… dübân ile urûc [u] nüzûl olunur. Ammâ bu harem-i hâs, mermer-i beyâz ile mefrûş
bir ak
yayladır kim her bir kıt‘a mermeri birer halîçe kıt‘asında mücellâ ve musaykal …
Evsâf-ı harem-i beyâz: Câmi‘-i şerîfin mezkûr bâb-ı sa‘âdetlerine ve harem-i latîfin üç aded der-i mu‘allâsına (---) kademe taş nerdübân ile urûc [u] nüzûl olunur. Ammâ bu harem-i hâs, mermer-i beyâz ile mefrûş bir ak yayladır kim her bir kıt‘a mermeri birer halîçe kıt‘asında mücellâ ve musaykal ve hem-vâr döşenmiş billûr-misâl vâdîdir. Tûlen ve arzen çâr-kûşe vâkı‘ olup yan soffalar ile bile (---) ayakdır. Ammâ derûn-ı câmi‘ bu haremden büyükdür. Kıble kapusundan tâ mihrâba varınca (---) ayakdır. Arzı (---) ayakdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 44a ·
metinde göster ·
… e hırka aslında Resûl-i Mübîn'den kalmışdır. Leyle-i Mi‘râc'da Hazret-i Risâlet
bir ak
incüden bir hücre görüp su’âl etdükde Cibrîl-i Emîn cevâb veremedikde derhâl Ce …
Ve hırka aslında Resûl-i Mübîn'den kalmışdır. Leyle-i Mi‘râc'da Hazret-i Risâlet bir ak incüden bir hücre görüp su’âl etdükde Cibrîl-i Emîn cevâb veremedikde derhâl Cenâb-ı İzzet'den hitâb gelüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 148b ·
metinde göster ·
… aşa, Ebû İshâk ile bir kubbede yatır. Bu hakîr ol âsitâneyi ziyâret etdiğimizde
bir ak
sakallı pîrezen bir avret türbedârı var idi.
Ziyâret-i kutb-ı âlem-i rûhânî ve ma‘den-i hikmet-i Rabbânî, eş-Şeyh Hazret-i İshâk-ı Kâzvinî: İsm-i şerîfleri İbrâhîm'dir, künyeleri Ebû İshâk'dır. Vâlidesi Şehriyâr Hâtûn idi. Ermen krallarının kızı idi. İslâm ile müşerref olup Akçakoyunlu pâdişâhlarının birine menkûha olup Hicret-i Nebevî'nin üç yüz elli iki Ramazân'ında düşenbe gicesi vücûda gelüp (---)(---)(---) zamânında iştihâr bulup kutbu'l-aktâb mertebesinde iken merhûm olup Erzurûm'da Tebriz Kapusu'nun iç yüzünde bir kulle içinde medfûndur. Revân kal‘asında mütehassın olup bizzarurî Van'ı kızılbaşa veren Şehîd Murtazâ Paşa, Ebû İshâk ile bir kubbede yatır. Bu hakîr ol âsitâneyi ziyâret etdiğimizde bir ak sakallı pîrezen bir avret türbedârı var idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 239a ·
metinde göster ·
… e darısı yüz kile verir. Yedi gûne buğday olur. Kılçıksız buğdây deve dişi gibi
bir ak
gendim-i akdır.
Evsâf-ı memdûhât-ı mahsûlât: Şiddet-i şitâsının vefretinden zer‘ hubûbâtı altmış günde hâsıl olup der-anbar olur. Bir kile tohmundan seksen kile verir. Bir kile darısı yüz kile verir. Yedi gûne buğday olur. Kılçıksız buğdây deve dişi gibi bir ak gendim-i akdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 287b ·
metinde göster ·
… ç yüzünde bir kulle-i azîm içinde dârü'l-karâr-ı bâkî edinüp anda medfûndur kim
bir ak
sakallı hâtûn türbedârı vardır.
