yolu vardır. Batı tarafına nâzır kapusuna gidecek râh-ı sa‘bın aşağısında çârsû …
Ziyâret-i Kazancı Baba Sultân: Kal‘anın ancak bir sarp yolu vardır. Batı tarafına nâzır kapusuna gidecek râh-ı sa‘bın aşağısında çârsûya karîb bir müfîd ü muhtasar yerde medfûndur. Kaddesenallahu bi-sırrihi'l-azîz. Andan kalkup cânib-i şimâle 7 sâ‘atde yine kar ve boran çekerek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 353a ·
metinde göster ·
kaya üzre bir küçük kal‘adır, dâ’iren-mâdâr cirmi bin altı yüz adımdır. Maşrık …
Eşkâl-i kal‘a-i Hazzo: Kûh-ı Zov dâmeninde bir sarp kaya üzre bir küçük kal‘adır, dâ’iren-mâdâr cirmi bin altı yüz adımdır. Maşrık tarafı havâleli yalçın kayalı dağlardır. Kıblesi tarafı sahrâlardır. Bu tarafa nâzır bir demir kapusu var, yolu gâyet sarpdır. Aşağı varoşuna usret ile nüzûl olunur. Derûn-ı kal‘ada bâğsız ve bâğçesiz cümle hâk-i pâk ile mestûr yüz elli aded hâneler vardır, ammâ kal‘anın nısfın hâkimi olan Murtezâ Beğ'in sarâyı dutmuşdur kim kat-ender-kat bir sarây-ı pür-hücurâtdır. Bu hâkim Murtezâ Hân Bitlîs Hânı Abdâl Hân'ın damâdı bir şehzâde-i âzâde-misâl Hâtem-i Tay ve Ca‘fer-i Bermekî-tabî‘at ve Hüseyin-i Baykara-meşreb zât-ı mükrim, halûk u halîm ü selîm merd-i meydân Murtezâ hân-ı âlîşân idi. Sarâyında bir gice mihmân olup şeref-i sohbetleriyle müşerref {olduk}. Sarâyında su sarnıçları var ve derûn-ı kal‘ada (---)(---) câmi‘i var, mâ‘adâ imâret-i âbâdânları cümle aşağıdadır. 220b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 220a–220b ·
metinde göster ·
beldir. Andan karye-i Nergök; üç yüz hâneli ve bir deyrli Ermenî köyüdür. Harâc …
Nergök Gediği: Bir sarp beldir. Andan karye-i Nergök; üç yüz hâneli ve bir deyrli Ermenî köyüdür. Harâcı Van kulu aklâmıdır kim defterdâr tarafından zabt olunur. Andan yine cânib-i şarka 3 sâ‘[atde] kûh-ı Verek'de,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 285b ·
metinde göster ·
… dahi Bosna eyâletinde Hersek sancağında Novi kal‘ası körfezi nihâyetinde böyle
bir sarp
kayalar üzre vâki‘ olmuş kotur kal‘ası vardır. Ammâ hâlâ Venedik kâfiri hükmünd …
Bir Kotur kal‘ası dahi Bosna eyâletinde Hersek sancağında Novi kal‘ası körfezi nihâyetinde böyle bir sarp kayalar üzre vâki‘ olmuş kotur kal‘ası vardır. Ammâ hâlâ Venedik kâfiri hükmünde bir sa‘b u metîn kal‘a-i hısn-ı hasîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 288a ·
metinde göster ·
ve zayyık yerde eflâke ser çekmiş kayadan kayaya Kehkeşân-âsâ bir göz tâkı atıl …
Bir sarp ve zayyık yerde eflâke ser çekmiş kayadan kayaya Kehkeşân-âsâ bir göz tâkı atılmış kavs-i kuzahdan nişân verir bir göz pül-i ibret-nümâdır, ammâ Batman cisri ve Hasankeyf kal‘ası cisri gibi kemeri içinde hânı ve hücre ve matbahları yokdur. Hemân ibret-nümâ bir göz cisr-i musanna‘-i garâ’ibdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 16a ·
metinde göster ·
Evsâf-ı kal‘a-i Kırılov: Uruslar Kürilov dahi derler. Nehr-i Özü kenârınca
bir sarp
taş kal‘adır. Aşağı varoşu kesme handaklar içinde {5000 evdir}, şehr-i azîmdir. …
Evsâf-ı kal‘a-i Kırılov: Uruslar Kürilov dahi derler. Nehr-i Özü kenârınca bir sarp taş kal‘adır. Aşağı varoşu kesme handaklar içinde {5000 evdir}, şehr-i azîmdir. Hâkimi Sarıkamış hatmanıdır. Ne Leh'e ve ne Maskov'a ve ne Kırım'a tâbi‘ değil, bir alay ipden kazıkdan kurtulmuş dalâlet-âyîn müşrikîndir. Birkaç müfîd u muhtasar deyrleri ve çârsûları vardır. Bu kavm-i Kazaklar nehr-i Özü'ye Vodenipir derler. Bâğları yokdur, ammâ bâğçeleri azdır. Andan yine cânib-i kıbleye bir konakda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 48b ·
metinde göster ·
… leri mülk edinüp geçindiğinden Hocabay derler. Hâlâ kal‘ası Karadeniz kenârında
bir sarp
kaya üzre âsâr-ı binâları zâhir ve bâhir durup şey’-i kalîl ile bu kal‘a amâr o …
Zemîn-i kal‘a-i Hocabay: Sultân Bâyezîd Akkirmân'ı feth edince Hocabay nâm bir bay kişi Bâyezîd Hân'dan me’zûn olup bu mahalde bir kaya üzre bir kal‘a-i metîn inşâ edüp içine kul koyup beş kerre yüz bin koyuniyle bu vâdîleri mülk edinüp geçindiğinden Hocabay derler. Hâlâ kal‘ası Karadeniz kenârında bir sarp kaya üzre âsâr-ı binâları zâhir ve bâhir durup şey’-i kalîl ile bu kal‘a amâr olsa ülke amâr olup emn-i tarîk olurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 54a ·
