Ammâ Süleymân Hân asrında bir akçe bir dânk olup dördü
bir dirhem
gelir hâlisü'l-ayâr râyic fadda idi ve yüz altun yüz on sekiz dirhem gelirdi. B …
Ammâ Süleymân Hân asrında bir akçe bir dânk olup dördü bir dirhem gelir hâlisü'l-ayâr râyic fadda idi ve yüz altun yüz on sekiz dirhem gelirdi. Bu dakîka üzre masârıf-ı hayrâtı Hudâ bilür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 46b ·
metinde göster ·
… muhtesib dükkânı bu mahaldedir kim bir ehl-i hıref vezn-i sultâniye hilâf edüp
bir dirhem
nâkıs vermeğe kâdir değildir. Ve bu mahal cümle kassâb dükkânlarıdır kim niçe y …
Ve andan yine şâhrâhın iki tarafı Karakeçili dükkânına varınca cümle kapama ve zubun işler hayyât dükkânlarıdır. Ve andan pâk u pâkîze ballı ve yağlı kelimât eder bakkâl cüvânları dükkânlarıdır ve muhtesib dükkânı bu mahaldedir kim bir ehl-i hıref vezn-i sultâniye hilâf edüp bir dirhem nâkıs vermeğe kâdir değildir. Ve bu mahal cümle kassâb dükkânlarıdır kim niçe yüz aded zebh olunmuş Karamân koyunları ve kuzuların şerha şerha edüp her şerhaya berk-i gül takup ve za‘ferânlar sürüp bey‘ ederler ve bu kassâbların alt yanında hâss [u] beyâz çörekciler ve börekciler dükkânlarıdır kim gûnâ-gûn biberli börek ve bâdemli ve susam ve çörek otlı çörek ve mutabbak ve kaymak börek pişirirler. Tâ sarrâchâne başına varınca böyle ni‘met pişer çörekci ve börekci ve aşçı ve başcı ve gûnâ-gûn hoşâbcı dükkânlarıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 65a ·
metinde göster ·
… î-zamânina vüzerâlarımızda değil bâlâlarda dahi göremeyüp hâlâ penez ile ve onu
bir dirhem
akçe-i nühâs ile geçiniriz. Hemân Hudâ berekât vere, ammâ gayret-i İslâmîmiz yo …
Kendülerinin nakl-i sahîhleri üzre muhakkak kimyâdır, zîrâ bir kral-ı dâll-ı bed-fi‘âller eyle altuna mâlik olmamışlardır. Anıniçün diyâr-ı Rûm'da yaldız altunundan gümüş âvânî eşyâlara gayrı altun beyâz olur. İllâ bu Venedik altunu gâyet ahmerü'l-levn mutallâ yaldız olur ve bakıra ve gümüş üzre gâyet imtizâc edüp şa‘şa‘a verir. Hattâ zamân-ı kadîmde Hazret-i Mevlânâ nezerâtı içün kesdikleri altunun çubuğu üzre bir çatal bayraklı kan gibi kırmızı altundur. Anı bir zor-âver yiğit elinde ovalasa hamîr gibi yuvarlayup ezilir. Andan bulunup yaldız etseler anın bir altunu elli altun kadar mutallâ eder. Sultân Ahmed-i Hânî'de ol altunu pederimizde çok gördük, ammâ fî-zamânina vüzerâlarımızda değil bâlâlarda dahi göremeyüp hâlâ penez ile ve onu bir dirhem akçe-i nühâs ile geçiniriz. Hemân Hudâ berekât vere, ammâ gayret-i İslâmîmiz yok mu? Sikke tas[h]îh olup zabt u rabt gerek idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 150a ·
metinde göster ·
sîm-i hâlis dirhem ve dinâr kesilüp "Azze nasruhu duribe Kıratova" hattıyla bir …
