… iyârına melîk olup ammâ Keysû ve birâder-i cân-berâberleri Lazkî ve Abazî bu üç
birâderler
tevâbi‘ [u] levâhıkıyle Hâlid ibn Velîd elinden firâr edüp diyâr-ı Yunaniyân'da …
Ammisî Arab Ummân diyârına melîk olup ammâ Keysû ve birâder-i cân-berâberleri Lazkî ve Abazî bu üç birâderler tevâbi‘ [u] levâhıkıyle Hâlid ibn Velîd elinden firâr edüp diyâr-ı Yunaniyân'da Konya şehrine andan Kostantin'e gelüp birkaç sene karâr ederken Âl-i Emeviyûn'dan Mu‘aviye b. Ebî Süfyân'ın İslâmbol üzre hurûcların istimâ‘ edüp anda dahi karârları kalmayup gemilere süvâr olup Karadeniz sâhilinde Tarabefzûn kralı Tekfur Yanvan'a varup bir cây-ı münâsib isterler. Ol dahi "Bunlar kabâ’il-i Kureyş'dendir. Bunlara "va‘de ve vefâ olmaz" deyü ibtidâ Lazki'ye Gönye kal‘asından içeri Çoruğ nehri kenarın Lazki'ye yurd verüp Laz tâ’ifesi Lazkî'den münteşir olup Laz kavminin aslı Arab'dır. Anın birâder-i vustâsı Keysû'ya Çerâkis dağların verüp anda karâr eder. Anınçün Çerâkise tâ’ifesi kabâ’il-i Kureyş urbânındandır. Ve Abâzi'ye bu Abaza vilâyetin verüp bu Karadeniz kenarında tenâsül bulup ma‘mûr [u] âbâdân etdiler. 257a Anınçün bu Abaza kavminin ecdâdları bu kabâ’il-i Kureyşdendir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 256b–257a ·
metinde göster ·
… sküdar içre temâşâcılar bengî ve sankı ve bakkâl ve çakkal alak bulak olup "Aya
birâderler
, hâlimiz neye müncer ola" derlerdi. Hemân cümle asâkir-i muvahhidîn kol kol ve …
Bu hâl üzre tarafeynden çarha cengi karışup germâ-germ ceng-i azîm olurdu. Bu minvâl üzre Gürcî Nebî tetiğin büzmeyüp âheste âheste Bulgurlu'dan aşağı cüyûş-ı müslimîn üzre yürüdükçe şehr-i Üsküdar içre temâşâcılar bengî ve sankı ve bakkâl ve çakkal alak bulak olup "Aya birâderler, hâlimiz neye müncer ola" derlerdi. Hemân cümle asâkir-i muvahhidîn kol kol ve mevc mevc ve fevc fevc olup yetmiş yerden Celâlî askerin ihâta edüp Cenâb-ı Bârî yârî kılup Gürcî Nebî galebe mertebesinde iken tarafeynden bir yaylım top u tüfenk atılup Üsküdar sahrâsındaki âdem deryâsı cûş u hurûşa gelüp dağ u bâğ ve yakın u ırağı âdem deryâsı gibi temevvüc edüp cihânı dutmuş Celâlî askeri bir sene kırmağile tükenmez âsîler dendân-ı tîğdan geçmişken bakıyyetü's-süyûf olanları gayret ve hamiyyeti elden komayup bir kaç hamle dahi etdikçe cümle hamele ve hîlekârları şemşîr-i âteş-tâbdan 33a geçüp hemân Gürcî Nebî'nin dib alayı talattum-ı deryâ gibi dal tîğ-ı uryân Bulgurlu'dan tîz aşağı yürüyünce yine çarhacı Defterdârzâde alem-i Nebî önünde Gürcî Nebî askeri içine "Hû'dır Hû Allah" deyüp aç kurd koyuna girer gibi girüp Gürcî Nebî askeri bazurup aşağı toplar üzre meterîsleri basmak sadedinde olup cümle meterîsde olan tüfenk-endâz Hacı Bektâş-ı Velî köçekleri bir yaylım kurşursum ve bir yaylım top atılınca el-azemetullah sahrâ-yı Üsküdar'da bir sît u sâdâ-yı velvele ve gulgule kopdu kim gûyâ cümle Celâlîler mürg-ı semender-vâr âteş-i Nemrûd içinde kalup tarafeynden cümle asker vâlih [ü] hayrân oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 32b–33a ·
metinde göster ·
idi. Tâ’ife-i Yahûd tevârihlerinde yedisi de peygamberdir deyü zu‘m ederler. Bi …
Ziyâretgâh-ı Hazret-i Askalân: Yedi birâderler idi. Tâ’ife-i Yahûd tevârihlerinde yedisi de peygamberdir deyü zu‘m ederler. Bir karındâşı Hazret-i Şemmâd ve Hazret-i Vâdîn ve Hazret-i Alve ve Hazret-i Hura ve Hazret-i Yühdî ve Hazret-i Süleymân. Bunların kimi mürsel ve kimi gayri mürseldir, derler. Cümle şehr-i Askalân hâricinde medfûndurlar. Ekseriyyâ Sıfet Yahûdîleri Akka'dan gemiler ile gelüp ziyâret ederler. Ammâ karadan gelmeğe havf ederler.Ve şehr-i Gazze'nin kıble cânibinde tekyesi içinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 49a ·
