Esnâf-ı mü’ezzinân: Neferât 700, cümle sefere me’mûr vüzerâ ve emîr-i ümerâların mü’ezzinleri kadı‘asker ordusu ile alaya binerler. Pîrleri Hazret-i Bilâl-i Habeşî'dir, Hazret huzûrunda Hazret-i Alî belin bağlayup cümle mü’ezzinlere pîr olup bizzât Hazret'in mü’ezzini idi. Hakkında Hazret "Yâ Bilâl ganni'l-uzâl" buyurmuşlardır. Cümle mü’ezzinlerin silsilesi ana müntehîdir. Kabri Şâm'da Koyunkapusu'nun iç yüzünde etrâfı parmaklıklı bir kubbe-i sağîr içinde âsûdedirler. Üçüncü pîr bunlardır. Bu hakîrin dahi pîridir. Rahmetullâhi aleyh. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 156a ·
metinde göster ·
Nasîhatnâme-i netîce (---) Benim izzetli peder-i azîzîm! Eğer düşmandan suhûletle intikâm alup kelle kurtarmak murâdınız ise adl-i adâlet ederim, deyü tâ Üsküdar'a {varmayınız}. Bu pendlerim eğer makbûl-i şerîfiniz olursa işte bu ciğeri pür-hûn ehl-i hâlim evlâdı ve kardaş yoldaşım olan Vezîria‘zam Sâlih Paşa ve kethüdâsı İbrâhîm Paşa ve Sâlih Paşa karındaşı Murtazâ Paşa gibi veliy-yi ni‘am-ı akrân [u] emsâlden ayrılmış oğlun Mehemmed fakîr hâlâ on iki bin askerle Engürü altında Kütâhiyye'den ma‘zûl Küçük Çavuş Paşa ve Kethüdâzâde Bâkî Paşa ve Dede Osmân Paşa ve Seydî Ahmed Paşa ve Ketağaç Paşa ve Deli Dilâver Paşa ve niçe umerâlar hâlâ benimle inüp binerler. Engürü'ye kapanmak murâd etdim idi. "El‘abdü yüdebbirü vallahu yukaddiru" mazmûnunca hikmet-i Hudâ kal‘adan taşra bulunup kal‘ayı üzerime sedd edüp askerimi kırmağa nefîr-i am edüp ahır hamd-i Hudâ halâs olup Istanoz nâm kasabada Mustafâ Ağa nâm bir kapucubaşı emr-i pâdişâhîler getirüp bizi Kars'a göndermek isterler. Emirlerine ığmâz edüp hâlâ Murtatova nâm sahrâlarda serserî olup cenâb-ı şerîfinize intizâr çeküp gezeriz. Böyle olmadan ise ölmek nûrun alâ nûrdur. Hemân Eskişehir altına bu kadar deryâ-misâl asker ile varalım, uralım, yakalım, yıkalım, günden güne cem‘ olalım. Asalım, basalım, keselim, alalım, askere verelim. Kapularımız askeri bilsinler kim celâlî olup ısyân etdiğimiz cümlesi suçlu olup kümeden ayrılamayup cân baş ile hizmet ederler. Ammâ bir yumurta bir akçeye almak ile âdemin başına kafadâr âdem cem‘ olmaz. Eğer olursa iş başa düşünce yâr olmaz. Ammâ her hayme ve hargâhda avret ve oğlan mubâh gerekdir. Böyle olursa bir hayli devletimiz mümtedd olup inşâallah kellemiz kurtarup düşmanlarımızdan intikâmlar alup Âsitâne tarafında ahvâl-i devlet bergeşte olup emîndir kim fülk-i kec-reftâr vefk-i murâdımız üzerine deverân ide ve illâ bundan gayre ilâc yokdur. Ve illâ kendi askerinizle başınıza tedârikiniz görün. Eğer böyle olmaz derseniz mektûb-ı muhabbet-üslûbumuz küstâhâne tahrîr olunmuşdur, dâmen-i afv ile setr edüp ale't-ta‘cîl yine mefhûmun bu cânibe mektûbumuz îsâl eden Evliyâ Çelebi kulunuz ile mefhûmun bu cânibe i‘lâm buyurasız. Bâkî olasız bâkî ve's-selâm, ale'l-kâmilîn el-âmilîn.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 361b ·
metinde göster ·
… ıçları var. Ve serhadli askerimizden fark olunmaz, eyle esbâb geyüp küheylân at
binerler
ve pâk gezerler ve pâk yerler ve müsâfire gâyet ri‘âyet ederler ve esîrlerine N …
