… habbetnâmeler gelüp "Kars kullarından kârbânlarımız {halkın} müte’ezzî ederler.
Bir ağa
kullarınız ricâ ederiz. Bu cânibe gelüp âmâde olan kârbân-ı sevdâgerin alup Erz …
Ziyâret-i Dumlu Sultân: Ulu âsitânedir. Şeyhi İbrâhîm Efendi dahi mazanne-i kirâme ulu kimesnedir. Andan cânib-i kıbleye Erzurûm sahrâsında (---) sâ‘at gidüp hamd-i Hudâ (---) anda yine sıhhatle, selâmetle, yine kal‘a-i Erzurûm'a dâhil olup ol sâ‘at tebdîl-i câme olmadan Revân hânının nâmeleri ve hedâyâlarıyla Defterdârzâde Mehemmed Paşa efendimizin hâk-i pâyine yüz sürüp dîdelerimiz rûşen olup şeref-i sohbetleriyle müşerref olup geşt [ü] güzâr etdiğimiz kılâ‘ları ve âsâr-ı acîbe ve garîbeleri hikâyet edüp safâsından ser[a]pây bir kat libâs-ı fâhire ve üç yüz guruş hammâm-bahâ ihsân edüp gümrük kitâbetinden iki kîse avâ’idim dahi ihsân etdi. Bir hafta sâkin olup hikmet-i Hudâ yine Revân hânından muhabbetnâmeler gelüp "Kars kullarından kârbânlarımız {halkın} müte’ezzî ederler. Bir ağa kullarınız ricâ ederiz. Bu cânibe gelüp âmâde olan kârbân-ı sevdâgerin alup Erzurûm'a gide" deyü mektûb-ı muhabbet-uslûbu Alî Hân Aka ile geldikde hikmet-i İlâh yine bu hakîri onuncu gün Acem diyârına yolladı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 323a ·
metinde göster ·
… tarafından zabt olunur. Bir hâkim-i aslîsi dahi Dârü's-sa‘âde ağası tarafından
bir ağa
gelüp maktû‘u'l-kalem ve mefrûzu'l-kadem olmak üzre cemî‘î tekâlif-i örfîden mu …
Hâlâ ol hayr du‘â sebebiyle cümle ünâsı mu‘ammer ve mu‘ammere ve ehl-i zevk ve ehl-i şevk sulehâ-yı ümmetden garîb-dost âdemleri vardır. Ba‘dehû Bâyezîd-i Velî şehzâdeliği âleminde Amasiyye hâkimiyken her sene yaylağa gelüp altı ay bu şehr-i Lâdik'de yaylalanup zevk u safâ etmeğiçün pâdişâhlara mahsûs ürd-i behişt-âsâ bir bâğçe-i dilküşâ edüp hâlâ bâğçe üstâdı ve kırk aded sivri külâhlı bostâncı huddâmları ve korucuları ve taylakçıları vardır. Çayırı büyük emîr-i ahûr tarafından zabt olunur. Bir hâkim-i aslîsi dahi Dârü's-sa‘âde ağası tarafından bir ağa gelüp maktû‘u'l-kalem ve mefrûzu'l-kadem olmak üzre cemî‘î tekâlif-i örfîden mu‘âf [u] müsellem şehr-i sâlimdir. Zîrâ merhûm ve mağfûrun leh Sultân Ahmed Hân vâlidesi Bülbül Hâtûn evkâfıdır. Eyâlet sâhibi Sivas valisi tarafından bir avân şehre girüp müdâhale etmeğe kâdir değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 344b ·
metinde göster ·
… ûm derken Âsitâne-i Sa‘âdet'den Kara Murâd Paşa vezîrin ağalarından Alî Ağa nâm
bir ağa
Murtezâ Paşa efendimize eyâlet-i Sivas'ı getirüp Paşa ağaya bir kürk ve on kîse …
Şâm-ı şerîfe dâhil olup Şâm'ın garbîsi kenarında Gökmeydân nâm mahalde Murtezâ Paşa efendimiz cümle askeriyle serâperdesinde meks etmiş bulup hakîr dahi dâ’irede mertebemiz üzre haymemiz ile meks edüp paşa efendimizin hâk-i pâyine yüz sürüp on kîse ve iki kısrakı ve muhabbetnâme-i mektûbları verüp paşanın evvel-i azilde on kîse destine girince cümle karakollukçulara bahşîş ihsân edüp hakîre üç yüz guruş ve bir kısrak in‘âm eyleyüp hakîrin geldiğinden dünya kadar hazz edüp Şâm'ın Gökmeydânı'nda zevk u safâ edüp hacc-ı şerîf müyesser olmadan ma‘zûl olmağıla yedi re’s develerimizi yedi yüz guruşa bey‘ edüp ve mahfil imâmetin bir kîse guruşa Alî Hicâzî nâm bir kimesneye füruht edüp azm-i râh-ı Rûm derken Âsitâne-i Sa‘âdet'den Kara Murâd Paşa vezîrin ağalarından Alî Ağa nâm bir ağa Murtezâ Paşa efendimize eyâlet-i Sivas'ı getirüp Paşa ağaya bir kürk ve on kîse verüp ağa-yı mezbûr Rûm'a revâne oldu. Hakîr cümle ahibbâ ve dostânlar ile vedâlaşup ve Hazret-i Yahyâ'yı ziyâret-i vedâ‘ edüp andan Muhyiddînü'l-Arabî ve Şeyh Arslan ve eş-Şeyh Bilâl-i Habeşî ve (---)(---) cümle ziyâret-i vedâ‘ edüp ve rûh-ı şerîflerinden istimdâd taleb edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 50a ·
metinde göster ·
… cümle Erzurûm Karsı kulunun aklâmlarıdır kim Kars ağalarından beş yüz atlı ile
bir ağa
gelüp beher sene kırk bin guruş tahsîl edüp Kars kuluna mevâcib verilir, azîm h …
