… ne ve bir kârbânsarây ve bir dârü'ş-şifâ ve kendilere bir merkad-i pür-envâr ve
bir hammâm
ve bir esvâk-ı haffâfân ve bir çârsû-yı düğmeciyân ve zergerân binâ etdi.
Ve medârisât (---) ve dârü'l-hadîs ve dârü'l-kurrâ ve mekteb-i sıbyân-ı ebcedhân ve bir esvâk-ı Sultânî ve bir dâr-ı it‘âm ve bir tevhâne ve bir kârbânsarây ve bir dârü'ş-şifâ ve kendilere bir merkad-i pür-envâr ve bir hammâm ve bir esvâk-ı haffâfân ve bir çârsû-yı düğmeciyân ve zergerân binâ etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 32b ·
metinde göster ·
… hammâmlardan musanna‘ olması ol cihet ile olmuş kim üstâd-ı bennâ hammâm içinde
bir hammâm
dahi inşâ etmişdir. Cânib-i erba‘ası hâs gılmânânın mağselhâneleridir. Tâ ortad …
Cümle hammâmlardan musanna‘ olması ol cihet ile olmuş kim üstâd-ı bennâ hammâm içinde bir hammâm dahi inşâ etmişdir. Cânib-i erba‘ası hâs gılmânânın mağselhâneleridir. Tâ ortadaki pâdişâhlara mahsûs hammâm-ı ibret-nümâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 97a ·
metinde göster ·
Yenikapu'nun hârici garbîde bir kasaba-i İremdir. Beş yüz mikdârı bâğ u bâğçeli gül-gülistânlı sarâyları ve hâneleri vardır ve Câmi‘-i Merkez Efendi ve yedi zâviye ve bir hammâm. (---) mevlevîhânesi âsitâne-i azîmdir. Yetmiş aded fukarâ-yı Mevlevî hücreleri ve semâ‘hânesi ve imâreti ve etrâfında çemen-zâr kurâları ve dıraht-ı azîmler ile ârâste ve pîrâste olmuş bir âsitâne. Ve Âsârî nâm bir ressâm-ı mânend-i Bihzâd gelüp bu âsitânenin rû-yı dîvârına kalın hat ile Arapça âyetini yazmışdır kim gûyâ mu‘cizedir. Ve yine vech-i dîvâra bir şîr-i gurre tasvîri tahrîr etmiş kim gûyâ sâhil-i Şattu'l-Arab'da sayd [u] şikâra gezer bir eseddir. Her gelen şu‘arâ esede münâsib ebyâtlar yazmışlardır. Diller ile tavsîf olunmaz. Ve dahi niçe bin kıt‘a ebyât [u] eş‘âr tahrîr olunmuş bir âsitâne-i Mevlevî'dir. Arapça
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 117a ·
metinde göster ·
henüz binâ olundu ve yigirmi aded dekâkînleri vardır. Ammâ hânları yokdur. Lâki …
Ve elli aded mescidi ve dörd aded tekyesi ve bir hammâm henüz binâ olundu ve yigirmi aded dekâkînleri vardır. Ammâ hânları yokdur. Lâkin Nişâncı Paşa'nın bir müferrih hammâm-ı dil-küşâsı vardır kim lâ-nazîr kabîlesindendir. Eyyûb'a karîbdir. Süleymân Hân asrında olmak ile Mi‘mâr Sinân binâsıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 118a ·
metinde göster ·
… le helâl mâl ile binâ olunmuş câmi‘dir. Ve bir tekye ve kendilere bir medfen ve
bir hammâm
ve bir çârsû binâ etmişdir. Rahmetullâhi aleyh. Gâzî Paşa'dır.
Hikmet-i Hudâ bu câmi‘i, Piyâle Paşa merhûm binâya şürû‘ etdükde câmi‘in şimâlî tarafında yedi husrevânî küp altun bulduğu yer hâlâ zâhir ü bâhirdir kim hâlâ ol küpler İslâmbol'da Uzun Çârsû başındaki sebîlhânesi içinde durur mermer küplerdir. Böyle helâl mâl ile binâ olunmuş câmi‘dir. Ve bir tekye ve kendilere bir medfen ve bir hammâm ve bir çârsû binâ etmişdir. Rahmetullâhi aleyh. Gâzî Paşa'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 125b ·
metinde göster ·
… larıdır. Andan içeri bir vâsi‘ dere içre bir mahalle-i müslimîn ve bir câmi‘ ve
bir hammâm
var. Gayrı on bir cemâ‘at Yahûdî hâneleri ve üç mahalle Urum keferesi evleri va …
Leb-i deryâsı a‘yân [u] eşrâf yalılarıdır. Andan içeri bir vâsi‘ dere içre bir mahalle-i müslimîn ve bir câmi‘ ve bir hammâm var. Gayrı on bir cemâ‘at Yahûdî hâneleri ve üç mahalle Urum keferesi evleri vardır. Ve Yahûdîlerin üç sınago deyrleri ve Rûmların iki kenîseleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 136a ·
metinde göster ·
ve bir hân ve bekâr odaları ve iki yüz esvâk-ı muhtasarı vardır, ammâ yüz mikdâ …
Ve bunda bir hammâm ve bir hân ve bekâr odaları ve iki yüz esvâk-ı muhtasarı vardır, ammâ yüz mikdârı hemân leb-i deryâda peksumâtcı kârhâneleri vardır. Zîrâ Karadeniz'e ve Akdeniz'e giden cümle gemilerin kapudanları peksumâtı Galata'dan ve bu Yeniköy'den alırlar. Anıniçün peksumâtcı kârhânesi çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 137b ·
