… ansa kıralının kızına nâmzâd imiş. Fransa kıralı dahi kızının baht [u] tâli‘ine
bir donanma-i
azîm edüp altı yüz pâre gemi ile Arabistân yakaların nehb [ü] gâret ederek ol s …
Hikâyet-i netîce: Meğer mukaddemâ İslâmbol Kostantîni, Fransa kıralının kızına nâmzâd imiş. Fransa kıralı dahi kızının baht [u] tâli‘ine bir donanma-i azîm edüp altı yüz pâre gemi ile Arabistân yakaların nehb [ü] gâret ederek ol sâl-i nâ-mübârekde Akka ve Sayda ve Berût'u ve Şâm Tarabulus'u ve Gazze ve Remle ve tâ arz-ı Hâsân'a varınca müstevlî olup iki binden mütecâviz Arabistân ü Havrân'ın hûrân-misâl gözlü bâkirelerin esîre edüp ba‘dehu bu kadar milyon mâl-ı ganâyim ile ve bu kadar müslime cevârîler ile kıral ahd [ü] mîsâkına gûyâ vefâ edüp Fransa kıralı kızını İslâmbol tekuruna on pâre galyon ve on pâre kadırgayı mâl-ı Kârûn'a müstağrak edüp gönderdikde Akdeniz boğazına gelüp gördüler kim Türk cânibinden kal‘alar binâ olunmuş. Hemân mel‘ûnlar hîle edüp cümle tebdîl-i câme edüp bir keskin firişka kıyâmet lodos rûzgârında beş pâre boş gemiyi ileri yelkenleyüp boğazdan içeri girirken hemân boğazın iki tarafında olan kal‘aların cümle toplarına âteş edüp beş pâre boş gemiler gark-ı âb olup ardı sıra yigirmi pâre pür-silâh gemiler tarfetü'l-ayn içre girirler. Ahâlî-yi kal‘a bir dahi top doldurup kerteye alınca iki sâ‘atde gemiler yigirmi mîl menzil aldılar. Bu hîle ile İslâmbol'a gelüp tahrîr olunduğu üzre hamd-i Hudâ cümlesi esîr olup ol kıral kızından Sultân Bâyezîd-i Velî tevellüd etmişdir. Bu husûsda niçe müverrihîn gûnâ-gûn tahrîrât etmişlerdir. Ayn-ı Âlî bu kızı Ebü'l-feth'in babası alup Ebü'l-feth ol kızdan müştak oldu der. Ammâ kavl-i sahîh Ebü'l-feth isfendiyâr oğlunun kızı Alîme Hânım'dan mütevellid olmuşdur. Bu Fransa kıralının kızı Ebü'l-feth'in hâtûnudur kim Sultân Bâyezîd-i Velî'nin vâlidesidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 28a ·
metinde göster ·
… Çiçilya ve Korsika ve Sardilya ve Tementis câniblerin nehb ü gâret edelden berü
bir donanma-yı
hümâyûn'un ol tarafda baş göstermemek ile cümle küffâr ve Malta küffârı baş kal …
Ve azametlü padişâhımıza arz-ı bî-mikdârımız oldur kim Kapudan Cânpûlâdzâde Mustafâ Paşa lalan kâfiristânın Monkortonya ve Kalavra ve Çiçilya ve Korsika ve Sardilya ve Tementis câniblerin nehb ü gâret edelden berü bir donanma-yı hümâyûn'un ol tarafda baş göstermemek ile cümle küffâr ve Malta küffârı baş kaldırmışlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 75a ·
metinde göster ·
… ocağında neşv [ü] nemâ bulup Arnavudü'l-asl idi. Bu dahi selefi Koca Vezîr gibi
bir donanma-yı
hümâyûn ile cezîre-i Girid'e asker gönderüp küffârın Akdeniz'de zehresi çâk, el …
Andan yerine sene (---) târîhinde Kara Murâd Paşa vezîr-i a‘zam oldu. Yeniçeri ocağında neşv [ü] nemâ bulup Arnavudü'l-asl idi. Bu dahi selefi Koca Vezîr gibi bir donanma-yı hümâyûn ile cezîre-i Girid'e asker gönderüp küffârın Akdeniz'de zehresi çâk, eli vilâyetleri hâk oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 79a ·
