… işdir. Yûnâniyân'ın ulu kırallarından idi. İslâmbol'da Fethiyye câmi‘i kurbünde
bir deyr-i
müzeyyen etmişdir. Anda târîhi mastûrdur. Ba‘dehu,
Bânî-i sâdis: Kayser-i Rûm'dur kim İslâmbol'a nijâd-ı bünyâd uralı Ebü'l-feth Sultân Mehemmed'e gelince 2288 sene olmuşdu. Bu kayser, Hazret-i Ömer hilâfetinde olan Antâkıyye ve Haleb ve Şâm ve Kudüs'e mâlik olan Hırkîl Kayser değildir. Anlar niçe kayserlerdir, cem‘ olsa anlara kayâsıra derler, yigirmi bir aded kayserlerdir. Ammâ İslâmbol'u termîm eden Kayser-i Rûm'dur kim Kayseriyye ve Niğde ve Konya'yı binâ etmişdir. Yûnâniyân'ın ulu kırallarından idi. İslâmbol'da Fethiyye câmi‘i kurbünde bir deyr-i müzeyyen etmişdir. Anda târîhi mastûrdur. Ba‘dehu,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 10a ·
metinde göster ·
Cümleden biri bir âsâr-ı azîm etdi kim dillerde dâstân-ı dostân
bir deyr-i
ibret-nümâ idi kim ismine Erzâyil derler idi. İslâmbol'un tâ vasatında iki Kara …
Cümleden biri bir âsâr-ı azîm etdi kim dillerde dâstân-ı dostân bir deyr-i ibret-nümâ idi kim ismine Erzâyil derler idi. İslâmbol'un tâ vasatında iki Karaman mâbeyninde bir kenîse-i nâdirü'l-asr idi kim hemân içinde papas ve kıssîs ve bıtrîkden on iki bin dalâlet-âyîn müşrikîn ile mâl-â-mâl idi. Niçe yüz sene ma‘mûr durup Hazret-i Risâlet-penâh sa‘âdetle rahm-ı mâderden müştak oldukları gece âteş-gede-i Nemrûd, Urfa şehri içre dâ’imâ çerâğân idi, söndü ve tâk-ı Kisrâ ve Kızılelma deyri kubbesi ve Ayasofya kubbesi ve bu Kostantîn binâ etdüği mezkûr Erzâyil kilisası dahi esâsından münhedim olup ba‘de'l-feth Gâzî Mehemmed Hân'ın yümn-i mukdimiyle Belde-i Tayyibe ya‘nî şehr-i Kostantıniyye feth [u] teshîre geldikde mezkûr deyrin esâsı üzre Sultân Mehemmed Hân bir câmi‘ binâ etmişdir kim hâlâ ma‘bedgâh-ı müslimîndir. İnşâ’allâh mahallinde tavsîf olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 12a ·
metinde göster ·
mu‘azzamı dahi İslâmbol'da Zeyrekbaşı nâm bir püşte-i âlî üzre Hazret-i Yahyâ a …
Ve Kostantîn'in bir deyr-i mu‘azzamı dahi İslâmbol'da Zeyrekbaşı nâm bir püşte-i âlî üzre Hazret-i Yahyâ aleyhi's-selâm nâmına üç yüz altmış kubbeli bir manastır bünyâd edüp cânib-i erba‘asına kal‘a dîvârı-misâl bir rabât-ı kavî inşâ edüp içine üç bin ruhbân [u] huddâmân koyup âyîn-i Mesîhiyye ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 12a ·
metinde göster ·
benâm binâ-yı tâm etdi kim rû-yı arzda bî-misâl ve bî-bedel bir deyr-i pür-dalâ …
Ve Kostantîn'in ümm-i şümmi İslâmbol kal‘asının ta‘mîr [ü] termîmi içün cedd-i nâ-pâkinden intikâl eden mâl-ı mevrûs-ı habîsden bin milyon mâl Kostantîn'e verüp kendi terk-i dünyâ olup Hazret-i Meryem tarîki üzre keşîşe olup lâ-yu‘ad ve lâ yuhsâ mâl-ı Kârûn ile deryâdan yüz pâre gemi ile arz-ı Filistîn'de Akka kal‘asına varup ibtidâ anı binâ edüp bir sûr-ı metîn ve bir liman-ı azîm inşâ edüp andan Arz-ı Mukaddes'de Kudüs-i Şerîf içre Kumâme nâm bir deyr-i benâm binâ-yı tâm etdi kim rû-yı arzda bî-misâl ve bî-bedel bir deyr-i pür-dalâl oldu. Hâlâ cemî‘i küffâr-ı dûzah-karârın bilâ teşbîh kıblegâhlarıdır kim her sene niçe bin nasârâ varup Kumâme'de pür gumâm olup ziyâret edüp hâşâ sümme hâşâ hac etmiş olalar. Ammâ haç edüp haç-perestlik etdükleri mukarrerdir. Bu deyr-i bî-direk evsâfı Seyâhatnâme cild (---) mizde mastûr olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 12b ·
metinde göster ·
… mâme nâm bir deyr-i benâm binâ-yı tâm etdi kim rû-yı arzda bî-misâl ve bî-bedel
bir deyr-i
pür-dalâl oldu. Hâlâ cemî‘i küffâr-ı dûzah-karârın bilâ teşbîh kıblegâhlarıdır …
Ve Kostantîn'in ümm-i şümmi İslâmbol kal‘asının ta‘mîr [ü] termîmi içün cedd-i nâ-pâkinden intikâl eden mâl-ı mevrûs-ı habîsden bin milyon mâl Kostantîn'e verüp kendi terk-i dünyâ olup Hazret-i Meryem tarîki üzre keşîşe olup lâ-yu‘ad ve lâ yuhsâ mâl-ı Kârûn ile deryâdan yüz pâre gemi ile arz-ı Filistîn'de Akka kal‘asına varup ibtidâ anı binâ edüp bir sûr-ı metîn ve bir liman-ı azîm inşâ edüp andan Arz-ı Mukaddes'de Kudüs-i Şerîf içre Kumâme nâm bir deyr-i benâm binâ-yı tâm etdi kim rû-yı arzda bî-misâl ve bî-bedel bir deyr-i pür-dalâl oldu. Hâlâ cemî‘i küffâr-ı dûzah-karârın bilâ teşbîh kıblegâhlarıdır kim her sene niçe bin nasârâ varup Kumâme'de pür gumâm olup ziyâret edüp hâşâ sümme hâşâ hac etmiş olalar. Ammâ haç edüp haç-perestlik etdükleri mukarrerdir. Bu deyr-i bî-direk evsâfı Seyâhatnâme cild (---) mizde mastûr olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 12b ·
metinde göster ·
… de Hazret-i Îsâ'nın ba‘zı âsârların bulup hayrâtlar yapup Nâbulus şehrinde dahi
bir deyr-i
azîm inşâ edüp yine Kudüs'e gelür.
