Ve Şehzâde Kâsım Hân ve Şehzâde Alî Şâh ve Şehzâde Cihân Şâh ve Şehzâde Velî Hân ve Şehzâde Boğa Hân, bunların cümlesi Koca Murâd-ı Sânî âsitânesinde kubbeler içre medfûndur kim niçe yüz aded şehzâdegân bintân [u] nisvân [u] vâlide-i sultânlar medfûndur. Cümlesi zer-ender-zere müstağrak sandûkalar içre âsûde olmuş türbedârlarıyla âbâdân ve müzeyyen merâkıd-ı pür-envârlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 237a ·
metinde göster ·
… a yine dörd esîr ihsân etdi kim her biri vâhid ke-elf mümtaz u mahbûb u mahbûbe
bintân
u gılmânlar idi. Bu gulâmlar ile sâhil-i bahrde birer kayanın arasında daldalan …
deyüp var kuvveti bâzûya getirüp Cenâb-ı Bârî'ye yüz bin hamd [ü] senâ etdim. Ol kerem ıssı Mevlâ'yı gör kim Mikrilistân ve Abazistân'da ve Kırım'da on sekiz aded üserâlar ihsân edüp yine aldı. Cân u cihândan me’yûs iken ol deryâ-yı bî-emânda yine dörd esîr ihsân etdi kim her biri vâhid ke-elf mümtaz u mahbûb u mahbûbe bintân u gılmânlar idi. Bu gulâmlar ile sâhil-i bahrde birer kayanın arasında daldalanırken niçe ümmet-i Muhammed gelüp bizleri bu hâl üzre görüp eynlerinden birer kat libâslarını hakîre ve gulâmlara giydirüp bizi evc-i âsumâna berâber kayaların zirve-i a‘lâsına çıkardıkda su‘âl etdim. Meğer Silistre eyâletinde Karadeniz kenarında Keliğra Sultân dağları ve kayaları ve bâğları imiş kim evc-i âsumâna müntehî olmuş. Sergüzeşt [u] ser-encâmımızın ibtidâsından gemi gark olaldan üç gün üç gice 266a aç u zâc u muhtâc sandal ile gezdik. Sandal gark olup kovuş tahtasıyla bir gün bir gice deryâda gezüp ikinci günün vakt-i zuhrunda Nûh Necî-vâr Keliğra Sultân kayasına düşüp necât bulup âsitâne-i Keliğra Sultân dervîşleriyle cân sohbeti edüp bize ihsân-ı Hudâ olan kölelerimizle bir hücre ta‘yîn eylediler (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 265b–266a ·
metinde göster ·
… îde-i mahbûb-ı civân ve kırk vukıyye sîm-âvân ve yüz aded duhter-i pâkîze-ahter
bintân
ve bir katır ile zerdeva ve sansar postu ve yedi görüge zırh ve niçe zî-kıymet …
Menzil-i karye-i Umudum: Bundan cümle guzât-ı zafer-me’ser alay-ı azîm ile Erzurûm'a girecek mahalde Defterdârzâde efendimizin kethüdâsı Alî Ağa Paşa'nın cümle askeriyle ve cümle Revân derneğine cem‘ olan muhâfazacı asker ile Seydî Paşa'ya istikbâle çıkup bir tantana ve debdebe ve gulgule-i azîm alay ile cümle üsârâlar dest-ber-kafa keşân-ber-keşân çekerek Erzurûm Vâlisi Mehemmed Paşa efendimizin otâğına Gümüşli Künbet nâm mahalde nüzûl edüp Paşa-yı zî-şân "Gazân kutlu olsun" deyü Seydî Ahmed Paşa'ya otak kapusuna dek piyâde istikbâle çıkup birbirini bağrına basup Bâkî Paşa'yı soluna, Seydî Paşa'yı sağ cânibine alup meks etdiler. Ve Ketağaç Paşa ve sâ’ir mîr-i livâlar dahi cümle paşanın dest-bûsiyle şerefyâb olup cemî‘î guzâta 333b bir ziyâfet-i âlî olmuşdur kim diller ile ta‘bîr olunmaz. Ba‘dehû cümle gâzîlere yüz yetmiş pâre zerdûz hil‘at-i fâhireler ihsân olunup Seydî Paşa'ya ve Bâkî Paşa'ya ve Ketağaç Paşa'ya birer semmûr kürk ihsân olunup cümle guzât haymelerine mesrûr [u] şâdmân gidüp