İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

bir kel*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
57
isabet
54 cümle/beyitte
21,1
milyonda
tüm derleme göre
2
eserde geçiyor
20
farklı biçim
53 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi5622,9
Kur’an Tercümesi Rylands Nüshası126,3

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 57

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“bir kel*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
KuT Ku. T. 36/9a2 … ılmadılar meger anda kiḍin ol kim keldi olarḳa bilig yaġılıḳ üçün olar ara eger bir kelime ozmasa iḍiŋdin atanmış zamanḳa tegi hükm ḳılġaytı olar ara her-ayine anlar kim …
EÇS I 71a … dâsı fi'l-hâl getirüp ve kendiler tilâvet etdikleri Yâkût-ı Musta‘sımî hattıyla bir kelâm-ı izzet ve bir murassa‘ gümüş devât ve bir Hind sadefkârîsi ûd levhalı pîş-tahta …
EÇS I 113b–114a … tdüğiyçün yedi sene lâl olup yedi yıldan sonra "Yetmiş guruş" kelâmından mâ‘adâ bir kelâm bilmeyüp "Yetmiş guruş" deyü feryâd edüp gezerdi. Yine kobçalı çakşırı ve çekir …
EÇS I 169b Garâbet bu kim bir kelb ve hınzîr yılda iki kerre yavrulayup sekizer onar enikleri ve göblezleri ve fin …
EÇS I 210a … zret-i Mûsâ gazab-âlûd olurdu. Âhir bir gün Hazret-i Mûsâ, Cenâb-ı Bârî ile bin bir kelimât ederken,
EÇS II 226b … eşmelerden su getirüp nûş edüp safâ ederler. El-hâsıl Bursa demek, sudan ibâret bir kelâmdır . (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS II 266a–267a … lesine bir tahta kılıç niçe urursa kelle galtân olup bir şimşîr levha dahi urup bir kellesin kesüp hemân ejder dem çekim sınup bi-emri Hudâ dem-beste olup dörd başıyla firâ …
EÇS II 278b … kelimât-ı türrehâtları vardır kim ne kadar nedîm âdem olsa bir kimesne onların bir kelâmın anlamak ihtimâli yokdur. Ol diyârın kavmine mahsûs bir turfe lehçe-i mahsûsadır …
EÇS II 353b–355b derken bir kelb-i sarîh çomar ve alabaş ve karaman ve tortaman savtı gibi "heft heft" ve "çend çe …
EÇS III 152a–152b … m-ı meşâyihân-ı hümâm kürsîleridir. Ve bu câmi‘in sol tarafında olan kürsî üzre bir kelâm-ı kadîm vardır. Zamânemiz hattâtları ol gûne kalem-i kelâm-ı kudreti yazmağa ikti …
EÇS III 176a … r. Hudâ âlimü's-sırrı ve'l-hafiyyâdır ol kelâm-ı dürer-bârlarından bir hurûf ve bir kelâm anlayamayup mebhût [u] mütehayyir kaldım. Anlar bir gûne sürûr [u] şâdımânda ol …
EÇS IV 214b … nehb ü gâret etdiler ammâ bir iğne ve bir iplik ve bir fahta ve bir makiyan ve bir kelepür ve me’kûlât [u] meşrûbât makûlesinden deyyâr bir dane-i hardal ve mismâr bulmay …
EÇS IV 215b–216a … ede doğururlar. Evlâdlarına ibtidâ siyâh kelb südü verirler. Bunların diyârında bir kelbe bir seng sâr etsen ol ân ol âdeme amân ü zamân vermeyüp katl ederler. Zîrâ sağî …
EÇS IV 216a … ol çiziden içerde mürd olacağın bilse taşra çıkmak ihtimâli yokdur. {Bu diyârda bir kelb doğursa şâdmân ederler. Bir kelb-i siyâh mürd olsa soğan suyuyla gasl edüp ve k …
EÇS IV 216a … ilse taşra çıkmak ihtimâli yokdur. {Bu diyârda bir kelb doğursa şâdmân ederler. Bir kelb-i siyâh mürd olsa soğan suyuyla gasl edüp ve kefenleyüp vâveylâ ile mûristân-ı ke …
EÇS IV 258a … ândır kim niçe yüz kerâmeti âşikâre olmuşdur. "Yûsuf ekmek ister" demeden gayrı bir kelâm demez iken bir gün "Kır hânı, öldür hânlıyı" demeğe başladı. Âhir {Bitlîs hânıy …
EÇS IV 269a–269b … p hemân kellenin burnun ve kulakların kesüp kılıç kesesine koyup sebük-bâr olup bir kelle dahi kesmeğe giderlerdi.