İbtidâ bânîsi Âl-i Emeviyyûn'dan Hişâm ibn Abdülmelik'dir. Anların zamânında bu Suruc sahrâlarında altı kerre yüz bin Türkmân ve Urbân tâ’ifesi sâkin olup dud bâğları hıyâbânından geçilmeyüp beş bin yük harîr öşr-i sultânî hâsıl olurmuş. Ve bir çîmden mebnî bir kal‘a-i azîmi var imiş. Rûm keferesi Âl-i Selçukıyân'a galebe edüp yer götürmez kefere-i fecereler ile Kudüs'e azîmet edüp bu Suruc sahrâlarında cem‘iyet ederken çîmden mebnî toprak kal‘asıyla şehrin harâb edüp hâlâ âsâr-ı binâları zâhirdir ammâ kal‘adan nâm [u] nişân yokdur. Hâlâ Haleb eyâletinde sancakbeği tahtı kasaba-yı Suruc'dur. Beğinin hâssı 27.790 akçedir. Timarı 291 ve ze‘âmeti 9 ve alaybeğisi ve çeribaşısı vardır. Lâkin {cümle eyâleti sancaklarında kılıç ze‘âmet 37 ve kılıç timar 262 aded ze‘âmet ve timardır}. nevâhîlerinin ekseriyyâ mahsûlât ebvâbları bu Suruc'un ve nahiye-i Mercâbâd'ın cümle Erzurûm Karsı kulunun aklâmlarıdır kim Kars ağalarından beş yüz atlı ile bir ağa gelüp beher sene kırk bin guruş tahsîl edüp Kars kuluna mevâcib verilir, azîm hizmetdir. Bu mahsûlât cümle bu Suruç sahrâsında göçer evli Türkmân ve Ekrâd kavminden hâsıl olur. Bu vâdîler içre meks eden ecnâs-ı haşerâtın ekseri Dînayi ve Berazi ve Kûh-Binik ve Cürm Kürdü kabîleleri sâkin olup ekseriyyâ dud bâğları içinde harîr hâsıl edüp öşr-i harîr ve sâ‘ir ve alef hakkı verirler ve Türkmân'dan
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 54b ·
metinde göster ·
… aşa müte’ellim olup ma‘a'l-kerâhe hedâyâlar ile mübârek-bâda kapucubaşılarından
bir ağa
gitdi. Ba‘dehû yine bin altmış iki Zilhiccesi'nin evâhirinde Melek Ahmed Paşa e …
Ammâ ma‘lûmumuz olup ziyâret etdiğimiz sultânlar bunlardır kim tahrîr ü terkîm olundu. Bu ziyâretleri ederken şehr-i Baba'da bir ay meks edüp etrâf-ı erba‘ayı hıfz [u] hırâsetde iken Âsitâne-i sa‘âdetden ulaklığile Yıldırım Kapucu yıldırım gibi gelüp Kaya Sultân'dan ve kapu kethüdâsından el-hâsıl cümle a‘yân-ı kibârdan mektûblar getirüp bin altmış iki zilhiccesinde Gürcî Mehemmed Paşa sadâretden ma‘zûl olup yerine Tarhuncu Ahmed Paşa vezîria‘zam olduğu haberi gelüp paşa müte’ellim olup ma‘a'l-kerâhe hedâyâlar ile mübârek-bâda kapucubaşılarından bir ağa gitdi. Ba‘dehû yine bin altmış iki Zilhiccesi'nin evâhirinde Melek Ahmed Paşa efendimiz Özi eyâletinden ma‘zûl olup Rûmeli eyâleti sadaka olunup Rûmeli'nden Siyâvuş Paşa ma‘zûl olup eyâlet-i Özi anlara tevcîh olunup mübâdele oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 129a ·
metinde göster ·
… n ve re‘âyâ-yı Arabîlerin cizyesi Van kulu aklâmıdır. Her re’s-i senede Van'dan
bir ağa
gelüp mezkûr Arabî re‘âyâlardan harâcları tahsîl edüp Van kuluna ulûfe verilir. …
Van eyâletinde başka hükûmetdir. Taraf-ı pâdişâhîden hâss-ı hümâyûnu yerine eyâletinin ebvâb-ı mahsûlâtı kendiye hâs olmuşdur. Beher yevm eyâletinden hâna bir kîle-i mevik akçe hâsıl olur. Pâyede Van eyâleti pâyesidir. İki bin asker ile hükm-i hükûmât edüp bir sefer iktizâ ederse yahûd Van kal‘ası dezengi ta‘mîr ü termîmine da‘vet olunursa Van serdârıyla sefer eşer. Ve şehir içre gelen kârbânın bâc-ı bâzârı kendüye hâs kayd olunmuşdur. 223b Ammâ bu şehrin içinde olan Ermenî Ya‘kûbîlerin ve re‘âyâ-yı Arabîlerin cizyesi Van kulu aklâmıdır. Her re’s-i senede Van'dan bir ağa gelüp mezkûr Arabî re‘âyâlardan harâcları tahsîl edüp Van kuluna ulûfe verilir. Hânın bu harâcda alâkası yokdur ammâ Muş sahrâsı harâcı cümle hânın kayd-ı hayâtıyla ocaklık hâssıdır kim senevî yigirmi altı bin guruş hâsıl olur. Fâtih-i Revân Sultân Murâd Hân, ba‘de'l-fethi Revân bu Bitlîs hânı sarâyında mihmân olup hizmeti mukâbelesinde hatt-ı şerîf ile hâna Muş harâcın ihsân etmişdir. Hân dahi ol harâcdan Bitlîs kal‘ası dizdârının ve iki yüz aded neferâtlarının vazîfe-i mu‘ayyenelerin mezkûr hâsdan ve mahsûlât-ı bâc-ı bâzârdan verüp kal‘a hânın taht-ı tasarrufunda olup miftâhları her şeb [ü] rûz hânda durur. Mefrûzu'l-kalem ve maktû‘u'l-kadem serbest hükûmetdir ve hayli vâsi‘ eyâleti vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 223a–223b ·
metinde göster ·
… şasının bir ağası iki yüz âdem ile ol hânda hükûmet eder ve Van kulu tarafından
bir ağa
gümrüğü zabt edüp Van deryâsından gidüp gelen gemilerden bac ve gümrük, öşr-i s …
Menzil-i kal‘a-i Taht-ı Van: Ekrâd kavmi Tatvân derler. Bu mahal Van eyâleti hudûdunda Van deryâsı kenârında Van paşasının hâssı subaşısı hâkimdir ve niyâbetdir. Mâtekaddem Süleymân Hân zamânında Zâl Paşa bir müfîd ü muhtasar kal‘a binâ edüp derbend-i çalındır olmuşdu. Ba‘dehû Şâh Tahmasb asrında Acem Ercîş ve Âdilcevâz ve Ahlat kal‘alarına istîlâ etdikde bu Taht-ı Van kal‘asından gemiler ile Van kal‘asına imdâd gitmesin içün Taht-ı Van kal‘asın harâb edüp hâlâ leb-i deryâda liman ağzında kal‘a-misâl bir hân-ı kavî kalmışdır. Van paşasının bir ağası iki yüz âdem ile ol hânda hükûmet eder ve Van kulu tarafından bir ağa gümrüğü zabt edüp Van deryâsından gidüp gelen gemilerden bac ve gümrük, öşr-i sultânî alur. Bu hânın etrâfında ba‘zı Ekrâd hâneleri vardır ammâ bir câmi‘den gayrı çârsû-yı bâzârdan ve sâ’ir imâretden bir eser-i binâ yokdur. Ammâ imâr olacak bender-i lâzımdır. Zîrâ bir latîf limanı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 236b ·
metinde göster ·
… lıklar gerüye dönecek mahalde Bend-i Mâhî nâm mahalli Van defterdârı tarafından
bir ağa
bend edüp cümle balıklar yukaru derelerde mahpus kalup aşağı Van deryâsına geçm …
Nehr-i Bend-i Mâhî: Bârgîrî kal‘ası kurbünde Van deryâsı girer bir boğaz içre cereyân eder. Aşağıda şorcadır, ammâ yukaruda âb-ı zülâldir. İbtidâ hurûcu yine Bârgîrî dağlarından gelüp Bârgîrî altında Bend-i Mâhî mahallinde Van deryâsına mahlût olur. Bend-i Mâhî ol mahaldir kim yılda bir kerre mâh-ı (---)(---) Van deryâsında bir şîrînkârlık nâbûd-nâpeydâ iken ol gün bi-emrillahi Ta‘âlâ Van deryâsının balıkları râygân olup bu Bend-i Mâhî deresinden yukaruya kâmil bir ay niçe kerre yüz bin sağîr ü kebîr gûnâ-gûn mâhîler geçüp andan Bend-i Mâhî Sultân derler, bir ziyâretgâh vardır. Cümle semekeler ol ziyârete varup ol tarafın {su} otlarından ve eğir köklerinden otlayup ve ol sultânı ziyâret edüp bir ândan sonra cümle balıklar gerüye dönecek mahalde Bend-i Mâhî nâm mahalli Van defterdârı tarafından bir ağa bend edüp cümle balıklar yukaru derelerde mahpus kalup aşağı Van deryâsına geçmediklerinden Bend-i Mâhî derler. Ba‘dehû defterdâr ağası bâlâda mahpus kalan mâhîleri niçe yüz re‘âyâ vü berâyâ huddâmlarıyla balıkları sayd edüp tuzlar. Anda niçe bin Acem bâzergânları ve Gökdolak Ermenîleri bu mâhîleri mîrîden alup niçe yüz bin deve yükü tuzlu balığı diyâr-ı Acem'e ve Lahîcân ve Bakü ve Âzerbaycân'a götürürler. Gâyet lezîz ve semîn mâhîleri vardır. Bu semekelerden mîrîye dokuz yük akçe hâsıl olup Van kuluna ve Van deryâsı etrâfında olan kılâ‘ kullarına bu balık mâlından ulûfe verilir. Ammâ bu Bend-i Mâhî mahalli yılda bir ay bir temâşâgâhdır kim bir kimesne geçen balıkları sayd [u] şikâr etmeğe kâdir değillerdir. Emn olmağile cümle mâhîlere ma‘lûm olup rûy-ı mâda şinâverlik edüp reftâr ederek kadd [ü] kâmet gösterek asla âdemden kaçmayup gûnâ-gûn şîvekârlık ederek ubûr etdiklerinde el-azametullah ol günlerde niçe kerre yüz bin elvân mâhîlerin eşkâlleri ve elvânları temâşâ olunur. Sübhânu'l-Hallâku'l-Bâkî.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 237b ·
metinde göster ·
… er ile Diyârbekir tarafından hânın ardın alup gelmeleriyçün vâlî-i Diyârbekir'e
bir ağa
gönderdi. Ve'l-hâsıl günden güne Van kal‘ası altında hân üzre gitmeğe deryâ-mis …
{Matlab-ı nâme-i hân kırâ’at olundukdan sonra "Mefhûmu ma‘lûm olunduğu yazıla"} deyü bu nâme-i nüvâzişi kal‘a-i Van'da hânın bir ağasıyla ve niçe a‘yân-ı Bitlîs ile gelüp Malazgird Beği Mehemmed Beğ yayla koyunu hakkın hâna vermemek içün hân üzre gelüp ceng etdiği ve Mehemmed Beğ'in ibtidâ müttehem olup demi heder olduğu ve yeniçerilerin hân üzre gulüvv edüp haklarından geldiklerinin arz-ı mahzarları gelüp ve paşanın mektûbun götüren Cânpolat Ağası da mektûblarla gelüp dîvân-ı Van'da hânın nâmeleri kırâ’at olunup paşa bu iltiyâm-âmîz mektûbdan hazz edüp eydür: "Ammâ niçün kendüsü cem‘iyyet-i Van'a ve şer‘-i Resûl-i sultâna gelmedi." dedikde hânın ağası eydür: "Sultânım sehel şikeste-hâtırdır. Sultânımdan ricâsı oldur kim yeniçeriler ile mâbeynlerin sulh idesüz deyü bu hakîri {vekîl edüp} hâk-i pâye gönderdi." deyince hemân Van a‘yânları "Devletli vezîr sultânıma hâb-ı hargûş verüp hâlâ beş on bin asker yazmışdır. Göririz bir gün kim ale'l-gafle 262a ilimiz memleketimiz Malazgird Beği Mehemmed Beğ diyârı gibi vilâyetimiz harâb u yebâb ve hânelerimiz türâb edüp dedesi Şeref Hân gibi diyâr-ı Acem'e firâr eder. Zîrâ kadîmen ocak dostumuzdur. Elbette bu kadar asâkir-i İslâm Van derneğinde âmâdeler iken sefer edüp hakkından gelelim, deyü yetmiş bin hıyel ü şeytanat ile paşanın ırkına girüp hâh nâ-hâh hân üzre sefere gitmeğe karâr verilüp altı bin güzîde asker-i Mahmûdî ile Van altından paşanın tâk-ı nüh-tâkı Karaçay başında meks edüp paşa Van altında sefer tedâriklerine mukayyed olup şehir içre münâdîler nidâ edüp herkes âmâde olmağa başladı ve yetmiş aded kapucubaşılar eyâlet-i