İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

bir şey

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
305
isabet
295 cümle/beyitte
113,0
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
66 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi305124,6

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Bağlamlar 1–50 / 305

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“bir şey” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 46b Bu câmi‘ içre amûd-ı azîmlerden bir şey yokdur. Ve iki tabaka kanâdîl-i şerîfeleri vardır. Derûn-ı câmi‘de her şeb seki …
EÇS I 51a … e mâl defterdârı ve dîvân çavuşları ve tîmâr defterdârı ve defter emîni misilli bir şey yokdur. Ancak Rûmeli eyâletinden ifraz eyâlet olup vezâret olmuşdur.
EÇS I 63b … [u] mühmelâtdan gayrı deyyâr bir dînâr mâl add olunur gümüş ve altun âvânından bir şey bulunmayup ancak altı kîse mâl ve bir garâr mercân ve bir sandûk Fağfûrî fincân …
EÇS I 69b " Bir şey oku" dediler.
EÇS I 69b … yâ demin huzûrumda bu kadar ulûm [u] ma‘rifetler kim dedin şimdi ilm-i edvârdan bir şey oku" dediler.
EÇS I 110b … dahi mecâzib-sıfat imişler. Hâsıl-ı kelâm bu dükkân na‘lıncı dükkânından gayrı bir şey olmazdı.
EÇS I 113b … sâkin olurdu. Ammâ bî-zebân olmuşdu. Mezbelistânlarda papuç eskilerinden gayrı bir şey tenâvül etmezdi.
EÇS I 114b–115a Ve Elekçi Dîvânesi: Bî-zebân bir dîvâne idi. Bi-emrillâh elekden gayrı bir şey tenâvül etmezdi. Elbette lekçi avretleri bu dîvânenin yanı sıra gezüp murâd edi …
EÇS I 157a … este olup du‘â hırmeni içre ubûr ederler. Bu tâ’ife-i ecinneyi görmeyen dünyâda bir şey görmüş değildir. Andan,
EÇS I 170b … etmiş seksen yıllık mayalanmış sirke fıçıları vardır. İçine üzümden ve gayrıdan bir şey komak ihtimâli yokdur. Hemân fıçıdan kırk elli medre sirke alup ol sâ‘at fıçıya …
EÇS I 176b Bunu görmeyen cihânda bir şey görmemişdir. Zîrâ bu sikkehâne, Âl-i Osmânın âb-ı rûyıdır. Ve devlet-i Âl-i Osm …
EÇS I 191a … ğu fışkı içinde yavru çıkarmağı Kârûn peydâ eylemişdir. Bu dünyâda anı görmeyen bir şey görmemişdir. Üçüncü cild kitâbımızda Mısır evsâfında mufassal tahrîr olunmuşdur …
EÇS I 214b–215a … n bu meyhâneciyân şarâb, nukl, meze, kebâblarından ve dükkân-ı dûzahkârlarından bir şey etmeyüp cümle altı bin meyhâneciyân mahbûb muğ-pîçeleriyle cümle tebdîl-i câme …
EÇS I 217a … rı söyleseler işâretden anlardı. Ve yigirmisine bâliğ oldukda ba‘zı zamân gâ’ib bir şey su’âl etseler bir kerre başın aşağı endirüp bir kerre
EÇS I 217a … d ü cehd etmeği kendüye ilzâm edüp elbette anladırdı. Ammâ ba‘zı âdem gönlünden bir şey dutardı ve muğayyebât-ı hamseden bir nesne su’âl etseler mukayyed olmazdı. Anca …
EÇS II 241b … olduğun vüzerâ ve vükelâ ve a‘yân-ı kibârlara varup her bâr cihet-i dünyâ içün bir şey ricâsında olma kim senden nefret edüp istiskâl etmeyeler. Rızâ lokmasına kanâ‘a …