EÇS IV 275b … bbü'l-izzet buna bir kuvvet-i basar vermiş kim gûyâ çeşmi şeb-çerâğ imiş. Hatta bir Kelâm-ı izzet ve bir kitâb-ı Gülistân ve bir kitâb-ı Bustân'ı oyma etmiş kim hakkâ ki s …
EÇS IV 282a … aları dolaşup "Varalım leşinde kemerinden kılıcı ve tüfengi ve gayrı bisâtından bir kelepirin alırdık." derlerken birkaç âdem gelüp "Bre koman, Çomar işte atıyla deryâ içre …
EÇS IV 342b–343a … karâr olur. Ve bu cisre Diyârbekir'den ve Hasankeyfâ'dan ve Musul ve Cezîre'den bir kelek gemisi gelse cisir üzre cessârlar cisrin üç dört gemisin kapu gibi açup kelek g …
EÇS IV 358b … zencîr çeküp nehr-i Furât ile bu kal‘alardan aşağı şehr-i Basra'ya bir gemi ve bir kelek ubûr idemezmiş. Hâlâ bu cezîre-i Kurna Mansûresi dahi hâk-i pâk ile mebnî şekl- …
EÇS IV 360b … âb olmuşdur. Hattâ efvâh-ı nâsda "Ba‘de harâbi'l-Basra" deyü darb-ı mesel olmuş bir kelâmdır . Hâlâ bu mahalde kal‘a-i Basra'yı temâşâ etdiğimizde niçe yerleri câ-be-câ rahn …
EÇS V 72a Hemân Kara Murtazâ Paşa eydir: "Tîz tuz, ekmek ve kılıç ve bir Kelâm-ı İzzet getirin" dedikde, fi'l-hâl getirüp Murtazâ Paşa ve Kadrî Paşa ve Kıbleli …
EÇS V 79a–79b … a bırakmış. Üstüne yağmur yağup harâb olurken gulâmımın biri ba‘zı esvâbları ve bir Kelâm-ı izzeti çamurdan kaldırırken gulâmımın birin kılıç ile urup mecrûhen yatdığın gö …
EÇS V 90a … incire "lop" derler. Hâlâ yine efvâh-ı nâsda "lop inciri" deyü isti‘mâl olunur bir kelâm-ı müte‘ârifdir. Ol incirli seki ismiyle müsemmâ olup lop sekiden galat-ı meşhûr L …
EÇS V 172a–172b … bâb-ı ma‘ârifden fuzelâ-yı dehr kimesne ise oğlu Çelebi Efendi'nin o kadar aksi bir kelâma kâdir değil, gûyâ mecâzibûndan bir oğuz bülh çelebi idi. Melek Paşa ile görüşme …
EÇS V 172b … ar edelim. Merhûm pederi böyle bir mükessirü'l-kelâm musannif ola. Evlâdı böyle bir kelâm bilmez ola, acîb sırru'l-ilâhdır. Ve hâlâ çelebi-i merkûm pederinin âb-ı rûyuna …
EÇS VI 22a … -i Osmân" deyü feryâd [u] enîn ederek kal‘adan taşra çıkınca bir cân-ı insân ve bir kelb-i cî‘ân bile halâs olmayup ve seyf-i müczem urulmadan cümle esîr-i bend-i zincîr …
EÇS VI 46a … ndaşı idim. Ve dükeli ezmânda nedîm-i hâssı ve muhâtabı idim. Ve hakîr hakkında bir kelâm-ı mürrin aslâ işitmedim. Her bâr lütf-i şermende ve bende ve hâkister-efkendesi i …
EÇS VI 150a–150b … ğundan gûyâ raks edüp hakîre ol dahi bir kîse ve bir at ve bir Fireng gulâmı ve bir kelb-i mu‘allem tazı ve bir çapar zağar ihsân etdi. Ertesi nefîr-i rıhletler çalınup a …
EÇS VII 70a … deyü feryâd etdikde âdemin aklı gider ve kelb gibi çiftleşüp gûyâ kısıla kalup bir kelb-i sarîh dahi gelüp yâ başından yâ yine mahall-i mahmasadan kirleyüp cimâ‘ edemeyü …
EÇS VII 123a … lbette ben bundan halâs olup Kırım vilâyetin yere berâber ederim" demeden gayri bir kelâm söylemezdi.