Hâlâ Üsküb sancağı hâkinde yetmiş yük akçe emânetdir kim iki yüz âdemle emîni hükûmet eder, zîrâ bu şehrin dağlarında nühâs-ı hâlis ve fizza-ı muhlis var kim yedişer kol kalın tamar düzmüş ve fizza-i sâfî çıkar zîr-i zemînden şeb [ü] rûz mücrimler ve mu‘âf u müsellem gümüşhâne re‘âyâları bakır ve gümüşlerin cevherin istihrâc edüp 173a emîne teslîm ederler. Hâlâ derûn-ı şehirde mâ-tekaddem olan darbhânesi durur. Hattâ Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ asrında darbhânesi işleyüp sekizi bir dirhem sîm-i hâlis dirhem ve dinâr kesilüp "Azze nasruhu duribe Kıratova" hattıyla bir gûne meskûk müdevver akçesi var idi. Hakîre görmek müyesser olmuşdur, ammâ hâlâ darbhâne mu‘attaldır, ammâ ma‘deni pey-ender-pey işlemededir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 172b–173a ·
metinde göster ·
Ve niçesi de "Sadrıa‘zam ağasına gidelim" deyü hakîre geldiklerinde Kaya Sultân yağlıklarından münakkaş makrameler verirdim. Anlar dahi hakîre bir honta, ya‘nî yigirmişer bin dinar verirlerdi. Ve ba‘zı çuka ve kumaş ve tüfeng ve doğan verirlerdi, ammâ dinar nâm sikkeleri gâyet pâk hâs ve beyâz pâk gümüşdür, lâkin gâyet incedir. Bir yanına baş banlarının sûreti ve bir yanında Hazret-i Îsâ sûreti ve târîh-i vilâdet-i Îsâ mastûrdur ve penez gibi müdevver olup dördü bir dirhem gelir, memdûh sikkedir. Gayri guruş altun sikkeleri yokdur, ammâ hazîneleri gâyet çokdur. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)153b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 153a–153b ·
metinde göster ·
… rım'da Tatar arasında geçmez, ammâ Kefe'de geçer. Lâkin bu hân akçesinin sekizi
bir dirhem
olup hâlisü'l-ayâr sırma gümüş beyâz akçedir. Sikkelerinde "Es-Sultân Mehemmed …
Ammâ sikke ve hutbelerine aşk olsun, zîrâ başka sikke sâhibidir. Âl-i Osmân akçesi cezîre-i Kırım'da Tatar arasında geçmez, ammâ Kefe'de geçer. Lâkin bu hân akçesinin sekizi bir dirhem olup hâlisü'l-ayâr sırma gümüş beyâz akçedir. Sikkelerinde "Es-Sultân Mehemmed Geray Hân ibn Selâmet Geray Hân azze nasrahû duribe Bâğçesarây" deyü tahrîr olunmuşdur. Bu diyârda gümüş ma‘deni yokdur. Ammâ cemî‘i kâfir krallarından gelen hazîne-i bî-hisâbları eridüp akçe keser.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 126a ·
metinde göster ·
… i kuş gözü Y 39a akçe ile bey‘ olunur. Gâyet ganîmet şehirdir. Ve elli akçesi
bir dirhem
gelir hurde akçe ile elli dirhem yağlı çörek bir akçeye ve bir at yemi bir akçe …
Ve me’kûlât [u] meşrûbâtının meşhûru beyâz nohudlu çöreği ve bahârlı mekik böreği ve Arab gevreği ve beyâz tennûr kirdesi ve gûnâ-gûn buzlu vişne hoşâbı ve üzüm şerbeti ve lezîz Ma‘nisa pâlûdesi, üstü bâdâmlı gâyet meşhûrdur. Ve hâs ve beyâz anasonlu ve çörek otlu ekmeği bir vukıyyesi kuş gözü Y 39a akçe ile bey‘ olunur. Gâyet ganîmet şehirdir. Ve elli akçesi bir dirhem gelir hurde akçe ile elli dirhem yağlı çörek bir akçeye ve bir at yemi bir akçeye ve lahm-ı ganemin bir vukıyyesi bir akçeye ve cemî‘î eşyâsı buna göre kıyâs oluna.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y38b–Y39a ·
metinde göster ·
… uruncu meşhûrdur. Ammâ akçesi gâyet hurde kuş gözü gibi olmuşdur. Seksen akçesi
bir dirhem
gelir ve bir guruş üç yüz akçeye sarf olunur. Ammâ yine bir vukıyye nân-ı beyâz …
