… âm buldukda binâ emîni ve nâzırı ve mu‘temedî muhâsebeleri üzre sekiz kerre yüz
bin ve
toksan bin üç yüz seksen üç yük filori olmak üzre muhâsebe-i câmi‘ görülmüşdür.
Masârıf-ı câmi‘-i Süleymâniyye: Câmi‘ itmâm buldukda binâ emîni ve nâzırı ve mu‘temedî muhâsebeleri üzre sekiz kerre yüz bin ve toksan bin üç yüz seksen üç yük filori olmak üzre muhâsebe-i câmi‘ görülmüşdür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 45b ·
metinde göster ·
… olmuş hayrâtlardır. Binâ emîni muhâsebesiyle merkûm hayrâtlarla sekiz kerre yüz
bin ve
toksan altı bin üç yüz seksen üç filori hazîneden çıkmışdır. Ol asrın hisâbınca …
Ve bu bâlâda tahrîr olan hayrât [ü] hasenâtlar cümle Malta Rodos'u ve Budin Kızılelması ve Tuna Belgradı ve Bağdâd-ı behişt-âbâd misilli kal‘aların helâl [ü] zülâl gazâ mâlıyla binâ olmuş hayrâtlardır. Binâ emîni muhâsebesiyle merkûm hayrâtlarla sekiz kerre yüz bin ve toksan altı bin üç yüz seksen üç filori hazîneden çıkmışdır. Ol asrın hisâbınca beş yüz yük ve otuz yedi yük ve seksen iki bin tokuz akçe olur. Bu zamânımız hisâbı üzre iki bin iki yüz kırk bir yük akçe olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 46b ·
metinde göster ·
yedi yüz akçedir. Bundan tâ Tarabulus paşası hâssına varınca yüzer akçe birbiri …
Hâss-ı vezîr kapudan paşa on iki kerre yüz bin ve yedi yüz akçedir. Bundan tâ Tarabulus paşası hâssına varınca yüzer akçe birbirinden nâkısdır. Ammâ Süleymân Hân asrındaki serdâra küffârdan intikâm almak içün ruhsat verilüp cümle deryâ beğleri ve kapudan paşa dahi anın re’y [ü] tedbîriyle sefer eşerdi ve cümle deryâ paşaları üzre takaddüm ederdi, andan yoluyla gelüp Hayreddîn Paşa gibi kapudan olurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 50a ·
metinde göster ·
… mâ ve erbâb-ı tîmârların kânûn üzre senevî hâsılları üç yüz yetmiş üç kerre yüz
bin ve
on bin yedi yüz otuz akçe eder. Ve her sancağın ze‘âmet [ve] tîmârı ne vechile …
Eyâlet-i A[na]tolu içre yedi bin üç yüz on üç kılıçdır. Yüz toksan beşi ze‘âmetdir mâ‘adâsı tezkirelü ve tezkiresiz tîmârdır. Tokuz bin yedi yüz nefer cebelüleri ile cümle on yedi bin mikdâr askerdir. Bu zikr 55a olunan tâ’ife her sancağın alaybeğisi bayrağının altında sefer eşerler. Ve zü‘amâ ve erbâb-ı tîmârların kânûn üzre senevî hâsılları üç yüz yetmiş üç kerre yüz bin ve on bin yedi yüz otuz akçe eder. Ve her sancağın ze‘âmet [ve] tîmârı ne vechile olduğun beyân eder:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 54b–55a ·
metinde göster ·
… i ile tokuz bin asker olur. Bu cümlenin hâsılları senevî yüz otuz bir kerre yüz
bin ve
seksen yedi bin üç yüz yigirmi yedi akçe olur. Livâ-i Sivas ve livâ-i Amasiyye …
Üç bin yüz otuz üç kılıçdır, yüz tokuzu ze‘âmetdir, mâ‘adâsı tezkirelü tîmârlardır. Ümerâ vü zü‘amâ ve erbâb-ı tîmârları kânûn üzre cebelüleri ile tokuz bin asker olur. Bu cümlenin hâsılları senevî yüz otuz bir kerre yüz bin ve seksen yedi bin üç yüz yigirmi yedi akçe olur. Livâ-i Sivas ve livâ-i Amasiyye ve livâ-i Çorum ve livâ-i Bozok ve livâ-i Divriği ve livâ-i Canik ve livâ-i Arabgîr, bu mezkûr livâların tîmâr ve ze‘âmetleri cümle berâber tahrîr olunmuşdur, ziyâde ve noksân yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 55b ·
metinde göster ·
… n beş yüz mikdârı asker olur. Bu cüyûşun senevî hâsılları toksan dörd kerre yüz
bin ve
yigirmi üç bin on yedi akçe olur.