EÇS VII 148b … em tesmiye olunur. Anıniçün "Seyyidü'l-Arab ve'l-Acem" denildikde cümleye şâmil bir kelâm-ı dürer-bârdır.
EÇS VII 166b … ‘nî cümlesi on bin aded beyâz kireç ile mestûr hânedân-ı ma‘mûrlardır kim başka bir kelenteri ve bir daruğası ve bir kadısı ve bir şehr-i bender ve bir yasavul ağası hâkimle …
EÇS VII 185b … yı câvidân: Âb [u] hevâsı gâyet latîfdir, ammâ efvâh-ı nâsda darb-ı mesel olmuş bir kelâmdır kim "Şâm-ı cennet-meşâmın cennet-i me’vâ yâ altında yâ üstündedir" derler. Bunu …
EÇS VIII 191a Vaşak nâmında bir kelb-i mu‘allem zağarım kalmış, anı da eğer hânesine alup yine nehr-i Kuban'a at ile g …
EÇS VIII 195b … tahtında cülûs edüp şeyhülislâm Hân'ın beline bir kılıç bend edüp Hân'ın eline bir Kelâm-ı İzzet verüp,
EÇS IX Y189a … p bu cisir dibinde Bahr-i Ebyaz'a mahlût olduğu yerde bir kumsal yerde at kadar bir kelb bi-emrillâh taş olmuş bir sun‘-ı Hudâ'dır.
EÇS IX Y219a … . Ve Hazret-i Mûsâ bilâ-vâsıta âye[t]: Arapça nassı üzre Cenâb-ı Bârî ile bin bir kelimât edermiş. Hakîr dahi bî-edebâne ol mahalle varup rek‘ateyn salât-ı Q 94a ⟦P 94 …
EÇS IX Y238a … yigirmi iki kıt‘a Kelâm-ı şerîfleri ile mihrâbın iki cânibi zeyn olmuş kim her bir Kelâm-ı izzet biner altun değer. Hatt-ı Yâkût ve hatt-ı şeyh ve Karahisârî ve Abdullâh- …
EÇS IX Y253b … -) (---) Zi'n-nûreyn eliyle Kelâm-ı izzet, gûyâ kudret kalemiyle tahrîr olunmuş bir Kelâm-ı Kadîm'dir.
EÇS IX Y266b … sûl-i Ekrem "Kıf yâ kelb, misle'l-hacer" buyurduklarında bi-emrilillâh taş olup bir kelb-i akûrdur kim âdem görünce vehm eder.
EÇS IX Y368a Hamd-i Hudâ bize bir hatâ ermeyüp köpek cengi ede ede, anlardan bir kelle ve bir mızrak alup Bedr-i Huneyn'e selâmetle dâhil olduk. Ammâ gelüp ordu-yı İs …
EÇS X Y42a … , hemân bismillâhirrahmânirrahîm deyüp Fâtiha okuduk. Hemân Selîm Hân koynundan bir Kelâm-ı İzzet çıkarup,
EÇS X Y204a … nde hırka-i şerîfi ve misvâk ve na‘leyn ve içi ziftli hasırdan âbdest ibrîği ve bir Kelâm-ı İzzeti, ve'l-hâsıl gayrı cihâz-ı fakrı yüklenüp harem-i Resûlullâh olup Âyişe-i …
EÇS X Y233a … d elinden çıkmışdır. Ve her hücresi benî âdem üstühânıyla mâl-â-mâl idi. Ve her bir kelle yüz kîle gendüm alır, sağîr ü kebîr kelle-i gûnâ-gûnun hisâbın Cenâb-ı Bârî bil …
EÇS X Y234a … üçüncü Küçük Ehrâm'ın şarkî tarafında hammâm kubbesi kadar bir seng-i beyâzdan bir kelle-i kebîrdir. Ancak gerdeninden yukarusu vardır, mâ‘adâ vücûdu eşkâli yokdur, hemân …
EÇS X Y234a … ncak gerdeninden yukarusu vardır, mâ‘adâ vücûdu eşkâli yokdur, hemân unkuna dek bir kelledir . Ve yüzü cânib-i şarka nâzırdır. Kaşı ve başı ve gözü ve dişi ve kulakları ve d …
EÇS X Y234a … âzırdır. Kaşı ve başı ve gözü ve dişi ve kulakları ve dudakları ve gerdânı var. Bir kelle-i azîmdir kim başı üzre yüz âdem otursa mümkindir.
EÇS X Y234a Ve üstâd-ı selef buna Ferhâd-vâr bir tîşe urmuş kim gûyâ zî-rûh bir kelledir kim tebessüm edüp durur.