… klar gibi ebvâb-ı mahsulâtları tahrîr olunup içinde timâr u ze‘âmetleri vardır.
Bir sefer
vâki‘ olsa erbâb-ı zu‘amâsı ve erbâb-ı timârları alâybeğileri ve çeribaşılarıyl …
Ve eyâlet-i Diyârbekir cümle on altı sancakdır ve beş sancak dahi hükûmetdir, ammâ on dokuz sancağın on ikisi sâ’ir memleketin eyâletinde olduğu gibi timâr u ze‘âmetlüdür ve devlet tarafından azl [u] nasb olunurlar, ammâ sekiz sancak dahi Ekrâd beğleridir. Hîn-i fetihde Bıyıklı Mehemmed Paşa arziyle ol beğlere hatt-ı şerîfler ile yurdluk ve ocaklık deyü mü’ebbed verilmişdir. Aslâ azl u nasb kabûl etmezler. Merkûm beğün biri fevt oldukda yeri(ni) oğullarına yâhûd akrabâlarına verilür, ammâ sâ’ir sancaklar gibi ebvâb-ı mahsulâtları tahrîr olunup içinde timâr u ze‘âmetleri vardır. Bir sefer vâki‘ olsa erbâb-ı zu‘amâsı ve erbâb-ı timârları alâybeğileri ve çeribaşılarıyla Diyârbekir vezîrlerinin kolunda sefer eşerler. Eğer fermân olunan hizmete gelmezlerse sancakları oğluna yahûd akrabâsına verilür. Bu zikr olunan sancaklardan mâ‘adâ beş sancak dahi mefrûzü'l-kalem ve maktû‘u'l-kıdem hükümetler tahrîr olunmuşlardır. Bunların 199b içinde timâr u ze‘âmet yoktur. Hâkimleri mülkiyet üzre tasarruf ederler. Ebvâb-ı mahsûlâtları her ne ise hâkimleri mutasarrıfdır. Âl-i Osmân padîşâhı tarafından bu hâkimlerin emr-i pâdişâhîlerinde "Cenâb" elkâb ile yazılur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 199a–199b ·
metinde göster ·
… hâsıl olur. Pâyede Van eyâleti pâyesidir. İki bin asker ile hükm-i hükûmât edüp
bir sefer
iktizâ ederse yahûd Van kal‘ası dezengi ta‘mîr ü termîmine da‘vet olunursa Van …
Van eyâletinde başka hükûmetdir. Taraf-ı pâdişâhîden hâss-ı hümâyûnu yerine eyâletinin ebvâb-ı mahsûlâtı kendiye hâs olmuşdur. Beher yevm eyâletinden hâna bir kîle-i mevik akçe hâsıl olur. Pâyede Van eyâleti pâyesidir. İki bin asker ile hükm-i hükûmât edüp bir sefer iktizâ ederse yahûd Van kal‘ası dezengi ta‘mîr ü termîmine da‘vet olunursa Van serdârıyla sefer eşer. Ve şehir içre gelen kârbânın bâc-ı bâzârı kendüye hâs kayd olunmuşdur. 223b Ammâ bu şehrin içinde olan Ermenî Ya‘kûbîlerin ve re‘âyâ-yı Arabîlerin cizyesi Van kulu aklâmıdır. Her re’s-i senede Van'dan bir ağa gelüp mezkûr Arabî re‘âyâlardan harâcları tahsîl edüp Van kuluna ulûfe verilir. Hânın bu harâcda alâkası yokdur ammâ Muş sahrâsı harâcı cümle hânın kayd-ı hayâtıyla ocaklık hâssıdır kim senevî yigirmi altı bin guruş hâsıl olur. Fâtih-i Revân Sultân Murâd Hân, ba‘de'l-fethi Revân bu Bitlîs hânı sarâyında mihmân olup hizmeti mukâbelesinde hatt-ı şerîf ile hâna Muş harâcın ihsân etmişdir. Hân dahi ol harâcdan Bitlîs kal‘ası dizdârının ve iki yüz aded neferâtlarının vazîfe-i mu‘ayyenelerin mezkûr hâsdan ve mahsûlât-ı bâc-ı bâzârdan verüp kal‘a hânın taht-ı tasarrufunda olup miftâhları her şeb [ü] rûz hânda durur. Mefrûzu'l-kalem ve maktû‘u'l-kadem serbest hükûmetdir ve hayli vâsi‘ eyâleti vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 223a–223b ·
metinde göster ·
… sonra sultânıma müşkil olur. Eğer fermân-ı şerîfiniz olursa ol âsî rehzen üzre
bir sefer
idin. Bu hakîr dahi yigirmi bin asker ile ol cânibe varup, "Hâk-i pây-ı şerîfin …
