… smân'da değil on sekiz pâdişâhlık yeri geşt [u] güzâr edüp rub‘-ı meskûnda eyle
bir âb
[u] hevâsı ve binâsı latîf hammâm-ı münevver görmedim.
Ammâ zikri sebkat eden hammâmların cümlesinden âb [u] hevâsı ve binâsı ve huddâmları pâk ü latîf harem-i hâs-ı hümâyûn-ı muhteremde hammâm-ı pâdişâhân-ı Âl-i Osmâniyân. Sene (---) târîhinde bu hakîr'i Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ Kur’ân-ı azîm okudup harem-i hâsa aldukda bu pâdişâha mahsûs hammâma girüp temâşâ etmek müyesser olmuşdur. Devlet-i Âl-i Osmân'da değil on sekiz pâdişâhlık yeri geşt [u] güzâr edüp rub‘-ı meskûnda eyle bir âb [u] hevâsı ve binâsı latîf hammâm-ı münevver görmedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 97a ·
metinde göster ·
… b-i vakfdan mihmândârlar getirüp hizmet ederler. Böyle bir hayrât-ı kavîdir. Ve
bir âb
[u] hevâsı ve binâsı latîf rûşen ve rûşenâ hammâmı vardır. Bu zikr olunan imâre …
lafzı târîh vâkı‘ olmuşdur. Ve derûn-ı câmi'de yetmiş aded hüsn-i hatt ile kelâm-ı İzzet'ler var kim her biri birer Mısır hazînesi değer, ammâ cümleden mihrâbın sol tarafında Yâkût-ı Musta‘sımî hattıyla olan kelâm-ı İzzet bir diyârda yokdur. Meğer Sultân Ahmed Câmi‘i'nde ola. Ve kıble kapusunun iki yanında taşra sofalarında altı aded sütun-ı gûnâ-gûnlar üzre altı âded kubbe ve bir kapu 277a kubbesiyle yedi aded kubbeler ile müzeyyendir. Ve haremi, câmi‘-i selâtîn-misâl bir harem-i vâsi‘dir kim (---)(---)(---) müzeyyendir. Ve bir şerîfeli bir tabaka minâresi vardır. Ol dahi gâyet mevzûn minâre-i âlîdir. Bu câmi‘in cânib [ü] etrâfında âyende vü revendeye mihmân olmağ içün bir mihmân-sarây var kim üç bin âdem ve iki bin at alır kârbân-sarâydır. Ve başka develiği vardır. Ve cemî‘î müsâfirîn ve mücâvirîn içün bir dârü't-ta‘âmı vardır kim mâh u sâl pîr u civâna ve ricâl u nisvâna ni‘meti mebzûl olduğundan mâ‘ada ile'l-ân her şeb ba‘de'l-ışâ mihmân-sarâyda sâkin olanlara bakır sinilerle her ocak başına birer sini çobra ve âdem başına birer nân-pâre ve her ocağa birer şem‘-i revgân ve her at ve katır ve deve ve hımâr başına birer tobra yem, cânib-i vakfdan mihmândârlar getirüp hizmet ederler. Böyle bir hayrât-ı kavîdir. Ve bir âb [u] hevâsı ve binâsı latîf rûşen ve rûşenâ hammâmı vardır. Bu zikr olunan imâretlerin cümlesi serâpâ kurşum ile mestûr hayrât-ı azîmlerdir. Bunlardan gayrı sağîr ü kebîr kırk bir hânı ve yüz seksen dükkânı vardır. {Bu cümle şîrîn-kârlığ Mi‘mâr Sinân sun‘ıdır} ve çârsû içinde (---) câmi‘i sâdece binâ-yı kadîmdir. Ve cümle hâneleri kırmızı kiremit örtülüdür. Suları cümle kuyulardır. Ser-i kûh üzre olmağıla hevâsı latîfdir. Ammâ suyu sakîlcedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 276b–277a ·
metinde göster ·