Evvelâ bedreka-i makâmât, âyine-i kerâmât, hâtır-ı esrâr-ı tarîkat, nâzır-ı envâr-ı hakîkat, âfitâb-ı nihânî, kamer-i zindegânî eş-şeyh Hazret-i Ebû İshâk-ı Kazvînî, aleyhi rahmeti'l-Bârî: İsm-i şerîfleri İbrâhîmdir. Künyeleri Ebû İshâk'dır kim (---) kurbunda Kâzvin şehrinde rahm-i mâderden müştâk olmuşdur. Atası Şehriyâr idi. İslâm ile müşerref oldukda Ebû İshâk'ın vâlidesi hâmile kalup Hicret-i Nebevî'nin üç yüz elli iki Ramazân'ında Ebû İshâk vücûda gelüp günden güne kutbu'l-aktâb oldu. (---) Asrında seyâhate çıkup Bursa'da ve Edirne'de makâm edinüp andan yine Erzurûm'a gelüp Tebrîz kapusunun iç yüzünde bir kulle-i azîm içinde dârü'l-karâr-ı bâkî edinüp anda medfûndur kim bir ak sakallı hâtûn türbedârı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 289b ·
metinde göster ·
… ır, ammâ kendüleri pire ve kehleden elem-zede olmak yokdur. Vücûdları hod tüğlü
bir ak
kelb gibi olmağile kehleden mürekkeb bir alây gûl-i beyâbân kavm-i bî-imân [u] …
Ammâ güvercin ibtidâ zemînin yâbisin bu cebel-i Sincâr'da bulmuşdur. Anınçün Nûh Nebî'den hayr du‘â almışdır. Hâlâ bu cebel-i Sincâr'ın kayalarında olan kebûter âşiyânlarının hisâbın Allahu Rabbi'l-âlemîn bilir kim her rakkâsı evc-i âsumâna tayerân etdükde âfitâb-ı âlem-tâbın zıyâsın bürüyüp zemîni muzlim eder. Ve kehle ve pire ve akrep ve çıyan bu cebel-i Sincâr'da halk olduğiyçün Kürd halkı üstünde olan pire ve kehle hisâbın yine kendüleri bilir. Hattâ başına bî-dermân olan saçlı Sincâr dağı Kürdünün saçında ve sakalında kehleler âşiyân edüp döl döş sâhibi kevâhileler vardır. Hattâ kulaklarının içinde ve burnu deliklerinde bile kehleleri vardır, ammâ kendüleri pire ve kehleden elem-zede olmak yokdur. Vücûdları hod tüğlü bir ak kelb gibi olmağile kehleden mürekkeb bir alây gûl-i beyâbân kavm-i bî-imân [u] bî-amândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 213a ·
metinde göster ·
… şehrin içinin tâ ortasında bir yalçın kayadan bir aynu'l-hayât nâm billur gibi
bir ak
berrâk su çıkar kim mâh-ı Temmûz'da bürûdetinden üç yudum huzûr ile içilmez. Tâ …
Ve mine'l-acâ’ib uyûn-ı âb-ı hayât: Bu şehrin içinin tâ ortasında bir yalçın kayadan bir aynu'l-hayât nâm billur gibi bir ak berrâk su çıkar kim mâh-ı Temmûz'da bürûdetinden üç yudum huzûr ile içilmez. Tâ bu mertebe sovukdur ve gâyet serî‘u'l-hazm âb-ı zülâldir kim bir âdem bir kuzu yeyüp bu şerâb-ı tahûrdan nûş etse ol ân acığup yine ta‘âm yemek ister.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 207b ·
metinde göster ·
… ı rûzgârı tarafında bir topraklı bayır üzre şekl-i murabba‘ bir taş binâdır. Ve
bir ak(
?) kapusu var.
Ba‘dehu sene 906 târîhinde Bâyezîd-i Velî Hân Moton kal‘asın döğerken bunu dahi döğüp bilâ-tevakkuf feth etdiler, ammâ ma‘mûr etmeyüp münhedim kalmışdır. Misistre sancağı hâkinde voyvadalıkdır ve yüz elli akçe kazâ-yı nâgehânîdir. Nâhiyesi (---) kurâdır. Kethudâsı ve serdârı ve dizdârı ve neferâtları yokdur. Kal‘ası leb-i deryâ-yı Koron'dan (---) sâ‘at ba‘îd dağlar içre yıldız ve batı rûzgârı tarafında bir topraklı bayır üzre şekl-i murabba‘ bir taş binâdır. Ve bir ak(?) kapusu var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 273a ·
metinde göster ·
… elir bir âb-ı hayât nehir akup bu göle mahlût olur ismine Aksu derler. Hakkâ ki
bir ak
turna gözü gibi bir ak sudur. Cümle ol semtin halkı suların bu Aksu'dan alırlar …
Bu göle İnebahtı tarafından gelir bir âb-ı hayât nehir akup bu göle mahlût olur ismine Aksu derler. Hakkâ ki bir ak turna gözü gibi bir ak sudur. Cümle ol semtin halkı suların bu Aksu'dan alırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 340a ·
metinde göster ·
… ir akup bu göle mahlût olur ismine Aksu derler. Hakkâ ki bir ak turna gözü gibi
bir ak
sudur. Cümle ol semtin halkı suların bu Aksu'dan alırlar.
