… ı bâlâ üzre vâkı‘ olmuşdur. Ve hareminin sağ tarafında kefere zamânı su sahrîci
bir fecc-i
amîk sarnıc vardır. Ve yine hareminin şimâlî tarafında "Kırk Nerdübân" nâmıyla …
Hakkâ ki kubbe-i eflâke mânend bî-mânend kubbe-i nîlgûndur. Lâkin Ayasofya kubbesi bu kadar âlî değildir. Kaddi elli sekiz zirâ‘ binâ-yı âlîdir, dahi âlî binâ olunmamasının aslı zemîni gâyet mürtefi‘ kûh-ı bâlâ üzre vâkı‘ olmuşdur. Ve hareminin sağ tarafında kefere zamânı su sahrîci bir fecc-i amîk sarnıc vardır. Ve yine hareminin şimâlî tarafında "Kırk Nerdübân" nâmıyla ma‘rûf elli dörd kademe bir nerdübân ile nüzûl olunur bir uçurum yerdir. Bu iki uçurum ortasındaki püşte üzre bu câmi‘ vâkı‘ olmağile zelzeleden masûn [u] mahfûz olmasıyçün âkıbet-endîş Mi‘mâr Sinân-ı hurdedân câmi‘i alçak edüp çâr-dîvâr üzre inşâ etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 43a ·
metinde göster ·
… Dâ’iren-mâdâr cirmi altı bin zirâ‘-ı Mekkî arşındır kim on bin hatve yer eder.
Bir fecc-i
amîk handakı vardır ve iki dervezesi vardır. Cânib-i kıbleye Gazvîn kapusu ve c …
Eşkâl-i rabta-i bîrûn: Taşra kal‘asın sene 246 Hasan b. Zeydü'l-Bâmir binâ etmişdir. Orta kal‘ayı ihâta etmişdir. Şekl-i muhammes hâk-i pâk top ve çim ve rıhtım ile mebnî bir kal‘a-i kavîdir kim gûyâ Tebrîz kurbünde şehr-i Rûmiyye'nin Toprak kal‘asıdır. Dâ’iren-mâdâr cirmi altı bin zirâ‘-ı Mekkî arşındır kim on bin hatve yer eder. Bir fecc-i amîk handakı vardır ve iki dervezesi vardır. Cânib-i kıbleye Gazvîn kapusu ve cânib-i şarka şehr-i Deylem dervezesi ve bu kal‘a içre cümle bin altmış hânedir. Müte‘addid câmi‘leri ve (---)(---)(---) mesâcidleri ve hammâmları ve kifâyet kadar çârsû-yı şâhîsi ve hammâmları vardır. Fezâsında elli yedi pâre avâdân kend-i mu‘azzamları vardır ve ba‘zı kendlerde ma‘mûr kal‘aları var ammâ anlara varmayup ayne'l-yakîn hâsıl etmediğimizden ma‘lûmumuz olmayup tahrîr olunmadı ammâ ganîmet ülkedir. Gendümü firâvândır ammâ nânı esmerü'l-levn çendândır. Meyvesi kezâlik hadden bî-pâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 316b ·
metinde göster ·
amîk bataklık olmak ile cümle re‘âyâ vü berâyâ ve asâkir-i İslâm'da ne kadar çu …
Evvelâ kal‘a-i Yergöğü'den cânib-i şimâle giderek Çul ovasın geçüp sehel istirâhat olundu. Çul ovası denmesinin aslı oldur kim kaçan kim sene (---) târîhinde Yergöğü kal‘asın Yıldırım Hân binâ etmeğe murâd etdikde zemîni bir fecc-i amîk bataklık olmak ile cümle re‘âyâ vü berâyâ ve asâkir-i İslâm'da ne kadar çul ve tobra ve kebe ve keçe var ise bu sahrâya cem‘ olup dağlar gibi yığıldığından hâlâ Çul ovası derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 104a ·
metinde göster ·
amîk göl içinde olduğıyçün kavm-i Ervâm Gölhisâr derler, ammâ lisân-ı Latince i …