metinde göster ·
… bir tuğ dahi Bıyıklı Mustafâ Paşa'ya gönderüp Girid'e imdâd etdi. Ve Akdeniz'e
bir donanma-yı
hümâyûn çıkarmışdır kim nazîri sebkat etmemişdir. Ol imdâd-ı azîm cezîre-i Giri …
Cezîre-i Girid'e üç bin sipâh ile defterhâneyi Deli Hüseyin Paşa'ya ve vezâretle bir tuğ dahi Bıyıklı Mustafâ Paşa'ya gönderüp Girid'e imdâd etdi. Ve Akdeniz'e bir donanma-yı hümâyûn çıkarmışdır kim nazîri sebkat etmemişdir. Ol imdâd-ı azîm cezîre-i Girid'e serdâr-ı mu‘azzam Hüseyin Paşa'ya vardıkda Marko Zavil cünûd-ı cünübün Hüseyin Paşa münhedim edüp Seline kal‘ası ve Retime kal‘asın feth edüp Der-i devlete müjdecileri geldi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 79b ·
metinde göster ·
… e ayında Hüsâmoğlu Alî Paşa'yı kapudan paşa edüp üç yüz pâre kalyon kadırga ile
bir donanma-yı
hümâyûn dahi çıkarmışdır kim gûyâ donanma-yı Kılıç Alî Paşa idi. Akdeniz'de küf …
Ve (---) sene ayında Hüsâmoğlu Alî Paşa'yı kapudan paşa edüp üç yüz pâre kalyon kadırga ile bir donanma-yı hümâyûn dahi çıkarmışdır kim gûyâ donanma-yı Kılıç Alî Paşa idi. Akdeniz'de küffâr ile bir kerre elleşüp küffâr münhedim olup vakt-i gurûb oldukda küffâr firâr edüp donanma-yı hümâyûn Kara Foçalar limanında lenger-endâz olup cümle asker taşra bâğ u bâğçelerde zevk u safâda iken vakt-i seherde küffâr ale'l-gafle donanmayı basup cümle asker taşrada ve kimi hâb-ı istirâhatde iken küffâr âteşbâzlık ederek cümle gemileri ihrâk bi'n-nâr edüp bâkî asker karaya çıkup kırk pâre kadırga ve on bir aded kalyonları yedeğe alup sâ’ir kalyonlarımız ceng ede ede yigirmi pâre kâfir gemilerin helâk edüp her biri bir cânibe firâr edüp donanmanın inhidâmı haberi geldi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 79b ·
metinde göster ·
… âd Hân latîfe edüp "Kayam, sana kayadan hâsıl olma bir taş gömlek vereyim" deyü
bir don
gömlek ihsân etmişdi. Birkaç eyyâm Kaya Sultân kayadan kamîsı giyüp kirlendikde …
Garîbe ve acîbe-i Üçkilise: Bu deyrin büyüğü Enûşirvân binâsıdır. Anda senede bir kerre kırk elli bin kefere vü fecere dîb-i Firengistân'dan cem‘ olup bu Üçkilise dağının zirve-i a‘lâsında, pür-çemenzâr sahrâda bir halıça-i atîkleri vardır, anı döşerler ve ol dağlarda ne kadar nebâtât u giyâhât makûlesi nâfi‘ edviye-i ahşâbâtlar var ise cümle nebâtâtı bir azîm kazan içine koyup mezkûr halıça üzre saçayak koyup kazanı ana tahmîl edüp mezkûr halı üzre germâ-germ âteş edüp kâmil bir sâ‘atde kazgan içre cümle nebâtât ve kerefis ve mi‘denüvâz pişüp bir sâ‘at yanan âteşden aslâ halıça yanmayup niçe bin âdem temâşâsına hayrân olur, vâcibü's-seyr bir halıçadır. Ba‘dehû ta‘âm-ı nebâtâtı cümle keferelere bezl edüp teberrüken hokkalar ile dib-i Firengistâna götürüp ba‘zılar ol mahalde yiyüp hamd ü zevk u safâ ederler. 