metinde göster ·
olduğu bâlâda imâretler evsâfında tahrîr olunmuşdur. Ammâ bu esnâf alayında yüz …
İslâmbol'un dörd mevleviyyet yerinde yüz elli bir hammâm olduğu bâlâda imâretler evsâfında tahrîr olunmuşdur. Ammâ bu esnâf alayında yüz elli bir hammâmcılar cümle pür-silâh ubûr ederler, ankâ ve muta‘azzım sâlih kimesnelerdir. Pîrleri Muhsin ibn Osmân'dır. Hazret-i Alî huzûrunda Selmân-ı Pâk kemerin bağladığı sekizinci pîrdir. Kabri (---)'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 198b ·
metinde göster ·
… dan şifâ bulup sadrıa‘zamı olan Sarı Rüstem Paşa'ya "Şunda bir binâ-yı azîm ile
bir hammâm
binâ eyle" deyü fermân etdikde sene (---) târîhinde bu Yeni Kaplıca'yı Rüstem P …
Evsâf-ı Yeni Kaplıca: Bir kapalı yerde vâkı‘ olmuş, bu dahi Eski Kaplıca gibi cümle imâreti kurşum örtülü binâ-yı azîmdir. Mâ-tekaddem binâ-yı muhtasar imiş. Süleymân Hân gelüp niçe kerre görüp nikrîs marazından şifâ bulup sadrıa‘zamı olan Sarı Rüstem Paşa'ya "Şunda bir binâ-yı azîm ile bir hammâm binâ eyle" deyü fermân etdikde sene (---) târîhinde bu Yeni Kaplıca'yı Rüstem Paşa binâ etmişdir. Semerkand, Belh, Buhârâ ve Lûristan ve Moltan seyyâhları, böyle musanna‘ binâ-yı metin ve azîm hammâm görmedik, derler. Câmekânı bir vâsi‘ sahrâ üzre kubbe-i azîmlerdir kim gûya kubbe-i eflâkdir. Bin âdem alır câmekân bir mekân-ı kebîrdir. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 227b ·
metinde göster ·
ve üç hân ve iki yüz dükkân ve yedi kahve hânesi vardır. Cümle esnâfından ziyâd …
Bunlardan mâ‘ada mesâcidlerdir. Ve üç tekye ve bir hammâm ve üç hân ve iki yüz dükkân ve yedi kahve hânesi vardır. Cümle esnâfından ziyâde Gerede bıçakcısı ve debbâğı gâyet çokdur kim Gerede gönü ve sahtiyânı meşhûrdur. Zîrâ âb [u] hevâsı gâyet yayla ve latîfdir. Ve halkı gâyet ten-dürüstdür. Ve câ-be-câ mahbûbları vardır. Halkı ekseriyyâ suhte talebeleridir. Levendâtı meşhûr olmağıla Gerede hırsızı ve debbâğı ve sovuğu, Erzurûm'a mânend olmağıla meşhûrdur. Efvâh-ı nâsda sovuk yâd olunsa "Erzurûm sovuğu beni Gerede'de bulun, demiş" deyü darb-ı mesel olmuş derler. Ammâ halkı gâyet zinde ve mücessem ve şecî‘ Türk tâ’ifesidir. Cânib-i erba‘asında ve cenûb tarafında Kankırı şehrine varınca ma‘mûr nâhiyeleri var kim kırk elli bin Etrâk tâ’ifesi vardır. Nâhiye-i Kızılöz ve nâhiye-i Alacaöz ve nâhiye-i Eledîvân ve Birdîvân ve İkidîvân ve Üçdîvân ve Dörddîvân ve'l-hâsıl yedi dîvâna varınca nâhiye isimleridir kim cümlesi dağlar içre sâkin olur dağlardır kim halkının başka ıstılâh [u] elkâbları ve gayrı lehce-i mahsûsaları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 278a ·
metinde göster ·
… ç yüz hâneli ve bir câmi‘li ve bir câmi‘i harâb meydânda bir minâresi kalmış ve
bir hammâm
ve üç hân ve yedi mekteb-i sıbyân ve evleri kiremitli ve tahta örtülü nehr-i Sa …
Aslında ismi Genve'dir. İzmit kal‘asın binâ eden İskender'in akrabâlarından Genve nâm kral-i fertûte-avretin koyunları çobanlarıyçün binâ olunmuş bir küçük kal‘adır. Ol kralenin ismiyle müsemmâ Genve'den galat-ı meşhûr Geyve derler. Sene 712 târîhinde Osmân Gâzî fethidir. (---) Sancağı hâkinde yüz elli akçe şerîf kazâ olup nehr-i Sakarya üzre Bâyezîd-i Velî'nin ağreb u garâ’ibden (---) göz cisr-i azîminin hâlâ evkâfıdır. Bu kantara-i ibret-nümâ dahi Devlet-i Âl-i Osmân'da ma‘rûf-ı âfâk bir cisr-i azîmdir. Zamân-ı kadîmde bu Geyve, şehr-i azîm idi. Lâkin Murâd Hân-ı Râbi‘ asrında nehr-i Sakarya tuğyân üzre gelüp bu şehri gark edüp yine imâr oldu. Ammâ deryâda katre ve güneşde zerre kadar imâr olmayup üç yüz hâneli ve bir câmi‘li ve bir câmi‘i harâb meydânda bir minâresi kalmış ve bir hammâm ve üç hân ve yedi mekteb-i sıbyân ve evleri kiremitli ve tahta örtülü nehr-i Sakarya'dan bir ok menzili ba‘îd imâr olmadadır. Ammâ bir kiremitli mu‘azzam hânı var ve hân cenbinde yigirmi kadar dükkânı ve bâğı ve bâğçesi firâvân olduğundan üzüm turşusu ve Sakarya kenarı kavunu meşhûrdur. İki kavunu bir ata yükledirler, gâyet iri ve lezîz kavunu olur. Geyve cisri kenarında sâfî besâtinlerdir. Bu cisrin altından cereyân eden nehr-i Sakarya'nın ibtidâ tulû‘ı (---)(---)(---) dağlarından hurûc edüp andan şehrin bâzârı kurbundan ubûr edüp niçe büldân ve kurâları reyy ederek bu İzmit sancağından geçüp Kocaili sancağında İrva nâm kasabada Karadeniz'e mahlût olur. Bu kasabada sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve evkâf mütevellîsi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 369a ·
