… ek-manzar ve gül-çehre ve gül-bûlar dirâğûş olunup her birinin hüsn-i cemâlleri
bir mertebede
idiler kim geysû-yı mürgûle-i çîm-ender-çîm ve hîm-ender-hîmlerinin her târları …
Ve bu sefer-i eser-me’serde bu kadar semen-sîmâ kemân-ebrû ve perî-peyker ve melek-manzar ve gül-çehre ve gül-bûlar dirâğûş olunup her birinin hüsn-i cemâlleri bir mertebede idiler kim geysû-yı mürgûle-i çîm-ender-çîm ve hîm-ender-hîmlerinin her târları revnak ve şeb gibi gören uşşâkın akılların târumâr ederlerdi, lâkin bu bânûların niçe bini nâ-ehl ehremen ve zîr-dest ve dîv-dest ellerine girüp şeb [ü] rûz haymelerinde ve dağıstân hıyâbânistânlarda bu bâkire ve dûşîze ve kâlimleri ve mûğpîçe gulâmları alt edüp ol fetâlar şakır şakırdı şaka ayyûka âvâzeleri tâ araka çıkınca her kûşe ve pûşede ol kadar cimâ‘ olurdu kim tokuz ayda on binden mütecâviz bula hâmile olup bu seferde evlâd sâhibi oldular ve hâmile kalmaz gayri hüddâmânın hidmetin kavm-i Lût bilir, ammâ bu Seykel diyârının mahbûb u mahbûbesi Macar-ı füccâr-ı Erdel-i erzel memleketinde değil belki Leh ve Çeh ve Alman vilâyetlerinde misilleri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 23b ·
metinde göster ·
… -ı Kadîr yine fethi emr-i sehel idi, lâkin rûz-ı Kâsım karîb olup şiddet-i şitâ
bir mertebede
şitâb etdi kim bârân [u] berfin kesretinden ve çamur ve bataklığın vefretinden …
Aslı oldur kim gerçi Ali serdâr-ı mu‘azzam idi, ammâ kendüye cebehâne ve bârhâne ve mühimmât [u] levâzımât verilmeyüp kal‘ayı döğmeğe me’mûr değil idi, ammâ mübâşeret olunsa bi-emri Hayy-ı Kadîr yine fethi emr-i sehel idi, lâkin rûz-ı Kâsım karîb olup şiddet-i şitâ bir mertebede şitâb etdi kim bârân [u] berfin kesretinden ve çamur ve bataklığın vefretinden dest [ü] pâların zerre mikdârı harekete imkân olmadığından ve asker haymesinden taşra çıkmadıklarından kal‘ayı muhâsaradan ferâğat edüp fetihden me’yûs oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 27b ·
metinde göster ·
Ve bu kasabada olan mahbûbe-i zamâne Bulgar kızlarının hüsn-i cemâlleri
bir mertebededir
kim geysûlarının her târ evtârları rûz u şeb târdır kim görenlerin akılları târ …
Ve bu kasabada olan mahbûbe-i zamâne Bulgar kızlarının hüsn-i cemâlleri bir mertebededir kim geysûlarının her târ evtârları rûz u şeb târdır kim görenlerin akılları târumâr olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 41b ·
metinde göster ·
kim geysûlarının her târları şeb-târdır. Ve hâllarının her dânesi hâl-ı Hâşimî- …
Der-sûret-i çîn meh-cibîn-i mahbûbe [vü] mahbûbân: Hüsn-i cemâlleri bir mertebededirler kim geysûlarının her târları şeb-târdır. Ve hâllarının her dânesi hâl-ı Hâşimî-vâr bin gez reşk-i müşk-i Tatar değer hakkâk(?) destleri değmemiş zâhide sâhib-i cemele ehl-i perde havâtînleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 127b ·
metinde göster ·
… hter-i pâkîze-ahter bânû-veş 178a ve hûr-veş bir kız oturur kim hüsn-i cemâli
bir mertebede
imiş kim geysûlarının her târı şeb-i târdan nişân verirmiş ve her hâllerinin he …
Andan yıldız cânibinde, ya‘nî demirkazık yıldızı tarafında olan pencereden içeri bakup bir pençe-i âfitâb melek-manzar ve perî-peyker ve bir dürr-i nâ-şüküfte bir duhter-i pâkîze-ahter bânû-veş 178a ve hûr-veş bir kız oturur kim hüsn-i cemâli bir mertebede imiş kim geysûlarının her târı şeb-i târdan nişân verirmiş ve her hâllerinin her dânesi hâl-i Hâşimîden oy verirmiş. Hakkâk desti değmemiş ve dâmenine aslâ hâr ilişmemiş bir mehtâb-sıfat bânû otururmuş görünüp bu hûrî peykeri görenin aklı perîşân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 177b–178a ·
metinde göster ·
… dikde yigirmisine varınca sâhib-cemâl ve latîfü'l-i‘tidâl olup hüsn-i cemâlleri
bir mertebededirler
kim hâl-i Hindûlerinin her biri hâl-i Hâşimîden nişân verüp zekiyyü't-tab‘ olur …
Der-sûret-i çîn-i mehcebîn-i mahbûbân: Cemî‘i mahbûb gulâmları on yaşına erdikde yigirmisine varınca sâhib-cemâl ve latîfü'l-i‘tidâl olup hüsn-i cemâlleri bir mertebededirler kim hâl-i Hindûlerinin her biri hâl-i Hâşimîden nişân verüp zekiyyü't-tab‘ olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 228b ·
metinde göster ·