… 'l-icmâli" kelâm-ı fetâvâsına dâhildir. Ammâ guzât-ı müslimîne kuvâ-yı beden ve
bir germiyyet
verüp def‘-i cû‘ eder. Ve çok içeni aslâ köpek dalamaz, zîrâ çok boza içmeden i …
Lâkin bu bozacılar ordu-yı İslâm'da gâyet lâzımlı kavmdir, ammâ şarâb gibi katresi harâm değildir, ancak sekri harâmdır demişler kim "Küllü müskirin harâmun bi'l-icmâli" kelâm-ı fetâvâsına dâhildir. Ammâ guzât-ı müslimîne kuvâ-yı beden ve bir germiyyet verüp def‘-i cû‘ eder. Ve çok içeni aslâ köpek dalamaz, zîrâ çok boza içmeden istiskâ ve nıkrîs marazına mübtelâ olup ol âdem koltuk deyeneğine düşdüğünden, dâ’imâ elinde deyenek olmağile kelb talamaduğının sebebi oldur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 212b ·
metinde göster ·
latîfdir kim Akçakoyunlu pâdişâhlarının hayrât [u] hasenâtlarıdır kim üzerinde …
Menzil-i karye-i Ilıca: Erzurûm sahrâsının cânib-i garbîsi nihâyetinde bir germâb-ı latîfdir kim Akçakoyunlu pâdişâhlarının hayrât [u] hasenâtlarıdır kim üzerinde kubbe-i âlîler ile mebnî aşren fe-aşr bir havz-ı azîmi var. İçi beyâz rimâldir, taş döşemeli değildir. Ammâ havzının cânib-i edvârında beyâz taşlar ile mefrûşdur. Ve suyu kemâl-i suhûniyyetde değildir, i‘tidâl üzredir ve âbının râyihası sâ’ir germâb-ı hummâlar gibi râyihalıdır. Ammâ Ziyâeddîn kal‘ası germâbından nâfi‘ suyu vardır. Cerebe ve beras zahmına nafi‘ olup niçe emrâz-ı muhtelifeleri izâle eder. Andan 5 sâ‘atde yine cânib-i garba,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 339a ·
metinde göster ·
… nâbdan nûş eden yerekan zahmetinden cereb ü cüzzâmdan halâs olur, memdûh-ı âlem
bir germâbdır
. Lâkin Bursa kaplıcaları gibi mükellef binâ-yı azîm değildir.
Şehrin cânib-i şimâli hâricinde bâğlar içinde kıbâb-ı kârgîr ile mebnî bir humma-i latîfdir kim aşren-fe-aşr havz-ı azîmi âb-ı germâb ile memlû bir ılıcadır. Ammâ suyu gâyet suhûniyyet üzre halk olunup germâba sermâ âb-ı hayât halt edüp i‘tidâl üzre olur. Gâyet nâfi‘dir. Parmakda hâtem makûlesi sîm-i hâlisi sarı elvân eder. Âb-ı nâbdan nûş eden yerekan zahmetinden cereb ü cüzzâmdan halâs olur, memdûh-ı âlem bir germâbdır. Lâkin Bursa kaplıcaları gibi mükellef binâ-yı azîm değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 7a ·
metinde göster ·
… meleriyle gidüp bir hafta anda bana faslı edüp tâze cân bulurlar, meşhûr-ı âfâk
bir germâb-ı
Hâlık-ı Rezzâk'dır. Andan Sofya şehrinin cânib-i garbında nîm sâ‘at ba‘îd,
Evsâf-ı mesîregâh-ı germâb-ı ibret-nümâ Örencik: Bu dahi Rûm u Arab u Acem'de hâssa-i kesîreli bir ılıcadır ammâ binâ cihetinde ol kadar mükellef ve mükemmel değildir. Zamân-ı kadîmde selâtin-i Âl-i Osmân'dan Gâzî Hudâvendigâr bir müfîd ü ihtisâr kubbe-i üstüvâr inşâ etmişdir. Ammâ yetmiş derde devâ bir humma-i germâbdır kim cemî‘i dîvârlardan nikrîs zahmına ve gûnâ-gûn sızılara mübtelâ olan sâhib-i özr alîl kimesne gelüp ılıcasına girüp çamurundan veca‘ olan yerlere sürünüp bi-emri Hakîm [u] Kâdir ifâkat bulup tendürüst olur. Husûsen şehir a‘yânları mâh-ı Temmûz'da sürü sürü haymeleriyle gidüp bir hafta anda bana faslı edüp tâze cân bulurlar, meşhûr-ı âfâk bir germâb-ı Hâlık-ı Rezzâk'dır. Andan Sofya şehrinin cânib-i garbında nîm sâ‘at ba‘îd,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 141a ·
metinde göster ·
… ‘ zîbâ hammâm-ı ibretnümâ inşâ etdirmiş kim Diyârbekir şehrinin âb-ı rûyı olmuş
bir germâ-yı
latîfdir.