"Tîz yâ vâlide hâzır ol" deyü ale's-sabâh vâlidesine kırk milyon mâl ve kırk bin asker verüp karadan kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil edüp Kudüs-i Şerîf'e varır. Beri tarafda Kostantîn üç bin pâre gemiyle Kudüs'e bu kadar bin asker ve bu kadar kerre yüz bin gûne mühimmât [ü] levâzımâtlar gönderüp ol dahi Akdeniz içre muvâfık eyyâm ile üç gün üç gece Kudüs-i Şerîf'in Yâfa nâm iskelesine yanaşır. Hellana hâtûn dahi Kudüs'de Hazret-i Îsâ'nın ba‘zı âsârların bulup hayrâtlar yapup Nâbulus şehrinde dahi bir deyr-i azîm inşâ edüp yine Kudüs'e gelür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 13b ·
metinde göster ·
… ve Galata halîcine nâzır bir mürtefi‘ arz-ı hevâdâr üzre Pozantin Kıral binâsı
bir deyr-i
kadîm var idi kim cânib-i erba‘ası sûr-misâl beden beden bir dîvâr-ı üstüvâr id …
Yine Sultân Mehemmed Hân Gâzî harem-i muhterem olmak içün İslâmbol'un Karadeniz tarafına ve Galata halîcine nâzır bir mürtefi‘ arz-ı hevâdâr üzre Pozantin Kıral binâsı bir deyr-i kadîm var idi kim cânib-i erba‘ası sûr-misâl beden beden bir dîvâr-ı üstüvâr idi. Bu deyrin cânib-i erba‘ası eyle çemenzâr ve hıyâbân-ı koyah etd[i] kim Cenâb-ı izzet ber-hevâ tayerân eden ve ber-zemîn seyrân eden hûş-ı tuyûrun ve hayvânât-ı gûnâ-gûnun envâ‘ı ol dırahtistân içre mevcûd idi. Ol deyr içre Pozantin ve Kostantîn asrında on iki bin kıssîs râhib ü râhibe sâhib-i riyâzet kefere-i dalâlet-âyîn var idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 32a ·
metinde göster ·
… i‘mâr tebdîl-i câme olup Kızılelma diyârına varup anda dahi Rim Papanın izniyle
bir deyr-i
gama mübâşeret edüp anı dahi nısfına dek yedi yılda tamâm edüp bir gece andan d …
Ve niçe yüz mi‘mâr [u] mühendis tarz [u] tarhında ser-i kârlığa mübâderet edüp her biri hezâr ahsend edecek hünerler ızhâr edüp ihsân alurlardı. Ammâ cümle mi‘mârlara pîşvâ Ağnados mi‘mâr idi. Ve vaz‘-ı nefîs üzre inşâ ederdi. Tâ ki bu binâ-yı azîm tâk-ı Kisrâ-misâl çârtâk pâyeleri mahalline dek tamâm olup bir gecede mi‘mâr başı olan Ağnados gâ’ib oldu. Ve Hazret-i Hızır dahi görünmedi. Meğer Ağnados mi‘mâr tebdîl-i câme olup Kızılelma diyârına varup anda dahi Rim Papanın izniyle bir deyr-i gama mübâşeret edüp anı dahi nısfına dek yedi yılda tamâm edüp bir gece andan dahi firâr edüp yine İslâmbol'daki Fezendon Kıralı'na gelüp anın kızı Ayasofya bânîsi Ay Sofya kıza gelüp mülâkât oldukda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 34a ·
metinde göster ·
… andan kubbeye mübâşeret etmek gerek. Ammâ ben yedi yıl gâ’ib olup Kızılelma'da
bir deyr-i
azîm inşâ edüp yedi yılda anı nısfında bırağup yine bunu tamâm etmeğe geldim" d …
"Vallâhi bu makûle ağır binâ-yı azîm temelinde metânet bulmağiçün kırk yıl sabr edüp andan kubbeye mübâşeret etmek gerek. Ammâ ben yedi yıl gâ’ib olup Kızılelma'da bir deyr-i azîm inşâ edüp yedi yılda anı nısfında bırağup yine bunu tamâm etmeğe geldim" dedükde hemân Hazret-i Hızır
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 34a ·
metinde göster ·
… olmuşdur. Zamân-ı kadîmde bu câmi‘-i latif'in zemîninde (---)(---) nâm kıralın
bir deyr-i
garîbi var idi kim Kayser-zemînde Ayasofya'dan sonra eyle bir musanna‘ binâ olu …
Bu câmi‘-i bülend ve ma‘bedhâne-i bî-mânend şehr-i İslâmbol'un tâ vasatında Karamaneyn mâbeyninde bir mürtefi‘ zemînde vâkı‘ olmuşdur. Zamân-ı kadîmde bu câmi‘-i latif'in zemîninde (---)(---) nâm kıralın bir deyr-i garîbi var idi kim Kayser-zemînde Ayasofya'dan sonra eyle bir musanna‘ binâ olunmamış idi. Zelzeleden münhedim olup kudûm-i yümn-i Sultân Mehemmed Gâzî ile esâs-ı binâsın ka‘r-ı zemîne varınca nâm [ü] nişânın ref‘ eyleyüp câmi‘-i Mehemmed Hân binâ olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 40a ·
metinde göster ·
Evsâf-ı câmi‘-i selâtîn-i Fethiyye: Sene (---) târîhinde
bir deyr-i
azîm iken feth olup (---) Hân Gâzî içün câmi‘ binâ olunmuşdur. Binâ-yı kadîm câ …
Evsâf-ı câmi‘-i selâtîn-i Fethiyye: Sene (---) târîhinde bir deyr-i azîm iken feth olup (---) Hân Gâzî içün câmi‘ binâ olunmuşdur. Binâ-yı kadîm câmi‘-i azîmdir. Bir minâresi ve harem-i azîmi vardır. Kân-ı fukarâ bir küşâde câmi‘-i rûşendir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 88a ·
metinde göster ·
atîk var idi. İçinde bir râhib var idi. Ammâ nihânî dîn-i Muhammed ulularından …
Evvelâ zamân-ı küfrde bir püşte üzre bir deyr-i atîk var idi. İçinde bir râhib var idi. Ammâ nihânî dîn-i Muhammed ulularından idi. Üç yüz mikdârı mezheb-i nihânî dervîş-i dil-rîşe mâlik idi. Edirne şehrinde Ebü'l-feth'in tekrâr tahta cülûs etdüğin istimâ‘ edüp ale'l-fevr bir varak ile Sultân Mehemmed'e,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 136b ·
metinde göster ·
… ere asrında kîmyâ sâhibi bir papasın dârü'l-bevârı idi. Ba‘dehu mâl-ı kîmyâ ile
bir deyr-i
azîm inşâ etdi. Sultân Mehemmed Hân deyri ve hâneyi münhedim edüp darbhâne edüp …
On üçüncü, evsâf-ı emîn-i Darbhâne-i Âl-i Osmân: -İslâmbol içre birdir kim Sultân Bâyezîd kurbünde darbhâne-i azîmdir. {Kefere asrında kîmyâ sâhibi bir papasın dârü'l-bevârı idi. Ba‘dehu mâl-ı kîmyâ ile bir deyr-i azîm inşâ etdi. Sultân Mehemmed Hân deyri ve hâneyi münhedim edüp darbhâne edüp hâlâ eser-i deyri ma‘lûmdur ve hâlâ} cânib-i erba‘ası kal‘a-misâldir. Emîni ba‘zı zamân kubbe-nişîn vezîrler olur. Zîrâ ol mahalde cülûs olup sikke tasîh olduğu mahal yevmiyye on kantâr gümüş işlenüp ve bir kantâr altun işlenüp memsûk olup altununa şerîfî derler kim hattında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 176b ·
metinde göster ·
… ır. Dağları kızıl kızıl olduğundan Kızılada derler. Üsküdar toprağına karîbdir.