Ammâ kavm-i Macar'ın gerçi devletleri za‘îfdir, ammâ sofra sâhibleridir ve müsâfir katlanırlar ve vilâyetleri ekin biçin vilâyetleri olmak ile ekinci kavmdirler. Ve hakkâ ki bahâdır kavmdirler, Tatar gibi her vilâyete çatal atlar ile seğirdüp beşer onar tüfengleri ve bellerinde kılıçları var. Ve serhadli askerimizden fark olunmaz, eyle esbâb geyüp küheylân at binerler ve pâk gezerler ve pâk yerler ve müsâfire gâyet ri‘âyet ederler ve esîrlerine Nemse gibi işkence etmezler. Ve Osmânlı gibi kılıç çalarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 49b ·
metinde göster ·
… ki tavâşî gulâmlar mezkûr nerdübândan onu dahi tırmaşup çıkarlar ve yine körüğe
binerler
. Öbir körüğe dahi böyle gulâmlar eyle enüp çıkmadadır. Ve bu gulâmlar hemân kör …
Ve körüğün biri aşağı enince üstündeki tavâşî gulâmlar mezkûr nerdübândan onu dahi tırmaşup çıkarlar ve yine körüğe binerler. Öbir körüğe dahi böyle gulâmlar eyle enüp çıkmadadır. Ve bu gulâmlar hemân körüğe bâr-ı sakîl olmak içün değildir. Bu gulâmları anıniçün tavâşî etmişlerdir kim nefesleri bozulmayup erganon sadâsıyla âheng olup asvât-ı hazînler ile rehâvî makâmında Zebûr âyetlerinden suhuf sûreleri okurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 60a ·
metinde göster ·
Ve cümle seksen aded tabak dükkânları vardır. Cümle Yahûdîler güderi ve kösele işlerler. Kırım diyârında Menkûb köselesi meşhûrdur. Ve ancak iki aded kassâb dükkânı ve bir bozahânesi vardır. Ammâ cümle Yahûdîler Karâyî mezhebinde çufud-ı cuhûdlardır. Sâ’ir Yahûdîler bu mezhebde olan cuhûdları sevmezler. Ve ta‘âmlarında kaşer ve turfa nedir bilmezler. Her kimin ni‘meti olursa say yağlı da olsa ve siniri çıkmamış her ne gûne et olsa yerler. Meselâ bunlar Yahûdîlerin kızılbaşlarıdır ve rûz-ı mahşer günü bunlar kızılbaşa binmezler, ammâ öbür İsrâ’ilî çufudlar yevm-i mahşerde(ki) kızılbaşa binerler derler. Mısra‘:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 122a ·
metinde göster ·
… mler ve esîrler gelerek mâd[yân]larına aşan aygırlardan küheyl atlar hâsıl olup
binerler
ve küffârın kızları ve avretlerine aşan gâzîlerden püserân [u] bintânlar ve oğu …
Kavm-i Tatar-ı sabâ-reftâr-ı adû-şikâr-ı bî-rahmler dahi Kırım hânları da birbiri akîblerince Âl-i Osmân'a imdâd ederek hadden efzûn ve hisâbdan bîrûn mâl-ı ganâ’imler ve esîrler gelerek mâd[yân]larına aşan aygırlardan küheyl atlar hâsıl olup binerler ve küffârın kızları ve avretlerine aşan gâzîlerden püserân [u] bintânlar ve oğul balı gibi zî-şânlar ve dilberân-ı sîm-ten sîm-endâmlar hâsıl olup 148b anlar dahi anaları tarafında olan dedelerine ve akrabâlarına onar on beşer yaşında iken anlar da kılıç urmağa âheng ederek dedelerinin dâr-ı diyârların başına dar ederek niçe bin tâze kurâ ve kasabât ve şehir kılâ‘ları ve belde-i mu‘azzamaların feth etmededirler. İlâ mâşâallâh devlet-i Âl-i Osmân mü’ebbed olup Lazistân ve Mikrilistân ve Abazistân ve Çerkezistân vilâyetleri gibi her dâr-ı diyâr düyûr kâfiristânı feth edüp deyrlerin mesâcid [ü] cevâmi‘ler edeler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 148a–148b ·
metinde göster ·
… rına aslâ amân ve zamân vermezler. Ve cümlesi beşer ve onar re’s atlarıyla enüp
binerler
.