metinde göster ·
… binâ eder ve bir mescid ve bir medrese ve bir mekteb ve bir tekye ve iki hân ve
bir hammâm
ve bir imâret-i dârü'l-it‘âm binâ edüp hâlâ cemî‘i âyende vü revende müsâfirîn …
Der-sitâyiş-i kasaba-i Hersek: Sene 861 târîhinde Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân Gâzi Bosna diyârında Hersek kralının tahtı olan Bolagay kal‘asın muhâsara edüp fethinde usret çekerken içerden kralın oğlu kemend ile kal‘adan taşra nüzûl edüp Ebü'l-feth huzûrunda İslâm ile müşerref olup kal‘anın fethi mümkin olan yerlerin gösterüp bi-emrillah kal‘a feth olup mâl-ı ganâyimiyle ol kal‘ayı müselmân olan Hersek Kralı zâdesi Ahmed Beğ'e ber-vech-i sancak ihsân edüp ol taraflarda yetmiş altı pâre babasından kalmış kal‘aları feth edüp bilâd-ı İslâmiyeye zamîme olunduğu makbûl-ı şehriyârî olup mezkûr Ahmed Beğ'e Bosna eyâleti ihsân olunup andan vezîr-i âlîşân olduğu mahallerde gazâ mâlından bu Hersek kasabası yeri bir mahsûldâr arz-ı hâliye olup memerr-i nâs-ı huccâc-ı zevi'l-ihtiyâc olmağıla Hersekoğlu Ahmed Paşa bu cây-ı latîfe yedi yüz hâne re‘âyâ meks etdirüp cemî‘i tekâlîfden mu‘âf [u] müsellem olmağiçün ellerine hatt-ı şerîfler verüp ahâlî-i belde ve âyende vü revendeye ibâdethâne olmak içün bir minâreli ve vâsi‘ haremli ve cânib-i erba‘ası kıbâbları sütûnlar üzre ârâste iki kubbe-i âlî ile pîrâste ve mihrâb ve minber-i münîri ber tarz-ı kadîm bir müzeyyen câmi‘-i azîm binâ eder ve bir mescid ve bir medrese ve bir mekteb ve bir tekye ve iki hân ve bir hammâm ve bir imâret-i dârü'l-it‘âm binâ edüp hâlâ cemî‘i âyende vü revende müsâfirîn ü mücâvirînleri mihmânsarâyda meks edüp mihmândârlar kârbânsarâyın her ocağına bir sini ta‘âm çobra ve âdem başına birer nân-pâre ve şem‘-i revgân getirirler ve her at ve deve başına birer tobra şa‘îr getirüp mihmândârlar hizmet ederler, evkâf-ı azîmdir. Ve cümle yetmiş aded dükkândır. Ve cümle sonradan ihdâs beş aded hânlardır kim cümle binâları kiremitlidir ammâ Hersekoğlu Ahmed Paşa'nın bu kasaba içre cümle câmi‘ ve imâretleri kurşumlu binâ-yı azîmlerdir. Anınçün Hersek kasabası derler. Lâkin âb [u] hevâsı sakîldir, serçe ısıtma dutar. Cümle halkı asfaru'l-levn Etrâk âdemleridir, ammâ ankâlardır. Zîrâ gâyet kâr [u] kisb yeridir. Şehri bir kumsal düz yEre vâkı‘ olmuşdur. Andan cânib-i kıbleye 7 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 4b ·
metinde göster ·
dahi vardır. Bu hammâm önünde kal‘a handakı kenarında bir bâğ-ı İrem-misâl ravz …
Ve tâ’ife-i nisvân içün ana muttasıl bir hammâm dahi vardır. Bu hammâm önünde kal‘a handakı kenarında bir bâğ-ı İrem-misâl ravzâ-yı Rıdvân'dan nişân verir bir bâğçesi vardır. Ba‘de'l-hammâm niçe cânlar bu bâğçede cânânlarıyla cân sohbeti ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 66a ·
metinde göster ·
… efendimiz müte‘addid hücreler ve kâ‘a ve divânhâne ve iç gulâmlarına odalar ve
bir hammâm
inşâ edüp ihyâ etdi. Bu kal‘ada dahi bir câmi‘ ve bir hammâm ve bir medrese var …
Mukaddemâ bir kesîf sarây-ı dâm idi. Murtezâ Paşa efendimiz müte‘addid hücreler ve kâ‘a ve divânhâne ve iç gulâmlarına odalar ve bir hammâm inşâ edüp ihyâ etdi. Bu kal‘ada dahi bir câmi‘ ve bir hammâm ve bir medrese vardır. Ve on mikdârı dükkânçeleri vardır. Bu aşağı kal‘a yukarı iç-kal‘adan ma‘mûr u müzeyyendir. Zîrâ paşa bunda sâkin olmağıla haftada dörd kerre dîvân olup azîm cem‘iyet olur ve bu kal‘a dağ eteğine vâki‘ olmağıla şekl-i murabba‘ vâki‘ olup âb-ı hayât suları vardır, ammâ öbür yüksek kal‘a memerr-i nâs olmamağıyla benî Âdem anda varmazlar, lâkin Celâlî ve Cemâlî havfından şehir a‘yânının cümle girân-bahâ eşyâları bu yukaru kal‘ada pinhândır ve bu şehr-i Sivas'ın eğer bu iki iç-kal‘asında ve aşağı Timur harâbı varoş kal‘asının cümle enderûn [u] bîrûnında altı bin altmış hânedir. Bi't-tamâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 75a ·