her mîr-i livâdan gazâ mâlı hedâyâlar gelmeğe başladı. İbtidâ Seydî Paşa hedâyâsı gelüp ibtidâ yüz elli Kazak dilîri ve on bir Hatman-ı Kazak ve Başsirke Kazak ve iki yüz Mikril Kazak ve yüz elli gulâm-ı nâresîde-i mahbûb-ı civân ve kırk vukıyye sîm-âvân ve yüz aded duhter-i pâkîze-ahter bintân ve bir katır ile zerdeva ve sansar postu ve yedi görüge zırh ve niçe zî-kıymet eşyâlar hedâyası geldi. Ba‘dehû Ahıçka Paşası Sefer Paşa hedâyâları bî-hisab geldi. Ba‘dehû Bâkî Paşa hedâyâsı geldi. Ba‘dehû Ketağaç Paşa tuhefâtı gelüp paşa sürûr [u] şâdmânından cümle pîşkeşleri cemî‘î kapucubaşılarına ve a‘yân-ı vilâyete ve pes-pâye tevâbi‘ [u] levâhıkına bezl edüp cümle tevâbi‘ini mesrûr [u] handân edüp kendiler dahi şâdân oldu. Ammâ günden güne şiddet-i şitâ müştedd olup cümle haymeleri kar basdı ve asâkirin kuvvet [ü] gümânları yasdı, deyü müşâvere olup Revân derneğine zamân kalmayup şimden gerü rûz-ı kasımı sicl edüp Erzurûm'da meştadır, deyü sâ’ir eyâlet mîr-i livâlarına destûr verilüp herkes vatan-ı aslîlerine revâne olup cânib-i Revân'a revân olmadan ferâğat olunup yine Gümüşlü Künbet nâm mahalde serâperdeler ile meks olunup hikmet-i Hüda hevâlar küşâde olup şeb [u] rûz zevk u safâya meşgûl olduk. Meğer Paşa efendimiz bu hakîre sehl dilgîr olmuş. Hakîr Seydî Ahmed Paşa'ya ricâ edüp ol dahi bir mahalde hakiri hüsn-i ta‘bîr ile paşadan ricâ edüp "Emr-i şerîfiniz ile bize hizmete geldikde hakîr Evliyâ Çelebi'yi Gönye istıhlâsına götürdüğümüz cürm ise afv eylemeniz ricâ ederiz. Zîrâ Gönye fethinde ibtidâ ezân-ı Muhammedî'yi Evliyâ Çelebi okuyup niçe kerre guzât-ı müslimîni cenge terğîb içün gülbâng-i Muhammedîler çeküp bir seyyâh-ı âlem ve nedîm-i âdem hâfız-ı Kelâmullah ve mücâhid-i fî-sebîlillah kulunuzdur, cürm bizimdir, afv eylesin" deyü latîfe-âmîz güft [u] gûlar edüp bizi Paşadan ricâ etdikde paşa efendimiz eydür "Ânın cürmü afv olunmaz. Zirâ biz anı sancakbeğlerinin Revân derneğine gönderdik. Ol me’mûr olmaduğu yere gider. Anın cürmü sekiz sâ‘atde bir hatm-i şerîf indirirse afv olunur. Ve illâ ana ta‘zîr-i lisân cerâhâtü's-sinândan eşedd lâzımdır" dedikde dest-bûs edüp Bismillah ile tûl-ı nehârda tokuz sâ‘atden ziyâdecede bir hatm-i şerîf edüp tekrâr zemîn-bûs edüp bir semmûr pâçası kürk ve bir sîm zeynli raht ile sâfinâtü'l-ciyâd misillü bir kula at ve bir kat esvâb ve iki pençe-i âfitâb Gürcî gulâm-ı mehtâb-âsâ çaker-i bâkir ihsân edüp Erzurûm eyâletinin bî-namâz hizmetin dahi ihsân edüp şeb [u] rûz zevk u şevke meşgûl olduk. Hikmet-i Hudâ her izzet [u] sürûrun sonu nâ-kâmlık imiş ve her günün âkıbeti telh-kâmlık imiş. Âdet-i mukarrere-i nâ-fercâm idüğüne şübhe yokdur. Hikmet-i İlâh işbu bin elli (---) senesinin mâh-ı (---) günü Âsitâne tarafından Tatar Alaş ulaklığile gelüp "Vezîr-i a‘zam Sâlih Paşa'yı Sultân İbrâhîm Hân bi-gayr-i hakkın katl edüp Tezkireci Ahmed Paşa vezîria‘zam oldu" deyince Paşa müte’ellim olup aslâ bir ferd-i âferîdeye haber etmeyüp şeb [u] rûz sâz [u] sözü sohbetin bozmayup eyâlet-i Erzurûm'da olan bekâyâlara mukayyed oldu. Zîrâ Sâlih Paşa, bizim paşanın pederi Mustafâ Paşa'nın gulâm-ı hâssalarından idi kim mahsûsan Paşa efendimize eyâlet-i Erzurûm'ı anlar ihsân etdi. Ve Hezârpâre Ahmed Paşa, Kara Mustafâ Paşa'nın baş tezkireciliğinden berü bizim Defterdârzâde efendimizin adüvv-i cânı idi. Bu ahvâli bir kimseye keşf-i râz etmeyüp Seydî Paşa ve Bâkî Paşa ve Ketağaç Paşa ve Deli Dilâver Paşa ile serâperdelerinde şeb [u] rûz Hüseyn-i Baykarâ meclisleri olup sâz [u] söz fasılları olmada idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 333a–333b ·
metinde göster ·
… vardır. Ve gâyet necîb ü reşîd ü tîz-fehm iki binden mütecâviz hamele-i Kur’ân
bintân
u gılmân-ı ma‘sûm-ı pâk huffâz-ı hâfızeleri vardır. Ve niçe bin kimesneleri Yaz …
Ve a‘yân [u] eşrâf [u] vüzerâ ve ulemâ ve sulehâ ve meşâyih [u] sâdâtı ve erbâb-ı ma‘ârif şâ’irân-ı yârân-ı bâ-safâları bî-hadd ü bî-kıyâsdır. Gerçi Anadolu hâkinde Etrâk vilâyetlerinden add olunur ammâ musannif ve mü’ellif ve müfessir ve muhaddis ve mücevvid hâfız-ı Kur’ân-ı kibârı vardır. Ve gâyet necîb ü reşîd ü tîz-fehm iki binden mütecâviz hamele-i Kur’ân bintân u gılmân-ı ma‘sûm-ı pâk huffâz-ı hâfızeleri vardır. Ve niçe bin kimesneleri Yazıcızâde Mehemmed Efendi te’lîfi Muhammediyye kitâbın hıfz edüp ve Tarîkat-i Muhammediyye'ye kitâbın ezberlemiş âdemleri Tarîk-i Muhammedî'ye yönelmiş hâl sâhibi hüsn-i hâl ile ma‘rûf merd-i Hudâları çokdur. Hattâ mazanne-i kîrâme Abdurrahmân Efendi, çâr-darb, ya‘nî bıyık ve sakal ve kaş ve kirpikden müberrâ bir çehre-i mücellâ kimesnedir. Hacı Bayrâm-ı Velî azîzin zürriyetindendir. Hacı Bayrâm-ı Velî dahi bi-emrillah sonradan çâr-darb olmuşdur. Mahalle münâsib,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 357b ·
metinde göster ·
… dokuz bin kelle ve on üç bin altı yüz nisvân-ı sâhib-isyân ve merd-i Yezîdân ve
bintân
u gılmân üsârâlar alındı. Ve altun ve gümüş avânî halhalları ve tavk u arakiyye …
Netice-i kelâm on gün on gice eyle ceng-i azîm olmuşdur kim Küçük Ahmed Paşa ile Dürzi dağlarında Ma‘ânoğlu 215b cengi böyle olmuşdur. Kâmil dokuz bin kelle ve on üç bin altı yüz nisvân-ı sâhib-isyân ve merd-i Yezîdân ve bintân u gılmân üsârâlar alındı. Ve altun ve gümüş avânî halhalları ve tavk u arakiyyeler ve kadeh ve sahunlar ve sâ’ir mâl-ı ganâ’imler alındı kim diller ile ta‘bîr ve kalemler ile tahrîr olunmazdı. Ve yedi aded Bapırleri giriftâr oldu. "Bapır" hâkimlerine ve şeyhlerine derler. Hatta bir Bapır zincirde iken sarıcaların serçeşmesi Zıpur Bölükbaşı yorgunla uyurken hemân ol Bapır nâm mel‘ûn-ı pîrsiz Zıpur Bölükbaşı'nın belinden hançerin kapup Zipur Bölükbaşı'ya tarfetü'l-ayn içre yedi yerde hançeriyle Zıpur Bölükbaşı'yı zahm-dâr eder. Zıpur Bölükbaşı da cân havliyle Bapır mel‘ûnun destinden hançeri alup ol ân emân vermeyüp Bapıri pîrsizlerinin yoluna gönderir. Ta bu mertebe mel‘ûn Yezîdî Kürdü vardır kim gâyet şecî‘ ü zehredâr ve ciğerdâr kâfirleri cümle siyâh kelbe perestiş ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 215a–215b ·
metinde göster ·