İhvân-ı safâya şöyle ma‘lûm ola ki bu Akkirmân vâdîleri ba‘de't-tûfân cümle deryâ idi. İskender-i Zülkarneyn emr-i Hakk ile Karadeniz boğazın kesüp Akdeniz'e akıtdıkda bu mahaller ıssız ve hâlî rimâlistân kalup kavm-i sakalân, ya‘nî Ecinne kavmi bu vâdîleri beğenüp vatan edindiler. Tâ ki ekasireler zamânına dek bu fezâlar ecinnelerin cây-ı râhatları oldu. Âhir Enûşirvân asrında Salsal nâm bir pehlivân tamâm seyâhat ederek bu Akkirmân zemînine gelüp görse kim bir âb [u] havâsı latîf kal‘a yeridir, lâkin kurbunda ecinne kavminin cây-ı menâsları var. Derhâl hükemâların cem‘ edüp ilm ile ecinne kavmine bir tılısm-ı a‘zam edüp yine Kamerü'l-kum'da sâkin olalar, ammâ benî Âdem üzerine gelmeyeler ve benî Âdem anlar üzre varmayalar. Böyle bir tılsımât edüp ilâ hâze'l-ân bir vâdî-i kumistân-ı mehîb [ü] mahûfdur kim âdem ol rimâlistâna girse vâlih [u] hayrân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 36b ·
metinde göster ·
menzili ba‘îd bir düz çemenzâr zemîn-i mahsûldârdır. şekl-i muhammes bir şeddad …
Nehr-i Drava'dan bir âb menzili ba‘îd bir düz çemenzâr zemîn-i mahsûldârdır. şekl-i muhammes bir şeddadî rıhtım binâ bir hisâr-ı üstüvârdır kim hasretü'l-mülûk bir kal‘a-i ibret-nümâdır ve bânîsi Koca Zirin idü[ğ]i [ve] bâlâ varakda biraz evsâfı tahrîr olunmuşdur, ammâ derûn-ı hisârda cümle on bin aded kârgîr binâ hânedân-ı ra‘nâlardır kim cümle gûnâ-gûn kiremitler ile mestûr menhûs hâne-i ma‘mûrlardır. Cümleden ma‘mûr u müzeyyen vâcibü's-seyr hersek sarâyı ve yedi vezîr banesinde(?) yedi kapudan sarâyı cümleden ma‘mûrlardır. (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 162a ·
metinde göster ·
[u] hevâsı latîf yerdir. Bu menâkıbı pederimiz görüp anların nakli üzre tahrîre …
Anıniçün bu mahalle Halkalıbınar derler. Bir âb [u] hevâsı latîf yerdir. Bu menâkıbı pederimiz görüp anların nakli üzre tahrîre cür’et olundu, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 43a ·
metinde göster ·
… Hâlâ ol püşte üzre bir haşeb köşk vardır, Budin vezîri Hasan Paşa binâsıdır ve
bir âb
65b kuyusu var. Süleymân Hân bu depe üzre el açup du‘â ederken cümle guzât âm …
Hâlâ bu mahalle Hünkâ[r] Depesi derler. "Du‘â müstecâbdır" deyü bu depe üzre çıkup du‘â ederler. Hâlâ ol püşte üzre bir haşeb köşk vardır, Budin vezîri Hasan Paşa binâsıdır ve bir âb 65b kuyusu var. Süleymân Hân bu depe üzre el açup du‘â ederken cümle guzât âmîn derlerken küffârın haçlı peykerleri nümâyân olup Gâzî Balı Beğ ve Husrev Beğ çarhacıları çet-a-çet küffâr leşkeriyle elleşmeğe başlarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 65a–65b ·
metinde göster ·
[u] hevâsı ve binâsı latîf midhatden ârî bir hammâm-ı Mehemmed Hân Gâzî'dir. Am …
Hulâsa-i kelâm bir hammâm-ı rûşinâdır kim her gü[n] âdem girse niçe ahbâb-ı dilberânlar ile âşinâlık kesb-i tarâvetcik eder, bir âb [u] hevâsı ve binâsı latîf midhatden ârî bir hammâm-ı Mehemmed Hân Gâzî'dir. Ammerahullâh. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 127a ·
