… düp Kars eyâleti hükmünde hâlâ imâristândır, ammâ bender şehr değildir. Kal‘ası
bir dereli
yerde şekl-i murabba bir küçük kal‘adır. Hâkimi başka sancak beğidir. Hâss-ı hü …
Evsâf-ı kal‘a-i kadîm Keçivân, şehr-i Dûdımân, binâ-yı Enûşirvân: Ba‘zı tevârîhlerde Pîjen ve Şeffâk ve Efrâsiyâb cengleri hikâyetinde tahrîr olunan kal‘a-i Dûdımân-ı Keçkıvân bu kal‘a-i şehr-i kadîmdir {deyü tahrîr etmiş}. Zamân-ı kadîmde 323b Âl-i Abbâsiyân'dan Bağdâd-ı behişt-âbâd halîfesi el-Müstansır Billah hükmünde iken Moğol tâ’ifesinden Hülâgû Hân gelüp bu şehri harâb [u] yebâb ve ahâlîsin kebâb edüp Bağdâd'ı dahi harâb etdi. Ba‘dehû bu şehr-i Keçkıvân-ı Dûdımân, Karakoyunlu Kara Yûsuf Şâh hükmünde iken ol kadar âbâdân olup mânend-i Erzen Bender-i Ahlât şehri oldu. Andan Timur-ı bî-nûr gelüp harâb tiye (?) harâb etdi. Ba‘dehû Süleymân Hân Nahşivân'a gelirken talî‘a-i asâkir-i İslâm olan Lala Kara Mustafâ Paşa feth edüp Kars eyâleti hükmünde hâlâ imâristândır, ammâ bender şehr değildir. Kal‘ası bir dereli yerde şekl-i murabba bir küçük kal‘adır. Hâkimi başka sancak beğidir. Hâss-ı hümâyûnı 153.500, ze‘âmet (---) ve timar (---) vardır. Alaybeğisi ve çeribaşısı vardır. Kânûn-ı Süleymânî üzre cebelüleri ile ve beğinin askeriyle cümle bin iki yüz mükemmel asker olur. Kal‘a dizdârı ve azeb ve gönüllü ağası ve üç yüz kal‘a neferâtları ve yüz eli akçe kadısı ve yedi aded ma‘mûr Keçîvân nâhiyeleri vardır. Cümle bin iki yüz aded tîn-i türâb ile mestûr hâne-i ma‘mûrları ve üç aded câmi‘-i muhtasarı her esnâfdan kırk elli aded dekâkînleri vardır. Andan (---) sâ‘at şarka gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 323a–323b ·
metinde göster ·
… aradeniz'e munsab olur. Ve bu şehr-i Tortum'da mîrî güherçile hâsıl olur. Şehri
bir dereli
yire vâkı‘dır. (---)(---)(---)(---)(---)
Lâkin kârgîr binâ bezzâzistânı ve imâreti ve medreseleri yokdur. Ammâ her hânesinde bâğ u bâğçesi çokdur. Âb [u] hevâsının letâfetinden gûnâ-gûn fevâkihât [u] müsmirrâtları firâvândır. Engûrü ve emrûdu ve la‘l-gûn al yanaklı şeftâlûsü memdûhdur. Husûsan mahbûbelerinin tebekânî yanaklı et şeftâlûleri dahi çâşnîdâr [u] hoş-hordır. Bu şehr Erzurûm'a iki konak mesâfe olmağıla cemî‘î tüccâr tâ’ifesi bu şehrin meyve-i âbdârların sandûkalar ile yük yük Erzurûm'a taşırlar. Erzincân şehrinden sonra eyâlet-i Erzurûm'da bu şehr-i Tortum, bâğ-ı İreme zât-misâl bi şehr-i müzeyyendir. Ve cümle halkı garîb-dost, halûk ve halîm ü selîm kimesnelerdir. Ve bu şehr içre cereyân eden (---) dir. Karadeniz'e munsab olur. Ve bu şehr-i Tortum'da mîrî güherçile hâsıl olur. Şehri bir dereli yire vâkı‘dır. (---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 328b ·
metinde göster ·
… ri seyr [ü] temâşâsına başladık. Evvelâ bu şehr-i Köprü Deşan dağının dâmeninde
bir dereli
ve depeli yerde iki cânibinden nehirler cereyân eder. Bir mahalde şekl-i murabb …