metinde göster ·
… ammesden tûlânîce ve harâbca kal‘adır, ammâ zemîni Tin dağının maşrık tarafında
bir sarp
kayalı yerde kal‘adır, ammâ havâlesi çokdur. Câ-be-câ der [ü] dîvârları mürûr-ı …
Lisân-ı Latince (---)(---) Sîn derler, ammâ lisân-ı (---) Sîn mezâra derler. Hakkâ ki bir mezâr gibi oyulmuş bir kayalı dağ arasında şekl-i muhammesden tûlânîce ve harâbca kal‘adır, ammâ zemîni Tin dağının maşrık tarafında bir sarp kayalı yerde kal‘adır, ammâ havâlesi çokdur. Câ-be-câ der [ü] dîvârları mürûr-ı eyyâm ile rahnedâr olmuş. Hemân Melek Ahmed Paşa bu kal‘ayı bu hâlde görüp cümle asker-i İslâm'ı bu kal‘aya üşürüp amâr etmeğe bir kîse guruş verüp imâra başladılar. Üç günde bu kal‘a dürr-i beyz-âsâ edüp içine kifâyet mikdârı cebehâne ve âlet-i silâh ve mühimmâtlar kodu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 137b ·
metinde göster ·
Lisân-ı Latin'de Kının (---)(---) demekdir. Bu kal‘a-i bâlâ
bir sarp
saru, kırmızı şahin ve zağanos yuvalı kayanın tâ zirve-i a‘lâsında evc-i semâya …
Lisân-ı Latin'de Kının (---)(---) demekdir. Bu kal‘a-i bâlâ bir sarp saru, kırmızı şahin ve zağanos yuvalı kayanın tâ zirve-i a‘lâsında evc-i semâya münkalib olmuş bir hisâr-ı üstüvârdır kim misli meğer diyâr-ı Diyârbekir'de, ya‘nî vilâyet-i Kara Âmid'de Mardin ve İmâdiyye kal‘ası ola. Tâ bu mertebe bir bî-bedel sûr-ı pür-cedel kal‘adır, ammâ ne cirmde olduğu ma‘lûmum değildir kim cânib-i erba‘asından adımlamak muhâldir, ammâ derûn-ı sûrda cümle (---) aded hâne-i fukarâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 138b ·
metinde göster ·
… yıldırım gibi cümle geçdiler. Biz dahi sol tarafda ve sağ tarafda serdârımızla
bir sarp
dereler içlerine pusuya girüp âmâde durduk.
"Bire meded, kâfir geliyor. Pusuya girin. Biz kaçamak verdik" deyüp yıldırım gibi cümle geçdiler. Biz dahi sol tarafda ve sağ tarafda serdârımızla bir sarp dereler içlerine pusuya girüp âmâde durduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 144a ·
metinde göster ·
kaya üzre beyâz bir küçük kal‘adır, ammâ Hırvadistân iskelesi olmağile gümrâh k …
Lisân-ı Latin'de (---)(---)(---) demekdir. Bânîsi Alîna nâm bir pirinc-pirim kızı binâ etmişdir. Zamân-i Süleymân Hânî'de Hüsrev Beğ feth eyleyüp yine küffâr istîlâ edüp hâlâ dest-i küffârda kalmışdır. Hâk-i pâki Kırka sancağıyla müşâdır. Kal‘ası leb-i deryâda bir sarp kaya üzre beyâz bir küçük kal‘adır, ammâ Hırvadistân iskelesi olmağile gümrâh kâfirleri vardır, ammâ leb-i deryâda varoşu kıbleye nâzır bir şîrîn şehr-i mu‘azzamdır kim evce ser çekmiş çan kulleli milleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 146b ·
metinde göster ·
kaya üzre şekl-i mukavves bir küçük şeddadî seng binâ kal‘a-i zîbâdır, lâkin ba …
Evsâf-ı (---), ya‘nî kal‘a-i atîk Gılamuc: Sene (---) târîhinde Ebü'l-feth fethidir. Ba‘dehû küffâr-ı dûzah-karâr istîlâ edüp karâr etdikde 945 senesinde Süleymân Hân ümerâlarından Gâzî Hüsrev Beğ fethidir. Kal‘ası bir sarp kaya üzre şekl-i mukavves bir küçük şeddadî seng binâ kal‘a-i zîbâdır, lâkin batı tarafında havâlesi vardır. Bânîsi Hersek krallarıdır. Lisân-ı Latin'de ismi (---)(---) derler. Kilis hâkinde voyvadalıkdır ve yüz elli akçe kazâ-yı âsumânîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 150b ·
metinde göster ·
dağlık içinde şekl-i murabba‘ seng binâ bir kârgîr binâ-yı ra‘nâdır, ammâ küçük …
Lisân-ı Hırvad-ı Latin'de (---)(---)(---) demekdir. Bânîsi ma‘lûmum değildir, ammâ fâtihi (---) senede Yahyâ Paşazâde Mehemmed Beğ'dir. Kal‘ası bir sarp dağlık içinde şekl-i murabba‘ seng binâ bir kârgîr binâ-yı ra‘nâdır, ammâ küçükdür. Derûn-ı hisârda kapudanı ve iki yüz neferâtları hâneleri ve cebehâne hazîneleri ve birkaç şâhî topları ve bir kapusu önünde cisri ve hisâr içre bir câmi‘i var. Gayrı çârsû-yı bâzâr hayrât [u] hasenâtdan bir eser-i binâ yokdur, lâkin bağları çokdur. Bu dahi Çernik sancağına tâbi‘dir. (---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 158b ·
metinde göster ·
… u Ahmed Paşa'nın fethidir. Kal‘ası bir yalçın kaya üzre ensesi kayalı ve dereli