Ve mahsûlünün memdûhu pembesi ve pembe ipliği ve dimisi ve bezi ve bâdemi ve susamı ve helvâsı ve mahbûb u mahbûbesi ve beyâz ekmeği ve karpuzu ve kavunu ve limon ve turuncu meşhûrdur. Ammâ akçesi gâyet hurde kuş gözü gibi olmuşdur. Seksen akçesi bir dirhem gelir ve bir guruş üç yüz akçeye sarf olunur. Ammâ yine bir vukıyye nân-ı beyâz bir kuş gözü akçeyedir. Sâ’ir me’kûlâtlar dahi ana göre kıyâs oluna.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y78a ·
metinde göster ·
… p [[(---) (---) (---)]] para ve her kîse yigirmi beş vukiyye gelür ve dörd para
bir dirhem
gelür. Her kîse-i Mısrîsi Mısır guruşu otuz paraya [[(---) (---) (---)]] Bu his …
Yine defterdâr Mısır beğlerinin bir eşbehidir. (---)(---)(---)(---)(---)(---) Taraf-ı pâdişâhîden iki tuğla defterdârlık ihsân olunur. Senevî eyâlet-i Mısır'dan 4.500 kîse-i Mısrî tahsîl edüp [[(---) (---) (---)]] para ve her kîse yigirmi beş vukiyye gelür ve dörd para bir dirhem gelür. Her kîse-i Mısrîsi Mısır guruşu otuz paraya [[(---) (---) (---)]] Bu hisâb üzre bir Mısrî kîse 833 guruş eder. Bu defterdârın eliyle senevî yigirmi altı bin kîse îrâd ve masraf [[(---) (---) (---)]] Zîr-i Ve Ve destinde üç bin huddâmı vardır. Şâhrâhdan on iki Mısır hazînesi bunun dîvân mührüyle memhûrlanır. [[(---) (---) (---)]]
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y61a ·
metinde göster ·
gelmek üzre kesilir, ortası halkalı sîm-i hâlisden kesilir. Bu hazîneye mahsûb …
Evvelâ büyük hazîne şâm-ı şerîfe varup vâsıl olduğu müjdesi hazîne beği ve ocak ağaları mektûbları neccâblarla gelüp paşa mesrûr [u] dilşâd olup mâh-ı şa‘bânın gurresinde ceb harclığı hazînesi bağlanmağa başlar. Bunda Mısır beğlerinden me’mûr olmaz, ancak paşa ağalarından bir vaka‘ [u] vakâr sâhibi ve bir kerr ü ferr u dârât ve katâr sâhibini paşa serdâr edüp Tatar ve deli ve gönüllü ve müteferrika ve gayrı ocaklardan pür-silâh mu‘temed yiğitlere ihsân [u] in‘âm edüp üç yüz âdem paşalıdan ve üç yüz âdem dahi Mısır'ın yedi ocağından atına silâhına kâdir salt yiğitleri birer akçe terakkî ile yazarlar. Zîrâ bunlar ılgar ile gidüp büyük hazîneyi ubûr edüp on beş Y 196a yigirmi gün evvel der-i devlete varsalar gerekdir. Iyd-ı şerîfde pâdişâha ceb harclığıdır, darbhânede mahsûs onu bir dirhem gelmek üzre kesilir, ortası halkalı sîm-i hâlisden kesilir. Bu hazîneye mahsûb değildir, paşanın kendi kîsesindendir, cümle (---) kîse-i Mısrîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y195b–Y196a ·
metinde göster ·
… oldur kim bir cîger-gûşesi Y 381a âhirete intikâl etdükde techîz ü tekfînine
bir dirhem
bulmada âciz olur. Derhâl zemîne bir püşt-i pâ urunca zemîn çöküp bir kenz-i az …
Ve bir çâr-gûşe divâr içinde dahi şeyh Abdurrahîm hazretlerinin halîfelerinden eş-şeyh İbrâhîm-i Ebüddünyâ: Ebüddünyâ künyesinin sebebi oldur kim bir cîger-gûşesi Y 381a âhirete intikâl etdükde techîz ü tekfînine bir dirhem bulmada âciz olur. Derhâl zemîne bir püşt-i pâ urunca zemîn çöküp bir kenz-i azîm zâhir olur kim cenâzeye hâzır olanlar ve ahâlî-i beledler bu mâl-ı firâvânı üç gün taşıyup ihtiyâcdan berî olurlar. Bu ahvâl karîbü'l-ahddir. Q 310aP 307a Anıniçün bu azîze Ebüddünyâ deyü lakab dediler. Ve bu şehr-i Kınâ ol kenz-i azîmin mâliyle ma‘mûr olmuşdur, derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y380b–Y381a ·
metinde göster ·