metinde göster ·
… âmlarına odalar ve bir hammâm inşâ edüp ihyâ etdi. Bu kal‘ada dahi bir câmi‘ ve
bir hammâm
ve bir medrese vardır. Ve on mikdârı dükkânçeleri vardır. Bu aşağı kal‘a yukarı …
Mukaddemâ bir kesîf sarây-ı dâm idi. Murtezâ Paşa efendimiz müte‘addid hücreler ve kâ‘a ve divânhâne ve iç gulâmlarına odalar ve bir hammâm inşâ edüp ihyâ etdi. Bu kal‘ada dahi bir câmi‘ ve bir hammâm ve bir medrese vardır. Ve on mikdârı dükkânçeleri vardır. Bu aşağı kal‘a yukarı iç-kal‘adan ma‘mûr u müzeyyendir. Zîrâ paşa bunda sâkin olmağıla haftada dörd kerre dîvân olup azîm cem‘iyet olur ve bu kal‘a dağ eteğine vâki‘ olmağıla şekl-i murabba‘ vâki‘ olup âb-ı hayât suları vardır, ammâ öbür yüksek kal‘a memerr-i nâs olmamağıyla benî Âdem anda varmazlar, lâkin Celâlî ve Cemâlî havfından şehir a‘yânının cümle girân-bahâ eşyâları bu yukaru kal‘ada pinhândır ve bu şehr-i Sivas'ın eğer bu iki iç-kal‘asında ve aşağı Timur harâbı varoş kal‘asının cümle enderûn [u] bîrûnında altı bin altmış hânedir. Bi't-tamâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 75a ·
metinde göster ·
… ru vardır. Sâhibü'l-hayrâtın biri ol germâbdan cereyân etdirüp müfîd ü muhtasar
bir hammâm
binâ etmiş ammâ suyu gâyet nâfi‘dir. Ve memdûhâtından biri dahi bâğlarının âbdâ …
Sitâyiş-i germâb-ı şehr-i Aydos: Yed-i kudret ile meshûn bir mâ-i şûru vardır. Sâhibü'l-hayrâtın biri ol germâbdan cereyân etdirüp müfîd ü muhtasar bir hammâm binâ etmiş ammâ suyu gâyet nâfi‘dir. Ve memdûhâtından biri dahi bâğlarının âbdâr üzümü meşhûrdır. Andan yine şimâle Çenge dağına urûc edüp balkan-ı azîminde âsumâne ser çekmiş dıraht-ı müntehâları ve niçe bin sun‘-ı Hudâ-yı Perverdigâr'ı seyr [u] temâşâ edüp Kurd mahallesi nâm bir Türük ve Bulgar köyün ubûr edüp andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 109a ·
metinde göster ·
… ân Kalâvân'da ola. Bu kal‘a-i enderûnda cümle (---) aded neferâthâneleridir. Ve
bir hammâm
ve bir Hâlid ibn Velîd câmi‘i var. Ve on aded su değirmânları var. Bir içkal‘ad …
Kâmil dörd bin adımdır. İçinde yüz elli aded hücreli ve müte‘addid dîvânhâneli sarây-ı azîmdir. Her gelen vüzerâ [vü] vükelâlar birer hücre ve hammâm ve havuz ve şadırvânlar inşâ edüp kat-ender-kat bir sarây-ı müzeyyen olmuşdur. 200b Cümle revzenleri ve şâhnişînleri Şattu'l-Arab'a ve Sa‘dî köy sahrâsına ve Karadepe nâm vâdîlere nâzır manzara-ı cihân-nümâlardır. Ve sarâyun bir dîvânhâne-i atîki var. Selâtîn-i selefden Sultân (---)(---) binâsıdır. Bunda olan tarz-ı kadîm nakş-ı bukalemun meğer Mısr-ı Kâhire'de kâl‘a-ı Sultân Kalâvân'da ola. Bu kal‘a-i enderûnda cümle (---) aded neferâthâneleridir. Ve bir hammâm ve bir Hâlid ibn Velîd câmi‘i var. Ve on aded su değirmânları var. Bir içkal‘ada böyle âsiyâb-ı mâ yokdur. Ve bir diyâra mahsûs değildir kim paşalar içkal‘aya gireler, değil ki sâkin olalar. İllâ cümle vüzerâ bu Diyârbekr'ün içkal‘asında olurlar. İbtidâ bu sarâyun bânîsi Selîm Hân-ı evvel vezîri fâtih Bıyıklı Mehemmed Paşa'dır. Haylî vâsi‘ sarây-ı azîmdir. Ve içkal‘a-i metîndir. Şehir içinde cânib-i kıbleye nâzır bir demir kapusu var. Dâ’imâ dîdebânları âmâde olup nigehbânlık ederler. Ve dahi bu içkal‘a değirmânları suyu kudretden yine içkal‘a içinde kayadan tulû‘ edüp âsiyâbları deverân etdirüp paşa sarâyından geçüp kal‘a dîvârında bir demir kafes pencereden çıkup Fızkayası'ndan aşağı rîzân olup taşdan taşa kendüyi urup selsebîl-âsâ cereyân ederek nehr-i Şatt'a munsabb olur. Ammâ âb-ı nâbdan nişân verir İçkal‘a aynı'dır. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 200a–200b ·
metinde göster ·
… ‘adâ mesâcidlerdir. Kal‘adan taşra Zâl Paşa hammâmı ol kadar müferrah değildir.