Bir deyri
ve bâğ u bâğçeleri ve cânib-i erba‘asında balık dalyanları vardır. Bu cezîreler …
Cezîre-i Kızılada: Yigirmi mil ihâta eder bir ma‘mûr cezîredir. İkiyüz ma‘mûr Urum hâneleri vardır. Dağları kızıl kızıl olduğundan Kızılada derler. Üsküdar toprağına karîbdir. Bir deyri ve bâğ u bâğçeleri ve cânib-i erba‘asında balık dalyanları vardır. Bu cezîreler sağîr ü kebîr yedi adadır. Cümlesi bostâncıbaşı hükmünde olup Kapudan Paşa eyâletidir. Ana hâs-ı efrâz olunmuşdur. A‘vânlarından subaşıları ve birer yeniçeri yasakçıları vardır. Bu yedi adacıklar İslâmbol'a on sekiz mildir. İzmit boğazıyla Yalova önünde dizilmiş adalardır. Bu hakîr dahi bu yedi aded cezîrelerin mâbeynlerinde yedi gün eyyâmsız serserî gezüp temâşâ ederdik. Âhir Cenâb-ı İzzet tokuzuncu gün bir eyyâm-ı muvâfık verüp bin elli (---) gurresinde İslâmbol'da Odunkapusu'na dâhil olup vâlideynlerimize buluşup dest-i şerîflerin bûs edüp İzmit hedâyâları verüp du‘â-yı hayrlarıyla behre-mend olduk. Ba‘dehû İslâmbol içre zu (---) ay zevk u safâ edüp peder-i büzürgvârımızın dünyâ ve âhiret oğulluğu Ketenci Ömer Paşa, Tarabefzûn vâlisi olup pederimiz Ömer Paşa'nın kapu kethüdâsı olup hakîri bile Tarabefzûn'a gönderdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 244b ·
metinde göster ·
Beşinci İdrivne kralı bir tâbût alıp Edirne kurbunda Baturye nâm şehrin manastırında defn etdiler kim hâlâ Babaeskisi nâm kasaba şehr-i azîm idi. Anda medfûndur kim bir deyr-i kadîmdir. İlâ yevminâ-hâzâ çerağları sönmemişdir. İslâmbol'dan Edirne'ye gidenlerin ziyâretgâhlarıdır kim Babaeskisi nâmıyla şöhret bulmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 267a ·
metinde göster ·
… ndi gelüp bir tâbût alup Bozav kal‘ası kurbunda bir çengelistân u hıyâbân yerde
bir deyr-i
kadimleri var idi. Anda defn etdiler kim hâlâ ol deyr yerinde Bâyezîd-i Velî, A …
Altıncısı Boğdan Kralı Yirvan nâm kral kendi gelüp bir tâbût alup Bozav kal‘ası kurbunda bir çengelistân u hıyâbân yerde bir deyr-i kadimleri var idi. Anda defn etdiler kim hâlâ ol deyr yerinde Bâyezîd-i Velî, Akkirmân fethinden sonra bir câmi‘ ve bir imâret ve medrese ve hân ve hammâm ve imâret ve Saltık Bây-ı Muhammed-i Buhârî üzre bir kubbe-i pür-envâr inşâ edüp der-i sa‘âdeti üzre târîhi budur
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 267a ·
metinde göster ·
… dir. Andan Hüseyin Kethüdâ Câmi‘i Arapça , Kızıl Kilise nâmıyla meşhûr-ı âfâk
bir deyr-i
mu‘azzam idi. Fermân-ı şehriyârî ile câmi‘-i pür-nûr olup zulmetden halâs oldu. …
Andan Su kuyusu tarafında Va’ız Efendi Câmi‘i ve meydân semtinde Ulu Câmi‘ ve Süleymân Efendi Câmi‘i Arapça nass-ı kâtı‘ı fermân üzre kenîseden vely olunmuş câmi‘-i latîfdir. Andan Hüseyin Kethüdâ Câmi‘i Arapça , Kızıl Kilise nâmıyla meşhûr-ı âfâk bir deyr-i mu‘azzam idi. Fermân-ı şehriyârî ile câmi‘-i pür-nûr olup zulmetden halâs oldu. Hâlâ cemâ‘at-i kesîreden hâlî değildir. Zîrâ bu şehrin halkı gâyet musallîlerdir. Ve Ömer Efendi Câmi‘i, kızılbaş-ı bed-ma‘âş bu kal‘aya istîlâ etdikde bu câmi‘-i latîf sâhibi Ömer olmağıla bu câmi‘i pür-envârı münhedim edüp zîr-i zeber eyleyüp sâ’ir cevâmi‘leri kârbânsarây-misâl âyende vü revendelerin çârpâ hayvânatları bağlanırmış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 324a ·
metinde göster ·
bâlâ-yı âcîbdir. Üç deyrin birinde cümle Ermeni kızları sâkin olur, birinde Rûm …
Menzil-i Üçkilise: Kayser-i Rûm binâsıdır, derler. İbret-nümâ bir deyr-i bâlâ-yı âcîbdir. Üç deyrin birinde cümle Ermeni kızları sâkin olur, birinde Rûmlar ve birinde Ermeniler sâkin olur. Üç kilise-i mu‘azzamlardır. Diyâr-ı Acem'de ma‘rûf ve mevsûf deyr-i kadîm biri bu Üçkilisa'dır. Biri Nahşivân yolunda Yedikenîse'dir, amma bunda dahi ibret-nümâ âsâr-ı garâ’ibler ve mutalsamât-ı acâ’ibler ile mebnî bir deyr-i kavîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 325a ·
metinde göster ·
… mma bunda dahi ibret-nümâ âsâr-ı garâ’ibler ve mutalsamât-ı acâ’ibler ile mebnî
bir deyr-i
kavîdir.
Menzil-i Üçkilise: Kayser-i Rûm binâsıdır, derler. İbret-nümâ bir deyr-i bâlâ-yı âcîbdir. Üç deyrin birinde cümle Ermeni kızları sâkin olur, birinde Rûmlar ve birinde Ermeniler sâkin olur. Üç kilise-i mu‘azzamlardır. Diyâr-ı Acem'de ma‘rûf ve mevsûf deyr-i kadîm biri bu Üçkilisa'dır. Biri Nahşivân yolunda Yedikenîse'dir, amma bunda dahi ibret-nümâ âsâr-ı garâ’ibler ve mutalsamât-ı acâ’ibler ile mebnî bir deyr-i kavîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 325a ·
metinde göster ·
… livrikapusu iç yüzünde hâlâ Mustafâ Paşa âsitânesi yerinde Kızlar Manastırı nâm
bir deyr-i
azîmin yerinde Hârûnu'r-Reşîd bir sığır derisi dilimi cirminde bir kal‘a-i kavî …
Maskat-ı re’sleri nehr-i Murâd kenarına karîb şehr-i Malâtiyye'dendir. Sene 233 târîhinde Âl-i Abbâsiyân'dan Bağdâd Hâlifesi Hârûnu'r-Reşîd ile İslâmbol'un nısfın feth edüp Silivrikapusu iç yüzünde hâlâ Mustafâ Paşa âsitânesi yerinde Kızlar Manastırı nâm bir deyr-i azîmin yerinde Hârûnu'r-Reşîd bir sığır derisi dilimi cirminde bir kal‘a-i kavî binâ inşâ edüp içinde ve etrâfında on bin askeri muhâfazacı koyup beher sene ellişer bin altun verüp bu muhâfazacı askerlere zehâyirin vermek üzre küffârı harâca kesüp Hârûnu'r-Reşîd Bağdâd'a müteveccih olduklarında Üsküdar'da Seyyid Battâl Ca‘fer Gâzî'[yi] on iki bin asker ile alıkoyup hâlâ Üsküdar'da Hünkâr Bâğçesi olan yerde üç sene Üsküdar'da bâğlar yetişdirüp anda sâkin olur. Hârûnu'r-Reşîd Bâğdad'da merhûm olup oğlu Me’mûn Halîfe oldukda küffâr İslâmbol'da isyân edüp derûn-ı kal‘ada olan Hârûn Halîfe'nin askerin cümle şehîd edüp Koca Mustafâ Paşa câmi‘i etrâfında defn etdiğiçün hâlâ sahâbe-i kirâmdan ol âsitânede niçe yüz erbâb-ı soffa ve Muhâcirîn [u] Ensâr ve ashâb-ı güzîn medfûn olduğundan Koca Mustafâ Paşa câmi‘i ziyaretgâh-ı hâs [u] âm ve erbâb-ı dilândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 7a ·
metinde göster ·
… yüz toprak örtülü hâneleri ve bir câmi‘i ve bir hammâmı ve esvâk-ı muhtasarı ve
bir deyr-i