ve üç aded pençe-i âfitâb mahbûb gılmân ve on aded hudûd-ı küheyl-i cığıldân-ı …
Evvelâ üç aded bikr-i nâ-şüküfte-i bâkire bintân ve üç aded pençe-i âfitâb mahbûb gılmân ve on aded hudûd-ı küheyl-i cığıldân-ı mu‘teber at-ı hussân. Biri murassa‘ zeynli ve altun zencîrli küheylân ve üç aded mücevher tüfeng-i Mâzenderân ve yigirmi cild kitâb-ı Tefsîr-i Kadı Beyzavî ü Keşşâf u Kâmûs u Takvîmü'l-Büldân ve niçe gûne mülûke mahsûs zî-kıymet kütüb-i nefîseler verdi. 235b Ve üç aded ibrişim ve zerdûz haliçe-i Isfahân ve üç aded haliçe-i keçe-i Nahşevân ve kırk aded şemşîr-i elvân ve on katar üştür-i nerre-revân ve on katar üştür-i küheylân verdi. Ve bu hedâyâlardan sonra Hân dervîşlik edüp "Bu pîşkeşleri kabûl eylen" deyü dest-bûs etdi. Ve Hân yine paşa huzûrunda paşa kethudâsına bir sırma mebrûm zeynli bir küheylân at ve bir yelegendez at ve bir katar-ı katır verdi.Ve'l-hâsıl paşanın yigirmi yedi aded mertebe sâhiblerine birer re’s küheylân atlar ihsân etdiğinden sonra ta ednâ mertebe akkâmbaşıya ve seyisbaşıya varınca cümle paşalıya yetmiş re’s küheyl atlar hibe eyledi kim en ednâsı bir kise guruş değer atlardır. Paşa dahi hâna on günde sekiz semmûr kürk giydirüp bu vedâ‘ mahal hedâyâsında bir beyâz semmûr kürk giydirdi kim bizzât Âl-i Osmân pâdişâhında nâdirdir. Ve kendi belinden cevâhir kuşağın ve bıçağın ve mücevher hançerin Hân'ın kemerine paşa-bend etdi. Ve Hân'ın dörd aded ciğer-kûşesine ve Çâker Ağa nâm kethudâsına birer semmûr kürkler giydirdi kim her biri biner guruş değer ve haremde hanıma bir semmûr ve bir mücevher tâc ve yetmiş kıt‘a akmişe-i fâhire dîbâ vü zîbâ ve şîb ü zerbâf ve niçe kıt‘a elmas u la‘l [u] yakut u zeberced ve lü‘lü-i danedâr Amber Ağa ile sultâna hedâyâ gönderdi. Ve ibtidâ hân nökerlerinden aşçıbaşıya ve yetmiş aded mertebe sâhibi aşîret beğlerine gûnâ-gûn çuka kerrâkeler ve a‘lâ vü evsat kuşaklık ta‘bîr etdikleri hil‘at-i fâhireler giydirüp hân gâyet mahzûz olup şehr-i Bitlîs'in ahâlîleri cümle mesrûr [u] hândân oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 235a–235b ·
metinde göster ·
: Bu şehrin Râbi‘a-i Adeviyye misilli hâtûnlarının esmâları Âyişe ve Fâtıma ve G …
Tavsîf-i esmâ-i bintân: Bu şehrin Râbi‘a-i Adeviyye misilli hâtûnlarının esmâları Âyişe ve Fâtıma ve Gülsûme ve İsmihân ve Ümmühân nâmlı oldukdan sonra Selîme ve Sâlime ve Kâlime ve Kâmile ve Esmâ hanım ve Perîbuy hanım ve Hümâ ve Müşkbâr ve Dâye nâm zenânları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 258a ·
metinde göster ·
… bâr-ı ester ve hıml-ı üştür girân-bahâ metâ‘-ı firâvân ve dûşîze pençe-i âfitâb
bintân
ü nisvân ve niçe bin aded mahbûb gılmânlar çıkarup ordu-yı İslâm'a gelirler ve …
Ba‘dehû hakîrin ma‘lûmu olan zamânımızda sene 1039 târîhinde Murâd Hân-ı Râbi‘in vezîri Hüsrev-i Şîr Paşa Hemedân'ı feth etdikde bu Dergezîn'i dahi muhâsara edüp zîr-i kal‘ada nasb-ı hıyâm ile on gün meks edüp sahrâ-yı Dergezîn'in etrâf-ı erba‘asında avâdân kendlerinde ve kûhlarındaki gârlarından niçe bin bâr-ı ester ve hıml-ı üştür girân-bahâ metâ‘-ı firâvân ve dûşîze pençe-i âfitâb bintân ü nisvân ve niçe bin aded mahbûb gılmânlar çıkarup ordu-yı İslâm'a gelirler ve şehir varoşunun zîr-i zemîn ve tırkaz u purkazlarından dîbâ ve şîb ü zerbâf-ı vâlây [ü] kemhâ-yı hârây çıkarup guzât-ı muvahhidîn muğtenim olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 313a ·