bir sarp
kal‘acıkdır, ammâ havâlelerinde birer azîm kulleleri var, ammâ kal‘a henüz binâ …
Lisân-ı Latince (---)(---)(---)(---) demekdir. Bânîsi Sırf krallarından Miloş Koblak binâsıdır. Fâtihi Ebü'l-feth fermânıyla sene (---) târîhinde Hersekoğlu Ahmed Paşa'nın fethidir. Kal‘ası bir yalçın kaya üzre ensesi kayalı ve dereli bir sarp kal‘acıkdır, ammâ havâlelerinde birer azîm kulleleri var, ammâ kal‘a henüz binâ olunmuş zann olunur seng-binâ bir sûr-ı ra‘nâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 165b ·
metinde göster ·
… dağ u rağ u bâğ ve yakın u ırağ gezerek Desne dağları bir becene-i azîme, ya‘nî
bir sarp
kırıntılık içinde cem‘ olmuş kâfirlere râst gelüp üç yerden üç bin yiğit ile "A …
Evvelâ bu sahrâ-yı Haçek'den Budin gâzîleriyle cânib-i garba dağlar içre girüp Desne dereleri içre ve Desne dağları üzre bir gün bir gece seğirdüp dere ve depe ve dağ u rağ u bâğ ve yakın u ırağ gezerek Desne dağları bir becene-i azîme, ya‘nî bir sarp kırıntılık içinde cem‘ olmuş kâfirlere râst gelüp üç yerden üç bin yiğit ile "Allâh!" deyüp koyulduk, ammâ yüz bin renc [ü] anâ ile hamd-i Hudâ beceneyi feth edüp yüz yigirmi bir esîr ve bu kadar kelle ve bu kadar mâl-ı ganâ’im kelepürler alup sâlimîn ü gânimîn bir gün bir gecede Desne derelerin ubûr edüp sahrâlara çıkup dördüncü gün Hasek sahrâsında ordu-yı İslâm'a vâsıl olup esîrleri ve mâl-ı ganâ’imlerimiz fürûht ederken hikmet-i Hudâ Serasker Ali Paşa bu ganîmet ile geldiğimizi istimâ‘ edüp herkes çeteye gidüp 3a ordu-yı İslâm boş kalır mülâhazasıyla "Çete memnû‘dur!" deyü dellâllar nidâ edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 2b–3a ·
metinde göster ·
… mağile Nemse kralı "Benimdir" deyü sâhip çıkup sulha muğâyir iş olmasın içün ve
bir sarp
kal‘a olmağile gerçi itâ‘at 11b dahi etmediler, ammâ nehb ü gâret olunmayup e …
Lisân-ı Macar'da (---)(---) demekdir. Karîbü'l-ahd Milan Batori Mikloş kral binâsıdır kim lâşesi nehr-i Raba kurbunda Alaman kal‘alarından Ni‘met-Uyvar'da gebermişdir. Bu kal‘a dahi Erdel'indir, lâkin içinde Nemse askeri olmağile Nemse kralı "Benimdir" deyü sâhip çıkup sulha muğâyir iş olmasın içün ve bir sarp kal‘a olmağile gerçi itâ‘at 11b dahi etmediler, ammâ nehb ü gâret olunmayup eylece kaldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 11a–11b ·
metinde göster ·
… Kebîr kenârında bir kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kâr-ı kefere-i fecere
bir sarp
kal‘adır. Gerçi küçükdür, ammâ içinde on bin kadar taşra nevâhîlerinden kalkup …
Bu arada niçe yüz nâ-murâd yiğitler şehd-i şehâdet câmın nûş ederdi, ber-murâd olup rûh teslîm ederdi, bâkî guzât mâl-ı ganâ’imler alup şâdumân olurlardı. Yine böyle iken bu kal‘a-i Foğraş aslâ itâ‘at etmezdi, zîrâ nehr-i şamos-ı Kebîr kenârında bir kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kâr-ı kefere-i fecere bir sarp kal‘adır. Gerçi küçükdür, ammâ içinde on bin kadar taşra nevâhîlerinden kalkup gelmiş kefereler ile leb-ber-leb bir sûr-ı sa‘bdır ve ol kadar cebehâne ve mühimmât [u] levâzımâtının vefretin ve ol kadar cengâver keferelerinin kesretin giriftâr esîrler nakl etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 27b ·
metinde göster ·
Eşkâl-i kal‘a-i İskenderiyye: Buheyre-i azîm Boyana nâm bir gölün sâhilinde
bir sarp
kaya-i âlî üzre çâr-kûşeden tûlânîce ve muharrefçe vâkı‘ olmuş şeddâdî seng-tır …
Eşkâl-i kal‘a-i İskenderiyye: Buheyre-i azîm Boyana nâm bir gölün sâhilinde bir sarp kaya-i âlî üzre çâr-kûşeden tûlânîce ve muharrefçe vâkı‘ olmuş şeddâdî seng-tırâş bir sûr-ı savaşdır kim aslâ havâlesi yok bî-hâ’il ve bî-gâil kal‘a-i kâmildir, lâkin küçükdür, ammâ sa‘b ve metîn hisâr-ı bî-bedeldir. Boyana gölü tarafında ve gayride handakı yokdur, burc [u] bârûları ve dendân-ı bedenleri çokdur. Cümle iki kapusu vardır, biri gün doğusu tarafına, biri Küçük Ova'ya nâzırdır, bu kapu içre ziyâret-i Muyo Baba Sultân medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 33b ·
metinde göster ·
… olup "Bire koma şehbâzlarım" deyü hırren-fe-hırren yaka yakaya cenge âheng edüp
bir sarp
ormana sığınup tâ vakt-i zuhra varınca bu dağıstân içre bir savaş-ı perhâş etdi …