Hacı Yûsuf Ağa hânesinde mihmân olup Köprülü Mehemmed Paşa'ya ve sâ’ir a‘yâna mektûb-ı muhabbet-üslûblarımız verüp me’mûr olduğumuz bölükbaşılar cem‘ine mukayyed olup şehr içre "At ve don ve mâl u menâl isteyen, ata, dona ve silâhına kâdir olan yiğitler gelsin" deyü dellâller nidâ etdirüp şehri seyr [ü] temâşâsına başladık. Evvelâ bu şehr-i Köprü Deşan dağının dâmeninde bir dereli ve depeli yerde iki cânibinden nehirler cereyân eder. Bir mahalde şekl-i murabba‘ taş binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır. Bir nehrine Boğazköy suyu derler, şehrin dibinden cereyân eder. Ve bir nehri şehrden bir sâ‘at ba‘îd nehr-i Istavloz derler. Şehr-i Köprü bu iki nehrin ortasındadır. Bu nehirler taşdığı mahal, Köpr[ü] sahrâsın gark eder. Bu nehirler Deşan dağından gelüp nehr-i Istavloz'dan ağaç cisr-i azîmden ubûr olunduğiyçün şehr-i Köprü derler. Gâyet musanna‘ çam direklerden cisr-i garîbdir. Amâlika asrında bu şehre Şındır kal‘ası derlerdi. Lisân-ı Amâlika'da şınd yine köprüye derler. Cisri, Hazret-i Risâlet mütevellid oldukda münhedim olup sonra haşebden binâ etmişlerdir. Ba‘dehû bu cisrden ubûr eden iki nehir Köprü şehrinden aşağı cereyân ederek Çeltiklik nâm mahalde nehr-i azîm Bafra'ya rîzân olur. Ve bu kal‘anın ibtidâ bânisi Amâlika meliklerinin binâsıdır. Andan Tarabefzûn tekürı destinden Âl-i Dânişmendî'den Melik Gâzî feth edüp andan sene (---) târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân muhâsara ile Koca kal‘asın feth edüp bu Şindir kal‘ası, ya‘nî Köprü kal‘ası emân ile feth olup hâlâ Amasiyye hâki hükmünde nısfı ze‘âmetdir ve nısfı Tokat hâkimi subaşılığıdır. Cümle cürm [ü] cinâyeti ve salb [u] siyâseti anın tasarrufundadır ve üç yüz akçe pâyesiyle şerîf kazâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 348a ·
metinde göster ·
Menzil-i karye-i Köstebek Hânı: Bu dahi (---) hâkinde yüz hâneli bir dereli zemînde bâğlı ve bâğçeli ma‘mûr kurâdır. Cümle âhâlîleri cemî‘î tekâlîf-i örfiyyeden berîlerdir. Zîra sene (---) târîhinde Sultân Ahmed Hân asrında Kara Yazıcı ve Sa‘îd Arab ve Kalenderoğlu ve Cennetoğlu ve Deli Hasan ve Kalacak nâm celâlîler Anadolu diyârların harâb u yebâb etdüklerinde bu mahalde bir kârbân-ı azîm bozup iki binden mütecâviz ibâdullahı dendân-ı tîğdan geçirüp bu kadar mâl-ı ganâ’im aldıklarından sonra bu yollar niçe zamân mesdûd olup ba‘dehû Nasıf Paşa bu mahalle kal‘a-misâl bir hân-ı azîm binâ edüp bu karye âhâlisin bu mahalle iskân etdirüp hâlâ ma‘mûr kasaba olmuşdur. Bir câmi‘i ve hânı ve imâreti ve hammâmı ve bir kaç esvâk-ı muhtasarı vardır. Üzüm turşusu gâyet memdûhdur. Ammâ hânı Anadolu diyârında nazîri yokdur. Meğer Şâm kurbunda Katîfe ve Şa‘şa‘a 368a hânı ola. İçli ve dışlı ve müte‘addid haremli ve iki bin at alır ıstablı ve başka develiği ve beyâz sahrâ-misâl bir meydânı ve'l-hâsıl cümle imâreti rasâs-ı hâss-ı nîlgûn ile mestur bir hân-ı ma‘mûrdur. Andan yine şimâle 6 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 367b–368a ·
metinde göster ·