EÇS II 257b … aslâ çârsû-yı bâzâr ve hân ve hammâm ve dükkân ve kenîse ve gayrı imâretlerden bir şey yokdur. Hemân dağlar başında kırkar ellişer hâneli köylerdir. İskelelerine yıld …
EÇS II 258b ini sijdirem ânçeriş / bir şey bilmem vallahi
EÇS II 258b sire âkır evussahun / ya ben bir şey mi söyliyorum
EÇS II 263b … behâneden bir vukıyye barudumuz kalmayup sâ’ir âlât-ı silâh ve mühimmâtdan dahi bir şey kalmayup cümle on bin Hıristiyan kaldık. İşte şimdi yine Âl-i Osmân donanmasıyl …
EÇS II 273a–273b … e zerre vermeyüp anları hıfz etdi" derler. Ba‘de'l-katl 273b mâl [u] menâldan bir şey çıkmayup ol altun direk keçe ile sarılmış, dedikleri bir taş yerakânî direk idi …
EÇS II 273a–273b … in fethi {bir vechile} mümkün değil idi. Ve eyle kal‘a-i üstüvârın fethine ıvaz bir şey ile olmazdı, illâ şehâdet ola. Yûsuf Paşa-yı merhûm ve mağfûr, mahbûb-ı Hudâ im …
EÇS II 295b [Resûlullah (S.A.V.) Mikâ’il (A.S.)'den sordu: "Allahu Te‘âlâ Farsça bir şey söylemiş midir?" "Evet, ey Resûlallah" dedi. "İbrâhîm (A.S.) suhûfunda Allah 'Ç …
EÇS II 301b … âna dek anadan müştakk olalı muharremât, mükeyyefât, mu‘âcenât [ve] müskirâtdan bir şey müyesser olmamışdır. Tâ ecdâd-ı ızâmımız Türk-i Türkân Hoca Ahmed-i Yesevî ibn …
EÇS II 302a–302b … urur. Kaçan bir kimesne me’kûlât [ü] meşrûbât, nebâtât [ü] giyâhât makûlesinden bir şey murâd edince âlü'l-âl güzîde metâ‘ı keff-i mîzâna koyup mevzûn-ı kâmil oldukda …
EÇS II 352b … ler etmişdir. Her hâneye bin âdem girse gâ’ib olur. Ammâ zahirde âsâr-ı binâdan bir şey yokdur. Bu karyede,
EÇS II 353b–355b … hedâyâ ile hoş olur, anı buyursunlar. Yine senden oğul cevâb isteriz ve sana da bir şey cabalarım, dedi. Ne buyurursunuz" deyü gulâmım bu kelâmı söyleyince hakîr eyitd …
EÇS II 357a–357b … sel olmuşdur kim "Engürü kerpiçi gibi bir kalıba dizilmişdir" derler. Bu kelâm, bir şey tertîb üzre dizilmiş olsa ana misâl edüp 357b Engürü kerpiçin yâd ederler. Zî …
EÇS II 359b–360a … livân Nasreddîn, kâküllerinden kârhâne ipine asılup elinde karpuz gibi müdevver bir şey var, anı bir ip ile fırlak gibi dönderdikce pehlivânın perçeminde bağlı olan ha …
EÇS II 359b–360a … çeşme önüne gelüp çârkûşe bir sandûk[a] girüp cümle halka gösterdi. İçinde aslâ bir şey yok. Bir tahta, içi kâğız kaplı küçücük sandûk idi. Ol sandûku bir demir halka …
EÇS II 362a–362b … nde olan kayalardaki miskî kartallar ol bir atın lâşesin yiyüp sene âhirine dek bir şey tenâvül etdiklerin bir ferd-i âferîde görmemişdir. Meğer yine tekye kurbânı olu …
EÇS III 31b Yine ba‘zısı bir şey tenâvül ederek giderken birisi "Çelebi ne yersin?" der. Birisi "Necâset etmeği …
EÇS III 35a–35b … sneler vardır kim kırkar ellişer senedir bıçağ ile boğazlanmış zî-rûh kısmından bir şey tenâvül etmemişlerdir. Ve haftada bir iftâr edüp gündüz sâ’im ve gice kâ’im kuv …
EÇS III 46a–46b … . Ve ne‘ûzübillah bir gûne arslan pençeli siyâh balığı olur, âdem etinden gayri bir şey yemez derler, garâ’ib ve acâ’ib bahr-i Lût'dur.
