd bin sekiz yüz kırk dörd para masârîf-i seneviyye zabt u tahrîr olunup îrâd-ı senevî masârîf-i seneviyye ile müsâvî olduğun zâhir ü mübeyyin oldukdan sonra bâlâda zikr olunan mutahassılât-ı senevîden mâ‘adâ vezîr-i muhterem-i müşârun-ileyh hazretlerinin sa‘y u tahsîlleri ile zamân-ı tasarruflarında târîh-i kitâba değin rûznâme ve mukâta‘ât ve defâtir-i aklâm-ı müteferrika nâtık olduğu üzre Âsitâne-i sa‘âdete irsâl buyurdukları icmâlden sonra ziyâde-i hazîne-i âmire yigirmi üç kîse ile yigirmi bin paraya bâliğ olduğun müşârun-ileyh vezîr-i mükerrem ve düstûr-ı muhterem mahzar-ı cumhûrda istintâk P 184a ve istifsâr buyurduklarında cümlesi defâtir-i mezkûrede mastûr olduğu üzre senevî dîvân-ı Mısır'a îrâd olunan mâlın mecmû‘u üç bin tokuz yüz seksen bir kîse ile yigirmi dörd bin sekiz yüz kırk dörd paraya bâliğ olduğu ve masârîf-i seneviyye dahi rûznâme ve sâyir aklâmların yedimizde olan defâtirleri nâtık olduğu üzre Âsitâne-i sa‘âdet tarafına beher sene irsâli lâzım olan bin Q 186a iki yüz kîse ile ma‘an masârîf-i seneviyye üç bin tokuz yüz seksen bir kîse ile yigirmi dörd bin sekiz yüz kırk dörd para zabt u tahrîr olunup îrâd-ı senevî masârıf-ı seneviyye ile müsâvî ve bâlâda mezkûr olan mutahassılât-ı seneviyyeden mâ‘adâ vezîr-i müşârun-ileyh hazretlerinin sa‘y [u] himmetleri ile zamân-ı tasarruflarında târîh-i kitâbet-i sıhhat-nisâba dek rûznâme ve muhâsebe ve mukâta‘ât ve sâyir defâtir-i aklâm-ı müteferrika nâtıka olduğu üzre Âsitâne-i sa‘âdete irsâl buyurduları icmâlden sonra ziyâde cizye-i âmire yigirmi üç kîse ile yigirmi bin paraya bâliğ olduğun bi't-tav‘ insâf ikrâr ve i‘tirâf eyledikden sonra ba‘de'l-yevm hatt-ı hümâyûn-ı sa‘âdet-makrûn ile ma‘yûr olup düstûrü'l-amel olan defâtir kâyimmakâmlar zamânında hazîne-i âmireye ve sâyir îrâd u masârıf emvâlinin bir para ve bir hâbbesine zarâr u noksân ve halel ü husrân vâki‘ defterdâr-ı mezkûr ve sâyir erbâb-ı aklâm-ı mezkûre bi-esrihim deyn-i uhde Y 72b eylediklerinden sonra âye[t] sûre-i (---):
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y71b–Y72b ·
metinde göster ·
… ne irsâli lâzım olan bin Q 186a iki yüz kîse ile ma‘an masârîf-i seneviyye üç
bin tokuz
yüz seksen bir kîse ile yigirmi dörd bin sekiz yüz kırk dörd para zabt u tahrîr …
Ve mahrûse-i Mısır'da asâkire ve huddâmât-ı huccâca ve huddâmân-ı kisveye ve gayrı ser-i kârda olanlara elzem-i levâzımından olup iştirâ olunan eşyâlar bahâsile müfredâtı defter-i rûznâmede Y 72a mazbût olduğu üzre otuz üç kîse ile iki bin dörd yüz yigirmi dörd para ki bâlâda tahrîr olunan ulemâ ve ümerâ ve hil‘at mevâdlarının mecmû‘u iki bin yedi yüz seksen bir kîse ile yigirmi dörd bin sekiz yüz kırk dörd para etmeğile bâkî atebe-i aliyye-i felek-fersâ-yı hâkânîye ve südde-i seniyye-i şehinşâhî-i sultâniyyeye hazîne-i âmire içün irsâliyye cümle bin iki yüz kîse-i Mısriyye ki bâlâda zikr olunan üzre üç bin tokuz yüz seksen bir kîse ile yigirmi dörd bin sekiz yüz kırk dörd para masârîf-i seneviyye zabt u tahrîr olunup îrâd-ı senevî masârîf-i seneviyye ile müsâvî olduğun zâhir ü mübeyyin oldukdan sonra bâlâda zikr olunan mutahassılât-ı senevîden mâ‘adâ vezîr-i muhterem-i müşârun-ileyh hazretlerinin sa‘y u tahsîlleri ile zamân-ı tasarruflarında târîh-i kitâba değin rûznâme ve mukâta‘ât ve defâtir-i aklâm-ı müteferrika nâtık olduğu üzre Âsitâne-i sa‘âdete irsâl buyurdukları icmâlden sonra ziyâde-i hazîne-i âmire yigirmi üç kîse ile yigirmi bin paraya bâliğ olduğun müşârun-ileyh vezîr-i mükerrem ve düstûr-ı muhterem mahzar-ı cumhûrda istintâk P 184a ve istifsâr buyurduklarında cümlesi defâtir-i mezkûrede mastûr olduğu üzre senevî dîvân-ı Mısır'a îrâd olunan mâlın mecmû‘u üç bin tokuz yüz seksen bir kîse ile yigirmi dörd bin sekiz yüz kırk dörd paraya bâliğ olduğu ve masârîf-i seneviyye dahi rûznâme ve sâyir aklâmların yedimizde olan defâtirleri nâtık olduğu üzre Âsitâne-i sa‘âdet tarafına beher sene irsâli lâzım olan bin Q 186a iki yüz kîse ile ma‘an masârîf-i seneviyye üç bin tokuz yüz seksen bir kîse ile yigirmi dörd bin sekiz yüz kırk dörd para zabt u tahrîr olunup îrâd-ı senevî masârıf-ı seneviyye ile müsâvî ve bâlâda mezkûr olan mutahassılât-ı seneviyyeden mâ‘adâ vezîr-i müşârun-ileyh hazretlerinin sa‘y [u] himmetleri ile zamân-ı tasarruflarında târîh-i kitâbet-i sıhhat-nisâba dek rûznâme ve muhâsebe ve mukâta‘ât ve sâyir defâtir-i aklâm-ı müteferrika nâtıka olduğu üzre Âsitâne-i sa‘âdete irsâl buyurduları icmâlden sonra ziyâde cizye-i âmire yigirmi üç kîse ile yigirmi bin paraya bâliğ olduğun bi't-tav‘ insâf ikrâr ve i‘tirâf eyledikden sonra ba‘de'l-yevm hatt-ı hümâyûn-ı sa‘âdet-makrûn ile ma‘yûr olup düstûrü'l-amel olan defâtir kâyimmakâmlar zamânında hazîne-i âmireye ve sâyir îrâd u masârıf emvâlinin bir para ve bir hâbbesine zarâr u noksân ve halel ü husrân vâki‘ defterdâr-ı mezkûr ve sâyir erbâb-ı aklâm-ı mezkûre bi-esrihim deyn-i uhde Y 72b eylediklerinden sonra âye[t] sûre-i (---):
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y71b–Y72b ·
metinde göster ·
… mle eğer şâhrâh ve eğer derb-i mahallât ve eğer sûk-ı sultânî ale'l-hisâb sekiz
bin tokuz
yüz tarîk-ı âmdır. On yedisinde mahalle kapuları yokdur, hemân şâhrâhdır. Her g …
Ve şehr-i Mısır içre cümle eğer şâhrâh ve eğer derb-i mahallât ve eğer sûk-ı sultânî ale'l-hisâb sekiz bin tokuz yüz tarîk-ı âmdır. On yedisinde mahalle kapuları yokdur, hemân şâhrâhdır. Her gece subaşı altı yedi yüz âdemleri ile ve dîvdârı ile kol dolaşup hıfz [u] hırâset üzre olurlar. Ve ale's-sabâh bu tarîk-ı âmmı cemî‘i hammâmcıların zebbâlleri pâk ü pâkîze silüp süpürürler. Ba‘dehu her hâne sâhibi ve dükkân sâhibi bâlâda tahrîr olunan kuyulardan yolları sulayup sûk-ı sultânîleri ve tarîk-ı müslimînleri ve şâhrâh-ı hâs u âm eyle tâhir ve serdâb olur kim gird-i gubârdan bir zerre kalmayup cümle ehl-i sûk râhat olurlar. Ekseriyyâ şâhrâh-ı azîmler böyledir. Ve ba‘zı atfelerde dahi her hânenin sakkâları dahi yollara suları nisâr edüp serd-râh olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y129a ·
metinde göster ·
Alay-ı Yeniçeriyân: Sekiz bin add olunur, ammâ ol gün yigirmi bin tokmak tüfengli pür-silâh kaplan postlu zerdûz üsküflü yeniçeri alayı ubûr eder. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y151b ·
metinde göster ·
yüz yigirmi beş fersahdır, arzı toksan fersahdır. Ve üç bin şehir, iki yüzü şeh …
İklîm-i sâlis tûlu iki bin tokuz yüz yigirmi beş fersahdır, arzı toksan fersahdır. Ve üç bin şehir, iki yüzü şehr-i azîmdir. İbtidâsı Çîn'in şimâlinden Mûgân ve Kandehâr ve Kâbil ü Zâbilistân ve Sîstân ve Kirmân ve Fâris ve sevâhil-i Bahr-i Ummân ve Basra ve Lahsa ve Istahr ve şîrâz ve Nîşâbûr ve Gûr ve Ehvâz ve Irâk ve Bağdâd ve şâm ve Ferahin ve İskenderiyye ve Merkân ve Efrensiyye ve Bekriyye'de âhir olur. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y255b ·
metinde göster ·
yüz müselmân hânesidir ve kırk mahalle ve cümle iki yüz mihrâbdır. Ve cümle yed …
Cümle tokuz bin tokuz yüz müselmân hânesidir ve kırk mahalle ve cümle iki yüz mihrâbdır. Ve cümle yedi mahalle kefere ve üç mahalle Yahûdîdir, anlar dahi Y 333b bin altmış hâne-i menhûslardır. Ammâ Ermeni ve Freng ve Çingâne mahalleleri yokdur, ammâ ticâret tarîkiyle gelüp giderler. Ve bir mahalle Benî İsrâ‘îlî Kıbtîsi vardır, a‘yân-ı Mısır'ın mu‘temedün-aleyh küttâbları bunlardır. Vel-hâsıl cebr-i noksân bender-i Reşîd'in sagîr ü kebîr hâneleri cümle on iki bin hâne tahrîr olunmuşdur, zîrâ gâyet sıkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y333a–Y333b ·
metinde göster ·