Bir hammâm
dahi harâbdır ve yetmiş aded a‘yâna mahsûs hammâmlar vardır ve kal‘ada bir hânı …
Mâ‘adâ mesâcidlerdir. Kal‘adan taşra Zâl Paşa hammâmı ol kadar müferrah değildir. Bir hammâm dahi harâbdır ve yetmiş aded a‘yâna mahsûs hammâmlar vardır ve kal‘ada bir hânı var ammâ bezzâzistânı yokdur. Çârsûsu vardır ammâ azdır, lâkin özdür. Cümle zî-kıymet mevcûddur. Yedi bin aded bâğları vardır. Şehrin şarkîsi hâricinde mesîregâh-ı âb-ı hayâtlı ve havuzlu ve şadırvânlı bâğçeleri vardır. Cümleden mesîregâh-ı bâğçe-i Zâl Paşa.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 242b ·
metinde göster ·
… rının takrîrleri üzre şehir içre cümle yedi yüz ev hammâmlarımız vardır kim her
bir hammâm
hâs u âm olmağa lâyık hammâmlarımız vardır deyü tefâhur kisb ederler. Hakkâ ki …
Şehrin kibârlarının takrîrleri üzre şehir içre cümle yedi yüz ev hammâmlarımız vardır kim her bir hammâm hâs u âm olmağa lâyık hammâmlarımız vardır deyü tefâhur kisb ederler. Hakkâ ki kelâmlarından dürûğ u lâğ yokdur. Zîrâ bu Van halkı gazûb u lecûc ve sâhib-gayret ü sâhib-nâmûs âdemler olduklarından havâtînlerinin birisi taşra düğüne ve derneğe ve bir yere çıkdıkları yokdur. İllâ hâtûnları merhûme oldukda kapudan taşra Arapça ile ol zamân kapudan taşra çıkar. Ol ecilden cümle ehl-i ırz âdemlerin hânelerinde ev hammâmları vardır kim kavl-i sahîhleri üzre yedi yüz ev hammâmı olduğu muhakkakdır ve ba‘de'z-zuhr âm hammâmlarına ricâl girmeyüp hammâmları olmayan tâ’ife-i nisvân girer. Ammâ ol hammâmların avretler gideceği başka sokakları var kim ol yollardan ba‘de'z-zuhr ricâllerden bir ferd-i merd geçmeğe kâdir değillerdir. Ol avretler râhında şehirliden bir âdem görseler amân vermeyüp bilâ-su‘âl katl ederler, ta bu mertebe nisvânların sakınurlar, gayûr kavimdirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 257b ·
metinde göster ·
… bir câmi‘ ve bir mescid ve müsâfirîn içün bir hân vardır. Gayri eser-i binâdan
bir hammâm
ve bir çârsû-yı bâzâr aslâ yokdur. Ammâ yaylalarında koyunları çokdur. Lâkin şe …
Beher yevm cümle sıbyân ba‘de'l-asr hocalarından âzâd olunca böyle ağaçlar üzre oynarlar, aceb temâşâgâhdır. Ammâ gâyet necîb ü reşîd gulâmları var. Bir sengistân u cezîre-zemîn olmağile pederleri bu serhadde gulâmlarına imhâl vermişler. Zîrâ bu şehirde ancak bir câmi‘ ve bir mescid ve müsâfirîn içün bir hân vardır. Gayri eser-i binâdan bir hammâm ve bir çârsû-yı bâzâr aslâ yokdur. Ammâ yaylalarında koyunları çokdur. Lâkin şehr-i Haleb'den İpşir Paşa tahrîkiyle Kızılbaş bu kavmin kırk bin aded koyunların alup sürdü ve ol koyun mâddesiyçün tahsîle me’mûr olduğumuz Pinyanişî kavmi bunlardır kim anınçün bu kavm bize ikrâm edüp mezkûr ağaçlar sâyesinde meks edüp zevk [u] safâlar etdik. Âb [u] hevâsı gâyet latîfdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 287b ·
metinde göster ·
… bir imâret ü medrese binâ edüp etrâfına bir kal‘a inşâ etmişdir ve bir câmi‘ ve
bir hammâm
ve bir hân ve kırk elli aded dükkân ve kal‘aya dizdâr ve yüz elli aded asker-i …
Hemân Süleymân Hân ol seng-i azîmi hâli üzre koyup hâk-i pâk ile pür eyleyüp ol kabrin bir gayrı tarafına esâs-ı binâya şürû‘ edüp "Kabr-i İmâm budur." deyü bir kubbe-i pür-envâr etmişdir kim diller ile ta‘bîr ü tavsîf olmazdır. Ve bir imâret ü medrese binâ edüp etrâfına bir kal‘a inşâ etmişdir ve bir câmi‘ ve bir hammâm ve bir hân ve kırk elli aded dükkân ve kal‘aya dizdâr ve yüz elli aded asker-i kerrâr ve kifâyet mikdârı cebehânesi ve topları var. Ve kal‘ası şekl-i murabba‘ tula binâ bir kal‘a-i zîbâdır. Dâ’iren-mâdâr cirmi sekiz bin adımdır. Derûn-ı hisârda cümle (---) hânedir ve türâb ile mestûrdur. Ve taşrada bâğlı u bâğçeli rabtası mukarrerdir. 344a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 343b–344a ·
metinde göster ·
… si (---)(---)(---) Bu rabta-i zîbâyı dahi Murtezâ Paşa imâr edüp bir câmi‘ ve
bir hammâm
ve iki aded hân ve bir aded mekteb-i sıbyân ve elli aded dükkânlar inşâ eyledi. …
Menzil-i (---)(---) Cırbeli: Bu dahi cezîre-i Şatt-ı Furât'da ma‘mûr kasaba-i kebîrdir. Sebeb-i tesmiyyesi (---)(---)(---) Bu rabta-i zîbâyı dahi Murtezâ Paşa imâr edüp bir câmi‘ ve bir hammâm ve iki aded hân ve bir aded mekteb-i sıbyân ve elli aded dükkânlar inşâ eyledi. (---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 408a ·
metinde göster ·
… girirken Monla Mehemmed-i Simyâyî nâm ilm-i simyâda kâmil Ebû Alî Sîna idi kim
bir hammâm
kütüğüne süvâr olup at şekilli bir şâh-ı gedâ esbiyle bâlâda memdûhdur.
