… ek zeheb-i hâlis ile mutallâ edüp iki fersah yerden ve yüz mîl deryâdan nümâyân
bir alem-i
alâmet-i edyândır.
Ve kubbe-i âlî üzre olan alem-i kebîri tahdîd edüp kubbesine göre alemin kaddin elli zirâ‘ tavîl edüp elli bin mümessek zeheb-i hâlis ile mutallâ edüp iki fersah yerden ve yüz mîl deryâdan nümâyân bir alem-i alâmet-i edyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 36a ·
metinde göster ·
… -ı hâs-ı nîlgûn ile mestûr olup bu kubbe-i âlî üzre pür altun ile mutallâ olmuş
bir alemi
var kim çeşm-i insân hîrelenir.
Ve hareminin tûlu ve arzı sadrancî bin aded mi‘mâr arşını harem-i vâsi‘dir. Bu haremin tâ vasatında henüz nev-peydâ binâ 313a olunmuş bir havz-ı Hanefî-i musanna‘ı var, suyu âb-ı zülâl kemer suyundandır. Etrâfında Hanefî lülelerinden âb-ı nâblar selsebîl-âsâ cereyân edüp cemâ‘at-i kesîreler tecdîd-i vudû’ edüp tâ‘at-ı Yezdân ederler. Ve havzın fıskiyye ve fevvâreleri havuz üzre olan kubbenin zirve-i a‘lâsına pertâb eder. Bu kubbe-i nîlgûn sekiz aded sütûn-ı müntehâlar üzre mebnî olup rusâs-ı hâs-ı nîlgûn ile mestûr olup bu kubbe-i âlî üzre pür altun ile mutallâ olmuş bir alemi var kim çeşm-i insân hîrelenir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 312b–313a ·
metinde göster ·
… erv-misâl bir serâmed kurşum örtülü kubbe-i nîlgûn üzre altun ile mutallâ olmuş
bir alem-i
serâmedi var kim bir konak yerden şa‘şa‘ası âdemin çeşmini hîrelendirir. Ve cem …
Ve bu nüzhet-âbâd kasrın üstü serv-misâl bir serâmed kurşum örtülü kubbe-i nîlgûn üzre altun ile mutallâ olmuş bir alem-i serâmedi var kim bir konak yerden şa‘şa‘ası âdemin çeşmini hîrelendirir. Ve cemî‘i selef pâdişâhları ve sâhibü'l-hayrât vüzerâ ve vükelâ ve a‘yân-ı vilâyet bu Osmân Baba Sultân rûhâniyyeti hâzır olmağiçün bu tekyegâha birer âsâr-ı azîme edüp cümle amâristan edüp cümle âsâr-ı binâları rusâs-ı hâs-ı nîlgûn ile mestûr ve cümle altun alemlerle ma‘mûr olup bu mezkûr Bâyezîd-i Velî kasrının misli Rûm diyârı tekyegâhlarında yokdur. Meğer diyâr-ı Îrân-zemînde misli imâm Rızâ'nın meşhed-i azîminde ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 378b ·
metinde göster ·
… evzûn üzre bir serâmed sivri külâhı var. Ve tâ zirve-i a‘lâsında bir âdem kaddi
bir alemi
var. Minberin kubbe külâhı ve alemi eyle musaykal ve mücellâ altundur kim çeşm- …
Bu minberin bâlâsında çâr sütûn-ı mevzûn üzre bir serâmed sivri külâhı var. Ve tâ zirve-i a‘lâsında bir âdem kaddi bir alemi var. Minberin kubbe külâhı ve alemi eyle musaykal ve mücellâ altundur kim çeşm-i huccâc hîrelenüp "Sübhânallâh" derler. Hakkâ ki minber-i bî-hemtâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y347b ·
metinde göster ·
… e-i pür-envârı beyâz kirec ile mestûrdur. Dahi zirve-i a‘lâsında yeşil bakırdan
bir alem-i
kebîri var. Cemî‘i dünyâda Y 302a bir hâdise-i kübrâ zuhûr edecek olsa yâ bir …
Ve sultânın kubbe-i pür-envârı beyâz kirec ile mestûrdur. Dahi zirve-i a‘lâsında yeşil bakırdan bir alem-i kebîri var. Cemî‘i dünyâda Y 302a bir hâdise-i kübrâ zuhûr edecek olsa yâ bir pâdişâh ölse ol yeşil alem kıbleden cânibine dönüp şarka yâhûd garba meyl eder. Andan bilirler kim alem meyl etdüği diyârlarda bir kaht [u] galâ veyâ bir azîm hâdisât zuhûr etmişdir, deyü cemî‘i Urbân tâ’ifesi bu alem döndüğiyçün "Yâ Dessûkî ve yâ Müvelliyü'n-Nuhâs" derler, ya‘nî bakır alemi döndürücü demek olur. Rûm'da Sultân İbrâhîm şehîd olduğu gün bu alem dönüp cânib-i garba meyilli durur. Hâlâ ki kubbe-i âlînin tâ zirve-i âlîsinde Habîb Neccâr mıhlamış gibi mıhlı durur. Bir ferd vaz‘-ı yed etmeğe kâdir değildir. Bir kerâmeti dahi bu alem dönmesidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y301b–Y302a ·
metinde göster ·