metinde göster ·
… Buhârâ'da kitâbı çok tilâvet olunur, ammâ Kastamonu diyârında niçe bin sıbyân ü
bintân
Kitâb-ı Muhammediyye hâfızı vardır. Hâlâ Rûm'da dahi Muhammediyye, mu‘teber kit …
Andan şeyh Takî hazretleri, Yazıcızâde'ye hayır du‘âlar edüp Muhammediyye kitâbın niçe yüz hulefâlarına yazdırup Belh u Buhârâ âşıklarına hedâyâ gönderirler. Anıniçün ilâ hâze'l-ân Buhârâ'da kitâbı çok tilâvet olunur, ammâ Kastamonu diyârında niçe bin sıbyân ü bintân Kitâb-ı Muhammediyye hâfızı vardır. Hâlâ Rûm'da dahi Muhammediyye, mu‘teber kitâb-ı müstetâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 96b ·
metinde göster ·
… kâfir bulunmayup cümle tabura gidüp ancak yigirmi üç bin aded avrat ve oğlan ve
bintân
esîrler ve yetmiş aded kilisalardan bî-hadd ü bî-kıyâs mâl-ı hazâ’inler alınup …
Menzil-i taht-ı Eflâk bender-i azîm Tirkoviş: Bunu dahi vakt-i şâfi‘îde muhâsara edüp vakt-i Hanefîde "Allâh Allâh" deyüp hücûm edüp içinde aslâ karşu gelir eli dutar kâfir bulunmayup cümle tabura gidüp ancak yigirmi üç bin aded avrat ve oğlan ve bintân esîrler ve yetmiş aded kilisalardan bî-hadd ü bî-kıyâs mâl-ı hazâ’inler alınup bu mahalde Gâzî Batır Ağa'yı mâl-ı menâl üsârâlar üzre on bin yiğit dündâr kalup cümle asker salt kalup bu kerre cânib-i kıbleye ılgar edüp dokuz sâ‘at yeri bir sâ‘atde alup yine vakt-i seherde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 103a ·
metinde göster ·
… h Allâh Allâh diyerek şehre asker-i Tatar istîlâ edince cümle avrat ve oğlan ve
bintân
câme-hâblarından uryân çıkup bir gırîv-i feryâd ederek cümlesi esîr-i nâlân olu …
Menzil-i taht-ı Eflâk şehr-i azîm Bükreş: Benderin muhâsara edüp ale's-sabâh Allâh Allâh diyerek şehre asker-i Tatar istîlâ edince cümle avrat ve oğlan ve bintân câme-hâblarından uryân çıkup bir gırîv-i feryâd ederek cümlesi esîr-i nâlân olup bunda dahi ol kadar mâl-ı menâl-ı hazâ’in ve defâ’in ve tefâruk kısmı alınmışdır kim ta‘bîr ü tavsîf olmaz. Hemân yigirmi altı bin aded güzîde esîr ve altı yüz araba mâl-ı emti‘a alınup bu kadar üsârâları yine dündâr Batır Ağa'ya teslîm olunup yine salt kalup bir cânibe teveccüh ederken Akkirmân askerimiz elli aded katana dil esîrler dutup söyledildikde eyitdiler kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 103a ·
metinde göster ·
… hamd-i Hudâ bu şehre on aded pençe-i âfitâb esîr gulâm ile ve dörd aded pâkîze
bintân
ile ve on yedi re’s at ve bu kadar mâl-ı ganâ’imle selâmet dahil olup Ahmed Ağa …