294a Hakîr bu ahvâli râhiblerden su‘âl etdim: "Vallahi bu halıça oldur kim Hazret-i İsâ bu halıça üstünde rahm-ı mâderden müştakk olmuşdur ve İsrâ‘ilî havfinden bir gâra kapanup on iki halîfeleriyle dağdan otluk cem‘ edüp bu halıça üzre pişirirdi. Ve Benî İsrâ‘îlî İsâ Nebî'den mu‘cize isteyüp bu halıça üzre bir melik ölüsün ihyâ etdi. Ve cümle İsrâ‘îlîye mu‘cize içün bu halıça üzre ta‘âm pişirüp bezl-i it‘âm etdi. Ba‘dehû bu halıça Buhtunnasr eline girdi. Andan Enûşirvân'ın eline girüp bu deyri bînâ etdikde yılda bir kerre üzerinde ta‘âm pişirüp yine pâk u pâkîze edüp boğçalar içre başımıza berâber hıfz ederiz. Hattâ "Süleymân Hân Nahçevân seferine geldikde bu seccâde üzre iki rek‘at namâz kıldı" deyü rivâyet etdiler. Ammâ halıça-yı ibret-nümâ ne harîrdir, ne pembedir ve ne sûfdur. Bir gûne zincâbî elvân bir seccâde-i kebîrdir. Lâkin gâyet sakîldir. Ammâ bu hakîrin akl-ı kâsıriyle eyle mülâhaza etdim ki cezîre-i Kıbrıs'da (---) nâm mahalde bir kûh-ı azîm vardır. Hikmet-i Hudâ ol kûhun taşını tokmak ile döğüp kettân gibi olur. Ba‘dehû hayyâl iplik eğirüp âbdest makramaları ve latîf ve zîbâ donlar ve gömlekler edüp a‘yân-ı İslâmbol'a ve pâdişâha hedâyâ getirirler. Hatta Kaya Sultân efendimize Sultân Murâd Hân latîfe edüp "Kayam, sana kayadan hâsıl olma bir taş gömlek vereyim" deyü bir don gömlek ihsân etmişdi. Birkaç eyyâm Kaya Sultân kayadan kamîsı giyüp kirlendikde âteşde yakup pâk ve beyâz olup ibret içün yine giyerdi. Hayâl ü rakîk bir gömlek idi. Ekseriyyâ a‘yân-ı kibârda çokdur. Hattâ Kapudan Hüsâmzâde hakîre bir makramasın bağışlayup mülevves oldukda Melek Ahmed Paşa huzûrunda âteşe yakup gül-i pembe-misâl oldu. Allahu a‘lem mezkûr halıça dahi Kıbrıs taşından dokunmış ola, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 293b–294a ·
metinde göster ·
… rîr olunmaz. Zîrâ bu Melek Ahmed Paşa donanması Âl-i Osmân devrinden berü böyle
bir donanma
ve böyle bir güzîde isdekli asker cem‘ olmamışdır. Hulâsa-i kelâm küffârdan bir …
Tedbîr-i hâmis [sâdis]: Kapudan Alî Paşa cezîre-i Girid'den mansûr [u] muzaffer selâmetle gelüp tershâne-i âmirede yüz pâre kadırga ve elli pâre galyon inşa etmeğe mübâşeret olunup Ereğli'de ve Sinop ve Amasra'da ve Bartın'da ve Çayağzı'nda ve Balıklağa ve Varna'da ve Üsküdar ve Tophâne ve Bâğçekapusu'nda ve Sinân Paşa Köşkü'nde ve Tershâne'de ve Şâhkulı İskelesi'nde, bu cümle zikr olunan leb-i deryâda kalyonlar yapılup İslâmbol ve Galata ve Kâsımpaşa'da velvele ve gulgule-i Rûm olup deryâ-misâl asker cem‘ olup cemî‘i Anadolu ve Rûmeli'ne asker sürücüler gidüp asâkir-i İslâm'ı İslâmbol'a ve Boğazhisârlara ve Sakız karşusında Çeşme ve Mora cezîresinde kal‘a-i Benefşe'de niçe bin asker âmâde etdiler. Andan Vâlide Sultân iki galyon ve Bektâş Ağa bir galyon ve Kara Çavuş bir galyon ve Çelebi Kethüdâ bir galyon ve efendimiz Melek Ahmed Paşa Bâğçekapusu'nda bir galyon-ı azîm, dörd anbarlı idi, binâ edüp temâm oldukda sû-i tedbîr ile deryâya nüzûl etdirirken galyon gark olup yüz elli mikdârı âdem gark olup hâh-nâ-hâh yine bu gark olan galyonı ka‘r-ı deryâdan çıkarup cemî‘i galyon ve kadırgaları mükellef ve mükemmel edüp Beşiktaş'da lenger endâht olup sâ’ir mühimmât [u] levâzımâtların görüp Tophâne'de