Van'da otuz sancak yerde olan beğlerine ve askerî tâ’ifelerine ve yetmiş aded kazâlara emr-i şerîfler ile ağalar gidüp yine iki kıt‘a emr-i şerîf üzre paşa tuğrâ-yı garrâ çeküp ağalarıyla Erzurûm Vâlîsi Tavukçu Mustafâ Paşa'ya gönderüp eyâlet-i Erzurûm'dan Hınıs beği ve Tekman beğin ve Kuzucân beğin ve Avnik beğin ve Pasin beğin ve hânın gâret etdiği Malazgird beğin emr-i pâdişâhî ile taleb edüp Erganeli Ahmed Ağa gitdi. Ve Diyârbekir Vâlîsi Firârî Mustafâ Paşa'ya kendüsü tuğrâ çeküp eyâlet-i Diyârbekir'de olan Mifârıkîn beğin ve Tercil beğin ve Kulp beğin ve Mihranî ve Pertek beğin ve Sağman beğlerin güzîde asker ile Diyârbekir tarafından hânın ardın alup gelmeleriyçün vâlî-i Diyârbekir'e bir ağa gönderdi. Ve'l-hâsıl günden güne Van kal‘ası altında hân üzre gitmeğe deryâ-misâl asker cem‘ olup hemân paşa-yı müdebbir kal‘a-i Van'dan elli pâre şâhî toplar ve altı pâre balyemez topları cümle mühimmâtlarıyla âmâde eyleyüp Van deryâsının yigirmi pâre gemilerine bu kadar topları ve bu kadar bî-hisâb cebehâneleri ve niçe bin kantar peksimat ve barûd-ı siyâhı ve cümle piyâde azebistân ve cebeciyânları ve topçuları cümle ma‘ûnetleriyle keştîlere koyup şâdımânlıklar edüp gülbâng-ı Muhammedî çekerek Van deryâsıyla cânib-i garba mütevekkilen alallah deyüp kal‘a-i Âdilcevâz limanına gitmede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 261b–262a ·
metinde göster ·
… Melek Ahmed Paşa} pederime çok ri‘âyet ederem. Doğrı söyle kim, sizinle Van'dan
bir ağa
çıkup 292b bizim Güzelce Şâh'a gitdi mi?" dedi.
Ba‘de't-ta‘âm eydür: "Ey bürâder-i cân-berâberim ve cân-ı azîzimden azîz ahî-yi e‘azzim, ol Muhammedü'l-Mustafâ rûhiyçün olsun, bugün senin hâk-i pâyine gelmişem. Menimle yahşı danışıh et galan ve be-dürüstî râst söyle galan. Vallah ve Billah sana ve Vezîr {Melek Ahmed Paşa} pederime çok ri‘âyet ederem. Doğrı söyle kim, sizinle Van'dan bir ağa çıkup 292b bizim Güzelce Şâh'a gitdi mi?" dedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 292a–292b ·
metinde göster ·
… ğı hâkinde nâhiyedir ve Bağdâd kulu içün dokuz yük akçe hâsdır. Paşa tarafından
bir ağa
gelüp on beş yük akçeyi tahsîl edüp kula mevâcib gider.
Evsâf-ı kasaba-i Hâs-ı Kızıl Rabat: Eyâlet-i Bağdâd'da Zeng-âbâd sancağı hâkinde nâhiyedir ve Bağdâd kulu içün dokuz yük akçe hâsdır. Paşa tarafından bir ağa gelüp on beş yük akçeyi tahsîl edüp kula mevâcib gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 329a ·
metinde göster ·
… mmâ a‘yânı çokdur. Ve hâss-ı hümâyûnları iltizâm ile zabt eder paşa ağalarından
bir ağa
hâkimdir ve yüz elli akçe pâyesiyle kazâdır. Ve cümle nevâhîleri yetmiş pâre ar …
Ba‘dehû sene 1048 târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ Bağdâd-ı behişt-âbâdı feth edüp bu kal‘a-i Hille bî-ceng feth oldu. Be-dest-i (---) Paşa. Hâlâ hükm-i Bağdâd'da ma‘mûr kal‘adır. Kal‘a dizdârı ve üç yüz aded neferâtı ve kifâyet mikdârı cebehânesi vardır. Kal‘ası nehr-i Furâd kenârında bir düz vâdîde şekl-i murabba‘ hâk-i pâk ile mebnî bir kal‘a-i kavîdir. Kıble tarafı nehr-i Furât'dır ve cümle (---) aded kapusu vardır. Evvelâ cânib-i kıbleye Cisir kapusu ve taraf-ı şarka nâzır Bağdâd kapusu (---)(---)(---)(---)(---)(---) ve bu kal‘anın dâ’iren-mâdâr cirmi (---)(---) adımdır. Hâkimi sancak beğidir. Yedi yüz kadar asker ile hükûmet eder. Beğinin hâss-ı hümâyûnu (---)(---) akçedir. Hâkinde timâr ve ze‘âmet vardır. Alâybeği ve çeribaşısı vardır. Ammâ yeniçeri serdârı ve kethudâyeri ve şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı yokdur, ammâ a‘yânı çokdur. Ve hâss-ı hümâyûnları iltizâm ile zabt eder paşa ağalarından bir ağa hâkimdir ve yüz elli akçe pâyesiyle kazâdır. Ve cümle nevâhîleri yetmiş pâre arslan kaplanlı köylerdir kim hurması cihânı zeyn etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 352b ·
metinde göster ·
… ] âbâdân olmağile hâss-ı hümâyûn olup vâlî-i Bağdâd tarafından iki yüz atlı ile
bir ağa
gelüp bu şehrin mukâta‘asın kırk kiseye alup zabt eder. Defterhâne-i Bağdâd muk …