Andan yine şarka giderken yeni Boğdan beğimiz mehterhânesin çalarak bu kadar bin askeriyle Kalga Sultân'ımıza karşu çıkup "Gazânız mübârek ola" deyü Kalga Sultân'a bir semmûr kürk ve beline bir mücevher kılıç kuşadup yalı ağasına bir zer-ender-zer hil‘at-i fâhire ve sâ’ir iş erlerine birer çuka çekman ve tonlar geydirüp cümle asker-i İslâm ile kırk birinci günde şehr-i Yaş'a dahil olup velî-ni‘am Gazzâzzâde Ahmed Ağa efendimizle ve Fazlî Paşalı Kemânkeş Ahmed Paşa efendimizle ve niçe yüz aded ahibbâ ve dostânlar ile müşerref olup hamd-i Hudâ bu şehre on aded pençe-i âfitâb esîr gulâm ile ve dörd aded pâkîze bintân ile ve on yedi re’s at ve bu kadar mâl-ı ganâ’imle selâmet dahil olup Ahmed Ağa efendimize hedâyâlar verüp andan ve beğden ve gayrıdan ihsânlar alup konağımızda sâkin olup taht-ı Boğdan olan Yaş şehrinin evsâfın tahrîr etmeğe iltizâm-ı mâlâ-yelzem eyleyüp şehrin enderûn [u] bîrûnını gezüp seyr [ü] temâşâ ederdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 104b ·
metinde göster ·
u zenân: Ekseriyyâ havâtîn ve bintânlarının esmâları Sâliha ve Sâbiha ve Râziye …
Der-ayân-ı nâmhâ-yı bintân u zenân: Ekseriyyâ havâtîn ve bintânlarının esmâları Sâliha ve Sâbiha ve Râziye ve Marzıye ve Meryem ve Hümâ ve Havvâ ve Ümmühân ve Nâdire (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) misilli esmâları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 130b ·
metinde göster ·
… şehâdeti içdi. Mezkûr şühedâları alup bu kadar hûr gılmân meyyâl-ı alemân(?) ve
bintân
ve nisvânlar ile ve yüz altmış aded başbuğ firkate sâhibi kapudan esîrler ile k …
Bu mahalde küffârların dahi ekseri tîğ-i bürrândan geçdi. Ancak yedi aded şahbâzımız câm-ı şehâdeti içdi. Mezkûr şühedâları alup bu kadar hûr gılmân meyyâl-ı alemân(?) ve bintân ve nisvânlar ile ve yüz altmış aded başbuğ firkate sâhibi kapudan esîrler ile kal‘a-i Ribniçse altında huzûr-ı serdâra gelüp gâzîler kıyâsdan hâric ihsânlar aldılar, ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 145b ·
metinde göster ·
… ârâlardan paşaya hemân (---)(---)(---) aded pençe-i âfitâb ve mehtâb gulâm ve
bintân
ve nisvân 148a ve yedi aded kapudan kefereleri penc-i yek düşdü ve âlet-i sil …
Andan cümle mîrîye müte‘allık cebehâne makûlesi eşyâları paşa-yı âdil Hilevne kal‘ası cebehânesine gönderüp cümle guzât mâbeyninde cemî‘i mâl-ı ganâ’im fürûht olup cümle tahsîl olan mâlın cemî‘i guzât-ı müslimîn bayrak ve bayrak karındaş payı berâber edüp öşr-i sultânîsin kanûnları üzre Melek Ahmed Paşa'ya hisse verdiler. şundan ma‘lûm ola kim ne kadar mâl Melek Paşa'ya öşr-i pençik verildi denirse cümle sağîr ü kebîr üsârâlardan paşaya hemân (---)(---)(---) aded pençe-i âfitâb ve mehtâb gulâm ve bintân ve nisvân 148a ve yedi aded kapudan kefereleri penc-i yek düşdü ve âlet-i silâh ve akmişe-i fâhire ve harîr-i nâdire ve sîm ve nühâs âvânî mâllarından paşaya öşr-i Hazret-i Ömer dokuz kîse vâsıl oldu. Ve (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 147b–148a ·
metinde göster ·
… r iken anlar dahi dendân-ı tîğdan sîr olup evlâd [u] iyâllerinden muğân cüvânân
bintân
[u] nisvânları İslâm ile şeref-yâb olup bu sahrâ-yı behişt-âbâd içinde olan kur …