Ammâ hikmet-i Hudâ elbette olacak olur, bu cem‘iyyet-i kübrâ ile hânın müşâveresinde iken kapucular kethudâsı içeri girüp eydür, "Sultânım Erzurûm Vâlîsi Tavukçu Mustafâ Paşa oğlunuzdan ulaklar geldi ve Van yeniçerilerinden birkaç mecrûh yeniçeriler gelmişlerdir,." dedikde paşa-yı halîm, "Tîz gelsinler!", deyüp ulaklar içeri girüp zemîn-bûs etdikden sonra paşanın destine vâlî-i Erzurûm'un mektûbun verüp paşa kırâ’at etdikde mefhûm-ı kelâm oldur kim "Benim efendim, Habîb-i Hudâ aşkına olsun taht-ı hükûmetlerde olan Bitlîs hânı nâm şakî bu hakîrin eyâletinde olan Malazcird Beği Mehemmed Beğ'in ülkesine on bin âdem ile ale'l-gafle şebhûn edüp bir sancak yerimiz nehb ü gâret edüp üç yüz aded ümmet-i Muhammed'i bilâ cürm katl edüp ve bî-hisâb âdem mecrûh edüp ve ma‘dûd kırk bin Şakakî koyunu sürüp ekl-i bel‘ etdi. Benim efendim, kendi eyâletindedir. Elbette hakkından gelürsünüz, bu iş ber-taraf olur. Ve illâ cümle gâret olan kimesneler ve şühedâların akrabâ vü ta‘allukâtları der-i devlet tarafına kanlı gömlekleriyle gidüp sonra sultânıma müşkil olur. Eğer fermân-ı şerîfiniz olursa ol âsî rehzen üzre bir sefer idin. Bu hakîr dahi yigirmi bin asker ile ol cânibe varup, "Hâk-i pây-ı şerîfinize rûmâlîde kılmağa nîm işâretinize muntazırdır." deyü bir tazallum-âmîz feryâd u figânlı mektûb tahrîr eylemiş kim istimâ‘ eden hân düşmanları zühre-misâl raks etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 259b ·
metinde göster ·
… u, ammâ mühr ile diyâr-ı İslâmbol gibi dâr yere varmağa havf edüp Acem tarafına
bir sefer
açmağa tedârikler görüp beş ay kâmil Haleb'de oturup bu eyâlet-i Van'da mezkûr …
Ertesi yedi katar-ı katır mâl ile beş yüz pür-silâh askere Ahmed Ağa'yı serdâr edüp Kaya Sultân'a hedâyâlar gönderirken Âsitâne tarafından Sadrıa‘zam Murâd Paşa'dan emr-i şerîfler ve mektûblar ile Benli Ömer Ağa nâm bir kapucubaşı-yı benâm gelüp dîvân-ı pâdişâhîde emr-i şerîfler alâ mele’i'n-nâs kırâ’at olunup mefhûm-ı kelâm-ı emr-i şerîf oldur kim Mukaddemâ sene 1065 târîhinde İpşir Mustafâ Paşa'ya diyâr-ı Haleb'de mühr-i şerîf gitdikde Gürcî İpşir mahzûz oldu, ammâ mühr ile diyâr-ı İslâmbol gibi dâr yere varmağa havf edüp Acem tarafına bir sefer açmağa tedârikler görüp beş ay kâmil Haleb'de oturup bu eyâlet-i Van'da mezkûr Pinyanişî beğlerine haber gönderüp elbette Kızılbaş'ın bir tarafını urup sulha muğâyir bir iş edüp ol tarafa serdârlığ ile varırsam sizin hâslarınız ve sancaklarınız dahi ziyâde ideyim." deyü İpşir Paşa Haleb'den bu Pinyanişî kavmine haber gönderir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 284a ·
metinde göster ·
… ü yüz bin özr ü bahâne edüp Âsitâne-i sa‘âdete beş ay gitmeyüp bu Acem diyârına
bir sefer
açup Revân kal‘ası altında kendi Murâd Hân'ın imrahoriyken askeri kırılup kendi …
Hakîr eyitdim: "Hânım, kaçan kim Sultân Mehemmed Hân, İpşir'e mühri Haleb'e gönderip elbette ‘Tîz gelesin ve cezîre-i Malta üzre sefere gidesin’ deyü İpşir'e mühür Haleb'e vardıkda İpşir eydür, ‘Devlet kanare yeridir. Her varan vezîri İslâmbol'da katl ederler’ deyü yüz bin özr ü bahâne edüp Âsitâne-i sa‘âdete beş ay gitmeyüp bu Acem diyârına bir sefer açup Revân kal‘ası altında kendi Murâd Hân'ın imrahoriyken askeri kırılup kendi mecrûh olup ayağı topal olduğunun intikâmın Acem'den almak içün serdâr-ı mu‘azzamlık ile Revân üzre gelmeğe hiyel ü tedârikler etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 293a ·
metinde göster ·
… giyüp hâkim olur ammâ anlar da mâbeynlerinde ocaklık üzre hükûmet sâhibleridir.