bin altmış aded sağîr ü kebîr toplar dökülüp cümle gemileri pür-silâh edüp kırk üç bin askerle yüz seksen pâre kalyon kadırga ve üç yüz pâre mühimmât gemilerinden şayka ve karamürsel ve pinek ve kalyonlar ümmet-i Muhammed ile pür olup cümlesi beş yüz aded yelken olup elli bin asker-i pür-silâh, cengâver olup du‘â-i hayr [u] senâ ile Beşiktaş'dan muvâfık eyyâm-ı müsâ‘id ile Boğazhisâr'a varup anda dahi Rûmeli ve Anadolu askerlerin cümle keştîlere leb-ber-leb edüp cümle seksen bin aded cengâver, dilâver, asâkir-i hünerver gemilerde hâzırbâş olup Cezâyirli ve Tunuslu ve Tarabuluslu dahi kırk pâre gemiyle on bin şecî‘ ve dilâver, bahâdır erler gelüp kapudan paşa Bismillah ile eyyâm-ı muvâfık ile bâdbanların küşâde edüp küffâr-ı hâksâr-ı dûzâh-karâr "Ha şunda ve ha bunda" diyerek iş bu sene (---) mâh-ı (---) gününde (---) nâm mahalde Venedik donanmasına Âl-i Osmân donanması râst gelüp eyle bir ceng-i sultânî olmuşdur kim diller ile tahrîr 97b ve kalemler ile tahrîr olunmaz. Zîrâ bu Melek Ahmed Paşa donanması Âl-i Osmân devrinden berü böyle bir donanma ve böyle bir güzîde isdekli asker cem‘ olmamışdır. Hulâsa-i kelâm küffârdan bir kalyon ve iki kadırga alınup yedi pâre gemi anlardan gark olup vakt-i gurûba dek tarafeynden eyle savaş-ı perhâş olup rûy-ı deryâ hûn-ı insân ile la‘l-gûn olup temevvüc eder. Küffâr-ı bedgirdâr-ı nâ-sezâ-murdâr bu hâl-i pür-melâli görüp {vakt-ı} gurûbda âlem şeb-i zulmetde iken "Firâren an tevâli'l-kesürât deyüp ibtidâ Duka gemileri ba‘dehû Malta gemileri, ba‘dehû Mesina gemileri birer birer karârı firâra mübeddel edüp ba‘dehû Venedik donanması dahi dârü'l-bevârları taraflarına firâr edüp bir yirde doç karâr edüp meşveret-i bed-gümân edüp çaşıt gönderirler. Bizim Âl-i Osmân donanması "Küffâr firâr edüp meydân bizde kaldı", deyü mağrûr olup kal‘a-i Nakşa nâm mahalde limana girüp lenger-endâht olup yatarlar. Cümle asâkir-i nusret-me’ser gemilerden taşra çıkup bâğlara ve bâğçelere gidüp perîşân olurlar. Kimi esbâb yıkayup her biri bir işgâl-i kârda.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 97a–97b ·
metinde göster ·
… eliyyesi böyle imiş" dedükde "İmdi, pâdişâhım! Var kuvveti bazuya getirüp böyle
bir donanma-i
azîm edüp bu dahi böyle olup ma‘lûm oldu kim küffâr ile deryâda muhâsamet ve mu …
Ammâ meydân-ı ma‘rekede Ereğli kapudanı kalyonu Ahmed Paşa ile ve Mağribli Alî Kapudan ve Kara Mavuna ve Vâlide Kalyonuyla cümle yedi aded kalyon bir gün bir gice ceng ede ede küffârdan kırk pâre kalyon ve kadırga ve mavuna helâk olup âhir Ahmed Paşa şehîd olunca Mustafâ Kapudan uluç âdemîsi idi, gemisinde kimesne kalmayup gemiyi âteşe vurup şehîd olup sâ’ir gemiler ile Melek Paşa galyonu dahi âteşe urup bu gûne sû-i tedbîr ile eyle bu donanma-yı azîm münhezim olup cümle kırk bir pâre gemi nâkıs olup mâ‘adâsı Sakız limanına sâlimîn ü gânimîn vâsıl olduğun Adana Paşası Abdullah Paşa haber getirince efendimiz Melek Ahmed Paşa'nın aklı başından gidüp gûyâ sar‘ dutup ol ân pâdişâha telhîs