İki bin iki yüz altmış tokuz kılıçdır ve yigirmi tokuz ze‘âmetdir mâ‘adâ tezkirelü ve tezkiresiz tîmârlardır. Ümerâ vü zü‘amâ ve erbâb-ı tîmârının kânûn üzre cebelüleri ile cümle beş bin beş yüz mikdârı asker olur. Bu cüyûşun senevî hâsılları toksan dörd kerre yüz bin ve yigirmi üç bin on yedi akçe olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 55b ·
metinde göster ·
… ardal ve bir akçe ulûfe yiyen pâdişâh kulları tahrîr olunup cümle beş kerre yüz
bin ve
altmış altı bin kul hisâb olundu ve birden bine, binden yüz bine varınca cümle …
Hattâ efendimiz Melek Ahmed Paşa bin altmış târîhinde Mehemmed Hân-ı Râbi‘ asrında vezîr-i a‘zam olup fermân-ı şehriyârî sâdır olup ekâlîm-i seb‘ada 56b dâne-i hardal ve bir akçe ulûfe yiyen pâdişâh kulları tahrîr olunup cümle beş kerre yüz bin ve altmış altı bin kul hisâb olundu ve birden bine, binden yüz bine varınca cümle vazîfe-hârânların senevî mevâcibleri kırk üç bin yedi yüz kîse-i Rûmî etdi. Ve Mısır kulunun başka hızâne ve alîkı ve terakkîleri ile senevî ulûfeleri tokuz bin kırk kîse olduğu Melek Ahmed Paşa'nın tahrîriyle telhîs olundu. İnkırâzü'd-devrân mü’ebbed ola. Âmîn, Yâ Mu‘în. Ammâ Süleymân Hân asrında bu mertebe masrûf ve bu kadar deryâ-misâl asker yok idi. Ammâ cümle hâzırbâş asker-i müvahhidîn [ü] mücâhidîn idi. Hâlâ cemî‘i dünyâ {halkı} rûh-ı Süleymân Hânı hayr ile yâd ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 56a–56b ·
metinde göster ·
… niçün ve bürâder-i azîzim şehîd Osmân Hân Gâzî hûniyçün bu âna dek üç kerre yüz
bin ve
yedi bin dahi eşkıyâ ve zorbanın kellelerin galtân eyledim" buyurunca Mîr dahi …
"Ey Mîr anıniçün ve bürâder-i azîzim şehîd Osmân Hân Gâzî hûniyçün bu âna dek üç kerre yüz bin ve yedi bin dahi eşkıyâ ve zorbanın kellelerin galtân eyledim" buyurunca Mîr dahi bî-tekellüfâne eyitdi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 70b ·
metinde göster ·
iki yüz bin altmış üç bin sikke-i hasene ve her sikkesi altmış akçe hisâbı üzre …
Bu kemerlerin ihrâcâtına dörd yüz kerre yüz bin ve iki yüz bin altmış üç bin sikke-i hasene ve her sikkesi altmış akçe hisâbı üzre akçe-i hâlis harc olmuşdur}. 146b Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 146a–146b ·
metinde göster ·
… üccârlarla İslâmbol'a metâ‘ götürüp sevdâgerlik ederlerdi. Mahzenleri aded altı
bin ve
neferât yekûn on bir bindir. Murâd Hân asrında bâzergân-ı kebîr ankâ Balkapanı' …
Evvelâ cümle Akdeniz kenârında olan tüccârlarla İslâmbol'a metâ‘ götürüp sevdâgerlik ederlerdi. Mahzenleri aded altı bin ve neferât yekûn on bir bindir. Murâd Hân asrında bâzergân-ı kebîr ankâ Balkapanı'nda, Hacı Kâsım, Hotin gazâsı yılında yedi mahzenin kıflına kurşum akıtmış idi, elli bin kîseye mâlikdir derler idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 165b ·
metinde göster ·
… düp eyâlet-i Rûm olmuşdur. Taraf-ı pâdişâhîden vezîrinin hâssı on iki kerre yüz
bin ve
on dörd bin altı yüz akçedir. Ve eyâletinde on iki sancakdır. Hazîne defterdârı …
Ba‘zılar Ere zulûm demişler. Azerbaycân hâkinde Ermen vilâyetlerinde bir eyâlet-i vâsi‘dir. Niçe tevârîhinde Enûşirvân binâsıdır, demiş. Ammâ sahîhi Akkoyunlu pâdişâhlarından Erzen Bây ibn Soknar ibn Gündüz Bây binâsıdır kim bâlâda eyâleti hudûdunda ahvâlleri münâsebetiyle mestûrdur. Nice mülûke intikâl edüp sene (---) târîhinde Sultân Hasan hükmünde idi. Ba‘dehû anın evlâdı, Kara Yûsuf destinden sene (---) târihinde Sultân (---) Hân feth edüp eyâlet-i Rûm olmuşdur. Taraf-ı pâdişâhîden vezîrinin hâssı on iki kerre yüz bin ve on dörd bin altı yüz akçedir. Ve eyâletinde on iki sancakdır. Hazîne defterdârı ve defter kethüdâsı ve timar defterdârı ve çavuşlar kethüdâsı ve çavuşlar emîni ve kâtibi vardır ve alaybeğisi ve çeribaşısı dahi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 285b ·
metinde göster ·
Bu cümle askerin senevî mahsûlâtları yüz otuz bir kerre yüz
bin ve
seksen yedi bin üç yüz yigirmi yedi akçe olur ve üç yüz akçe şerîf kazâdır. Ve …
Bu cümle askerin senevî mahsûlâtları yüz otuz bir kerre yüz bin ve seksen yedi bin üç yüz yigirmi yedi akçe olur ve üç yüz akçe şerîf kazâdır. Ve cümle nâhiyesi (---) aded kurâdır. Bu kurâlardan mollâsına ber vech-i adâlet altı bin guruş olur. Ammâ vezîrine kânûn üzre kırk bin guruş olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 74b ·
metinde göster ·
… îr-i müfahham" ıstılâhıyle yazılır. Kânûn üzre vezîrinün hâssı on iki kerre yüz
bin ve
altı yüz altmış akçedir.