ma‘mûru var, cümle kefere Aleksandır'ın ma‘bedgâhıdır deyü i‘tibâr ederler. Bu …
Leb-i deryâda İskender-i Kübrâ binâsıdır. Ba‘dehû sene (---) târîhinde Melikü't-Tâhir İşpaniye keferesi elinden feth etmişdir. Ba‘dehû sene 922 târîhinde Selîm Şâh'a emân ile vermişlerdir. Sayda hâkinde voyvadalıkdır ve kazâdır. Ve kal‘ası leb-i deryâda bir kal‘a-i azîm ve liman-ı kebîri var. Hâlâ câ-be-câ yerleri mündehimdir. Cirmi altı bin adımdır. Ve üç mahalle ve üç yüz toprak örtülü hâneleri ve bir câmi‘i ve bir hammâmı ve esvâk-ı muhtasarı ve bir deyr-i ma‘mûru var, cümle kefere Aleksandır'ın ma‘bedgâhıdır deyü i‘tibâr ederler. Bu mahalde cümle keferelerdir ammâ aslâ lisân-ı Rûmî bilmeyüp Arabî tekellüm ederler ve yemîn etseler "Vahad Allah, bi-sırrı Hazret-i Şem‘ûn" derler. Ve bu kal‘a bir kumsal yerde vâki‘ olmağıla leb-i deryâda limana nâzır bir kulle-i kavîsi Fâtih-i Yemen Sinân Paşa binâsıdır. Dizdârı ve merdim-i hisârı elli nefer ile bunda sâkinlerdir. Sekiz rüzgâr-ı zûr-kârdan emîn liman-ı kebîri vardır. Akka limanında gemiler kışlamayup burda yatarlar ammâ kum deryâsı günden güne şehri gark-ı rimâl etmededir. Zamân-ı kadîmde kum tılsımâtı olmak üzre bir amûd-ı âlî var imiş. Ma‘ânoğlu defîne vardır deyü amûdı münhedim edüp kum bu şehre dâhil olmağa başlar. Niçe gûne evsâfları bu kal‘a-i Sûr'un yine Mekke-i Mükerreme'ye gitdiğimiz sene Şâm Tarablusu evsâfıyla mufassal tahrîr olunmuşdur. Bu kal‘ayı seyr [u] temâşâ edüp mahall-i ma‘hûdda cümle asker Nakura Boğazı'n geçmek içün hâs u âm müşâvere edüp Sıfet hâkimi çarhacı olup kırk bayrak sekban sarıca askeri nısfu'l-leylde pür-silâh olup Nakura Boğazı'na varup hâlî bulup pusu yerlerine sepişüp cümle bahâdırân âmâde hâmûş-bâş yatdılar. Ol gice Dürüzîlerden yedi aded çaşıt dutulup Paşa'ya geldükde söyledüp aslâ amân vermeyüp Sûr kal‘ası önünde kelleleri tenlerinden tîğ-ı Murtezâ ile galtân olup ale's-sabâh Nakura Boğazı'ndan feryâdcılar gelüp "Bre Sultânım, pusuda olan asâkir-i İslâm'ı Dürüzî basup gâlib gelüp bizim bayraklar mağlûb olmada. Hâlâ ceng-i azîmdir" deyünce mukaddemâ ileri kırk bayrak piyâde Sayda-i Berût ve Sıfet askeri gidüp imdâd yetişir. Paşa dahi atlanup cümle asker ile bir sâ‘atde imdâda yetişüp
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 38b ·
metinde göster ·
Mığdısiyândır. Bânîsi Ermenîlerin dahi ma‘lûmları değildir. Ba‘zılar Şeddâd bin …
Eşkâl-i deyr-i Çanlı: Muş sahrâsının şimâlinde bir sık hıyâbân ve çengelistân ve ormanistân-ı gülistân-ı bâğ [u] bostân içre iki aded eflâke kadd çekmiş kubbe-i mehîbli bir deyr-i Mığdısiyândır. Bânîsi Ermenîlerin dahi ma‘lûmları değildir. Ba‘zılar Şeddâd binâsıdır derler. Hakkâ ki Şeddâdî binâdan nişân verir. Havlısının cânib-i erba‘asında niçe yüz ruhbân u bıtrîk ve papas u kıssîs hücreleri ve imâretinde beher yevm niçe bin sahn-ı ta‘âmı âyende vü revendeye mebzûldür. Bed-nâm günlerinde yüz koyun ve beş sığır ve ellişer somar buğday pişüp misâfirine bezl olur. Üçyüzden mütecâviz ruhbânları ruhbânları ve mûğpeçeleri var kim her biri deyr-i Mesîh'de dem urup makâm-ı rehâvîde İncîl kırâ’at etdükde gûyâ dem-i Mesîh ile mürde diller ihyâ olup her dem, dem-i cân-bahş olur. Cemî‘i misâfirîne ol kadar ri‘âyet edüp şîr-hurmâ ve katr-ı nebât-i Hamevîler yedirüp her şeb niçe yüz dibâ ve şîb ve zerbâf câme-i hâbler getürüp misâfirîne hizmet ederler. Evkâf-ı azîmdir. Paşaya beş kîse ve hâna beş kîse ve Atak beğine iki kîse hizmet edüp bî-hadd hedâyâlar verirler. Ammâ her sene gelen âdemlerden bin kat o kadar ziyâde mâl tahsîl ederler ve cemî‘i kâfiristâna papasları giderler. Niçe bin gurûş nezerât dib-i Frengistân'dan tahsîl ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 87b ·
metinde göster ·
… ı olan "Beğ" çağrılır, Çorlu çağrılmaz. Şehr-i kadîmdir. Kefere zamânında bunda
bir deyr-i
metîn var idi. Sarı Saltuk anda makâm edinmekle anın şerefiyetine bu şehir gâye …
Ahvâl-i kal‘a-i kadîm Çorlu: Bânisi Yanko ibn Madyan'dır. İbtidâ sene 720 târîhinde Edirne Fâtihi Gâzî Hudâvendigâr fethidir. Yire beraber münhedim edüp kendüler Kosova'da şehîd olduktan sonra küffâr müceddeden ta‘mîr ü termîm edüp sene (---) dest-i tasarruflarında durup ba‘dehû sene (---) târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân feth edüp cümle der-i dîvârların münhedim edüp hâlâ eser-i binâları Çorlu şehrinin cânib-i şimâlinde nümâyândır. Ba‘dehû sene (---) târîhinde Ebü'l-Feth Mehemmed Hân fethidir. Edirne hâkimi hükmünde (---)(---) yüz elli akçe şerîf kazâdır. Ve nâhiyesi otuz pâre kurâdır. Kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve muhtesibi ve yeniçeri kolluğu yasakçıları vardır. Sebeb-i tesmiyesi oldur kim Koca Gâzî Hudâvendigâr bu kal‘ayı feth etmede usret çeküp "Şu Çorlu dahi feth olmadı" deyüp feth oldukda ismine Çorlu dediler. Gerçi yayla yerde hevâsı latîf yerdir ammâ ekseriyyâ Çorlu halkı çorlulardır. Ammâ sefer-i hümâyûn oldukda her memleket halkının birer gûne oran derler isimleri vardır. Ol ismile birbirin çağırup çadırların ve tevâbi‘ [u] levâhıkların bulurlar. Haleb diyârının oranı "Yâ ahad"dir. Ve Diyârbekir'in "Âmid"dir. Bu Çorlu'nun oranı olan "Beğ" çağrılır, Çorlu çağrılmaz. Şehr-i kadîmdir. Kefere zamânında bunda bir deyr-i metîn var idi. Sarı Saltuk anda makâm edinmekle anın şerefiyetine bu şehir gâyet ma‘mûr [u] âbâdân idi. Hâlâ niçe bin yerde âsâr-ı binâları zâhir ü bâhirdir. Ammâ şimdi dest-i Osmân'da cümle üç bin kiremit örtülü tahtânî ve fevkânî kârgîr binâ-yı ma‘mûrlardır. Ve cümle on beş mahalle-i müslim ve on beş mahalle-i kefere addolunur. Tâ kefere asrındaki imâretden kalmış fecerelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 106b ·
metinde göster ·
… ‘a-i Eski Poloz: Edirne tekürü akrabâlarından Poloz nâm bir ruhbânın bu mahalde
bir deyri
var idi. Anın sebebiyle bu kal‘ayı Edirne kralı binâ edüp lisân-ı Yunaniyân üzr …