edüp ale'l-akîb kendüsi pâdişâha girüp 98a mührü ferâğat etmek murâd edindi. Pâdişâh aslâ rızâ vermeyüp "Eyle olur Lala! {Âyet, sûre-i Neşrah}Arapça "Elhamdü lillahi Rabbi'l-âlemîn"dir, "Rabbu'l-müslimîn" değildir. Hikmeti ve kudret-i ezeliyyesi böyle imiş" dedükde "İmdi, pâdişâhım! Var kuvveti bazuya getirüp böyle bir donanma-i azîm edüp bu dahi böyle olup ma‘lûm oldu kim küffâr ile deryâda muhâsamet ve mukâvmet müşkildir. Bu intikâmı küffâra komayalım. Ecdâd-ı ızâmlarının pâk rûhlariyçün ve Hazret-i Risâlet-penâhın rûh-ı şerîfiyçün olsun, mührile karadan deryâ-misâl asker ile tâ Arnavudluk içinde Kilimente ve Karadağ ve Pava ve Nikşik ve Daternak ve Durubrak ve Banyan âsîlerin kırarak Hersek sancağı hudûdunda Kutur kal‘asın ve Kilis kal‘asın ve İspilet kal‘asın ve Kamin ve Kaminkrad ve Ribniçe ve Mandaline ve Bodguriçse ve Tekeli Paşa döğdüğü Şibenik kal‘ası ve Zadra kal‘ası ve Kotar vilâyeti ve Dodonişka vilâyetleri bu zikr etdiğim kılâ‘ların cümlesi bizim Bosna eyâleti hudûdunda deryâ kenarında sağîr ü kebîr kal‘alardır, bunları karadan birer birer muhâsara edelim. Küffâr bunların tedârikinde iken başına vâveylâ düşüp cezîre-i Girid hâlî kalup serdârın Hüseyin Paşa lalan da defterhâne ile yüz bin asker vardır. Anlar da Kandiye kal‘asın muhâsara edeler. Bi-emrillahi Te‘âlâ her tarafdan küffâra göz açdırmayup bu donanmamızın intikâmın alırız" dedikde sa‘âdetlü pâdişâh "Allah âsân getire, bir müşâvere edelüm" dediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 97b–98a ·
metinde göster ·
… ı olup hem-civârları olmağile anlardan havf etdiklerinden ana bir kîse guruş ve
bir donluk
çuka verüp babasına dahi yüz altun ve bir donluk çuka Baba Ahmed'e gönderdi.
Bu şehri üç gün tamâm temâşâ edüp bir gün konağımızda âsûde-hâl dururken ceneral-i dâll âmedânî konağımıza yigirmi aded tabla şükkeri ta‘âm-ı mümesseklerle gelüp, hakîr ayağa kalkup istikbâl edüp köşe-i vahdetimizde zânû-be-zânû olup ta‘âmlar tenâvül olundukda hakîr cenerale bir mutallâ dülbend ve iki dâne münakkaş sihr-i bukalemûn Kaya Sultân yağlıkları verdim. Cihân kadar hazz edüp yağlığın birin şapkası üzre kodu. O dahi hakîre on tahta siyâh Dobra-Venedik kürkü kim kunduz siyâhı gibi kuzu bağanası kürkleridir ve on donluk elvân çukalar ve on top Fireng atlas-ı gûnâ-gûnlar ve üç yüz Bundukanî uşkota nâm sırma gümüşünden onar dirhem gelir guruşlardır ve bir sâ‘at ve bir dûrbîn ve bir Papa Monta nâm dünyâ tasv[îr]i kitâb ve yüz mümessek yaldız altunu verüp taşra çıkdıkda, kırk yedi aded huddâmlarıma beşer altun ve birer çuka ve kumaş verüp Baba Ahmedzâde İsmâ‘îl Beğ ile hukûk-ı sâbıkaları olup hem-civârları olmağile anlardan havf etdiklerinden ana bir kîse guruş ve bir donluk çuka verüp babasına dahi yüz altun ve bir donluk çuka Baba Ahmed'e gönderdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 149b ·
metinde göster ·
… lerinden ana bir kîse guruş ve bir donluk çuka verüp babasına dahi yüz altun ve
bir donluk
çuka Baba Ahmed'e gönderdi.