Bu cebel-i bâlânın nısfına vakt-i zuhra karîb endiğimizde bir teng ve sarp yerde ve bir çâh-ı gayyâ-misâl yerde ve sengistân ve cengelistân haydud kemîngâhı zîk yerlerde giderken iki tarafı sık orman ve kayalık mahûf u muhâtara boğazda hemân orman içinden haydudlar üzerimize iki tarafdan dökülüp ol dar boğazda boğazımız alup anlar bize biz anlara birer yaylım kurşu[m] urup anlar "Udri neboyse" der biz "Allâh Allâh" deyü feryâd ederiz. Yaka yakaya gelüp bir hayli ceng etdik. At işlemez âlât-ı silâh kullanmaz, ne çâre, âhir-i kâr cümlemiz atları bırağup piyâde olup "Bire koma şehbâzlarım" deyü hırren-fe-hırren yaka yakaya cenge âheng edüp bir sarp ormana sığınup tâ vakt-i zuhra varınca bu dağıstân içre bir savaş-ı perhâş etdik [kim] ta‘bîr olunmaz, ammâ küffâr-ı füccâr hayli var idi, belkim bizim askerden ziyâde idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 53b ·
metinde göster ·
Der-kayd-ı varoş-ı Cânkurtaran: Bu varoş hisâr dahi
bir sarp
yalın kat palanka ve şarampavlı rabâtdır ve cümle yüz elli kadar hâneli ve sarp …
Der-kayd-ı varoş-ı Cânkurtaran: Bu varoş hisâr dahi bir sarp yalın kat palanka ve şarampavlı rabâtdır ve cümle yüz elli kadar hâneli ve sarp handaklı ve bir hânlı ve yigirmi dükkânlı ma‘mûr ve sık ve ganîmet intihâ-i serhaddir. Bunun dahi âb [u] hevâsı latîfdir. Ve bâğ u bâğçeleri cümle bu kal‘a karşusunda cezîre-i Kovin'dedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 72a ·
metinde göster ·
… hükkâmları yokdur, zîrâ Foça'ya pek yakın ve garîb ü karîb kasabacıkdır. Zemîni
bir sarp
dereli ve depeli ve gayyâ-misâl yerli ve sengistân belli bir dar yerde cümle ik …
Kal‘asını sene (---) târîhinde Ebü'l-feth Mehemmed Hân asrında Hersekoğlu Ahmed Paşa fethi olup yine Hersek sancağında voyvadalıkdır. Ve Foça kazâsı niyâbeti hükmünde olup kethudâyeri ve serdârı ve gayri hükkâmları yokdur, zîrâ Foça'ya pek yakın ve garîb ü karîb kasabacıkdır. Zemîni bir sarp dereli ve depeli ve gayyâ-misâl yerli ve sengistân belli bir dar yerde cümle iki mahalleli ve cümle iki yüz aded kayağan örtülü fukarâ hâneli bâğlı ve sâfî bâğçeli ve cümle âb-ı hayât sulu evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 148a ·
metinde göster ·
… der-miyân ve tilâvet-i Kur’ân ederek piyâde 4 sâ‘at yürüyüp andan Âh ormanı nâm
bir sarp
ağaçlı dağı çıkup bir çemenzâr yerde,
Andan bu kasaba gâzîleri ellerimizde olan emr-i pâdişâhîler mûcebince hakîre elli aded pür-silâh piyâde tüfeng-endâz Hırvat yiğitleri refîk verüp andan cânib-i garba 4 sâ‘at gidüp el-iyâzu billâh yüz bin renc [ü] anâ ile hamd-i Hudâ Yeleç dağın selâmetle aşup küffârın kemîngâh pusu yerlerin bulup ve egimleri(?) ve çarıkları ve rokla ihrâmların alup yine sarp dağlara girüp bi'z-zarûrî hakîr de ve hüddâmlarım da atlardan enüp etek der-miyân ve tilâvet-i Kur’ân ederek piyâde 4 sâ‘at yürüyüp andan Âh ormanı nâm bir sarp ağaçlı dağı çıkup bir çemenzâr yerde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 148a ·
metinde göster ·
Be-dest-i İbrâhîm Paşa feth olup hâlâ Zirinli elinde
bir sarp
yerde göl kenârında palankadır, ammâ hayli metânet ile nümâyân idi. Bize kırk p …
Be-dest-i İbrâhîm Paşa feth olup hâlâ Zirinli elinde bir sarp yerde göl kenârında palankadır, ammâ hayli metânet ile nümâyân idi. Bize kırk pâre toplar atup bizi alarka eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 2b ·
metinde göster ·
… kmiş bir yalçın kanara kaya üzre Ustolni-Belgradı kurbundaki Çavga kal‘ası gibi
bir sarp
ve metîn ve bâlâ-yı bî-hemtâ kal‘adır, ammâ gâyet küçükdür. Bir tarafdan aslâ h …
Eşkâl-i kal‘ası: Evc-i semâya kehkeşân-âsâ ser çekmiş bir yalçın kanara kaya üzre Ustolni-Belgradı kurbundaki Çavga kal‘ası gibi bir sarp ve metîn ve bâlâ-yı bî-hemtâ kal‘adır, ammâ gâyet küçükdür. Bir tarafdan aslâ havâlesi yok Şeddâdî binâ bir kirmân-ı ra‘nâdır. Ancak bir kapusu ve içinde cebehânesi ve gılâl anbârları ve su sarnıçları ve bir sicn-i Yûsuf gibi amîk kemend ile dollâblar ile enilir gayyâ-misâl zindânı var. Mâ-tekaddem dest-i Âl-i Osmân'da imiş. Küffâr Sultân Ahmed Hânî'de Hatvan kal‘asına istîlâ etdikde bu Buyak kal‘asına dahi zafer bulup hâlâ câmi‘imizin mihrâbı ve minberi altmış yıldan berü durur idi. Ve bu câmi‘ yanında bir âb-ı hayât kuyusu var kim mâh-ı Temmûz'da suyu buz pâresidir. Gûyâ kûhken Ferhâd üstâd bu kayayı burgu veyâhûd makâb ile nakb edüp su çıkarmış. Kâmil toksan kulaçdır. Ve bu kal‘a kullelerinden aşağı bakmağa benî âdem cür’et edemez, ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 42a ·
