… kadar dükkânce bâzârlı şehr-i sağîredir. Bu dahi Revân hâkinde kelenterlikdir.
Bir şeb
bu cây-ı zîbâda mihmân olup andan 14 sâ‘at,
Menzil-i karye-i kend-i Masîr: Kend lafzı bu diyârlarda kasabaya derler, kûh-ı Masîr dâmeninde bin toprak örtülü, bâğlı ve bâğçeli ma‘mûr u âbâdân, âb-ı zülâlli, âb bâbları yaylalardan cârî ve revân eder kend-i müzeyyendir. Yedi câmi‘i ve üç hammâmı ve üç yüz kadar dükkânce bâzârlı şehr-i sağîredir. Bu dahi Revân hâkinde kelenterlikdir. Bir şeb bu cây-ı zîbâda mihmân olup andan 14 sâ‘at,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 293b ·
metinde göster ·
… ve yedi câmi‘li ve hân [u] hammâmlı ve esvâk-ı şâhlı kend-i mu‘azzamdır. Bunda
bir şeb
mihmân olup ertesi cânib-i kıbleye 7 sâ‘at gidüp (---),
Kend-i Esfeh: Bunu dahi güzer edüp kend-i Sa‘îd-âbâd; Şâh Tahmasb asrında Vezîr Sa‘îd imâr etdiğiyçün Sa‘îd-âbâd derler. Sene (---) târîhinde Süleymân Hân Bağdâd'a giderken harâb edüp Murâd Hân inhidâmından halâs olmuş bâğ-ı behişt hıyâbân içre iki bin hâneli ve yedi câmi‘li ve hân [u] hammâmlı ve esvâk-ı şâhlı kend-i mu‘azzamdır. Bunda bir şeb mihmân olup ertesi cânib-i kıbleye 7 sâ‘at gidüp (---),
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 305a ·
metinde göster ·
… hammâm ve on bir kârbânsarâyı ve yetmiş aded çârsû-yı bâzâr dükkânları vardır.
Bir şeb
müsâfir olmağıla ol kadar temâşâ edemedik. Ammâ yine hânlıkdır ve kadılıkdır. K …
Evsâf-ı kal‘a-i şehr-i Serîrü'l-lân: Kadîm-i evvelde kal‘ası Hürmüz-i Tâcdâr ibn Enûşirvân binâsıdır. Bu şehr üzre niçe mülûk mâlik olmağiçün ceng [ü] cidâl ve harb [u] kıtâl ide ide Dağıstân şâhı elinden Acem Şâhı Kör Hudâbende istîlâ etdikde bir dahi Dağıstân ve Gürcîstân ve Âl-i Osmân tama‘ edüp istîlâ etdükde mütehassın olmasınlar deyü kal‘asın münhedim edüp hâlâ şehri dest-i Acem'de Eriş kal‘ası hâkimi hükmünde kûh-ı Elburz dâmeninde zamân-ı kadîmde Dağıstân pâdişâhının taht-ı kadîmi bu şehr-i azîm idi. Tevârîh-i Dağıstân'da bu şehri ibtidâ Hazret-i Süleymân kûh-ı Elburz'u Belkıs Hâtûn ile ve yer götürmez ins [u] cîn ve cemî‘î emrine râm olan mahlûkât ile kûh-ı Elburz'u seyr [u] temâşâya geldikde ber-hevâ tayarân eden serîrin bu şehrde koyup andan kûh-ı Elburz'ı temâşâ edüp bu şehri imâr edüp serîri bunda kalmağile şehr-i Serîrü'l-lân deyü tesmiye olunmışdır. Ya‘nî serîr-i taht-ı Süleymân'dır. Lân, luğat-i Fârisî'de yuva'dır, bir lüğatde serîr seyrân idicidir. Ya‘nî "Gezici yuva" şehri demek ola. Anın içün şehr-i Serîrü'l-lân derler. Hâlâ bir püşte-i hevâdâr üzre hıyâbân-ı Acem bir mesîregâh yerdir, serîr-i Süleymân'ın yeridir, derler, sahîhdir. Bâbü'l-ebvâb ve Şemahı ve Niyâzâbâd şehirlerinin mâbeynine vâkı‘ olmuş şehr-i kadîmdir. Lâkin üç serhad mâbeyninde kalmak ile ol kadar imâristân değildir. Ve hevâsı