Bu şehri üç gün tamâm temâşâ edüp bir gün konağımızda âsûde-hâl dururken ceneral-i dâll âmedânî konağımıza yigirmi aded tabla şükkeri ta‘âm-ı mümesseklerle gelüp, hakîr ayağa kalkup istikbâl edüp köşe-i vahdetimizde zânû-be-zânû olup ta‘âmlar tenâvül olundukda hakîr cenerale bir mutallâ dülbend ve iki dâne münakkaş sihr-i bukalemûn Kaya Sultân yağlıkları verdim. Cihân kadar hazz edüp yağlığın birin şapkası üzre kodu. O dahi hakîre on tahta siyâh Dobra-Venedik kürkü kim kunduz siyâhı gibi kuzu bağanası kürkleridir ve on donluk elvân çukalar ve on top Fireng atlas-ı gûnâ-gûnlar ve üç yüz Bundukanî uşkota nâm sırma gümüşünden onar dirhem gelir guruşlardır ve bir sâ‘at ve bir dûrbîn ve bir Papa Monta nâm dünyâ tasv[îr]i kitâb ve yüz mümessek yaldız altunu verüp taşra çıkdıkda, kırk yedi aded huddâmlarıma beşer altun ve birer çuka ve kumaş verüp Baba Ahmedzâde İsmâ‘îl Beğ ile hukûk-ı sâbıkaları olup hem-civârları olmağile anlardan havf etdiklerinden ana bir kîse guruş ve bir donluk çuka verüp babasına dahi yüz altun ve bir donluk çuka Baba Ahmed'e gönderdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 149b ·
metinde göster ·
… ından gemiler gidüp gelemediğinden elli yük akçe gelir gümrük mu‘attaldır. Eğer
bir donanma-i
pâdişâhî gelüp sehel hidmet ile bu Yeleşke boğazı açılsa beher sene bir hazîne- …
Mâ-tekaddem İslâmbol gemileri bu kal‘a-i Temrik dibine yanaşırlar imiş. İskele-i azîm ve gümrük emîni otururmuş. Niçe yüz gemi tuzlu balık ve niçe bin fıçı fıçı balık havyarı hâsıl olup gemilerle diyâr diyâr gidermiş. Ammâ hâlâ boğaz kapandığından gemiler gidüp gelemediğinden elli yük akçe gelir gümrük mu‘attaldır. Eğer bir donanma-i pâdişâhî gelüp sehel hidmet ile bu Yeleşke boğazı açılsa beher sene bir hazîne-i Mısır bend olurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 145b ·
metinde göster ·
… rek-bâddan sonra üç gün üç gece şehir içinde bir azîm sürûr [u] şâdımânîler ile
bir donanma-i
müzeyyen 196a oldu kim rûz-ı îd-i yevm-i rûşenleri rûz-ı nevrûz-ı Hârezmşâhî …
Ve bu mübârek-bâddan sonra üç gün üç gece şehir içinde bir azîm sürûr [u] şâdımânîler ile bir donanma-i müzeyyen 196a oldu kim rûz-ı îd-i yevm-i rûşenleri rûz-ı nevrûz-ı Hârezmşâhî olup leylleri şeb-i muzlim iken niçe kerre yüz bin kanâdîl ve meşâ‘illerin çerâğânından şeb-i târîkleri leyle-i Esrâ olup bir sûr-ı Hümâyûn Şâh olmuşdur kim ancak İslâmbol'da olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 195b–196a ·
metinde göster ·
… de Moton ve İnebahtı fetihlerinden sonra Venedik küffârı iki yüz pâre keştî ile
bir donanma-i
azîmi gelüp mezkûr kal‘ayı kâmil sekiz ay döğe döğe ve yedi kerre lağımlar atup …