metinde göster ·
… lü menhûs hâneleri var, katanalarının durağı ve hınzîr hânelerinin yatağı olmuş
bir sarp
kal‘adır. Bunda kapudanı hakîre mâ-hazar ta‘âm-ı firâvân yedirüp ba‘de't-ta‘âm …
Lisân-ı Macar'da (---) demekdir, ammâ bânîsi ma‘lûmum değildir. Sene 950 bizzât Süleymân Hân Tata kal‘asın harâb etdikde bu kal‘a-i Veylan'ı da berbâd edüp ba‘dehu küffâr amâr edeli dest-i küffârda kalup kûh-ı Bakvan dâmeninde çâr-kûşe Şeddâdî iki kat bir kal‘a-i üstüvârdır. Kenîseleri ve çârsû-yı bâzârı ve âb-ı revânları ve cümle tahta örtülü menhûs hâneleri var, katanalarının durağı ve hınzîr hânelerinin yatağı olmuş bir sarp kal‘adır. Bunda kapudanı hakîre mâ-hazar ta‘âm-ı firâvân yedirüp ba‘de't-ta‘âm Raba nehri cenginde esîr olan Sipâhîler Halîfesi Mustafa Efendi'yi kapudandan su’âl etdiğimde zindândan altı yüz ümmet-i Muhammed esîr getirüp cümlesin gördüm, illâ Mustafa Halîfe'yi görmedim. Andan kapudandan hedâyâlar ve refîk kefereler alup semt-i garbdan cenûba meyyâl 4 sâ‘at yine dağlarda gidüp 44a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 43b–44a ·
metinde göster ·
püşte kaya-yı âlî üzre mebnî başpapasların hâsları bir kal‘a-i sa‘b iken on bin …
Hattâ aslında zemîni bir sarp püşte kaya-yı âlî üzre mebnî başpapasların hâsları bir kal‘a-i sa‘b iken on bin kadar cünûd-ı cünüb ile bî-hadd [ü] bî-pâyân cebehâne komuş. Ve bizi bu kal‘aya getiren refîk küffârlar gidüp ol gece kapudanları ile buluşup iç kal‘ada hünkâr câmi‘i etdiğimiz manastır-ı azîme vardım, mihrâb ve minberin bozmayup hakîrin hattıyla mihrâb üzre âye[t] sûre-i (---):
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 76b ·
metinde göster ·
"Osmânlı kal‘a-i Varat'ı aldı. Eğer bu Seykelhit kal‘asın dahi alırsa böyle
bir sarp
kal‘aya asker korsa cümle vilâyet-i Erdel'i ve cemî‘i Hayduşak ülkesin ve cümle …
"Osmânlı kal‘a-i Varat'ı aldı. Eğer bu Seykelhit kal‘asın dahi alırsa böyle bir sarp kal‘aya asker korsa cümle vilâyet-i Erdel'i ve cemî‘i Hayduşak ülkesin ve cümleden Orta Macar vilâyetin kabza-i teshîre alır" deyü mukaddem târîh ile bu Seykelhit kal‘asının münhedim olmasın ricâ edüp bizim Serdâr Hısım Mehemmed Paşa kırk bin asker ile bu kal‘a altına vardıkda Nemse çâsârı tarafından dahi kırk elli bin kadar re‘âyâ vü berâyâlar kazmaları ve çapa ve kürekleri ile üç bin kantâr bârûd ve iki bin kadar kazan kumbaralar getirüp kal‘anın her tarafında âmâde etmişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 88a ·
metinde göster ·
Der-manzara-i kasaba-i Birlad: Bunun dahi hâkimi Boğdan boyarıdır kim şehri
bir sarp
bayır üzre iki yüz tahta şindir[e] ve saz örtülü evlerdir. Cümle iki yüz dekâkî …
Der-manzara-i kasaba-i Birlad: Bunun dahi hâkimi Boğdan boyarıdır kim şehri bir sarp bayır üzre iki yüz tahta şindir[e] ve saz örtülü evlerdir. Cümle iki yüz dekâkînleri ve bir bayır eteğinde kal‘a-misâl manastır-ı musanna‘ı var, ammâ bâğları ve bâğçeleri yokdur. Bundan dahi kulağızlar ile arabalar alup 6 sâ‘at yine mezkûr Birlad deresi özü içre gidüp ol dere içre nehr-i Birlad sol tarafda dağlar içre kalup yine ol öz içre 4 sâ‘at gidüp
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 104b ·
metinde göster ·
tabur yasatmadan Süd suyun karşu tarafa ötelim" deyüp fi'l-hâl cümle Tatar suyu …
"Bire meded küffâr dahi karşu tarafda bir sarp tabur yasatmadan Süd suyun karşu tarafa ötelim" deyüp fi'l-hâl cümle Tatar suyu öteye ötüp iki bölük olmuş kalmış kâfire bir ânda bir kılıç urup niçe bin kâfiri süd gibi beyâz gevdeleriyle Süd suyuna dökdüler kim ol kâfirlerden bir cân kurtulmayup cümle mâl-ı ganâ’imleriyle asker-i Tatar mansûr [u] muzaffer yine suyu berü geçüp yine taburu muhâsara etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 114b ·
metinde göster ·
Sitâyiş-i Nârin Hisâr: Bu kal‘a taşra büyük hisârın cânib-i şarkîsi köşesinde