Zamân-ı kadîmde Cürcân tur‘ası kenârında şehr-i ma‘mûr imiş. İbtidâ bânî ve vâlîsi Emîrü'l-mü’minîn Hârûn binâ edüp ve nehr-i Dicle Şatt'dan Cürcân nâm bir ark hafr edüp bu şehri eyle müzeyyen eyledi kim şehr-i Vâsıt-misâl cünîn-i hayâbân olduğundan bu şehre Cünîn-i Cürcân nâm verdi. Hâlâ elsine-i nâsda galat-ı meşhûr evlâ olmağın bu şehre Cünîn-i Cüryân derler. Ammâ hâk-i amber-pâki imâr [u] âbâdân olmağile hâss-ı hümâyûn olup vâlî-i Bağdâd tarafından iki yüz atlı ile bir ağa gelüp bu şehrin mukâta‘asın kırk kiseye alup zabt eder. Defterhâne-i Bağdâd mukâta‘a-i Cürcân nâmıyla meşhûr mansıb-ı âlî mukâta‘adır. Mısır diyârında Sa‘îd-i âlîde dahi Circe nâm bir sancak vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 368a ·
metinde göster ·
Ba‘dehû karadan atlar ile firâr eden kâfirlerin ardları sıra Akkirmânlı ve Paşalı ve Nigebolı ve Özü kulları cümle kâfir kovagitdiler. Meğer imdâda gelen Akkirmân askeri içre Dergâh-ı âlî kapucubaşılarından bir ağa Azak kal‘asında Gâzî Mustafâ Paşa'ya Bozcaada fetihnâmesin götirüp emn-i tarîk olmamak ile yolları mahûf u muhâtara olduğundan bu ağa bize Akkirmân askeriyle Hızır gibi yetişüp geldiler. Hikmet-i Hudâ ceng-i azîm temâşâsında bulunup kal‘a-i Azağa ol gün Kılburun'u geçüp iki fütûhât müjdesiyle kal‘a-i Azağa gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 61a ·
metinde göster ·
… hazînedârı gemiyle İslâmbol'a götürmek sadedinde iken Köpürlü vezîrden Paşa'ya
bir ağa
mektûb ile gelüp,
Paşa hakîri alup konağında bile yatup bile oturduk. Hakîre dahi cerrâhlar timar edüp ale's-sabâh tuğlar Silivri'ye gidüp hazînedârı gemiyle İslâmbol'a götürmek sadedinde iken Köpürlü vezîrden Paşa'ya bir ağa mektûb ile gelüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 79b ·
metinde göster ·
… iyle tâ Seçan kal‘asına varınca nehb ü gârete me’mûr olup Sadrıa‘zam tarafından
bir ağa
üzerlerine nâzır olup gârete gitdiler.
Ve dahi Eflak beği on bin Eflak leşkeriyle tâ Seçan kal‘asına varınca nehb ü gârete me’mûr olup Sadrıa‘zam tarafından bir ağa üzerlerine nâzır olup gârete gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 115a ·
metinde göster ·
… f ü mükemmel ve muhteşem iş görmüş ağalara yetmiş altı aded nâmeler verilüp her
bir ağa
birer kal‘aya itâ‘atnâmeler götürüp anlar gitmede.
Ba‘dehu vezîr-i sâhib-i tedbîr müşâvere-i kebîr edüp "Âhir-i kâr hüsn-i tedbîr budur" deyüp kal‘a-i Uyvar'ın cânib-i erba‘asındaki eyâletinde müşâ olan kılâ‘larda olan kapudanlara ve goroflara ve irşeklere ve şaglara ve birovlara mükellef ü mükemmel ve muhteşem iş görmüş ağalara yetmiş altı aded nâmeler verilüp her bir ağa birer kal‘aya itâ‘atnâmeler götürüp anlar gitmede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 121b ·
metinde göster ·
… f ağası elli aded nefer ile dâ’imâ bunda sâkin olur ve Hersek paşası tarafından
bir ağa
ve Nova kal‘ası çorbacılarından bir ağa bu kullede mâh u sâl oturup cemî‘i Bosn …
Bu kullede şeb [ü] rûz Bosna vezîrinin bir mükellef ağası elli aded nefer ile dâ’imâ bunda sâkin olur ve Hersek paşası tarafından bir ağa ve Nova kal‘ası çorbacılarından bir ağa bu kullede mâh u sâl oturup cemî‘i Bosna-sarâyından gelen ve cümle Dobra-Venedik'den gelüp giden kârbân halkından ve cemî‘i yüklerden bir guruş ve cümle kirâ komor bârgîrinden birer rub‘ bâc alınur bir kulle-i bâlâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 150b ·
metinde göster ·
… sâkin olur ve Hersek paşası tarafından bir ağa ve Nova kal‘ası çorbacılarından
bir ağa
bu kullede mâh u sâl oturup cemî‘i Bosna-sarâyından gelen ve cümle Dobra-Venedi …
Bu kullede şeb [ü] rûz Bosna vezîrinin bir mükellef ağası elli aded nefer ile dâ’imâ bunda sâkin olur ve Hersek paşası tarafından bir ağa ve Nova kal‘ası çorbacılarından bir ağa bu kullede mâh u sâl oturup cemî‘i Bosna-sarâyından gelen ve cümle Dobra-Venedik'den gelüp giden kârbân halkından ve cemî‘i yüklerden bir guruş ve cümle kirâ komor bârgîrinden birer rub‘ bâc alınur bir kulle-i bâlâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 150b ·
metinde göster ·
Hattâ bu Tat eline hân tarafından Tat ağası nâmında
bir ağa
hâkimdir. Ol ağa her bâr hânları ve kalga ve nûreddîn vüzerâ ve gayri sultânlar …
Hattâ bu Tat eline hân tarafından Tat ağası nâmında bir ağa hâkimdir. Ol ağa her bâr hânları ve kalga ve nûreddîn vüzerâ ve gayri sultânlara meyvenin zamânında her envâ‘ından meyve-i âbdârlar getirir kim âdem yemeden doymaz, ammâ incir ve ayvası ve üzümü ve nârına aşk olsun. Hattâ şele sepetler ile iki merhale yerden atlar ile engûrü ve inciri ve gayri müsmirâtları gelüp henüz letâfet [ü] halâveti bâkî gelir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 128b ·
metinde göster ·
"Tiz sabâh şu buyurdı-i şerîfi Ak Mehemmed Paşa'ya
