İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

bir deve*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
28
isabet
23 cümle/beyitte
10,4
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
7
farklı biçim
61 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi2811,4

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–28 / 28

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“bir deve*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS II 288b … eveler ile pelid ve meşe odunları dahi iki konak yerde (---) dağlarından gelir. Bir deve yükü odunu otuz akçeye verirler. Paşanın odunun gümrüğe gelen cümle kârbân deve …
EÇS III 42b–43a … l etmeyüp gûnâ-gûn mu‘cizeler istediler. Niçeleri "Şu karşuki kara kayadan bize bir deve çıkar, görelim ve yanına erkek deve gelmeden hâmile kalup andan bir köçek deve …
EÇS III 42b–43a … böyle iken "Yâ Sâlih, aceb üstâd-ı kâmil sehhâr imişsin kim şöyle kızıl kayadan bir deve çıkardın" deyü bir âdem îmâna gelmeyüp âhir dişi deveyi katl edüp du‘â-yı Sâlih …
EÇS IV 307b–308a … mle re‘âyâ vü berâyâ-yı zürrâ‘ ol çeşme 308a kayası dibine varup bir sığır ve bir deve ve bir at ve bir üştür ve bir çemender ve bir koyun ve bir keçi ve'l-hâsıl kırk …
EÇS IV 355a Gördüler kim yüzü nikâblı bir deveci Arab gelüp bî-bâk ü bî-pervâ na‘ş-ı Alî'yi cemeline tahmîl edüp çöl cânibine re …
EÇS V 115a Âsâr-ı garîbe vü acîbe: Kal‘anın handakı kenârında bir deve ahuru gibi parma[k]lık içre bir tophânesi var kim bunda olan balyemez ve çuldut …
EÇS VIII 190a … an devesi ve yaban dombayların alup yer. Eğer su’âl olunursa bir kuş bir atı ve bir deveyi ve câmûsu nice alup yer derse eyle yaranup tülemişdir kim gözleri kırmızı mercâ …
EÇS IX Y260b … hazretleri bu meşâyihlerden üç bin salma deve alup iki bin deve su içün ki her bir devede dörder keçi tulumu su ola ve bin deve dahi arpa ve bakla ola. Ve paşanın iki yü …
EÇS IX Y367b Sergüzeşt: Hikmet-i Hudâ bir devemiz kalup bârını gayri deveye tahmîl edüp huccâc ile ileri huddâmlarımız gitdikde h …
EÇS IX Y368a "Be efendi! Siz bu Arabistânı Rûm seyâhati gibi mi sanırsın? Bir deve içün gerü kalırsın, cânından korkmaz mısın?" deyü vâfir itâb edüp bir deve ihsâ …
EÇS IX Y368a … sın? Bir deve içün gerü kalırsın, cânından korkmaz mısın?" deyü vâfir itâb edüp bir deve ihsân eyledi. Bizim kalan devenin bir dev[e] idi ki ta‘bîr olunmaz. İşte on beş …
EÇS IX Y368a … korkmaz mısın?" deyü vâfir itâb edüp bir deve ihsân eyledi. Bizim kalan devenin bir dev[e] idi ki ta‘bîr olunmaz. İşte on beşine değer şâm beledîsi bir şütür-i ner idi ki …
EÇS IX Y379a Bu mahal ise bir deve boynu gibi bir eğri ve dar yokuş boğazdır. şark cânibi gayyâ deresi-misâl derkü …
EÇS IX Y381b–Y382a … gayri yollarda dahi kalan develeri böyle boğazlayup ân-ı vâhidde yağmâ ederler. Bir deve kalsa rahmet kalır. Y 382a Ancak boğazlaması zahmet olur.
EÇS X Y56a … iri beyâz kutnî sûzenî cillâyî Q 180a hil‘at ve bir eğer ve bir kara kılıc ve bir deve yüğü kuşak ve bir deve yüğü ridâ ve bir deve yüğü destâr-ı şerîf ve bir beyâz s …
EÇS X Y56a … cillâyî Q 180a hil‘at ve bir eğer ve bir kara kılıc ve bir deve yüğü kuşak ve bir deve yüğü ridâ ve bir deve yüğü destâr-ı şerîf ve bir beyâz sûzenî arakıyye.
EÇS X Y56a … t ve bir eğer ve bir kara kılıc ve bir deve yüğü kuşak ve bir deve yüğü ridâ ve bir deve yüğü destâr-ı şerîf ve bir beyâz sûzenî arakıyye.
EÇS X Y110b … pusu üzre demir zencîrler ile maslûbdur kim âyende vü revendenin manzûrudur kim bir deve bârı pârçe-i sommâkîdir. Hakkâ ki kerâmetdir. Ve ana karîb Sultân Mü’eyyed Hân …
EÇS X Y129a … da kırk yerden Nîl-i mübârek cereyân edüp cümle halîclerden sakkâlar su taşıyup bir deve yükü su bir Mısrî paraya ve bir keçi tulumu su iki mankıra olup Mısır halkı âb- …
EÇS X Y299a "Hakîr ancak bir deve getürebilürüm. Sizler dahi tedâriklerinizi görün" buyururlar.
EÇS X Y307a … n-ı la‘net gibi yağdırup yedi harâmî mürd olup ancak çorbacının taşra hareminde bir devesi gâyib olup bakıyyetü's-seyf mansarlar firâr etdiler.
EÇS X Y315a "Ben Mekkâvîyim. Kudüs'e ticârete geldim. Cemî‘i evkâtımda bir deveciğim iki olamadı. Hâlim budur" dedi. Herîf eyitdi:
EÇS X Y377a … meşhûrdur. Ve bir sığır yüz paraya ve bir at iki yüz, üç yüze küheylânıdır. Ve bir deve dahi üç yüz paraya bey‘ olunur. Sâyir eşyâlar dahi buna göre kıyâs oluna. Ala ç …
EÇS X Y419b … Şu mahalle bir semiz deve getirüp boğazlasınlar. Şu âteşde kebâb edüp huzûrunda bir deveyi tenâvül edeyim" deyü da‘vâ-yı merd etdi.
EÇS X Y420a … ûs eyledikde araka müstağrak olmuş. Bu hâl üzre hakîr sâ‘at dutdum, bir sâ‘atde bir deveyi ve bu kadar âteş-i Nemrûd'u tenâvül edüp yine endâm-ı üslûbu ke'l-evvel rakîk ü …
EÇS X Y431a–Y431b … p ol gece istihâre du‘âsın tilâvet edüp hâb-ı nâza vardım. Menâmımda görürüm ki bir deve köçeği üzre berr ü beyâbânda süvâr olup yemîn ü yesârâ serserî olup pîl ü gerge …
EÇS X Y443a Hamd-ı Hudâ sıhhat [u] selâmetle gelüp vâsıl olunca bir deve kurbân edüp huccâca bezl eyledik.
EÇS X Y450b … ) (---) (---) (---) müşerref olup el-hamdü lillâh cümlemiz sıhhatle geldiğimize bir deve ve beş koyun kurbân edüp (---) (---) (---) (---) (---) secdegâhın içinde du‘ala …