"Türk Seykel taburun alamaz" mülâhazasıyla cemî‘i küffâr evli evlerinde ayş [ü] işretde iken kimi esîr-i bend-i zincîr ve niçe bini tu‘me-i şemşîr ve niçe bini firâr-ı der-deyr(?) edem der iken anlar dahi dendân-ı tîğdan sîr olup evlâd [u] iyâllerinden muğân cüvânân bintân [u] nisvânları İslâm ile şeref-yâb olup bu sahrâ-yı behişt-âbâd içinde olan kurâların cümle alan u tâlân ve keferelerin esîr [u] nâlân edüp ıhrâk bi'n-nâr olup eyle berbâd oldu kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 21b ·
metinde göster ·
Der-fasl-ı nâmhâ-yı havâtîn, bintân, zenân: Ekseriyyâ zenâne-i şûrîzeleri mütekebbir ve müte‘azzımlardır, ammâ cümle lehce-i mahsûsalarıyla latîf ve şîrîn suhan-perdâz ve sâhib-i cemâle-i dil-nüvâzlarının esmâları Sünnime ve Ümhâne ve Anişe ve Fatime ve Münire ve Asiye ve Sultâne ve Râhime misilli esmâları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 87b ·
metinde göster ·
… add [ü] hasrdan hâric ve aded-i lâ-yuhsâdan hâric mûğpîçe gılmânlar ve gûnâ-gûn
bintân
[u] nisvânlar alınmışdır.
Bu diyârda alınan akmişe-i fâhire ve kâlây-ı nâdire ve esîr-i mahbûb u mahbûbe-i fâcireler alınmışdır kim hadd [ü] hasrdan hâric ve aded-i lâ-yuhsâdan hâric mûğpîçe gılmânlar ve gûnâ-gûn bintân [u] nisvânlar alınmışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 126b ·
metinde göster ·
… gazâlî gözlü ve şîrîn sözlü ve münevver yüzlü fasîhu'l-lisân ve bedî‘u'l-beyân
bintân
, nisvânları var. Ekseriyyâ halkı Çeh'dir ve câ-be-câ Leh'dir ve cümle re‘âyâsı …
Bu vilâyetden ol kadar müzeyyen esîrler alındı ve ol kadar mâl-ı firâvân alındı kim hisâbın Hudâ-yı Lem-yezel bilür. Hattâ hakîrin hissesine yedi aded kız ve üç aded gulâm düşdü. 127b Ammâ erkekleri abûsu'l-vechlerdir, ammâ zenâneleri marâlî ve gazâlî gözlü ve şîrîn sözlü ve münevver yüzlü fasîhu'l-lisân ve bedî‘u'l-beyân bintân, nisvânları var. Ekseriyyâ halkı Çeh'dir ve câ-be-câ Leh'dir ve cümle re‘âyâsı kavm-i Tot'durlar. Bu kavim gâh Çeh'e ve gâh İsfaç'a tâbi‘lerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 127a–127b ·
metinde göster ·
… em vâlide hâssı olmağile gâyet ma‘mûrdur. Ve âb [u] hevâsı hûbdur. Ve zenâne ve
bintân
[u] gılmânları mahbûbdur. Ve gerçi bâğ u bâğçeleri azdır ammâ beyn'n-nâs hâk-i …
Gerçi küçük şehirdir ammâ mu‘âf u müsellem vâlide hâssı olmağile gâyet ma‘mûrdur. Ve âb [u] hevâsı hûbdur. Ve zenâne ve bintân [u] gılmânları mahbûbdur. Ve gerçi bâğ u bâğçeleri azdır ammâ beyn'n-nâs hâk-i pâki merğûbdur. Ve halkı gâyet garîb-dostdur. Ve ankâ bâzergân sofra sâhibi keremkârî âdemleri çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 235a ·
metinde göster ·
Der-nâmhâ-yı zenâne-i bintân: Yine kendülerinin rivâyât [u] dirâyâtları üzre havâtînlerinin esmâları Sâliha ve Sâ’ime ve Râziye ve Marziyye ve Çiğdem ve Fahrî ve Ümhân ve Cângülü ve Meryem Kadın ve Esmi Kadın ve Hayme Kadın bunun emsâli nâmları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 383a ·
metinde göster ·
… îlcikler bağlayup huccâc-ı müslimîn içre uryân püryân evlâd-ı Urbân ve niçe bin
bintân
ve asru(?) kâsır ve emred develer üzre mahâfîlerde olan huccâca çubuklar üzre o …