Ba‘dehu sene (---) târîhinde Moton ve İnebahtı fetihlerinden sonra Venedik küffârı iki yüz pâre keştî ile bir donanma-i azîmi gelüp mezkûr kal‘ayı kâmil sekiz ay döğe döğe ve yedi kerre lağımlar atup ve otuz dörd kerre yürüyüş ile zarben ve kahren bu kal‘ayı zebûn etdiler. İçinde olan asâkir-i İslâm da az kalup sekiz aydan berü bir cânibden dahi imdâd gelmediğinde kal‘ayı vere ile verdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 263b ·
metinde göster ·
… keştîbân-ı serbâzânlar ve asâkir-i bî-şümârlar ile cümle zevrakları pür eyleyüp
bir donanma-i
hümâyûn olup rûy-ı deryâya çıkdı kim Âl-i Osmân devletinde meğer eyle donanma s …
Bu sene-i mübârekeye gelince niçe sipehsâlâr-ı mu‘azzamlar asker-i bî-şümâr sipâh-ı silihdâr-ı encüm-şümâr ile bu kal‘a-i felek-girdârın feth [u] teshîri sevdâsına düşüp şerbet-i şehâdet ile niçe kerre yüz bin gâziyân-ı mücâhidân müşerref olup aslâ bir yıla(?) müzâyaka olmadı ve bir kerre elleri dîvârına ermedi. Âhır tîğ [u] sinân-ı gevher-bâr ile hâstâr olup akd-i akîdelerine ale'l-ittifâk rağbet gösterilüp devlet-i Âl-i Osmân da yedi yüz pâre keştî inşâ olunup rûy-ı deryâ[yı] bâdbân-ı beyâz ile ve keştîbân-ı serbâzânlar ve asâkir-i bî-şümârlar ile cümle zevrakları pür eyleyüp bir donanma-i hümâyûn olup rûy-ı deryâya çıkdı kim Âl-i Osmân devletinde meğer eyle donanma sene 1060 târîhinde Melek Ahmed Paşa efendimiz sadrıa‘zam iken çıkmış. Bu kadar asâkir-i İslâma Deli Hüseyin Paşa'yı serdâr-ı mu‘azzam eyleyüp sâlimîn ü gânimîn Hanya kal‘ası limanına vâsıl olup Kandiye kal‘ası ve Retime kal‘ası câniblerine ordu-yı İslâm ile serdâr-ı mûmâ-ileyh çıkup Suda limanı kurbunda meks olunup beri tarafda küffâr-ı hâksâr dahi yetmiş altı bin cünûd-ı cünübiyle Hüseyin Paşa Taburları nâm mahalde asâkir-i İslâmı küffâr istikbâl edüp yedi sâ‘at germâ-germ ceng-i azîm olup sekizinci sâ‘atde lillâhi'l-hamd küffâr-ı dûzah-karâr münhezim olup cümle yigirmi üç bin aded küffâr dendân-ı tîğdan geçüp bakıyyetü'-süyûfları pây-beste ve deste-beste ve dil-haste esîr-i bend-i zencîr olup bi'z-zât serdâr-ı dâlleri olan Pirinc-pirimoğlu nâm velîd-i pelîd-i anîdi esîr-i bend-i silsile olup der-i devletde Yedikulle nâm kal‘a-i bî-amânda Marko Ravil ve Pirinc-pirimoğlu ile yetmiş aded kapudanları haps-i ebed oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 308a ·
metinde göster ·
… e yâhûd yigirmi gün yigirmi gece hatt-ı hümâyûn tahrîri üzre Mısır-ı dünyâ içre
bir donanma
olur kim diller ile ta‘bîr ve kalemler ile tahrîr ü terkîm ü tavsîf olunmaz. Mı …
Ba‘dehu şehr-i Mısır içinde kırk gün kırk gece yâhûd yigirmi gün yigirmi gece hatt-ı hümâyûn tahrîri üzre Mısır-ı dünyâ içre bir donanma olur kim diller ile ta‘bîr ve kalemler ile tahrîr ü terkîm ü tavsîf olunmaz. Mısra‘:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y213a ·
metinde göster ·
at hâliyesi vardır. İbrâhîm Paşa ol atı almayup Mısır mollâsı geldükde miskciba …