… (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) . Ammâ aşağı şehri
bir dereli
ve bâğlı ve bâğçeli yerde vâki‘ olmuş cümle (---) aded hâk-i pâk ile mestûr hân …
Eşkâl-i kal‘a-i İskilib: Evce peyveste olmuş bir kûh-ı bülendin tâ zirve-i a‘lâsında cemî‘i ebrâcları ve dendân-ı bedenleri seng-tırâş ile mebnî şekl-i müseddes bir kapulu kal‘a-i âlîdir. Derûn-ı kal‘ada (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) . Ammâ aşağı şehri bir dereli ve bâğlı ve bâğçeli yerde vâki‘ olmuş cümle (---) aded hâk-i pâk ile mestûr hâneli ma‘mûr şehirdir, ammâ ol kadar müzeyyen ve kebîr değildir. Cümle (---) aded mihrâbdır. Evvelâ çârsû içinde (---)(---) .
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 91b ·
metinde göster ·
… r nehir kenarında vâki‘ olup ol nehirde demir ma‘deni olmağıla Kösdemir derler.
Bir dereli
ve depeli zemîne vâki‘ olmuş (---) sancağı hâkinde ve (---) ve nâhiyesinde beş …
Der-vasf-ı kasaba-i sağîr Kösdemir: Kösdem nâmında bir nehir kenarında vâki‘ olup ol nehirde demir ma‘deni olmağıla Kösdemir derler. Bir dereli ve depeli zemîne vâki‘ olmuş (---) sancağı hâkinde ve (---) ve nâhiyesinde beş yüz hâneli bâğlı ve bâğçeli ve serâpâ kiremitli ma‘mûr hâneli, enhâr-ı revânı âb-ı hayât büleydecikdir. Bu uyûn-ı câriye-i sağîre Istıranca'dan ve Vize sarâyı ve Seregen kasabası dağlarından cem‘ olup bahârda tuğyân üzre revân olup nehr-i Ergene'ye mahlût olur. Bu büleydenin cümle bâğ u bâğçeleri bu âb-ı hayât sâhilindedir. Bir minâreli müfîd [ü] muhtasar bir câmi‘i ve beş aded hurde hânları ve yigirmi aded dükkânları ve bir tekyesi ve bir küçük hammâm-ı rûşenâsı var, gayri imâretleri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 170b ·
metinde göster ·
… ekl-i muhammes bir taş binâ kal‘a-i ra‘nâdır ammâ küçükdür. Lâkin aşağıda şehri
bir dereli
ve âb-ı hayât sulu ve bâğ u bâğçe ve câmi‘li ve medrese ü hân u hammâmlı ve kif …
Der-vasf-ı kal‘a-i Nerîmân ya‘nî sedd-i Hemedân: Bu kal‘a kâh Acem'in ve kâh Luristân'ın hükmünde olğandır ammâ hâlâ hükm-i Luristân'da mezkûr Derbend-i Mâşâ'nın şarkîsi cânibinde sedd-i İrân kal‘a-i Nerîmân'dır kim Melik Nerîmân binâ etmişdir. Kal‘ası bir yalçın kaya üzre şekl-i muhammes bir taş binâ kal‘a-i ra‘nâdır ammâ küçükdür. Lâkin aşağıda şehri bir dereli ve âb-ı hayât sulu ve bâğ u bâğçe ve câmi‘li ve medrese ü hân u hammâmlı ve kifâyet mikdârı dükkânlı rabta-i ma‘mûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 370b ·
metinde göster ·
Cümle (---) aded dekâkîn-i sûk-ı sultânî-i bâzâr-ı hüsndür. Gerçi bu şehir
bir dereli
ve depeli zemîne vâki‘ olmuşdur, ammâ gâyetü'l-gâye ma‘mûr [u] âbâdân olduğunda …
Cümle (---) aded dekâkîn-i sûk-ı sultânî-i bâzâr-ı hüsndür. Gerçi bu şehir bir dereli ve depeli zemîne vâki‘ olmuşdur, ammâ gâyetü'l-gâye ma‘mûr [u] âbâdân olduğundan çârsû-yı bâzârı ol kadar müzeyyen ve ma‘mûrdur kim gûyâ bu şehrin cümle esvâk-ı sultânîsi Haleb şehri ve Bursa şehri çârsûları gibi gâyet tertîb üzre tekellüflü binâ olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 22b ·