EÇS III 58b … estinden gûyâ çıkmış bir kal‘a-i sedd-i metîndir, ammâ içinde aslâ imâristândan bir şey yokdur. Vakt-i şitâda ba‘zı Türkmân Etrâkleri içinde meştâ eder. Bu kal‘a dibin …
EÇS III 69b … yı mühlik sâdır olurdu. Tâ ki bir âdem bu sarâyâ kem kasd ile girse yâ sarâydan bir şey serika edüp taşra çıkarken bu arslan-ı âteş fişânın şerâresinden ve öbür esedün …
EÇS III 79a–79b … demler ‘Bre bre kız! İleri varma!’ derken anı gördüm. Ol kara büyük dam yürüyüp bir şey beni kapup hevâya kaldırup bir karanlık ıssı yerde kaldım. ‘Meded hây’ deyü fer …
EÇS III 79a–79b … laklandım. Elim ayağım ısıcak ete yapışırdı. Bir sâ‘atden sonra anı gördüm beni bir şey alup taşra aydınlığa bırakdı. Aklım başımdan gidüp üç sâ‘at cânsız yatdım. Beni …
EÇS III 83b–84a … îrâ hükûmetdir. Zamân-ı 84a kadîmde taht-ı hükûmetlerinde timar ve ze‘âmetden bir şey yokdur. Hâlâ ebvâb-ı mahsûlâtları kendülerine hâss ifrâz olunup hâssına göre as …
EÇS III 100b–101a Feth’i unudup aklım başımdan gidüp at üzre ne eğer ve ne kılıç ve kaddâre bir şey kalmamış. Gulâm sehel durup merhûm olup atı berk bağlayup gulâmı zemîne bırağup …
EÇS III 121a … yâ her biri birer ejdehâdır. Bi-emrillahi Te‘âlâ karnında cîfe ve muzahrafâtdan bir şey çıkmaz ve vücûduna göre bağırsakları ve dendânları azdır. Ammâ mersinin arkasın …
EÇS III 124b … Leb-i deryâda ancak buğday mahzenleri ve âb-ı hayât su kaynakları vardır. Gayri bir şey yokdur. Urus havfinden cümle imâretleri dağ başındadır. Bu dahi Silisre eyâleti …
EÇS III 124b … ---) aded câmi‘dir. (---) Dekâkîn ve hân u hammâmdan ve gayri âsâr-ı hasenâtdan bir şey yokdur. Ancak kurâlarında mahsûlü çok olup bir küçük limanı olmağıla gemiler ge …
EÇS IV 200b … ardır. Her divel destinde bu kal‘a oldukça bu binâ-yı kadîm ibâdethâneden gayrı bir şey olmamıştır. Hâlâ eyle rûhâniyyet var kim bir musallî rek‘ateyn ibâdet etse kabû …
EÇS IV 209a … e rümûz-ı künûz-âmîz kelimâtlar ederek Diyârbekr'e gelüp azîze vâfir ihsân edüp bir şey kabûl etmeyüp Diyârbekr'ün hâne-i avârızından ve cizye malzemesinden tenzîl ric …
EÇS IV 216a–216b … a fedâ ederiz, ammâ bu Mustafâ Paşa'ya on kızıl katır yükü harîr veririz, gayrı bir şey vermeziz". On aded katır ile yüklü harîr gönderdiler ve bizimle varan âdemlerin …
EÇS IV 217b–218a … e vücûd-ı nâzenîni ihrâk olduğu hâk-i anber-i pâkde asla nebâtât [u] giyâhâtdan bir şey hâsıl olmaz. Ermen tâ’ifeleri ol türâb-ı pâki yüzlerine sürüp ziyâret ederler.
EÇS IV 231b–232a … bir şemme bir ma‘rifet dahi göstergalan. Andan gayrı sana teklîf mâlâ-yutakdır. Bir şey istemezüz" dedikde Melek Paşa eydür: "Gider ey hân şu sehhâr-ı mel‘ûn gidiyi! C …
EÇS IV 231b–232a … n gidiyi! Cümle tevâbi‘imizin zehrelerin çâk eyledi." dedikde Hân eydür: "Bunda bir şey yokdur, sultânım." dedi. Paşa gördü kim Hânın tabî‘ati ol temâşâ tarafına meyyâ …
EÇS IV 265a deyüp asla melâmet yüzün göstermezdi. Ve her koldan baş ve dil getirenlere ve bir şey getirenlere huzûrunda yığılmış duran altun ve guruş ve çil akçe ile mahlût olmu …