Mukaddemâ Melek Ahmed Paşa ile bu Bitlis şehrine girirken Monla Mehemmed-i Simyâyî nâm ilm-i simyâda kâmil Ebû Alî Sîna idi kim bir hammâm kütüğüne süvâr olup at şekilli bir şâh-ı gedâ esbiyle bâlâda memdûhdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 11a ·
metinde göster ·
… mîl ihâta edüp ayağında su değirmenleri vardır. Ve bu gölün kenârına Lipul Beğ
bir hammâm
binâ etmişdir kim cümle kâfiristânda böyle musanna‘ ve rûşen-i rûşinâ hammâm in …
Mâ-tekaddem yok idi. Sene 1045 târîhinde Lipul Beğ Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘'den me’zûn olup arz-ı hâliye iken iki bayırın arasına bir sedd-i Nemrûd yığup nehr-i Iskıntı'dan bir azîm göl hâsıl olup içine niçe kerre yüz bin aded gûnâ-gûn balıklar koyup ol asırda kırk bin altun balığından hâsıl olur bir göldür. Hâlâ yine mukata‘a ve emînlikdir kim dâ’iren-mâdâr cirmi sekiz mîl ihâta edüp ayağında su değirmenleri vardır. Ve bu gölün kenârına Lipul Beğ bir hammâm binâ etmişdir kim cümle kâfiristânda böyle musanna‘ ve rûşen-i rûşinâ hammâm inşâ olunmamışdır. Cümle huddâmları pâk ü pâkîze siyâh kâküllü ve maralî ve gazâlî gözlü ve şîrîn sözlü Boğdan mûğpiçeleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 105b ·
metinde göster ·
… her hânede sobaları hammâm gibidir ve her a‘yân [u] kibâr sarâylarında elbette
bir hammâm
mukarrerdir. Hattâ bu hakîr-i pür-taksîr bir niçe hânedân hammâmlarına girüp sa …
Der-ayân-ı hammâmât-ı mahsûs-ı a‘yân: Âlüftegân-ı şehr-i Sarây zu‘mlarınca altı yüz yetmiş aded hânedân hammâmları vardır derler, zîrâ her hânede sobaları hammâm gibidir ve her a‘yân [u] kibâr sarâylarında elbette bir hammâm mukarrerdir. Hattâ bu hakîr-i pür-taksîr bir niçe hânedân hammâmlarına girüp safâlar etmişiz. (---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 129b ·
metinde göster ·
… aded mekteb-i sıbyân var ve altı aded tekye-i dervîşân var. Ve çârsû içre ancak
bir hammâm
var. Ve cümle üç yüz aded dükkân var. Ve aşağı dere kenârında bir azîm hân var. …
Bunlardan mâ‘adâ mesâcid-i zîbâlardır ve üç câmi‘de medrese-i tâlibân var ve altı aded mekteb-i sıbyân var ve altı aded tekye-i dervîşân var. Ve çârsû içre ancak bir hammâm var. Ve cümle üç yüz aded dükkân var. Ve aşağı dere kenârında bir azîm hân var. Ve şehir içinde niçe aded çeşmesâr-ı âb-ı revân var, ammâ çârsû kurbunda Handân Kethüdâ çeşmesinin târîhidir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 134b ·
metinde göster ·
… ye esvâbları mu‘ayyendir ve bir tekye-i Halvetî dahi Melek Ahmed Paşa'nındır ve
bir hammâm
Melek Paşa kapucular kethüdâsı Osmân Ağa'nındır.
Ve bir medrese dahi Melek Ahmed Paşa'nındır kim imâretinde ta‘âmı ulemâya mebzûldür ve bir mekteb dahi Melek Ahmed Paşa'nındır kim her ser-i sâlde sıbyân-ı tıflân-ı püserânlara birer kat ıydiyye esvâbları mu‘ayyendir ve bir tekye-i Halvetî dahi Melek Ahmed Paşa'nındır ve bir hammâm Melek Paşa kapucular kethüdâsı Osmân Ağa'nındır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 151b ·
metinde göster ·
… leri var ve bir kurşum örtülü selâtîn-misâl câmi‘i ve bir medrese ve bir hân ve
bir hammâm
ve elli mikdârı dükkânları var. Bu hayrâtlar cümle Sultân Bâyezîd Hân'ındır, zî …
Menzil-i kasaba-i Baba Nakkâş: Çatalca kazâsı hükmünde Baba Nakkâş Sultân vakfıdır. Şehri bir bayır depeye vâkı‘ olmuş beş yüz aded kiremit örtülü ma‘mûr hânedânları ve çiftlikleri var ve bir kurşum örtülü selâtîn-misâl câmi‘i ve bir medrese ve bir hân ve bir hammâm ve elli mikdârı dükkânları var. Bu hayrâtlar cümle Sultân Bâyezîd Hân'ındır, zîrâ Baba Nakkâş Sultân, Sultân Bâyezîd-i Velî musâhibi Özbekiyyü'l-asl ilm-i nakşda gûyâ Mânî ve Bihzâd imiş. Hattâ Eskisarây kapusu üzre ol münakkaş sihr-âsâr saçağı ve Sarây-ı cedîdde dîvânhâne-i Bâyezîd Hân'ın kubâbların bunlar nakş-ı bûkalemûn edüp ilm-i halli diyâr-ı Rûm'da bunlar şâyi‘ eyledi ve bu kasabada türbe-i âlîsinde medfûndur. Hâlâ bu kasaba anların maktû‘-ı kalem ve mefrûzu'l-kalem vakfıdır. Hâlâ ziyâretgâh-ı Baba Nakkâş tekyegâh-ı erbâb-ı dilân-ı Hâcegândır, kaddesenallâhu bi-sırrıhi'l-azîz. Andan 1 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 51b ·
metinde göster ·
Ve bu Balı Paşa meydânında iki aded havân topları var kim mine'l-acâ’ibdir ve
bir hammâm
kubbeciği kadar taşdan bir top güllesi var, vâcibü's-seyrdir kim meydânın tâ va …
Ve bu Balı Paşa meydânında iki aded havân topları var kim mine'l-acâ’ibdir ve bir hammâm kubbeciği kadar taşdan bir top güllesi var, vâcibü's-seyrdir kim meydânın tâ vasatında kubbe gibi durur mücellâ ve musaykal bir gülle-i kebîrdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 81b ·
metinde göster ·
… a‘dehu İbrâhîm Kethudâ efendimiz bir medrese-i dârü'l-ulûm binâ edüp bir hân ve
bir hammâm
binâ etmeğe âdemler gönderdi.
