… n bırakmışlar, ammâ inşâ’allâh mükellef câmi‘ olur, ammâ kal‘anın kara cânibine
bir enli
ve amîk handak kazmışlar kim âdem aşağı bakmağa cür’et edemez. Ve bu taraf dîvâ …
İbtidâ derûn-ı hisârda Hünkâr câmi‘i esâsın bırakmışlar, ammâ inşâ’allâh mükellef câmi‘ olur, ammâ kal‘anın kara cânibine bir enli ve amîk handak kazmışlar kim âdem aşağı bakmağa cür’et edemez. Ve bu taraf dîvârları iki kat kalın dîvârdır kim kırk ayak enli dîvârdır ve dâ’iren-mâdâr cirmi bin üç yüz adımdır ve limanı kal‘anın şimâlinde a‘lâ demir dutar yatakdır kim donanma-yı hümâyûn seksen pâre kadırga ile lenger endâht olup refâhiyyet üzre sığınup yatırlar idi. Ol gün pâdişâh geldikde Kapudan Alî Paşa bir ziyâfet-i uzmâ etmişdir kim vasfında lisân kâsirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 93a ·
metinde göster ·
… e‘ızâr yerde hayemât u çetr-i mülemma‘lar ile meks olundu, ammâ bu varoş-ı azîm
bir enli
sokakdır kim tarafeyni mu‘azzam sarâylardır ve altları cümle kârgîr binâ dükkân …
Lisân-ı Nemsece (---) demekdir. Bânîsi Laslo Kral'dır. Bu kal‘a evvel ve âhir Nemse çâsârınındır. Lâkin Süleymân Hân sene 935 târîhinde Beç gazâsına giderken bu kal‘ayı ihrâk edüp ubûr etmiş, be-dest-i Kâsım Voyvada. Ammâ biz paşa ile bu kal‘a altından alay ile ubûr edüp andan varoş içre âdem deryâsın seyr-i temâşâ edüp varoşun öte tarafında bir vâsi‘ çemenzâr u lâle‘ızâr yerde hayemât u çetr-i mülemma‘lar ile meks olundu, ammâ bu varoş-ı azîm bir enli sokakdır kim tarafeyni mu‘azzam sarâylardır ve altları cümle kârgîr binâ dükkânlardır kim yine cümle zenân tâ’ifeleri bey‘ u şirâ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 50a ·
metinde göster ·
… üzre bir kasr-ı âlîsi var, mahkeme-i şer‘-i Resûl civârındadır. Ve kapu önünde
bir enli
amîk handak üzre makaralar ile asma çit cisri var. Bu cisrden geçüp büyük varoş …
Nehr-i Tuna sâhilinde bir yarlı(?) bayır üzre çâr-kûşe palanka olup cümle iki kapusu var. Biri beri maşrık tarafına nâzırdır. Biri küçük kapudur kim nehr-i Tuna kenârına bu kapudan yigirmi ayak nerdübân ile enilir, Tuna taşsa on kademe nerdübân kalır. Varoş tarafına mezkûr büyük kapu üzre bir kasr-ı âlîsi var, mahkeme-i şer‘-i Resûl civârındadır. Ve kapu önünde bir enli amîk handak üzre makaralar ile asma çit cisri var. Bu cisrden geçüp büyük varoşa varmağa nehr-i Tuna üzre yüz adım gidüp bir ağaç cisrden dahi geçüp andan varoşa girilir. Bu hisâb üzre bu kal‘ayı nehr-i Tuna ihâta edüp bir cezîre gibidir, zîrâ Tuna'dan ayrılmış bir fırka ensiz su dahi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 93a ·
metinde göster ·
yoldur. Zamân-ı kadîmde bu kayalar mâbeyninde kapu var imiş, zîrâ Mısır'dan tâ …
Bu kayaların mâbeyne-hümâsı kâmil elli adım bir enli yoldur. Zamân-ı kadîmde bu kayalar mâbeyninde kapu var imiş, zîrâ Mısır'dan tâ Hicâz'a varır. Bu dağlar sedd olmuşdur, gayri yerden usret ile güzer olunur. Ve bu kayalar eyle mücellâdır kim bir tuyûr ve bir zenbûr tırnak ilişdirecek yer yokdur. Ancak Hazret-i Cibrîl-i Emîn taraf-ı Hak'dan nâzil olup Medîne tarafına ol kayadan giderken yolun sol tarafındaki kayaya bir kanat urup iki şakk edüp "Yâ cibâle ıhfız hâzihi nâkatullâh" deyince kaya iki pâre olup devenin köçeği içeri mağârada kalup hâlâ mübârek kanadıyla kayayı şakk etdüği zâhir ü bâhirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y270a ·
metinde göster ·