burûdet üzre olmağıla bâğı ve bâğçesi azdır. Cümle üç bin hâk-ı pâk ile mestûr hânelerdir. Câmi‘leri vardır, lâkin dest-i Acem'de olmağıla cemâ‘atden garîb câmi‘lerdir. Yedi hammâm ve on bir kârbânsarâyı ve yetmiş aded çârsû-yı bâzâr dükkânları vardır. Bir şeb müsâfir olmağıla ol kadar temâşâ edemedik. Ammâ yine hânlıkdır ve kadılıkdır. Kelenteri ve münşî ve darûgası ve bin mikdârı nökeri ve dizçökeri ve şâhçöreği yiyüp bende-i şâhdırlar, lâkin Sünnî âdemleri çokdur. Cümlenin kâr [u] kesbleri pembe bezi cüllâhlarıdır. Ammâ âb [u] hevâsının letâfetinden Serîrü'l-lân mahbûbu gâyet memdûhdur. Cümle pembe mezâri‘lerini ve müşebbek bostânlarını rey edecek âb-ı hayâtları cânib-i garbîsinde kûh-ı Elburz'dan tulû‘ edüp cereyân ederek nehr-i Kür'e rîzân olur. Âb-ı hayâtdan nişân verüp niçe yüz âsiyâbları vardır. 318b Andan yine cânib-i kıbleye (---) sâ‘at gidüp
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 318a–318b ·
metinde göster ·
… bu köy Yezîdîleri bizi Van'a giderken Diyârbekir karşısında Çöldepe nâm mahalde
bir şeb
bu mel‘ûn Yezîdîler bizi şebhûn ile urup arbede-i azîm edüp hele hamd-i Hudâ se …
Menzil-i karye-i Karabaş: Hazzo beği hükmünde beş yüz hâne-i İremli Yezîdî Ekrâdı köyüdür. Hatta bin altmış beş târîhinde bu köy Yezîdîleri bizi Van'a giderken Diyârbekir karşısında Çöldepe nâm mahalde bir şeb bu mel‘ûn Yezîdîler bizi şebhûn ile urup arbede-i azîm edüp hele hamd-i Hudâ serîka etdikleri eşyâları ve atları bırakdırup harâmîlerin ta bu Karabaş köyüne dek kovup birkaçın katl etmişdik. Hamd-i Hudâ sıhhatle yine geldik, bir kend-i ma‘mûrdur ammâ kavmi Yezîdî mağrûrdur. Anda dahi bir şeb hâb-âlûd olup andan avdet edüp cânib-i kıbleye 4 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 390a ·
metinde göster ·
… hhatle yine geldik, bir kend-i ma‘mûrdur ammâ kavmi Yezîdî mağrûrdur. Anda dahi
bir şeb
hâb-âlûd olup andan avdet edüp cânib-i kıbleye 4 sâ‘atde,
Menzil-i karye-i Karabaş: Hazzo beği hükmünde beş yüz hâne-i İremli Yezîdî Ekrâdı köyüdür. Hatta bin altmış beş târîhinde bu köy Yezîdîleri bizi Van'a giderken Diyârbekir karşısında Çöldepe nâm mahalde bir şeb bu mel‘ûn Yezîdîler bizi şebhûn ile urup arbede-i azîm edüp hele hamd-i Hudâ serîka etdikleri eşyâları ve atları bırakdırup harâmîlerin ta bu Karabaş köyüne dek kovup birkaçın katl etmişdik. Hamd-i Hudâ sıhhatle yine geldik, bir kend-i ma‘mûrdur ammâ kavmi Yezîdî mağrûrdur. Anda dahi bir şeb hâb-âlûd olup andan avdet edüp cânib-i kıbleye 4 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 390a ·
metinde göster ·
… ve esvâk-ı muhtasarı vardır. Ulu şecerleri ve mahsûldâr sahrâları vardır. Bunda
bir şeb
mahkeme-i şer‘de mihmân olup ale's-sabâh cânib-i kıble 6 sâ‘atde,