Ammâ bu kasabanın hammâmı ve hânı ve çârsû-yı bâzârı yokdur, ammâ bir mekteb-i sıbyân-ı tıflân-ı ebcedhânı vardır. Ba‘dehu İbrâhîm Kethudâ efendimiz bir medrese-i dârü'l-ulûm binâ edüp bir hân ve bir hammâm binâ etmeğe âdemler gönderdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 161b ·
metinde göster ·
… mihrâbdır. Ve cümle bir medrese ve cümle bir mekteb ve cümle bir tekye ve cümle
bir hammâm
ve cümle iki hân ve cümle yigirmi dükkân ve cümle iki bin kadar bâğ-ı cinândır.
Ve cümle beş mihrâbdır. Ve cümle bir medrese ve cümle bir mekteb ve cümle bir tekye ve cümle bir hammâm ve cümle iki hân ve cümle yigirmi dükkân ve cümle iki bin kadar bâğ-ı cinândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 171a ·
metinde göster ·
Bir câmi‘i ve iki mescidi ve bir medrese ve bir mekteb ve bir hân ve
bir hammâm
ve kifâyet mikdârı dükkânları var. Ol kadar ma‘mûr ve müzeyyen çârsû-yı bâzârı …
Bir câmi‘i ve iki mescidi ve bir medrese ve bir mekteb ve bir hân ve bir hammâm ve kifâyet mikdârı dükkânları var. Ol kadar ma‘mûr ve müzeyyen çârsû-yı bâzârı ve hânedânları yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 9b ·
metinde göster ·
dahi Felemet kapusu kurbunda müfîd u muhtasar soba hammâmı derler küçük hammâmd …
Ve bir hammâm dahi Felemet kapusu kurbunda müfîd u muhtasar soba hammâmı derler küçük hammâmdır, ammâ bu şehr içre yedi yüzden ziyâde evlerde soba hammâmlarımız vardır deyü a‘yân-ı vilâyet tefâhur kesb ederler, zîrâ halkı gâyet sulehâ-yı ümmetden olup ehl [ü] iyâlleri cümle ev hammâmlarına girirler, taşra çârsû hammâmlarına nâdir giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 38a ·
metinde göster ·
… remitli daracık hâneciklerdir. Ve cümle dörd aded mihrâbdır ve cümle bir hân ve
bir hammâm
ve bir tekye-i dervîşânı ve azacık dükkânları var.
Ve derûn-ı hisârda cümle iki yüz aded kiremitli daracık hâneciklerdir. Ve cümle dörd aded mihrâbdır ve cümle bir hân ve bir hammâm ve bir tekye-i dervîşânı ve azacık dükkânları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 80a ·
metinde göster ·
… idleridir. Ve cümle bir medrese ve cümle bir tekye ve cümle iki mekteb ve cümle
bir hammâm
ve cümle iki hân ve cümle yüz on aded dükkân ve cümle üç aded sebîlhâne-i atşân …
Cümle üç mihrâbdır. Evvelâ mahkeme önünde bir câmi‘i var. Çârsû içinde vâki‘ olmak ile cemâ‘at-i kesîreye mâlikdir. Bundan gayri mahalle mesâcidleridir. Ve cümle bir medrese ve cümle bir tekye ve cümle iki mekteb ve cümle bir hammâm ve cümle iki hân ve cümle yüz on aded dükkân ve cümle üç aded sebîlhâne-i atşân var. Ve cümle bunun dahi evleri tahta örtülü bâğlı ve bâğçeli vâsi‘ hânelerdir. Ve cümle sokakları kumsalca olmak ile kaldırımı azdır, zîrâ ol kadar çamur olmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 93a ·
metinde göster ·
… ir câmi‘ dahi kayalar dibinde var, ammâ ismi hâtırımda yokdur. Ve bir mescid ve
bir hammâm
ve bir hân, bir mekteb-i sıbyân, bir tekye-i dervîşân, bir medrese-i âlimân var …
Ve bu câmi‘e muttasıl cümle yüz aded dükkânlar var. Ve cümle üç yüz aded toprak ile mestûr hâne-i ma‘mûrlar vardır. Ve bir câmi‘ dahi kayalar dibinde var, ammâ ismi hâtırımda yokdur. Ve bir mescid ve bir hammâm ve bir hân, bir mekteb-i sıbyân, bir tekye-i dervîşân, bir medrese-i âlimân var. Ammâ bu şehirde aslâ bâğ u bâğçe yokdur, zîrâ âb [u] hevâsı gâyet bürûdet üzredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 142b ·
metinde göster ·
… Mahmûd Beğ câmi‘i ve Yeni câmi‘. Mâ‘adâ mesâcidlerdir. Ve Emîr Efendi hânesinde
bir hammâm
dahi vardır. Ve yeni hammâm dahi küçükdür, avretler girir.