bir ağa
götürüp Mehemmed Paşa durmayup İslâmbol'da sarâyında ilm-i usturlâba mukayyed o …
"Tiz sabâh şu buyurdı-i şerîfi Ak Mehemmed Paşa'ya bir ağa götürüp Mehemmed Paşa durmayup İslâmbol'da sarâyında ilm-i usturlâba mukayyed olsun" dedikde hakîr eyitdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 203b ·
metinde göster ·
… ur kim âdemin ciğerin tâzeler. Hattâ Âl-i Osmân'ın içkilârcıbaşıları tarafından
bir ağa
bu Bereketli'ye gelüp niçe yük erik kurudup her sene pâdişâh-ı âlem-penâha erik …
Hattâ memdûhâtından, Bereketli eriği rub‘-ı meskûnda yokdur. Diyâr-ı Acem'de âlû-yı Buhârâ'dan Mardin encâsından ve mezkûr Derende âlûsundan latîf ve hoşhor ve serî‘u'l-hazmdır. Bir gûne küçük hurde sarı elvân eriğinin hoşâbı olur kim âdemin ciğerin tâzeler. Hattâ Âl-i Osmân'ın içkilârcıbaşıları tarafından bir ağa bu Bereketli'ye gelüp niçe yük erik kurudup her sene pâdişâh-ı âlem-penâha erik götürürler. Mahsûsan her sene bir erik ağası gelir. Bu kasaba halkı cümle bâğbânlardır. Ve evleri birbirlerinden seyrek olup bâğçeler içinde sâkin olurlar, ammâ ne kadar hâne olduğu ma‘lûmum değildir, zîrâ büyûtları tertîb üzre binâ olunmamışdır. Hemân karye-misâl evlerdir. Lâkin câmi‘i ve mesâcidleri ve küçücük hânları ve bir hammâmı ve birkaç dükkânları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 217a ·
metinde göster ·
… zî-kıymet hedâyâlar verdiler kim ta‘bîr olunmaz. Ve üzerlerine paşa ağalarından
bir ağa
ta‘yîn olunup durma başına yigirmişer altun ve âdem başına on beşer altun kânûn …
Hikmet-i Hudâ ol gün Erzurum ve Diyârbekir cânibinden iki bin nefer Acem huccâcı gelüp bu kadar mâl-ı ganâyimle şâm'a dâhil olup Hüseyin Paşa efendimize zî-kıymet hedâyâlar verdiler kim ta‘bîr olunmaz. Ve üzerlerine paşa ağalarından bir ağa ta‘yîn olunup durma başına yigirmişer altun ve âdem başına on beşer altun kânûn-ı pâdişâhî üzre tahsîl olunup hayli imdâd oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y257b ·
metinde göster ·
Ve leb-i deryâda gümrüğüne hurde derler. Paşa tarafından
bir ağa
, şerîf hazretleri tarafından bir şerîf mâl-ı gümrüğü refâkat üzre tahsîl edüp n …
Ve leb-i deryâda gümrüğüne hurde derler. Paşa tarafından bir ağa, şerîf hazretleri tarafından bir şerîf mâl-ı gümrüğü refâkat üzre tahsîl edüp nısfın Cidde beği ve nısfın şerîf hazretleri alır. Fâtih-i Yemen Sinân Paşa'dan berü şerîfler bendere müdâhale etmek kânûn olmuşdur. Ammâ senevî ber-vech-i adâlet bin beş yüz kîse hâsıl olur azîm benderdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y366a ·
metinde göster ·
… n ve Mekke vü Medîne ve Habeş'in iskelesidir. Mısır eyâletinde paşa ağalarından
bir ağa
hâkimidir. Yigirmi dörd ağalığın biri dahi bu bender-i Süveys'dir.
Ammâ bu bender-i Süveys bu bahrin cânib-i garbî nihâyetinde bir kumsal sahrâda vâki‘ olmuş benderdir. Hind ü Yemen ve Mekke vü Medîne ve Habeş'in iskelesidir. Mısır eyâletinde paşa ağalarından bir ağa hâkimidir. Yigirmi dörd ağalığın biri dahi bu bender-i Süveys'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y384b ·
metinde göster ·
… ]] ve İbrâhîm Paşa asrında hatt-ı şerîf vârid olup kara ağalar tarafından başka
bir ağa
beytü'l-mâl emîni olup [[(---) (---) (---) lerin]] izniyle cüz’î ve küllî esbâb …
Kısm-ı sâdisi, eyâlet-i Mısır'da ne kadar ma‘mûr [u] âbâdân kurâlar var ise Âsitâne-i sa‘âdet'de Dârü's-sa‘âde ağası [[(---) (---) (---)]] âzâd olmuş ağalar fevt oldukda cümle kurâ Y 58b ve muhallefâtların paşa zabt etmek kânûn-ı Selîm idi. [[(---) (---) (---)]] ve İbrâhîm Paşa asrında hatt-ı şerîf vârid olup kara ağalar tarafından başka bir ağa beytü'l-mâl emîni olup [[(---) (---) (---) lerin]] izniyle cüz’î ve küllî esbâbları bir yere hıfz olunup paşa tarafından dahi bir ağa mübâşir konup cümle [[(---) (---) (---)]] mühürleyüp pâdişâh-ı âlem-penâha paşa arz edüp Âsitâne tarafından bir kapucubaşı veyâhûd bir [[(---) (---) (---)]] gelüp mezkûr mâlı ve kurâları bir kuluna mı ihsân eder, yohsa fürûht oluna mı buyurmuş, ana göre [[(---) (---) (---)]] kara ağalar mutasarrıf oldukları köylerin mâl-ı pâdişâhîsin edâ edüp fâ’izi her ne kalırsa keyfe mâ-yeşâ Q 181a mülkiyyet üzre mutasarrıf olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y58a–Y58b ·
metinde göster ·