Evvelâ kânûn üzre Diyârbekir üç tuğlu vezâretdir. Taraf-ı pâdişâhîden evâmir-i şerîfleri "Düstûr-ı mükerrem ve müşîr-i müfahham" ıstılâhıyle yazılır. Kânûn üzre vezîrinün hâssı on iki kerre yüz bin ve altı yüz altmış akçedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 199a ·
metinde göster ·
… ana ihsân olunup taraf-ı pâdişâhîden paşasının hâss-ı hümâyûnu on bin kerre yüz
bin ve
otuz iki bin akçedir. Hâssına göre üç bin cebeli askeriyle me’mûr olduğu seferi …
Evvelâ kânûnnâme-i tahrîr-i Süleymân Hân üzre bu kal‘a-i Van eyâletdir. İbtidâ Süleymân Hân asrında Makbûl İbrâhîm Paşa fethinde Ulama Paşa'ya iki tuğ ile eyâleti ihsân oldu. Ba‘dehû sene 953 târîhinde Kızılbaş-ı bed-ma‘âş istîlâ edüp bizzât Süleymân Hân Van'ı muhâsara edüp be-dest-i Sadrıa‘zam Rüstem Paşa feth etdükde bir gazâ-yı garrâda bizzât Süleymân Hân feth-i Van-ı âlîşânda bulunmak ile ibtidâ hatt-ı şerîfleriyle eyâlet-i Van'ı ber-vech-i arpalık vezâret pâyesiyle Âsitâne-i sa‘âdetde orta defterdâr olan Çerkes İskender Paşa şecî‘ ü bahâdır ve er server-i dilâver olmağile eyâlet-i Van ana ihsân olunup taraf-ı pâdişâhîden paşasının hâss-ı hümâyûnu on bin kerre yüz bin ve otuz iki bin akçedir. Hâssına göre üç bin cebeli askeriyle me’mûr olduğu seferi eşer. Ve ber-vech-i adâlet cürm-i cinâyetiyle bâd-ı hevâsıyla beher sene paşasına kırk bin guruş hâsıl olur. Ammâ efendimiz Melek Ahmed Paşa'ya bin kiseden ziyâde mâl hâsıl oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 253b ·
metinde göster ·
Evvelâ Bağdâd vezîrinin hâss-ı hümâyûnu on kerre yüz
bin ve
altı bin akçedir ve eyâletinden paşaya ber-vech-i adâlet dörd yüz kise hâsıl ol …
Evvelâ Bağdâd vezîrinin hâss-ı hümâyûnu on kerre yüz bin ve altı bin akçedir ve eyâletinden paşaya ber-vech-i adâlet dörd yüz kise hâsıl olur. Yetmiş altı pâre aklâm-ı hâsların cümlesin paşa iltizâm üzre zabt edüp fâ’ide ve zarar her ne ise kendüye olur. Ve Melek Ahmed Paşa kendü kalemiyyesinden yüz kise kula mevâcib vermeği kânûn edüp Şâm Tarabulusu'ndan Bağdâd'a gelen mâl Âsitâne'ye gider oldu. Ve kırk bin kulun gılâlı anbârların paşalar zabt eyleyüp zarar ederse tazmîn eder ve üç ayda bir paşa defterdâr ile ve kırk kalem dîvân-ı Irâk halîfeleriyle her üç ayda iki bin beş kise masrûf-ı Bağdâd'dır. Senevîsi cümle-i cümele sekiz bin yigirmi kise eder, ammâ şimdi tenzîl oldu derler. Ve cemî‘i mühimmât u levâzımât cümle hayr u şer paşadan sorulur büyük hükûmetdir kim diyâr-ı Acem'de Bağdâd hâkimine halîfetü'l-hulefâ derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 339b ·
metinde göster ·