Ve miskcibaşının paşa Mısır'a geldikde bir donanmış at hâliyesi vardır. İbrâhîm Paşa ol atı almayup Mısır mollâsı geldükde miskcibaşı mezkûr atı Mısır mollâsına verilmeği hâliye olunup miskcibaşının küşûfiyyesine mahsûb olunur. Ve sekiz bin para Mısır'ın arşın hizmeti miskcibaşıya iltizâm olunup paşaya teslîm [olunur]. Ve miskcibaşı paşa hazînedârına on bin ve kethudâ hazînedârına dörd bin, kethudâya bir kîse para verir. Ammâ hîn-i mahalde mîrîden malların kurtarmak tahtına verir. Zîrâ miskcibaşı paşaya ve kethudâya ne kadar misk ü amber lâzım ise ol Y 218b bulur, ve paşaya ve kethudâya ve şehir havâlesine ne kadar balmûmu giderse andan alınur, ve Mekke ve Medîne'ye ne kadar kantâr şem‘-i asel ve buhûr ve amber giderse andan alınur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y218a–Y218b ·
metinde göster ·
… Mısır'a halîfe olmağa me’zûn olup Ebussu‘ûd hazretleri huzûrunda dest-bûs edüp
bir donanma-i
azîm ile Pılak Mustafâ Paşa kapudan paşa olup el-Mütevekkil Alallâh'ı tevekküle …
Ammâ bu el-Mütevekkil Alallâh gâyet müsin halîfe idi. Hattâ fâtih-i Mısır Sultân Selîm Hân ile fetihde bile idiler. Ba‘de'l-feth Selîm Hân bunların sohbetinden hazz edüp İslâmbol'a götürüp Perî Paşa sarâyın müheyyâ etdiler. Bi-emri Hudâ Selîm Hân merhûm olup Süleymân Hân ile ülfet ederken el-Mütevekkil'in pederinin Mısır'dan fevti haberi gelüp Süleymân Hân izniyle Mısır'a halîfe olmağa me’zûn olup Ebussu‘ûd hazretleri huzûrunda dest-bûs edüp bir donanma-i azîm ile Pılak Mustafâ Paşa kapudan paşa olup el-Mütevekkil Alallâh'ı tevekkülen alallâh deyüp İslâmbol'dan yedi günde İskenderiyye'de lenger-endaht edüp andan iki günde Mısır'a dâhil olup vâlî-i Mısır Dâvûd Paşa istikbâl edüp alay-ı azîm ile ecdâdları tahtı olan Kal‘atü'l-kepş'de meks etdirüp mesned-i hilâfete cülûs eder. Müddet-i hilâfet 23 sene.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y267a ·
metinde göster ·
… an iki fîli ve bir at ve iki çift boğça al u al kamîs serâvîl ve iki top sof ve
bir donluk
al londrine ve bir deste Ferhâd-hânî destâr ve üç zerdûz makrama, bunları hakîr …
Hakîr dahi hedâyâyı getiren âdemin huzûrunda memlûklerimize ve huddâmlarımıza ve bize Y 418a kal‘a-i Itşân'da refîk olan Dervîş Seyyid Ni‘metullâh ve Dilrîş Seyyid Cârullâh['a] birer Gücerât ve birer Bruc bezler verüp gelen âdeme bir boğca don gömlek verdiğim gibi aklı gitdi. Melik Kakan'a belâ-yı azîm olan iki fîli ve bir at ve iki çift boğça al u al kamîs serâvîl ve iki top sof ve bir donluk al londrine ve bir deste Ferhâd-hânî destâr ve üç zerdûz makrama, bunları hakîr kendü âdemlerim ile melike gönderüp âdemlerimize beş kutnî [ve] birer boynuz zebât verüp şâdumân geldiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y417b–Y418a ·
metinde göster ·