Andan çârsû-yı hüsn içre İskender Paşa hammâmı: Sâhib-i tab‘ bir vezîr-i dânâ imiş kim ilm-i mi‘mârîde kâmil mühendis olmağile kendi zâde-i tab‘ından bir tarh-ı ra‘nâ ve bir musanna‘ zîbâ hammâm-ı ibretnümâ inşâ etdirmiş kim Diyârbekir şehrinin âb-ı rûyı olmuş bir germâ-yı latîfdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 204a ·
metinde göster ·
… zda misli yokdur kim ubûr eden elbette kara kan nûş eder. Ve bu şehir hâricinde
bir germâbı
vardır kim diyâr-ı İrân'da misli yokdur. Meğer Bursa ılıcaları ola. Gâyetü'l-gâ …
Sitâyiş-i kal‘a-i Karakan: Bu sahrâda Hulâgû Âl-i Abbâsiyân'dan yetmiş bin âdem katl edüp kanları buhayre gibi olduğundan Deşt-i Karakan derler. Ba‘dehû Timur Hân evlâdlarından (---)(---) Şâh bu vâdîde bir kal‘a bünyâd edüp kal‘a-i Karakan derler. Cığaloğlu Sinân Paşa harâb edüp yine imâr olmuş. Kal‘ası seng-binâ bir küçük kal‘adır. Ammâ varoşunu Şâh İsmâ‘îl'in Kara Hân'ı binâ etdiğinden Acem tâ’ifesi Kara Hân yerine Karakan kal‘ası derler. Kehrevân nâhiyesinde başka sultânlıkdır kim bin kadar nökere mâlikdir. Câmi‘ ve hân u hammâm ve bâzâr-ı şâhî vardır. Ve bir derbend-i çalındır var kim bu edîm-i arzda misli yokdur kim ubûr eden elbette kara kan nûş eder. Ve bu şehir hâricinde bir germâbı vardır kim diyâr-ı İrân'da misli yokdur. Meğer Bursa ılıcaları ola. Gâyetü'l-gâye nâfi‘ germâbdır. Andan yine cenûba,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 304b ·
metinde göster ·
… dür. Hân u câmi‘i vardır ammâ çârsû-yı bâzârı yokdur. Lâkin hammâm yerine bunda
bir germâb-ı
kudret hammâmı vardır kim gûyâ Erzurûm'un Hasan kal‘ası banaları olduğundan anı …
Menzil-i kend-i Bana: Dağlar içinde bin hâneli ma‘mûr köydür. Hân u câmi‘i vardır ammâ çârsû-yı bâzârı yokdur. Lâkin hammâm yerine bunda bir germâb-ı kudret hammâmı vardır kim gûyâ Erzurûm'un Hasan kal‘ası banaları olduğundan anınçün bu kende Banaköy derler. Bunlar dahi Acem'den Âl-i Osmân'a tâbi‘ olmuşlardır. Mîr-i aşîretlerine Bana beği derler. Üç bin güzîde Ekrâd'a mâlikdir. Beğlerine Hevân Beğ derler. Andan kalkup yine şimâle dağlar ve beller ve sa‘b yollar aşup 8 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 374a ·
metinde göster ·
… hammâm-ı kudret buzhâne gibi olup ilâ yevminâ hâzâ âteş-i germâ-germ ile meshûn
bir germâ-yı
nazargâhdır. Lâkin yine hasta girse bi-emri Hudâ şifâ bulur. Hattâ bu hakîrin K …
Bir köşesinde dahi bir demir kandîl içinde şîr-i revgan memlû olup bir gûne mülebbes ve mülemma‘ ve musanna‘ fitil ile bir kandîl-i çerâğân iken benî âdemlerin nazarları bu kandîldâna ta‘alluk edince yâhûd rîh-ı akîm isâbet edince kandîl sönüp ve yedi aded taşların âteşleri de teskîn olup hammâm-ı kudret buzhâne gibi olup ilâ yevminâ hâzâ âteş-i germâ-germ ile meshûn bir germâ-yı nazargâhdır. Lâkin yine hasta girse bi-emri Hudâ şifâ bulur. Hattâ bu hakîrin Kâzım nâm bir gulâmı gâyet müşevveşü'l-hâl iken bu humma-i nazargâha girüp tendürüst oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 230b ·
metinde göster ·
Ve bu kal‘ada cümle yigirmi üç aded balyemez topları olup cümle liman ağzına bakar. Ve aşağıda Yeni Avarin kal‘ası burnun döğer serâmed toplardır. Ve bunun levendâtları aşağı Yeni Avarin kal‘ası kulundan fitoz ve yarar ve bahâdır ve nâmdâr neferâtları vardır. Cümle (---) aded merdüm-hisârları vardır ammâ fakîrlerdir. Hîn-i fetihde bu kal‘a Moton kal‘ası kazâsına ilhâk olup ilâ hâze'l-ân Moton nâhiyesi olup niyâbetdir. Ve bu kal‘aya ba‘de'l-feth Bâyezîd Hân deryâsından cânibine bir germe dîvâr-ı metîn binâ etmişler, ammâ câ-be-câ dîvâr rahnedâr olmuş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 267a ·
metinde göster ·
… sf-ı rûz-ı bâzâr cem‘iyyet-i âdemiyân: Bu şehr-i Elbasan içre her bâzâr günleri
bir germiyyet-i
cem‘iyyet-i kübrâ bâzâr olur kim bu şehrin cânib-i erba‘asındaki kurâlardan ve …
Der-vasf-ı rûz-ı bâzâr cem‘iyyet-i âdemiyân: Bu şehr-i Elbasan içre her bâzâr günleri bir germiyyet-i cem‘iyyet-i kübrâ bâzâr olur kim bu şehrin cânib-i erba‘asındaki kurâlardan ve kasabât u kılâ‘ u şehirlerden niçe bin aded sığâr u kibâr ve avret u oğlan gelüp bu şehir içi âdem deryâsıyla mâl-â-mâl olup omuz omuzu sökmeyüp cemî‘i mahbûb u mahbûbeler arz-ı cemâl edüp bî-dirîğ ve bî-bâk ü bî-pervâ seyr [ü] temâşâlar olunup gizli metâ‘ların bey‘ u şirâ ederler, ammâ taşra köylerden ol kadar bedr-i münîr-i tal‘at Arnavud kızları gelir kim gûyâ her biri bir bânû-yı perî-peyker ve melek-manzar duhter-i pâkîze-ahterler gelir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 366a ·
metinde göster ·