Bu serhadlerde kırıntı derler. Nemse ve Alaman'da tabur derler. Erdel'de ve Leh'de ve Eflâk ve Boğdan'd[a] becene derler, ammâ bu Zirinoğlu kırıntısı tâ nehr-i Drava'dan tâ nehr-i Sava'ya varınca, ya‘nî şimâlden kıble cânibine üç günlük yol kırıntı etmiş kim(?) ve hâlâ her sene tecdîd edüp aslâ ne kal‘aya benzer ve ne tabur handakına benzer ve kırıntı içre olan sıradaki(?) evc-i âsumâna ser çekmiş ağaçları kesmeyüp yerli ağaçlar kalup hıyâbân ormanistân olmuş, devlet-i mühmelleri sekiz yüz yıldan berü beher sene niçe kerre yüz bin kâfir cem‘ olup niçe kerre yüz bin ve sad kerre hezâr dıraht-ı bâlâları kırup sene-i mâzîde kırılmış dıraht üstlerine dağlar gibi yığdıklarından bu diyârda kırıntı derler. Hakîkatü'l-hâl kırıntıdır. Balta ile kırıntı olmadır, ammâ bu kırıntı olan yerlerin iç yüzünde ve taşrasında Osmânlı hâkinde abdâlâne ağaç kökü bile komamışdır. Belki mesâff cengi ola mülâhazasıyla cümle bir top menzili sahrâ-yı çemenzârdır ve Cenâb-ı Kibriyâ bu diyârlara verdiği atf-ı râyı(?) ve hâk-i pâk-i amber-pâke verdiği şecere-i müntehâları bir diyârda görmedim. İllâ Bosna şehrine [bir] konak karîb yer Ravna dağında ve nehr-i Tuna'nın başı olan Alman dağında görmüşüm, ammâ bu Zirin vilâyetinin ağaçları kalınlığı ve âlîliği eflâke ser çeküp zemîne sâye salmışdır. şundan ma‘lûm-ı sa‘âdet ola kim bir dırahtı teberdârlar kesüp bâl ve perri ve şâhaları kırılup zemîne indikden sonra hurd olup bir ağaçdan üç aded oyma yek pâre gemiler yapup en kalın yeri dibidir, andan bin yük alma alır. Ve niçe âdemler metâ‘larıyla binüp Belgrad'a gelirler. Gören yârân-ı bâ-safâlar[a] hafî değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 160a ·
metinde göster ·
… kanûn-ı Süleymân Hân 78b üzre Budin vezîrinin hâss-ı hümâyûnu sekiz kerre yüz
bin ve
seksen bin akçedir. Cebelüleriyle cümle dörd bin asker beslemek kanûndur. Ve se …
Evvelâ der-beyân-ı hâkimân-ı Budin: Evvelâ cümleden melik tuğrâ-yı garrâ-keş düstûru'l-amel üç tuğlu vezîr hâkimi İsmâ‘îl Paşa'dır kim kanûn-ı Süleymân Hân 78b üzre Budin vezîrinin hâss-ı hümâyûnu sekiz kerre yüz bin ve seksen bin akçedir. Cebelüleriyle cümle dörd bin asker beslemek kanûndur. Ve senevî ber-vech-i adâlet cevz-i ma‘dûdu iki yüz kîse mâl olur, ammâ cürm-i cinâyeti ve bâd-ı havâsı ve pîşkeşleriyle cümle üç yüz kîse olur, ammâ adâlet yeridir, zîrâ Kızılsarây dîvârında celî hat ile Süleymân Hân dest-i şerîfiyle bu ebyâtı tahrîr etmişler. Müfred:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 78a–78b ·
metinde göster ·
… a eyâlet-i Budin yigirmi üç bin pâre köydür. Ve cümle eyâletinde altı kerre yüz
bin ve
elli üç bin re‘âyâ harâc kayd olunmuşdur.