metinde göster ·
ve depeli yerlerde bî-hisâb değirmenlerdir kim biri birinden suları cereyân edü …
Menzil-i Devne Değirmenleri: Bir dereli ve depeli yerlerde bî-hisâb değirmenlerdir kim biri birinden suları cereyân edüp âsiyâblardır. Cemî‘i Dobruca ve Deliorman halkı bu değirmenlere muhtâclardır ve her bir değirmen birer ze‘âmetden yahşıdır. Cemî‘i a‘yân-ı vilâyetin ve nısf paşazâdelerin Devne değirmenleri vardır. Sayf [u] şitâda âb-ı hayât suyu cârîdir. Hattâ Çelebi Sultân Mehemmed ibn Yıldırım Hân Ruscuk mukâbelesinde Yergöğü kal‘asın Eflâk hâkinde binâ ederken nehr-i Tuna'nın Demirkapusu'ndan saman ve kömür döküp bu Devne değirmenlerinden ve Yenehisâr'dan ve Çekmece göllerinden saman ve kömür çıkdığı müsbetdir. Anıniçün bu Devne değirmenlerinin suyu dâ’imdir. Bu Devne fezâsında Melek Paşa efendimizle meks edüp ale's-sabâh huzûr-ı paşada edâ-yı salât-ı fecri tamâm edüp hakîr Yâsin-i şerîfi tilâvet etdikden sonra,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 29a ·
metinde göster ·
… Kurd boynu dimekdir. Hakkâ ki eşek kadar kurdları Kazak domuzlarından eşeddir.
Bir dereli
ve ılkınlı ve sazlı ve kamışlı bî-amân yerdir.
Menzil-i Böremoyin: Lisân-ı Tatarca, ya‘nî Kurd boynu dimekdir. Hakkâ ki eşek kadar kurdları Kazak domuzlarından eşeddir. Bir dereli ve ılkınlı ve sazlı ve kamışlı bî-amân yerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 54a ·
metinde göster ·
ve bayırlı ve çayırlı ve bâğ u bâğçeli zemîn-i mahsûldâra vâki‘ olmuş bir ma‘mû …
şehri bir dereli ve bayırlı ve çayırlı ve bâğ u bâğçeli zemîn-i mahsûldâra vâki‘ olmuş bir ma‘mûr rabta-i zîbâdır. Cânib-i şer‘den nâ’ibi ve taraf-ı evkâfdan mütevellîsi vardır, ammâ kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve nakîbi cümle Gelibolu'da sâkinlerdir. Binâ-yı imârâtları cümle yedi mahalledir, ammâ ol kadar tertîb üzre binâ olunmamış bir dağınık cây-ı me’mendir ve bin aded kiremit ile mestûr hâne-i ma‘mûrlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 97a ·
metinde göster ·
… mân Hân sene (---) târîhinde feth edüp amâr etmişdir. Bu dahi Rûmeli eyâletinde
bir dereli
ve depeli zemîn-i çengelistânda şekl-i murabba‘dan tûlânîce bir sa‘b ve metîn v …
Lisân-ı Sırf üzre rajina (---)(---)(---) derler. Kadîm a‘sârda Despot binâsı olup ba‘dehû Süleymân Hân sene (---) târîhinde feth edüp amâr etmişdir. Bu dahi Rûmeli eyâletinde bir dereli ve depeli zemîn-i çengelistânda şekl-i murabba‘dan tûlânîce bir sa‘b ve metîn ve dolma palanka kal‘adır. Subaşı ve dizdârı ve (---) aded kal‘a neferâtları var. Ve derûn-ı hisârda bir câmi‘ ve anbâr ve cebehâne ve neferât hâneleri var ve kal‘a hâricinde mükellef hânları ve birkaç dükkânları ve bağları var, ammâ bu kal‘a yolları gâyet muhâtara haydûd yollarıdır kim ihtirâz lâzımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 110b ·
metinde göster ·