Kal‘ası bir fecc-i amîk göl içinde olduğıyçün kavm-i Ervâm Gölhisâr derler, ammâ lisân-ı Latince ismi (---)(---) mezkûr göl içinde bir alçacık dîvârlı şekl-i murabba‘ taş binâ bir sûr-ı ra‘nâdır. Bir cânibinden zafer mümkün değil bir sa‘b ve metîn kal‘adır kim bir vech ile yanına varılmaz. Ancak cânib-i şimâle nâzır bir küçücük demirli iki kat kavî kapusu var. Ana dahi zemberekli asma cisr ile varılup her gece dîdebânlar cisri makaralar ile çeküp kaldırup kapuya dayarlar. Kal‘a bir cezîre içre kalır. Bu göl yine nehr-i Pileve'den cem‘ olup amelî göldür. Eğer murâd olunsa gölün suyun kesüp kal‘a karada kalmak emr-i seheldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 152b ·
metinde göster ·
… ret olunur, ammâ bu orta kal‘a bir sahrâ-yı azîmin ortasında ve bir deryâ-misâl
bir fecc-i
amîk batak ve çatak içinde cezîre-misâl bir refî‘u'l-bünyân ve bir hısn-ı hasîn …
Derûn-ı hisârda mahsûr olan Zirniski Mikloş ve Zirin Hersek nâm segler ile derûn-ı kal‘ada mahsûr yigirmi altı bin kefere kapandığı muhakkak olup anlar dahi derûn-ı hisârdan cenge âhenge başladılar. Ammâ bu kal‘a-i sedd-i İskender nehr-i Reyke bataklığı ve berkeliği içinde cezîre gibi kalmış bir sedd-i Kahkahâ'dır. Hemân cümle guzât fermân-ı şehriyârî ile mezkûr batağın suyun kesüp altıncı günde taşra varoş feth olup bin altı yüz kadar küffâr-ı hâksâr 173a dendân-ı kılıçdan geçüp orta kal‘a fethine mübâşeret olunur, ammâ bu orta kal‘a bir sahrâ-yı azîmin ortasında ve bir deryâ-misâl bir fecc-i amîk batak ve çatak içinde cezîre-misâl bir refî‘u'l-bünyân ve bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘a-i bî-amân olmağile buheyre-i azîmin derdinden kal‘anın yanına varılmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 172b–173a ·
metinde göster ·
… dir. Ve yine cümle küffâr münhezim olup gitmişlerdir, zîrâ bir batak deryâsı ve
bir fecc-i
amîk buheyresi içinde bu kal‘a gûyâ [ba]şsız dörd ayakların açmış su üzre yapıl …
El-hâsıl bu kal‘a dest-i Âl-i Osmân'a gireli sekizinci kerredir kim muhâsara çekmişdir. Ve yine cümle küffâr münhezim olup gitmişlerdir, zîrâ bir batak deryâsı ve bir fecc-i amîk buheyresi içinde bu kal‘a gûyâ [ba]şsız dörd ayakların açmış su üzre yapılmış kurbağa hayvânı gibi deryâ yüzünde yatır. Ol şekilli bir kal‘adır kim dörd ayakları dörd köşesinde eğri büğrü tabyalarıdır kim bir düşman bu Kanije kal‘asının topların battâl edemez, zîrâ gâyet mahfûz topları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 180b ·
metinde göster ·
… kelâm bu kal‘a-i sedd-i amân hemân Kanije kal‘asının oğludur. Hemân Kanije gibi
bir fecc-i
amîk sazlık ve bataklık içinde kurbağı gibi dörd ayaklı batmış durur, ammâ bata …