Ve kazâsı sancağında cümle yigirmi bir kazâ yerdir. Ve cümle bin altmış aded kurâlardır. Ve cümle Budin eyâletinde üç yüz on altı aded kılâ‘ ve palankalardır. Ve cümle cümle on sancak yer eyâletinde üç bin tokuz yüz aded ma‘mûr u âbâdân müzeyyen kurâlardır. 79a Ammâ cemî‘i etrâf-ı eyâletinde dârü'l-harb olan müşâsında iki kılıç altında, ya‘nî hem kâfire ve hem Budinliye harâ[c] ve tekâlif-i örfiyye verir yedi bin pâre ma‘mûr kefere köyleri vardır. Anlarda mü’min ve muvahhid ve câmi‘ ü mesâcid misilli imâretler yokdur, lâkin Budin gâzîlerinden bu köylere varup gelir çokdur. Bu kurâlar hisâbı üzre tahrîr-i Süleymân Hân'da eyâlet-i Budin yigirmi üç bin pâre köydür. Ve cümle eyâletinde altı kerre yüz bin ve elli üç bin re‘âyâ harâc kayd olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 78b–79a ·
metinde göster ·
on iki bin yiğit karşu tarafa Tuna'yı geçüp küffârı kılıçdan geçirirken beri ta …
"Murâdım Beç kralı olan Ferdinand Kral'a kendü haddin bildirmek idi. Çünki altmış altı pâre kal‘asın kabza-i tasarrufa alup kal‘a-i Beç'i bu kıyâfete koyup cemî‘i burc-ı müşeyyedelerin hâke berâber edüp harâb u yebâb etdik. Hikmet-i Bârî kılıç gibi kış geldi. Hemân şimdi tedârik oldur kim on iki bin yiğit ile ba‘zılar kırk bin yiğit ile Kâsım Voyvada'yı serdâr edüp Tuna'yı karşu geçirüp Tuna cisrin keselim, karşu cânibde anlar eli vilâyeti âteşe urup şikâr esîr almayup hemân küffârları cümle kılıçdan geçirüp karşu geçsinler" dedikde Kâsım Voyvada fermân-ı pâdişâhî ile kırk bin ve on iki bin yiğit karşu tarafa Tuna'yı geçüp küffârı kılıçdan geçirirken beri tarafda küffâr bu ahvâl-i diyergûnı görünce cümle küffâr Süleymân Hân'ın ardın almağı ferâğat edüp Kâsım Voyvada askerini kovmağa gidince hemân Süleymân Hân sene 936 mâh-ı Saferin on altıncı günü kal‘a-i Beç altında bârgâh-ı Süleymânî'yi bırağup, ammâ Ösek'deki büyük topu ve hazîneyi ve Sancağ-ı Resûlullâh'ı selâmete çıkarup mâh-ı mezbûrun yigirmi ikinci günü Cânkurtaran'a gelüp anda cân kurtarırlar, ba‘dehu yine Budin'e gelirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 55b ·
metinde göster ·
… ın defterleri mûcebince Süleymân Hân'ın hemân bu suyu hayrâtına sekiz kerre yüz
bin ve
toksan altı bin üç yüz seksen üç filori masrûf gitmişdir, ammâ şimdiki asrın hi …
Hattâ binâ emîni ve mi‘mârbaşı Sinân ibn Abdülmennân ağaların defterleri mûcebince Süleymân Hân'ın hemân bu suyu hayrâtına sekiz kerre yüz bin ve toksan altı bin üç yüz seksen üç filori masrûf gitmişdir, ammâ şimdiki asrın hisâbınca iki bin iki yüz kırk bir yük akçe olur, ammâ İslâmbol içre Yanko ibn Madyan'ın su kemerleri üzre yeni kemerler binâ olunmasına üç bin yük akçe olurdu, ammâ Kırkçeşme kemerlerin ve su yolların dahi ta‘mîr ü termîm etmeğile üç bin yük akçe masrûf olmuşdur, deyü yazmışlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 97a ·
metinde göster ·
… öydür ve altı bin aded otar, ya‘nî çiftliklerdir. Bu kadar kurâlardan cümle yüz
bin ve
yigirmi altı bin asker olur, ammâ hîn-i sefer[d]e kırk bini gider. Eğer hânlar …
Ve bu yedi yüz yetmiş altı mîl olan cezîre-i Kırım'da bin altı yüz köydür ve altı bin aded otar, ya‘nî çiftliklerdir. Bu kadar kurâlardan cümle yüz bin ve yigirmi altı bin asker olur, ammâ hîn-i sefer[d]e kırk bini gider. Eğer hânlar murâd etse seksen bin Tatar askeri uruşa gidüp mâ‘adâsı Kırım'da kalır, zîrâ nefs-i Kırım'da dörd kerre yüz bin Kazak esîr olduğu muhakkakdır. Ve dörd(?) kerre yüz bin dahi Kazakların avretleri ve üç kerre yüz bin aded kopna nâm küçük evlâdları kızları vardır. Ve yigirmi bin de Rûm ve Ermenî ve Yahûdî kefereleri vardır, ammâ Freng ve Macar re‘âyâları yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 125b ·
metinde göster ·
… uş olur, ammâ Monla Ganî Paşa ve Ak Mehemmed Paşa ve Sarhoş İbrâhîm Paşa kırkar
bin ve
ellişer bin guruş tahsîl ederlerdi.