Kasaba-i Altuntaş: Âl-i Selçukıyân zamânında bir kayadan altun ma‘deni çıkmağile Altuntaş derler. Kütâhiyye sancağında paşa hâssıdır. Ve mollâ nâhiyesi kazâsıdır. Ve şehri bir sahrâ-yı bî-pâyânın cânib-i şimâlinde bir düz sahrâda iki yüz toprak örtülü bâğ u bâğçeli ma‘mûr ve şîrîn kasabadır. Bir câmi‘i ve bir hammâmı ve esvâk-ı muhtasarı vardır. Ulu şecerleri ve mahsûldâr sahrâları vardır. Bunda bir şeb mahkeme-i şer‘de mihmân olup ale's-sabâh cânib-i kıble 6 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y14b ·
metinde göster ·
… kal‘ada sâkinlerdir. Ve bir kaç mu‘âf [u] müsellem Urbânlar hâneleri var. Anda
bir şeb
mihmân olup ale's-sabâh yine Cinîn sahrâsı içre bir sâ‘at, andan leb-i deryâ il …
Müfîd [ü] muhtasar bir küçük kal‘adır. Cinîn sahrâsı içre şekl-i murabba‘ şeddâdî binâdır. Neferâtı ve top u tüfengi yokdur. Tarabulus paşasının cümle at ve deve ve katârı bu sahrâ çerâgâhında gezer. Ve cümle harbende ve şütürbân ve sarrâcîn bu kal‘ada sâkinlerdir. Ve bir kaç mu‘âf [u] müsellem Urbânlar hâneleri var. Anda bir şeb mihmân olup ale's-sabâh yine Cinîn sahrâsı içre bir sâ‘at, andan leb-i deryâ ile bir sâ‘at kıble cânibinde Tarabulus bâğ u bâğçeleri içre bir sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y184a ·
metinde göster ·
mihmân olup andan evce ser çekmiş bir cebel-i müntehâya çıkup garb cânibinde Ba …
Bir şeb mihmân olup andan evce ser çekmiş bir cebel-i müntehâya çıkup garb cânibinde Bahr-i Ebyaz'ı ve kal‘a-i Akke'yi ve Nâkûra boğazın temâşâ etdik. Ve şark cânibinde Ba‘albek sahrâları ve Cebelü'l-Lübnân ve kal‘a-i şıkıf ve kal‘a-i Zübdâniyye bi'l-külliye nümâyân idi. Sahîfe-i rûy-ı zemîn nakş-ı bûkalemûn-vâr zâhir idi. Ve bu kûh-ı bâlâya ol mertebe urûc etdik ki gûyâ kerrûbiyânın sadâsı istimâ‘ olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y196a ·
metinde göster ·
mihmân olup şeyhü'l-Emîr'in bir at ve elli guruş ve bir alaca kereke ihsânın al …
Anda bir şeb mihmân olup şeyhü'l-Emîr'in bir at ve elli guruş ve bir alaca kereke ihsânın alup hakîre elli pür silâh hayyâl refîk koşup kıble cânibine beş sâ‘at gidüp Cinîn deresi içre bir sâ‘at dahi gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y204b ·
metinde göster ·
bu âsitânede mihmân olup vâfir ikrâm etdiler. Andan yine nîm sâ‘atde tarîk-ı âm …
Ziyâret-i Hazret-i şemûyil ibn işmû’il aleyhimâ's-selâm'dır. Bunlar Hazret-i Mûsâ zürriyetindendir. İkisine de suhuf nâzil olmuş nebîlerdir. Hazret-i şemûyil bu karyede câmi‘e muttasıl bir âsitâne-i âlîde medfûndur. Ziyâretgâh-ı hâs [u] âmdır. Ammâ pederleri Hazret-i işmû’il Keyân(?) kubbede medfûn idüği ma‘lûmum değildir. Bir şeb bu âsitânede mihmân olup vâfir ikrâm etdiler. Andan yine nîm sâ‘atde tarîk-ı âmma çıkup yine kıble cânibine,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y207b ·
metinde göster ·