bir sarp
kayalı püşte üzre bir buruna vâki‘ olup deryâya havâle kaya-yı mehîb üzre bir S …
Sitâyiş-i Nârin Hisâr: Bu kal‘a taşra büyük hisârın cânib-i şarkîsi köşesinde bir sarp kayalı püşte üzre bir buruna vâki‘ olup deryâya havâle kaya-yı mehîb üzre bir Sedd-i Sikender nârin kal‘adır kim cümle şehre havâle olmağın şehrin her hânedân âsâr-ı binâları bu kal‘a-i âlîden nümâyândır. Selîm Hân ve Süleymân Hân ve gayri şehzâdegânlar bunda hâkimler iken sarâyları ve darbhâneleri ve türbe-i pür-envârları cümle bundadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 140a ·
metinde göster ·
… Şâhların hâssıdır. Emîr ve kadısı vardır. Hânı üç bin askere mâlikdir. Kal‘ası
bir sarp
kaya üzre Şeddâdî taş binâ bir kal‘a-i metîn ve şekl-i müdevverdir. İçinde dizd …
Evsâf-ı kal‘a-i Koyun: Kadîm-i evvelden Şamhal Şâhların hâssıdır. Emîr ve kadısı vardır. Hânı üç bin askere mâlikdir. Kal‘ası bir sarp kaya üzre Şeddâdî taş binâ bir kal‘a-i metîn ve şekl-i müdevverdir. İçinde dizdârı ve üç yüz aded kurçı yasavulu vardır, gayri şey yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 164b ·
metinde göster ·
ağaç kal‘adır. Kışda kıyâmetde kal‘aya girüp tâze cân bulduk. Bir sebük-rûh kap …
Nehr-i Cayık'dan azmış gelmiş bir göl kenârında bir sarp ağaç kal‘adır. Kışda kıyâmetde kal‘aya girüp tâze cân bulduk. Bir sebük-rûh kapudanı ve hatmanı var, iki bin askere mâlikdir. Hikmet-i Bârî yârî kılup bu mahalde 174b Maskov kralı tarafından Âl-i Osmân'a bir azîm elçi dahi gelüp mukaddemâ bizimle Terek kal‘asından berü gelen küçük elçi bu elçinin yanında muzmahil olup küçük elçi büyük elçiye kethudâ olup Sorotakirmen'den azîm toplar atılup şâdımânlar olup on bin askeriyle kal‘anın enderûn [u] bîrûnunda meks etdiler. Hakîr yanına varup görüşdükde Alman'dan berü Nemse çâsârına ve iki buçuk yılda yedi krallık yeri geşt [ü] güzâr edüp Erdel'e ve Eflak ve Boğdan'a ve Kırım Hânı Mehemmed Geray Hân ile Dağıstân pâdişâhına gidüp üç yılda çekdiğimiz âlâm-ı şedâ’id ve sergüzeşt [ü] serencâmım nakl edüp Nemse çâsârının verdiği pasaporta hattını gösterdiğimde ayağa kalkup hattı yüzüne ve gözüne sürüp hakîrden dünyâlar kadar hazz edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 174a–174b ·
metinde göster ·
… up içinde seksen bin aded keferesi var. Ve bu Holumiç kal‘asına mukâbil nümâyan
bir sarp
kal‘ası ve liman olup horos sadâsı ve nâkûsları sadâları istimâ‘ olunur bir cez …
Ve bu kal‘adan garb tarafına deryâ aşırı kal‘a-i izakilse tokuz mîl deryâda bir cezîre-i mahsûldârdır kim cirmi seksen mîldir. Zamân-ı kadîmde bizim idi. Kılıç Alî Paşa sene (---) de Aya Mavra kal‘asın Venedik bize verüp bu cezîre-i Zakilse'yi Alî Paşa Venedik'e vermeği re’y-i ahsen görürler. Hâlâ ma‘mûr kefere cezîresi olup içinde seksen bin aded keferesi var. Ve bu Holumiç kal‘asına mukâbil nümâyan bir sarp kal‘ası ve liman olup horos sadâsı ve nâkûsları sadâları istimâ‘ olunur bir cezîredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 263a ·
metinde göster ·
dereli ve depeli yerde bâğ u bâğçeli ve bir câmi‘li ve seksen aded kayağan örtü …
Ba‘zılar Ardiça derler. Bir sarp dereli ve depeli yerde bâğ u bâğçeli ve bir câmi‘li ve seksen aded kayağan örtülü ve nısfı kiremit ile mestûr ze‘âmet ma‘mûr köyüdür. Andan cânib-i cenûba el-ıyâzen billâh dağlar ve beller aşup sarp yerleri 6 sâ‘atde geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 265b ·
metinde göster ·
Kal‘ası leb-i deryâdan (---) mîl ba‘îd Manya dağları içinde
bir sarp
taşlı yalçın kaya üzre havâleli şekl-i murabba‘dan tûlânî ve kıbleden garba sur …
Kal‘ası leb-i deryâdan (---) mîl ba‘îd Manya dağları içinde bir sarp taşlı yalçın kaya üzre havâleli şekl-i murabba‘dan tûlânî ve kıbleden garba surâhî bir Şeddâdî binâ-yı metîndir. Dâ’iren-mâdâr cirmi bin elli adımdır kim cânib-i erba‘ası çâh-ı gayyâ-misâl olmak ile aslâ bir tarafında handakı yokdur. Ve cümle girdâ-gird yalın kat dîvârdır, ammâ beş arşın enli kârgîr binâ dîvârdır. Ve dâ’iren-mâdâr cümle on iki aded metîn ebrâclardır. Ve şimâl cânibi on minâre kaddi derk-i esfel-vâr uçurum olmak [ile] ol tarafın kal‘a dîvârı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 275b ·
