… lerinin boğazlarında kuşka, ya‘nî ur gibi bir yumru şey hâsıl olur. Ve bu şehir
bir derede
vâkı‘ olmağile hevâsı sakîldir, ammâ halkı gâyet ankâlardır. Ve ehl-i zevk ve a …
Ve mezkûr nehr-i Banya Ejder nehr-i Şamos'a mahlût olur, ammâ nehr-i Banya ılıca suyu olmağile ol kadar lezîz ve bârid değildir, ammâ nâfi‘dir. Ve bu su, ma‘denli gümüş cevherli dağlardan gelmek ile bu şehir halkı ol sudan isti‘mâl etdikleriyçün ekseriyyâ sağîr u kebîrlerinin boğazlarında kuşka, ya‘nî ur gibi bir yumru şey hâsıl olur. Ve bu şehir bir derede vâkı‘ olmağile hevâsı sakîldir, ammâ halkı gâyet ankâlardır. Ve ehl-i zevk ve ayş ü nûş sâhibleridir kim herkesin bâğlarında birer kasr-ı bed-âyîn hâneleri var. "Cümle yigirmi sekiz bin bâğdır" deyü şehir birovu nakl etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 9a ·
metinde göster ·
Macar küffârı bizi bozup kırdığı Şiçevar deresi de azîm deredir, ammâ yine anın …
Hakkâ ki aceb vâsi‘ ibret-nümâ deredir. Gerçi Erdelistân Macarı içre Şiçevar bir derede Macar küffârı bizi bozup kırdığı Şiçevar deresi de azîm deredir, ammâ yine anın iki tarafında kayalardan piyâde âdem urûc etmek mümkindir, ammâ bu Borgosan deresinden bir tarafa kuş uçmak muhâldir kim bu kudret kal‘ası deresi hem mahsûlât-ı âb-ı hayâtlı ve hem beş kerre on kerre yüz bin hayvânât alır sevâd-ı mu‘azzam deredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 158a ·
metinde göster ·
su alâmeti vardır, bir sâhibü'l-hayr olsa, sehl bahâne ile bir hayrât-ı azîm ol …
Bu benderin mukaddemâ suyu bir günlük yoldan gelirdi. Abâbide şütürbânları suyu katra ile satarlardı. Hakîr bu kal‘aya geldikde ahâlî-i kal‘a atşândan şikâyet edüp, "Kal‘amıza karîb bir derede su alâmeti vardır, bir sâhibü'l-hayr olsa, sehl bahâne ile bir hayrât-ı azîm olurdu", deyü nakl etdiklerinde der-akab rızâ’en lillâh atlarımıza süvâr olup çeyrek sâ‘atde varup keşfetdik. Hakîkatü'l-hâl elbette bu mahal su kânıdır, deyü a‘yân-ı kal‘a ile Mısır vezîri İbrâhîm Paşa efendimize arz edüp arz mektûblarımız vusûl buldukda, "ale'r-re’s" deyüp mâlından on kîse ifrâz edüp mu‘temedün-aleyh bir ağasiyle bu kadar bennâ ve kûhken âdemler gelüp biz seyâhat-i Fûncistân'dan gelince bir çâh-ı mâ kazmışlar. Ve yanına bir neşîmen mastaba ve bir kasr-ı zîbâ inşâ etmişler. Görenlerin dillerinde dâsitân bir âb-ı hoş-güvâr imiş. Hamd-i Hudâ bu kemterin sa‘yi ile vücûda gelüp ehl-i kal‘a ve cümle âyende vü revende huccâc u züvvâr u tüccâr ihtiyâc-ı atşândan halâs oldular. İnşâallâhu te‘âlâ
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y381b ·
metinde göster ·