metinde göster ·
… vleri kal‘anın şimâlî tarafına vâki‘ olmuşdur. Ancak bir câmi‘i minâresizdir ve
bir âb
değirmeni var, gayri çârsû-yı bâzâr ve hân u hammâm ve bâğ u bâğçe yokdur, ammâ …
Taşra varoşu: Cümle seksen kadar sazdan mebnî Çerkes evleri kal‘anın şimâlî tarafına vâki‘ olmuşdur. Ancak bir câmi‘i minâresizdir ve bir âb değirmeni var, gayri çârsû-yı bâzâr ve hân u hammâm ve bâğ u bâğçe yokdur, ammâ bostânları gâyet çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 146a ·
metinde göster ·
[u] hevâsı latîf rabta-i ma‘mûr ve ganîmet ve mahsûllü yerdir. Hânedân sâhibi H …
Bir âb [u] hevâsı latîf rabta-i ma‘mûr ve ganîmet ve mahsûllü yerdir. Hânedân sâhibi Hâdim Ağa ve bürâderi Mûsâ Ağa sofraları meydânda keremkârây âdemlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 242b ·
metinde göster ·
… di ihvân-ı safânın şöyle ma‘lûm-ı şerîfleri olsun kim Âl-i Osmân destinde böyle
bir âb
[u] hevâsı latîf ve mahsûllü cezîre yokdur kim cümle üç yüz nev‘a mahsûlün hisâ …
İmdi ihvân-ı safânın şöyle ma‘lûm-ı şerîfleri olsun kim Âl-i Osmân destinde böyle bir âb [u] hevâsı latîf ve mahsûllü cezîre yokdur kim cümle üç yüz nev‘a mahsûlün hisâb etmişler. Hattâ yaz u kış kuzusu ve keçi oğlağı eksik olmayup koyun bir yılda iki kerre kuzu verir. Ve kızları tokuz yaşında bâliğa olup on yaşında evlâd sâhibi olur. Sıbyânları onund[a] ve on ikisind[e] bâliğ olurlar. Ve dahi nebâtât-ı alefzârı dâ’imâ hâsıl olup inciri ve engûrü yedişer kerre yılda meyve-i âbdâr verir. Ve cemî‘i ahdariyyât sebzevâtları yaz u kış eksik değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 282b ·
metinde göster ·
… ‘a-i azîm gibi üç kat bir hân-ı kebîri var. Taşra havlısında elli dükkânları ve
bir âb
[u] hevâsı latîf kubbeleri beyâz kireçli hammâmı ve yüz mikdârı evler ve müteve …
Ve bu kal‘anın önünde bir kal‘a-i azîm gibi üç kat bir hân-ı kebîri var. Taşra havlısında elli dükkânları ve bir âb [u] hevâsı latîf kubbeleri beyâz kireçli hammâmı ve yüz mikdârı evler ve mütevellî sarâyı ve bir câmi‘-i âlî ve kırk kubbeli imâret ve kilar ve mahzenleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y176b ·
metinde göster ·
… kabûl olup bu bi’ri ibtidâ kendüler kazmağa mübaşeret edince bi-emrillâh yerden
bir âb
kaynayarak kuyu cirminde toprak taşraya pertâb edüp hâlâ yedi zirâ‘ bir çâh-ı m …
"Bu mahalde bir kuyu kazalım, vakt-i sabâh suyu âb-ı hayât ola, vakt-i zuhur ekşi ola, vakt-i gurûbda acı ola. Bizim harâretlerimize dermân ola. Böyle mu‘cize gösterirsen sana îmân getirelim", dediklerinde Yûnus Nebî Tûr-ı Zeytâ'ya münâcâta varup du‘âsı kabûl olup bu bi’ri ibtidâ kendüler kazmağa mübaşeret edince bi-emrillâh yerden bir âb kaynayarak kuyu cirminde toprak taşraya pertâb edüp hâlâ yedi zirâ‘ bir çâh-ı mâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y220a ·
metinde göster ·