Hâsıl-ı kelâm bu kal‘a-i sedd-i amân hemân Kanije kal‘asının oğludur. Hemân Kanije gibi bir fecc-i amîk sazlık ve bataklık içinde kurbağı gibi dörd ayaklı batmış durur, ammâ batağının suyu nehr-i Kış içindedir ve handakı içinden cereyân eder cunbul bir deryâdır, ammâ Kanije gibi büyük kal‘a değildir, hemân Kanije'ye benzer küçük kal‘adır ve eylece şekl-i murabba‘dan tûlânîce vâki‘ olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 10b ·
metinde göster ·
Ve mezkûr Seykelhit kal‘ası bizim Bihar hudûdunda bir fecc-i amîk bataklık içinde Sedd-i İskender-vâr şekl-i müdevver etrâfında tokuz tabyalı ve kırmızı tula binâlı ve cânib-i garba nâzır bir kapulu bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kirmân idi. Hattâ sâhib-kıran Gâzî Seydî Ahmed Paşa efendimiz ile diyâr-ı Erdel'de kuvvet-i bâzûsiyle yüz altmış pâre kal‘aları kabza-i teshîre alup içlerine girüp cümlesinin hedâyâların almışken ve cümle kılâ‘lar mutî‘ [u] münkâd olmuşken bu Seykelhit kal‘ası sa‘b u metîn olmak ile Seydî Ahmed Paşa'ya bir Girid mankırı vermeyüp bin yedi yüz pâre alarka topu Seydî Paşa'ya atup aslâ uğratmadı. Âhır-ı kâr Seydî Paşa dâğ-ı derûnundan "Olmaya illâ hayr gidi kâfir Seykelhit kal‘ası" deyüp hâ’ib ü hâsir dâğ-ı derûnuyla gitdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 88b ·
metinde göster ·
… rmeyüp Ferhâd gibi çalışup taburdan taşra bir kat tabur dahi binâ edüp ana dahi
bir fecc-i
amîk-vâr handak kazup türâbın ileri atdı. Ve üç yerden kapular yapdı ve yedi ye …
Ol gece dâr-ı emân-misâl atlarımızı sahrâya salup Tatarlar mu‘tâdları üzre mâvî ve kırmızı gömlekleri ve tumanların çıkarup hâb-ı râhata yatdılar. Ol gece mel‘ûn kâfirler sabâha dek hâb-ı râhat görmeyüp Ferhâd gibi çalışup taburdan taşra bir kat tabur dahi binâ edüp ana dahi bir fecc-i amîk-vâr handak kazup türâbın ileri atdı. Ve üç yerden kapular yapdı ve yedi yerden azîm tabyalar çatdı ve her bir tabyalara onar pâre balyemez toplar koyup asker-i İslâm üzre atdı. Ve ba‘dehu hâmûş-bâş olup yatdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 113a ·
metinde göster ·
… ‘asının handakıdır. Ve ba‘zı kanlıları ve fevâhişeleri bu handaka atarlar. Gûyâ
bir fecc-i
amîk bir handak-ı atîkdir ve içi sâfî sazlıkdır. Ve gûnâ-gûn köpek balıkları va …
Ve bu tahrîr olunan kal‘anın Kızıl kapu cânibine karîb iç kal‘a bir amelî yığın püşte-i âlî üzre şekl-i müdevver cihân-nümâ bir kal‘a-i bâlâdır. Ve dîvârının kaddi otuz arşın-ı mi‘mârîdir. Ve handak kenârınca dâ’iren-mâdâr bin altı yüz adımdır. Ve handakı yüz adım enlidir. Ve leb-ber-leb mâ-i müsta‘mel ile memlûdur. İçinde bir başdarda kadırga pala urup gezse mümkündür. Gûyâ ki Varat kal‘asının handakıdır. Ve ba‘zı kanlıları ve fevâhişeleri bu handaka atarlar. Gûyâ bir fecc-i amîk bir handak-ı atîkdir ve içi sâfî sazlıkdır. Ve gûnâ-gûn köpek balıkları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y170a ·
metinde göster ·