Kısm-ı sâdisi, eyâlet-i Mısır'da ne kadar ma‘mûr [u] âbâdân kurâlar var ise Âsitâne-i sa‘âdet'de Dârü's-sa‘âde ağası [[(---) (---) (---)]] âzâd olmuş ağalar fevt oldukda cümle kurâ Y 58b ve muhallefâtların paşa zabt etmek kânûn-ı Selîm idi. [[(---) (---) (---)]] ve İbrâhîm Paşa asrında hatt-ı şerîf vârid olup kara ağalar tarafından başka bir ağa beytü'l-mâl emîni olup [[(---) (---) (---) lerin]] izniyle cüz’î ve küllî esbâbları bir yere hıfz olunup paşa tarafından dahi bir ağa mübâşir konup cümle [[(---) (---) (---)]] mühürleyüp pâdişâh-ı âlem-penâha paşa arz edüp Âsitâne tarafından bir kapucubaşı veyâhûd bir [[(---) (---) (---)]] gelüp mezkûr mâlı ve kurâları bir kuluna mı ihsân eder, yohsa fürûht oluna mı buyurmuş, ana göre [[(---) (---) (---)]] kara ağalar mutasarrıf oldukları köylerin mâl-ı pâdişâhîsin edâ edüp fâ’izi her ne kalırsa keyfe mâ-yeşâ Q 181a mülkiyyet üzre mutasarrıf olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y58a–Y58b ·
metinde göster ·
… teşrîfât üzre cümle a‘yân paşaya hedâyâların hâzır ederler. Ve paşa ağalarından
bir ağa
Nîl kesimi olacak halîci tathîr etmeğe me’mûr olup beş on bin ummâl ve ırgat ve …
Andan cemî‘i ümenâ ve mültezimîn ve keşşâf ve mîrimîrân ve ümerâ-yı Mısır ve'l-hâsıl kânûn-ı kadîm-i teşrîfât üzre cümle a‘yân paşaya hedâyâların hâzır ederler. Ve paşa ağalarından bir ağa Nîl kesimi olacak halîci tathîr etmeğe me’mûr olup beş on bin ummâl ve ırgat ve curâfa sığırları ile halîci kırk elli günde on kîse masrûf olup Y 150b pâk ü pâkîze ederler. On bin para ağaya ücret-i kadem verirler. İki kîse masrûf kurâlardan ve her hâne sâhiblerinden hâsıl olup paşa kethudâsına iki kîse ve paşaya beş kîse olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y150a–Y150b ·
metinde göster ·
"Beğin muhâsebesin bir hoş görün" deyü fermân edüp mâl tahsîline
bir ağa
ta‘yîn olunup beğ taşraya çıkup yine alay ile paşa ağası atbaşı berâber beğin s …
"Beğin muhâsebesin bir hoş görün" deyü fermân edüp mâl tahsîline bir ağa ta‘yîn olunup beğ taşraya çıkup yine alay ile paşa ağası atbaşı berâber beğin sarâyına giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y212b ·
metinde göster ·
… ile verilen piliçler ekseriyyâ mîrîdir. Ve paşa kilârcıbaşısı tarafından başka
bir ağa
me’mûr olup niçe bin piliçler yapdırup paşa matbahında yevmiyye beşer yüz tavuk …
Ve bu dipsiz kîle ile verilen piliçler ekseriyyâ mîrîdir. Ve paşa kilârcıbaşısı tarafından başka bir ağa me’mûr olup niçe bin piliçler yapdırup paşa matbahında yevmiyye beşer yüz tavuk boğazlanup tevâbi‘âta ta‘yîn verilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y229b ·
metinde göster ·
… rın gark olan gemisin dizdâr ile paşaya arz edüp altıncı günde paşa ağalarından
bir ağa
ulaklık ile gelüp dizdâra bir hil‘at-ı fâhire ve topçubaşıya ve kethudâ-yı kal‘ …
Der-akab küffârın gark olan gemisin dizdâr ile paşaya arz edüp altıncı günde paşa ağalarından bir ağa ulaklık ile gelüp dizdâra bir hil‘at-ı fâhire ve topçubaşıya ve kethudâ-yı kal‘aya kezâlik birer hil‘at ile mesrûr edüp dizdâra mukarrer ihsân olunup gark olan küffâr gemisinin âletlerin çıkarmağa dalgıclar ile mukayyed oldular. Dizdâr hakîre yüz guruş ve yüz hamle odun hizmet etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y331a ·
metinde göster ·
… edüp dîvân-ı Mısır'da deynin edâ eder. Ve paşa tarafından mîrî gılâli tahsîline
bir ağa
ta‘yîn olup kâşifden altı ayda bir kîse külfe-bahâ ve tahsîl etdüği (---) gılâl …
Seyf ibn Zülyezen binâsı olduğıyçün Benî Seyf derler. Ve hâlâ nevâhîlerinde sâkin olan Urbâna Benî Seyf kabîlesi derler. Mısır hâkinde kâşiflikdir. Mâ-tekaddem mîrlivâlar mutasarrıf olurmuş. Lâkin zamânımızda sehl tenezzülde olmağile küşûfiyye olmuşdur. Kâşifleri beş yüz atlı tevâbi‘iyle ve beş yüz Mısır askeriyle eyâlet-i Benî Seyf'de olan yedi yüz kırk pâre kurâdan iki yüz beş Mısrî kîse ve (---) erdeb mîrî gılâli tahsîl edüp dîvân-ı Mısır'da deynin edâ eder. Ve paşa tarafından mîrî gılâli tahsîline bir ağa ta‘yîn olup kâşifden altı ayda bir kîse külfe-bahâ ve tahsîl etdüği (---) gılâlden erdeb başına re‘âyâdan ikişer para almak hâliyedir. Ve paşa tarafından bir ağa dahi mezkûr gılâl tahsîline isti‘câle gidüp nısıf kîse hizmet-bahâ alur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y361b ·
metinde göster ·
… gılâlden erdeb başına re‘âyâdan ikişer para almak hâliyedir. Ve paşa tarafından
bir ağa
dahi mezkûr gılâl tahsîline isti‘câle gidüp nısıf kîse hizmet-bahâ alur.