Der-medh-i kal‘a-i Eski Poloz: Edirne tekürü akrabâlarından Poloz nâm bir ruhbânın bu mahalde bir deyri var idi. Anın sebebiyle bu kal‘ayı Edirne kralı binâ edüp lisân-ı Yunaniyân üzre Pürgaz-ı Poloz derler. Poloz ve Meleyoroz ve Mavramoloz ve Zarbçayoroz lisân-ı Urûm'da cümle papas ve bıtrîk ismidir. Ba‘dehû sene (---) târîhinde Edirne'den evvel Gâzi Hudâvendigâr muhâsara edüp fethinde usret çeküp ba‘de'l-feth kal‘asının câ-be-câ burc [u] bârûların münhedim etmişdir, ammâ ta‘mîr [u] termîmi seheldir. Havâlesiz bir püşte-i âli üzre şarkdan garba tûlânîce vâkı‘ olmuş seng-binâ bir sûr-ı köhne bir kapulu kal‘adır ammâ cebel-i âlî üzre mebnî olmağıla urûcunda usret çekilmek ile derûn-ı kal‘ada benî Âdem'den bir merd [ü] zen yokdur. Kırkkilise sancağı hâkinde Burgaz kazâsı hükmünde aşağı kal‘a altında iki yüz hâneli kefere köyüdür. Sengistân yerler olmağıla lezîz ve âbdâr şıralu engürü olur. Andan cânib-i şimâle (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 108a ·
metinde göster ·
mu‘azzam var idi, gûyâ Ayasofya idi. Anda Andire Yoroz nâmında bıtrîk ü kıssîs …
Ve bu şehirde bir deyr-i mu‘azzam var idi, gûyâ Ayasofya idi. Anda Andire Yoroz nâmında bıtrîk ü kıssîs papa ve ladika ve ruhbânlar var idi. Ol ser-çeşme-i palas pûşân-ı sâhib-i nâr-ı zünnâr Andire mel‘ûn ilm-i nücûmda yed-i tûlâ sâhibi olmağıla Hazret-i Resûl-i Hudâ, Muhammedü'l-Mustafâ'nın Mekke'de zuhûr edeceğin ve cemî‘i kamâme ve düyûr mutalsamâtların münhedim olacağın ta‘ayyün-i yevm, sâ‘at, derîce, dakîka ile demiş idi. Ve ol gün bu Avganda deyri yıkılır derken hikmet-i Hudâ Mekke'de Hazret-i Mustafâ vücûda geldikde Bağdâd'da tâk-i Kisrâ ve Irâk'da âteş-gede-i Nemrûd ve Ayasofya ve Kızılelma ve Kudüs'de kamâme ve Beytü'l-lahm ve Budin Kızılelmasında Makbûl İbrâhîm Paşa'nın câmi‘ etdiği deyr-i azîm ve Üstürgon deyri kubbesi ve Üstolni-Belgrad kubbesi ve Tarabefzûn'da ve Kostantiniyye'de Sarâyburnu'nda balık dalyanı tılsımâtları ve Mısır İskenderiyyesi'nde Âyine-i İskender ve Mısır'da Ehrâm dağları dibinde taşdan Ebü'l-hevl kellesi söylemez olup ve'l-hâsıl yedi bin aded tahrîr olunan kıbâb u âteş-gedeler cümle Hazret-i Risâlet rahm-i mâderden müştak olduğu leyle-i mübârekede cümlesi kudûm-i Resûl edîm-i arza kadem basınca cümlesi münhedim olunca cemî‘i millet-i Mesîhiyye bildiler kim Muhammed-i Arabî rûy-ı arza kadem basdı. Hemân ol sâ‘at bu Zağra şehrindeki Avganda deyrinde olan mezkûr papas Andire Yoros "İşte bugün Muhammed dünyâya gelir" deyü müterakkib iken bir zelzele-i azîm zâhir olup deyr-i Avganda münhedim olup içinde Papa Andire mürd olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 132a ·
metinde göster ·
Zamân-ı Bulgar'da ismi Ispavod idi, ya‘nî Allah suyu. Bu şehirde kudret ılıcası olmağıla Ispa-voda derlerdi. Sırp tâ’îfesi bu şehre Köstence derlerdi, ya‘nî ılıca derlerdi. Ammâ bu şehir azîz iken Bulgar ve Voynuk ve Sırp kavmleri bu şehri bilâ teşbîh Kuds-i şerîf kadar ziyâret ederlerdi. Zîrâ bunda bir baş papas var idi. İrim papa gibi üç yüz sene dalâlet içre ifnâ-yı cesed edüp cemî‘i kâfiri dîn-i Hazret-i Yahyâ'dan nükûl etdirir idi. Ammâ riyâzât-ı mücâhede ile ol mertebeye varmışdı kim kırk günde bir badem ve bir zeytin ve bir kâse süd içerdi. Bu riyâzetle niçe mugayyabâtlardan haber verirdi. Hattâ hâşâ sümme hâşâ "Mesîh ibnullah gelir" deyü haber verüp hikmet-i Hudâ Hazret-i İsâ babasız Hazret-i Meryem'den 146b vücûda gelince bu mel‘ûn papasın gayba hükm etdüğü muhakkak olduğundan cemî‘i Rûmeli kefereleri ruhbâna i‘tikâd ve i‘timâd edüp dibelik küffârlar buna muhabbet edüp niçe kerre yüz bin kefereyi dîn-i Yahyâ'dan çıkarup dîn-i İsâ'ya da‘vet ederdi. Ammâ cemî‘i ulûm-ı garbiyye ü acîbe ü bî-hisâb fünûn-ı şettâya mâlîk idi. Hattâ yedi bin ruhbân u bıtrîk ü kıssîs ve papas [u] papa ve ladika ve râhib mel‘ûnları huddâm-ı bî-dîn-i pür-deynleri var idi. Ol asırda bu papas Bulgar lisânın ve Sırp lisânın ve Voynık ve Çakona lisânın ve Hırvad u Boşnak ve Leh u Rus ve Latin ü Çek ü İsfeç lisânların üç yüz yılda peydâ edüp yedi bin aded huddâmlarına bu lisânları ta‘lîm edüp vilâyet vilâyet bu huddâmları gönderüp her diyâr-ı deyrde papaslara ve gayrı Nasârâlara ta‘lîm ederek Hazret-i Yahyâ asrında ve Hazret-i İsâ sabâvetinde kâfiristâna bu elsine-i muhtelife müstevlî olup iştihâr buldu. Bu keyfiyetle mezkûr papas dahi Köstence şehrinde iştihâr bulup cemî‘i kâfiristândan bu bıtrîk kâfire nezerâtlar gelüp ol kadar mâl-ı Kârûn cem‘ etdi kim âhir ol mâl-ı bî-hisâb ile bu şehri eyle imâr etdi kim Kudüs yerine Bulgar ve gayri küffâr-ı murdar-ı bed-girdârlar bu şehri ziyâret edüp ol papasın ismiyle bu şehre Hazret-i Yahyâ asrında Lâdika derlerdi. Hatta Hazret-i İsâ halîfelerinden Semmun nâm bir havâriyyûn bu Lâdika şehrinde Lâdika papas ile müşerref olup Lâdika papas havâriyyûnun kudûmü şerefiyyetine niçe yüz bin milyon mâl-ı firâvân harc edüp bir deyr-i kebîr binâ edüp sîm-i hâlis döşeyüp Meryem Ana'ya hîbe eyledi. Âhir ol deyr Hazret-i Risâlet rahm-ı mâderden müştak olduğu leyle-i mübârekde ol Lâdika deyri zelzeleden münhedim olup zemîne beraber oldu. Halâ eser-i binâları Rila kûhı dâmeninde râygândır. Netîce-i kelâm, bu Lâdika mürd olup Bulgar'ın devletleri bergeşte olup bu şehir niçe divelden divele intikâl edüp âhir sene (---) târîhinde Gâzî Hudâvendigâr asrında Despot Kraloğlu Yıvan Ban havfinden bu şehre bir sûr-ı üstüvâr binâ edüp mütehassın oldu. Hudâvendigâr bu kal‘a olduğun istimâ‘ edüp râhımız üzre bu gûr iki olmasın içün yer götürmez asker-i bî-pâyân ile Gâzî Balaban Paşa'yı serdâr-ı mu‘azzam edüp bu kal‘ayı muhâsara edüp emân u zemân vermeyüp yedi günde seyf-i Muhammedî ile feth edüp sene 773 târîhinde kal‘asın yire beraber eyledi. Hâlâ der-i dîvâr-ı sûr-ı bî-nûrdan eser-i binâları nümâyândır. Ol asırdan berü Köstence nâmıyla müsemmâ bir kasabadır. Rila dağı tetimmâtı derclerinde bir vâsi‘ öz içinde bâğlı ve bâğçeli ma‘mûr kasabadır. Rûmeli hâkinde (---) hâssıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 146a–146b ·
metinde göster ·