ve depeli yere vâki‘ olup cümle sekiz yüz aded tahtânî ve fevkânî kârgîr binâ h …
Sitâyiş-i varoş-ı Sirebne: şehri bir dereli ve depeli yere vâki‘ olup cümle sekiz yüz aded tahtânî ve fevkânî kârgîr binâ hâne-i zîbâların üstleri serâpâ tahta şindire örtülüdür ve cümle altı aded cemâ‘at add olunur ve cümle altı mihrâbdır. Evvelâ Sultân Bâyezîd-i Velî câmi‘i tarz-ı kadîm sâdece ma‘bedgâhdır kim kiremitli ve bir minârelicedir. Andan (---)(---)(---)(---)(---) Mâ‘adâ mesâcidlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 127b ·
metinde göster ·
… zkûr kal‘a-i bâlânın cânib-i şimâlinde ve semt-i yıldızında ve taraf-ı garbında
bir dereli
ve depeli zemînde Nehr-i Milaçka'nın yemîn ü yesârında topraklı bayırlar üzre b …
Mezkûr kal‘a-i bâlânın cânib-i şimâlinde ve semt-i yıldızında ve taraf-ı garbında bir dereli ve depeli zemînde Nehr-i Milaçka'nın yemîn ü yesârında topraklı bayırlar üzre birbirinden âlî kat-ender-kat bâğlı ve bâğçeli ve her hânedânı âb-ı revânlı tahtânî ve fevkânî ekseriyyâ kiremit örtülü ve ba‘zısı şindire tahta örtülü bacaları mevzûn hâne-i zîbâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 128b ·
metinde göster ·
Sitâyiş-i varoş-ı kal‘a-i Travnik: Bu kal‘anın aşağı garb cânibinde
bir dereli
ve depeli ve kayalı ve topraklı yerde nehr-i (---) kenârında vâki‘ olmuş bâğ-i …
Sitâyiş-i varoş-ı kal‘a-i Travnik: Bu kal‘anın aşağı garb cânibinde bir dereli ve depeli ve kayalı ve topraklı yerde nehr-i (---) kenârında vâki‘ olmuş bâğ-i İrem-misâl şîrîn kasabadır. Bu nehir Uburça dağlarından gelüp bu şehirden aşağı nehr-i azîm Virbaza lisân-ı Boşnakca ya‘nî Söğüd suyuna karışır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 133a ·
metinde göster ·
zemînde bâğlı ve bâğçeli ve bir câmi‘li müselmân köyü ve ze‘âmetdir. A‘yânı Osm …
Karye-i Çeltikçi: Bir dereli zemînde bâğlı ve bâğçeli ve bir câmi‘li müselmân köyü ve ze‘âmetdir. A‘yânı Osmân Ağa ve Ya‘kûb Ağa'dır ve cümle yetmiş aded kayagan örtülü evlerdir. Andan yine taraf-ı lodosa bir buçuk sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 175b ·
metinde göster ·
Nehr-i Banya Ejder ya‘nî Ejder Ilıcası suyu kenârında
bir dereli
yerde cânib-i erba‘ası havâleli dağları ve rağları ve yakın ve ırağları cümle b …
Nehr-i Banya Ejder ya‘nî Ejder Ilıcası suyu kenârında bir dereli yerde cânib-i erba‘ası havâleli dağları ve rağları ve yakın ve ırağları cümle bâğlardır kim cümle kırk bin bâğdır, derler. Ve cümle halkının kâr [u] kisbleri şarâb yapmak ve hamr satmakdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 8b ·
metinde göster ·
ve depeli özler arasında vâkı‘ zemînde bir sivri depe üzre bir hısn-ı hasîn ve …