Ve bu varoş içre cümle beş mihrâbdır. Emîr Beğ câmi‘i ve Mahmûd Beğ câmi‘i ve Yeni câmi‘. Mâ‘adâ mesâcidlerdir. Ve Emîr Efendi hânesinde bir hammâm dahi vardır. Ve yeni hammâm dahi küçükdür, avretler girir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 145b ·
metinde göster ·
… vahhidler olup cümle domuzlarını kırup İslâm ile müşerref olmağa başladılar. Ve
bir hammâm
ve bir câmi‘ ve bir hân ve bir mescid yasadılar ve elif ve be suparası kitâbı o …
Bu müselmânın sebebiyle ve Mehemmed Geray Hân efendimizin himmetiyle cümle Kabarti beğleri müselmân ve mü’min ü muvahhidler olup cümle domuzlarını kırup İslâm ile müşerref olmağa başladılar. Ve bir hammâm ve bir câmi‘ ve bir hân ve bir mescid yasadılar ve elif ve be suparası kitâbı okumağa başladılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 157a ·
metinde göster ·
… nde kâr ederler. Bu kavim müslim olaldan berü bu pişkövde Koca Müşevviş beğleri
bir hammâm
ve bir câmi‘ ve iki mescid binâ etdiler. Hutbeyi Âl-i Osmân nâmına sonra Kırım …
Ve bu pişkövde cümle ehl-i sanâyi‘ler mevcûd olup herkes evlerinde kâr ederler. Bu kavim müslim olaldan berü bu pişkövde Koca Müşevviş beğleri bir hammâm ve bir câmi‘ ve iki mescid binâ etdiler. Hutbeyi Âl-i Osmân nâmına sonra Kırım hânlarına sonra Dağıstân pâdişâhına andan Müşevviş Beğ nâmına hutbe okurlar. Ve Kabarti beğleri kâhî bunda olurlar. Büyük beğ Cân-gireydir(?), küçüğü Müşevviş Beğ'dir, ammâ cümle hükm-i hükûmât bu Müşevviş Beğ'indir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 157a ·
metinde göster ·
… e ve cümle 2 aded mekteb ve cümle 100 aded dükkândır. Ve cümle bir hân ve cümle
bir hammâm
ve cümle 4 aded tekye-i dervîşânı var, ammâ cümleden eş-Şeyh Mehemmed Kâdirî hâ …
Ve cümle bir aded medrese ve cümle 2 aded mekteb ve cümle 100 aded dükkândır. Ve cümle bir hân ve cümle bir hammâm ve cümle 4 aded tekye-i dervîşânı var, ammâ cümleden eş-Şeyh Mehemmed Kâdirî hânkâhı ma‘mûrdur. Yüz neferden mütecâviz âşıkân-ı sâdıkânları vardır. Ve Şeyh (---) tekyesi Halvetî tarîkinde ulu âsitâne olup ni‘meti pîr ü cüvâna dâ’imdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 264b ·
metinde göster ·
… tî edüp vâlide sultân içün bir medrese ve iki mekteb ve bir Alî Paşa tekyesi ve
bir hammâm
ve bir hân ve bir Alî Paşa sarâyı ve Hacı Ahmed sarâyı ve Zekeriyyâ Efendi sarâ …
Bu kal‘a içre kat-ender-kat beş yüz aded kiremitli ve kayağan örtülü evler var. Câ-be-câ dıraht-ı müntehâlar var. Bu evleri Alî Paşa ba‘zı keferelerden kendü malıyla alup cümle küffârı kal‘adan taşra kovup kiliselerde olan 334a lâşe-i murdârların dahi taşra çıkardup şehri mülevvesât-ı müşrikînden tâhir etdirüp cümle yedi aded kenîselerin kal‘a ortasındakin sa‘âdetlü pâdişâh içün câmi‘-i münevver binâ etdirüp kubâbları ve minâreleri üzre altun ile mutallâ alemler ile müzeyyen etdirüp birin dahi sadrıa‘zam câmi‘i edüp birin dahi Alî Paşa kendü nâmına câmi‘ edüp Zekeriyyâ Efendi bir mescid inşâ edüp hakîr bir hânkâh-ı Halvetî edüp vâlide sultân içün bir medrese ve iki mekteb ve bir Alî Paşa tekyesi ve bir hammâm ve bir hân ve bir Alî Paşa sarâyı ve Hacı Ahmed sarâyı ve Zekeriyyâ Efendi sarâyı on aded odalar olup altları cümle bir sıra elli aded dükkânlar olup cümle Zekeriyyâ Efendi çârsûsu mescidine vakf olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 333b–334a ·
metinde göster ·
dahi Beğko Paşa sarâyı hammâmı var. Ana dahi berây-ı maslahat şehir a‘yânları g …
Ve cümle bir aded hammâm-ı hoş-hevâsı var. Ol dahi Hüseyin Şah'ın hayrâtıdır. Gâyetü'l-gâye âb [u] hevâsı ve binâsı latîf müferrih hammâmdır. Bir hammâm dahi Beğko Paşa sarâyı hammâmı var. Ana dahi berây-ı maslahat şehir a‘yânları girirler. Gâyet şîrîn ve müzeyyen ve beyâz 350b mermer-i hâm döşeli mahbûb u rûşen-binâ bir hammâm-ı hoş-hevâ-yı rûşenâdır kim altun lüleli ve havz u fıskiyye [ve] şâzrevânlı ve müte‘addid halvetli ve billûr ve necef ve moran câmlı suyu âb-ı hayâtlı hammâm-ı latîfdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 350a–350b ·
metinde göster ·
… t-ı cân: Ancak bir hammâmı şiddet-i şitâda işler, mâh-ı Temmûz'da mesdûd durur.
Bir hammâm
dahi dâ’imâ mu‘attaldır, ammâ ev hammâmları çokdur. Kâhîce anlara ehl-i beled d …
Der-medh-i hammâm-ı râhat-ı cân: Ancak bir hammâmı şiddet-i şitâda işler, mâh-ı Temmûz'da mesdûd durur. Bir hammâm dahi dâ’imâ mu‘attaldır, ammâ ev hammâmları çokdur. Kâhîce anlara ehl-i beled de girüp gasl ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 354b ·
metinde göster ·
… bdır. Ve bir küçük câmi‘i var, kapusu üzre Arapça âyeti tahrîr olunmuşdur. Ve
bir hammâm
Arapça ı ve on dükkânları vardır. Ve mezkûr Aksu cebel-i Papas'dan tulû‘ edüp …
Kasaba-i Aksu: Bursa nâhiyesidir. Cebel-i Ruhbân'ın cânib-i şarkı nihâyetinde bir dere ve depeli yerde dâmen-i cebelde yüz kiremit örtülü bâğlı ve bâğçeli evlerdir. Ve Eynegöl kazâsı subaşılığıdır. Amâristânı nehr-i Aksu'yun iki tarafına vâki‘ olmuş kasabacıkdır. Cümle üç mihrâbdır. Ve bir küçük câmi‘i var, kapusu üzre Arapça âyeti tahrîr olunmuşdur. Ve bir hammâm Arapça ı ve on dükkânları vardır. Ve mezkûr Aksu cebel-i Papas'dan tulû‘ edüp bu dahi nehr-i Nîlûfer'e karışır. Bu şehirden yine cânib-i şarka gidüp Kadîmî Bel ta‘bîr etdikleri harâmîlerin kemîngâh yerlerin ubûr edüp 4 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y5b ·
metinde göster ·