Sebeb-i tesmiyyesi oldur kim Hazret-i Zekeriyyâ nübüvvetinde Edirne sâhibi İdrivne Kral Zekeriyyâ Nebî'ye imân getirüp terk-i tâc u raht u baht edüp bu Çirmen ensesinde bir deyr-i mu‘azzam binâ edüp savâbın Zekeriyyâ Nebî'ye hîbe edüp ol deyr-i kamâmede sâkin idi. Bu İdrivne Kralın bir kızı mu‘ammere olup ismine Çirmene derlerdi. Lisân-ı Latin'de çirmen ve sirmene dünyâyı terk etmişe derler. Bu Sirmene krâle babası İdrivne Kral içün bu mahalde bir kal‘a binâ edüp ismine Çirmene kodular. Andan galat-ı meşhûr evlâ olup sene 767 târîhinde Gâzî Hudâvendigâr vüzerâlarından Timurtaş Paşa Rûm keferesi elinden feth edüp cümle guzât bu kal‘aya Çirmen dediler. Zirâ niçe bin aded cüyûş-ı muvahhidîn çirmenüp geçdikleri içün Çirmen dediler. Hâlâ Rûmeli eyâletinde sancak beği tahtıdır. Beğinin hâssı (---)(---) akçedir. Ve livâsında cümle (---) adet ze‘âmetdir. Ve cümle (---) aded timardır. Hîn-ı gazâda beğinin livâsı altında kânûn üzre cebelüleri ile (---) asker-i pür-silâh olur. Lâkin ba‘zı zamân bu sancak Özi eyâleti muhâfazasına me’mûr olurlar. Zirâ ol taraflara karîb sancakdır. Kal‘ası nehr-i Meriç'in karşı cânibinde bir bayır başında şekl-i murabba‘dan tûlânîce bir Şeddâdî seng binâ-yı ferhâdîdir. Ammâ iç il olmağıla cebehânesi ve dizdârı ve neferâtları yokdur. Ve câ-be-câ sûrunun niçe yerleri rahnedâr olmuştur. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 148a ·
metinde göster ·
Birine Ahdim-var cezîresi derler, bir kal‘a-i metîni ve
bir deyr-i
kadîmi var ve birisine Ahtaman cezîresi derler. Latîf limanı vardır. Ve bu buha …
Birine Ahdim-var cezîresi derler, bir kal‘a-i metîni ve bir deyr-i kadîmi var ve birisine Ahtaman cezîresi derler. Latîf limanı vardır. Ve bu buhayrenin ta vasatında umkı yetmiş kulaç derindir. Her tarafı a‘lâ demir dutar mahalleri vardır. Ve her tarafında a‘lâ latîf limanları vardır. Ve bu buhayrenin cânib-i edvârından bu bahre sağîr ü kebîr yetmiş aded enhârlar dâhil olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 237a ·
metinde göster ·
… sene 1600 mukaddem Hazret-i Dâvûd-ı Nebî asrında Melik Câlût bu Van kayası üzre
bir deyr-i
pür-dîr inşâ eder. Melik Câlût'u Hazret-i Dâvûd sapan-ı Dâvûdîsiyle katl edüp m …
Anlardan sonra bu Van kayası niçe yüz devlete intikâl edüp âhir Hazret-i Risâlet vilâdetinden sene 1600 mukaddem Hazret-i Dâvûd-ı Nebî asrında Melik Câlût bu Van kayası üzre bir deyr-i pür-dîr inşâ eder. Melik Câlût'u Hazret-i Dâvûd sapan-ı Dâvûdîsiyle katl edüp mezkûr kenîse niçe mülûk destinde âyîngâh-ı Nasârâ olup âhir vilâdet-i Resûl-i Kibriyâ asrından sene 881 mukaddem İskender-i Kübrâ destine bu yüzden girmişdir. Be-kavl-i Mıkdısî İskender-i Kübrâ diyâr-ı Çamapur'a giderken bu Van kayasının sahrâsında serâperde-i İskenderîsiyle meks edüp bir ferd-i âferîdenin haber-i âgâhları yok iken Van kal‘asının hâkimlerin ve mezkûr deyrın bıtrîk u kıssîs u ruhbânların aşağı serâperdesine da‘vet edüp eydür: "İnşâallah ben diyâr-ı Çamapur'a giderim. Andan Dârâ Şâh üzre giderim, ammâ bî-ma‘nâ bâr-ı sakîllerim vardır. Sizde emânet dursun. Zîrâ sizin kal‘anız cümle mağaralardır ve deyriniz dahi cemî‘i Nasârâların ma‘bedgâhlarıdır kim benim bu sandûklarım sizde Allah emâneti olsun" dedikde anlar da üç yüz aded sandûkaları alup İskender'in üç dörd yüz âdemiyle derd [ü] belâ çekerek 249b bu sandûkaları kal‘a içine koyup muzlim mağaralarda pinhân idelim derken hemân üç yüz aded sandûkaların kapakların taşradan gelen üç yüz {aded} İskender âdemleri açup derûn-ı sandûkalardan dahi üçer âdem pür silâh çıkup cümle taşradakiler ile bir iki yüz müsellâh âdemler ejderhâ gârından çıkar gibi sandûkalardan Van gârlarına girüp çıkup dal kılıç olup Van kal‘asında olanlara tarfetü'l-ayn içre bir kılıç urup kimi havf-i şemşîr-i âteş-tâbdan kendüyi Van kayalarından aşağı atup pâre pâre olup ibtidâ İskender bu hîle ile kal‘a-i Van'ı feth edüp deyr-i Câlût'a "Vang" deyü nâm koydu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 249a–249b ·
metinde göster ·
… bâğları ve Mirav Bendi ve Bend-i Mâhî bendi ve Hoşâb Kuyağı ve Verek dağı vengi
bir deyr-i
hıyâbân-ı Van'dır ve Nerkök Gediği Deyri meşhûr teferrücgâhlardır.
Der-alâmet-i mesîregâh-ı müferrihât: Şehr-i Van'ın Erdemit bâğları mesîregâhlarından mâ‘adâ Van'ın garîb ü ba‘îd yerlerinde yigirmi aded müte‘ayyin teferrücgâhları vardır. Evvelâ Van'ın şarkîsinde top menzilinden ba‘îd teferrücgâh-ı Akkirpitaşı ve Mesîregâh-ı Yalıköyü ve seyrângâh-ı Ala Melik ve Sazlıgöl ve Çaybaşı ve Kara Kâsım Çayırı ve Murâd Hân Soffası ve Erdemit bâğları ve Mirav Bendi ve Bend-i Mâhî bendi ve Hoşâb Kuyağı ve Verek dağı vengi bir deyr-i hıyâbân-ı Van'dır ve Nerkök Gediği Deyri meşhûr teferrücgâhlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 258b ·
metinde göster ·
Menzil-i karye-i Surp: Van deryâsı kenârından ba‘îd Van hâkinde iki yüz hâneli ma‘mûr Ermenî köyüdür. Bir deyr-i kadîm vengi vardır. Papasları paşaya hedâyâ getirüp çümle asker-i İslâm dağlara ve taşlara konup paşa bir çemenzâr öz içinde cümle Vanlı ile meks etdiler. Beğleri ol gice kayd ü bend edüp cümle kûh-ı Kuskunkıranlara karavullar kodular. Andan ale's-seher yine tuğlar ile,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 281a ·
metinde göster ·
… bu cezîrede bir deyr binâ etmişdir kim cemî‘i millet-i Mesîhiyye içre mu‘teber
bir deyr-i
ebterdir. Ammâ bu cezîre Van deryâsı içre şarkdan garba tûlânîce vâki‘ olup efl …
İbtidâ bu cezîreyi binâ eden Hazret-i Dâvûd asrında Van'ı binâ eden Melik Câlût Hazret-i Dâvûd'dan halâs içün bu cezîrede bir deyr binâ etmişdir kim cemî‘i millet-i Mesîhiyye içre mu‘teber bir deyr-i ebterdir. Ammâ bu cezîre Van deryâsı içre şarkdan garba tûlânîce vâki‘ olup eflâke ser çekmiş cebel-i âlîdir. Dâ’iren-mâdâr cirmi yedi mil ihâta eder. Ancak cânib-i cenûba zirve-i a‘lâsında olan deyri ve bâtıl hâneleri nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 281a ·
metinde göster ·
… ıbâb-ı kârgîrler ile mebnî kal‘a-misâl demir kapulu bir veng-i pür-âvengdir kim