Paşasının cevz-i ma‘dûdu hâslarından on altı bin guruş olup bâc-ı bâzâr ve cürm [ü] cinâyet ve salb [u] siyâsetden dahi ve gayri mahsûlâtlar ile cümle beher sene yigirmi altı bin guruş olur, ammâ Monla Ganî Paşa ve Ak Mehemmed Paşa ve Sarhoş İbrâhîm Paşa kırkar bin ve ellişer bin guruş tahsîl ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 139a ·
metinde göster ·
… arrik olan tiryâki kavmi yürüyüşüyle on bin adım olur. Ve tûlunun ba‘zı yeri üç
bin ve
dörd bin ve iki bin adım enli yerleri vardır, ammâ taşra bâğ u bâğçeleri add ol …
Bu şehr-i vâsi‘in tûlu şark cânibinden tâ garb tarafında Ahmed Paşa mahallesinden Mustafâ Paşa tekyesine varınca tûlu kâmil dörd bin aded germe adımdır, ammâ levendâne yürüyüş ile dörd bin hatvedir, yohsa batı’ü'l-hareke meyyit-i mütaharrik olan tiryâki kavmi yürüyüşüyle on bin adım olur. Ve tûlunun ba‘zı yeri üç bin ve dörd bin ve iki bin adım enli yerleri vardır, ammâ taşra bâğ u bâğçeleri add olunmayup hemân şehir imâreti olan yerler adımlanmışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 221a ·
metinde göster ·
… iryâki kavmi yürüyüşüyle on bin adım olur. Ve tûlunun ba‘zı yeri üç bin ve dörd
bin ve
iki bin adım enli yerleri vardır, ammâ taşra bâğ u bâğçeleri add olunmayup hemâ …
Bu şehr-i vâsi‘in tûlu şark cânibinden tâ garb tarafında Ahmed Paşa mahallesinden Mustafâ Paşa tekyesine varınca tûlu kâmil dörd bin aded germe adımdır, ammâ levendâne yürüyüş ile dörd bin hatvedir, yohsa batı’ü'l-hareke meyyit-i mütaharrik olan tiryâki kavmi yürüyüşüyle on bin adım olur. Ve tûlunun ba‘zı yeri üç bin ve dörd bin ve iki bin adım enli yerleri vardır, ammâ taşra bâğ u bâğçeleri add olunmayup hemân şehir imâreti olan yerler adımlanmışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 221a ·
metinde göster ·
… azîme vâki‘ olup yılda bir kerre bu nehr-i Çınârlı'nın kenârından iki kerre yüz
bin ve
üç kerre yüz bin benî âdem Arab u Acem ve Hind ü Sind ve Semerkand u Laristân v …
Bu rabta-i zîbâ nehr-i Çınârlı kenârında cümlesi üç yüz aded hâneli sâfî kefere re‘âyâlı büyük köydür kim hâkim İbrâhîm Paşa müttevellîsidir. Bir sahrâ-yı azîme vâki‘ olup yılda bir kerre bu nehr-i Çınârlı'nın kenârından iki kerre yüz bin ve üç kerre yüz bin benî âdem Arab u Acem ve Hind ü Sind ve Semerkand u Laristân ve Moltan ve Macar ve İsfeç ve Nemse ve Leh u Çeh ve İsfaç ve İşpanya ve Ciniviz ve Cezâyir ve Tunus ve Tarabulus ve Mısır u Şâm ve Haleb u Irâk'dan ve'l-hâsıl ekâlîm-i seb‘a-i ırakdan cemî‘i memâlik-i mahrûselerin ankâ bâzergânları niçe kerre yüz bin guruşluk metâ‘-ı zî-kıymetlerin getirüp bu sahrâ-yı lâlezâr çemenzârda hayme vü hargâhları ve bâr [u] büngâhlarıyla konup metâ‘ların fürûht etmeğe başlarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 242a ·
metinde göster ·
Ammâ şeb [ü] rûz ceng [ü] cidâl ve harb [u] kıtâl günden güne ziyâde olup
bin ve
bin beş yüz ve iki bin kilim benî âdemden kelle ve paçalar ile şühedâların kanl …
Ammâ şeb [ü] rûz ceng [ü] cidâl ve harb [u] kıtâl günden güne ziyâde olup bin ve bin beş yüz ve iki bin kilim benî âdemden kelle ve paçalar ile şühedâların kanları ırmak gibi akup na‘şe-i şehîdân gâziyân taşımada idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 289b ·
metinde göster ·
… eylân atlar kalmışdır. Ve cümle yetmiş bin katır vardır. Ve cümle iki kerre yüz
bin ve
altmış üç bin aded câmûs ve sığır kalmışlardır. Ve hâlâ mîrî kırk katâr develer …