metinde göster ·
… bâğ [u] bostân u reyhânistân içre hezârân hezârın nağamât-ı savt-ı hazînin deli
birâderler
istimâ‘ edüp onlar dahi bî-perde ve bî-endâze asvât-ı bülend ile feryâd [u] nâl …
Ve ba‘zı hücrelerde evvel-bahârda cünûn mevsiminde Edirne'nin aşk deryâsı ka‘rına düşmüş sevdâzede âşıkları çoğalup emr-i hâkim ile bu timaristâna getirüp altun ve gümüş yaldızlı zincirler ile gerdanlarına tavk-ı silsile-i kayd-bend edüp her arslan yatağında yatar gibi kükreyip yatarlar. Kimisi havz u şadırvanlara nazar edüp haltiyyât-ı kalenderî kelimât ederler. Niçesi ol kubbe-i nüh tâkın etrâfında olan gül [ü] gülistân ve bâğ [u] bostân u reyhânistân içre hezârân hezârın nağamât-ı savt-ı hazînin deli birâderler istimâ‘ edüp onlar dahi bî-perde ve bî-endâze asvât-ı bülend ile feryâd [u] nâlân ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 165b ·
metinde göster ·
… e kimin yerler kimin pâymâl ederler, sehel âkılları şemm ederler. Ve ba‘zı deli
birâderler
pencerelerden taşra olan eşcâr-ı müsmirrâta ve âbdâr meyve-i gûnâ-gûna nazar ed …
Ve mevsim-i bahârda şükûfe kısmından sîm u zerrîn ve nebâtî ve deveboynu ve müşk-i rûmî ve yâsemen ve gül-i nesrîn ve şebboy [ü] karanfil ve reyhân u lâle ve benefşe ü erguvân u şakâyık-ı nu‘mân ve nergis [ü] sünbül ve buhûr-ı meryem ü za‘afrân misilli şükûfeleri hastalara verüp râyiha-i tayyibesinden şifâ bulurlar. Deli birâderlere bu şükûfeleri verince kimin yerler kimin pâymâl ederler, sehel âkılları şemm ederler. Ve ba‘zı deli birâderler pencerelerden taşra olan eşcâr-ı müsmirrâta ve âbdâr meyve-i gûnâ-gûna nazar edüp "Ah ha ha hil hop pa po he pi poh" deyüp çemenzâr temâşâsın ederler. Bâ-husûs bahâr faslında dîvâne birâderlerimizin zencîr kırdıkları mahalde şehr-i Edirne'nin cümle dilberânları cavk cavk u remma remma bîmârhâneye gelüp dîvânelerini seyrâna gelüp ol mahâl kân-ı şifâ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 165b ·
metinde göster ·
Ve kâmil üç yüz metîn bâzergân mahzenleridir. Ve kırk kahvehâne ve yetmiş sâbûnhâne ve iki yüz meyhâne ve yigirmi bozahâne ve yigirmi boyahâne ve bir çârsû sarrâchâne ve bir şem‘ahâne ve bir gümrükhâne vardır. Lâkin bezzâzistânı yokdur ammâ benî âdemin eceline dermân cân otu hânlarda mevcûddur. Ve mürde cisme hayât verüp pîri cüvân eden dilber lebi ve kuş südü ve âdem südü bulunur. Bir diyârda âdem südü miskâl ile satıldığın görmedim, illâ İzmir'de gördüm. Ve arslan südü dedikleri şarâb-ı bî-hicâbdır. Hicâbı ve katresi ref‘ olunmasıyçün taraf-ı şehriyârîden hatt-ı şerîfler vârid olup ale'l-ûmum meyhâneler ref‘ olunup bâde-nûş birâderler ale'l-ittifâk bozaya bozulup düzüldüler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y47a ·
metinde göster ·
… r-Râ‘î hazretleri ve kabr-i Seyyidler [Bo]stanü'r-Râ‘î hazretleri: Bunlar ikisi
birâderler
imiş, Sahâbe-i kirâmdan olup Mısır fethinde gazâ mâlındın alınan koyunlara çoba …
Kabr-i şakîk Bostânü'r-Râ‘î hazretleri ve kabr-i Seyyidler [Bo]stanü'r-Râ‘î hazretleri: Bunlar ikisi birâderler imiş, Sahâbe-i kirâmdan olup Mısır fethinde gazâ mâlındın alınan koyunlara çoban olup ganemleri ra‘y ederken kadre erüp leyle-i Kadir'de ikisi cân birliğiyle teslîm-i rûh edüp Amr ibnü'l-Âs hazretleri cenâze namâzların kılup Mescidü'l-Velve cenbinde defn etmişlerdir. Hâlâ her sene leyle-i Kadir'de üzerlerine nûr yağar, rahmetullâhi aleyhim. şeyh Kakâ‘î rahmetullâhi aleyh kavlince mescid-i Velve ile mescid-i Mahmûd ma‘bed-i kadîmdir ve du‘â müstecâbdır, buyurmuşlar. Hadd-i zâtinde aceb rûhâniyyet vardır. Ve ehl-i hâl ba‘zı sulehâ-yı ricâl eksik değildir. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y257b ·
metinde göster ·