Ve bellerinde yüzer ve yüz ellişer yıllık ucu sivri uzun bıçakları vardır. Yaka yakaya gelseler ol bıçağ ile düşmanlarına aslâ amân ve zamân vermezler. Ve cümlesi beşer ve onar re’s atlarıyla enüp binerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 177a ·
metinde göster ·
… frûhteleridir. Her bir a‘yânları ikişer üçer yüz aded bahâdır yiğitler ile enüp
binerler
. Bunlara dahi fermân-ı pâdişâhî gösterüp Manya muhâfazasına gitmeğe "El-emrü em …
Ve cümle a‘yânları birbirleriyle akrabâlardır kim aslâ içlerinde ecnebîleri var ise yine çerâğ-ı efrûhteleridir. Her bir a‘yânları ikişer üçer yüz aded bahâdır yiğitler ile enüp binerler. Bunlara dahi fermân-ı pâdişâhî gösterüp Manya muhâfazasına gitmeğe "El-emrü emrüküm" deyüp âmâde olup hakîre niçe ihsânlar etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 342a ·
metinde göster ·
… cümle şürefâyı beyâz destâr ile ve ipden üzengiye yalın ayak ve tegeltiye ters
binerler
gördüm. Ammâ şerîfden gayrisi kuyruklu ata binerler. Ammâ şürefâ olan hâlâ bî-d …
Hakîr dahi bu alay mahallinde cümle şürefâyı beyâz destâr ile ve ipden üzengiye yalın ayak ve tegeltiye ters binerler gördüm. Ammâ şerîfden gayrisi kuyruklu ata binerler. Ammâ şürefâ olan hâlâ bî-düm ata süvâr olup bunların alayın bu üslûb üzre seyr [ü] temâşâ etdim. Bir alay Zeydî-mezheb çelebilerdir. Ammâ beyâz destârlarında taylesân (---)(---)(---)(---) levâhıklarının çoğu tâvûsî hecînlere süvâr olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y312b ·
metinde göster ·
… alın ayak ve tegeltiye ters binerler gördüm. Ammâ şerîfden gayrisi kuyruklu ata
binerler
. Ammâ şürefâ olan hâlâ bî-düm ata süvâr olup bunların alayın bu üslûb üzre seyr …
Hakîr dahi bu alay mahallinde cümle şürefâyı beyâz destâr ile ve ipden üzengiye yalın ayak ve tegeltiye ters binerler gördüm. Ammâ şerîfden gayrisi kuyruklu ata binerler. Ammâ şürefâ olan hâlâ bî-düm ata süvâr olup bunların alayın bu üslûb üzre seyr [ü] temâşâ etdim. Bir alay Zeydî-mezheb çelebilerdir. Ammâ beyâz destârlarında taylesân (---)(---)(---)(---) levâhıklarının çoğu tâvûsî hecînlere süvâr olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y312b ·
metinde göster ·
… de hayli isyân edüp Mısır sultânı Kayıtbay haklarından gelüp hâlâ kuyruksuz ata
binerler
. Bâlâda mufassal tahrîr olunmuşdur.
Ve şürefâların tuğ ve sancağı yokdur. Ammâ alem-i Resûlullâh-misâl sancakları ve tabl [u] kûsleri ve makrafeleri vardır. Hemân bir şeyh pâyesinde hâkimdir. Ol kadar ruhsat vermemişlerdir, zîrâ selefde hayli isyân edüp Mısır sultânı Kayıtbay haklarından gelüp hâlâ kuyruksuz ata binerler. Bâlâda mufassal tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y332b ·
metinde göster ·
… rdur. Neferâtları ve dellâlları ile cümle iki bin âdemdir. Kahveciler ile alaya
binerler
.
Esnâf-ı duhân-fürûş: Altı yüz kırk üç kahvehânede birer tütün satıcı olduğundan mâ‘adâ şehr-i Mısır içre bin altmış dükkân-ı duhân-fürûş vardır. Subaşı defterinde mastûrdur. Neferâtları ve dellâlları ile cümle iki bin âdemdir. Kahveciler ile alaya binerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y168a ·
metinde göster ·