Ve cümle on yedi aded ma‘mûr askerli kal‘alar kalmışdır. Ve cümle iki bin sekiz yüz aded küheylân atlar kalmışdır. Ve cümle yetmiş bin katır vardır. Ve cümle iki kerre yüz bin ve altmış üç bin aded câmûs ve sığır kalmışlardır. Ve hâlâ mîrî kırk katâr develer kalmışdır. Ve cümle altmış kerre yüz bin koyun ve keçi vardır. Ve cümle dörd kerre yüz bin aded 325b eşekler tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 325a–325b ·
metinde göster ·
… kâmil yedi bin adımdır. Ve arzının ba‘zı yeri üç bin adım ve ba‘zı mahalli dörd
bin ve
beş bin adım olur. Ve dahi Sultâniyye câmi‘inin önünden kıble tarafına yokuş yu …
Ve bu şehr-i Ma‘nisa cebel-i Duman dâmeninde şarkdan garba tûlânî vâki‘ olmuşdur. Hânelerinin nısfı dağa arka vermiş hevâdâr evlerdir. Serâpâ yüzleri şimâle nâzırdır. Ve nısfı aşağı düzde vâki‘ olmuş şehr-i azîm ve bilâd-ı kadîmdir. Ve garb tarafında Karaköy kapusundan tâ şark tarafında Durkutlu mahallesine varınca bu şehrin tûlü kâmil yedi bin adımdır. Ve arzının ba‘zı yeri üç bin adım ve ba‘zı mahalli dörd bin ve beş bin adım olur. Ve dahi Sultâniyye câmi‘inin önünden kıble tarafına yokuş yukaru Ulu câmi‘ önünden tâ iç kal‘aya varınca dörd bin adımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y37a ·
metinde göster ·
… d bir sahrâda vâki‘ olmuşdur. Ve değirmen bayırları şehrin şark tarafında beşer
bin ve
altışar bin adım ba‘îddir.
Ve şehri bir düz kumsal yerde deryâdan üç sâ‘at ba‘îd bir sahrâda vâki‘ olmuşdur. Ve değirmen bayırları şehrin şark tarafında beşer bin ve altışar bin adım ba‘îddir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y41a ·
metinde göster ·
… er olur. Ve bu askerin Mar‘aş eyâletinde senevî hâsılları toksan dörd kerre yüz
bin ve
yigirmi üç bin on yedi akçe olur. Defter-i sultânîde böyle mastûrdur. Bu mezkûr …
Ve ümerâ ve zu‘amâ ve erbâb-ı tîmârın kânûnları üzre cebelüleri Y 160a ile cümle beş bin beş yüz asker olur. Ve bu askerin Mar‘aş eyâletinde senevî hâsılları toksan dörd kerre yüz bin ve yigirmi üç bin on yedi akçe olur. Defter-i sultânîde böyle mastûrdur. Bu mezkûr asâkir bu kadar mâl-ı tîmâr ve ze‘âmetlerinden tahsîl edüp alaybeğilerinin sancağı altında mevcûd bulunmak şartıyla sefer eşerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y159b–Y160a ·
metinde göster ·
… de öşr-i sultânî verir yetmiş bin müseccel bâğdır. Ve cümle toksan üç kerre yüz
bin ve
kırk altı bin teyekdir deyü meşhûr-ı afâkdır.
Ve paşasının der-defterinde öşr-i sultânî verir yetmiş bin müseccel bâğdır. Ve cümle toksan üç kerre yüz bin ve kırk altı bin teyekdir deyü meşhûr-ı afâkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y165a ·
metinde göster ·
… oldukları (---) kurâdır. Ve senevî cümle mahsûlleri üç yüz yetmiş üç kerre yüz
bin ve
yigirmi yedi bin sekiz yüz akçe eder. Bu hâsıllarından beş bin akçe ile cebelül …
Ve eyâlet-i Haleb cümle tokuz yüz üç kılıçdır. Yüz dördü ze‘âmetdir. Yedi yüz toksan tokuzu tezkerelü tîmârdır. Ve bu erbâb-ı zü‘amâ ve erbâb-ı tîmârın mutasarrıf oldukları (---) kurâdır. Ve senevî cümle mahsûlleri üç yüz yetmiş üç kerre yüz bin ve yigirmi yedi bin sekiz yüz akçe eder. Bu hâsıllarından beş bin akçe ile cebelüler yazup me’mûr oldukları sefere alaybeğisi ve çeribaşısı livâsı altında eşmek şartıyle sefere eşerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y169a ·
metinde göster ·
deyüp Mısır içinde ve Bulak'da ve Eski Mısır'da iki kerre yüz
bin ve
yetmiş dörd bin kuyu tahrîr edüp "Cümlesi acıdır ve cümle hammâmlarımız dahi ac …
