… dişin iliği içinden cız cız deyerek dişin çürüğü içinden kızmış telin ucu çıkup
bir karaca
başlı nahîf ü rakîk kurdcığaz taşra çıkup bir tel dahi kızmış {iken} yine bir k …
"İşte ağrıyan dişim odur" dedikde üstâd cerrâh meydâna bir mankal ile âteş getirüp içine sarı pirinçden tanbûra telleri koyup iki şîşe suyu meydâna koyup biri mâvî ve biri kırmızı sular idi. Ve bir ağaçdan küçücük maşa gibi bir cımbıstıra şekilli bisâtı eline alup keferenin ağzın açup ağrıyan dişin etlerine şîşedeki mâvî sudan sürüp hemân elindeki ağaç maşa ile dişe yapışup bilâ usret zor etmeden ve kanı aslâ akmadan bir dâne beyâz üç çatal köklü şâhâne dişi çıkarup hemân mezkûr âteş kenârına gelüp mezkûr tanbûra tellerinin birin âteşden çıkarup dişin köküne kızmış teli sokunca hemân tel dişin iliği içinden cız cız deyerek dişin çürüğü içinden kızmış telin ucu çıkup bir karaca başlı nahîf ü rakîk kurdcığaz taşra çıkup bir tel dahi kızmış {iken} yine bir köke dahi sokup yine dişin çürüğünden bir kurdcığaz eyle çıkup hemân ol ân dişe el yapışmadan yine dişi çıkardığı gibice sünbüle deliğine koyup bu kerre şîşedeki kırmızı sudan su ve tuz sürüp keferenin çıkan dişi üzre bir küçücük tahta pâreciğini dişin üstüne koyup "Isır şu tahtayı" deyüp kefere tahtayı ısırup çıkan diş sünbülesine yerleşüp kaldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 63a ·
metinde göster ·
incecik uzun adacıkdır kim tûlu on mîldir. Ve Rûmeli kenârına yigirmi mîldir ve …
Mezkûr bucakdan Bibercik adası dörd mîldir. Bir karaca incecik uzun adacıkdır kim tûlu on mîldir. Ve Rûmeli kenârına yigirmi mîldir ve mâbeynleri beşer ve altışar kulaç derindir. Ammâ yıldız rûzgârı olan cânibin mukâbelesindeki olan burun ucunda bir taş vardır, andan geçen gemiler ol taşı gözetmek gerek. Ve bir taş-ı azîm dahi kıble tarafındaki burunda vardır, andan dahi ihtirâz lâzımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 255b ·
metinde göster ·
… îşe rîşe edüp vücûdların kenâra atar. Kapucıbaşı gücile halâs olup kaçar. Böyle
bir karaca
gölceğizdir. Ammâ ka‘rında olan mâhîler dahi cümle kara kara bir turfe eşkâl ba …
Dervîş huzûr-ı şehriyârîde bu mâcerâyı nakl edüp yine dervîş ile bir kapucubaşı bu Karagöle gelüp sâhilinde meks edüp yine dervîş ke'l-evvel erba‘în çıkarup yine gölün suyu gâyib olup gârın kapusu beyân olup dervîş baba vaz‘-ı yed edince yine kapudan bir su tulû‘ edüp dervîşi ve gayri dilrîşi rîşe rîşe edüp vücûdların kenâra atar. Kapucıbaşı gücile halâs olup kaçar. Böyle bir karaca gölceğizdir. Ammâ ka‘rında olan mâhîler dahi cümle kara kara bir turfe eşkâl balıklardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y64a ·
metinde göster ·