… lâm havâtînleri var ve duhter-i pâkîze-ahterleri gâyetü'l-gâye perhîzkâr bâkire
bintânları var
kim henüz her biri birer dâne-i dürr-i yetîm-âsâ gonca-femm-i nâ-şüküfte ve bir …
Der-sitâyiş-i mahbûbe-i bânûyân-ı nisvân: Ekseriyyâ nisâ makûleleri Râbi‘a-i Adeviyye mertebesinde ehl-i perde sâhib-cemâl havâtînleri var, ammâ cemâlleri mestûrelerdir, lâkin hüsn-i cemâlde ve lutf-i i‘tidâlde olup kelimâtları cümle mevzûn ve dişleri dürr-i meknûn ve geysû-yı müşk-i amber sârâların sarkıtdıklarında bir cihetde uşşâkı mu‘âheze edüp hallâlarının cânlarına bin cân ü dil ile kendülerine niçe dili akıdırlar. Söze gelseler bedî‘ü'l-beyân ve fasîhü'l-lisân hulvü'l-kelâm havâtînleri var ve duhter-i pâkîze-ahterleri gâyetü'l-gâye perhîzkâr bâkire bintânları var kim henüz her biri birer dâne-i dürr-i yetîm-âsâ gonca-femm-i nâ-şüküfte ve birer dürr-i nâ-sufte Meryem-âsâ kızlardır. Eb [ü] cedlerinden mâ‘adâ er yüzün ve merd sözün istimâ‘ etmemişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 130b ·
metinde göster ·
… aded askerinin atları ardında birer dâne pençe-i âfitâb-ı âlem-tâb gılmânlar ve
bintânlar var
idi.
Çünki guzât-ı müslimînin ibtidâ alayı yürümeğe başlandı, Sadrıa‘zam çetr-i mülemma‘ın sokakların açup kendüler bir sandaliyyede karâr edüp ibtidâ Hacıkey Paşazâdenin on bin aded askerinin atları ardında birer dâne pençe-i âfitâb-ı âlem-tâb gılmânlar ve bintânlar var idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 114b ·
metinde göster ·
… hûb(u) manzar ve perî-peyker, ammâ gâyet temerrüd ve mu‘ânid ve lecûc gulâm [u]
bintânları var
.
Meğer bu esîrler tâ Arnavud İskenderiyyesi hudûdunda Hersek sancağıyla hem-müşâ olan dağlardan gelen esîrler imiş, ammâ mahbûbları hûb(u) manzar ve perî-peyker, ammâ gâyet temerrüd ve mu‘ânid ve lecûc gulâm [u] bintânları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 158b ·
metinde göster ·
… nisvânları sâhib-i cemâl ve latîfü'l-i‘tidâl hûb-manzar ve perî-peyker nisvân-ı
bintânları var
kim söze gelseler Macarca bedî‘u'l-beyân ve fasîhu'l-lisân kelimât ederler.
Âb [u] hevâsının letâfeti ve mahbûb u mahbûbesinin letâfeti bir diyârda yokdur kim cümle nisvânları sâhib-i cemâl ve latîfü'l-i‘tidâl hûb-manzar ve perî-peyker nisvân-ı bintânları var kim söze gelseler Macarca bedî‘u'l-beyân ve fasîhu'l-lisân kelimât ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 90b ·
metinde göster ·
Siyâh-çerde mahbûb u mahbûbelerine nihâyet yokdur. Ya‘nî esmerü'l-levn olma cihetinden şütürleb ve abûsü'l-vech Zengî-sıfat ola, hayır eyle değildir. Eyle nerm [ü] râm mahbûb-ı gülfâm reftârı güftârı şîvekâr bintânlar var kim herbiri dil-i âşıkı mecrûh edüp nigerân ederler, sübhâne'l-Hallâk el-Bâkî. Zîrâ Yed-i Kudret ile mükahhal merâlî ve gazâlî gözlü ve şîrîn sözlü nazîf ve serâmed kâme mahbûbâtları olur kim gören hayrân olur. Hâlâ mezheb-i Mâlikî'de menkûhalığa görüp almak câ’izdir ve nikâh-ı mut‘a memnû‘dur. Ammâ ulemâları bir kavl-i za‘îf üzre mehil vermişler. Bir iki hafta bir hâtûnu nikâh-ı mut‘a ile isti‘mâl edüp bir zirâ‘ Y 415b bez nikâhın verüp koyun talağın yâd edersin, mahbûbeleri andan ma‘lûmdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y415a–Y415b ·
metinde göster ·