metinde göster ·
kaya üzre sehelce rahnedârlı kal‘acıkdır. Ancak içinde bir azîm manastırı var, …
Kal‘ası bir sarp kaya üzre sehelce rahnedârlı kal‘acıkdır. Ancak içinde bir azîm manastırı var, hemân iç kal‘a ma‘mûr ol deyr-i mekfûrdur. Ammâ aşağı leb-i deryâda bir mu‘azzam kefere köyü var, beş yüz hâneli ve beş manastırlı gâyet ma‘mûr ve kefereleri ankâ ve mesrûr köydür. Cümle âsî Manya ve Malta firkateleri bî-bâk ü bî-pervâ gelüp limanında lenger endâht olup bey‘ u şirâ ederler. Ve şîre(?) ve ekmek ve peynir alup esîr mü’min satarlar. Mora kenârıyla bu Poroz adası mâbeyni eyü limandır kim kadırgalar bu limanın iki cânibinden girüp çıkmak kâbildir. Ve adası kenârlarında âb-ı hayât suları firâvândır. Ve bu limandan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 281b ·
metinde göster ·
… deryâdan bir top menzili ba‘îd şimâl cânibinde karada evc-i âsımâna ser çekmiş
bir sarp
sarı ve kızıl kaya-yı yalçın üzre bir küçük kal‘acıkdır. Ammâ gûyâ kûh-ı Demâve …
Venedik küffârı elinden sene 954 târîhinde Süleymân Hân fethidir. Be-dest-i Kapudan Kâsım Paşa. Hâlâ Mora sancağı hâkinde voyvadalıkdır ve Anabolı kazâsı nâhiyesidir. Dizdârdan gayri hâkimleri yokdur, ammâ böyle bir kal‘a-i üstüvârın on sekiz aded neferâtları vardır. Hemân Hudâ'nın hıfz [u] emânında ola. Kal‘ası leb-i deryâdan bir top menzili ba‘îd şimâl cânibinde karada evc-i âsımâna ser çekmiş bir sarp sarı ve kızıl kaya-yı yalçın üzre bir küçük kal‘acıkdır. Ammâ gûyâ kûh-ı Demâvend kûh-ı Bîsütûn üzre yed-i Kudret ile kal‘a nâmında halk olmuş bir hisâr-ı üstüvârdır kim bu felek-i atlâs-ı bûkalemûnda misli meğer Kırım vilâyetinde Menkûb kal‘ası veyâhûd Kefe kurbunda Sudak kal‘ası ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 281b ·
metinde göster ·
… ile Atlı tabyasının yer altından birbirlerine yolları var imiş. Bu Taşlı tabya
bir sarp
kayalı ve seng-i hârâlı yerde vâki‘ olmağile üç sene kâmil Âl-i Osmân'a karşu d …
Ve andan aşağı Atlı tabyası dahi berbâd olup yine mezkûr Taşlı tabyadan bu Atlı tabyası temeline küffâr girüp ceng-i azîm ederlerdi, zîrâ Taşlı tabya ile Atlı tabyasının yer altından birbirlerine yolları var imiş. Bu Taşlı tabya bir sarp kayalı ve seng-i hârâlı yerde vâki‘ olmağile üç sene kâmil Âl-i Osmân'a karşu durmağa tahammül etdiğinden cânib-i erba‘asından niçe yüz lağımlar atılup yine ol meydânda bî-bâk ü bî-pervâ göğüs gerüp niçe kerre yüz bin âdemin {şehâdetine} sebeb olup âhır-ı kâr feth olmayup Kızıl tabyaya sarılmağa mübâşeret olunup andan ferâğat olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 312b ·
metinde göster ·
Evsâf-ı kal‘a-i Amiyorı: Gâyet metîn kal‘adır. İsfakiye keferesin mutî‘ [u] münkâd etmek içün sene (---) târîhinde gâzî ve şehîd Deli Hüseyin Paşa içinden küffârın çıkarup kal‘anın ba‘zı yerlerin münhedim edüp isfakiye'nin şark tarafı boğazında bir sarp yerde vâki‘ olmuşdur. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 325a ·
metinde göster ·
… eleri vardır. Kal‘ası evc-i semâya kehkeşân-âsâ ser çekmiş bir yalçın kaya üzre
bir sarp
küçük kal‘acıkdır. Ammâ cümle neferât kulları keferelerdir, ammâ top u tüfeng v …
Büyük Değirmenlik adası: Dâ’iren-mâdâr seksen mîl ihâta eder. Birkaç pâre Urûm köğleri var, gâyet ma‘mûr kurâlardır lâkin cümle Urûm re‘âyâları Freng şapkası gibi siyâh Eflâtûniyye geyer ankâ bâzergân kefereleri vardır. Kal‘ası evc-i semâya kehkeşân-âsâ ser çekmiş bir yalçın kaya üzre bir sarp küçük kal‘acıkdır. Ammâ cümle neferât kulları keferelerdir, ammâ top u tüfeng ve cebehâneleri yokdur. Şimâle nâzır bir hudâyî limanı ve âb-ı hayât suları ve lezîz kuyuları ve iki yüz pâre gemi alur limanı vardır. Her zamân yaz u kış bu limanda Venedik donanması yatup etrâf adaları urup harâb u yebâb edüp harâc alırdı. Gâyet mahsûllü mahbûb adadır kim lodos cânibleri beyâz yarlı yerlerdir. Dağları cümle kırmızı yalçın kayalardır ve kâfirleri gâyet mel‘ûndan eşedd mel‘ûnlardır. Andan ana muttasıl,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 331a ·
metinde göster ·
Karye-i Doloz: Bu dahi Zarnata kal‘asının tetimmâtından bir mahallesidir.