bir deyr-i
kadîme müşâbeheti yokdur. Üç yüzden mütecâviz ruhbân [u] kıssîs ve bıtrîk [ü] p …
Menzil-i Veng-i Verek: Bu diyâr Ermenîstân olmağile cemî‘i kenîselerine veng derler. Ammâ bu veng-i Verek, Verek dağının ta zirve-i a‘lâsının sehel alçağında bir hıyâbân-ı gülistân [u] dırahtistân-ı azîm kıbâb-ı kârgîrler ile mebnî kal‘a-misâl demir kapulu bir veng-i pür-âvengdir kim bir deyr-i kadîme müşâbeheti yokdur. Üç yüzden mütecâviz ruhbân [u] kıssîs ve bıtrîk [ü] papas Ermenîleri vardır kim her biri birer şuğle me’mûrdur. Ol gice beş yüz nefer askere i‘zâz u ikrâm etdiler kim ta‘bîr olunur değildir. Zîrâ cemî‘i millet-i Mesîhiyye beyninde Kudüs'deki Kamâme'den sonra bu veng-i Verek'e i‘tibâr edüp nezerât getirirler. Ve refîkimiz olan ağalara ve hakîre birer vaşak postu hedâyâ verüp, mısra‘
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 285b ·
metinde göster ·
… bânîsi Menûçehr'dir ve Enûşirvân-ı âdil dahi ziyâde imâr etmişdir. Hatta bunda
bir deyr-i
kebîri var kim gûyâ Kudüs-i şerîfde deyr-i Kamâme'dir. Derûn-ı kenîsede beş yüz …
Kûh-ı Ardalân dâmenlerine karîb yüzü cânib-i şarka nâzır Irâk-ı Dâdyân-misâl bir şehr-i mu‘azzam imiş. Hâlâ eser-i binâları râygândır. Sene (---) târîhinde Hulâgû Hân ve sene 793 târîhinde Timur Hân ve sene 941 târîhinde Süleymân Hân Bağdâd'a giderken ve sene 1040 târîhinde {mâh-ı saferin 27 gün} Murâd Hân-ı Râbi‘ vezîri Hüsrev-i şîr, vezîr-i dilîri harâb etmişdir. Hâlâ yine imâr olmadadır. Erdebil hâkinde daroğalıkdır. Âzerbaycân-ı Ermenîyye şehirlerindendir. Hâlâ yine yetmiş seksen bin kadar ankâ Ermenîleri vardır. Ekseriyyâ ebniyye-i âlîleri deyr-i ibret-nümâ olduğundan ve keferesi ankâ olduğundan her mülûk gâret idegelmişlerdir. Ammâ ibtidâ bânîsi Menûçehr'dir ve Enûşirvân-ı âdil dahi ziyâde imâr etmişdir. Hatta bunda bir deyr-i kebîri var kim gûyâ Kudüs-i şerîfde deyr-i Kamâme'dir. Derûn-ı kenîsede beş yüzden mütecâviz ruhbânları var. Ammâ bu şehr içre Müslümânız diyen bî-dîn Kızılbaşları vardır. Câmi‘leri ve hân u hammâm ve bâzâr-ı şâhîsi vardır. Ammâ kenîseleri hadden efzûn ve kıyâsdan bîrûndur. Bu şehirden beher sâl şâha elli bin altun harâc-ı hemyân gider. Bâğ u bâğçesinin hisâbı lâ-yu‘addir. Maralî vü gazâlî nergis gözlü muğ-peçe Yarmenî mahbûb u mahbûbe-i mehpâre cüvânları olur. Bir şehir gibidir, lâkin kefereleri kesîrdir. Hâlâ yedi bin aded bâğlı u bâğçeli hânelerdir. Cümle kârgîr binâ-yı cîrdir. Ammâ cümle dâm u bâmları kec ü kagîrdir. Cümle hânedânlarının dûdkeşleri serv-misâl serâmeddir. Ve Hillegân kavli üzre iklîm-i örfiyyenin on sekizincisinde bulunmuşdur. Ve cânib-i kıbleye üç menzilde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 305a ·
metinde göster ·
azîmde Danyal Nebî'yi kadı eder. Hâlâ ahâlî-i Kazvîn ol zu‘m üzredirler kim Haz …
Ba‘dehû Buhtunnasr "Hamd-i Hudâ Hazret-i Yahyâ'nın intikâmın kavm-i Yahûd'dan aldım." deyüp Hazret-i Danyal'ı âzâd edüp îmân getirüp bir deyr-i azîmde Danyal Nebî'yi kadı eder. Hâlâ ahâlî-i Kazvîn ol zu‘m üzredirler kim Hazret-i Danyal ziyâretgâhı olan Kazvîn şehri kenârında medfûn olup şehr-i Kazvîn ve şehr-i Hemedân makâm-ı peygamberân olup arz-ı mukaddesedendir derler. Arz-ı mukaddes olsa ba‘îd olmaya. Ammâ bu abd-i kemter Hazret-i Danyal'ı Adana şehri kurbünde şehr-i Tarsus kal‘ası içinde bir âsitâne-i binâ-yı Âl-i Abbâsiyân'da medfûndur kim hâlâ ziyâretgâh-ı erbâb-ı dilândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 314a ·
metinde göster ·
… ı metîn imiş. Hâlâ içinde Rûm kefereleri sâkindir. Zamân-ı kadîmde Aya Niko nâm
bir deyr-i
azîmi olmağile hâlâ Kara Kilise derler. Bâğı ve bâğçesi ve üzümü ve cevizi meşh …
Banîsi Kostantin kızı Ralina'nındır. Sene 726 târîhinde Bursa fethinden mukaddem bu kal‘ayı Osmân Hân-ı Evvel Rûm keferesi elinden feth etdi, be-dest-i Karamürsel Beğ. Feth ederken usret çekilüp ba‘de'l-feth kal‘a câ-be-câ münhedim edüp, hâlâ eser-i binâları zâhir ve bâhirdir, ammâ leb-i deryâda olmak ile bir sa‘b hisâr-ı metîn imiş. Hâlâ içinde Rûm kefereleri sâkindir. Zamân-ı kadîmde Aya Niko nâm bir deyr-i azîmi olmağile hâlâ Kara Kilise derler. Bâğı ve bâğçesi ve üzümü ve cevizi meşhûrdur. (---) nâhiyesindendir. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 83b ·
metinde göster ·
kavî olduğundan cümle zehâyir ve bâr-ı sakîlleri bunda papaslara teslîm edüp Ya …
Menzil-i İstifan kenîsesi: Bu mahalde kal‘a-misâl bir deyr-i kavî olduğundan cümle zehâyir ve bâr-ı sakîlleri bunda papaslara teslîm edüp Yalı Tatarı askeri bizim asker ile bir yerde kat-ender-kat meks edüp cânib-i erba‘aya ince karavullar ve çeteciler gönderilüp ertesi gün bi-emr-i Hayy-ı Kadîr kâfirin taburundan beş aded dil dutulup su’âl olundukda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 101b ·
metinde göster ·
Andan Yaş şehri gölü kenârında Galata manastırı, kal‘a-misâl
bir deyr-i
dâl olmağile Burunsuz Kostantin bu deyre kapanup hâricinde bir tabur-ı azîm kaz …
Andan Yaş şehri gölü kenârında Galata manastırı, kal‘a-misâl bir deyr-i dâl olmağile Burunsuz Kostantin bu deyre kapanup hâricinde bir tabur-ı azîm kazmışdı kim cirmi altı sâ‘atde devr olup yedi yerde tabyaları ve beş yerde handaklı asma makaralı kapuları ile ârâste ve içinde zîr-i zemînler ile pîrâste olmuş bir tabur-ı azîm idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 106a ·
metinde göster ·
musanna‘dır kim enderûn [u] bîrûnu Mânî ve Hassân ve Behzâd ve Ağa Rızâ tasvîrl …
Ammâ hakkâ ki ma‘bedgâh-ı müslimîn olacak bir deyr-i musanna‘dır kim enderûn [u] bîrûnu Mânî ve Hassân ve Behzâd ve Ağa Rızâ tasvîrleri gibi zî-rûh-misâl timsâlleri var kim hemân zebân-ı hâlleri ve kelimâtları yok putlardır, ammâ tebessüm-künân ve nigerân olmaları ibretdir, ammâ bu sûretlere münâsib, beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 106a ·
metinde göster ·
… merkûm ol Duna Bânû-yı merkûmenindir kim 107a kocasının manastırından kalmaz
bir deyr-i
temâşâgâhdır. Lâkin bunda bir ziyâde şey var kim ol vâcibü'l-iberdir.