Bu kal‘a bir dereli ve depeli özler arasında vâkı‘ zemînde bir sivri depe üzre bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn Şeddâdî seng-tırâş bir kal‘a-i savaş-ı latîfdir. Lâkin havâlesi çokdur ve içinde çârsû-yı bâzârı yokdur, ammâ kenîse ve ma‘mûr şindire tahta örtülü hâneleri çokdur. Ve kıble cânibine nâzır ancak bir demir kapusu var, pâsbânlar ile âmâde iki kat metîn kapudur, ammâ handakı yokdur, zîrâ bir püşte-i âlî üzre olduğundan handak yeri yokdur. Cümle bin aded soltat-ı neferâtlara mâlikdir. Kapudanı krala hedâyâlarıyla gelüp on kîse imdâd etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 18b ·
metinde göster ·
ve depeli ve havâle yere vâkı‘ olmuş bir kal‘a-i azîmdir, lâkin havâlesi yıldız …
Bir dereli ve depeli ve havâle yere vâkı‘ olmuş bir kal‘a-i azîmdir, lâkin havâlesi yıldız rûzgârı cânibinde muhâlif yere vâkı‘ olmağile ihtiyâten ol mahalle iki aded kal‘a-misâl metîn tabya-i hasînler inşâ edüp kal‘ayı havâleden halâs olmuş zann ederler, ammâ henüz kal‘aya ciğerdelen yapmışlar, zîrâ bir düşman gelse bu kullelere der-ceng-i evvel sarılup ba‘de'l-feth kal‘ada kaz ve tavuk girmez olur. Ve havâleleri dahi çok kayalı püşteler vardır. Gûyâ hemân Venedik'in Hersek vilâyetinde kal‘a-i Nova'mız kurbunda Kotur kal‘ası gibi bu Praşo da eyle havâleli kal‘a-i sefîldir, ammâ şin kal‘ası kadar vâsi‘ değildir, ammâ şeddâdî binâ rıhtım-ı husûn-ı metînedir ve mu‘azzam tabyaları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 28a ·
metinde göster ·
… li aded dükkânları var, ammâ hammâmı ve gayri imârâtları yokdur, lâkin bu kal‘a
bir dereli
ve depeli zemîne vâkı‘ olmağile bâğları çokdur. Hudâya ayândır bir kerre bu bâğ …
Ve hisâr hâricinde bir müfîd ü muhtasar hânı ve elli aded dükkânları var, ammâ hammâmı ve gayri imârâtları yokdur, lâkin bu kal‘a bir dereli ve depeli zemîne vâkı‘ olmağile bâğları çokdur. Hudâya ayândır bir kerre bu bâğlar içre bir şiddet-i şitâda geçmek müyesser olup huddâmlarımız üzüm ve her at terki altından ceviz ve kızılcık meyveleri değşirmeden tamâm oldular. Tâ bu mertebe bâğlarında gûnâ-gûn şîreli âbdâr üzümü firâvân olur. Bu Seçoy'un Peçoy-ı dilcûy gibi havâsı latîfdir, zîrâ mâbeynehümâsı bir merhale yerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 70a ·
metinde göster ·
… kdır. Kethudâyeri ve yeniçeri serdârı vardır, ammâ gayri hâkimleri yokdur. Ammâ
bir dereli
ve vâsi‘ özlü bâğ u bâğçeli yüz yetmiş kadar ma‘mûr hâneli bir şîrîn nev-binâ k …
Menzil-i Yeni kasaba-i ibret-nümâ: Sene (---) târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ vüzerâlarından Koca Mûsâ Paşa bu kasabayı inşâ edüp cemî‘i tekâlîf-i örfiyyeden mu‘âf u müsellem edüp Bosna eyâletinde hâs-ı hümâyûndur ve yüz elli akçe pâyesiyle olduğu kadar kazâcıkdır. Kethudâyeri ve yeniçeri serdârı vardır, ammâ gayri hâkimleri yokdur. Ammâ bir dereli ve vâsi‘ özlü bâğ u bâğçeli yüz yetmiş kadar ma‘mûr hâneli bir şîrîn nev-binâ kasaba-i ra‘nâcıkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 168a ·
metinde göster ·
ve depeli yerde Mehemmed Geray Hân efendimiz bir hân-ı mihmânsarây-ı hasbî binâ …