deyüp Mısır içinde ve Bulak'da ve Eski Mısır'da iki kerre yüz bin ve yetmiş dörd bin kuyu tahrîr edüp "Cümlesi acıdır ve cümle hammâmlarımız dahi acıdır, illâ aşağı şehirde Kaysûnî hammâmı kuyusu ve yedi kuyu dahi âb-ı hayâtdır", deyü arz etmişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y86a ·
metinde göster ·
… leri ve cemî‘i mevcûdâtı tahrîr edüp Murâd Hân'a arz etdiklerinde iki kerre yüz
bin ve
yetmiş dörd bin çâh-ı mâ tahrîr olunup arz olundu. Zîrâ bâlâda tahrîr olunan se …
Evvelâ fâtih-i Bağdâd Sultân Murâd-ı Râbi‘ asrında Bayram Paşa Mısır vâlîsi iken fermân-ı şehriyârî üzre Mısır'ın cemî‘i imârâtları sûk-ı sultânîlerinde olan dekâkînleri ve cemî‘i mevcûdâtı tahrîr edüp Murâd Hân'a arz etdiklerinde iki kerre yüz bin ve yetmiş dörd bin çâh-ı mâ tahrîr olunup arz olundu. Zîrâ bâlâda tahrîr olunan selef pâdişâhlarının vüzerâ ve vükelâ ve a‘yân [u] eşrâf kibâr-ı kümmelînin hânelerinde ve sarây-ı âlîlerinde beşer ve altışar kuyular vardır, ekalli birer kuyu mukarrerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y129a ·
metinde göster ·
… ur. Yılda bir kerre acâyib P 220a cemiyyet olur. Dükkân sekiz yüz, neferât üç
bin. Ve
,
Evsâf-ı esnâf-ı sunûf-ı ehl-i vukûf müzeyyinân berberân-ı cüvânân: Pîrleri Selmân-ı Pâk'dır kim (---) bizzât Hazret-i Risâlet huzûrunda Hazret-i Alî belin bağladı. Üç yüz otuz sene mu‘ammer oldu. Bağdâd kurbunda medfûndur. Yılda bir kerre acâyib P 220a cemiyyet olur. Dükkân sekiz yüz, neferât üç bin. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y174b ·
metinde göster ·
… aşıya iltizâm olunup paşaya teslîm [olunur]. Ve miskcibaşı paşa hazînedârına on
bin ve
kethudâ hazînedârına dörd bin, kethudâya bir kîse para verir. Ammâ hîn-i mahald …
Ve miskcibaşının paşa Mısır'a geldikde bir donanmış at hâliyesi vardır. İbrâhîm Paşa ol atı almayup Mısır mollâsı geldükde miskcibaşı mezkûr atı Mısır mollâsına verilmeği hâliye olunup miskcibaşının küşûfiyyesine mahsûb olunur. Ve sekiz bin para Mısır'ın arşın hizmeti miskcibaşıya iltizâm olunup paşaya teslîm [olunur]. Ve miskcibaşı paşa hazînedârına on bin ve kethudâ hazînedârına dörd bin, kethudâya bir kîse para verir. Ammâ hîn-i mahalde mîrîden malların kurtarmak tahtına verir. Zîrâ miskcibaşı paşaya ve kethudâya ne kadar misk ü amber lâzım ise ol Y 218b bulur, ve paşaya ve kethudâya ve şehir havâlesine ne kadar balmûmu giderse andan alınur, ve Mekke ve Medîne'ye ne kadar kantâr şem‘-i asel ve buhûr ve amber giderse andan alınur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y218a–Y218b ·
metinde göster ·
… seksen sekiz bin erdeb gılâl verirler. Lâkin vilâyet-i Circe'yi dörd kerre yüz
bin ve
otuz altı bin erdeb gılâle yürüdürler. Yüz seksen bin erdebi Mısır paşasına fâ’ …
Eyâlet-i Circe'de cümle (---) pâre âbâdân kurâdır. Lâkin bin yetmiş beş pâre kurâsı mîrî gılâle bağlıdır. Senevî bu kurâlar seksen sekiz bin erdeb gılâl verirler. Lâkin vilâyet-i Circe'yi dörd kerre yüz bin ve otuz altı bin erdeb gılâle yürüdürler. Yüz seksen bin erdebi Mısır paşasına fâ’iz kalır, mâ‘adâsı Circe hâkimine kalır. Ammâ eyâletindeki kurâlardan yüz kırk pâre belde-i azîmlerin gılâlleri bi'l-cümle vakfullâh tarafından hâkim zâbitleri tahsîl edüp câmi‘-i Ezher'e ve gayrı câmi‘-i selâtînlerin mürtezikalarına vazîfe verirler. Mezkûr kurâlara mîrimîrân-ı Circe vaz‘-ı yed edüp dahl [ü] ta‘arruz etmeğe kâdir değildir. Eğer zulmen bir şey etse, üçüncü gün Mısır'da yetmiş bin alem ile ulemâ-yı Mısır gulû edüp zulmü men‘ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y373a ·
metinde göster ·