Bu deyr-i merkûm ol Duna Bânû-yı merkûmenindir kim 107a kocasının manastırından kalmaz bir deyr-i temâşâgâhdır. Lâkin bunda bir ziyâde şey var kim ol vâcibü'l-iberdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 106b–107a ·
metinde göster ·
… elek Ahmed Paşa sadrıa‘zam iken Silivri kal‘ası kurbunda Kumburgaz nâm kasabada
bir deyr-i
köhne içre bir mermer sanduka içre İslâmbol kal‘asın ibtidâ binâ eden Yanko ibn …
Sene 1061 târîhinde Melek Ahmed Paşa sadrıa‘zam iken Silivri kal‘ası kurbunda Kumburgaz nâm kasabada bir deyr-i köhne içre bir mermer sanduka içre İslâmbol kal‘asın ibtidâ binâ eden Yanko ibn Madyan'ın kızı "Keralinse nâm kız ol mermer mahfaza içinde üç bin yıldan berü vücûdu pembe-misâl ter u tâze ve kaşı ve gözleri ve yüzü ve burnu ve kulakları ve geysûları yerinde bir kız na‘şı çıkdı" deyü Melek Paşa'ya haber etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 107a ·
metinde göster ·
Cümle dörd aded mihrâbdır. Evvelâ Süleymân Hân câmi‘i.
Bir deyr-i
mu‘azzam imiş. Bir gûne hafîf kirec binâdır kim kârgîr desek, değildir. Hâlâ bu …
Cümle dörd aded mihrâbdır. Evvelâ Süleymân Hân câmi‘i. Bir deyr-i mu‘azzam imiş. Bir gûne hafîf kirec binâdır kim kârgîr desek, değildir. Hâlâ bu câmi‘in içinde dağlar gibi guzât-ı müslimînin beksümâtları memlûdur ve Cimcime câmi‘i ve şeket câmi‘i (---)(---)(---)(---)(---)(---) mâ‘adâ mesâcidler vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 119a ·
metinde göster ·
azîm imiş. Ba‘dehû Siyâvuş Paşa karındaşı Gâzî Sarı Hüseyin Paşa müceddeden amâ …
Mukaddemâ kefere asrında bir deyr-i azîm imiş. Ba‘dehû Siyâvuş Paşa karındaşı Gâzî Sarı Hüseyin Paşa müceddeden amâr edüp bir dizdâr ve yüz elli aded neferât-ı hisâr ve yüz elli aded hâne-i dârü'l-karâr edüp amâr etdi. Kenîsesin câmi‘-i Sultân Mehemmed Hân edüp Der-i devlete arz etdi. Hâlâ Yanova ile kal‘a-i Vârat mâbeyninde bir cây-ı menâsdır kim cân ku[r]taran mahallidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 122b ·
metinde göster ·
azîm vardır kim bir kâr-ı kadîm ve bir deyr-i adîm olduğuna âsâr-ı binâsı şâhid …
Kıratova ile Eğridere mâbeyninde evce peyveste olmuş bir kûh-ı ser-bülenddir kim evc-i âsumâna kad çekmiş dıraht-ı müntehâlar var kim misli meğer Ravna ve Çernik dağlarında ola. Ve bu cebel-i bâlâda me‘âdin-i hadîd lâ-yu‘ad ve lâ-yuhsâdır. Ve bu kûh-ı bülendin tâ zirve-i a‘lâsında kefere zu‘munca Hazret-i İsâ havâriyyûnlarından şem‘ûn-ı Safâ makâmı ola bir deyr-i azîm vardır kim bir kâr-ı kadîm ve bir deyr-i adîm olduğuna âsâr-ı binâsı şâhiddir. Anda olan ruhbânların pençe-i âfitâb muğpîçeleri âyende vü revendelerin önüne durup hidmet ederler, ammâ bize hidmet etmediler. Ve niçe yüz hânelerinde müsâfirîn içün dîbâ ve şîb ve zerbâf döşek ve yorkanları akmişe-i fâhiredendir. Her şeb yüz iki yüz âdem piyâde ve esb-süvârlar gelüp ayş u işretler edüp her birine gûnâ-gûn i‘zâz ü ikrâmlar ile tîb ü [tatyîb-i] hâtır ederler bir acâ’ib manastır-ı kıssîsân-ı millet-i Mesîhiyyedir kim elbette her müsâfirînin haddine göre bir hedâyâ vermeleri mukarrerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 173b ·
metinde göster ·
… larından şem‘ûn-ı Safâ makâmı ola bir deyr-i azîm vardır kim bir kâr-ı kadîm ve
bir deyr-i
adîm olduğuna âsâr-ı binâsı şâhiddir. Anda olan ruhbânların pençe-i âfitâb muğp …
Kıratova ile Eğridere mâbeyninde evce peyveste olmuş bir kûh-ı ser-bülenddir kim evc-i âsumâna kad çekmiş dıraht-ı müntehâlar var kim misli meğer Ravna ve Çernik dağlarında ola. Ve bu cebel-i bâlâda me‘âdin-i hadîd lâ-yu‘ad ve lâ-yuhsâdır. Ve bu kûh-ı bülendin tâ zirve-i a‘lâsında kefere zu‘munca Hazret-i İsâ havâriyyûnlarından şem‘ûn-ı Safâ makâmı ola bir deyr-i azîm vardır kim bir kâr-ı kadîm ve bir deyr-i adîm olduğuna âsâr-ı binâsı şâhiddir. Anda olan ruhbânların pençe-i âfitâb muğpîçeleri âyende vü revendelerin önüne durup hidmet ederler, ammâ bize hidmet etmediler. Ve niçe yüz hânelerinde müsâfirîn içün dîbâ ve şîb ve zerbâf döşek ve yorkanları akmişe-i fâhiredendir. Her şeb yüz iki yüz âdem piyâde ve esb-süvârlar gelüp ayş u işretler edüp her birine gûnâ-gûn i‘zâz ü ikrâmlar ile tîb ü [tatyîb-i] hâtır ederler bir acâ’ib manastır-ı kıssîsân-ı millet-i Mesîhiyyedir kim elbette her müsâfirînin haddine göre bir hedâyâ vermeleri mukarrerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 173b ·
metinde göster ·
Şeddâdî içre bir kral kızı leşi çıkdı. Cemî‘i esvâbı cevâhirle müzeyyen ve kuşa …
Ve âteş teskîn oldukdan sonra bir deyr-i Şeddâdî içre bir kral kızı leşi çıkdı. Cemî‘i esvâbı cevâhirle müzeyyen ve kuşağı ve tâcı ve halhalı ve sorguc ve istifanı ve parmaklarında yigirmişer ve otuzar kırat elmas-ı Serendîlî(?) ve la‘l ve yâkût ve zümürrûd 10a yüzükler ve niçe mücevher ve murassa‘ sîm ü zer evânî eşyâlar ile memlû bir mezâr idi kim cümle cevâhiri bir Rûm harâcı değerdi. Ve dahi mezâr içinde iki aded pirinç kapaklı dollâblar binâ olunmuş biri mâl-â-mâl mümessek altun ve biri leb-ber-leb Sivilye guruş idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 9b–10a ·
metinde göster ·
… ndüsü dahi nehr-i Tise âbıyla gark olup hâlâ bânîsi Kaşa sâhil-i nehr-i Tise'de
bir deyr-i
mu‘teberde yatır, anıniçün hâlâ ba‘zı balıkçılar nehr-i Tise'den kazan kadar dî …
Lisân-ı Macar'da lafz-ı Kaşa (---) demekdir. Bu şehrin ibtidâ bânîsi Acem diyârından gelen Menûçehr evlâdlarından Kaşa Ban binâsıdır kim sâhil-i Tise'de dîvler ile ceng edüp dîvleri kıra kıra nehr-i Tise'ye döküp âhir kendüsü dahi nehr-i Tise âbıyla gark olup hâlâ bânîsi Kaşa sâhil-i nehr-i Tise'de bir deyr-i mu‘teberde yatır, anıniçün hâlâ ba‘zı balıkçılar nehr-i Tise'den kazan kadar dîv kelleleri ve bedensiz sekiz arşın tavîl diz kemikleri çıkar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 13a ·
metinde göster ·