Bir sefer
olsa İmâdiyye hâkimiyle sefer eşerler. Taht-ı hükûmetlerinde aslâ timâr u ze‘âm …
Eyâlet-i İmâdiyye'de olan sancak beğlerin beyân eder: Cümle (---) aded hâkim ümerâlardır kim tabl [u] alem sâhibleridir. Lâkin Âl-i Osmân ümerâları değillerdir. Cümlesi İmâdiyye hâkiminden hil‘at giyüp hâkim olur ammâ anlar da mâbeynlerinde ocaklık üzre hükûmet sâhibleridir. Bir sefer olsa İmâdiyye hâkimiyle sefer eşerler. Taht-ı hükûmetlerinde aslâ timâr u ze‘âmet yokdur. Ebvâb-ı mahsûlâtları İmâdiyye hâkimi gibi kendülere hâs kayd olunmuşdur. Bu ümerâlardan biri fevt olsa kânûn üzre İmâdiyye hâkimi vâlî-i Bağdâd'a arz etmeden oğluna veya bir akrabâsına sancağın verir. Eğer akrabâsı yok ise bir gayrı müstahıkkına verüp kalemiyye avâ’idinin nısfın İmâdiyye hâkimi ve nısfın Bağdâd vâlîsi kalemiyye almak kânûn-ı Süleymân Hân'dır. Evvelâ mîr-i livâ-yı Akra ve mîr-i livâ-yı Şuhoy Muhammed Beğ ve mîr-i livâ-yı Zaho ve mîr-i livâ-yı Dühük ve mîr-i livâ-yı Muzurî ulu sancak sâhibidir. Ve mîr-i livâ-yı Zıbarı bu dahi yigirmi bin tüfeng-endâza mâlikdir. Akra sahrâsın kavm-i Zıbarı dutmuşdur. Ve mîr-i livâ-yı Zaho, nehr-i Habur sâhilinde ulu sancakdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 377b ·
metinde göster ·
edüp gûşmâl etsek" deyü cemî‘i yurt eyeleri, ya‘nî kadîmden Kırım sâhiblerinin …
"Âyâ ne cânib keferesine bir sefer edüp gûşmâl etsek" deyü cemî‘i yurt eyeleri, ya‘nî kadîmden Kırım sâhiblerinin kartlarıyla ve kazakdaş ve emekdaş ve atalıklar ve Şîrinli ve Mansûrlu ve Sincivitler ve Badrak kavmi ve olanlar, ya‘nî hân hısımlarıyla cümle bir yere gelüp ken[g]eş, ya‘nî müşâvere edüp dururken hikmet-i Hudâ mukaddemâ Kazak vilâyetine beş baş'a, ya‘nî çeteye giden gâzîler gelüp Kazak-ı âk'dan feryâd [u] fiğânlar edüp Kazağ'ın Kırım üzre gelmesi mukarrerdir dediklerinde hemân hân-ı âlîşân,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 109b ·
metinde göster ·
içre dörd kerre gazâ-yı azîmler edüp bu kadar mâl-ı ganâ’imle vilâyet-i Kırım'a …
Evvelâ Mehemmed Geray Hân bir sefer içre dörd kerre gazâ-yı azîmler edüp bu kadar mâl-ı ganâ’imle vilâyet-i Kırım'a gitmek sadedinde iken vilâyet-i Kazak'da Praslov-ı atik kurbuna gelindikde Maskov vilâyetinde re‘âyâ vü berâyâ kalan on kerre yüz bin Heşdek Tatarları mü’minîn muvahhidînlerden Hân'a nihânîce haber geldi kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 112a ·
metinde göster ·