Bu göle İnebahtı tarafından gelir bir âb-ı hayât nehir akup bu göle mahlût olur ismine Aksu derler. Hakkâ ki bir ak turna gözü gibi bir ak sudur. Cümle ol semtin halkı suların bu Aksu'dan alırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 340a ·
metinde göster ·
… karyesidir. Elli aded tahtadan mebnî sandûka-misâl yine tahta örtülü evlerdir.
Bir ak
kayalı cebelin dâmeninde bâğsız ve bâğçesiz yerdir. Bir câmi‘i ve üç aded kirem …
Bu mezkûr Çukurca Hânı Bursa sancağında Domalic kazâsı nâhiyesi kurâlarından bir müselmân karyesidir. Elli aded tahtadan mebnî sandûka-misâl yine tahta örtülü evlerdir. Bir ak kayalı cebelin dâmeninde bâğsız ve bâğçesiz yerdir. Bir câmi‘i ve üç aded kiremit örtülü kârgîr binâ hânları mâbeyninde bir âb-ı hayât kaynak suyu var. Ve ol mahalde bir çemenzâr yerde bir azîm dıraht-ı müntehâ var, temâşâgâhdır. Bu Çukurca Hânı yaylağından kalkup ahâlî-i Çukurca bize elli pür-silâh şehbâz refîkler verüp yine cânib-i kıbleye çemenzâr yollar aşup nîm sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y7b ·
metinde göster ·
"Bire bu ne hâldir?" deyü dahi ileri vardık. Bir kolsuz cüvân yiğit ve
bir ak
sakallu ihtiyâr âdem ve iki kara kaşlu âdem ayaklarında çizmeleri ve bellerinde …
"Bire bu ne hâldir?" deyü dahi ileri vardık. Bir kolsuz cüvân yiğit ve bir ak sakallu ihtiyâr âdem ve iki kara kaşlu âdem ayaklarında çizmeleri ve bellerinde kılıçları ve esbâbları ile yatırlar. Henüz ceng ede ede pâre pâre olup şehîd olmuşlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y51a ·
metinde göster ·
… e sultân elime yapışup mağârânın içine sıyt u sadâsız girüp âdâb üzre durdular.
Bir ak
sakallı âdem bir horos ile gelüp horosu vâfir urup horos feryâd ederken horosu …
Ve cümle bennâlara fermân edüp kûh-ı serâmedin sed olan bâbını mezkûr kazma ve külünkler ile renc [ü] anâ çekerek acdıklarınca bir tarafdan halk kurbân kanından münhedim olan kapudan içeri kan nisâr ede ede mağârânın kapusu açılup ibtidâ Sennâr kadısı ve melik imâmı ve Donkade vâ‘ızı tezkîr ü tekbîr ile girdiler. Ardları sıra vüzerâları dahi akîbince sultân elime yapışup mağârânın içine sıyt u sadâsız girüp âdâb üzre durdular. Bir ak sakallı âdem bir horos ile gelüp horosu vâfir urup horos feryâd ederken horosu tekbîr ile kurbân edüp kayadan oyulmuş bir dollâb hücresi var, anda koyunca alâ-mele’i'n-nâs horos meyyitesi gâyib olunca cümle anda olan huzzâr-ı meclis hamd [ü] senâ edüp bu gâr-ı azîmin cânib-i erba‘asında kat-ender-kat kayadan kesme Y 425a âdem oturacak iskemleler var, cümle yüz mikdârı kimesneler ol mastabalarda oturup âsûde-hâl summun bükmün olup turduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y424b–Y425a ·
metinde göster ·