Seyf ibn Zülyezen binâsı olduğıyçün Benî Seyf derler. Ve hâlâ nevâhîlerinde sâkin olan Urbâna Benî Seyf kabîlesi derler. Mısır hâkinde kâşiflikdir. Mâ-tekaddem mîrlivâlar mutasarrıf olurmuş. Lâkin zamânımızda sehl tenezzülde olmağile küşûfiyye olmuşdur. Kâşifleri beş yüz atlı tevâbi‘iyle ve beş yüz Mısır askeriyle eyâlet-i Benî Seyf'de olan yedi yüz kırk pâre kurâdan iki yüz beş Mısrî kîse ve (---) erdeb mîrî gılâli tahsîl edüp dîvân-ı Mısır'da deynin edâ eder. Ve paşa tarafından mîrî gılâli tahsîline bir ağa ta‘yîn olup kâşifden altı ayda bir kîse külfe-bahâ ve tahsîl etdüği (---) gılâlden erdeb başına re‘âyâdan ikişer para almak hâliyedir. Ve paşa tarafından bir ağa dahi mezkûr gılâl tahsîline isti‘câle gidüp nısıf kîse hizmet-bahâ alur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y361b ·
metinde göster ·
gılâl-i mîrî tahsîl olunmasıyçün altı ay hâkim olup kâşifden senevî iki kîse ve …
Ve paşa tarafından dahi bir ağa gılâl-i mîrî tahsîl olunmasıyçün altı ay hâkim olup kâşifden senevî iki kîse ve iki at ve on aded tavâşî memlûk ve yevmiyye beş guruş külfe-bahâ alup tahsîl-i gılâl eder. Bir ağa dahi bu ağa üzre isti‘câl-i gılâle gelüp bir kîse hakk-ı kudûmü Y 367a kâşifden alup tahsîl-i gılâle ibrâm [u] ilhâh eder. Zîrâ Mısır'da kul cirâye ve Q 303bP 300b alîklerin isterler. Ve paşa ağası kendüye erdeb başına iki para alup paşaya kalemiyye yedi kîse verdiğinden mâ‘adâ on kîse fâ’izi kalır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y366b–Y367a ·
metinde göster ·
… n aded tavâşî memlûk ve yevmiyye beş guruş külfe-bahâ alup tahsîl-i gılâl eder.
Bir ağa
dahi bu ağa üzre isti‘câl-i gılâle gelüp bir kîse hakk-ı kudûmü Y 367a kâşifd …
Ve paşa tarafından dahi bir ağa gılâl-i mîrî tahsîl olunmasıyçün altı ay hâkim olup kâşifden senevî iki kîse ve iki at ve on aded tavâşî memlûk ve yevmiyye beş guruş külfe-bahâ alup tahsîl-i gılâl eder. Bir ağa dahi bu ağa üzre isti‘câl-i gılâle gelüp bir kîse hakk-ı kudûmü Y 367a kâşifden alup tahsîl-i gılâle ibrâm [u] ilhâh eder. Zîrâ Mısır'da kul cirâye ve Q 303bP 300b alîklerin isterler. Ve paşa ağası kendüye erdeb başına iki para alup paşaya kalemiyye yedi kîse verdiğinden mâ‘adâ on kîse fâ’izi kalır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y366b–Y367a ·
metinde göster ·
… ncüler çıkar kim fındık kadar olur. Bu kavmin hâkimleri Habeş paşası tarafından
bir ağa
hükûmet edüp çıkan incülerden öşür alup paşasına muhâsebe verir. Ve Donkalâb is …
dür. İskeleden nümâyândır. Bu cezîre içinde üç bin kamışdan ve sazdan re‘âyâ evleri var. Bir câmi‘leri ve bozahâneleri var, gayrı âsâr ve zirâ‘at edecek yer yokdur. Cümle halkı gavvâslardır. Süveys deryâsından gûnâ-gûn incü çıkarırlar. Acîb ü garîb sun‘-ı Hudâ dürr-i yetîm incüler çıkar kim fındık kadar olur. Bu kavmin hâkimleri Habeş paşası tarafından bir ağa hükûmet edüp çıkan incülerden öşür alup paşasına muhâsebe verir. Ve Donkalâb iskelesine gelen gemilerden dahi gümrük alır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y435a ·
metinde göster ·
… kurâları kalup kadıya senevî sekiz kîse fâ’iz hâsıl olur. Ve gılâl tahsîliyçün
bir ağa
gelüp üç kîse kâr eder. Ve bir ağa dahi güllâb suyu içün gelüp bir kîse mâl ve …
Ve Mısır hâkinde başka kâşiflikdir, beher sene (---) kîse-i Mısrî mâl ve altı bin erdeb gılâl hâsıl edüp Mısır dîvânında muhâsebe verir. Ve iki yüz tevâbi‘âtiyle ve yedi bölük Mısır'ın mustahfızân askeriyle atup tutup zabt u rabt eder hükûmetdir. Ve kendüye kırk kîse ba‘de'l-masârıf fâ’iz mâl kalur yahşı mansûbdur. Ve yüz elli akçe ile sadaka olunur şerîf kazâdır. Nâhiyesi mukaddemâ üç yüz altmış pâre kurâ idi. Yûsuf deryâsı gark edüp yüz on pâre kurâları kalup kadıya senevî sekiz kîse fâ’iz hâsıl olur. Ve gılâl tahsîliyçün bir ağa gelüp üç kîse kâr eder. Ve bir ağa dahi güllâb suyu içün gelüp bir kîse mâl ve kâşifden bir küheylân feres-i âl tahsîl eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·
… kîse fâ’iz hâsıl olur. Ve gılâl tahsîliyçün bir ağa gelüp üç kîse kâr eder. Ve
bir ağa
dahi güllâb suyu içün gelüp bir kîse mâl ve kâşifden bir küheylân feres-i âl ta …
Ve Mısır hâkinde başka kâşiflikdir, beher sene (---) kîse-i Mısrî mâl ve altı bin erdeb gılâl hâsıl edüp Mısır dîvânında muhâsebe verir. Ve iki yüz tevâbi‘âtiyle ve yedi bölük Mısır'ın mustahfızân askeriyle atup tutup zabt u rabt eder hükûmetdir. Ve kendüye kırk kîse ba‘de'l-masârıf fâ’iz mâl kalur yahşı mansûbdur. Ve yüz elli akçe ile sadaka olunur şerîf kazâdır. Nâhiyesi mukaddemâ üç yüz altmış pâre kurâ idi. Yûsuf deryâsı gark edüp yüz on pâre kurâları kalup kadıya senevî sekiz kîse fâ’iz hâsıl olur. Ve gılâl tahsîliyçün bir ağa gelüp üç kîse kâr eder. Ve bir ağa dahi güllâb suyu içün gelüp bir kîse mâl ve kâşifden bir küheylân feres-i âl tahsîl eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·