Bir sarp
sırt püşte üzre üç yüz aded kiremit ve kayağan örtülü ve mazgal delikli kal‘a-m …
Karye-i Doloz: Bu dahi Zarnata kal‘asının tetimmâtından bir mahallesidir. Bir sarp sırt püşte üzre üç yüz aded kiremit ve kayağan örtülü ve mazgal delikli kal‘a-misâl evleri var. Cümle bin sekiz yüz aded tüfeng-endâz kefereleri var. Cümle bunlar dahi mutî‘ [u] münkâd olup paşaya ve cümle askere ziyâfet-i azîmler edüp hedâyâ-yı vâfireler verüp ve asâkir-i İslâma cümle kefereler vesîle olup andan yine cânib-i şarka yokuş yukaru nîm sâ‘at bâğlar ve zeytûnlar ve pembe tarlaları içre gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 333b ·
metinde göster ·
dağ dâmeninde bir âb-ı hayât kaynak sulu ve hevâsı latîf bâğ-ı Merâm-misâl yüz …
Bir sarp dağ dâmeninde bir âb-ı hayât kaynak sulu ve hevâsı latîf bâğ-ı Merâm-misâl yüz aded kârgîr binâlı ve kiremit örtülü kal‘a-misâl evlerdir. Manya vilâyetinde Gaçiça güzeli ve zeytûnu memdûh [u] meşhûrdur ve gâyet âşık-perest keratsa avretleri olur. Ve bu Gaçiça'nın beş yüz aded tüfeng-endâz şehbâz kefereleri çıkar, gâyet ma‘mûr u müzeyyen şîrîn köydür. Bir manastırı var, âyende vü revendeye ni‘metleri mebzûldur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 334a ·
metinde göster ·
dereli ve depeli yerde bâğlı ve bâğçeli bir kûh-ı bülend eteğinde âb [u] hevâsı …
Karye-i Tasahorya: Balyambolu nâhiyesidir. Bir sarp dereli ve depeli yerde bâğlı ve bâğçeli bir kûh-ı bülend eteğinde âb [u] hevâsı latîf kasaba-misâl beş yüz kiremit örtülü ma‘mûr ve kârgîr binâ hânelerdir. Bir câmi‘i ve üç mescidi ve bir mu‘attal hammâmı ve bir ma‘mûr hânı ve yedi dükkânı var, İrem-misâl bir şîrîn beldedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y89a ·
metinde göster ·
… mle on bir kat demir kapulardır. Evvelâ taşra Lonca handakı kapusu şimâle nâzır
bir sarp
kapudur ve on ayak yokuş ve on ayak eniş taş nerdübânlı kapudur. Ve bu kapunun …
Ve bu kal‘a cümle on bir kat demir kapulardır. Evvelâ taşra Lonca handakı kapusu şimâle nâzır bir sarp kapudur ve on ayak yokuş ve on ayak eniş taş nerdübânlı kapudur. Ve bu kapunun iç yüzü asma cisirdir. Anı geçüp yokuş aşağı bir amelî kaldırımlı nerdübân ile handak içine enilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y103a ·
metinde göster ·
kaya başında bir şeddâdî sa‘b taş binâ harâb kal‘adır. İçinde âdem ve âdemî zâd …
Leb-i deryâdan bir top menzili içeri bir sarp kaya başında bir şeddâdî sa‘b taş binâ harâb kal‘adır. İçinde âdem ve âdemî zâdı yokdur, ammâ kal‘a dibinde bir ma‘mûr [u] âbâdân bir müselmân köyü vardır. Sâfî bâğ u bâğçedir. Ve bu kal‘a Menteşe hâkinde Gereme kazâsıdır. Kırk yedi pâre kurâdır. Kadı ve serdârı bu Gereme'de sâkindir. Ammâ kethudâyeri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y110a ·
metinde göster ·
… anâyile giderek Gök Bel nâm mahallin başına "selâmet vardık" dediğimizde hemân
bir sarp
kayalı dere içinden on atlı ve on yayan üzerimize at sürünce bizim Türkmânlar d …
Ale's-sabâh gördük, şerîflerin bize refîk verdiği Arab firâr etmiş. "Cehennemrâ kıyılır(?)" deyüp atları silâhlayup ve seyishâneleri tahmîl edüp kırk atlı ve elli pür-silâh Türkmân piyâdesi önümüze düşüp 4 sâ‘at Hudâ hakkıyçün çekdiğimiz âlâm-ı şedâyidi Hudâ bilür. Hele yüz bin renc [ü] anâyile giderek Gök Bel nâm mahallin başına "selâmet vardık" dediğimizde hemân bir sarp kayalı dere içinden on atlı ve on yayan üzerimize at sürünce bizim Türkmânlar dahi anların üzerlerine Y 128a at sürüp birbirlerile hayli kelimât edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y127b–Y128a ·
metinde göster ·