Bu mahalden ki Medîne zâhir olunca ol sahrâ âdem deryâsı olup sağîr ü kebîr ve pîr [ü] cüvân nisvân u sıbyân-ı ebcedhân huccâca istikbâle çıkup ba‘zı tıflân insân ellerinde hurmâ ciridleri üzre birer küçücük berk-i hurmâdan zenbîlcikler bağlayup huccâc-ı müslimîn içre uryân püryân evlâd-ı Urbân ve niçe bin bintân ve asru(?) kâsır ve emred develer üzre mahâfîlerde olan huccâca çubuklar üzre olan zenbîlleri uzadup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y276b ·
metinde göster ·
(---) 65 varakda, der-vasf-ı tâc-ı Fir‘avn ve sûr-ı hitân-ı
bintân
ve sûr-ı hitân-ı sıbyân ve hüsniyyât-ı ahâlî-i Mısır ve kâr [u] kisb-i fukarâ v …
(---) 65 varakda, der-vasf-ı tâc-ı Fir‘avn ve sûr-ı hitân-ı bintân ve sûr-ı hitân-ı sıbyân ve hüsniyyât-ı ahâlî-i Mısır ve kâr [u] kisb-i fukarâ ve sergüzeşt-i hakîri beyân eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y455b ·
metinde göster ·
… bişirüp çârsû-yı bâzârın her köşesinde tabla tabla hubzları sıbyân ve nisvân ü
bintân
fürûht ederler. Anıniçün Q 221a yetmiş aded etmekçi dükkânları kifâyet eder. …
Evsâf-ı esnâf-ı habbâzân ve tüccârân-ı gılâl: Mısır gibi Ümmü P 218a Dünyâ'da cümleten yetmiş etmekçi dükkânı vardır. Böyle âdem deryâsı dünyâ anası oğullarına nice kifâyet olunur, denirse ağniyâ ve a‘yânın sarâylarında birer furun mukarrerdir ve her fukarânın hânesinde birer tennûr küçük furun vardır, herkes hânesinde beyâz hâs etmekleri bişirüp çârsû-yı bâzârın her köşesinde tabla tabla hubzları sıbyân ve nisvân ü bintân fürûht ederler. Anıniçün Q 221a yetmiş aded etmekçi dükkânları kifâyet eder. Ve bu dükkânlarda neferât cümle altı yüzdür. Ammâ cümle furunlarda at tezeği ile etmek bişirirler. Mezheb-i şâfi‘îde necis harâm iken bi'z-zarûrî odun kıtlığından at fışkısı yakup etmeğin yerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y169b ·
metinde göster ·
… tinde ve Fûncistân diyârlarında ceng edüp mâl-ı ganâyimden siyâh-çerde gulâm ve
bintân
getirirler, andan beğin muhâfazacı askeri ve kendi askeri gürûh gürûh tabl u ne …
Hâsıl-ı kelâm bâlâdaki alaylar gibi bu dahi bir alaydır, ammâ bunun sâ’ir alaylardan siyâh Zengî üç bin piyâde Ceberti tüfeng-endâzları var kim herbiri kara yılandır, ve iki bin kısraklı havvâre atlı fârisü'l-hayl kantâr sırıklı nâmdâr Urbânları, ve iki bin Elvâhât sıbyânları ki bunlar karalar memleketinde ve Fûncistân diyârlarında ceng edüp mâl-ı ganâyimden siyâh-çerde gulâm ve bintân getirirler, andan beğin muhâfazacı askeri ve kendi askeri gürûh gürûh tabl u nefîr ü kudümleri ve Habeş makrafaların döğerek piyâdeleri ceyrân gibi sekerek ubûr eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y212b ·
metinde göster ·
… zuhrda yetmiş seksen bin asker nümâyân olup on fîl-i Mengerûsî iki yüz gılmân u
bintân
ile fîlleri Rümeyle hâkimi hedâyâ çeküp alay-ı azîm ile,
Bu vâdî-i hâmûn içre ceyrân gergerdân kûsfend-i beyâbân yiyerek dördüncü gün vakt-i zuhrda yetmiş seksen bin asker nümâyân olup on fîl-i Mengerûsî iki yüz gılmân u bintân ile fîlleri Rümeyle hâkimi hedâyâ çeküp alay-ı azîm ile,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y426b ·
metinde göster ·