Menzil-i karye-i Azîzler: Bir dereli ve depeli yerde Mehemmed Geray Hân efendimiz bir hân-ı mihmânsarây-ı hasbî binâ etmişdir kim bir pâdişâha müyesser olmamışdır. Cümle yigirmi ocakdır, ammâ gâyet vâsi‘ hân-ı azîm olmağile derûn-ı hâna yüz tavla at sığar, serâpâ kiremit ile mestûr kârgîr binâlı bir hân-ı ma‘mûrdur kim kapusu üzre târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 134a ·
metinde göster ·
… gayyâ ve derk-i esfel-misâl uçurumdur ve dereli ve depeli yerlerdir. Şehir dahi
bir dereli
ve depeli vâsi‘ öz içinde cümle 4.000 aded kiremitli ve bâğ u bâğçeli ve her hâ …
Ve bu kal‘anın iki tarafı çâh-ı gayyâ ve derk-i esfel-misâl uçurumdur ve dereli ve depeli yerlerdir. Şehir dahi bir dereli ve depeli vâsi‘ öz içinde cümle 4.000 aded kiremitli ve bâğ u bâğçeli ve her hânede birer âb-ı hayât cârî olmuş tahtânî ve fevkânî kârgîr binâlı ma‘mûr u müzeyyen hânedân-ı zîbâlardır. Cümleden Bekir Efendi sarâyı ve Mustafâ Ağa sarâyı ve (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) meşhûr büyûtlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 233a ·
metinde göster ·
ve depeli ve mukassî kayalar içre enişli ve yokuşlu cehennem dereceleri-misâl u …
Der-beyân-ı eşkâl-i varoş-ı Lonkanik: Bir dereli ve depeli ve mukassî kayalar içre enişli ve yokuşlu cehennem dereceleri-misâl uçurum yerlerde cümle beş yüz aded mikdârı biri biri üzre kat-ender-kat kârgîr binâlı ve serâpâ kiremit örtülü havlısız daracık dârlardır, ammâ ağaçları çok olup ormanlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 274a ·
metinde göster ·
… olmak ile bu taraflarının handakları gayyâ-misâl derbenddir. Ve kara tarafları
bir dereli
ve depeli yerlerdir. Ammâ cümle yalın kat dîvârdır lâkin iç kal‘a tarafları ona …
Cirmi dâ’iren-mâdâr kâmil üç bin adımdır bin adım dahi deryâ tarafıdır. Ve iki tarafı karası kâmil üç bin beş yüz adımdır. Bu hisâb üzre cümle girdâ-girdi dörd bin beş yüz hatvedir. Bu adımlar kal‘a dîvârları üzredir, yohsa handak kenârınca adımlansa dahi vâsi‘dir. Ammâ taşlık yerde vâki‘ olmak ile handakı ol kadar amîk değildir ammâ ârizdir. Ve iç kal‘asının semtinde sehel havâlesi olmak ile bu taraflarının handakları gayyâ-misâl derbenddir. Ve kara tarafları bir dereli ve depeli yerlerdir. Ammâ cümle yalın kat dîvârdır lâkin iç kal‘a tarafları onar arşın enli dîvârlardır. Ve gâyet metîn ve müstahkem dirsekleri ebrâcları var kim cümle yetmiş yedi aded kullelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 338a ·
metinde göster ·
ve depeli ve havâleli ve Angiliyoz gölü kenârında bir mürtefi‘ sivri püşte-i âl …
Kal‘ası bir dereli ve depeli ve havâleli ve Angiliyoz gölü kenârında bir mürtefi‘ sivri püşte-i âlî üzre şekl-i murabba‘dan şarkdan garba tûlânîce vâki‘ seng-i mutarraş binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır kim yukaru kal‘ası dâ’iren-mâdâr şarkdan garba tûlu iki yüz adımdır. Ve arzı yüz adım enli bir kal‘adır. Ve taşra kal‘asının girdâ-girdi bedenler üzre kâmil bin adım bir kal‘a-i zîbâdır kim cümle üç kat kal‘a-i bâlâdır. Gerçi havâlesi vardır ammâ iç kal‘ası havâlesine havâle olup havâlesi olan dağda top u tüfeng ile kuş kondurmaz. Ve cânib-i erba‘ası yalçın kayalar olmak ile aslâ bir tarafında handakı yokdur. Ancak cânib-i cenûba nâzır bir kapusu var, iki kat demir kapulardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 341b ·
metinde göster ·
… üzre mennîk demek kabaca ve kabîhce ism-i ma‘yûbdur. Lâkin şehrinin amâristânı
bir dereli
ve depeli yerde sâfî bâğ u bâğçeli bir şîrîn ve ma‘mûr ve müzeyyen şehr-i azîm- …
Sebeb-i tesmiyesi (---)(---)(---)(---)(---)(---) dir. Bu dahi Köstendil toprağı hükmünde voyvadalıkdır ve yüz elli akçe kazâdır. Nâhiyesi (---) kurâdır. Kethudâyeri ve yeniçeri serdâr[ı] ve muhtesibi ve bâcdâr ve şehir kethudâsı vardır. Ammâ lisân-ı Arab üzre mennîk demek kabaca ve kabîhce ism-i ma‘yûbdur. Lâkin şehrinin amâristânı bir dereli ve depeli yerde sâfî bâğ u bâğçeli bir şîrîn ve ma‘mûr ve müzeyyen şehr-i azîm-misâl kasaba-i âbâdândır. Cümle (---) aded kiremitli ve tahtânî ve fevkânî kârgîr binâlı vâsi‘ hânedânlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 376b ·
metinde göster ·
… e nâhiye-i Tavk ve nâhiye-i Bârûra. Ve kal‘ası ve şehri Tohtamış dağı dâmeninde
bir dereli
yerde ma‘mûr şehir ve kal‘ası bir mürtefi‘ püşte üzre şekl-i muhammes bir şeddâ …
Mar‘aş hâkinde üç yüz pâyesiyle şîrîn kazâdır. Ve üç nâhiyesi vardır. Evvelâ nâhiye-i Kesen ve nâhiye-i Tavk ve nâhiye-i Bârûra. Ve kal‘ası ve şehri Tohtamış dağı dâmeninde bir dereli yerde ma‘mûr şehir ve kal‘ası bir mürtefi‘ püşte üzre şekl-i muhammes bir şeddâdî binâ-yı kadîmdir. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi iki bin yetmiş adımdır. Ve handakı (---) ve (---) kapusu vardır. Ve dizdârı ve kırk neferâtı ve kethudâyeri ve serdârı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y161b ·
metinde göster ·
ve depeli bir vasi‘ öz içinde hurmâlı ve bâğ u bâğçeli vâdîde huccâc-ı müslimîn …
Menzil-i muğâyir-i Hazret-i şu‘ayb Nebî aleyhisselâm: Bir dereli ve depeli bir vasi‘ öz içinde hurmâlı ve bâğ u bâğçeli vâdîde huccâc-ı müslimîn meks ederler. Bu mahalden şark cânibine üç bin adım ba‘îd bâğ-ı İrem-misâl bir ma‘mûr kasabadır. Bir câmi‘i ve bir hammâm-ı muhtasarı vardır. Ve etrâfında ma‘mûr kurâlar dahi bî-hisâbdır. Ammâ cümleden bu Hazret-i şu‘ayb karyesi ma‘mûrdur. Ve cümle ahâlîsi Hazret-i şu‘ayb zürriyetinden geçinirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y377a ·
metinde göster ·
Menzil-i Nevâtîr: Lisân-ı Arab'da (---) demekdir. Bu dahi
bir dereli
ve depeli ve kara kayalı susuz konakdır. Anda da vakt-i zuhra dek ârâm edüp cüm …
Menzil-i Nevâtîr: Lisân-ı Arab'da (---) demekdir. Bu dahi bir dereli ve depeli ve kara kayalı susuz konakdır. Anda da vakt-i zuhra dek ârâm edüp cümle develere yemlerin verüp vakt-i zuhurda ol şiddet-i hârda nefîrler çalınup dellâllar nidâ etdi kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y381a ·
metinde göster ·